İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/901 E. 2023/873 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/901
2023/873
14 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/901
KARAR NO:2023/873
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:29/12/2022
KARAR TARİHİ:14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka hakkında “...” logolu televizyon kanalında, 24.06.2021 tarihinde, program yorumcusu tarafından, müvekkili bankanın ve üst yönetiminin saygınlığına, kişisel değerlerine, adına, servetine, şöhretine, şerefine, onuruna, haysiyetine ve itibarına zarar vermek amacıyla kasten hukuka aykırı saldırılarda bulunulduğunu, bu saldırıların davalı şirket tarafından ses ve görüntü nakline yarayan araçlar ile umuma iletildiğini, yayınlandığını, bahsi geçen kanalda, “...” isimli programda müvekkil bankanın tarafı olmadığı, hiçbir ilgisinin de bulunmadığı bir konu hakkında konuşulurken bir anda konu ile hiçbir ilgisi ve bağlantısı bulunmadığı halde kasıtlı olarak müvekkili bankanın gündeme getirildiğini, müvekkili banka tarafından usulsüz işlemler yapılıyormuş gibi gerçeğe aykırı/yanıltıcı söylemler dile getirildiğini, müvekkili banka hakkında olumsuz algı oluşturacak yorum ve beyanların tekrarlandığını, müvekkili banka tarafından faizsiz/usulsüz bir kredi veriliyormuş gibi iftiraya başvurulduğunu, müvekkili banka tarafından cevap ve düzeltme haklarının kullanılarak yayın tarihlerine göre sırası ile gönderildiğini ancak davalı şirket tarafından ısrarla ve istikrarlı olarak benzer yayınlar yapılmakta olduğunu, davalı şirketin ...’de yayınlanan “... ” isimli programının 08.08.2019 ve 22.08.2019 tarihli programında yer alan ifadelere ilişkin olarak müvekkili banka tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılan manevi tazminat dosyasının 22.12.2022 tarihli kararı ile müvekkili banka lehine manevi tazminata hükmedildiğini, davalı ... ... A.Ş.’nin birlikte olduğu medya grubu içerisindeki yazılı basın kolu ... ... Gazetesi’nin 04.10.2020 tarihli basımında ve 22.03.2021 tarihli basımında, 01.04.2016 tarihli ... ...'nde yer alan yazılarda müvekkili banka hakkında gerçek dışı, yanıltıcı ve kamuoyu nezdinde olumsuz algı yaratacak şekilde yönlendirici ve kasıtlı ithamlarda bulunulduğunu, bu durumun müvekkilin itibarını zedelemek maksadı ile kötüniyetli olarak yapıldığının açık olduğunu, müvekkili banka tarafından kamuoyunun aydınlatılması ve yanlış yönlendirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla 01.04.2016 tarihinde basın açıklaması yapıldığını, müvekkili bankanın yapmış olduğu 01.04.2016 tarihli basın açıklamasının ... kanalında da yayınlandığını ancak söz konusu TV kanalında müvekkili banka aleyhine; 08.08.2019, 29.10.2019, 09.03.2020, 16.04.2020, 30.09.2020, 04.10.2020, 12.12.2020, 19.12.2020, 22.03.2021 ve 24.06.2021 tarihlerinde faizsiz kredi verildiği yönünde hukuka aykırı saldırılara devam edildiğini, müvekkili banka tarafından cevap ve düzeltme hakları kullanılarak yayın tarihlerine göre sırası ile; .... Noterliği’nin 20.08.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarı, T.C. .... Noterliği’nin 13.11.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarı, T.C. .... Noterliği’nin 13.03.2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarı, T.C. .... Noterliği’nin 05.05.2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarı, .... Noterliği’nin 16.10.2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarı, .... Noterliği’nin 01.04.2021 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarı gönderildiğini, söz konusu krediye ilişkin olarak daha önce BDDK'ya yapılan şikâyet başvurusu üzerine, BDDK tarafından yapılan inceleme sonuçlarının yer aldığı yazının dava dilekçesi ekinde mahkememize sunulduğunu, davalı tarafın söylemlerinin müvekkil banka’nın itibar ve saygınlığına zarar verdiğini, eleştiri sınırlarını aştığını, ifade özgürlüğü içinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili bankanın tüm faaliyetlerini 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve tüm diğer bankacılık mevzuatına, hukuka uygun şekilde BDDK’nın denetimi altında yürütmekte olduğunu, mevzuata aykırı herhangi bir işleme taraf olmasının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını bu nedenlerle müvekkili bankanın kanunlarla korunan saygınlığına ve dolayısıyla da kişisel değerlerine, adına, servetine, şöhretine, şerefine, onuruna ve itibarına zarar veren davalılar tarafından yapılan hukuka aykırı saldırılar nedeniyle, müvekkili banka nezdinde oluşan manevi zararın giderilebilmesi amacıyla; 24.06.2021 tarihli yayın nedeniyle, yayın tarihinden başlamak üzere 1.000.000,00-tl manevi tazminatın taleple davalıların tamamından müştereken ve müteselsilen tahsiline yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların kamunun denetimine aracılık eden gazetecilik faaliyeti icra ettiklerini, davalı ...' nun ... ... A.Ş.' nin ... logosu ile yayın yapan tematik haber kanalının sahibi olduğunu, Sürekli Basın Kartı hamili tanınmış bir gazeteci olduğunu, bu yönü ile AİHM kararlarında da belirtildiği üzere, gazetecilerin genişletilmiş eleştiri hakkı olduğunu, diğer davalı ...' nun basın sektöründe 40 yıldır yöneticilik yaptığını, davalı ... ve ... yönünden pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, ...' nun yöneticilik yaptığını, dava konusu yayınlarla herhangi bir fiil bağı ve dolayısıyla sorumluluğu bulunmadığını, diğer davalı ..., ...'nin Haber Koordinatörü olduğunu davaya konu yayın sebebi ile ...'un da sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu ifadelerin "..." isimli tartışma programına konuşmacı olarak katılan ...'na ait olduğunu, ...'nun sözleri sebebi ile Haber Koordinatörü ... ve ...'nun sorumluluğu olmadığını, davanın reddi halinde red sebebi farklı olan davalılar yararına aynı vekille temsil edilse bile ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu açıklamaların daha önce de farklı gazeteciler tarafından ortaya atıldığını, dava konusu programda geçen ifadelerin daha önce savcılık tarafından soruşturmaya konu edildiğini, programda bahsi geçen iddiaları araştıran soruşturmaya dair bilgilerin o tarihlerde birçok internet sitesinde haber olarak duyurulduğunu, bu haberler üzerine davacı bankanın, haberlerde yer alan iddiaları inkar etmek dışında, kamuoyunu tatmin edecek herhangi bir açıklama yapmadığını, dava dilekçesinde benzer iddiaları dile getirilen başka yayın kuruluşları hakkında açılan davada verilen kararın örnek gösterildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği dolayısıyla bu davada emsal olamayacağını, davaya konu ifadelerin, davacının ticari itibarını zedelemek amacıyla yapılmadığını, eleştiri konusunun davacının bütün kredi işlemlerini hedef almadığını, olgusal temelden yoksun olmayan haber ve yorumların hukuka aykırılık teşkil etmediğini, eleştirilerin öz ve ifade bakımından uyumlu olduğunu, benzer içerikteki bir haber sebebi ile davacının şikayeti sonunda savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, yayından bir buçuk yıl sonra açılan davanın ağır zarar ve saldırı iddiası ile
fahiş tazminat talebinin ciddiyetini azalttığını, tüm bu nedenlerle Benzer içerikteki yayınlar sebebi ile davacı banka tarafından açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyalarının, usul ekonomisi, istikrar ve hukuk güvenliği ilkeleri uyarınca birleştirilmesini, Davalı Nuri Karahasanoğlu ve ... bakımından davanın pasif husumet bulunmayışı sebebi ile reddine karar verilmesini, dava konusu yayınlar hukuka uygun olduğundan, görünürdeki gerçeğe dayalı hukuka uygun birer haber, yorum ve değerlendirmeden ibaret eleştiri niteliğinde olduğundan, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan bir olay açıklaması ve eleştirisi olduğundan haksız davaların ayrı ayrı tümüyle reddini, farklı bir sonuca varılarak kişilik haklarına hukuka aykırı bir saldırının varlığı kabul edilse bile haberin özelliği gözetilerek saldırının kınanması dahil BK. M.58/2'deki farklı giderim yöntemlerine hükmolunmasını veya tazminat miktarının düşük tutulmasını, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; ...'de yayınlanan ... isimli programda 24/06/2021 tarihli yayında program yorumcusu tarafından davacının kişisel değerlerine zarar verildiği iddiasına dayalı olarak manevi tazminat istemi ile açılan davada manevi tazminat talebinin sübut bulup bulmayacağı ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
DELİLLER;
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden gönderilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığı' nın ... Soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden gönderilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden gönderilmiştir.
Mahkememizce verilen 08/06/2023 tarihli celse 6 nolu ara karar ile dava konusu yayına ilişkin USB bellek üzerinde 24/06/2021 tarihli programın belirtilen aralıktaki konuşma dökümlerinin yapılması için bilirkişi görevlendirilmiş ve konuşma dökümleri raporlandırılarak dosya içine alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davalıların sahibi, yöneticisi, haber koordinatörü ve yayın sahibi oldukları ... ... A.Ş.' nin ... logosu ile yayın yapan televizyon kanalında yayın yapan "..." isimli programın 24/06/2021 tarihli yayınında program yorumcusu ... tarafından " o zaman bende size soruyorum, ..., ... aldığı yalının parasını verdi mi? biz ... Bankasından alamadık... " şeklindeki beyanının davacı banka tarafından usulsüz işlemler yapılıyormuş gibi olumsuz algı oluşturacak yorum ve beyanlar tekrarlanarak davacı bankanın kişilik haklarına, şöhretine, şerefine , onur ve itibarına kasten ağır saldırı ve iftiralarda bulunulduğu, daha önce kamuoyu nezdinde hukuka aykırılığı açıklığa kavuşturulmuş olan hususlar, gerçek dışı iddialar ve asılsız ithamlarla yeniden gündeme getirilerek davacı bankanın karalama çabası içerisine girildiği, iddia olunarak manevi tazminat talebiyle eldeki dava açılmış olup; dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat davasıdır.
Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.
Bunun içindir ki bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.
Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da zorunluluktur.
Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır.özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.
Benzer yayınlarla ilgili açılan bir davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ... esas ... karar sayılı ilamında "davacı tanınmış bir banka, davaya konu haberde cari hesap usulü kredi kullanan da tanınmış bir kişidir. Basının haber verme hakkı, toplumun da haber alma hakkının vardır. Kamuya mal olmuş, toplumda tanınır kişilerin başkalarına göre daha fazla eleştirilere katlanma yükümlülüğün bulunmaktadır. Davaya konu haberde güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağı, buna göre haberin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı anlaşılmıştır (Emsal, dava konusu habere ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Esas No: 2019/... Karar No: 2020/...)." şeklinde karar verilmiştir.
Her ne kadar basının haber verme hakkı toplumun da haber alma hakkı bulunmakta olup güncel olan konularda gazetecilik tekniği gereği yapılan haberlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı içtihat olunmuş ise de; somut olayda davacı banka tarafından benzer mahiyette yapılan haberler karşısında 2016 yılında basın açıklamasında bulunulduğu nitekim ... gazetesinde yayınlanan benzer bir olaya ilişkin .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin... esas sayılı dosyasında BDDK ' ya yazılan müzekkereye verilen 16/12/2019 tarihli cevabi yazıda "banka tarafından ...' a kullandırılan kredi ile ilgili kullandırılan kredinin banka kredileri arasında yer almayan bir kredi türü olduğuna ve bankacılık mevzuatına aykırı kullanıldığına ilişkin bir bilgiye ulaşılamamış olup rapor tarihi itibariyle Dilek Dündar tarafından ödeme ile kredi riskinin tasfiye edildiği, sonuç ve kanaatine varıldığı" bildirilerek kredinin kapatıldığı bilgisi verildiği, bu bilgi karşısında haberin güncellik değeri taşımadığı gibi bir güven kuruluşu olan banka hakkında kredinin kapatıldığı bilinmesine rağmen bu türden haberler yapılması davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilebilecek ise de; BDDK' nın 16/12/2019 tarihli cevabi yazısının gönderildiği .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin... esas sayılı dosyasında davalıların taraf olmadığı; davacı tarafça davalıların taraf olduğu belirtilen ve mahkememizce celbedilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyasında davacı tarafça 10/06/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde yazı içeriği eklenerek BDDK' ya müzekkere yazılması talep edildiği ancak bu konuda bir müzekkere yazılmadığı, davacı tarafça eklenen yazı içeriğinin ise okunaklı olmayıp bahsi geçen BDDK yazısı içeriği hakkında davalıların bilgi sahibi olduğu somut dosya kapsamı itibariyle mevcut delillerle ispatlanamadığından açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça ... ve ... yönünden husumet itirazında bulunulmuş ise de; ...' un ...' nin haber koordinatörü olduğu,...' nun ise davalı şirketin kendi resmi haber kanalında yer alan künyesine göre yönetim kurulu başkanı olarak yer aldığı anlaşıldığından husumet itirazları yerinde görülmemiş ve davanın esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 269,85 TL maktu red karar harcından peşin alınan 17.077,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.807,65 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi 10/3 maddesi gereğince hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/12/2023
Başkan ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Katip ...
e- imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49