İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/801 E. 2023/877 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/801
2023/877
16 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/801
KARAR NO :2023/877
DAVA:İstirdat
DAVA TARİHİ:01/12/2022
KARAR TARİHİ:16/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; muris ...'nın 24/07/2020 tarihinde vefat ettiğini, geriye müvekkillerinden eşi ... ile çocukları ..., ..., ...(...) ve ...'ün mirasçı olarak kaldıklarını, dava dışı ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile ... Bankası Anonim Şirketi arasında, 23/11/2012 tarihinde, 421.000,00-TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeyi ayrıca borçlu ile birlikte müteselsil kefillerin de imzaladıklarını, müvekkillerinin murisi ...'nın, 23/11/2012 tarihinde vermiş olduğu ayrı bir beyan dilekçesi ile, ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ... Bankası Anonim Şirketi'nden kullandığı/kullanacağı kredilerden doğmuş ve doğacak borçlar nedeniyle 250.000,00-TL tutar ile sınırlı olmak üzere kefil olduğunu, müvekkillerinden ...'nın da, yine aynı tarihte eşi ...'nın kefil olmasına rızasının olduğunu beyan eder dilekçeyi bankaya verdiğini, borçlu şirket tarafından kredi borçları ödenmediğinden, alacaklı banka tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2016 tarihli, ... D. İş ve ... karar sayılı ihtiyati haciz kararının alındığını, ancak mahkemece, muris ... yönünden 250.000,00-TL; diğer borçlular yönünden ise 268.179,20-TL'nin ifasının temini bakımından ihtiyati haciz kararı verildiğini, alacaklı bankanın, ihtiyati haciz kararı ile birlikte .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, 14/12/2016 tarihli alacaklı vekilinin imzasının bulunduğu takip talebinde ve ödeme emrinde, müvekkillerinin murisi kefil ... için tüm borçlardan(takip tarihi itibariyle 279.136,44-TL) kefalet limiti olan 250.000,00-TL'nin tahsili talebi belirtilerek takip yapıldığını, murise ödeme emrinin 16/12/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak bu tebligatın geçerli bir tebligat olmadığını, çünkü .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı dosyası ile, muris ...'nın çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle kısıtlanması için 04/05/2016 tarihinde vesayet davası açıldığını, mahkemenin 18/10/2016 tarihli müzekkere ile ... ... Hastanesi'nden ... için muayenesinin yapılarak sağlık kurulu raporu düzenlenmesini talep ettiğini, ... ... Hastanesi'nin 29/12/2016 tarihli ve ... protokol numaralı sağlık kurulu raporunda, kısıtlı adayı ...'nın, fiil ehliyetine sahip olmadığını, vesayet altına alınması gerektiğini, mahkemece dinlenmesinde yarar olmadığını belirttiğini, mahkemece de vesayet altına alınmasına karar verildiğini, bu duruma göre, ödeme emrinin tebliğ edildiği sırada muris ...'nın fiil ehliyetine sahip olmadığından, yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, vasiye de tebligatın hiç bir zaman yapılmadığını, borçluların haklarında yapılan takibe ilişkin ödeme yapmamalarına rağmen, esas borçlu şirket ve şirket ortakları olan müteselsil kefillere karşı hiç bir işlem yapılmadığını, daha sonra alacaklı bankanın, alacağını davalı ... Anonim Şirketi'ne temlik ettiğini, davalı şirketin de alacağı temlik alan olarak takibe devam ettiğini, temlik alan davalının, muris ...'nın vefat ettiğini öğrendikten sonra, veraset ilamını çıkardığını, mirasçıları olan müvekkillerine herhangi bir tebligat yapmaksızın direkt muhtıra çıkartılmasını talep ettiğini, alacaklı vekilinin talebiyle ... İcra Müdürlüğü'nce 22/11/2021 tarihinde çıkartılan muhtıraya, müvekkillerinin mirası ret durumlarının söz konusu olmadığının taraflarınca bildirildiğini, akabinde alacaklı tarafın 02/12/2021 tarihli talebiyle, aynı tarihte .... İcra Müdürlüğü'nce ... İcra Tevzi Bürosu'na borçlunun borca yeter taşınır mallarının haczi ile muhafaza altına alınmasına ve borçlunun üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczine ve muhafazasına, kapalı yerlerin çilingir marifetiyle açılmasına karar verildiğinden, karar dairesinde haczin tatbiki ile neticenin bildirilmesi ve haciz varakasının tasdikli bir suretinin gönderilmesinin talep edildiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... talimat dosyası ile hacze ilişkin işlemler yapılmaya başlandığını ve alacaklı şirket tarafından 03/12/2021 tarihinde müvekkillerinin evine haciz tatbiki için gelineceği bilgisine ulaşıldığını, müvekkillerinin evlerine yapılacak haciz baskısı nedeniyle, tüm borcun davacı müvekkillerinden ... tarafından mirasın iştirak halinde olması nedeniyle, davacı tüm mirasçılar adına ihtirazi kayıtla dava ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla 822.000,00-TL olarak ödenmek zorunda kalındığını, davanın konusunun, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına fazladan yatırılan 572.000,00-TL'nin, ödeme tarihi olan 03/12/2021 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan istirdatı olduğundan, daha önce .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak mahkemenin ... esas ve ... karar sayılı kararı ile alacak talepleri yönünden zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğundan, davanın usulden reddine karar verilerek kararın kesinleştiğini, taraflarınca 17/10/2022 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları ile asıl borçlulara rücu hakları saklı kalmak kaydıyla, .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına fazla ödenen 572.000,00-TL'nin, ödeme tarihi olan 03/12/2021 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; icra dosyasına dava konusu 572.000,00-TL'nin, davacılardan ... tarafından ödenmesi nedeniyle, ancak bu davacı yönünden istirdat talep edilebileceğini, diğer davacıların taraf sıfatlarının bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, icra takibi başladıktan sonra vefat eden borçlunun mirasçılarına yeniden ödeme emri gönderilmesine gerek bulunmadığını, icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği ve icra takibinin kesinleştiği tarihler itibariyle muris hakkında mevcut bir kısıtlılık kararının bulunmamakta olduğunu, ödeme emrinin muris ...'nın eşi ...'ya 16/12/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davacılar tarafından bildirilen .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı dosyasından alınan sağlık kurulu raporunun tarihinin 29/12/2016 olduğunu ve mahkemece verilen kısıtlanmasına yönelik karar tarihinin de 03/10/2017 olduğunu, her ikisinin de ...'ya tebligatın yapıldığı ve icra takibinin kesinleştiği tarihten sonraki tarihe ait olduğunu, bir kişi hakkında vesayet davası açılmış olması durumunda, vasi atanmasına ilişkin yargılama süresince boyunca, kısıtlanması istenilen kişinin fiil ehliyetinin tam olduğunu, muris ...'nın kısıtlılık karar tarihine kadar fiil ehliyetinin tam olduğu ve dolayısıyla gerek icra takibinde taraf olarak gösterilmesinde, gerekse eşine ödeme emri tebliğinde usule ve hukuka aykırı bir durumun bulunmamakta olduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacıların murislerine yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğu iddiasının ancak icra mahkemelerinde şikayet yolu ile ileri sürülebilecek olduğunu, İİK'nın 16/2. maddesi uyarınca şikayet süresinin, usulsüz tebligatı öğrenme tarihinden itibaren 7 gün olduğunu, icra dosyasının incelenmesinde, murislerinin vefatı ile davacı mirasçılara 22/11/2021 tarihli muhtıra gönderildiği, davacıların vekil aracılığı ile muhtıraya 29/11/2021 tarihli dilekçe ile cevap verdiklerinin görüldüğünü, murisleri hakkında yapılan icra takibinden, murise yapılan tebligattan ve takibin kesinleştiğinden 29/11/2021 tarihi itibariyle haberdar olduklarının kabulünün gerekmekte olduğunu, dolayısıyla öğrenme tarihi itibariyle yasal süresi içerisinde tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürmeyen davacıların şikayet süresi geçtiği gibi, bu davada tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürmelerinin de mümkün olmadığını, müteselsil kefilin, kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğunu, takip talebinden anlaşılacağı üzere, borçlu murisin kefalet limiti olan 250.000,00-TL ve bu tutara kat ihtarının tebliğ tarihinden itibaren denildiğini, genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan borçlunun kendisinin temerrütü halinde, yani borcun ödenmemesi sebebiyle kendisine hesap kat ihtarı tebliğ edilerek temerrüte düşürülmesi halinde, kendi temerrütünün sonucu olarak bu tarihten itibaren temerrüt faizinden sorumlu olduğunu, icra müdürlüğü tarafından takip talebine uygun hesaplama yapıldığını, davacıların icra dosyasına talep biçiminde itiraz dilekçesi sunduğunu, ardından da anlaşılmaz biçimde taleplerini aşar şekilde kapak hesabı yaptırarak ödemede bulunduklarını, müdürlüğün talep hakkında hiç bir kararı bulunmadığını, bu nedenle davacıların kötü niyetli olduklarını, ayrıca davacıların talep ettiği faiz tutarının hukuki bir dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, haciz baskısıyla icra dosyasına ihtirazi kayıtla fazladan ödenen meblağın istirdatı talebine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce muris ... ile dava dışı alacağı temlik eden ... Bankası arasında akdedilen 23/11/2012 tarihli ve 421.000,00-TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi ile ekleri, .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde alacak devir/temlik sözleşmesi, .... Noterliği'nin 17/11/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tebliğ şerhleri, hesap ekstreleri, ödemeye ilişkin dekont, muris hakkında 29/12/2016 tarihli ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporu ile Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 30/09/2019 tarihli ve ... karar numaralı rapor, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı ihtiyati haciz dosyası, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacağı temlik eden ... Bankası Anonim Şirketi tarafından, borçlular ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi(V.K.N.: ...), ...(T.C.K.N.: ...), ...(T.C.K.N.: ...), ...(T.C.K.N.: ...) ve ... aleyhine 14/12/2016 tarihinde, sözleşme, ihtarname, hesap özeti ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2016 tarihli ve ... D. İş sayılı kararına dayalı çek kredisi borcu için 1.290,00-TL asıl alacak, 30,10-TL işlemiş temerrüt faizi, 1,51-TL BSMV ve 400,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.721,61-TL; cari hesap borcu için 268.233,55-Tl asıl alacak, 8.608,84-TL işlemiş temerrüt faizi, 430,44-TL BSMV ve 142,00-TL masraf olmak üzere toplam 277.414,83-TL olmak üzere, takip tarihi itibariyle toplam 279.136,44-TL alacağın, belirtilen tüm borçlardan ve sorumlu olduğu asıl alacak tutarlarına takip tarihinden alacağın tamamen tahsiline kadar belirtilen hesap tablolarında belirtilen oranlardan işleyecek temerrüt faizleri, faizlerin gider vergisi, avukatlık ücreti, icra harç ve masraflarıyla, ancak kefil ... için belirtilen tüm borçlardan kefalet limiti olan 250.000,00-TL ve bu tutara kat ihtarnamelerinin tebliğ tarihinden itibaren belirtilen borçlar için belirtilen hesap tablolarındaki oranlardan işleyecek temerrüt faizi, faizin gider vergisi, avukatlık ücreti, icra harç ve masraflarıyla birlikte fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak, tahsilde tekerrür olmamak, kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edileceği, ayrıca sözleşmeden kaynaklanan 8.860,00-TL çek riski bulunduğundan, bu tutarın alacaklı bankada açılacak faizsiz hesaba depo edilmesi, ibraz edilecek çekler dolayısıyla yasal garanti bedellerinin alacaklı banka tarafından ödenmesi halinde ise, ödenen tutarın ödeme tarihinden işleyecek %40 faizi, %5 BSMV ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 16/12/2016 tarihinde müteveffa ...'nın eşi ...'ya tebliğ edildiği, icra müdürlüğü tarafından 22/11/2021 tarihli muhtıra ile davacı/mirasçılara mirası ret kararı var ise sunulması; aksi takdirde cebri icra yoluna başvurulacağı ve borç bakiyesinin ödenmesinin ihtar edildiği, davacı/mirasçılar vekili tarafından 29/11/2021 tarihli dilekçe ile murisin sorumluluğunun 250.000,00-TL ile sınırlı olduğu ve bunun haricindeki borç, faiz ve tüm ferilerine ilişkin itiraz dilekçesi sunulduğu, temlik alan alacaklı ... Anonim Şirketi vekilinin talebi neticesinde Anadolu İcra Tevzi Bürosu'na borçlunun borca yeter taşınır mallarının haczi ile muhafaza altına alınmasına ve borçlunun üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczine ve muhafazasına, kapalı yerlerin çilingir marifetiyle açılmasına karar verildiği, .... İcra Müdürlüğü'nün ... talimat dosyası ile hacze ilişkin işlemler yapılmaya başlandığı, 03/12/2021 tarihinde davalı/mirasçı ... tarafından, dava ve şikayet haklarının saklı kalmasına ilişkin ihtirazi kayıtla 822.000,00-TL'nin icra veznesine yatırılarak borç tahsilatının sağlandığı anlaşılmıştır.
.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacılar/vasi adayları, mahkememiz dosyası davacıları ile ... tarafından 04/05/2016 tarihli, ...'nın kısıtlanarak kendisine vasi tayini talebiyle açılmış olduğu, dosya kapsamında mahkemece kısıtlı adayının sevk edilmesi neticesinde ... ... Hastenesi'nin 29/12/2016 tarih ve ... protokol numaralı sağlık kurulu raporunda kısıtlı adayının fiil ehliyetine sahip olmadığı, vesayet altına alınması gerektiği ve mahkemece dinlenmesinde yarar olmadığı tespit edilmiş, mahkemenin 24/07/2017 tarihli ara kararı ile, sağlık raporu dikkate alınarak TMK'nın 420. maddesi uyarınca mahkemece yetki nazara alınmak sureti ile vasinin atanmasına dek geçecek sürede kısıtlı adayının fiil ehliyetinin geçici olarak kaldırılmasına karar verildiği, Av. ...'ın geçici temsilci olarak atandığı, mahkemenin 03/10/2017 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile ...'nın kısıtlanmasına ve kendisine vasi olarak Av. ...'ın vasi tayin edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacılar, mahkememiz dosyası davacıları tarafından 09/11/2017 tarihinde ... ilçesi, 1194 ada, 1 parsel; 1195 ada, 5 parsel ve 1247 ada 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kısıtlı ... adına tapuya tescili talebiyle dava açıldığı, mahkemenin 24/02/2021 tarihli, ... esas ve 2021/86 karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, dosya kapsamında İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 30/09/2019 tarihli ve ... karar numaralı rapor ile, ...'nın yapılan muayenesi ve tüm tıbbi belgelerinin değerlendirilmesi sonucunda ...'nın 28/08/2013 ve dava konusu yapılan bağışların yapıldığı diğer işlem tarihleri olan 15/06/2016 ve 24/06/2016 tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olmasının beklenemeyeceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 27/09/2023 tarihli rapor ile;
davacılar murisi ...'nın 14/12/2016 tarihi itibariyle temerrüte düşmüş olduğu, temerrüt tarihi itibariyle 268.233,55-TL olan borcun kefalet
limiti ile sınırlı olmak üzere ancak 250.000,00- TL'lik kısmı ile sorulu olacağı, ancak temerrüt tarihinden sonra ödeme yapılmaması halinde, kefilin kendi temerrüdünün sonuçlarından kefalet limiti ile bağlı olmaksızın sorumlu olduğu, bu nedenle de temerrüt tarihinden sonra hesaplanacak tüm faiz ve ferilerinden de sorumlu olacağı, 250.000,00-TL'lik asıl alacağı içeren borcun varisler tarafından 03/12/2021 tarihinde kapatılmış olduğu, 14/12/2016-03/12/2021 tarih aralığı ile ilgili olmak üzere asıl alacağa faiz ve ferilerinin de dahil edilmiş olduğu, icra dosyasına 822.000,00-TL ödemede bulunulduğu, bu durumda davacıların 250.000,00-TL'lik azami sorumluluk ile sınırlı olmaları gerektiği, 250.000,00-TL üzerinde olmak üzere 822.000,00-TL'lik bir ödeme yapılmış olmakla 572.000,00-TL'lik fazla bir ödemede bulundukları beyanlarının yerinde olmadığı belirtilmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar hak düşürücü süre itirazında bulunulmuş ise de, icra dosyası kapsamında yapılan ödeme tarihinin 03/12/2021; dava tarihinin 01/12/2022 olduğu dikkate alınarak, 2004 sayılı İİK'nın 72/7. maddesi gereğince, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
Yine davalı tarafça her ne kadar icra dosyasına dava konusu 572.000,00-TL'nin, davacılardan ... tarafından ödenmesi nedeniyle, ancak bu davalı yönünden istirdatının talep edilebileceği ve diğer davacıların taraf sıfatlarının bulunmadığı gerekçesiyle husumet itirazında bulunulmuş ise de, davacıların muris ...'nın mirasçıları olması, mirasın iştirak halinde mülkiyet esaslarına tabi olması, ödemeyi yapan ...'nın, ödemeyi tüm mirasçılar adına yaptığını beyan etmesi karşısında, ödemenin tüm mirsaçılar adına yapıldığı Mahkememizce kabul edilmiş ve davalı tarafın, husumet itirazına da itibar edilmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre dava, alacağı temlik eden dava dışı ... Bankası Anonim Şirketi ile dava dışı ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen kredi sözleşmesine dayalı alacağın asıl borçlu şirket ve sözleşmeyi 250.000,00-TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davacıların murisi ... tarafından ödenmediği gerekçesiyle, temlik eden banka tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan ve temlik alan davalı şirket tarafından devam edilen icra dosyası kapsamında, ödeme emrinin davacılar murisi kefil ...'ya, fiil ehliyeti bulunmaması nedeniyle usulsüz tebliğ yapıldığından bahisle, icra dosyasına haciz baskısı ile ihtirazi kayıt ile fazla ödenen meblağın istirdatı istemine ilişkin bulunmaktadır. Dosya kapsamında bulunan, dava dışı ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile ... Bankası Anonim Şirketi arasında düzenlenen 23/11/2012 tarihli 421.000,00-TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin incelenmesinden, dava dışı banka tarafından ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne kredi kullandırıldığı, davacıların murisi olan ...'nın, 23/11/2012 tarihinde vermiş olduğu ayrı bir beyan dilekçesi ile, ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ... Bankası Anonim Şirketi'nden kullandığı/kullanacağı kredilerden doğmuş ve doğacak borçlar nedeniyle 250.000,00-TL tutar ile sınırlı olmak üzere kefil olmayı kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Söz konusu kredi borcunun ödenmemesi üzerine, alacağı temlik eden ... Bankası Anonim Şirketi tarafından, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile, borçlular ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi, ..., ..., ... ve ... aleyhine 14/12/2016 tarihinde alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 16/12/2016 tarihinde müteveffa ...'nın eşi ...'ya tebliğ edildiği icra dosyası kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı taraf, muris ...'ya gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih olan 16/12/2016 tarihi itibariyle muris hakkında, vesayet altına alınması amacıyla açılmış bulunan bir vesayet davası olduğunu, bu dava sonunda murisin akıl hastalığı ve akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlanmasına karar verildiğini, bu itibarla yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, bu nedenle kefilin usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmemesi nedeniyle, temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olmayacağını ileri sürmektedir. Dosya kapsamına alınan .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, 04/05/2016 tarihinde, ...'nın kısıtlanarak kendisine vasi tayini talebiyle dava açıldığı, dosya kapsamında mahkemece kısıtlı adayının sevk edilmesi neticesinde ... ... Hastenesi'nin 29/12/2016 tarih ve ... protokol numaralı sağlık kurulu raporunda kısıtlı adayının fiil ehliyetine sahip olmadığı, vesayet altına alınması gerektiği ve mahkemece dinlenmesinde yarar olmadığı yönünde görüş bildirildiği, Mahkemenin 03/10/2017 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile ...'nın kısıtlanmasına ve kendisine vasi olarak Av. ...'ın vasi tayin edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Yine dosya kapsamına alınan .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, açılan tapu iptali tescil davasında, muris ...'nın fiil ehliyetinin tespiti hususunda ATK'dan rapor temin edildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 30/09/2019 tarihli ve ... karar numaralı rapor ile, ...'nın yapılan muayenesi ve tüm tıbbi belgelerinin değerlendirilmesi sonucunda ...'nın 28/08/2013 ve dava konusu yapılan bağışların yapıldığı diğer işlem tarihleri olan 15/06/2016 ve 24/06/2016 tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olmasının beklenemeyeceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Gerek muris ...'nın kısıtlanarak kendisine vasi tayin edilmesi talebiyle açılan davada temin edilen hastane raporu ve özellikle .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 30/09/2019 tarihli ve ... karar numaralı rapor dikkate alındığında muris ...'nın en erken 28/08/2013 tarihinden itibaren fiil ehliyetini haiz olmadığı sabittir. Bu itibarla, icra dosyası kapsamında kendisine tebligat yapıldığı tarih olan 16/12/2016 tarihi itibariyle de ...'nın fiil ehliyetini haiz olmadığı açıktır. Bilindiği gibi, tebligatın anlamı bildirimdir. Tebligatın yazılı bildirim ve belgelendirme olmak üzere iki ana unsuru vardır. Tebligat savunma hakkı ile sıkı sıkıya bağlıdır. İcra takibinin sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, itirazların yapılabilmesi ve takibin süratle sonuçlandırılabilmesi, ancak, tarafların icra takibinden usulünce haberdar edilmesi ile mümkündür. Zira, takip borçlusunun hangi icra dairesinde aleyhine takip bulunduğunu, hakkındaki taleplerin nelerden ibaret olduğunu bilmesi ve varsa itirazlarını zamanında ve doğru merciiye yöneltebilmesi usulüne uygun olarak yapılacak tebligat ile sağlanabilecektir. İcra dosyası kapsamından, ödeme emrinin, muris ...'nın tebligat zamanında dışarıda olduğu gerekçesiyle eşi ...'ya yapıldığı görülmektedir. .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı vasi tayini talebini ilişkin dava dosyasının incelenmesinden, davanın ... tarafından açıldığı, kısıtlı adayı olan ...'nın eşi ...'nın da vasi adayları arasında olduğu, ... tarafından Mahkemeye verilen 10/09/2016 tarihli beyan dilekçesi ile, vasi olarak ...'ın atanmasının talep edildiği anlaşılmaktadır. ...'nın gerek ...'nın eşi olması, gerekse vesayet dosyasına sunduğu 10/09/2016 tarihli dilekçesi dikkate alındığında, ...'nın, eşi ... hakkında, kısıtlanması talebiyle dava açıldığını bildiği açıktır. Bu durumda, eş ...'nın, eşinin akıl sağlığının yerinde olmadığını bildiği halde tebligatı kabul edip, bu tebligata hukuki sonuçlar bağlanması ... yönünden mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla, muris ...'ya yapılan tebligat geçerli bir tebligat olmayıp, ...'nın temerrüdü hukuki sonucunu da doğurmayacaktır. ..., kredi sözleşmesini 250.000,00-TL limitle kefil sıfatıyla imzalamış olup, bu miktar bakımından sorumlu bulunmaktadır. ...'ya ödeme emri usulüne göre tebliğ edilip, temerrüde düşürülmediği için kendisinden daha fazla bir talepte bulunulamayacaktır. Muris ...'nın mirasçılarından olan ... tarafından, tüm mirasçılar adına 03/12/2021 tarihi itibariyle icra dosyası kapsamına ana para, faiz ve ferileri olarak toplam 822.000,00-TL yatırılmış olup, murisin kefalet limiti olan 250.000,00-TL'nin bu miktardan mahsubu suretiyle fazladan 572.000,00-TL yatırılmış olduğu görülmektedir. Bu hususlar dikkate alınarak, davacı tarafın, icra dosyası kapsamına fazladan yatırılan 572.000,00-TL'nin istirdadı talebinin haklı olduğu sonucuna varılmış ve açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacılar tarafından açılan davanın KABULÜ ile, 572.000,00. TL alacağın, 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-
Alınması gerekli 39.073,32. TL karar ve ilam harcından, davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 9.768,33. TL'nin mahsubu ile bakiye 29.304,99. TL harcın, davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 9.768,33. TL harcın, davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine,
-
Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(15930)'e 3.280,00. TL ödeme yapılmasına karar verildiği ve ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.280,00. TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A. 13'e göre davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacılar tarafından yapılan 80,70. TL başvurma harcı, 11,50. TL vekalet harcı, 2.000,00. TL bilirkişi ücreti ve 155,00. TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.247,20. TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-
Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 86.080,00. TL vekâlet ücretinin, davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine,
-
6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacılar ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, .gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/11/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38