İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/720 E. 2023/582 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/720
2023/582
21 Eylül 2023
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/720
KARAR NO:2023/582
DAVA:Ticari Şirket (Tasfiyenin Kapatılması)
DAVA TARİHİ:15/12/2020
KARAR TARİHİ:21/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyenin Kapatılması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili İstanbul Ticaret Odası .../0 sicil numarası ile kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... ... ...Kooperatifi'nin üyesi olduğu, davalı kooperatifin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı adresi Fatih / İstanbul adresi olduğundan mahkememizin yetkili olduğunu, 03/09/1994 tarihinde 1993 yılına ait Olağan Genel Kuruluna yapmış, tasfiye kararı alınmış olduğu, kooperatifin dağılmasına genel kurulda karar verildiği, tasfiye Memurluğuna ... ve ... atandığı, birer hafta ara ile Ticaret Sicil Gazetesinde tasfiye kararı ilan edildiği, ancak tasfiye işlemleri gerçekleştirilip, tasfiye sonlandırılıp davalı kooperatifin ticaret sicil kaydı silinmesi sağlanamadığı, davalı kooperatifin Ticaret Odası kayıtların da sermayesi 0 olarak görülmekte, diğer bir anlatımla tasfiye edilecek bir aktifi ve ödenecek bir borcu, hakkında açılmış bir dava, icra takibi bulunmadığını, davalı kooperatifin münfesih olduğu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... esas, 2020/40 karar ve 30/01/2020 tarihli kesinleşmiş kararı ile tespit edildiği, davalı tasfiye memurları .... Asliye Tİcaret Mahkemesi'nin 2019/... esas sayılı dosyasında alınan beyanlarında ellerinde hiç bir belge ve defter olmadığını, son tasfiye genel kurulunu yapmak için ortaklara ulaşılamaması nedeni ile toplayamadıklarını, bu nedenle kati ve son bilançoyu son tasfiye genel kuruluna onaylatamadıklarını ve dolayısı ile normal tasfiye işlemlerini tamamlayıp, tasfiyeyi sonlandıramadıklarını ve ticaret sicil kaydını bu sebeplerle sildiremediklerini beyan ettikleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98. Maddesi "Bu Kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunu'ndaki Anonim Şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmünü içerdiği, kooperatiflerin kaydı ticaret sicil müdürlüğünce silinmediği sürece tüzel kişilikleri devam ettiğinden müvekkilinin huzurdaki davayı ikame etmekte hukuki yararı ve davalı kooperatifin "tasfiye işlemlerinin sonuçlandığına" ve ticaret sicil kaydının silinmesine" karar verilmesini isteme hak ve yetkisi olduğu, davalı kooperatifin bankalarda hiçbir banka hesabı, Sosyal Güvenlik Kurumuna ve Vergi Dairesine her hangi bir borcu ve hiçbir tapu sicil müdürlüğünde de kayıtlı hiçbir gayrimenkulü ve tasfiye edilecek herhangi bir taşınır malı veya değeri bulunmamakta olduğu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü .../0 sicil numaralı Tasfiye Haline Sınırlı Sorumlu ... ... ...Kooperatifi'nin Tasfiye İşlemlerinin sonuçlandığına ve Ticaret Sicil kaydının silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Tasfiye Halinde S.S.... ... ...Kooperatifinin tasfiye işlemlerinin bitirilip bitirilmediği, ticaret kaydının silinip silinmeyeceğinden ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER;
.... Asliye Ticaret Mahkemesi, .... Asliye Ceza Mahkemesi, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu, ..., ... ... Bankası, ... Bankası, ... Bankası, ..., ... ... Bankası, ... Bankası, ..., ... ... Bankası, ..., ..., ... ..., ..., ... ... ... Bankası A.Ş., ... ... Bankası, ... ..., ... ... Bankası'na yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince 01/06/2022 ve 25/04/2023 tarihli bilirkişi rapor alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davalı kooperatifin tasfiye işlemlerinin sonuçlandığına ve ticaret sicil kaydının silinmesi istemine ilişkindir.
Yaptırılan son bilirkişi incelemesi ile; ...-0 sicil noda kayıtlı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... ... ...Kooperatifinin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın 08.04.1991 tarih ve 3391 sayılı oluru ile kuruluşunun onaylandığı, Kooperatif ana sözleşmesinin ticaret sicil gazetesinde 28.10.1991 tarihinde tescil ve ilan edildiği kooperatifin amacının ortaklarının konut ihtiyacını sağlamak olduğu, kooperatifin kurucu ortaklarının ise ..., ..., ..., ..., ..., ...'den ibaret olduğu, davalı kooperatife ait 1991,1992 ve 1993 hesap yılı genel kurul tutanaklarının dosyaya gönderildiği, bu tarihten sonra genel kurul toplantısının yapılmadığı, kooperatifin en son tescilinin 16.09.1994 tarihinde yapıldığının ticari sicil kayıtlarından tespit edildiği, kooperatifin 1994-2015 tarihi arasında olağan genel kurullarını üst üste 1163 sayılı kanunun 45. Mad hükmüne aykırı olarak yapmadığından Cumhuriyet savcılığınca soruşturmanın başlatıldığı,... Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/... soruşturması neticesinde 2019/ ... E sayılı iddianamenin düzenlendiği; müşteki İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün şüphbeli ..., ... aleyhine 1163 sayılı kanuna aykırı olarak yapılması gereken 2011,2012,2013,2014 ve 2015 yıllarına ait genel kurulları 5 yıl üst üste yapmadıkları , kanuna aykırı bu hareketleri nedeniyle 1163 sayılı kanunun EK :2/2 mad ve TCK nun 53 mad hükmü gereği cezalandırılmalarının istenildiği, .... Atm ... E, 2020/ 40 K 30.01.2020 tarihli kararı ile davalı Tasfiye Halinde ... Kooperatifi'nin münfesih olduğunun tespitine karar verilerek , kararın 09.04.2020 tarihinde kesinleştiği, kooperatif tasfiye memuru ...'in İstanbul Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne 24.11.2020 tarihinde müracaat ederek ... kooperatifinin mahkeme yoluna müracaat ederek nihai kapatılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği bunun üzerine mahkeme kararının dosyasına konularak kooperatifin kapatılma işlemlerinin tamamlandığı bu nedenle neticenin dosyaya kayıt düşülmesini kooperatifin münfesih sayıldığını bildirdiği, tasfiye memurunca 3 kez yapılan ilan ve çağrıya rağmen alacaklıların kooperatife bir bildirimde bulunmaması ve kooperatifin herhangi bir mal varlığının olmaması, kooperatifin bilgi ve belgelerinin tasfiye memurlarına verilmemesi, genel kurulların yapılamaması ve bunlara tasfiye memurunca erişilemediği bilgisinin verildiğinin dosya kapsamı ile tevsik edildiği, mali bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kooperatif tasfiye memurları tarafından ibraz edilen kooperatif kayıtlarına göre 31.12.1994 tarihi itibari ile aktif ve pasiflerinde bağlı olduğu vergi dairesine ve üçüncü şahıslardan borç ve alacağının bulunmadığı, dolayısıyla üçüncü şahısların haklarını ihlal edici bir durumun mevcut bulunmadığı, kooperatif bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden borçlu bulunmadığına dair yazının ve SGK borcu olmadığına dair yazıların mahkememize geldiği, buradan da kamu borçlarının olmadığının anlaşıldığı, bankalardan dosyaya gelen yazılarda kooperatifin hesabına ve hesap bakiyesine rastlanamadığı, tapu müdürlüğüne yazılan yazılardan kooperatif adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallara rastlanamadığı, bilanço gelir gider durumlarının pasif durumunda olduğu ve hesap bakiyesinin “0” olduğunun tespit edildiği, 6102 sayılı TTK nun geçici 7 nolu maddesi ve bu kanuna dayalı olarak çıkarılan tebliğ hükümleri gereğince; kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış şirket veya kooperatiflerin genel kurullarının, kanunun öngördüğü asgari süre ve şartlara uygun olarak toplantıya çağrılmış olmasına rağmen iki defa üst üste toplanamaması ve bu durumun tevsik edilmesi kaydıyla tasfiye memuru tarafından son ve kati bilançonun ticaret sicili müdürlüğüne tevdi edilmesi ile tasfiye sona ermiş kabul edilir ve unvan ticaret sicilinden silinerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, .... ... ...Kooperatifinin tasfiye işlemlerinin tamamlandığı düşünülerek 1163 sayılı kanun ile TTK ve tebliğ hükümlerine uygun olarak ticaret sicilden kaydının terkin edilerek kapatılabileceği yönünde sonuç ve kanaate varıldığının bildirildiği görülmüştür.
Celp edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında dava konusu kooperatifin tasfiyesine karar verildiğinin 16/09/1994 tarihinde tescil edildiği, kooperatifin ticaret sicilden terkin edilmemiş olduğu görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne dava konusu kooperatif hakkında TTK geçici 7.maddesi gereği resen terkin işlemi yapılıp yapılmadığı, bu hususta geçici 7 ya da başkaca bir sebeple tasfiye memurları tarafından silinmeyle ilgili bir talepte bulunulup bulunulmadığı hususunda bilgi sorulmuş ve gönderilen müzekkere cevabına ekli evrakların içeriğinden müzekkerede sorulan hususlarla ilgili bir talepte bulunulmadığı anlaşılmıştır. TTK'nun geçici 7.maddesinde bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde bu maddedeki halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının silinmesinin, ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uygun olarak yapılacağı, ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar yollanacağı ve tasfiye sürecine bu şekilde devam edileceği, ihtara rağmen süresi içinde cevap vermeyen veya durumunu kanuna uygun hale getirmeyen şirketin ticaret sicil kaydının resen silineceği öngörülmüştür. Görüldüğü üzere TTK'nun geçici 7.maddesi gereğince başvuruda bulunulabilmesi için kanunun yürürlük tarihinden itibaren 2 yıl süre öngörülmüş olup davacının bu konuda yapmış olduğu bir başvuru bulunmadığı veya başvuruya ilişkin bilgi belgenin dosyaya kazandırılmadığı gibi sicil tarafından da resen tespit edilemediğinden artık geçici 7.maddenin uygulanması imkanı kalmadığından bilirkişi raporundaki görüşe itibar edilmemiştir.
Davacı, son tasfiye genel kurulunu yapmak için ortaklara ulaşılamaması nedeniyle normal tasfiye işlemlerini tamamlayıp tasfiyeyi sonlandıramadıklarını bu nedenle ticaret sicil kaydının silinmesini talep etmiş ise de; 30.12.2012 Resmî Gazetete yayınlanan, Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ başlığı altında Amaç bölümünün 1. Maddesinde; münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin, ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin usul ve esasları düzenlenmiştir. Anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin ticaret sicil müdürlükleri tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi uyarınca ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın yapılan tasfiyeleri neticesinde ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi halinde söz konusu şirketlerin ve kooperatiflerin tüzel kişiliği ortadan kalkacağından, bu kurumların vergi mükellefiyetleri de sona erecektir. Tebliğ gereği kayıtların silinebilmesi için tasfiye memurlarının ilgili müdürlüğe başvurmaları özel dava şartı olup bu haliyle davacının talebinin değerlendirilmesi bakımından ticaret siciline başvurabilmesinin mümkün olması ve TTK 34.maddesi gereği sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı dava hakkının kullanılabileceği, davalı tasfiye memurları tarafından ticaret siciline başvuru yapılmadığı anlaşıldığından açılan davada davacının hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1. h ve 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE;
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 269,85TL maktu red karar harcından peşin alınan 54,40TL harcın mahsubu ile eksik 215,45TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalı yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2023
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49