İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/480 E. 2023/624 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/480
2023/624
28 Eylül 2023
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/480
KARAR NO :2023/624
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:08/07/2022
KARAR TARİHİ:28/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... Ve Ticaret Limited Şirketi'nin borçlu, davalılar ... ve ...'in ise müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış oldukları Genel Kredi Sözleşmeleri çerçevesinde muhataplardan ... Ve Tic. Ltd. Şti. lehine nakit kredi kullandırımı yaptırıldığını, borçlu şirketin kullanmış olduğu kredilerin teminatı olarak borçlu şirkete ait ... plakalı ve ... şase no'lu .... ... Kamyonetin müvekkili lehine rehin tesis edildiğini, ayrıca yine ... Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ''.../Merkez, .... Mahallesi'nde kain ve tapunun, 96 ada, 6 parsel no'da kayıtlı'' Gayrimenkul üzerinde 1. Derecede 1.000.000 TL bedelle müvekkili şirket lehine ipotek tesis edildiğini, işbu teminatların, ... Ve Ticaret Limited Şirketi'nin müvekkili banka nezdinde olan borçlarına karşılık olarak verildiğini, ... Dairesi'nin 2021/....E. Sayılı dosyasından müvekkili banka adına ... Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyadan ise yine ... Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait .... plakalı araç için rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyadan ... ve Ticaret Limited Şirketi ve davalılardan ... hakkında 25/11/2021 tarihinden itibaren bir yıl süre ile konkordato kesin mühlet kararı verildiğini ve işbu takiplerin durduğunu, bahse konu teminatların davalılar lehine verilmemiş olup ayrıca, İİK m. 45 müteselsil kefiller için uygulanmayacağından dolayı alacak için müteselsil kefiller aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, ilamsız takip başlatılabildiğini, bu sebeple kredi sözleşmelerinde kefil olan davalılar aleyhine huzurdaki davaya konu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyadan icra takibi başlatıldığını, müvekkili banka ile davalılar arasında imzalanan kredi sözleşmelerine ilişkin ödeme planına uygun ödemeler yapılmadığından borçlu şirketin hesabının kat edildiğini ve şirket ile davalılara/borçlulara ihtarname gönderildiğini, .... Noterliğinden 25/05/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı borcun ödenmesi ihtarı ile keşide edildiğini ve 25/05/2021 tarihinde kredinin kat edildiğini, davalılara gönderilen ihtarname ile borçlunun Genel Kredisine ait 1.072.532,85 TL nakdi borç ihtarname tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ihtarname masrafı ile birlikte; 1.072.532,85 TL nakdi borcun ihtarname tarihinden fiili ödeme tarihine kadar geçecek süre içerisinde banka temerrüt faizi oranından işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi, (temerrüt faizi kat tarihi itibariyle yıllık %45 olup, fiili ödeme tarihi ne kadar temerrüt faizlerindeki artışlar borca yansıyacaktır.) yine 3 günlük süre içerisinde 64.525 TL gayrinakdi borcun müvekkili banka veznelerine nakden depo edilmesini, (çekler için bankanın ödemekle sorumlu olduğu bedeller ödendiği takdirde bedellerin ayrıca ihtara veya ihbara gerek kalmaksızın tazmin tarihinden itibaren banka faiz genelgelerinde yazılı temerrüt faizi ile birlikte tahsili cihetine gidileceğini, ayrıca yasal değişiklikler sonucunda müvekkili bankanın sorumlu olduğu meblağda artış olması halinde, artan meblağın ihtara gerek kalmaksızın tahsili ciheletine gidilecektir.) aksi takdirde, nakdi borçlardan müvekkili bankanın faiz genelgesine göre belirlenecek oranda temerrüt faizi, BSMW ile birlikte tahsili için; borçlu aleyhine yasal yollara müracaat edileceğini, alacağın teminatı olarak tesis edilmiş ipoteklerin paraya çevrileceği hususunun ihtar edildiğini, talep edilen muaccel borcun ihtara rağmen ödenmemesi üzerine 03.06.2021 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... E. (EK- 5 İcra dosyası) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu takip tutarının 162.584,51 TL nakdi ve 2.670 TL gayrinakdi kısmından davalı/borçlu ...'in sorumlu tutulduğunu, davalılardan ...'ın 09.06.2021 tarihinde, ...'in ise 14.06.2021 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyadan yapılan icra takibine itiraz ettiklerini, icra dosyasına davalılar tarafından sunulan dilekçelerde; borca; işlemiş faiz dahil tüm faize ve diğer tüm ferilerine ve ' rehin hakkı alacağına' ve yetkiye itiraz edildiğini, genel geçer ve haksız itirazın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşme gereği kendi edimlerini yerine getirdiğini, davalılar /borçlularin ise kullandığı kredi borcunu ödemeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan sözleşme gereği ... ve Tic. Ltd. Şti.'ye kredi kullandırıldığını, davalıların ise müşterek müteselsil sıfatı ile işbu sözleşmeyi imzaladıklarını, davalıların borçlu sıfatına haiz olduğunun açıkça ortada olduğunu, takibe konu alacak miktarının ihtarnamede açıkça belirtildiğini, asıl alacağa uygulanan işlemiş ve işleyecek faiz ile B.S.M.V. faiz oranlarının KKDF oranı ilgili kanun maddelerine, MK m. 2’ ye, TCMB’ ye müvekkili şirket tarafından bildirilen faiz oranlarına ve tarafların imzaladığı sözleşme hükümlerine uygun olup tamamının yasal olduğunu, taraflar arasında yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olup İstanbul merkez icra müdürlüğünün yetkili olduğunu, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin 45. maddesi uyarınca; sözleşmeden doğacak her türlü anlaşmazlıklarda (Banka'nın yurtdışı şubelerince tesis esilen kredilere ilişkin anlaşmazlıklar dahil) Türkiye Cumhuriyeti Kanunları uygulanacak ve anlaşmazlıkları çözümlemeye İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olacaktır hükmünün imza altın alındığını ve davalılar tarafından kabul edildiğini, bu nedenle davalıların itiraz dilekçelerinde yetkiye itiraz etmeleri ve yetkili icra dairesinin Amasya icra dairesi olduğu yönündeki beyanlarının geçersiz olup, itirazın kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen delil sözleşmesinin yasal mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, davaya konu alacağın ihtarnamede açıkça belirtildiğini, ayrıca davalı/borçlu tarafından tespitinin mümkün olup alacağın likit olduğunu, borçluların borç tutarının tesbitinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerektiğini, gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacağın bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, takip ve dava konusu alacağın genel kredi sözleşmesine dayalı olması halinde alacağın likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğu ve bu nedenle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin içtihatlar ve doktrin yayınları uyarınca sabit olduğunu, anlaşılacağı üzere; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden kredi kullanan, ancak muacceliyet ihtarına uymayan davalıların icra takibine yaptıkları itirazlarını haklı kılacak hiçbir sebep olmadığını, şirket defter ve kayıtlarında yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile de gerçek durumun ortaya çıkacağını, davalıların/borçluların müvekkiline borçlu olduklarının açık olduğunu, dolayısıyla kötü niyetle takibin durdurulmasına neden olan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile haksız itirazlarıyla davacının alacağına kavuşmasına engel olan ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla itirazda bulunan davalılar tarafın %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesi gerektiğini, izah edilen nedenlerle, mahkemeniz nezdinde işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptıkları haksız itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, müvekkilin alacağının faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, kötü niyetli davalılar taraf aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava dışı ... ve Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine kefil olan davalılardan alacağın tahsili talebi ile başlatılan İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
DELİLLER;
... Hadımköy Yolu Şubesi'nin 12/12/2022 havale tarihli yazısı ekinde gönderilen ... seri numaralı, 1.500.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi aslı ve 09/05/2023 tarihli yazılı ile gönderilen .... Noterliği'nin 11/06/2021 tarih 14839 nolu, .... Noterliği'nin 25/05/2021 tarih ... nolu, .... Noterliği'nin 09/09/2019 tarih ... nolu ihtarname asılları ve tebliğ şerhleri ile 09/09/2019 tarihli hesap özeti mahkememiz 8455 kasasına alınmıştır.
Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2021/.... Esas sayılı, ....İcra Dairesi'nin 2021/..., ... Esas sayılı, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyaların uyap üzerinden celp edildiği görüldü.
.... İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde, davacı şirketin davalılar aleyhine kredi sözleşmesinden kaynaklı 1.137.057,85 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçtiği, davalı ...'in iş bu takip tutarının 162.584,51 TL nakdi ve 2.670,00 TL gayri nakdi kısmından sorumlu olduğunun takip talebinde belirtildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 29/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı banka (... AŞ) ile dava dışı asıl kredi borçlusu kredi lehtarı ... San ve Tic. Ltd. Şti arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bahse konu iş bu sözleşmeleri davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin kararlaştırılan süre içinde ödenmemesi nedeniyle davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaatinin edinildiği, davalı kefillerinin sorumluluğunun, yanlar arasında akdedilen kredi sözleşmesindeki kefalet limiti 1.000.000,00 TL ile 2.500.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 1.072.532,85 TL'si olduğu, kefalet limiti ile mukayese edildiğinde talep edilen asıl alacak miktarı kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle özellikle davalı kefil (...) borcun tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları kanısına ulaşıldığı, davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacaklarının nakdi krediler yönünden davalı kefil ...'ın sorumluluğunun toplam talep edilmesi gereken alacak miktarının 1.072.532,85 TL olduğu, mahkemece raporun benimsenmesi halinde alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alındığında takip tarihinden itibaren 1.072.532,85 TL asıl alacak tutarına %38,25 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergi (BSMV) ile birlikte itenebileceği, davalı kefil ...'in sorumluluğu yönünden mahkemece raporun benimsenmesi halinde takip tarihinden itibaren 162.584,51 TL asıl alacak tutarına %38,25 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenebileceği, gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo talebi yönünden davalı kefillerin kefalet imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin kefaleti düzenleyen bölümünde gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesine yönelik açıkça bir hüküm bulunmadığı, diğer çek taahhütnamesi de dava dışı kredi lehtarı firma ile davacı banka arasında imzalandığı, iş bu çek taahhütnamesinde davalı kefillerin kefalet imzaları bulunmadığı için davalı kefillerin sözleşmesel olarak üstlendikleri bir depo yükümlülükleri bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 07/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı banka (... A.Ş) ile dava dışı asıl kredi borçlusu kredi lehtarı ... San ve Tic. Ltd. Şti arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bahse konu iş bu sözleşmeleri davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin kararlaştırılan süre içinde ödenmemesi nedeniyle davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaatinin edinildiği, davalı kefillerinin sorumluluğunun, yanlar arasında akdedilen kredi sözleşmesindeki kefalet limiti 1.000.000,00 TL ile 2.500.000,00 TL olduğu, davacı bankanın takip tarihi itibariyle nakdi krediler yönünden davalı kefil ...'ın sorumluluğu yönünden toplam talep edilmesi gereken alacak tutarının1.072.532,85 TL'si olduğu, mahkemece raporun benimsenmesi halinde alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alındığında takip tarihinden itibaren 1.072.532,85 TL asıl alacak tutarına %38,25 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenebileceği, davalı kefil ...'in sorumluluğu yönünden mahkemece raporun benimsenmesi halinde takip tarihinden itibaren 162.584,51 TL asıl alacak (talep gibi) tutarına %38,25 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenebileceği, gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo talebi yönünden davalı kefillerin kefalet imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin kefaleti düzenleyen bölümünde gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesine yönelik açıkça bir hüküm bulunmadığı, diğer çek taahhütnamesi de dava dışı kredi lehtarı firma ile davacı banka arasında imzalandığı, iş bu çek taahhütnamesinde davalı kefillerin kefalet imzaları bulunmadığı için davalı kefillerin sözleşmesel olarak üstlendikleri bir depo yükümlülükleri bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı ile davalı asıl borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerini davalı ...'ın 2.500.000,00 TL kefalet limiti, diğer davalı ...'in 1.000.000,00 TL kefalet limitiyle müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, TBK 583. maddesinde düzenlenmiş olan kefaletin geçerli olabilmesi için gerekli şartların kefalet sözleşmesinde bulunduğu, her ne kadar davalı kefillerin eş muvafakati bulunmamakta ise de; davalıların borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşıldığından TBK 584.maddeye eklenen ek fıkra gereği bu hususta da bir eksiklik bulunmadığı görülmüştür.
Mahkememizce yaptırılan 29/03/2023 tarihli bilirkişi incelemesinde; kefillere ve asıl borçluya yapılan kat ihtarı tebliğinin sehven noterlik tarafından onaylandığı tarih olarak alındığı anlaşıldığından ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 7.8.3 maddesinde temerrüt tarihide aynı tür krediler ve hesaplar için bankaca belirlenen en yüksek cari faiz oranının %50 fazlası tutarında temerrüt faizi belirlenmiş ve davacı tarafça takip talebinde %45 oranında temerrüt faizi talep edilmiştir. emsal HGK.'nun 2017/19-1650 Esas, 2019/507 Karar sayılı ilamı doğrultusunda bilirkişi tarafından takip konusu kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranlarında sözleşme hükmüne göre en yüksek akdi faiz oranı olarak belirlenen %25,50 faiz oranına %50 uygulanarak %38,25 oranında temerrüt faizi belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından belirlenen faiz oranı mahkememizce de yerinde görüldüğünden bu orana itibar edilmiş ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna bu hususta yapmış olduğu itiraz yerinde görülmemiştir.
Davalı ... tarafından kefili olduğu dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti ve kendisi için ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı konkordato dosyasında 23/06/2021 tarihinde geçici mühlet, 25/11/2021 tarihinde ise kesin mühlet kararı verildiği, mühlet kararına rağmen dava açılamayacağı belirtilerek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulmuş ise de; davaya konu takibin 03/06/2021 tarihinde başlatıldığı, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki geçici mühlet kararının ise 25/06/2021 tarihinde verildiği, takibin mühlet kararından önce başlatıldığı görülmüştür.
İİK 294.maddesinde mühlet içinde borçlu aleyhine takip yapılamayacağı ve evvelce yapılan takiplerin duracağı belirtilmiş olup derdest davalara etkisinden söz edilmemiştir. Bu durumda davalı hakkında açılan itirazın iptali davası görülüp hüküm kurulabilir. Ancak verilecek hükmün infazı konkordato devam ettiği takdirde konkordato hükümleri, konkordato süreci sona ermişse genel hükümlere göre infazı yapılır. (İstanbul BAM 13.HD 2020/1880 E.2022/1908 K.)
Konkordato davası ile İİK 294.madde uyarınca mühlet kararı verilmesi davalı hakkında itirazın iptali davası açılmasına veya açılan davanın yürütülmesine engel teşkil etmeyeceğinden davalının bu husustaki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça asıl borçlu ve kefillere .... Noterliğinden 25/05/2021 tarihli ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamenin asıl borçluya 28/05/2021 tarihinde, davalı kefillere 28/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 01/06/2021 tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiştir.
Sonuç olarak mahkememizce yaptırılan 07/06/2023 tarihli bilirkişi incelemesinde; davacı banka tarafından kullandırılan nakdi krediler yönünden hesaplama yapıldığı, alınan bilirkişi raporu mahkememiz ve İstinaf denetimine elverişli olup, yeterli teknik incelemeyi içerdiğinden raporda hesap edilen miktarlara itibarla davacının davalılardan 1.072.532,85 TL alacaklı olduğu, davalı ...'in 162.584,51 TL'lik kısım yönünden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının gayri nakti çek bedeli depo talebi yönünden kefalet sözleşmesinin 15/2. maddesinde TBK 582.madde gereği müteselsil kefaletin doğmuş ve doğacak tüm borçları kapsayacağı hüküm altına alınmış ise de; kefilin sorumlu olduğuna ilişkin yerleşik yargıtay uygulamaları paralelinde taraflar arasındaki sözleşmede çek depo talebine ilişkin açık bir hükme rastlanılmadığından kefilin gayrinakdi kredisinin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunması gerekmekte olup, somut olay yönünden kefillerin çek taahhüt bedeli kredisinin depo edilmesinden sorumlu olacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı gibi çek taahhütnamesinde kefillerin imzasının bulunmadığı da dikkate alınarak davacının kefiller yönünden yerinde görülmeyen depo talebinin reddine, karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM /Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-
Nakdi alacak talebi yönünden davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın iptali ile; takibin 1.072.532,85 TL asıl alacak üzerinden devamına, davalı ...'in 162.584,51 TL alacak yönünden sorumlu olmasına,
-
Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar dava tarihinden itibaren yıllık %38,25 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına,
-
Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 214.506,57 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (...'in asıl alacak yönünden sorumlu olduğu miktar dikkate alınarak 32.516,90 TL'sinden sorumlu olmasına)
-
Gayri nakdi çek taahhüt bedeli depo talebi yönünden davanın REDDİNE,
-
Nakdi alacak talebi yönünden, kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 73.264,72 TL nispi karar harcından davacının nakdi alacak talebine istinaden yatırmış olduğu 18.316,17 TL harcın mahsubu ile eksik 54.948,55 TL harcın (davalı ... 8.329,61 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına;
-
Gayri nakdi alacak talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu karar harcın peşin olarak yatırılan 1.101,92TL'den mahsubu ile bakiye 832,07 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 18.408,37TL (80,70 TL BVH, 11,50 VSH, 18.316,17 TL Peşin Harç) harcın davalılardan (davalı ... 2.790,51 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 2.979,00 TL ( 479,00 TL Tebliğler ve postalar, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.809,95 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... 425,96 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Kabul edilen nakit alacak miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 147.978,61 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... 22.431,97TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak, davacıya verilmesine,
10-Arabuluculuk nedeniyle ödenen 1.360,00TL arabuluculuk ücreti'nin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'a göre davadaki red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.282,82 TL'nin davalılardan, (davalı ... 194,46 TL'sinden sorumlu olmak üzere), 77,18 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider ve delil avanslarının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne (e-duruşma ile), davalı yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/09/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:35