SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1144 E. 2024/212 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/1144

Karar No

2024/212

Karar Tarihi

21 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2018/1144

KARAR NO :2024/212

DAVA:Tazminat

DAVA TARİHİ:23/11/2018

BİRLEŞEN ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ' NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA:Tazminat

DAVA TARİHİ:14/10/2019

KARAR TARİHİ:21/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan tazminat davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili özetle; 22.07.2018 tarihinde ... yönetimindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralanmış olduğu, kaza tespit tutanağına göre, kazanın sorumlusu olan davalı sigorta şirketinin KMA Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sorumluluğunu üstlendiği araç sürücüsünün 100% kusurlu olup, olay sırasında araçta "yolcu" olan davacının bir kusurunın söz konusu olmadığı her ne kadar kaza dışı başka bir aracın da varlığı ve kazaya sebebiyet verdiği ifade edilmiş ise de bu aracın tespit edilememiş olduğu, kaldı ki müvekkil açısından sorumluluğun

doğmasının mümkün olmadığı gibi davalı sigorta şirketinin yasa ve yargı kararları ile sabit, tazminat açısından müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunmakta olduğu, dolayısıyla tazminatın tamamından da davalının sorumlu olduğu, ... ... üniversitesi ... Tıp Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 19.09.2018 tarihli Adil Tıp Raporunda, davacının beden gücü kayıp oranı 56 % olarak belirlenmiş ise de müvekkilin iş gücü kaybı bu oranın çok üzerinde bulunmakta olduğu, davacının kaza geçirdiği tarihten bugüne kadar geçen sürede pek çok masraflar yapılmış olduğu, bunların tamamına yakınının belgelenmesi mümkün olmadığından, bunların istenmesi için belge koşul olmadığına ve Türk Borçlar Kanunu 51. maddesi gereğince zararın ve kapsamının belirlenmesi gerekeceğine ilişkin kararları doğrultusunda, davalıdan istenebilecek tedavi ve tüm giderlerinin uzman bilirkişi aracılığıyla hesaplatılmasına ve yapılan tedavi giderlerin de ödenmesini talep ettiğini, ayrıca müvekkilin eli kopmuş bulunduğundan protez ve benzeri giderlerinin de ödenmesi gerektiğinin aşikar olduğu, kaza yapan aracın ... nolu poliçe ile davalı Sigorta şirketince sigorta şirketi olup, Sigorta Şirketi tarafından ödeme yapılması hususunda bir gelişme yaşanmamış olduğu, eksik belgelerin kendisine ibraz edilmiş olmasına karşın bu hususta herhangi bir cevap verilmemiş ve eksikliğin giderilmediğini iddia etmiş olduğunu beyanla trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacı için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davacının 1.000 TL tedavi giderine, 4.000 TL Kalıcı İş Göremezlik olmak üzere şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıpaçılmadığının incelenmesi gerektiğini, süresi içinde açılmamış ise davanın reddi gerektiğini, Sigorta Şirketleri belli kurallar ve prensipler çerçevesinde işlemlerini yürüttüğünden ödemeleri ancak bu konudaki usulün tam olarak

gerçekleşmesinden ve gerekli belgelerin tamamlanmasından sonra eğer gerekli yasal koşullar oluşmuşsa yapılmakta olduğu, henüz kurum içindeki yazışmalar ve davaya ilişkin bilgi ve belgeler tam olarak toparlanamadıgından öncelikle, yazışmalar bittikten sonra anlaşılabilecek yeni hukuki durumlar hakkında da cevap ve savunma sunabilmek için cevap süresinin 1 ay uzatılmasına karar verilmesini, müvekkil şirket hakkında açılan davanın reddini dilediğini, esasa ilişkin olarak mağdur ifade tutanaklarından anlaşılacağı üzere kazaya başka bir aracın sebep olduğu, sürücü ... ...’a atfedilen kusur oranı için kusur oranında bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekmekte olduğu, yolcunun kusurunun da dikkate alınması gerektiği, meydana gelen kazada istihap haddi açısından yolcuların müterafik kusurlarının bulunmasının değerlendirilerek tazminata hükmedilmesi halinde tazminat miktarından müteraflk kusur indirimi yapılmasını, davacı ve diğer yolcuları akrabaları olmaları sebebiyle bilet kesmeden sadece hatır amacıyla yolculuk yaptırdığı görülmüş olup Hatır Taşıması indirimi de yapılması gerektiğini beyanla davanın reddine , mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacılar vekilinin mahkememize sunduğu 14/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davaya konu kazanım 22/07/2018 tarihinde meydana geldiğini davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın ... ilçesi, ... mahallesi, ... Caddesi ... mevkiinde tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde meydana geldiğini, ...'nun bahsi geçen araçta yolcu konumunda bulunduğunu, kaza Tespit Tutanağında kusurun tamamının araç sürücüsü olan ...' a verildiğini, ... ... Üniversitesi ... Tıp Merkezi Adli Tıp Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 19/09/2018 tarihli Adli Raporuna göre, davacının beden gücü kayıp oranının %56 olarak belirlendiğini, iş gücü kaybı açısından 500.00 TL alacak talebi olduğunu, Müvekkil için kaza geçirdiği tarihten bugüne kadar geçen sürede pek çok masraflar yapıldığını, bunların tamamına yakının belgelenmesi mümkün olmadığından, davalıdan istenilebilecek tedavi ve tüm giderlerinin uzman bilirkişi aracılığıyla hesaplatılmasına ve yapılan tedavi giderlerin de ödenmesine karar verilmesini, müvekkilin eli kopmuş bulunduğundan protez ve benzeri giderlerinin de ödenmesinin ... 'nun tedavi ve iyileştirme giderleri için 500.00 TL ödenmesi gerektiğini, ...'nun yaşamış olduğu kaza nedeniyle manevi açıdan büyük bir zarar gördüğünü, bir elini bir daha hiç kullanamayacak kadar vahim bir sakatlığının bulunması aynı zamanda kendisinin henüz çocuk yaşta olup bunun eksikliğiyle hayata küsmesi, 150.000.00 TL manevi tazminat talebi bulunduğunu, ... ...'nun annesi ve babası olup kızlarının sakatlık geçirmesinden dolayı son derece acı çektiklerini, hayat boyu bu acıyı yaşamak zorunda bırakıldığını, Anne ... için 30.000,00 TL baba ... için 30.000,00 TL manevi tazminat talebi olduğunu, bu sebeple mahkemece nihai karar verilinceye kadar davalının taşınır ve taşınmaz malları üzerine tedbir kararı konulmasını, müvekkiler adına kayıtlı herhangi bir taşınmaz ya da araç kaydı olmadığını davacı iş buldukça çalışan bir kişi olup sürekli bir işi olmadığından ...'nun tedavisi amacıyla gerçekleştirilen giderler ve bakmakla yükümlü oldukları kişi sayısının fazla olması, ekonomik şartların olumsuzluğu ve maddi durumun yetersizliği nedeniyle yargılama gideri ve masraflarını karşılayacak durumda olmadığını, Adli Yardım Talebin olduğuna, bu nedenlerle olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama, harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı yönünden davanın reddini, bu talep kabul görmez ise esas yönünden Karayolları Genel Müdürlüğü'nden ya da ... Trafik kürsüsünden veya başkaca ilgili kuruluştan kazaya ilişkin kusur oranlarını belirleyici rapor aldırılmasını, davalının kusursuz olduğunun tespiti için bilirkişi marifeti ile kaza mahallinde keşif yapılması, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... Soruşturma numarası ile yürütülen soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı, emniyet kemeri takılmadığı için müterafik ksuur indirimi talep ettiği, zarara sebep olan şoför herhangi bir karşılık beklemeksizin zarar gören yararına bir eylem içerisindeyken zarar meydana geldiği, hatır işi olarak kabul edilecek bu durumun tazminatta indirim sebebi olduğu, hasta ya da hasta yakınlarının tıbbi müdahalenin başarıya ulaşmasına yardımcı olmak için hekimin tedavi ve bakım planlarına uymak zorunda olduğu, davacı ...'nın tedavi gördüğü hastanelere müzekkere yazılarak sosyal güvencesi kapsamında tedavi giderlerinin sorulması/hastane faturalarının istenmesi kim tarafından ödendiğinin sorulması ile davacının kendisinden kaynaklı

(tedavi sürecinde ve sonrasında) zararın artması hususunun tespit edilmesi, davacı için ... Sigorta Aracılık Hizmetlerinden ... no’lu poliçe, 19.07.2018 tarihli zorunlu mali sorumluluk poliçesi kapsamında 360.000 TL para ödendiği, davalının Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortasına müzekkere yazılarak davacılara yapılan ödemenin sorulmasını, manevi tazminata ilişkin talepleri kabul etmediği ve itiraz ettiği, kazanın oluş şekli, müvekkilin kusursuz oluşu ve davacının

kusurunun ağırlığı gibi nedenler dikkate alındığında davanın reddi gerektiği, SGK'ya davanın ihbar edilmesi, davalının malvarlığı üzerine konulan aşkın ihtiyati haciz ve tedbirin kaldırılmasını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... Hesabı cevap dilekçesinde özetle; ... Hesabının sorumluluğunun 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. ve ... Hesabı Yönetmeliği’nin 9. maddeleri uyarınca Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası yaptırmaksızın trafiğe çıkarılan motorlu araçların kişilere verdiği bedeni zararlar nedeniyle kazanın meydana geldiği tarihte geçerli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasına göre ödenecek tazminat tutarları dahilinde, hak sahiplerine teminat limiti nispetinde tazminat ödemekle sınırlı olduğu, ancak müracaatçının mağduriyetinin geçerli Zorunlu Sigorta’dan kaynaklanıyorsa: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ile ... Hesabı Yönetmeliği 9. Madde gereğince, mevzuatın öngördüğü eksiksiz belgelerle mağdurun ... Hesabına müracaatı halinde hasar uzmanlarınca gerekli inceleme yapılarak varılan neticenin hak sahibine sunulacak olduğu, netice olarak, ...

Hesabı yönünden HMK’a uygun olarak dava açılmadığından aleyhe işlem yapılmamasını talep etmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesi' nce ... - ... E.K. Sayılı 24/12/2019 tarihli kararı ile mahkememiz dosyası ile ... esas sayılı dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle dosyanın birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.

12/02/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Kusur Raporu' nun sonuç kısmında; "Dava dışı sürücü ...'ın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu, Plakası ve sürücüsü saptanamayan aracın dava dışı sürücüsünün %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir" rapor sunulduğu görülmüştür.

19/08/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Maluliyet Raporu' nun sonuç kısmında; "...’nun 22/07/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.8’e göre %4 üst ekstremite, Tablo 2.7’ye göre %94 üst esktremite özür oranı, Balthazard formülüne göre %94.24 olduğu, Tablo 2.3’e göre; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %56(yüzdeellialtı) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği " yönünde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizce verilen 21/04/2021 tarihli celse ara kararı gereğince kusur raporu alınmasına karar verilmiş olup 16/06/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; Plaka numarası saptanamamış olan kamyonetin kimliği meçhul kalmış sürücüsünün hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve takdiren % 60 (yüzde altmış) oranında etkili bulunduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye Trafik sigortalı, ... plaka numaralı minibüsün sürücüsü, davalı ...'ın hatalı sevk ve idaresinin ise, ikinci (tali) derecede ve takdiren % 40 (yüzde kırk) oranında etkili olduğu, yönünde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizce verilen 20/10/2021 tarihli ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 10/02/2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "1) Davacı ... için,

a) müşterek ve müteselsil sorumluluk nezdinde 100% kusur oranı nispetinde talep edilen sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 1,778,549.06 TL hesaplandığı, b) kazaya karışan araçların kusur dağılımı yönünden ... plakalı otomobilin sürücüsü ...’ın 40% kusur oranı nispetinde tazminat tutarının 711,419.63 TL hesaplandığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 85 ve madde 91 gereği ... plakalı aracın davalı sürücüsü ve işleteni ...’ın ve davalı sigorta şirketinin müşterek ve müteselsil sorumluluğu kaspamında hesaplanan tazminat tutarında Sayın Mahkeme tarafından tazminat ödenmesine hüküm kurulması durumunda, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesinin kişi başı 360,000 TL sakatlanma ve ölüm teminat limiti ile sınırlı olabileceği, davalı araç sürücüsü ve işleteni ...’ın sorumluluğunun bakiye 351,419.63 TL olabileceği, Plakası ve sürücüsü saptanamayan kamyonet sürücüsünün 60% kusur oranı nispetinde tazminat tutarının 1,067,129.44 TL hesaplandığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 85 ve madde 91 gereği Plakası ve sürücüsü saptanamayan kamyonet sürücüsü, işleteni ve davadışı sigorta şirketinin/ poliçe olmaması durumunda ihbar edilen kurumun müşterek ve müteselsil sorumluluğu kaspamında hesaplanan tazminat tutarında Sayın Mahkeme tarafından tazminat ödenmesine hüküm kurulması durumunda, dava dışı sigorta şirketinin/ poliçe olmaması durumunda ihbar edilen kurumun, sorumluluğunun (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. ve ... Hesabı Yönetmeliği’nin 9. Maddelerince) kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesinin kişi başı 360,000 TL sakatlanma ve ölüm teminat limiti ile sınırlı olabileceğinin, 2) Davacı tarafından talep edilen bedeni tazminatın tedavi giderleri bölümü yönünden, ATK raporunda SGK tarafından karşılanmayan tedavi fatura giderleri tespit edilmemiş olduğu, Kaza ile illiyet bağı bulunan yaralanmanın niteliği göz önünde bulundurularak tedavi için yapılması zorunlu giderlerin belirlenmesi, yapılan hastane tedavi hizmet, işlem, malzeme ve ilaç masraflarının dosyada mübrez hastane belgeleri nezdinde 2918 sayılı Yasanın kapsamında SGK sorumluluğunda bulunup bulunmadığı, SGK sorumluluğunda bulunduğunun belirlenmesi halinde ne kadarlık bölümünün SGK sorumluluğunda olabileceği, kapsamı dışında kalan giderlerden ise kurumun sorumluluğunda kalan kısmın değerlendirilmesi hususunun bilirkişilik uzmanlık alanım dışında kalmasından ötürü, bu talebe yönelik tarafımca bir değerlendirme yapılamamış olduğu, 3) Sayın Mahkeme tarafından davalılar nezdinde hesaplanan tazminatta sorumluluğa hüküm kurulması durumunda”, davalı sigorta şirketi yönünden 3/9/2018 tarihinden itibaren davalı araç sürücüsü ve işleteni yönünden haksız fiil tarihi itibariyle muaccel hale gelebileceğinin takdir ve değerlendirmesinin Yüce Mahkeme’ye ait olduğu," yönünde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce verilen 14/09/2022 tarihli celse ara kararı gereğince tedavi giderleri hususunda rapor düzenlenmesi hususunda dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup 13/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Dosyada mübrez her iki kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ... ... 40 % , plakası ve sürücüsü saptanamayan kamyonet sürücüsünün 60 % kusur oranı kusurlu olduğu, 2. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci Üst Kurulunun Raporuna göre davacı ... Durdu'nun 22.07.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle tüm vücut engellilik oranının % 56 (yüzdeellialtı) olduğu, 3. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, 4. Davacının davaya konu kaza nedeniyle tüm tedavilerinin kamuya ait hastanelerde yapıldığından tedavi giderlerinin zaten SGK tarafından karşılanmış olduğu ve davacının herhangi bir BELGELİ TEDAVİ HARCAMASI yapmadığı, 5. Sağ üst ekstremitesinde ampütasyon, sol üst ekstremitesinde kırık bulunan hastanın açık yaralarının iyileşme sürecinde her ne kadar belgelenmemiş olsa da takdiren 4.000,00 –TL PANSUMAN GİDERİ harcaması yapmış olabileceği, 6. Aylar süren tedavisi boyunca kendisinin ve ebeveyninin takdiren 3.000,00 –TL YOL GİDERİ ve hastanede yattığı sürece takdiren 4.000,00 –TL İAŞE BEDELİ harcaması yapmış olabileceği, 7. Bakiye ömrü boyunca –günümüz fiyatlarıyla- (15.000,00 ₺ x 7 =) 105.000,00 ₺ PROTEZ BEDELİ ödemesi yapabileceği," yönünde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür.

Davacılar vekilinin asıl davada 17/05/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile 116.000,00 TL tedavi ve iyileştirme gideri, 360.000,00 TL iş göremezlik tazminatı olmak üzere dava miktarını 476.000,00-₺' ye artırdığı, birleşen davada davacı vekili 17/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı ...'dan(müştereken ve müteselsilen sorumlu olması nedeniyle), davacı ... için; 1.058.549,06 TL( 476.000,00 TL üzerinden Asıl davaya sunulan değer arttırımı dilekçesi ile talep olunan ve ihbar olunan ... Hesabı tarafından gerçekleştirilen 360.000,00TL hariç olmak üzere) sürekli(kalıcı) iş gücü kaybı tazminatın faizi ile birlikte ıslahını talep ettiği, 24/07/2023 tarihli ara karar ile miktar itibariyle dosyanın heyete tevdi edildiği anlaşıldı.

DELİLLER;

... Plaka sayılı aracın trafik sicil kaydı, ... Plaka sayılı aracın ... numaralı ZMSS poliçesi ve 22/07/2018 tarihli kazaya ilişkin hasar dosyası, Davacı ...'nun sosyal ekonomik durum araştırması, ... CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyası, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile ... Üniversitesi ... Tıp Merkezi' nden 22/07/2018 tarihli kaza nedeniyle davacı ...'ya yapılan tedavilere ilişkin tüm evraklar ile hekim ve kurul raporları, 22/07/2018 tarihli kaza nedeniyle davacı ...'ya yapılan ödemelere ilişkin belgeler dosya içerisine alınmış, tarafların tanık deliline dayandığı anlaşılmakla; tanıkların adreslerinin bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazılmış, tanıklar ... Asliye Hukuk Mahkemesi ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce dinlenmiştir.

TANIK ... BEYANINDA ; "Ben ...' nın ablası olurum, ... babam olur, ...' den annem olur, kaza sırasında kız kardeşim 11 yaşındaydı, araçta emniyet kemerleri takılı olduğu halde araç çok hızlı olduğundan dolayı ayrıca araç içerisinde iş makineleri olduğu için kız kardeşimi savurdu, kazadan sonra kız kardeşimin sağ eli ampute oldu, şu an kız kardeşim 16 yaşındadır, lakin yaşadığı bu kazadan dolayı halen içine kapanık ve depresif bir ruh halindedir, annem ve babam ise yine emniyet kemerleri takılı olduğu halde söz konusu kazada çıkık ve kırıklarla yaralandılar, yaraları iyileşmesi yaklaşık 2 yılı, bu süreçte ailecek maddi ve manevi sıkıntılar yaşadık, babam evin geçimini sağlardı, bu kazadan sonra yaklaşık 2 yıl boyunca babam çalışamadı, tam olarak iyileştikten sonra ancak ailemize katkı sağlayabildi," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

TANIK ... BEYANINDA; "Biz ailecek aynı araç içerisindeydik, söz konusu kazada ablam ... ile ben ayağımızdan hafif bir şekilde yaralandık ve boynumuzda incinme vardı, kaza sırasında emniyet kemerlerimizin tamamı takılıydı buna rağmen iş makinaları sebebiyle küçük kız kardeşim ... savruldu, olaydan sonra sağ eli ampute oldu, şu an 16 yaşındadır, bu halinden dolayı depresif bir haldedir ve okulu bırakmıştır, dışarı çıkmak bile istememektedir, annem yaklaşık iki yıl boyunca tedavi olmuştur, annemin de dişlerinin kırıldığını biliyorum bundan dolayı da tedavi oldu, evimizin geçimini babam sağlamaktaydı, bu kazadan sonra ik iyıl boyunca kırık ve çıkık tedavisi gördü, düzenli olarak ...' ya gidip gelmek durumunda kaldı, bu nedenle ailemizini yaklaşık 2 yıl boyunca sağlamayamadı, halen ayaklarında lif kopuklukları vardır eskisi kadar güçlü değildir, güç kaybı oluşmuştur, babam çiftçidir, işlerini yapmakta kazadan sonra zorluk çekmeye başlamıştır," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

TANIK ... BEYANINDA; "olay günü bizim düğünümüz vardı, davacı ...'nın annesi davacı asili arayarak araçları olmadığı için gelip bizi düğüne götürün diye aradı, ben de ... abiyle beraber ...'nın annesigili kapıdan almaya gittik, kızım ilk başta ... abinin arabasındaydı, daha sonra yer kalmadığından dolayı ben kızımı kendi arabamıza aldım, ... abiyle peş peşe yola koyulduk, düğün salonuna doğru harekete çıktık, bu taşınma işleminden sonra ... veya ailesi herhangi bir ücret ödemedi, akraba olduğumuz için ... abi götürmek istedi, ... aracın orta kapısının yanındaki koltukta oturuyordu, o kısımda emniyet kemeri vardı, yolda ... abinin önüne birden kamyon çıktı, ... abi direksiyonun yönünü değiştirdi ve lastik patlayınca araba refüje çıkarak yan yattı, kendi arabamı durdurup yardıma koştuk, ...'nın anne ve babasıyla emniyet kemerini açarak çocukları dışarı çıkarmaya başladık, ... emniyet kemerini takmadığı için araçtan fırladığını gördüm başta ... olduğunu bilmiyordum, sonradan gördüm, hemen ambulansı aradık, ben ...'yı gördüğümde eli yaralıydı, ...'nın durumunu öğrenmek için ... Araştırma Hastanesine annesinin yanına gittim, annesi ağlıyordu, babasına sordum, babası da bana "bu saatten sonra nasıl olduğu sizi ilgilendirmez, sizin neyiniz var neyiniz yok elinizden alacağım" diyerek argo kelimeler kullandı, ben hastaneden çıktım, sonrasında olayla ilgili kızım bana ... abinin emniyet kemeri takmayanı araca bindirmem dediğini söyledi, bunu ben de duydum, ...'nın annesi babası iyi durumdalardı, beraber çocukları çıkarttık, ... bey ...'nın maddi manevi yanında olacağını söylüyordu ve oldu, kaç defa kapılarına gidip ne gerekiyorsa yapacaklarını belirttiğini, ...'nın bir kaç kez hemşireleri yanından kovduğunu yanına kimsenin gitmesini istemediğine şahit oldum, buna rağmen hem ben gittim hem de sağdan soldan ne gerekiyorsa yardım edebileceğimizi belirttim," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

TANIK ... BEYANINDA; "Davacı benim uzaktan arkadaşım olur, olay günü hepimiz araca bindik, ...'nın annesi babası da bizimle beraber aracın içerisindeydi, onlar binmek istediler, ... arka taraflarda oturuyordu, emniyet kemeri takılı değildi, ... bey uyarıda bulundu, ... abiyem bozulur diye takmayacağını söyledi, daha sonra seyir halindeyken ... yolu üzerindeydik, önümüze bir araç çıktı ... bey çarpmamak için direksiyonun yan tarafa çevirdi, aracımızın tekeri patladı, kaldırıma çarpıp takla atınca, emniyet kemeri takılı olmayan ... aracın içerisinden fırladı, biz araç içerisinde yaralandık, bizim emniyet kemerlerimiz takılıydı, ... abi ve ... annesi ile babası bizi araçtan çıkarttılar, daha sonra ambulans geldi ve hastaneye gittik, ...' yı o an hatırlamıyorum araçtan çıktıktan sonra ...'yı hastaneye götürmüşlerdi, araçtan fırladığını gördüm sadece, ... hastaneye gittikten sonra ...'nın hemşirelere tedavi olmak istemediğini söylüyordu, bir kaç defa şahit olduk, ... bey bu konuda ...'ya destekte bulundular, ayrıyeten sigortadan bir miktar para aldılar, ...'nın babasının kazadan sonra herhangi bir sağlık sıkıntısı yoktu, çiftçilik işine devam etti, ... bey başta bizi aracına bindirirken araç içinde bulunan hiç kimseden herhangi bir ücret talep etmedi, ... taburcu olduktan sonra ilaçlarını içmiyordu, hastaneye kontrole gitmiyordu," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat, birleşen dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacıların velayeten dava açtıkları ...' nun yolcu olarak bulunduğu sürücüsü ve işleteni ..., zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... Sigorta (Yeni Ünvan: ... Sigorta A.Ş.) olan ... Plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada ...' nun yaralanması nedeniyle asıl davada tedavi gideri ve kalıcı iş göremezlik, birleşen davada tedavi gideri ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemi talebiyle açılan davada; tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla 12/02/2020 tarihli ATK raporu ile 16/06/2021 tarihli ... Trafik Kürsüsü' nden alınan kusur raporlarında davalı ...' ın %40, sürücüsü saptanamayan dava dışı sürücünün %60 kusurlu olduğu bildirilmiş ve alınan kusur raporları teknik olarak yeterli incelemeyi içerdiğinden ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır.

Davacıların velisi olduğu ...' nun maluliyet oranının tespiti için aldırılan 19/08/2020 tarihli ATK maluliyet raporunda; kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre maluliyet oranı %56, iş göremezlik süresi 3 ay olarak tespit edildiği, raporun denetime elverişli ve geçerli yönetmeliğe göre düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alınmıştır.

Alınan kusur ve maluliyet raporları kapsamında hesaplama yapılması için dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi TRH/2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi gereği yapmış olduğu hesaplamada mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren sürekli sakatlık raporu alana kadar poliçe tedavi giderleri teminatına dahil ve poliçe sürekli sakatlık teminatı dışında kalan geçici iş göremezlik süresini sürekli iş göremezlik tazminatına dahil etmeden yapmış olduğu hesaplama mahkememizce de yerinde görüldüğünden rapora itibar edilmiştir.

Davacıların velisi olduğu ...' nun tedavi giderlerinin tespiti için aldırılan 13/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; takdiren 4.000,00 TL pansuman gideri, 3.000,00 TL yol gideri, 4.000,00 TL iaşe bedeli ve 105.000,00 TL protez gideri olmak üzere; 116.000,00 TL tedavi gideri hesaplaması yapmış olup; bu raporda mahkememizce yerinde görüldüğünden rapora itibar edilmiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2017 tarih, 2016/11886 E. ve 2017/6732 K. Sayılı emsal kararında da "... Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesiyle, trafik kazaları neticesi dogacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasının benimsendigi, davacı kusursuz oldugundan zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilecegi, açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemeyen davacı yönünden dava dışı kişinin de kusurunun bulunmasının davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; somut olayda davalı sürücünün %25 oranında ve dava dışı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu; davalı ve dava dışı 3. kişinin kusur oranlarının birbirlerine karşı açılacak rücu davasında önem taşıyacağı ve dava dilekçesinde davacının kusursuz olduğu belirtilerek zararın müstereken ve müteselsilen tahsili talep edildiginden davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK 88. ve TBK 61. maddesine aykırı olarak davalıların kusuru oranında sorumlu tutulmalarının hatalı oldugu" yönünde karar verilmistir.

Haksız fiilden doğmuş bir zarar varsa zarardan sorumlu olanların zarar görene karşı sorumluluğu müteselsil sorumluluk kapsamında olup, Müteselsil sorumluluk ilkesi ise zarar görene bir takım haklar, zarar verenlere de bir takım sorumluluklar yüklemiştir. Bu hak ve sorumluluk kişilerin tercihinden değil doğrudan doğruya kanunlardan doğmuştur. Zarar trafik kazasından kaynaklanmış ise KTK 85 ve 88. Maddesi gereği zarara sebebiyet verenler ve zarar sorumluları zararın tamamından tek başlarına sorumludurlar. Bu nedenle zarar görenler sorumlulardan birinden zararın tamamını talep edebilir. Kendisinden talepte bulunulan kişi kendisinin kusursuz olduğunu, zarara tamamen zarar görenin kusurundan kaynaklandığını ya da zararın tamamen üçüncü kişinin kusuru ile ortaya çıktığını ispat etmediği sürece zararın tamamından sorumlu olacaktır. Yargıtay' ın yerleşik kararlarından da görüleceği üzere açık bir şekilde sadece müteselsil sorumlulardan birinin payına düşecek bir talep ile sınırlanmadığı vakit dava dilekçesinde müteselsil sorumluluk ifade edilmese dahi zararın yaşanmasına sebep olan tüm paydaşlar zararın tamamından birlikte sorumludurlar. Nitekim bu husus İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi' nin 2017/922 esas 2018/721 karar sayılı ilamında da belirtilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta sürücüsü saptanamayan dava dışı sürücüye %60 oranında kusur verilmiş ise de; dava dilekçesinin içeriğinde davalı sigorta şirketinin ve ...' ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir. Dolayısıyla dava dilekçesinde açık bir şekilde ...' ın sadece kusurlu olduğu kısım ile sınırlandırılmadığı için müteselsil sorumluluk ilkesi gereği davalıların davacının kusuruna denk gelen zarar miktarı dışındaki tüm zararlardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Nitekim hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda da hesaplama bu duruma göre yapılmıştır. Her ne kadar davalı ... vekili ZMSS kapsamında 360.000,00 TL para ödendiğini beyan etmiş ise de; davalı vekili 12/12/2019 tarihli beyan dilekçesi ile bu beyanından rücu etmiş, nitekim dosyaya ödemeye ilişkin herhangi bir evrak da sunulmamıştır. Yalnızca davacının ıslah dilekçesinde belirttiği üzere dava dışı ihbar olunan ... Hesabı tarafından gerçekleştirilen 360.000,00 TL' lik ödeme birleşen dosyada mahsup edilmiştir; esasen davacı bu ödeme miktarını ve asıl dosyada ki sigortanın sorumlu olduğu 360.000,00 TL ' lik miktarları mahsup etmek suretiyle 1.058.549,00 TL yönünden talepte bulunmuştur.

Davacının gerek asıl dava yönünden gerekse birleşen dava yönünden maddi tazminat talepleri yerinde görülmüş ise de; davalıların hatır taşıması ve mütefarik kusur indirimi savunmasında bulundukları anlaşıldığından; taraflara bu husustaki tanıklarını bildirmek üzere süre verilmiş ve bildirilen tanıklar talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2022 tarih, ...sayılı ilamıyla "Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK.’nun 51 ve 52 maddelerinde düzenlenmiştir. TBK’nın 51. maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Bu madde uyarınca hakim, öncelikle zarar gören kişinin/kişilerin maluliyet oranına, yaşına, bakiye ömrüne ve gelirine göre zararını tespit edecek ve bundan birlikte kusuruna isabet eden kısmı çıkaracaktır. Daha sonra Karayolları Trafik Kanunu’nun 87.maddesi gereğince eğer yaralanan kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa gerek öğreti gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TBK’nın 51. madde uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapacaktır. Son olarak da zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise TBK’nın 52. maddesine göre, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.03.2012 2011/4-824 E., 2012/134 K.; Yine HGK 16.03.2016 Tarih 2014/1018 E., 2016/326 K.).

Yani, TBK’nın 51 ve 52. maddelere göre nihai tazminatı belirlemedeki indirimler; 1-Trafik kazasının oluşumunda zarar görenin kusuru varsa (birlikte kusur) bu oranda indirim yapılması, 2-Hatır taşıması varsa TBK 51 ve KTK 87. maddeleri uyarınca indirim yapılması, 3-Zarar görenin olayın oluşumunda etkili olmamakla beraber zararın oluşumunda veya artmasında kusuru varsa (müterafik kusur) kalan tazminattan bu sebeple indirim yapılması biçiminde olmalıdır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.

Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir.

Somut olayda hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yönünden davacının kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmadığı kaza tespit tutanağı ile belirlenemediğinden ve hatır taşımasına konu olayın ahlaki bir ödev olup olmadığı kapsamında beyanına başvurulan tanıklardan ...' ın "... emniyet kemerini takmadığı için araçtan fırladığını gördüm" şeklinde beyanda bulunduğu, yine dinlenen tanık ...' in "emniyet kemeri takılı olmayan ... aracın içerisinden fırladı," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Ayrıca kazazedenin annesi davacının davalıyı arayarak davalının bir ücret talep etmeksizin aracıyla davacıları taşıdığı anlaşılmakla olayda hatır taşınması olduğu ve kazazedenin emniyet kemeri takmadığı kanaatine varılmış ve bu nedenle hatır taşıması ile müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Her ne kadar davacı tanıkları ... ve ... kazazedenin emniyet kemerini takılı olduğunu beyan etmişler ise de tanıkların davacıların çocukları ve kazazedenin kardeşleri oldukları, tarafsız tanıklık yapamayacakları kanaati hasıl olduğundan gerek davalı tanıkların beyanlarında kemerin takılı olmadığının belirtilmesi gerekse kazanın oluş şekli itibariyle kazazedenin araç içerisinde savrulduğu kolluktaki ve dosyadaki beyanlardan anlaşılmakla kazazedenin emniyet kemerinin takılı olmadığı sonucuna varılmış ve bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmıştır.

Birleşen dosyadaki manevi tazminat istemi yönünden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hal böyle olunca; kazanın meydana geldiği tarih , kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü ile yaralananın hatır için taşındığı hususunda yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda ...'nun yaralanması nedeniyle takdiren 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Davacılar ...'nun manevi tazminat istemi yönünden ise, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2014/18833 esas, 2015/1384 karar sayılı ilamında; "Zararlandırıcı olay ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan kişiye aitti. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Zarar kavramına ruhsal ve sinirsel yükümlülüğün ihlalinin de girdiği ve yakınların manevi tazminat isteyebileceği doktrin ve Yargıtay kararlarıyla kabul edilmekteydi. (Hukuk Genel Kurulu 26/04/1995 gün, 1995/11 - 122, HGK 23/09/1987 gün, 1987/9-183) nitekim bu yüzden 6098 sayılı TBK'nun 56.maddesiyle bu konu yeniden düzenlenmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 56. maddesinde bedensel zararlardan doğan manevi tazminat düzenlenmiş ve bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, Hâkimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ise zarar görenin veya ölenin yakınlarının da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini talep edebileceği hüküm altına alınmıştır.

Ancak TBK. m. 56/f. 2’de yer alan ağır bedensel zarar ifadesinin hangi tür zararları kapsayacağı ise madde metninden açık bir şekilde anlaşılmamaktadır. TBK. m. 56/f. 2’de anılan ağır bedensel zararlardan ne anlaşılması gerektiği konusunda ise 6098 sayılı Kanunu’na dair Adalet Komisyonu raporundan faydalanılabilir. Zira Komisyon raporunda bu hususun netliğe kavuşmasına imkân tanıyan açıklamalar mevcuttur. Buna göre “ağır bedensel zararın takdirinde”, zarara uğrayan organların önemi, oluşan iş-görmezlik derecesinin oranı, uğranılan ruhsal zararın niteliği ve diğer durumlar gözetilecektir. (Adalet Komisyonu Raporu, s. 267. http://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem23/yil01/ss321.pdf) Somut olayda, zararlandırıcı olayın özelliği, yaralanmanın niteliği, meslekte kazanma gücündeki kayıp oranı ve özellikle kazazedenin yaralanmasının ağır bedensel zarar oluşturmasına göre davacı anne ve baba yararına manevi tazminat koşulunun oluştuğu anlaşılmakla ... için takdiren 20.000,00 TL ve ... için takdiren 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek; maddi tazminat talebi yönünden asıl ve birleşen davanın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TBK'nın 51 ve 52.maddelerinden kaynaklanan indirimler nedeniyle reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş ve davalı yararına yargılama giderine hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A. Mahkememize açılan asıl dava yönünden davanın KABULÜ ile;

  1. Dava konusu 22/07/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle hesap edilen maddi tazminattan hatır taşıması için %20 ve müterafik kusur için %20 indirim yapılarak mahkememizce re'sen yapılan hesaplama sonucu bulunan 69.600,00 TL Tedavi ve İyileştirme Giderleri, 216.000,00 TL Sürekli(kalıcı) İş Göremezlik Tazminatı olmak üzere toplamda 285.600,00. TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 03/10/2018 tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den( eski ünvan ... Sigorta) alınarak davacıya verilmesine,

  2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 19.509,34 TL nispi karar ve ilam harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 35,90 TL peşin harç, 8.044,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 11.429,44 TL karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş.'den( eski ünvan ... Sigorta) alınarak hazineye irat kaydına,

  3. Davacılar tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 35,90 TL peşin harç, 8.044,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 8.121‬,00 TL nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den( eski ünvan ... Sigorta) alınarak davacılara verilmesine,

  4. Davacılar tarafından yapılan 5.013,36‬ TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den( eski ünvan ... Sigorta) alınarak davacılara verilmesine,

  5. Davacılar yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 44.840,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den( eski ünvan ... Sigorta) alınarak davacılara verilmesine,

  6. Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,

B. Mahkememiz dosyası ile birleştirilen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden;

a-)Maddi tazminat taleplerine ilişkin açılan dava yönünden davanın KABULÜ ile;

  1. Dava konusu 22/07/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle hesap edilen maddi tazminattan hatır taşıması için %20 ve müterafik kusur için %20 indirim yapılarak mahkememizce re'sen yapılan hesaplama sonucu bulunan 635.129,40 TL Sürekli(kalıcı) İş Göremezlik Tazminatının kaza tarihi olan 22/07/2018 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine,

  2. Dava konusu 22/07/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle talep edilen 500,00 TL tedavi giderinin kaza tarihi olan 22/07/2018 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte müteselsil sorumluluk kapsamında tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 43.419,84 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,

  4. Birleşen davada yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Davacılar yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 94.988,12 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine,

b-)Manevi tazminat taleplerine ilişkin açılan dava yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile;

  1. Dava konusu 22/07/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı ...'nun yaralanması nedeniyle kendisi için takdiren 100.000,00 TL, davacılar ...'nun kızlarının yaralanması nedeniyle ... için takdiren 20.000,00 TL ve ... için takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

  2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 9.563,4‬0 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,

  3. Davacılar yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 22.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine,

  4. Davalı taraf yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...' a verilmesine,

  5. Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,

Dair,Davacılar vekili Av. ... (e duruşma ile), Birleşen dosya Davalı ... vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024

Başkan ...

e-imza

Üye ...

e-imza

Üye ...

e-imza

Katip ...

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbuldelillerkısmengideritedaviTARİHİ23/11/2018kabulübeyanındabedelitanıkharcamasıbelgelihükümpansumanprotez

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim