İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/734 E. 2024/310 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/734
2024/310
15 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2018/734 Esas
KARAR NO:2024/310
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:10/08/2018
KARAR TARİHİ:15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ... ... ... A.Ş. ile diğer davacı ...Ş.'nin bünyesinde yer alan ve gıda sektöründe faaliyet gösteren, pide üzerine restaurant zinciri bulunan bir anonim ortaklık olduğunu, Davacı şirketin sahibi olduğu pide restaurantlarının ismi ... olup, ... markası ile şekil ve ... ... şekil, ... ...'un dâhil olduğu ... Holding adına tescil edildiğini, söz konusu marka ve şekiller, ... ...'un üç ayrı yerdeki şubesinde kurulan restaurantlarında kullanıldığını, anılan şubelerin: ... Mahallesi, Cevdetpaşa Caddesi, No: 61/B, ..../... adresinde ... ... Şubesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No: 30/E, ... Apartmanı, .../İSTANBUL adresinde ... ... Şubesi, ... Mahallesi, ... 1 Sokak, ... ..., No: 2/280, .../... adresinde ... ... Şubesi olduğunu, ... ... Şubesi, davalılardan o dönemde ... Holding'in mali müşaviri ve aynı zamanda ... ...'un yetkili müdürü olan ...ʼnın talimatı doğrultusunda kapatıldığını, kapanışın 25.05.2018 tarihli ve 9586 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 398. sayfasında ilan edildiğini, Davalılardan ...’nın davacı şirketlerin önceki mali müşaviri olduğunu, ... ile davacı şirketler arasında, herhangi bir yazılı sözleşme bulunmasa dahi şifahi olarak kurulan sözleşmenin mevcut olduğunu, ...'nın mali müşavirlik hizmetlerini yerine getirebilmesi için ...'ya çeşitli vekâletnameler verildiğini ve ...'nın da müvekkili şirketlere, çeşitli serbest meslek makbuzları düzenlediğini, ... ile davacı şirketler arasındaki mali müşavirlik hizmetlerini konu edinen sözleşme ilişkisinin mevcut olduğunu ortaya koyduğunu, mali müşavirlik hizmetlerini konu edinen sözleşme, vekâlet sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davanın tarafınca kazanılması halinde TTK M. 59 uyarınca gideri davalılardan alınmak suretiyle hükmün, tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilan edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının, dava dilekçesindeki iddialarının tamamının gerçeğe aykırı beyanlar olduğunu, Davalı şirketin, davacı şirketten çok önce kurulmuş ve faaliyetlerine kurulduğu günden beri devam ettiğini, Davalı Müvekkili şirketin hissedarı ..., ... ... Gıda Üretim ve Hizmetleri A.Ş.’nin eski imza yetkilisi ...'nün şirketten ayrılması üzerine davacı şirketin ricası üzerine geçici olarak imza yetkilisi yapılmış ancak bahse konu şirket adına hiçbir işleme imza atmadığını, Müvekkil şirketin diğer hissedarı ... da ve davacı şirket adına hiçbir tasarrufta bulunmadığını, Davacı şirkete ait zikredilen ... Şubesinin diğer şubeleri gibi zarar etmesi nedeniyle davacı şirketin kararı doğrultusunda kapatıldığını, bu duruma ...ʼnın hiçbir dahli olmadığını, davacı şirketin tek hissedarı olan kişi tarafından ... Şubesi'nin kapatıldığını, onun talimatı doğrultusunda davalı ... bahse konu maili gönderdiğini, Davacı şirkete ait şubenin zarar ettiği ticari defter incelemesi sonucu ortaya çıkacağını, Davacı şirket yetkilisi ... şubesi mal sahibini defalarca şubenin kapatılacağı hususunda aramış ve sonuçta davacı şirketin kararı doğrultusunda şubenin kapatıldığını, Bu konuda tanıkların da olayın doğruluğunu teyid edeceğini, Davacı şirkete ait şube kapatıldıktan sonra şubenin mülk sahibi başka bir marka adı altında restaurant olarak devam etmek istemiş ve dava dışı ... ...'e bu teklifi sunduğunu, Bir süre şubenin mülk sahibi işletmeye ortak olmuş ancak daha sonra ayrıldığını, davalı şirketin tescilli markası olan "... ..." nin belirtilen restaurantta satışa sunulmasından öte davalı müvekkillerinin işletme ile bir ilgisinin bulunmadığını, Davacının iddia ettiği gibi kendisi adına tescilli marka yahut benzer ürünler davalılar tarafından kullanılmadığını, Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu menü ve diğer çıktıların nereden temin edildiği belli olmadığı gibi bu hususta bir tespitin de olmadığını, İşletmenin ilk açıldığı tarihte kabul anlamına gelmemekle birlikte böyle bir yanlışlık yapılmış olma ihtimali olsa bile şu anda böyle bir durum söz konusu olmadığını, Mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle ve fazlaya ilişkin her türlü hakkının saklı kalmak kaydıyla; Davacının hukuki mesnetten yoksun tedbir ve tüm talep ve huzurdaki davasının reddi ile vekalet ücreti ve mahkeme masraflarının davacıya tahmiline karar verilmesinin talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; haksız rekabet ve rekabet yasağına ayrılık nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu görüldü.
DELİLLER;
.... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyasının uyap kayıtları celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 13/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dosya içerisinde bulunan e-posta yazışmalarının tarihsel sıralamasına ve yazışma içeriklerine bakıldığında, bu durum ... Firmasının başlangıçta davacı ... ile çalışmak için Davalı ... ile iletişime geçildiği, Davalı ...'nın da davacı şirketin adını kullanarak bu durumu kendi lehine çevirerek ...'i, ...'ya ve kendisine ait olan ... Şirketi'ne yönlendirdiği sonucuna varılabileceği;Dava dışı ... ... in ihtilaf konusu dönemde hangi şirkette çalıştığını gösterir belgenin dosya münderecatında bulunmadığı; .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde görülmekte olan ... E. sayılı dosya çerçevesinde; ...'nin davacı, ... ... ile ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise davalı sıfatına sahip olduğu; dava konusunun Marka hakkına tecavüz olduğu; dosya içerisinde bulunan bilirkişi heyet raporunun sonuç bölümünde Davalı tarafından işyerinde ve internet ortamında kullandığı menülerinde "... SPECİAL" ibarelerine yemek ismi olarak yer vermesinin davacı tarafın marka haklarını ihlal ettiği kanaatine ulaşıldığı; Davacı vekilinin maddi tazminat talebi ile ilgili olarak dava dilekçesinde belirttiği maddi zararların TTK m 56/f.1 hükmünün son cümlesine uygun olarak davalıların elde etmesi mümkün görülen menfaatleri şeklinde tanzim edilmesinin talep edildiği; ancak Davacının talep ettiği maddi zarar ile ilgili tespitin dosya kapsamından yapılmasının mümkün olmadığı, buna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında yer almadığı, Sayın Mahkemenin haksız rekabetin ve rekabet yasağına aykırılık nedeniyle davacının maddi zararı olduğu yönünde hüküm kurması halinde, maddi zararın tespitinin: ... ... ... Şubesi'nin kapanmadan önceki kar/ zarar bilgisinin, ... ... ... Subesi'nin kapanış tarihinden itibaren yerine açılan "..." isimli restourantın dava tarihine kadar olan kar/zarar bilgisinin, Davalıların ortağı olduğu şirketler ile Çinli e-ticaret firması ... firması arasında ... ile ... ihracatının yapılıp yapılmadığına dair T.C. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nden bilgi alınabileceği, yapılmış ise işbu gümrük çıkış beyannamelerinin dosyaya sunulması durumunda mümkün bulunduğu; ... Ltd'nin Haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen fiilleri ile ilgili olarak: ... ile ...'nin menülerinde “... ...” yemeği bakımından yemeğin görseli ve ismi- bakımlarından bir benzerlik bulunduğu ve haksız rekabetin mevcut olduğu; ... Şubesinin kapanışına ilişkin dosya içerisinde 8.5.2018 tarihli Yönetim Kurulu Kararı'nın metni bulunmamakla birlikte; Şube kapanışına ilişkin terkinin 25 Mayıs 2018 tarih ve 9586 sayılı TTSG'de yayınlandığı, ilan metninde terkine delil olan belge olarak .... Noterliği'nin 8.5.2018 tarih 4124 sayı ile tasdikli 8.5.2018 tarihli ... sayılı yönetim kurulu kararının gösterildiği; dolayısıyla ... Şubesinin kapatılmasına Yönetim Kurulu tarafından 8.5.2018 tarihinde karar verildiği hususunun anlaşıldığı; dolayısıyla bu fiil bakımından haksız rekabetin tespit edilemediği; İş/işletme sırlarının ele geçirilmesi iddiası ile ilgili olarak; davacılar vekili tarafından somut olarak hangi üretim/iş/işletme sırrının ele geçirildiği hususunun izah ve ispat edilmesi gerektiği; bu kapsanıda menülerin benzerliğinin tek başına üretim/iş fişletme sırlarının ele geçirilmesi, ifşa edilmesi anlamına gelmediği; Aynı adreste, aynı menülerle, aynı faaliyetin gerçekleştirilmesinin TIK m.55/1-c çerçevesinde başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma anlamına gelmeyeceği; dava konusu olay bakımından somut olarak hangi iş ürününden yetkisiz yararlanıldığı hususunun izah ve ispat edilmesi gerektiği; ... ve ...'ya yönelik iddialar hakkında:TTK m.55/c,d hükümlerine göre haksız rekabet iddiası ile ilgili olarak, somut olarak hangi iş ürünleri ve sırlarının haksız rekabete konu olduğu hususunun izah ve ispat edilmesi gerektiği; Dosya içerisinde bulunan e-posta yazışmalarının tarihsel sıralamasına ve yazışma içeriklerine bakıldığında, bu durum ... Firmasının başlangıçta davacı ... ile çalışmak için Davalı ... ile iletişime geçildiği, Davalı ...'nın da davacı şirketin adını kullanarak bu durumu kendi lehine çevirerek ..., ...'ya ve kendisine ait olan ... Şirketi'ne yönlendirdiği sonucuna varılabileceği; bu yönlendirmenin vekalet sözleşmesine aykırılık olarak nitelendirilebileceği (TBK m. 506); ...'nın Davacı şirketlerden ... ... Gıda Üretim ve Hizmetleri AŞ'de çalıştığı ve fakat aynı zamanda ... ait ... uzantılı mail eposta adresini kullandığı; bu durumun ... ... ... AŞ ile arasındaki iş aktinc aykırılık olarak nitelendirilebilirse de, bu hususun iş bu davanın konusu olmadığı; Davacı şirketin adına tescilli “... ...” .... markasının kendi ürünüymüş gibi tanıtması ve ihracat yapması girişiminde bulunulduğu iddiası ilc ilgili olarak; ... tarafından ... Ticaret Ofisi'ne gönderilen e-posta'da ABD'nin batı yakasına ... ve ... yağı ihraç etmek istedikleri ifade edildiği; ...'in çalıştığı şirket olarak ... ... Co göründüğü; ayrıca www. ... adresinin de e-posta'da verildiği; e-posta'nın bir n olarak incelendiğinde, anatoliannatural.com internet sitesinin kendilerine aitmiş gibi intiba uyanıp uyanmadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; Sayın Mahkeme'nin internet sitesinin kendilerine aitmiş gibi intiba yaratıldığı sonucuna ulaşması durumunda TTK m.55/1-a-2 uyarınca haksız rekabetin mevcut olacağı; ...'nın rekabet yasağını ihlal ettiği hususundaki iddialar bakımından: ...'nın ... ...'da yönetim kurulu üyesi seçilmesi esnasında, ... Ltd Şti'de temsil yetkisi bulunduğu bilinip bilinmediği hususu veya seçim kararında TTK m.396 çerçevesinde izin verilmiş olup olmadığının anlaşılamadığı; ...'nın ... Ltd Şti'nin sıfatının bilinmediği varsayımında veya yönetim kurulu üye seçimi kararında TTK m.396 uyarınca izin verilmediği varsayımında, ...'nın TTK m.396 çerçevesinde rekabet yasağına aykırı davrandığı hususunun kabul edilebileceği; ...'nın Vekilin Sadakat ve Özen Borcunun ihlali sebebiyle sorumlu olduğuna ilişkin iddialar bakımından; ...'nın vekil sıfatıyla sadakat ve özen borcu altında bulunduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 23/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya içeriğinden ... ve ... ... isimli internet sitesinden alınan resmi satış tutarları incelendiğinde the ... isimli bir ürünün satılmadığı ve hiçbir maddi menfaat temin edilmediği de anlaşılmaktadır. Sayın Mahkeme'nin hiç satışı yapılmamış olsa bile bu ürünün haksız rekabet teşkil ettiği yönünde karar oluşturması durumunda da dosya içeriğinde bu ürün özelinde haksı rekabetten doğan maddi zararın güvenilir bir şekilde hesaplanması için kullanılabilecek herhangi bir veri tespit edilememiştir. Dosyaya sunulan TC Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 26/10/2021 tarihli yazısında davalı şirket ile Çinli ... firması arasında 01/01/2016 ile 21/10/2021 tarihle arasında herhangi bir ihracat kaydı rastlanılmadığı belirtilmiştir. Taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunduğu somut bir şekilde ispat edilmediğinden, söz konusu iki şirketin ticari faaliyetleri nedeniyle haksız rekabet oluştuğu yönünde değerlendirme yapılması uygun olmayacaktır. Bu durumda konu ile ilgili maddi zarar hesaplanmasının yapılması da olanaklı değildir. Yukarıdaki açıklamalar kapsamında ... isimli restoran nedeniyle davalıların elde ettiği gelir, ...'nın kurucusu olduğu ... vasıtasıyla ... üzerinden davalıların elde ettiği gelir ve davalıların davacı şirketin itibarını ve imkanlarını kullanarak elde ettiği tüm kazançlar ve bu kapsamda davacının uğradığı zarar hususlarında illiyet bağı kurularak somut bir zarar hesaplanması tarafından mümkün olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 09/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Dosyaya sunulu yeni belgeler ışığında 11 04 2021 tarihli kök bilirkişi raporunda ulaşılan sonuçlarda bir değişiklik yapılmasının söz konusu olmadığı; .... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ikame edilmiş olan ... E. Sayılı dava ile işbu davanın konularının benzerliği hakkında: Bilirkişi kurulun, davaların konuları arasında benzerlik bulunmadığı görüşüne ulaşmış olmakla beraber takdirin sayın mahkemeye ait olduğu; ...'nın 9 Mart 2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile müdür olarak atandığı, kendisine imza yetkisi verildiği, dolayısıyla müdür sıfatını haiz bir kişi ile anonim şirket ile arasındaki hukuki ilişkinin vekalet olarak nitelendirilebileceği, özen borcuna aykırılığın bulunabileceği; ancak ... ile davacı şirket arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirilmesi konusunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu, sayın mahkeme tarafından aradaki ilişkinin vekalet olarak nitelendirilmesi durumunda sadakat ve özen borcuna aykırılığın tespitinin de sayın mahkemenin takdirinde olduğu; Davacı ... ... Gıda Üretim Ve Hizmetleri A.Ş.'nin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, usul yönünden davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. Davacı ... ... Gıda Üretim Ve Hizmetleri A.Ş'nin son üç yıl içinde kar etmediği, bilakis ortalama %130 oranında zarar ettiği. Davalı ... Ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fikra hükümlerine göre, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, usul yönünden davalı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. Ancak davalı şirketin davaya konu edilen ... şubesi ile ilgili herhangi bir faaliyetinin olmadığı anlaşıldığından başkaca bir değerlendirme yapılamamıştır. ... firması ile davalılar arasındaki hukuki ilişkiler bakımından; herhangi bir haksız rekabetin tespit edilemediği" sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava;haksız rekabet ve rekabet yasağına ayrılık nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olan tazminat davasıdır.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davacılardan ... ...'un ... Şubesinde davacılardan ... Holding bünyesindeki ... markasını kullanıldığını, ... ... ... Şubesinin, ... Holding'in mali müşaviri ve aynı zamanda ... ...'un yetkili müdürü olan ...'nın talimatı ile kapatıldığını, kapatılan ... ... ... Şubesinin yerinde "..." isimli restoran açıldığını, ...'nin ... markasını kullandığı ve markanın davalılar ... ve ...'nın kurucuları ve pay sahipleri olduğu diğer davalı ... Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, ...'nin ... ... ... Şubesi ile aynı adreste, aynı menülerle, aynı faaliyetlerde bulunduğu, ... ve ...'nın davacıların müşterilerini kendilerinin kurucuları oldukları şirketlere yönlendirdiğini, bu kapsamda Çinli e-ticaret firması ... ile iş ilişkileri kurduklarını ve bunun dışında 3. Kişilerle ... ve ... ihracatı yaptıklarını, ... ve ...'nın kurucuları oldukları şirketler ile bu faaliyetleri yürütürken, davacı şirketlere ait e-posta hesaplarını, adres bilgilerini ve iş yerlerini, ürünlerini ve hatta çalışanlarını kullandıklarını, bu yolla müvekkili şirketleri zarara uğratarak kendi nam ve hesaplarına menfaat elde ettiklerini ileri sürerek, davalılardan ... Ltd. Şti'nin karıştırılmaya yol açma (TTK 55/a-4), üçüncü kişilerle hukuki ilişkileri bulunan gerçek kişileri görevlerini kötüye kullanmaya sevk etme (TTK 55/b-2), üçüncü kişilerin işletme sırlarını ele geçirmeye çalışma (TTK 55/b-3), başkasının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma ( TTK 55/c) ve üçüncü kişilere ait işletme sırlarından yararlanarak çıkar elde etme (TTK 55/d), davalılardan ...'nın başkasının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma (TTK 55/c), üçüncü kişilere ait işletme sırlarını başkasına bildirme (TTK 55/d) şeklindeki haksız rekabetleri ve anonim ortaklık yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağının ihlali sebebiyle, ...'nın başkasının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma (TTK 55/c), üçüncü kişilere ait işletme sırlarını başkasına bildirme (TTK 55/d) şeklindeki haksız rekabetleri ve vekilin sadakat ve özen borçlarının ihlali sebebiyle sorumlu olduğunu beyanla haksız rekabetin ve rekabet yasağına aykırılığın tespiti ile haksız rekabetin ve rekabet yasağına aykırı faaliyetlerin durdurulmasına, ortadan kaldırılmasına, araçların ve malların imhasına, belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin davacı şirketten çok önce kurularak faaliyetlerine başladığını, ...'nın davacı şirketin ricası üzerine geçici olarak imza yetkilisi olduğuna ancak şirket adına hiçbir işleme imza atmadığını, ...'nın da davacı şirket adına hiçbir tasarrufta bulunmadığını, davacı şirkete ait ... Şubesinin davacı şirketin kararı doğrultusunda kapatıldığını, davalı şirketin tescilli markası ... ...'nin satışa sunulmasından öte davalı ... ve ...'nın işletme ile bir ilgisinin bulunmadığını, ...'nın davacı şirketlerin mali müşavirlik hizmetlerini gördüğünü, tam zamanlı olarak çalışmadığını, davacının ... ihracatı ile ilgili iddialarının gerçek dışı olduğunu, dava dışı ...'in ülkemize gelmesi ve davalılar ile orta iş yapması sürecinin başından itibaren davalılar tarafından yürütüldüğünü, .... Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... e. Sayılı dosyası üzerinden dava ikame edildiği, davanın halen derdest durumda olduğunu, davanın bekletici mesele yapılmasını beyan ederek davacının tüm talep ve davasının reddini talep etmiştir.
Dosyaya celp edilen delillerin incelenmesinde, dosyada mevcut İTO kayıtlarının incelenmesinde davacı ...nin tescil tarihinin 30/09/2014 olduğu, yönetim kurulunun ...'den ibaret olduğu, ...'ın eski yönetim kurulu üyeleri olduğu, davacı ... ... Gıda Üretim Hizm. A.Ş'nin 25/03/2015 tescil tarihli olduğu, yönetim kurulunun ...'den ibaret olduğu, ...'ın eski yönetim kurulu üyeleri olduğu, yetkilisinin münferiden ... olduğu, ... ... Gıda Üretim ve Hizm A.Ş ... Şubesinin, 20/05/2016 tescil tarihli olduğu, yetkilisinin münferiden ... olduğu 21/05/2018 tarihinde şubenin kapanışının yapıldığı, davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin 10/04/2013 tescil tarihli olduğu, ortaklarının ... ve ... olduğu, yetkilisinin münferiden ... olduğu görülmüştür. Dosyada mevcut marka tescil belgelerine göre "..." markasının ...tarafından 29/05/2015 tarihinde 10 yıl süre ile tescil edildiği, "..." markasının ... Tarafından 02/05/2016 tarihinde 10 yıl süre ile tescil edildiği, "..." markasının ... ve Dış Tic. Ltd. Şti tarafından 23/07/2018 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut Ticaret Sicil Gazetesi suretlerine göre ... ... Gıda Üretim ve Hizm. A.Ş ... Şubesinin .... Noterliğinin 08/05/2018 tarihli ... nolu yönetim kurulu kararı ile terkin edildiği, Ticaret Sicil Gazetesinin 18/03/2016 tarihli sayısında ... ... Gıda Üretim ve Hizm. A.Ş'nin yönetim kurulunun sınırlı yetkiye ilişkin iç yönergesinde, yönetim kurulu başkan vekilliğine ...'nın seçildiği, ...'nın müdür seçilerek, şirketi temsil ve ilzam etmeye yetkili imza sahipler A,B ve C gruplarına ayrıldığı, ...'nın B grubu, ...'nın C grubu imza yetkilisi olduğu anlaşılmıştır.Ticaret Sicil Gazetesinin 04/03/2015 tarihli sayısında ...'nın Finans Direktörü olarak C tipi imza yetkilisi olduğu, Ticaret Sicil Gazetesinin 27/04/2018 tarihli sayısında ...'nın yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesine karar verildiği, Ticaret Sicil Gazetesinin 02/08/2017 tarihli sayısında ...'nın 3 yıllığına ... Elektronik Tic. Ve Danışmanlık A.Ş'nin şirket yetkili olarak seçildiği anlaşılmıştır.
.... Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacısının ... Holding A.Ş, davalılarının ise ... ... ile ... ve Tic. Ltd. Şti olduğu, dava konusunun markaya tecavüz olduğu, yargılama esnasında dosyanın ... Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosya numarasını aldığı, 09/03/2023 tarihli karar ile davalılar tarafından işyerinde ve internet ortamındaki menülerde “...” ibarelerini yemek ismi olarak yer vermelerinin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varıldığından, tecavüzün tespitine, meni'ne, ref'ine karar verilerek 100.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, kararın istinaf edilmemesi üzerine 09/11/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacıların davalı ... Ltd. Şti'nin, davacılardan ... ... ... Şubesi ile aynı adreste, aynı ürünlerle ve benzer markalarla faaliyette bulunduğundan, TTK 55/a-4 maddesi gereği haksız rekabet iddiasında bulunduğu iddiası yönünden yapılan incelemede; aynı adreste faaliyette bulunulması haksız rekabet teşkil etmeyecek ise de dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulu davacının ... isimli iş yerinin menüsünde "... ..." isimli pidenin bulunduğu, davalının ... isimli iş yerinin menüsünde de "... ..." isimli pidenin bulunduğu, iki pidenin bulunduğu menülerin görüntülerinin karşılaştırılmasında isim ve görüntü olarak benzerlik bulunduğu ve TTK 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabetin oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Davacıların, davalı ... Ltd. Şti'nin, davalı ... aracılığıyla ... ... ... Şubesi'nin kapanışı için talimat verilmesi ve şube kapanışının sağlanmasının haksız rekabet teşkil ettiği iddiası yönünden yapılan incelemede, ... ... Şubesinin kapanış terkininin 25/05/2018 tarihinde yapıldığını, .... Noterliğinin 08/05/2018 tarih ... yevmiye numarası ile tasdikli 08/05/2018 tarihli ve ...sayılı yönetim kurulu kararı ile yapıldığı, her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesi ekinde davalı ...'nın ...ve ... ... isimli kişilere gönderdiği 01/03/2018 tarihli e-postada "... caddesindeki dükkanı boşaltacağız." ifadesi delil olarak sunulmuş ise de şubenin kapanışı şirketin yönetim kurulu kararı ile yapıldığından, TTK 55/1-b-2 maddesi gereği haksız rekabet fiilinin gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
Davacıların, davalı ... Ltd. Şti'nin, davalı ... ve davalı ... aracılığıyla ... ... ... Şubesindeki restoranın işletme sırlarını ele geçirmesi, aynı adreste aynı menülerle aynı faaliyeti gerçekleştirmesinin haksız rekabet teşkil ettiği iddiası yönünden yapılan incelemede, davacının menüdeki "... ..." isimli ürünlerindeki benzerlik yukarıda incelenmiş olup, bunun dışında menülerin benzerliği bu madde kapsamında üretim, iş ve işletme sırlarının ele geçirilmesi, ifşa edilmesine anlamına gelmeyeceğinden, davacının bu yöndeki iddiasını ispat edemediği kanaatine varılarak TTK 55/1-b-3 maddesi gereği haksız rekabet fiilinin gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
Davacıların, davalı ... Ltd. Şti'nin ... ... ... şubesi ile aynı adreste, aynı menülerle, aynı faaliyeti gerçekleştirmesinin TTK 55/1-c uyarına haksız rekabet teşkil ettiği iddiası yönünden yapılan incelemede, TTK 55/1-c maddesi "Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak." şeklinde düzenlenmiş olup, madde kapsamında somut olarak hangi iş ürününden yetkisiz yararlandığı ispat edilemediğinden TTK 55/1-c maddesi gereği haksız rekabet fiilinin gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
Davacıların, davalı ... Ltd. Şti'nin ... ... ... şubesi ile aynı adreste, aynı menülerle, aynı faaliyeti gerçekleştirmesinin TTK 55/1-d uyarına haksız rekabet teşkil ettiği iddiası yönünden yapılan incelemede, TTK 55/1-d maddesi "Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur." şeklinde düzenlenmiş olup, davacı tarafça hangi iş üretim/iş sırrının ne şekilde ifşa edildiği ispat edilemediğinden TTK 55/1-d maddesi gereği haksız rekabet fiilinin gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
Davacıların, davalılar ... ve ...'nın ... ...'un iştigal ettiği faaliyetleri ve özellikle kapanan ... ... ... Şubesi'nin iş ürünleri ve sırlarına hakim olduklarını, ... Ltd. Şti vasıtasıyla ... ...'un iş ürünlerinden yetksiz olarak yararlandıklarını, iş sırlarını dürüstlüğe aykırı olarak kullanarak çıkar elde ettiklerini beyanla TTK 55/1-c ve TTK 55/1-d maddeleri uyarınca haksız rekabet iddiasında bulunmuş iseler de hangi iş ürünlerinden ve iş sırlarından yetkisiz yararlandığı, iş sırlarının ifşa edildiği somut şekilde iddia edilemeyip ispata yönelik delil sunulmadığından TTK 55/1-c ve TTK 55/1-d maddesi gereği haksız rekabet fiilinin gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
Davacıların, davalılar ... ve ...'nın, davacı şirketleri ile sözleşmeler kuracak olan firmaları kendi kurdukları şirketlere yönlendirdikleri, kendi kurdukları şirketler üzerinden yapılan yazışmalarda davacı şirketlere ait e-posta hesaplarını, adres bilgilerini ve iş yerlerini kullandıkları iddiasına yönelik yapılan incelemede, ...'nın Çinli ... şirketinin İstanbul'da kiralayacağı depo için yer ararken ... uzantılı e-posta adresini kullandığı, Çinli Şirketin İstanbul'da kiralayacağı yere ilişkin olarak kira sözleşmesini kurucusu olduğu ... şirketini kiracı sıfatıyla ... üzerinden yaptığı iddia edilmiş ise de dava dilekçesi ekindeki sözleşmenin herhangi bir imza içermemesi karşısında bu iddiasının ispat edilemediği kanaatine varılmıştır. Dosyada mevcut e-posta yazışmalarının incelenmesinde ... firmasının başlangıçta davacı ... ile çalışmak için davalı ... ile iletişime geçildiği, davalı ...'nın da davacı şirketin adını kullanarak bu durumu kendi lehine çevirerek ...'i ...'ya ve kendisine ait olan ... Şirketi'ne yönlendirdiği, bu suretle TBK'nun 506/2. Maddesinde düzenlenen özen ve sadakat borcuna aykırı davrandığı kanaatine varılmış ise de davacının dava dilekçesinde haksız rekabetin ve rekabet yasağına aykırılığın tespiti ile durdurulmasını talep etmiş olması, bunun dışında ... ile kurulan ilişkiler sebebiyle maddi tazminat talep etmesi karşısında dosya kapsamında yapılan incelemede davalı ...'nın ... şirketini kendisine ait ... ve ... şirketine yönlendirmesi nedeniyle elde ettiği gelir ya da davacının uğradığı zarar somut olarak ispat edilememiş olup mahkememizce alınan 23/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edilemediğinden davacının bu eylem sebebiyle zarara uğrayıp uğramadığı, davalıların menfaat edip etmedikleri anlaşılamamakla bu taleplerin de reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacıların, davalılar ... ve ...'nın, bir kısım şirket çalışanları ile birlikte ... Mali Müşavirlik adı altında 3. Kişilere mali müşavirlik hizmeti verdiği, davacı şirketin adına tescilli ... ... ..., ... markasını kendi ürünüymüş gibi tanıttığı ve ihracat yapma girişiminde bulunduğu, ... Mali Müşavirlik şirketinin sadece mali müşavirlik hizmeti vermesine rağmen davacı şirketin ana faaliyet konusu ve ürününü kendisine aitmiş gibi tanıtmasının ve pazarlamasının haksız rekabet teşkil ettiği iddiası yönünden yapılan incelemede, davacının cevaba cevap dilekçesinde bahsettiği ...'in davacı şirketlerde çalışmadığı, ...'nın davacı ... ... şirketinde çalıştığı, aynı zamanda ... Mali Müşavirliğe ait e-posta adresini kullandığı anlaşılmış ise de, TTK 55/1-b-2 maddesi "Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak" şeklinde tanımlanan haksız rekabet eyleminin gerçekleşmesi için yukarıda bahsi geçen e-posta adresinin kullanılması yeterli olmadığından, TTK 55/1-b-2 maddesi gereği haksız rekabet fiilinin gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. Davalıların davacı şirketin adına tescilli ... ... ..., ... markasını kendi ürünüymüş gibi tanıttığı ve ihracat yapma girişiminde bulunduğu iddiası yönünden yapılan incelemede, ... isimli kişinin ... uzantılı e-posta adresinden, ... Ticaret Ofisine, Birleşik Devletlerin batı yakasına ... ve ... ihraç etmek istedikleri, müşteriler ile irtibatının sağlanması için ticaret ofisinden destek istediğine yönelik e-postasının ve bu e-postada davacı ...'in adresinin ve ... yazılı olmasının, tek başına haksız rekabet teşkil etmediği, bu işe ilişkin potansiyel ya da mevcut müşterilerle bu konuda yapılmış bir yazışma ya da sair delil sunulmadığı anlaşılmakla haksız rekabetin gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
Davacıların, davalı ...'nın ... ...'da 18/04/2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar ile yönetim kurulu üyeliği sona erdirilene kadar yönetim kurulu üyesi olduğu, TTK 396/1-f hükmüne aykırı davrandığı iddiası yönünden yapılan incelemede davalı ...'nın 10/04/2013 tarihinde kurulan davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin münferiden şirketi temsile yetkilisi olduğu, ... ... şirketinde yönetim kurulu üyesi seçilmesi esnasında, ... şirketinde temsil yetkisi bulunduğunun bilinip bilinmediği, seçim kararında TTK 396 gereği izin verilip verilmediği dosya kapsamından anlaşılamadığından TTK 396 gereği rekabet yasağına aykırı davrandığı ispatlanamadığından bu yöndeki talebin de reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yargılama esnasında davalı ... vefat etmiş olup, davacının mirasçılar yönünden davaya devam ettiğini beyan etmesi karşısında mirasçılara usulüne uygun tebligatlar yapılarak davaya devam olunmuştur.
Davacılar vekili 22/11/2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 5.000,00 TL'den 150.000,00 TL'ye artırmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin davacıya ait "... ..." yemeğininin görseli ve ismini kullanmak suretiyle yarattığı haksız rekabetin tespitine karar verilerek, davalının haksız rekabetinin menine, davalının kullandığı "... ..." ibareli menü, broşür, evrak, tanıtım ve reklam donanımlarını materyallerinin imhasına hükmolunmuş, 23/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu eylemler sebebiyle davacının uğradığı zarar, davalıların elde ettiği menfaat somut olarak tespit edilemediğinden haksız rekabet ile oluşan maddi tazminat hesaplanamaması sebebiyle Borçlar Kanunu'nun 50/2 Maddesinin " uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önüne tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmüne göre mahkememizce ilgili kanun maddesine göre 15.000,00 TL maddi tazminat hesaplanmış ve T.T.K 56/1-d maddesine dayalı maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının haksız rekabetin tespitine ve maddi tazminata ilişkin diğer talepleri ise yukarıda açıklanan gerekçelerle reddolunmuştur. Her ne kadar hükümde maddi tazminat isteminin kabulü, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ibareleri kullanılmış ise de maddi tazminatın kısmen, manevi tazminatın ise tamamen kabul edildiği talep edilen ve hükmedilen bedellerden anlaşıldığından, sonuca etkili olmayan ibare, duruşma esnasında taraflara tefhim edildiği şekliyle korunmuştur. Davalı ...'nın eyleminin TTK.'nın 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun ve davacının anılan Yasanın 56. maddesinde düzenlenen istemlerde bulunabileceği mahkememizce kabul edilmiş olmakla, davacının TTK'nın 56/1-e maddesine dayanarak manevi tazminat talep edebileceği sonucu da beraberinde doğar. TTK.’nın 56/1-e maddesi hükmünün yollamasıyla TBK’nın 58. maddesinde açıklanan şartların varlığı halinde, haksız rekabete maruz kalan yararına manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekir. Anılan hükme göre, manevi tazminata hükmedilebilmesi için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca kusurun özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir. Davalı da tacir olup basiretli şekilde hareket etmek ve ticari işlerinde daha dikkatli ve özenli davranmak zorundadır. Bu zorunluluğunun doğal bir sonucu olarak, ticari menfaatlerin zarara uğratılmasını veya böyle bir tehlikeye maruz kalmasını önleyici davranışlarda bulunması da gereklidir. Aksi davranış manevi tazminat istemine haklılık kazandırmış olur. Zira TBK.'nın 58. maddesi, daha geniş bir mefhum olan kişilik hakkının ihlali esasına dayandığı halde, TTK.'nın 56. maddesi, sadece ekonomik menfaatin zarara uğratılmasına ve hatta böyle bir tehlikeye maruz kalınmasına işaret etmektedir. Bu durumda anılan 56 ve 58. maddelerin birlikte değerlendirilmesinden çıkan sonuca göre, hakimin haksız rekabet eylemi dolayısıyla manevi tazminata hükmedebilmesi için davacının ekonomik menfaati yönünden zararın veya tehlikenin varlığı ile kusurun mevcudiyeti yeterlidir. Somut olayda da mahkememizce haksız rekabetin tespitine karar verilmekle davalının eyleminin hukuka aykırı olduğu belirlendiğine göre, davacı yararına manevi tazminat isteminin koşullarının da ilke olarak oluştuğunun kabulü ile somut olayın özellikleri de dikkate alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
-
Davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin davacıya ait "... ..." yemeğininin görseli ve ismini kullanmak suretiyle yarattığı haksız rekabetin tespitine, davalının haksız rekabetinin menine, davalının kullandığı "... ..." ibareli menü, broşür, evrak, tanıtım ve reklam donanımlarını materyallerinin imhasına,
-
Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 15.000,00.. TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 24/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 10.000,00.. TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 24/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde karar özetinin masrafı davalıdan karşılanmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleştiği tarih itibari ile tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1/8 gazete tek sayfası ebadında ve bir kez ilanına,
-
Davacının fazlaya ilişkin tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.707,75 TL nispi karar harcının, peşin ve ıslah ile alınan 2.732,41 TL harcın mahsubu ile artan 1.024,66 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ... ve Dış Tic. Ltd. Şti'dan alınarak davacıya verilmesine,
-
Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
10-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
11-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 1.748,85 TL (35,90 TL BHV, 5,20 TL VSH, 1.707,75 TL karar harcı) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
12- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 3.216,60TL (966,60TL tebliğler ve posta, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 502,59 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
13-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 100,00 TL (100,00TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,
14-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32