İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/171 E. 2023/898 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/171
2023/898
21 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2017/171
KARAR NO:2023/898
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:22/02/2017
KARAR TARİHİ:21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı bankanın ... şubesinin ... numaralı ticari müşterisi olduğunu, davacının davalı bankadan 21.08.2007 ve 22.09.2011 tarihleri arasında toplamda iki kredi kullandığını ve bu kredileri ödeyerek kapattığını, davacı 2016 yılı Ekim ayında, Türkiye'de faaliyet gösteren (kredi kullandığı davalı bankanın da dahil olduğunu, raporda adı geçen 12 barıkanın, 21 Ağustos 2007 ve 22 Eylül 2011 tarihleri arasında uzlaşma İçinde hareket ederek, kartel oluşturdukları, faiz oranlarını birlikte belirlemesi sebebiyle serbest piyasa koşullarını bozarak, faiz oranlarını artırdıkları, bu yüzden de 6 dönemde çekilen krediler ve kredi kartlarına olağandan yüksek faiz, mevduatlara İse alağandan düşük faiz uyguladıkları, söz konusu bankaların haksız kazanç elde ederken, banka müşterileri olan tüketiciler, tacirler ve kamu kurumlarının mağdur edildiğinin tespit edildiğini, kredi kartlarında 20 baz puanlık (0,20) bir kartel uzlaşması fortak faiz artırımı) yoluna giderek o dönemde kredi, artı para ve kredi kartı kullanan tüm Müşterilerinden haksız ve hukuksuz bir şekilde fazla faiz tahsil ettiklerini, haklı davanın kabulü ile; tüm kalemlere dair fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının davalı bankadan kullanmış olduğu krediler sebebiyle, dava konusu edilen döneme ilişkin davalı tarafından fazla tahsil edilen faiz tutarının 3 katı tutarında ki tazminata dair şimdilik artırma haklarının baki kalarak ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak) ilk kredi için 400 TL ikinci kredi için 400 TL toplam 800 TL'nin, her bir taksitin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Rekabet Kurumu kayıtlarına 25.03.2011 tarihinde intikal eden bir başvuruda tüm bankaların uygulamakta olduğu kredi kartı alışveriş faizi ve gecikme faizi oranlarının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen en yüksek oran üzerinden tespit edildiği, hiçbir bankanın bu faiz oranlarında indirime gitmediği ve tüm bankaların aynı faiz oranını kullandığı iddiası üzerine başlalılan önaraştırma sonucunda soruşturma açılmış ve soruşturma sonucunda ise Kurulun davaya esas teşkil eden davalının 4054 sayılı Rekahetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlal ettiği iddiası başta olmak üzere, davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen hususları kabul etmediklerini, haksız ve hukuki dayanaklanı yoksun işbu davanıtı reddin, bu kapsamda, davacı tarafından dayanak gösteriten Rekabet Kurulu Kararını kabul etmediklerini, söz konusu kararın öncelikle yürütmesinin durdurulması ve ardından iptali, ayrıca ödenen idari para cezasının faiziyle birlikte iadesi talebiyle ... idare Mahkemesi'nin 2014/... Esas sayılı dosyasına kayden dava açıldığını, sözkonusu davanın Mahkemece reddedildiğini, red kararı aleyhine yapılan temyiz başvurusu Danıştay 13., Dairesi'nin 2015/... Esas 2015/... Karar sayılı ve 16.12.2015 tarihli kararı ile onandığını, ancak anılan onama kararı aleyhine taraflarından karar düzeltme başvurusu yapılmış olup, kararın henüz kesinleşmediğini, davacı tarafından dayanak gösterilen Rekabet Kurulu Kararı henüz kesinleşmediğinden huzurdaki davanın görülmesinin mümkün olmadığını, davanın zamanaşımı bakımından reddine, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine, Husumet ve diğer usuli itirazları kabul edilmez ise, Rekabet Kurulu'nun göerekçeli kararı aleyhine açılan iptal davasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına, Usule ilişkin itirazları kabul edilmez ise, haksız ve hukuki dayanaktan yaksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;Rekabet Kurumu Başkanlığının 2011-4-91 Esas 2013-108-100 Karar sayılı ilamı ile Türkiye'de faaliyet gösteren 12 Bankanın birlikte hareket edip faiz oranlarını birlikte belirleyerek serbest piyasa koşullarını bozdukları ve 4054 Sayılı yasanın 4. Maddesini ihlal ettikleri, Davalı Banka'nın bu Bankalardan biri olduğu davacının 2007 ve 2011 Yılları arasında 2 kez ... ... Şubesinden Kredi çektiği uygulanan faiz oranı nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı varsa zararın miktarının ne olduğundan ibaret olduğu görülmüştür.
DELİLLER;... müzekkere yazılarak davacı şirketin kullandığı kredi sözleşmeleri ve ekleri celp edilmiştir... İdare Mahkemesine müzekkere yazılarak .../... Esas sayılı dosyanızın kesinleşip kesinleşmediği sorulmuştur bir örneği celp edilmiştir... İdare Mahkemesine müzekkere yazılarak .../.... Esas sayılı dosyanızın kesinleşip kesinleşmediği sorulmuştur bir örneği celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 09/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Dava ve itiraz konusu edilen kredilerin; 03.08.2008 tarihlinde aylık "%1,54 faiz oranı ile 6.578,79 tl'lık taksitler halinde 24 ayda ödenmek üzere 130.000,- tl ve 11.09.2008 tarihinde aylık %1,65 faiz oranı ile 2.584,67 TL'lık taksitler halinde 36 taksitte ödenmek üzere 68.800,- TL eşit taksitli ticari kredi ( filo kredisi) olduğu, yukarıda alintılanan rekabet kurulu kararında; yerinde incelemelerde garanti'de elde edilen başka bir belgede bulunan bazı ifadeler "rekabet” ile kastedilen bankaların hangileri olabileceğine işaret etmektedir. bahse kanu belgede yer alan ifadelerde, “rekabet” kelimesinden sonra gelmek üzere “ ...'nın, ..., ... ve ... isimlerinin yer aldığı görülmektedir. dolayısıyla 6 numaralı belgede geçen “rekabet” ile de anlaştık hepsi geliyor” ifadesinde belirtilen uzlaşmanın taraflarının adları sayılan bu bankalardan ve garanti bankasından oluştuğu, anılan rekabet kuru kararının ... dahil, kamu bankalarıyla ilgili değerlendirmelerinde, davaya konu taksitli ticari krediyle ilgili bir tespit ve ihlal kararı bulunmamakta olup, davalı bankayla birlikte diğer kamu bankalarının kamuye uygulanan mevduat faizlerinin belirlenmesine yönelik centilmenlik anlaşmaları yaptıklarına ilişkin tespit ve değerlendirmelerin bulunduğu, diğer bir ifadeyle anılan kararda, dava konusunu oluşturan taksitli ticari krediye ilişkin bir değerlendirmenin yer almadığı, dava konusu kredilerin, eşit taksitli ticari krediler (filo kredisi) olduğu nazarı dikkate alındığında, yukarıda özetlenen rekabet kurulu kararlarıyla bir ilgisinin olmadığı, dolayısıyla davaya konu edilen bir tazminat yada zarardan bahsedilemeyeceği , tarafların diğer hukuki nitelikteki taleplerinin değerlendirilmesi ile masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin sayın mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, Rekabet Kurumu Başkanlığının 2011-4-... Esas 2013-...-... Karar sayılı ilamı ile Türkiye'de faaliyet gösteren 12 Bankanın birlikte hareket edip faiz oranlarını birlikte belirleyerek serbest piyasa koşullarını bozdukları ve 4054 Sayılı yasanın 4. Maddesini ihlal ettikleri, Davalı Banka'nın bu Bankalardan biri olduğu davacının 2007 ve 2011 Yılları arasında 2 kez ... ... Şubesinden Kredi çektiği uygulanan faiz oranı nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini talebidir.
Davalı taraf davanın reddini talep etmiştir.
Davacı alacağının olup olmadığı, varsa miktarı ile birlikte diğer eklerinin hesaplanması teknik incelemeyi gerektirdiği için sorun tespit bölümünde belirtilen konuları değerlendirmek üzere bilirkişi heyetinden 09/05/2018 tarihli rapor alınmıştır. Bu bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi yönünden değerlendirme yapılıp, asıl alacak ve eklerinden oluşan davacı alacağının belirlenmesine çalışılmıştır.
Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun olup, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak hazırlanan ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna göre ;Dava ve itiraz konusu edilen kredilerin; 03.08.2008 tarihlinde aylık "%1,54 faiz oranı ile 6.578,79 tl'lık taksitler halinde 24 ayda ödenmek üzere 130.000,- tl ve 11.09.2008 tarihinde aylık %1,65 faiz oranı ile 2.584,67 TL'lık taksitler halinde 36 taksitte ödenmek üzere 68.800,- TL eşit taksitli ticari kredi ( filo kredisi) olduğu, yukarıda alintılanan rekabet kurulu kararında; yerinde incelemelerde garanti'de elde edilen başka bir belgede bulunan bazı ifadeler "rekabet” ile kastedilen bankaların hangileri olabileceğine işaret etmektedir. bahse kanu belgede yer alan ifadelerde, “rekabet” kelimesinden sonra gelmek üzere “ ...'nın, ..., ... ve ... isimlerinin yer aldığı görülmektedir. dolayısıyla 6 numaralı belgede geçen “rekabet” ile de anlaştık hepsi geliyor” ifadesinde belirtilen uzlaşmanın taraflarının adları sayılan bu bankalardan ve garanti bankasından oluştuğu, anılan rekabet kuru kararının ... dahil, kamu bankalarıyla ilgili değerlendirmelerinde, davaya konu taksitli ticari krediyle ilgili bir tespit ve ihlal kararı bulunmamakta olup, davalı bankayla birlikte diğer kamu bankalarının kamuye uygulanan mevduat faizlerinin belirlenmesine yönelik centilmenlik anlaşmaları yaptıklarına ilişkin tespit ve değerlendirmelerin bulunduğu, diğer bir ifadeyle anılan kararda, dava konusunu oluşturan taksitli ticari krediye ilişkin bir değerlendirmenin yer almadığı, dava konusu kredilerin, eşit taksitli ticari krediler (filo kredisi) olduğu nazarı dikkate alındığında, yukarıda özetlenen rekabet kurulu kararlarıyla bir ilgisinin olmadığı, dolayısıyla davaya konu edilen bir tazminat yada zarardan bahsedilemeyeceği , tarafların diğer hukuki nitelikteki taleplerinin değerlendirilmesi ile masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin sayın mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı belirtilmiştir.
Rekabet Kurulu Başkanlığının 2011-4-91 Soruşturma Dosya Sayılı, 13-13/198- 100 Karar sayılı ve 08.03.2013 tarihli 168 sayfa ve 656 maddeden oluşan kararının detaylı incelenmesi sonucunda; her bankanın yaptığı eylem ve oluşturdukları kusurlar ile sorumluluklarının ayrıştırılarak değerlendirilmesinin gerekeceği, Bankaların iç ve dış kaynak maliyetleri farklılıklar arz etmekle birlikte, piyasadaki kaynak temini ve maliyetini artırıcı/azaltıcı değişimlerden ve gelişmelerden -kur etkisinde olduğu gibi- benzer düzeyde etkilendiği, Ticari kredi faizlerinin artış/azalışlarının rakip bankalara göre piyasalarda oluşan maliyet artış/azalışına nazaran daha düşük/yüksek belirlenmesi ile artış/azalışın yine rakip bankalara göre geç veya erken yapılması durumunda kredi pazar paylarının etkilenebileceği hususları da dikkate alınarak, faiz artış/azalış oranlarının kredi vadesi ve bankanın kendi kaynak maliyetine göre değişkenlik göstermesinin anlaşılabilir olduğu, Rekabet Kurumunun 08.03.2013 tarihli kararının iptali istemiyle Davalı Banka tarafından .... İdare Mahkemesinin 2014/... E. sayılı dosyasından açılan dava dosyasından verilen karara karşı İş “Bankası tarafından karar düzeltme başvurusunda bulunulduğu, Danıştay 13.Dairesinin 2016/... E, 2019/... K. ve 21.05.2019 tarihli kararı ile İdare Mhk. Kararının Davalı Banka yararına bozulduğu, Rekabet Kurulu kararının, davalı Banka yönünden sadece mevduat ve Kredi Kartı metlerine ilişkin olduğu dikkate alındığında; davacının, kullanmış olduğu ticari kredilerden dolayı, 12 bankanın kartel oluşturarak faiz oranlarını birlikte belirlemesi sebebiyle serbest piyasanın bozulup, faiz oranlarının suni olarak arttığı ve rekabet ihlalinden kaynaklı zarara uğradığı sonucuna ulaşmanın mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama toplanan deliller, gerekçeleri itibariyle somut olaya uygun olup taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak hazırlanan ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal oluşturan bir fiilinin bulunduğu yönünde Kurul tarafından verilmiş bir tespit kararının da bulunmadığı, Rekabeti bozucu eylemler hakkında karar verme yetkisi münhasıran Rekabet Kurulunda olduğu, tüm bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu ticari kredinin, anılan Rekabet Kurulu kararıyla bir ilgisinin bulunmadığı ve davaya konu zarardan bahsedilemeyeceği kanatina varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
Davacının davasının REDDİNE;
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 269,85 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 31,40 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 238,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 800,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
-
Yargılama aşamasında davalı tarafından yapılan 88,10 TL (posta tebliğ) giderlerinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49