İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/969 E. 2024/441 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/969
2024/441
17 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/969 Esas
KARAR NO:2024/441
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:22/10/2018
KARAR TARİHİ:17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Somut olayda, Alman vatandaşı olan davacıların, davalılara ait ticari taksi ile yolculuk yaparken diğer davalının aracı ile çarpıştığı, ilk tedavilerinin Türkiye'de, sonraki tedavilerinin ise Almanya'da yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar olaydan sonra ülkelerine dönerek uğradıkları zararı gidermek için kendi ülke paraları ile harcama yapmışlardır. Kazanç ve giderleri yabancı para üzerinden belirlenen yabancı uyruklu kişilerin tazmini gereken zararlarının yabancı para olarak gerçekleştiği kabul edilmelidir. Açıklanan nedenlerle, zararın yabancı para üzerinden talep edilmesine rağmen Türk Lirası üzerinden belirlenmesi hatalıdır hususlarını beyanla alacaklarının; davalıların sorumlu oldukları kalemler için ve sorumlulukları nispetinde tahsil tarihindeki kur -TL karşılığının hüküm altına alınmasına, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, birlikte sorumlu oldukları talepler için müştereken ve müteselsilen hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... Başkanlığı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum aleyhine açılacak davalarda müvekkili kuruma yazılı olarak başvuru yapılması Ön koşul olduğunu yasal düzenleme gereği davacı şirketin müvekkili kuruma yazılı olarak başvuru yapmadığından, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etiğini sigorta şirketlerinin halefiyet ve halefiyete dayalı rücu hakkından söz edilebilmesi için "yapılan ödemenin sigortacılık mevzuatına ve tekniğine uygun bir ödeme olması ve “ sigorta şirketinin halefiyet hakkının bulunması" koşullarının gerçekleşmesi gerektiğini bu iki unsurun bir arada bulunması durumunda sigorta şirketinin yaptığı ödeme için halefiyeti ve halefiyete dayalı rücu hakkının söz konusu olacağını sigorta şirketinin rücu hakkı, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin, akdedilen sigorta poliçesi/sözleşmesi hükümlerine, özel şartlara ve poliçeler için Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen Genel Şartlara uygun bir ödeme niteliği taşıması gerektiğinden, poliçe/ sözleşme hükümlerine, poliçe/ sözleşme genel ve özel şartlarına aykırı ya da uygun olmayan ödemeler bakımından sigorta şirketinin rücu hakkından söz edilemeyeceğini müvekkili kurum kayıtlarında yapılan incelemede, davacı şirketin / firmanın sigortalısı ...'ya da davalı şirket / firma ait herhangi bir başvuru bulunmadığı anlaşıldığını müvekkili kuruma başvuru yapılmadan dava açıldığını dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini, görev itirazlarının kabulü ile davanın görevsizlik nedeniyle reddini, zamanaşımı definin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine ve davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Kazanın 23/10/2010 tarihine Türkiye'deki .../ ...'de meydana geldiğini ...'nun tedavisinin ... ... Hastanesi'nde yapıldığnı davacı şirketin sigorta güvencesi kapsamında yapıldığı iddia olunan tıbbi müdahalenin 20/010/2011 tarihnide yapıldığını atk raporuna göre ...'nun tedavi süresinin 2 hafta olduğunu bu süresinin 07/11/2010 tarihinde bittiğini ...'nun ... ... Devlet Hastanesi tarafından kazanın hemen akabinden verilen raporunda dizinde bir sıyrık olduğunun belirtildiğini oysa Dr. ... ... tarafından hazırlanan ve atk raporunda da belirtilen 20/01/2011 tarihli raporda ...'nun neredeyse tüm kemiklerinin kırık olduğundan bahsedildiğini ...'nun gelen trafi kazası ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı açık olduğunu davacı şirketin 4.193,13 euro tedavi gideri talebinin reddinin gerekmekte oluduğunu usule ilişkin itirazlarının kabulünü, davacının davasının reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; trafik kazası kaynaklı masrafların rucüen tazminine ilişkin olduğu anlaşıldı.
DELİLLER;
... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılarak ... numaralı hasar dosyası celp edilmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
İstanbul Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Şirketinin BA-BS formları celp edilmiştir.
.... ... Devlet Hastanesi Başhekimliğine müzekkere yazılarak ...'ya ait 23/10/2010 tarihli tedavi belgeleri celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 06/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının sigortalısı ...'nun 23.10.2010 tarihli kazada yaralanması sonucu, ...Devlet Hastanesinde yatarak tedavi edildiği, bu giderlerin ... tarafından karşılandığı, ...'nun yurtdışında yaşaması sebebi ile burada tedavi gördüğü için kendisine davacı tarafından 4.193.13 € ödeme yapıldığı ve davalılara rücu edilmesi amacıyla huzurdaki davanın ikame edildiği, Davacının, ayrıca sigortalısı ...'ya; iş göremezlik ödeneği olarak 10.366,35 EUR ve yol masrafi olarak 74,12 EUR ödediği iddiasıyla rücu talebinin mevcut olduğu, her iki konu da aktüeryal hesap gerektirdiğinden uzmanlık alanımda bulunmadığı, Dr. ... ... tarafından yurt dışında gerçekleştirilen teşhis ve tedaviler, gerek ...Devlet Hastanesinin gerekse Adli Tıp Kurumu raporuyla örtüşmediğinden talep edilen 4.193.13 € 'nun dava konusu kazayla illiyet bağı olduğuna dair yeterli kanaat oluşmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 03/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacının sigortalısı ...'nun 23.10.2010 tarihli kazada yaralanması sonucu, ...Devlet Hastanesinde yatarak tedavi edildiği, bu giderlerin ... tarafından karşılandığı, ...'nun yurtdışında yaşaması sebebi İle burada tedavi gördüğü için kendisine davacı tarafından 4.193.13 € tedavi gideri ödemesi yapıldığı ve yol gideri olarak 74.12 euro ödemesi yapıldığı belirtilerek davalılara rücu edilmesi amacıyla huzurdaki davanın ikame edildiği, Davacının, ayrıca sigortalısı ...'ya; iş göremezlik ödeneği olarak 10.466,35 EUR iddiasıyla rücu talebinin mevcut olduğu, bu konu da aktüeryal hesap gerektirdiğinden uzmanlık alanımızda bulunmadığı, Dr. ... ... tarafından yurt dışında gerçekleştirilen teşhis ve tedaviler, gerek ...Devlet Hastanesinin gerekse Adli Tıp Kurumu raporuyla örtüşmediğinden talep edilen 4.193.13 € 'nun dava konusu kazayla illiyet bağı olduğuna dair yeterli kanaat oluşmadığı,bu nedenle tedavi gideri ile yol gideri yönünden davalılara rücu edilemeyeceği, Davacı tarafın 10.466,35 Euro iş görmezlik tazminatının trafik kazası ile, ...'nun kazadaki yaralanma durumuyla illiyet bağının bulunması halinde, iş bu iş görmezlik tazminatı yönünden ... Kurumunun sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... Sigorta A.Ş ile sigortalısı davalı ...'in müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Olayın Meydana gelmesinde davalının kusur sorumluluğu %100 oranında olduğundan %100 kusura isabet eden maddi zarar tutarı davacı yararına alacak olarak nazara alınacaktır. Davacının talep edebileceği maddi zararının =5.546,25 Euro x %100 kusur =546,25 Euro olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 16/12/2019 tarihli ATK raporunda özetle; " Davalı sürücü ...' in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...’ nun kusursuz olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 09/06/2023 tarihli ATK raporunda özetle; "Kurulumuzun 31/01/2022 tarih 1326 karar numaralı müzekkeresinde istenen olay tarihli diz grafilerinin dosyada bulunmadığı, Dosya kapsamına alınan tüm tıbbi belgelerin ve dosyada mevcut 17/10/2017 tarihli diz grafisinin tekrar incelendiği ancak 23/10/2010 tarihli trafik kazası yaralanması ile diz kemiği kırığı arasında illiyet kurulamadığı cihetiyle, Mevcut belgelere göre; Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 07/11/2018 tarih ve ...-B karar numaralı mütalaasına eklenecek veya değiştirilecek herhangi bir husus bulunmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına ödediği tedavi ve geçici iş göremezlik giderinin, karşı araç işleteni/sürücüsü, karşı araç ZMMS sigorta şirket ve ...'dan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
23/10/2010 tarihinde davalı sürücü ... ... plakalı otomobil ile seyir halinde iken aynı istikamette ve önünde yavaşlayan araca çarpmamak için kontrolsüz şekilde sola manevra yapıp karşı istikamet şeridine geçiş yaptığı esnada, karşı yönden gelen davacının sigortalısı dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile çarpışması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği soruşturma dosyası, kaza tespit tutanağı ve kusur raporları ile sabittir.
Meydana gelen trafik kazasında yaralanan ...'nun ... plakalı aracın sürücüsü olduğu ve davacı şirkete sigortalı olduğu, davacının sigortalısının zararını ödeyerek halefiyetini kazandığı ve davacı sıfatının bulunduğu,
Alınan 16/12/2019 tarihli ATK kusur raporuna göre tam kusurlu olan ... plakalı araç sürücüsü ve araç maliki olan ...'in işleten olarak davalı sıfatı bulunduğu,
Dosya içine alınan celp edilen hasar dosyası ve poliçeler gereğince;
... plakalı araç için 22/06/2010 - 22/06/2011 tarihlerini kapsar ... poliçe numaralı Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'nin davalı sıfatı bulunduğu
Dava dışı sigortalı sürücü ... için sarf edilen sağlık ve tedavi ödemelerinin ... tarafından karşılanması ihtimali karşısında ...'nın davalı sıfatı bulunduğu tespit edilmiştir.
Davalı ... vekili her ne kadar yetki itirazında bulunmuş ise; dosya kapsamından dava konusu uyuşmazlıkta kesin yetki halinin bulunmadığı, haksız fiilin işlendiği kazanın ...ilçesinde meydana geldiği, davalı şirketin merkezinin Şişli/İstanbul olduğu, zarar gören dava dışı kişinin ise adresinin Recklinghausen/Almanya Federal Cumhuriyeti olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, davacının seçimlik hakkını, davalı sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinde dava açarak kullanmasının genel yetki kurallarına uygun olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili zamanaşımı itirazında bulunmuş iseler de; 5237 Sayılı TCK.nun 66. Ve 89.maddelerinde ön görülen sekiz (8) yıllık zaman aşımı süresi kazanın oluş tarihi itibariyle 23/10/2010 dan itibaren 23/10/2018 tarihinde tamamlanacaktır. Dava 22/10/2018 tarihinde açıldığından davalının zaman aşımı itirazı kabul edilmemiştir.
Tarafların dava konusu kazadaki kusur oranlarının belirlenmesi bakımından ATK'dan alınan 16/12/2019 tarihli raporda; davalı sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’ nun kusursuz olduğu kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce ATK raporunda belirlenen kusur raporu, dosyada bulunan deliller ve kaza tespit tutanağıyla uyumlu olmakla, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafça, dava dışı sigortalıya yaptığı tedavi giderlerine ilişkin ödemelerin rücuen tazmini talep edilmekle dava dışı sigortalıya yaptığı ödemelere dayanak tedavi evrakları tümüyle celp edilmiş ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 02/04/2020 tarihli bilirkişi Hekim Dr. Öğr. Ü. ... tarafından düzenlenen raporda, davacının sigortalısı ...'nun yaralanması sonucu ...Devlet Hastanesinde yatarak tedavi edildiği, bu giderlerin ... tarafından karşılandığı, ...'nun yurtdışında yaşaması sebebiyle burada tedavi gördüğü için kendisine davacı tarafından 4.193,13 Euro ödeme yapıldığı ve davalılara rücu edilmesi amacıyla huzurdaki davanın ikame edildiği, davacının ayrıcı sigortalısı ...'ya işgöremezlik ödeneği olarak 10.466,35 Euro ve yol masrafı olarak 74,12 Euro ödediği iddiasının bulunduğu, ...tarafından yurtdışında gerçekleştirilen teşhis ve tedaviler, gerek ...Devlet Hastanesinin gerekse Adli Tıp Kurumu raporuyla örtüşmediğinden talep edilen 4.193,13 Euro'nun dava konusu kazayla illiyet bağı olduğuna dair yeterli kanaat oluşmadığı bildirilmiştir. 02/11/2021 tarihli raporda da aynı hususu yinelenmiştir. Mahkememizce aynı hususta Adli Tıp Kurumundan mütalaa alınmış, 09/06/2023 tarihli ATK raporunda Dosya kapsamına alınan tüm tıbbi belgelerin ve dosyada mevcut 17/10/2017 tarihli diz grafisinin tekrar incelendiği ancak 23/10/2010 tarihli trafik kazası yaralanması ile diz kemiği kırığı arasında illiyet kurulamadığı, davacının geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 2 haftaya kadar uzayabileceğine yönelik ATK 3. İhtisas Kurulunun 07/11/2018 tarih ve ...-B karar numaralı mütalaasına eklenecek veya değiştirilecek herhangi bir husus bulunmadığı belirtilmiştir.
02/04/2020 ve 02/11/2021 tarihli bilirkişi raporları ile 09/06/2023 tarihli ATK raporunda, davacı sigorta şirketinin rücuen davalılardan talep ettiği tedavi giderlerine ilişkin ödemelerine dayanak tedaviler ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı kurulamadığından, tedavi giderlerinin ve yol ücretinin rücuen tazmini talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı", Kanun'un geçici 1 inci maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ... tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ... Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk dava dışı ... Kurumuna geçmiştir. Davacı, yaralanması nedeniyle tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı giderleri talep etmiş olup, yapılması zorunlu tedaviler ve ameliyat masrafları vb yapılacak masrafları isteyebilir. Trafik kazasındaki yaralanmadan kaynaklanan tedavi giderlerinden olup da belgeye bağlanmış olanlardan ...'nın sorumlu olduğu, belgeye bağlanmamış olanlar için ...'nın sorumluluğundan bahsedilemeyeceği hususları da gözetilmiş ancak davacının sigortalısının dava konusu kaza sonucu geçirdiği yaralanma ile rücuen tazmini talep edilen tedavi giderlerine dayanak tedaviler arasında illiyet bağı bulunmadığından davalı ... ve diğer davalılar yönünden tedavi giderlerinin ve yol ücretinin rücuen tazmini talebi kabul görmemiştir.
Davacı aynı zamanda sigortalısına ödediği 10.466,35 Euro geçici iş göremezlik bedelinin rücuen tazmini talep etmiştir. Yukarıda açıklandığı şekilde davacının sigortalısının dava konusu kaza sebebiyle 2 haftalık geçici iş göremezliğinin bulunduğu sabittir.
Davacının alacağının varlığı ve miktarının tespiti, bakımından bilirkişi ...'tan rapor alınmıştır. 06/06/2024 teslim tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak özetle; davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 546,25 Euro hesaplandığı bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu dava dışı sigortalının Almanya'da yaşadığı gözetilerek Almanya'daki 2010 yılındaki net asgari ücreti üzerinden hesaplanmış olup hüküm vermek için yeterli bulunmuş ve karara esas alınmıştır.
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacıların ..., ... ve ... olduğu, ...'nun mahkememiz dosyası davacısının sigortalısı olduğu, davalının mahkememiz dosyası davalısı ... olduğu, davanın ... Sigorta A.Ş'ye ihbar edildiği, mahkemece bozma öncesi 2011/610 esas, 2013/108 karar sayılı 05/03/2013 tarihli karar ile "geçici raporlara göre davacıların sürekli maluliyet durumlarının bulunmadığı, bunun dışında dava sebebinde belirtili giderlere ilişkin delil bildirilmediği anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş" Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/17221 esas, 2015/4501 karar sayılı, 19/03/2015 tarihli ilamıyla "mahkemece davacıların trafik kazası nedeniyle işgücü kaybı oranlarının ve iyileşme sürelerinin kesin olarak belirlenmesi için davacılara ait kazadan sonra gördüğü tedavilere ilişkin dosyalar getirilerek ve davacıların sundukları deliller toplanarak Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'ndan veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarından davacıların maluliyeti olup olmadığı, yaralanmasının niteliği, iş güçten kalma süresinin tespiti bakımından kaza tarihi dikkate alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamış" ve kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası ... esas, 2019/107 karar sayılı, 24/04/2019 tarihli karar ile "ATK raporunda daimi maluliyetli sayılmadıklarını, davacının istirahatli kaldığı dönemde oluşan maddi zararlar yönünden ...'nun 279,58 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 23/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" dair hüküm kurulmuştur. Söz konusu kararın tebliğe çıkarılmasına dair talep olmadığından tebliğe çıkarılmadığı ve kesinleştirilmediği 30/11/2023 tarihli müzekkere cevabından anlaşılmıştır.
Davacının sigortalısı tarafından, davalı işletene yönelik açılan dava, mahkememizde görülmekte olan davanın açıldığı tarihte derdest olduğu, mahkememizce hüküm verilmeden önce kesinleşmediği anlaşılmakla, mahkememizce .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, 2019/107 karar sayılı dosya ile tahsilde tekerrüre yer verilmemek üzere davanın davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... yönünden kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik tazminatı olarak 546,25 Euronun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Euro cinsi 1 yıllık mevduat hesabına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte, davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
Davanın davalı ... yönünden REDDİNE,
-
Davanın davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... yönünden KISMEN KABULÜNE,
-
Geçici iş göremezlik tazminatı olarak 546,25 Euronun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Euro cinsi 1 yıllık mevduat hesabına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, 2019/107 karar sayılı dosya ile tahsilde tekerrüre yer verilmemek üzere, davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 239,82 TL nispi karar harcının, peşin alınan 323,43 TL harcın mahsubu ile artan 83,61 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
-
Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 3.510,80 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ... ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-
Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... ... ve ...'e verilmesine,
-
Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...'ne verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 280,92 TL (35,90TL BHV, 5,20 TL VSH, 239,82 TL peşin harç) harcın davalılardan ... ... ve ...'den alınarak, davacıya verilmesine,
10- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 6.264,65 TL (1.424,65 TL tebliğler ve posta, 4.840,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 232,26 TL yargılama giderinin davalılardan ... ... ve ...'den alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ..
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01