SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/816 E. 2024/369 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2016/816

Karar No

2024/369

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2016/816

KARAR NO:2024/369

DAVA:Menfi Tespit

DAVA TARİHİ:08/08/2016

KARAR TARİHİ:06/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçlu taraf olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla toplamda 1.700.000 TL tutarındaki beş senet hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, dosyada bulunan alacaklara ilişkin birtakım ödemeler yapıldıktan sonra kalan 1.210.316,68 TL bakiye alacak hakkında taraflar arasında 28.06.2016 tarihli protokolün düzenlendiği ve müvekkilinin haciz baskısı altında bunu imzaladığını, protokole göre 14.07.2016 keşide tarihli 700.000 TL'lik ve 22.07.2016 keşide tarihli ve 600.000 TL'lik iki adet çekin davalı taraf lehine düzenlendiğini ve aynı protokolün 4. maddesinde “işbu çeklerden herhangi birisinin keşide tarihinde ödenmemesi halinde, işbu çekler artık icra dosyasına mahsuben sayılmayacak, ... A.Ş. ve ... A.Ş, 'nin ...'na olan başkaca borçlarına sayılarak .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası dışında ve ayrıca icra takibine konu edilecektir.” maddesinin yer aldığını, 14.07.2016 tarihinde 700.000 TL çek bedelinin tahsil edildiğini ancak 22.7.2016 tarihli çekin ödeme günü geldiğinde “görüşme safhası devam ederken” çek ibraz edildiği için çekin karşılıksız kaldığını, ancak buna rağmen icra dosyasında 700.000 TL düşüldükten sonra kalan 510.316,68 TL bakiye borç miktarının icra dosyasına ödendiğini ve bu ödemeyle birlikte müvekkilinin hiçbir borcu kalmadığını, tüm bu hususlara rağmen alacaklı davalının 700.000 TL'lik çek ödenmemiş gibi tekrar icra dosyasına bu kısım için geldiğini ve fiili haciz ve muhafaza talep ettiğini, haricen tahsil edilen bedelin müvekkilin mahsup edilecek başkaca borcu olmamasına rağmen dosyaya bildirilmediğini ve haciz baskısıyla fazladan para tahsil edilmeye çalışıldığını, yapılan ödemeler sonucunda Protokol'ün 4. Maddesindeki şartların gerçekleşmesi için bir sebep bulunmadığını ve davalının mahsup edebileceği başkaca muaccel bir borcun bulunmadığını, dolayısıyla İİK m. 72/3 uyarınca ihtiyati tedbir konulması ile birlikte takibe konu senetler yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu gerçeğe aykırı iddialarının ve haksız taleplerinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu ve davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, protokol'ün 5. Maddesine göre davacı tarafın protokole aykırı davrandığı takdirde protokole konu çeklerin müvekkilinin başkaca alacaklarına mahsuben verilmiş sayılacağını ve ayrıca icra takibine konu yapılacağını kabul ettiğini, bu çeklerin dava konusu icra dosyasına mahsuben verildiğine dair dava açmayacakları ile ilgili açık taahhütleri ve feragatleri bulunduğundan aktif husumet yetkilerinin bulunmadığını, protokol hükümlerine göre müvekkiline verilen iki adet çekin dava konusu icra dosyası borcuna mahsup edilmesinin belli koşullara bağlandığını ve müvekkili ile davacılar arasında müvekkilinin vekili ve davacının vekili tarafından düzenlenip imzalanan protokolün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi gereğince İİK. m. 35 anlamında ilam niteliğinde olduğunu, ilam niteliğindeki protokolde “mevcut icra dosyası dışındaki alacaklarına mahsuben verilmiş sayılacağı” hususunun üç kez tekrar edildiğini, protokolü imzalayan davacı şirketlerin alelade şirketler olmayıp taraflardan ... A.Ş.'nin halka açık ve SPK tarafından denetlenen bir şirket olduğunu ve yönetim kurulu başkanı ve diğer pek çok şirketin yönetiminde olan ...'ın TTK'da öngörülen basiretli tacir kavramından kat kat daha fazla basiretli davranması gereken bir kişi olduğundan, protokolün haciz baskısıyla imzalandığı ve imza yetkilisi ...'ın iradesinin mahsulü olmadığı iddiasının yaşamın olağan akışına açıkça ters düşeceğini, ilam hükmündeki protokolün 4. maddesi ile davacının avukatı huzurunda açık ve net beyanda bulunarak müvekkiline icra dosyası dışında başkaca borçları olduğunu açıkça kabul ettiğini, müvekkiline davacılar tarafından mevcut diğer borçlarını ödemek amacıyla başkaca çekler verildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... sor. Sayılı dosyasında da başka alacaklarının bulunduğunun anlaşılabileceğini ve dolayısıyla bu hususların da başkaca alacakların bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu, dolayısıyla açıklamaları ve açık deliller karşısında, davacıların haksız ve yersiz ihtiyati hacze itirazlarının reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER;

Davacılar vekili delil olarak ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyanın kapak hesabını taraflar arasındaki 28.06.2016 tarihli protokol fotokopisi ile 14.7.2016 tarihli 700.000.TL lik 22.7.2016 tarihli 600.000.TL lik çeklerin fotokopilerini 700.000.-lik çekin ödendiğine dair banka yazıları ile 25.07.2016 tarihinde icra müdürlüğü hesabına yatırılan 510.316,68. TL hesaptan eft dekontu fotokopisi ile ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının infazen kapatıldığına dair yazı fotokopisi sunduğu, dava yanca ise İcra Müdürlüğüne yapılan 01.08.2016 tarihli beyan, 27.06.2016 tarihli beyan 25.07.2016 tarihli tahsilat makbuzu, 28.06.2016 tarihli protokol fotokopilerinin sunulduğu görülmüştür. Ayrıca davalı şirketin ticaret sicil kayıtları mahkememiz dosyasına celp edilmiş, .... İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyası, .... İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... esas sayılı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... esas sayılı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... esas sayılı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... esas sayılı, ... ... Ceza Mahkemesi' nin ... esas sayılı, ... CBS' nin ... soruşturma sayılı dosyasının, ... CBS' nin ... soruşturma sayılı dosyasının, İstanbul CBS' nin ... soruşturma sayılı dosyasının ve bu dosyalarda düzenlenen iddianameler ile açılan Spk ya muhalefete ilişkin ceza dosyalarının birleştiği .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ...esas sayılı dosyalarının bir örneği uyap üzerinden gönderilmiş, .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı ve ... esas sayılı dosyaları uyap üzerinden mahkememiz dosyasına eklenmek suretiyle incelenmiştir.

Mahkememizce 07/10/2016 tarihli ara karar ile davacının davalıya borçlu olmadığı iddiası ile davalının ödemenin protokol hükümlerine göre icra dosya alacağını mahsup ödeme olmadığı iddialarının yargılamayı gerektirdiği ve dava konusu edilen ve icra dosyasına yatırılan çek bedeli bulunmadığı gerekçeleri ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi Dosya No:2016/106 Esas; Karar No:2016/99 sayılı kararı ile "Protokol gereği verilen çeklerden 700.000.-TL bedelli olanın gününde ödendiği, 600.000.-TL bedelli olanın gününde ödenmediği dosya içeriğinden ve dava dilekçesinin 2.sayfasının e bendinde davacı vekilinin beyanından açıkca anlaşılmaktadır. Protokolün yukarıda anlıan maddelerinde de düzenlendiği üzere çeklerin her ikiside gününde ödenmiş olsa idi, davaya konu icra dosyasına mahsup edilecekti. Ancak çeklerden bir tanesi gününde ödenmediği için davalı yanın anılan protokol gereği söz konusu ödemeleri icra dosyasına mahsup zorunluluğu bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacı vekilinin isitinaf talebi yerinde görülmeyerek" gerekçesiyle istinaf talebini reddetmiştir.

Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 26/04/2018 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Taraflar arasında yapılan 28.06.2016 tarihli protokol hükümlerine göre keşide edilen çeklerden 600.000 TL'lik çekin karşılıksız kalması sonucu 700.000TL'lik çekin ilgili icra dosyasına mahsup edilmemesinin başka borçların varlığına bağlı olduğu açıkça görülmektedir. Davacının 700.000 TL'lik çekin mahsup edilmesini varsayarak yapmış olduğu 510.316,68-TLlik kalan bakiye ödemesi ve bunun davalı tarafından kabul edilmesi sonucu icra dosyasına göre 700.000 TL/lik bir kısımda uyuşmazlık söz konusu olmuştur. Bu bedel de 14.07.2016 tarihli çek bedeline eş değerdir. Her ne kadar taraflar arasındaki ticari ilişkiler sonucu başka borçların varlığı iddia edilse de dosya muhteviyatında böyle muaccel bir alacak bulunmadığından, mahsup edilmeyecek hükmünün şartları yerine gelmiş olsa dahi mahsup edilecek başka bir borç gözükmediğinden, ilgili icra dosyasıyla 700.000 TL'lik takibe devam edilmesi aynı borcun iki defa ödenmesi anlamına geleceğinden, davacının borçlu olmadığı" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce verilen 02/10/2018 tarihli ara karar gereğince davalının itirazlarının değerlendirilmesi bakımından bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 21/03/2019 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında; "Dava dosyası ve ekinde mevcut İcra dosyalarının muhteviyatı belgeler üzerinde yapılan incelemelere göre ; Davacılar ... A.Ş. ve ... ... A.Ş.'yi temsilen ... ile davalı ... arasında 28.06.2016 tarihinde PROTOKOL imzalandığı, Bu protokole istinaden Müdürlüğünün dosyası ile yapılan icra dosyasına mahsyben borçlulardan ... A.Ş. tarafından ...'na her biri ... ... A.Ş. lehine yazılmış ve bu şirketin cirosunu havi her ikisi de ... nolu hesabına keşide edilmiş İstanbul keşide yerli 14.07.2016 keşide tarihli ve ... çek nolu 700.000,00 TL'lık ve İstanbul keşide yerli 22.07.2016 keşide tarihli ve ... çek nolu 600.000,00 TL'lık 2 adet çek verildiği, taraflar arasında imzalanmış Protokol'den; 2. Maddesinde: İşbu çek bedelleri keşide tarihlerinde ödendiği takdirde icra dosyasına mahsup edilecek 3. maddesinde :Merkur çeklerin alınması icra dasyasmın kapatılması anlamına gelmeyeceği gibi işbu çeklerden herhangi birisinin keşide tarihinde ödenmemesi halinde icra dosyasına kaldığı yerden aynen devam edilecektir. 4. maddesinde : Yine bu çeklerden herhangi birisinin keşide tarihinde ödenmemesi halinde, işbu çekler artık tera dosyasına mahsuberi sayılmayacak, ... A.Ş. ve ... Sanyi A.Ş.'nin ...'na olan başkaca borçlarına sayılarak ....lera Madürlüğünlün ... Esas sayılı dasyası dışında ve ayrıca icra takibine konu edilecektir. maddesinde Yani çeklerin keşide tarihlerinde ödenmemesi halinde ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ileyan ile bir ilgisi kalmayacak, çekler ...'nun dera takibi konusu dışındaki aladaklarına mahsuben verilmiş sayılacak işbu çeklerle ilgili ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına mahsuben verildiği iddiası ile takibin taliki veya durdurulması, yu du icra dosyası borcumun ödendiği yönünde davalar açılmayacaktır. 6. maddesinde : Bunun sonucu da ... tarafından işbu çekler ayrı bir talep konusu yapılacak ve bu korda yapılacak lord takibine ... A.Ş. Ve ... ... A.Ş. tarafından hiçbir itirazda bulunulmayacaktır. Hükümlerinin yer aldığı, Davacı tarafça dilekçe ekinde sunulan Yeminli Mali Müşavir ... tarafindan davacılar ile davalılar arasındaki ticari ilişki ve bakiye tespiti ile ilgili olarak tanzim edilmiş “Özel Amaçlı Rapor” da; davacı ... Holdinge A.Ş.'nin davalıya borcu veya alacağı olmadığı, davacı ... ... A.Ş.'nin ise davalı ... ...'dan 4(465.445,87 TL alacaklı olduğu, 4.465.445,87 TL tutara davalmın faiz veya komisyon alacağının! dahil olmadığının belirtildiği ve sunulan cari hesap ekstrelerinin incelenmesinde de taraflar arasında para alım ve ödemesine ilişkin kayıtların olduğunun anlaşıldığı, Davacı tarafça dava dosyasına sunuları Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu (... Ölçekli Mükellefler Ürup Başkanlığı) Müfettişi ... tarafından” tanzim edilmiş “... ... hakkında Tefecilik Suçu Tespiti konulu Vergi Tekniği Raporu ve “Görüş vo Öneri Rapdru (Suç Duyurusu Raporu)'nda davalı ...'nun ödünç para vererek 2014 ve 2015 yılında “Tefecilik” faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, Davacılar ... A.Ş. ve ... ... A.Ş.'yi temsilen ... ile davalı ... arasında 28.06.2016 tarihinde imzalanan protokole konu olan ve ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılar icra dosyasına mahsuben verilen çeklerden; 22.07.2016 keşide tarihli ve ... çek nolu 600.000,00 TL'lık çekin 22.07.2016 tarihinde karşılıksız olması sebebi ile .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 25.07.2016 tarihinde icrâ takibi yapıldığı, icra dosyasına 29.07.2016 tarihinde 599.200,00TL. ödeme yapıldığı, kapak hesabına göre 134.243,24 TL. bakiye alacak kaldığı,* Dava konusu olan İstanbul keşide yerli 14.07.2016 keşide tarihli ve ... çek nolu 700.000,00 TL'lık çekin gününde 14,07.2016 tarihinde ödendiği, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında :700.000,00 TL.lık çekin ödenmesinden sonra kapak hesabma göre 510.316,68 TL. borç bakiyesi kaldığı, kalan borç bakiyesinin de 25.07.2016 tarihinde ödendiği, Davacılar tarafından ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 700.000,00 TLlık çekin ödenmesi sebebi ile bu tutarın takip dosyasındaki borca mahsup edileceği varsayımı ile bakiye kalan 510.316,68 TL.lık kısmında ödenmiş olduğu, ancak davalı tarafından 700.000,00 TLık senedin ödemesinin icra dosyasına mahsubu konusun tarafların arasındaki ihtilafın dolayısı ile davanın kanusnu oluşturduğu, “Tüm bu bilgiler ışığında davacılar ile davalı arasında dava konunu çek dışında da para alınıp ödenmesi ile ilgili bir ilişkinin var olduğu, ancak dava ve ekinde sunuları icra dosyalarında mevcut bölgelere, davacı kayıtları ile İlgili rapora ve sunular hesap ekstrelerine göre davacıların davalıya muaccel hale gelmiş, ödenmemiş bir borcun bulunmadığı, Taraflar arasında imzalanmış protpkol hükümlerinin değerlendirilmesi hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden Sayırı Mahkemenizin takdirlerinde olmak üzüre; Protokole konu olan ve ....fcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan icra dosyasına mahsuben veriler: çeklerden; 22.07.2016 keşide tarihli ve ... çek nolu 600.000,00 TL'lık çekin 22.07.2016 tarihinde karşılıksız olması sebebi ile .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 25.07.2016 tarihinde yapılan icra takitünin dolayısı ile bu icra dosyasına 29.07.2016 tarihinde ödenen 599.200,00TL. ödemenin de ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına sayılmayıp, belgelere göre de başklca muaccel hale gelmiş bir borç almadığından ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasma en son 510.316,68 TL ödenmesi ile de dosyadaki belgelere göre ayrıca bir ödeme yapıldığının anlaşıldığı, Protokol hültümlerinin değerlendirilmesi Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olmak üzere mevcut belgelere göre davacıların davalıya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası kapsamında yer alan çekler nedeniyle borçlu olmadıkları" görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizce verilen 05/12/2019 tarihli ara karar gereğince davalının itirazlarının değerlendirilmesi ve ayrıca protokolün incelenmesi bakımından bilirkişi heyetine nitelikli hesaplama uzmanı eklenmek suretiyle bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 18/12/2020 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında; "davalı Protokol gereği, davacının başkaca borçlarının olduğunu iddia etmişse de dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere, davalı, alacaklı olduğunu iddia ettiği alacak için ispat yükünün gereğini yerine getirmediğinden, davacılardan başkaca alacağının olmadığı, davacıların yaptığı ödemeler ile .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyadaki borçlarını ödediği" yönünde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizin önceki heyeti tarafından bir kök, iki ek rapor alınmış olup her ne kadar bilirkişi raporlarında "davacıların yaptığı ödemeler ile .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyadaki borçlarını ödediği" yönünde görüş bildirilmiş ise de bilirkişilerin görüşleri hukuki nitelendirmeye ilişkin olup bu husus mahkememize ait olduğundan bilirkişi raporlarına itibar edilmemiştir.

Dava devam ederken davacı ... A.Ş.' nin ... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyasında 27/112019 tarihinde iflasına karar verilmiştir. İflas işlemleri .... İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası üzerinden adi tasfiye usulü ile yürütüldüğünden İİK 194 maddesi gereğince durdurma kararı verilerek 2. Alacaklılar toplantısı beklenmiş, toplantı sonrası masaya atanan vekilin davayı takip etmesi üzerine dava sonuçlandırılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Davacılar vekili, davalının müvekkili aleyhine 5 adet bonoya dayalı olarak ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, dosya borcu için gerek haricen gerekse taraflar arasında düzenlenen protokol uyarınca verilen çeklerin ödenmesi suretiyle borcun sona erdiğini ancak davalının hiç ödeme yapılmamış gibi takibe devam ettiğini belirterek anılan dosya nedeniyle müvekkilerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili ise, davacılar tarafından protokol kapsamında verilen çeklerden 600.000.-TL bedelli olanının keşide tarihinde karşılıksız çıktığını, çekin keşide tarihinde ödenmemesi nedeniyle protokolün 3, 4 ve 5. maddeleri uyarınca icra dosyasına mahsup edilmeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

Alacaklı davalı tarafından davacı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 5 adet senede dayalı olarak takip başlatıldığı; davalı tarafça haricen yapılan tahsilatların icra dosyasına bildirildiği ve bakiye kısım yönünden taraflar arasında 28/06/2016 tarihli bir protokol düzenlendiği görülmüştür.

Taraflar arasındaki 28/06/2016 tarihli protokolün 1.maddesinde 14/07/2016 tarihli 700.000.-TL lik ve 600.000.-TL lik çeklerin davaya konu ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına mahsuben verildiği, 2.maddesinde iş bu çek bedellerinin keşide tarihlerinde ödendiği takdirde icra dosyasına mahsup edileceği, 3.maddesinde çeklerin alınmasının icra dosyasının kapatılması anlamına gelmeyeceği, 4.maddesinde çeklerden herhangi biririsin keşide tarihinde ödenmemesi halinde iş bu çeklerin icra dosyasına mahsup sayılmayacağı davacıların başkaca borçlarına sayılarak bir başka dosyada icra takibine konu edileceği, 5.maddesinde ise çeklerin keşide tarihlerinde ödenmemesi halinde dava konusu icra dosyası ile bir ilgisinin kalmayacağı ve çeklerin davaya konu icra dosyasına mahsuben verildiği iddiası ile ya da icra dosyası borcunun ödendiği yönünde davalar açılmayacağının hüküm altına alındığı ve protokolün tarafların kabulünde olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu çeklerden 14/07/2016 tarihli ve 700.000.-TL bedelli olan çekin aynı tarihte ödendiği, dosyaya sunulan banka yazısından anlaşılmaktadır. 22/07/2016 tarihli 600.000.-TL lik çekin ise 22/07/2016 tarihinde bankaya ibraz edildiği, ancak çek bedelinin ödenmediği, karşılıksız işlemi yapıldığı anılan çekin dosyadaki fotokopisinden anlaşılmıştır.

14/07/2016 keşide tarihli, ... çek nolu 700.000 TL'lik çekin gününde tahsil edilmesi üzerine, .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında 700.000 TL düşüldükten sonra 510.316,68 TL bakiye borç miktarı kalığı, kalan borç bakiyesinin ise davacılar tarafından 25/07/2016 tarihinde ödendiği görülmüştür.

Davacı taraf .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası borcunun tamamını ödediğini, buna karşılık davalı taraf ise bahsi yapılan çeklerden birisinin karşılıksız çıkması nedeniyle, -protokolde kararlaştırıldığı üzere- bu çeklerin icra dosyasının borcu için ödenmiş sayılmayacağını, bu çeklerin davalının icra dosyası dışındaki alacaklarına mahsup edildiğini iddia etmiştir. Bu hususlar karşısında, protokolün ve protokol hükümlerinin somut olay bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davalı ... ile davacılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. arasında imzalanmış olan 28/06/2016 tarihli protokol, davalının vekili Av. ... ile davacının vekili Av. .. tarafından imzalanmakla 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi gereğince İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesi anlamında ilam niteliğindedir. İlam niteliğindeki mezkur protokolde ''çeklerden herhangi birisinin keşide tarihinde ödenmemesi halinde artık bu çeklerin icra dosyasına mahsuben sayılmayacağı ve davacılar ... A.Ş. İle ... A.Ş.'nin müvekkilim ...'na olan mevcut icra dosyası dışındaki diğer borçlarına ya da başka deyişle müvekkilim ...'nun davacılar ... A.Ş. ile ... A.Ş.'den olan mevcut icra dosyası dışındaki alacaklarına mahsuben verilmiş sayılacağı ve ayrıca ayrı bir icra takibine konu edileceği'' tam üç kez tekrar edilmiş ve ''davacılar tarafından ödenmeyen çekin/çeklerin ayrıca icra takip konusu yapılması halinde yeni yapılan takibe konu çek/çeklerle ilgili icra dosyasına mahsuben verildiği iddiası ile takibin taliki veya durdurulması ya da mevcut icra dosyası borcunun ödendiği yönünde dava açılmayacağı, ayrıca yeni takip konusu yapılan çek/çeklerle ilgili yeni icra takibine hiç bir itirazda bulunulmayacağı'' iki kez tekrar edilmiştir. Protokoldeki bu açık hükümler karşısında; 22/07/2016 tarihli 600.000TL.lık çekin davacılar tarafından keşide tarihinde karşılığının ödenmemesi nedeniyle, protokol ile verilen çekler dava konusu icra dosyası borcuna mahsup edilmemiştir.

Şöyle ki; davacılar tacir olup imzaladıkları protokolün anlam ve sonucunu kavrayabilecek hususunda kuşku bulunmamaktadır. Çeklerden herhangi birisinin keşide tarihinde ödenmemesi halinde artık bu çeklerin icra dosyasına mahsuben sayılmayacağı hususu protokolde tam üç kez tekrar edilmiştir. Taraf iradelerinin ve sözleşme özgürlüğünün esas olduğu, ticari yaşam kurallarına aykırı düşmemekle birlikte davacı yanın, davalı ile aralarında yüklü alacak verecek ilişkisi bulunmasına, protokol öncesine dayalı aralarında takip ve ceza dosyaları bulunmasına rağmen davalı tarafça başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibi durdurmak için eldeki protokolü yaptığı, protokolün geçersizliğini ileri sürmenin TMK 2. Maddesine uygun olmadığı değerlendirilmiştir.

Protokolü davacılar adına imzalayan kişi bu şirketlerin Yönetim Kurulu Başkanı ...'dır. Davacılar bu protokolü haciz baskısı altında müzayaka halinde imzalamak zorunda kaldıklarını beyan etmişler ise de halka açık bir şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olan ... avukatı huzurunda imzaladığı protokolle ilgili haciz baskısı altında imzalanmış olduğu şeklindeki iddiası yaşamın olağan akışına uygun olmadığı gibi yerleşik içtihatlar gereği haciz baskısı müzayaka hali olarak değerlendirilemeyeceğinden, davacıların bu iddialarına itibar olunmamıştır.

Her ne kadar davacı tarafça bir kısım dosyalar bildirilerek bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de taraflar arasında çok sayıda ceza ve hukuk dosyası bulunduğu, protokol hükümleri dikkate alındığında bakiye alacağın olup olmadığı davanın konusu olmayıp, bu nedenle bekletici mesele yapılması talepleri yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacının takibin durdurulmasına ilişkin tedbir talebi reddedilmiş olup, yasal şartlar oluşmadığından İİK 72/4 maddesi gereğince davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Davacının takibin durdurulmasına ilişkin tedbir talebi reddedilmiş olup, yasal şartlar oluşmadığından İİK 72/4 maddesi gereğince davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcından peşin alınan 11.954,25‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 11.526,65‬‬ TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,

  4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 104.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

  5. Davalı tarafından yapılan 2.265,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

  6. Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, davalı vekilinin yüzüne (e-duruşma ile), Davacı ... vekili ve İflas İdaresi vekili yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/06/2024

Başkan ...

e- imza

Üye ...

e- imza

Üye ...

e- imza

Katip ...

e- imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbuldelillerTARİHİ08/08/2016protokolhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim