SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/677 E. 2024/59 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/677

Karar No

2024/59

Karar Tarihi

31 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/677 Esas

KARAR NO :2024/59

DAVA:Menfi Tespit

DAVA TARİHİ:12/12/2019

KARAR TARİHİ:31/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kendisinin Faktoring nedir bilmeyen kendi halinde emekli bir insan olduğunu başına bu iş gelmeden önce faktoring kelimesinin ne anlama geldiğini bilmediğini, şu an herhangi bir ticaret yapmamasına rağmen ...'e borçlu olarak gözüktüğünü Oğlu ... ...'nun yaklaşık iki yıl önce...isimli şahsın desteğiyle ... darıca da ... Ticaret unvanlı toptan cam alım satımı üzerine bir iş kurduğunu daha sonra 2019 yılı haziran ayı içinde ... inşaat aş.ye toplam değeri yüz bin tl tutarında çek aldığını çekin ... firmasından nakite çevirdiğini ... inşaat kapandığından ötürü ... borcun ödenmesi için tekrar oğlu ...'e başvurduğunu oğlu ...'in ... borcunun ödenmesi için tekrar oğlu ...'e başvurduğunu oğlu ...'in ... firmasına on sekiz bin tl ödeme yaptığını geri kalan borç için de .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra dairesinde ödeme taahhüdü verdiğini oğlu ...'in borcunun kısım kısım ödediğini ama davalı tarafın 08/10/2019'da oğlunun bu borcundan ötürü ...'in bababsı olarak evine haciz geldiğini, ardından ... firmasını temsilen gelen avukat ...'ın nakliye kamyonunun yolda olduğunu söylerek evindeki bütün eşyalarını borcuna mukabil alacağını söylediğini oğlunun bu evde yaşamadığını, borcun oğlunun olduğunu ev evde olan tüm eşyaların şahsına ve eşi ...'ya ait olduğunu ... firmasını temsilen gelen avukat ...'a söylediğini, davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulünü, mezkur senet karşılığında davalı yana herhangi bir borcunun olmadığının tespitini, dava konusu yirmi bin tllik 15/10/2019 vade tarihli senedin iptalini, dava konusu senedin tahsili halinde, ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağının muhtemelen olduğundan dava konusu senedin teminatsız veya mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konu senedin ödenmesini engeller mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesini yargılama giderleri e vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;her ne kadar davacı tarafından senedin zorla imzalatıldığından bahsedilse de bunun kabulü mümkün olmadığını zira senedin imzalandığı gün olayların şöyle cereyan ettiğini tarafınca yürütülen .... icra müdürlüğü ... esas sayılı takip ile ilgili olarak dosya borçlusuna ait "esentepe mah. büyükdağ sok. no : 4/5 kartal / istanbul " adresine hacze gidildiğini haciz esnasında mahalde bulunan borçlunun babasının iş bu davanın davacısı osman ... tarafından haksız olarak istihkak iddiasında bulunulduğunu her ne kadar istihkak iddiasında bulunulsa da davacı tarafından borcun kabul edilerek 15/10/2019 vade tarihli bononun imzalandığını söz konusu bononun haciz günü imzalanması ve aşağıda açıklanacak diğer hususlar göz önüne alındığında davanın haksız olarak açıldığının anlaşılacağının davaya konu senedin zorla veya hile ile imzalatılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını her ne kadar davacı taraf 08/10/2019 tarihli haciz esnasında istihkak iddiasında bulunmuşsa da haciz devam ederken .... icra müdürlüğü ... esas sayılı dosya borcuna istinaden bono imzalandığını söz konusu bononun haciz mahalinde bulunan herkesin gözü önünde imzalandığını mahalde bulunan devlet memurunun idaresinde gerçekleştirilen haciz işlemi esnasında zor kullanılarak, hile ile bono düzenlenmesinin kesinlikle mümkün olmadığını davacı tarafından böyle bir iddiada bulunulması hem ilgili icra memurunu hem de tarafı hakkında iftiraya sebep olmakta olduğunu haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, kötü niyetli davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûmiyetini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; ... İc. D. ... Esas sayılı dosyasındaki senetten dolayı haciz sırasında alacaklı vekilinin cebri icra tehdidi altında imzalanan senetten dolayı senedin tehdit ve korku ile imzalanması nedeniyle bedelsizliği ve borçlu olunmadığının tespiti isteminden ibaret olduğu görüldü.

DELİLLER;

.... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.

.... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.

.... İcra Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.

İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığı Karar Masasına müzekkere yazılarak ... Sorusturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Dava; ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki senetten dolayı haciz sırasında alacaklı vekilinin cebri icra tehdidi altında imzalanan senetten dolayı senedin tehdit ve korku ile imzalanması nedeniyle bedelsizliği ve borçlu olunmadığının tespiti isteminden ibaret olan menfi tespit davasıdır.

Dava konusu .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının mahkememiz dosyası davalısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyası davacısı olduğu, 20.000,00 TL bedelli 08/10/2019 tanzim, 15/10/2019 vade tarihli bonoya dayalı 20.000,00 TL asıl alacak üzerinden ferileri ile birlikte 20.821,15 TL toplam alacak üzerinden takibe başlandığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 19/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları, .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından takibe konulan keşidecisi davacı, lehtarı davalı ... A.Ş olan, 08/10/2019 düzenleme, 15/10/2019 vade tarihli, 20.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacıların davalıya borçlu olup olmadıkları, bononun haciz ve muhafaza baskısı altında imzalandığı yolundaki iddianın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.

TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi geregince de;"ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini olusturan vakıaya ilişkin ispat yükü altindadir. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."

Menfi tespit davalarında da, HMK'nin ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacakhya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden dogan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun 2011/19-473 Esas 2011/607 Karar 2003/19-781 Esas 2003/768 Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan mefni tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.

Bütün mücerret alacaklarda oldugu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki "kambiyo ilişkisi" ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatin geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.

Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. (TMK m. 6 m.) İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasinda borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki iliskiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun 2017/19-821 E-2019/58 K sayılı kararı)

Tüm bu genel açıklamalar dikkate alınarak iş bu davada ispat yükü dava konusu bononun üzerindeki nakden kaydını talil eden ve temel borç ilişkisini değiştiren davacı taraftadır. Somut uyuşmazlığa konu; 08/10/2019 düzenleme, 15/10/2019 vade tarili, 20.000,00 TL bedelli nakden kaydı bulunan bonoda keşideci davacı, lehtar davalıdır. Taraflar arasında yapıldığı ihtilafsız olan protokolün; .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına binaen düzenlendiği, dosya borcuna mahsuben bir adet iş bu bononun alındığı, ödenmezse mükerrer olmamak şartı ile icra takibine konulacağı, bononun kayıtsız şartsız ödeme taahüdü içeren kambiyo senedi olduğu, yapilan protokolle alınan bono miktarınca borcun olduğunun kabul edildiği, protokolle alınan bononun ödeme kayıt ve şartlarını değil ödeme şeklini belirleyen hükümlerden ibaret olduğu, sözleşme serbestisi çerçevesinde amaçlanan yegane hususun bu olduğu kabul ve taahhüt edildiği, görülmektedir. .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında yahut haciz tutanağında davacı taraf olarak yer almamış, 08/10/2019 tarihinde haciz işlemi uygulanmıştır. Davacı, senedin haciz tehdidi altında zorla alındığını ve bedelsiz olduğunu iddia etmiştir. Taraflar arasındaki 08/10/2019 tarihli protokol kefalet sözlesmesi niteliğinde değil, borcun üstlenilmesi niteliğindedir. Bununla birlikte davacının .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer almadığı, borçlu ile aynı evde yaşayan davacının adresinde haciz işlemi yapılmasının davacı yönünden müzayaka hali olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca korkutma ile TBK'da düzenlenen irade bozukluğu hükümlerine ilişkin olarak davacının bononun baskı altında alındığına dair iddialarını ispatlayamadığı, bu konudaki tanık beyanlarının da baskı altında bononun alındığını iddiasını ispata elverişli beyanlar içermediği, taraf arasındaki protokolle borcun ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin davacı tarafından kabul edildiği kanaatine varılmıştır. Protokolün ve bononun haciz baskısı altında düzenlendiğinin söylenemeyeceği, davacının tarafı olmadığı .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasındaki borcu üstlendiğinin kabulünün gerektiği, davaya konu bononun vadesinin geldiği halde ödenmediği, davacının davaya konu bono sebebi ile davalıya borçlu olduğu, .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından da yapılan bir ödeme bulunmadığı ve dosya borcunun iş bu davadaki bono miktarından fazla olduğu, davalı alacaklının ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden davaya konu bonoya dayalı takip başlatmakta haklı olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle sübut bulmayan davanın reddine dair karar verilmiştir.

Davah tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü kötü niyet tazminat talebi yönünden ise, mahkememizce dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de davacı tarafça icra dosyasına yatırılan bir meblağ bulunmadığından tedbir nedeniyle geç ulaşılan bir zarardan bahsedilemeyeceğinden İİK'nın 72/4. maddesindeki koşullar oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 341,55 TL harçtan mahsubu ile artan 86,05‬ TL harcın davacı tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,

  5. Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  6. Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,

  7. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  8. Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve ... A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/01/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulTARİHİ12/12/2019hükümdeliller

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim