İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/842 E. 2024/345 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/842
2024/345
28 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/842
KARAR NO :2024/345
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:28/12/2023
KARAR TARİHİ:28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkiller ... ve ... 29/01/2003 tarihinde .... Sirkeci şubesinde ... ve ... müşteri numaraları ile vadeli EURO hesabı açtıklarını, 2007 tarihine kadar değişik zamanlarda hesap hareketleri yapılmış ancak daha sonra müvekkillerinin Almanya'da yaşadıklarından ötürü herhangi bir hesap işleminde bulunmadıklarını, Müvekkillerin Almanya'daki güncel adresleri davalı bankada mevcut olduğunu, 2007 yılı ve 2017 yılları arasında herhangi bir hesap hareketi olmamasından ötürü mevzuat gereği hesapta bulunan para ...'na devredildiğini, müvekkillerinin yatırmış oldukları paranın belli bir süre sonra ellerinden alınıp ...'ye devredilmesi hakkaniyete aykırı bir durum olduğunu, bankanın bu süre dolmadan ilgili kişilere bu durumu bildirmesi yasal bir yükümlülük olduğunu, konu ile ilgili olarak müvekkillerine veya adreslerine ulaşan herhangi bir ihbar ya da bildirim bulunmadığını, müvekkillerine başka bankalarda bulunan ( ... Bankası, ... ) hesaplarına ilişkin her türlü tebliğ posta yoluyla ellerine ulaştığını ve gerekli işlemleri yapmaları sağlandığını, bu duruma ilişkin ilgili bankalara müzekkere yazılarak yapılan tebligatların ulaştığını, ancak böyle bir uygulamanın ... tarafından müvekkillere sağlanmadığını, Müvekkillerine davalı banka tarafından yapılan tebligatların akıbeti sorulmadan, tebligatın ulaşıp ulaşılmadığı sorgulanmadan mevcut hesaplardaki paralar ...'ye devredildiğini, müvekkillerinin mülkiyetinde bulunan paraların ...'ye devredilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, aktarılan paraların yasal faizi ile birlikte taraflarına verilmesi için söz konusu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, müvekkillerinin hesaplarında bulunan ve daha sonra ...'ye devredilen paraların (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 EURO) merkez bankasının mevzuattaki güncel kur üzerinden ve yasal faizi ile birlikte iadesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, hesap devri mevzuattaki yükümlülüklere uygun şekilde gerçekleştirildiğini, dava tarafından zamanaşımın kesen herhangi bir işlem veya talep bulunmadığını bu sebeple de bahse konu hesabın açılış tarihinde yürürlükte olan 5411 sayılı bankacılık kanunun 62. Mad. Göre 10 yıllık mevduat zamanaşımı süresi ve sonrasında dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı bankanın yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, ancak bu hususta davacı tarafından herhangi olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapılmadığını,yabancı para alacakları üzerinden açılan davalarda faizin karar tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini, faizin amacı ülke parasının kıymetini ve buna paralel olarak alım gücünü enflasyona karşı koruduğunu, Dolar ve Euro gibi sınır ötesi piyasalara yön verme gücü olan yabancı para birimleri ise enflasyon ile paralel yönlü bir alışveriş içerisinde olduğunu, artan enflasyon ülke parasının kıymetinin azalmasına sebep olurken azalan bu kıymet Dolar ve Euro karşısında da ülke parasının değersizleşmesi anlamına geldiğini, faizin bu noktadaki asli amacı ise enflasyon ile ve aslında Dolar ve Euro gibi yabancı para birimleri ile ülke parası arasında açılan makası kapattığını, hal böyleyken işbu davayı yabancı para birimi üzerinden açan davacı yönünden, kabul anlamına gelmemekle birlikte yabancı para üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi halinde, bir de söz konusu tutara hüküm tarihine kadar faiz işletilmesi demek söz konusu paranın mükerrer şekilde değerlenmesi ve haksız kazanca sebebiyet vermesi demektir. İzah olunan sebeplerle, faize hükmedilecek olduğu durumda bu ancak karar tarihinden itibaren mümkün olabileceğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama harç ve giderlerinin davacılar üzerine bırakılmasını talep etmişlerdir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre:Dava, davalı banka nezdinde açılan mevduat hesabının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle ...'ye devredilmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 142. maddesinde "Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesince bakılır. O yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemelerinde görülür" düzenlemesi vardır.
Ancak, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2.maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, davacıların mevduat hesabındaki paranın bilgisi ve izni dışında ...'ye aktarılmasından kaynaklanmakta olup; dava, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Davacıların hesabının bireysel hesap olduğu anlaşılmıştır. Hesabın mesleki faaliyet kapsamında kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır. Bu sebeple somut uyuşmazlığın 6502 sayılı Yasa kapsamında bir uyuşmazlık olduğu ve davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE; HMK 114/1. c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden görevsizlik sebebiyle REDDİNE;
-
Mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK 20 madde gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
-
Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra taleple bulunulması halinde mahkememizce davacının açılmamış sayılacağına dair karar verileceğinin ihtarına,
-
HMK 331 maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
-
Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27