İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/457 E. 2023/840 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/457
2023/840
9 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/457
KARAR NO:2023/840
DAVA:Menfi Tespit-İstirdat
DAVA TARİHİ:01/09/2020
KARAR TARİHİ:09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 5 adet ... Baskı Makinesi alımı için anlaşma sağlandığını ve davalı şirket tarafından ... fabrikasında üretilen baskı makinelerinden ilk üçünün Nisan, Mayıs ve Haziran 2018 aylarında peyderpey müvekkili firmaya teslim edildiğini ve müvekkili firma tarafından da işbu alım satım sebebi ile 5 adet makinenin satış bedeli olan 1.350.000,00-TL'yi ihtiva edecek şekilde düzenlenmiş ... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'nin ... numaralı hesabına keşideli her biri 150.000,00-TL miktarlı 28.02.2019, 31.03.2019, 30.04.2019, 31.05.2019, 30.06.2019, 31.07.2019, 31.08.2019, 30.09.2019 ve 31.10.2019 ödeme tarihli sırasıyla ... ila ... seri numaralı dokuz adet çekin davalı firmaya teslim edildiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak, kalan 2 adet makinenin de en geç 2018 yılı Ağustos ayında müvekkili firmaya teslim edilmesi yönünde anlaşma sağlandığını, Ancak 2018 yılı Temmuz ayında davalı şirkete ... tarafından el konulması ardından davalı firmaca, müvekkili müracaatlarının da yanıtsız bırakılarak hali hazırda söz konusu 2 adet makinenin müvekkili firmaya, ilgili firma tarafından teslimatın gerçekleştirilemeyeceği, sözleşmeye konu kalan edimin ifa edilemeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili firmaya teslimi gereken makinelerin tek üreticisinin davalı firma olduğunu, taraflar arasındaki alım satıma konu 5 adet makinenin de davalı tarafça üretimi gerçekleştirilmiş ilk 5 adet makine olduğunu, söz konusu makinelerin gerek kurulumu; gerekse ayıplarının giderimi hususunda teknik destek alınabilecek tek muhatabın da davalı firma olduğunu, özetle davalı firmanın edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmediği gibi; 3 adet teslimini gerçekleştirdiği makinelerin de gizli ayıplı olduğunu, müvekkili firma tarafından teslim alınan 3 adet makine ile sınırlı da olsa, üretim gerçekleştirirken bu kez de baskı makinelerinin kafalarının sorunlu olduğunun ortaya çıktığını, makinelerin kullanımı sırasında müvekkili firmaca ayıpların tespit edildiğini ve bu hususların derhal davalıya bildirildiğini, davalı şirket yetkililerinin ise müvekkili firmaya, gümrükte bekleyen baskı kafalarının masraflarının ödenmesi halinde gümrükten çekilip teslim edilebileceğini bildirdiğini, ancak bugüne kadar kurulum ve sonrasında ortaya çıkan ve baştan bilinmesi mümkün olmayan baskı kafaları arızalarına ilişkin yapılan bildirim ve müracaatlara herhangi bir cevap verilmediği gibi; bu tarihe dek bu hususta olumlu gelişmenin de olmadığını, müvekkili firmaca davalı firmaya yapılan tüm bildirim ve ihtarların sonuçsuz kaldığını, müvekkili firmanın hiç bir başvurusuna davalı tarafça geri dönüş yapılmadığını, devamında müvekkili firma tarafından 3. kişilerden servis hizmeti alınmak durumunda kalındığından, ayrıca müvekkili firmanın davalı tarafça sözleşmeye aykırı davranması sebebi ile 3. kişilere karşı taahhütlerini de tam ve eksiksiz şekilde ayrıca zamanında yerine getiremediğinin açık olduğunu, müvekkili firmanın, taraflar arasındaki sözleşmeden elde edilen yararları sağlayamadığının açık olduğunu, mevcut ayıpların giderilemeyeceği ve kalan 2 makinenin de tesliminin gerçekleşmeyeceğinin aşikar olduğunu, bu davaya konu taleplerin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ikame edilmiş dava kapsamında usuli eksiklik nedeniyle davanın reddedildiğini, dosya kapsamında dava konusu çekler bakımından müvekkili aleyhine açılmış ya da açılacak icra takiplerinin durdurulmasına karar verildiğini, ayrıca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında dava konusu dokuz adet çekin üzerine, ihtilaf çözülene dek ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, ancak .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki ... esas sayılı davanın reddedilmesi ve dosyanın kesinleşmesi üzerine çekler üzerindeki tedbirlerin kaldırıldığını, bu nedenlerle dava konusu 9 adet çekin ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulması ile müvekkil aleyhine başlatılmış ya da başlatılacak takiplerin durdurulmasını devamla müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve taraflar arasındaki sözleşmenin feshini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, taraflarınca dava şartı olması sebebiyle ihtilafın çözümü için arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak görüşmelerde anlaşmanın sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle 1.350.000,00-TL'yi ihtiva edecek şekilde düzenlenmiş ... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'nin ... numaralı hesabına keşideli her biri 150.000,00-TL miktarlı 28.02.2019, 31.03.2019, 30.04.2019, 31.05.2019, 30.06.2019, 31.07.2019, 31.08.2019, 30.09.2019 ve 31.10.2019 ödeme tarihli sırasıyla ... ila ... seri numaralı dokuz adet çekin üzerine ihtilaf çözülene dek gerek davalı firmaya; gerekse 3. kişi ve kişilere ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını, bu hususta ... Bankası ... Şubesi'ne müzekkere yazılmasını, bu çeklerle ilgili müvekkili aleyhine başlatılacak ya da başlatılmış icra takiplerinin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, davanın kabulü ile davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin feshini, müvekkili şirketin davalı şirkete 1.350.000,00-TL borçlu olmadığının tespitini ve dava konusu çeklerin istirdatını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirkete yapılan polis operasyonu neticesinde, .... Sulh Ceza Mahkemesinin 07/06/2018 tarihli ve ... D. İş sayılı kararı ile el konulduğunu, ...'nun kayyım olarak atandığını ve şirketin ... yönetimine geçtiğini, taraflarına da ... kayyımlarınca vekaletname verildiğini, davacının 5 makinenin bedelinin ödendiğine dair iddialarının tamamen asılsız olduğunu, bedel yerine verilen çeklerin, teslim edilen 3 makine bedelinin bir kısmı olarak verildiğini, dosyaya sunulan ve davacının da dayanağı olan irsaliyeli faturalar incelendiğinde, makinelerin bedelinin, 11/06/2018 tarihli faturada 1 adet ... Baskı Makinesi bedelinin 526,634,47-TL; 31/03/2018 tarihli faturaya göre 1 adet ... Baskı Makinesi bedelinin 495,600,00-TL ve 20/04/2018 tarihli faturaya göre yine ... Baskı Makinesi bedelinin 495,600,00TL olduğunu, yani toplamda 3 adet makine bedelinin 1.517.834,47-TL olduğunu, bu faturalara itiraz edilmediğini, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında makineleri davacının teslim alıp 6-9 ay kullandığı makineleri şirket ...'ye devredildikten sonra, durumu fırsata çevirmeye çalışarak tek taraflı bir tespit ile ayıplı olduğuna ilişkin delil oluşturmaya çalıştığını, ayıp ihbar süresinin çoktan dolduğunu, ancak davacının niyetinin hem makinelere el koymak; hem de bedel ödememek olduğunu, ne makinelerin değiştirilmesini; ne de makinelerin geri alınmasını talep etmemekte olduğunu, davacının gönderdiğini iddia ettiği ihtarname ve 14/11/2018 tarihli ihbar yazısının müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davacı tarafın, müvekkili şirkete kayyım atanmasını fırsata çevirmeye çalışmakta olduğunu ve kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen makine alımı sözleşmesi nedeniyle davalı/satıcı şirketin, makineleri eksik ve ayıplı teslim ettiği ve teknik servis hizmeti de sağlamadığından bahisle, davacı/alıcı şirket tarafından anlaşmaya dayalı teslim edilen çeklerin istirdatı, sözleşmenin feshi ve borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce tarafların BA-BS formları, davalı şirketin ticaret sicili kayıtları, çek suretleri, çek formları, tahsilat makbuzları, cari hesap kayıtları, .... Noterliği'nin 21.12.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ilgili ihtarnameye ... Başkanlığı'nca verilen cevabi ihtarname, çek karşılığı faturalar, mail yazışmaları, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D. İş sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, .... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D. İş sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış, mali müşavir ve makine mühendisliği öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan heyetten, dava konusu makinelerin bulunduğu mahalde ticari defter ve kayıtlar ile makineler üzerinde keşif de yapılmak suretiyle rapor, mali müşavir, matbaacılık sektör uzmanı ve ticaret hukuku öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor ve mali müşavir, makine mühendisliği öğretim üyesi ve borçlar hukuku öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan heyet tarafından, dava konusu makineler üzerinde keşfen inceleme de yapılmak suretiyle rapor temin edilmiştir.
Mali müşavir ..., makine mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. ... ve medeni hukuk öğretim üyesi Doç. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 09/08/2023 havale tarihli rapor ile; dava konusu makinelerin uygun olmayan koşullarda saklanmaları ve üzerinde çalışma sağlanacak parçalarının sökülmüş olması nedeniyle çalışamaz halde
oldukları, mevcut haliyle makinelerde bir bakım eksikliği tespit edilemediği, davacı yanın sunmuş olduğu 2018 yılı yasal defterlerin süresi içerisinde onaylatıldığı, defteri kebirin bilgisayar kaydı olduğu noter onayının bulunmadığı,
davalı yanın dosya içerisinde mevcut muavin defter kayıtları ile davacı yanın yasal
defter kayıtlarının mutabık olduğu, 3 adet fatura suretinin mevcut olduğu, her bir faturada 1 adet Stanpa GT Digital Baskı
Makinesi olmak sureti ile 3 adet makineye ait faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı
olduğu,
faturaların muhasebesel kayıtları da dahil olmak üzere 16.07.2018 tarihinde
bakiyenin 1.416.364,88-TL olduğu, dava konusu 1.350.000,00-TL toplam tutarlı 9 adet çekin kayıtlara alınması ile
19.07.2018 tarihinde bakiyenin 66.364,88-TL olduğu,
31.07.2018 tarihinde bakiyenin 0(Sıfır) olduğu, teknik değerlendirmede malların ayıplı olmadığı tespit edilmiş olduğundan davacının
ayıba bağlı sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı tarafça, taraflar arasındaki makine alım satım sözleşmesi kapsamında, davalı tarafından 5 adet makine teslim edilmesi gerektiği halde, 3 adet makine teslim edildiği, 2 adet makinenin hiç teslim edilmediği, davalı tarafından teslim edilen makinelerin de vadedilen özelliklerde olmadığı, makinelerin tesliminden ve kurulmasından sonra çalışmadığı, makinelerden verim alınamadığı, gerekli servis hizmeti ve teknik desteğin verilmediği belirtilerek, menfi tespit talebinde bulunulduğu, davalı tarafça da, davacı ile toplamda 3 adet makinenin satışı hususunda anlaşıldığı, bu makinelerin de çalışır ve sağlam vaziyette davacıya teslim edildiği, makinelerde üretimden kaynaklı herhangi bir sorun bulunmadığı, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı, bu nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle, dosya kapsamına taraflarca sunulan beyan ve deliller dikkate alındığında, davalı tarafça, davacıya 5 adet makine teslim edilmesi gerektiğine ilişkin bir delilin dosyada bulunmadığı görülmektedir. Bu anlamda, davacı tarafın, davalı tarafça, kendisine 5 adet makine teslim etmesi gerekirken 3 adet makine teslim ettiği, 2 adet makinenin hiç teslim edilmediği yönündeki iddiasını ispat edemediği sonucuna varılmıştır. Davacı taraf, teslim edilen makinelerin de ayıplı olduğunu, kendisinin bu makinelerden faydalanamadığını belirtmektedir. Davalı tarafça da, davacının süresinde usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığı, makinelerin ayıplı olmadığı savunulmaktadır. 6098 Sayılı TBK'nın 219. maddesi uyarınca; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. 6098 Sayılı TBK'nın 223. maddesi uyarınca; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. 6098 Sayılı TBK'nın 225. maddesi; "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." hükmünü içermektedir. Söz konusu hüküm uyarınca ağır kusur halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir. Ağır kusur kavramı, satılanın ayıplı bir şekilde devrinde satıcının ağır ihmal halini kastetmektedir. Ağır ihmal halinde ise hukuka aykırı sonuç bilinmemekte, istenmemekte; ancak bu sonuç, anlayışlı ve normal dikkatli her insanın aynı durum ve şartlar altında alınmasını gerekli göreceği en ilkel (iptidai) tedbirlerin alınmaması, en basit özenin gösterilememesi yüzünden gerçekleşmektedir. Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle, alıcıda bedeli ödemekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin 2. fıkrasında da alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Satılıp teslim edilen ürünün ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı hususlarını ispat külfeti iddia eden tarafa, somut davada davacıya aittir. Dosya kapsamı, taraf beyan ve delilleri, temin edilen bilirkişi raporları dikkate alındığında, satılan makinelerin 2018 yılı mart, nisan ve haziran aylarında davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Teslim sırasında ve sonrasında malların ayıplı olduğuna ilişkin olarak düzenlenmiş herhangi bir belge dosyaya sunulmuş değildir. Son makinenin teslim tarihi 2018 yılı Haziran ayı olmasına rağmen, ayıp ihbarına ilişkin olduğu belirtilen .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi 21/12/2018 tarihli olup, söz konusu ihtarnamenin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği kabul edilse bile, bu ihtarnamenin son makinenin davacıya teslimi tarihinden itibaren 6 ay sonrasına ait olduğu açıktır. Satılan malların ayıplı olduğu kabul edilse bile, davacıya tarafça 6098 Sayılı TBK'nun 219, 223, 6102 Sayılı TTK'nun 23/1-c maddesinde öngörülen sürelerde ayıp ihbarının yapılmadığı açıktır. Yine davacı tarafça, davalı tarafından servis hizmeti verilmediği, bu nedenle 3. kişilerden destek alındığı ileri sürülmüşse de, bu konuda herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce, dava konusu makineler üzerinde mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 08/08/2023 tarihli bilirkişi raporu ile de, söz konusu makinelerin uygun olmayan koşullarda saklandıkları, çalışmalarını sağlayacak parçaların sökülmüş oldukları tespit edilmiştir. Aynı zamanda, Mahkememizce daha önce temin edilen 02/08/2022 ve 11/10/2021 tarihli bilirkişi raporlarında da, keşif tarihi itibariyle, makinelerin bir kısım parçalarının sökülmüş olduğu, ünite ve ekipmanlarının eksik olması nedeniyle çalışma ihtimallerinin olmadığı/olamayacağı hususlarının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, makinelerin kendisine eksik parçalı olarak ve/veya ayıplı olarak teslim edildiğine ilişkin olarak herhangi bir delil sunulmaması, teslim tarihinden itibaren makinelerin davacının elinde olduğu, uygun olmayan şartlarda bulundurulduğu da dikkate alındığında, davacı tarafça, makinelerin gizli ayıplı olduğu hususunun da ispat edilemediği sonucuna varılmıştır. .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D. İş sayılı tespit dosyasının, davalı tarafın yokluğunda yapılan tespitler içermesi ve temin edilen bilirkişi raporunun davalı tarafa tebliğ edilmemesi dikkate alınarak, bu dosya kapsamında yapılan tespitin eldeki davada dikkate alınamayacağı değerlendirilmiştir. Bu anlamda davacı tarafın, 6098 Sayılı TBK'nun 225. maddesinde de yararlanamayacağı Mahkememizce kabul edilmiştir. Bu itibarla, davacı tarafça, açılan davanın ispat edilemediği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,80. TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 23.054,63. TL'den mahsubu ile fazladan yatan 22.784,83. TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'a 1.320,00. TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A. 13'e göre davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 7,80. TL vekalet harcı ve 205,50. TL posta masrafı olmak üzere toplam 213,30. TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
-
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 178.500,00. TL vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
-
6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/11/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ....
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38