İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/598 E. 2023/640 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/598
2023/640
4 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/598 Esas
KARAR NO :2023/640
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:02/11/2020
KARAR TARİHİ:04/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalı borçlu arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin işbu ticari ilişkiden kaynaklı davalı yana düzenlediği faturaların mevcut olduğunu, Davacı şirketin fatura alacaklarına ilişkin davalı borçlu aleyhine icra takipleri başlatıldığını, davalı tarafça ödeme emirlerine itiraz edildiğini ve sonrasında bir takım kısmi ödemeler olduğunu, ödemelerden yola çıkarak davalı tarafın borcu kabul ettiğinin anlaşıldığını, Davalı aleyhine ....İcra Müd. 17.02.2020 tarih ... E. sayılı icra dosyası ile 30.885,07 TL ve .... İcra Müd. 04.03.2020 tarih ... E. sayılı dosyası ile 15.617,82 TL icra takibine girişildiğini, Bu takipler akabinde davalı tarafça 19.02.2020 tarihinde 15.322,30 TL ve 11.03.2020 tarihinde 30.991,22 TL kısmi ödeme yapıldığını, Bu ödemelerin TBK 102. maddesi gereği ilk takip tutarından başlamak üzere mahsup edilip .... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasının ödeme tarihindeki kapak hesabından mahsup edildiğini, 19.02.2020 tarihindeki kapak hesabının 36.273,32 TL olup yapılan ödemenin ise 15.322,30 TL olduğunu, kalan 20.951,02 TL' nin ise 11.03.2020 tarihinde yapılan 30.911,22 TL ödemeden düşüldüğünü, fazla ödenen 10.040,20 TL'nin ise .... İcra Müd. Ait ... e. sayılı dosyasından mahsup edildiğini ve 8.329,21 TL bakiye borç kaldığının tespit edildiği Takibe devam edilebilmesi için İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2020/11640 başvuru numaralı uyuşmazlık konusunun olumsuz olarak neticelendiğini, beyan ettiği Davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, davalarının kabulüne, icra takibinin devamına, Davalı/Borçlunun asıl alacağın (%20)'sinden az olmamak üzere İcra İnkâr Tazminatına mahkümiyetine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de Davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep ettiği, görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında sürmekte olan ticari ilişkinin herhangi bir Sözleşmeye dayanmadığını, aralarında tesis edilen ticari ilişkiden doğan tüm borç ve
Alacakların faturalar kapsamında tarafların düzenledikleri cari hareket dökümünde kayıt altına alındığını, Müvekkil şirket tarafından cari hareket dökümünde yer alan hizmetlerin karşılığı Bedellerin ara ödemeler ile gerçekleştirildiğini, Davacı tarafça, davalı şirket tarafından işbu ticari ilişki kapsamında yapılan ara ödemelerin kabul edildiğini ve taraflar arasında örtülü bir ödeme ilişkisi kurulduğunu, Müvekkili şirket tarafından ticari ilişki süresince düzensiz ara ödemeler Gerçekleştirildiğini ve davacı tarafça hiçbir itirazda bulunulmadığını, Davacı tarafın açık bir şekilde muaccel hale gelmeyen bir alacağı için kötü niyetli bir şekilde icra takibine girişildiğini, Davacı tarafından davalı tarafa temerrüt ihtarı Gönderilmediğini, davacının herhangi bir ihtar ve bildirimde bulunmaksızın cari hesap Dökümünde yer alan bedel üzerinden icra takibine girişerek müvekkili şirketi zarara uğratmayı amaçladığını,
Davacı tarafın amacının işlemiş faiz, icra masrafı ve vekâlet ücreti de dahil olmak üzere asıl alacak dışında feri ödemeler ile zarara uğratmak olduğunu, Davacı tarafından düzenlenen ....İcra Müdürlüğü 17.02.2020 tarihli ... esas sayılı icra takibinin 25.06.2020 tarihli ödeme emri ile müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin 19.02.2020 tarihinde 15.322,30 TL ödeme yapmış olması sebebiyle 29.06.2020 tarihinde ödeme emrine itiraz edildiğini, akabinde ise davacı tarafından düzenlenen .... İcra Müdürlüğü 04.03.2020 tarihli ... e. sayılı icra takibinin 12.03.2020 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, 19.03.2020 tarihinde ise 30.991,52 TL nin davacı hesabına yatırılarak cari hesap borcunun ödendiğini, beyan ettiği açıklanan hususlar doğrultusunda davanın reddine ve takibin iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ettiği, görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı, alacak nedeniyle başlatılan icra takibi nedeniyle itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER; .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasın fiziken celp edilmiştir. .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak ... dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 24/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacı taraf Ticari Defterlerinin; 6102 sayılı kanunun 64. Md. ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 182 ile 220. md. uyarınca Mali ve Kaydi olarak usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, işbu hususlar doğrultusunda 6100 Sayılı Kanunun 222.md uyarınca kendi lehlerine delil olma niteliğine ilişkin değerlendirme ile takdirin
Mahkememize ait olabileceği Davalı taraf Ticari Defterlerinin; 6102 sayılı kanunun 64. Md. ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 182 ile 220. md. uyarınca Mali ve Kaydi olarak usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, bu hususlar doğrultusunda 6100 Sayılı Kanunun 222.md uyarınca kendi lehlerine delil olma niteliğine ilişkin değerlendirme ile takdirin Sayın
Mahkemenize ait olabileceği,
Taraflarca ticari nitelikteki ilişkinin yazılı olarak kayıt altına alınmadığı, herhangi bir yazılı sözleşme metninin mevcut olmadığı, mevcut ise de dava dosyasına sunulmamış olduğu, cari ilişkiye dayalı ticari faaliyetin hukuki değerlendirme ve takdirinin Sayın
Mahkemeye ait olabileceği,
Taraflar arasında herhangi bir ihtar bildiriminin vaki olmadığı, mevcut ise de dava dosyasına sunulmamış olduğu, Tarafların, ticari defter kayıtlarına göre mutabık durumda olduğu, ticari defter
kayıtlarına göre herhangi bir borç alacak bakiyesinin mevcut olmadığı, taraflar arasındaki husumet konusunun davalı tarafça icra sürecinde gerçekleştirilen harici ödemelerin öncelikli olarak doğmuş ferilerden düşülerek hesaplanıp hesaplanmaması ve bu suretle de ödemelere rağmen hali hazır durumda alacak tutarının mevcut olup olmadığı hususuna dayalı olduğu, 17.02.2020 düzenleme 18.02.2020 işlem tarihli .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı ve davalı tarafça yetki ve borç itirazına maruz icra dosyasının Tarihsel olarak tüm ferilerin işlemesi için ikame edilmesinin yeterli görülmesi Durumunda alacaklı tarafın harici tahsilat sonrası asıl alacakların ve ferilerin mahsubu
doğrultusunda Mali ve Kaydi olarak 9.613,30 TL alacaklı olabileceği, 17.02.2020 düzenleme 18.02.2020 işlem tarihli .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı ve davalı tarafça yetki ve borç itirazına maruz icra dosyasının tarihsel olarak tüm ferilerin işlemesi için ikame edilmesinin yeterli görülmemesi ve 25. 06.2020 tarihinde yinelenen ödeme emrinin geçerli olacağı hükmüne ulaşılması durumunda alacaklı tarafın harici tahsilat sonrası asıl alacakların ve ferilerin mahsubu doğrultusunda Mali ve Kaydi olarak 3.507,74 TL alacaklı olabileceği, Dava dosyasına mübrez tüm inceleme ve değerlendirmelerin Mali - Kaydi bilgi ve belgeler üzerinden yapıldığı, HUKUKİ tüm görüş ve izahların Mahkememenin değerlendirme ve takdirinde olduğu, Değerlendirme ve nihai karar Mahkemeye ait olmak üzere; düzenlenen bilirkişi raporunu, Mahkemenin takdirlerine arz edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 17/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 1.03.2020 itibariyle -12.122,34 TL
Fazla ödeme olduğu, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 19.02.2020 itibariyle 21.849,05 TL
bakiye dosya borcunun olacağı, Her iki dosyada alacakların mahsubunun yapılması halinde davalının bakiye dosya borçları kalanı 9.726.71 TL olacağı, kanaatine varılmış, düzenlenen bilirkişi raporunu, Mahkemenin takdirlerine arz edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi ek raporu alınmasına karar verilmiş olup 14/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Ara karar uyarınca yapılan hesaplamada .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 11.03.2020 itibariyle 3.251,06 TL bakiye borcunun olacağı, kanaatine varılmış, ek raporu takdir, ifa ve gereği Mahkemeye ait olmak üzere arz edilmiştir.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası ile davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 15.617,82.-TL alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itiraz üzerine itirazın 8.328,79 TL'lik kısmı yönünden iptali, takibin devamı isteminde bulunulmuştur.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle konu ile ilgili kavramların ve yasal düzenlemelerin incelenmesinde fayda bulunmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.
Takip talebinde bulunan alacaklı yapmış olduğu takibin içeriğini ve alacağın kaynağını usulüne uygun olarak belirtmelidir. Başka bir deyişle alacaklı yapmış olduğu takip talebini kontrol yükümlülüğü altındadır.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı alacaklının takip talebinde; 1 adet faturaya dayalı, toplam 15.617,82.-TL olmak üzere alacaklı olduğunu belirttiği, asıl alacağa işleyecek ticari temerrüt faizi, icra masrafları ve vekâlet ücreti ile birlikte (tahsilde tekerrür olmamak üzere) tahsili (TBK 100. maddesi gereğince kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsubu) talebidir” beyanının yanında borcun kaynağı kısmında faturayı sunulduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların arasında mal alım satım ilişkisi bulunduğu, sözleşme gereğince taraflar arasındaki ilişkinin açık hesapta takip edildiği dosya kapsamı ile sabittir.
Davanın tarafları aralarındaki akdi ilişkiyi inkar etmemiş, ticari ilişki kapsamında davacıya ödeme yapıldığı ve borç ilişkisinin kalmadığını savunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2019/827 esas, 2021/2326 karar sayılı kararında "Mahkemece, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğu hususu dikkate alınmadan taraflar arasındaki tüm açık hesap ilişkisi gözetilerek karar verilmiştir. Oysa itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespit edilmesi bu davada mümkün değildir. Davacının icra takibine dayanak belge dışında açık hesap ilişkisinden kaynaklanan başka alacakları varsa onlar için ayrıca icra takibi yapması veya alacak davası açması gerekecektir." şeklinde hüküm kurmuştur.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde kanıt yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonucunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar da göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Kısmî ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TBK’nin 101. maddesi gereğince, birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir; borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. TBK’nin 102. maddesi gereğince de kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarihli ve 2006/19-260 E., 2006/251 K.; 09.06.2010 tarihli ve 2010/19-262 E. 2010/304 K; 27.01.2016 tarihli ve 2015/15-1830 E.,2016/98 K.; 25.04.2018 tarihli ve 2017/19-903 E., 2018/974 K. sayılı kararları da bu yöndedir.
Davacı tarafça her ne kadar davalı borçlu aleyhine dava konusu icra takibi dışında .... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasınında da takibe başlandığını, davalı tarafça yapılan ödemenin .... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasından mahsup edilmesi sonucu dava konusu .... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasından 8.328,79 TL borç kaldığı beyan edilmiş ise de .... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına konu faturanın 15.611,40 TL'lik fatura olduğu davalı tarafça 11/03/2020 tarihinde 30.991,22 TL ödeme yapıldığı, bunun 15.611,40 TL'sinin dava konusu icra takibindeki fatura için ödendiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalıyı takip öncesi temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir belge sunulmamıştır. Buna göre bilirkişiden yalnızca ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası dikkate alınarak (.... İcra Dairesi, .... İcra dosyaları ve yapılan başka ödemeler gözetilmeksizin) hesaplama yapılmak üzere, 6,42 TL'lik takip öncesi faiz 0 TL alınmak suretiyle, borçlu tarafından 11.03.2020 ödeme tarihi itibariyle 15.611,40 TL ödeme yapıldığı ihtimalde TBK 100. Maddesi uyarınca yapılan ödemenin önce faiz ve masraflardan mahsup edilerek ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından ödeme tarihi (11.03.2020) itibariyle davacının alacaklı, davalının borçlu olduğu miktarın hesaplanmasının istenilmiş, 14/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 11.03.2020 itibariyle 3.251,06 TL bakiye borcunun olacağı tespit edilmiş olup mahkememizce rapor hükme ve denetime elverişli bulunarak .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 3.251,06-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜNE,
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 3.251,06-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına,
-
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında (650,21 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 222,07. TL nispi karar harcının, peşin alınan 64,15. TL harcın mahsubu ile geri kalan 157,92. TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 3.251,06. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 5.077,73. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 126,35. TL (54,40. TL BHV, 7,80. TL VSH, 64,15. TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 1.501,50. TL (151,50. TL tebliğler ve posta, 1.350,00. TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 586,09. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 500. TL (bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 304,83. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,
10-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 804,75-TL'sının davacıdan, 515,25-TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/10/2023
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:35