İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/786 E. 2024/492 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/786
2024/492
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/786 Esas
KARAR NO : 2024/492
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 12/09/2017
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş ile davacının da aralarında olan şahıs ve şirketler arasında ...tarihinde, ... 3. Noterliği, ... yev. Nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin teminatına 300.000,00 TL bedelli ipotek verildiğini, ...A.Ş, tarafından ipotekle temin edilen alacağının tahsili amacıyla ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyası ile kambiyo, ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyası ile ipotek olmak üzere takipler başlattığını, alacağın ... tarihinde, 40.000 Euro bedelle, ... 16. Noterliğinin ... yev. nolu Alacağın Devri Sözleşmesi ile davalılara devir ve temlik edildiğini, davalıların temellük ettikleri alacağı tahsil ettiğini, alacak teminatı taşınmazın ise; 150/c şerhini 26.06.2014 tarihinde icrada fek ve ipoteği ise, 01.12.2014 tarihinde tapuda terkin edildiğini, ... 10. İcra Müdürlüğü,... tarihinde, “tahsil harcı alınarak dosyanın işlemden kaldırılmasına” karar verdiğini/tahsil harcını alarak ... esas sayılı ipotek dosyasını işlemden kaldırdığını, davalıların alacağı tahsil etmelerine rağmen kambiyo takibine devam ederek; davacının taşınmazına haciz koyarak satışını talep ettiklerini, 13.02.2015 tarihinin satış (ilk artırım) günü olarak ilan edildiğini, satışın durdurulması istemiyle davacının açtığı davada ... 1. İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasında taşınmazın satış işlemlerine devam edilmesinin Mükerrer Tahsile Neden Olacağından satışın durdurulmasına karar verdiğini, davalıların temyiz talebine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 19.10.2015 tarih, ... E., ... Kararında satışın durdurulması kararında “Kesin Nitelikte Olduğundan, temyiz dilekçesinin reddine” karar verildiğini, buna rağmen davalıların durmaması ve icra ihalesiyle davacının taşınmazının satılması üzerine davacının açtığı ihalenin feshi davasında Mahkeme'nin, İhalenin Feshine karar verdiğini, kararın davalıların bozma istemiyle temyiz etmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 31.03.2016 tarih, ... esas, ...karar ile Onama kararı verdiğini, davalıların karar düzeltme yoluna başvurması üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 22.09.2016 tarih, ... esas, ... kararında “istemin Reddine” karar verdiğini, buna rağmen davalıların kambiyo dosyasından tekrar davacının taşınmazının satışını talep ettiklerini, talimat sonucu, ... 3. İcra Dairesi'nin...Talimat kıymet takdiri yapıldığını/tebliğ edildiğini, yetkili İcra Mahkemesi'nce reddi üzerine tedbir talepli olarak iş bu menfi tespit davasının ikamesi zorunluluğu doğduğunu belirterek ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına (icra veznesine) para girmesi halinde bu paranın dava sonuçlanıp hüküm kesinleşinceye kadar temlik alacaklısı davalılara ödenmemesi için tedbir kararı verilmesine, temellük edilen alacağı tahsil, 150/c şerhini fek ve ipoteği terkin eden temlik alacaklısı davalılara davacının borçlu olmadığının tespitine, davalıların %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 23/05/2018 tarihli dilekçesinde özetle, 150/c şerhini fek ve ipoteği terkin eden temlik alacaklısı davalılara davacının ... 1. İcra Müdürlüğü’nün... esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davacının taşınmazının satışından icra dosyasına gönderilen 251.356,59 TL satış parasının davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalıların %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağın itfa edildiği iddiasını, ... 10. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında müdürlükçe "tahsil harcı alınarak dosyanın işlemden kaldırılmasına" kararına dayandırdığını, yine dosyaya sunulan Mahkeme ve Yargıtay ilamı da müdürlük kararına dayandığını, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası kararı hukuka ve yasaya aykırı olmasına rağmen karar kesin olduğundan yargıtay temyiz incelemesi yapmadığını, davacı taraf ve mahkeme kararlarının dayandığı ... 10. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasından verilen mezkur karar (tahsil harcı alınarak dosyanın işlemden kaldırılmasına) ... 15. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas... karar sayılı ilamı ile kaldırıldığından davacı/borçlunun iddialarının dayandığı sebebin ortadan kalktığını, müvekkillerin dosya alacağını tahsil etmesi söz konusu olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan temlik sözleşmesinden görüleceği üzere kısmi temlik söz konusu olduğunu, yani müvekkiller ile birlikte ...A.Ş.'nin de alacaklı olduklarını, iki dosyadan birinin ya da ikisinin kaydının kapatılması tüm alacaklıların talebiyle mümkün olabileceğini, taraflarının sehven ... 10. İcra Müdürlüğü ... E. dosyasına 150/c şerhinin fekki talep edildiğini, müdürlükçe verilen karar yanlış olduğundan ... 15. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından mezkur kararın kaldırıldığını, dosyadaki taleplerinin şerhin kaldırılmasına ilişkin olduğunu, bu talepten dosya alacağının tahsil edildiğini çıkarmanın mümkün olmadığını, davacının kötü niyetli olup satışı durdurmak ve müvekkillerini zararına neden olmak için böyle bir iddiada bulunduğunu, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen satışın durdurulması kararı da bir kaç saat içinde verildiğinden mahkeme tarafından davacı borçlunun kötü niyetinin tespit edilemediğini, aksi halde mahkeme tarafından böyle bir kararın verilmesinin olası olmadığını, Mahkeme kararı kesin olmamış olsa idi yüksek mahkeme tarafından kararın kaldırılacağının sabit olduğunu, iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile aynı sebebe dayanarak aynı kişilere karşı dava ikame ettiğini, Mahkemece 07.09.2017 tarihinde davanın reddine karar verildiğini, davacının satışı durdurmaya yönelik karar almak için davalar ikame ettiklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, bu sebeple henüz derdest bir dava bulunurken bu davanın açılmasının usulden red sebebi olduğunu belirterek talep edilen tedbirin, dava konusu olduğundan reddine, davanın usulden reddine, dava usulden reddedilmediği takdirde davanın esastan reddine, davacının %20'den az olmamak kaydı ile inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, finansal Kiralama temelli mükerer tahsilat nedeniyle istirdat talebine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, devir sözleşmesi, ... 4. İcra Hukuk Mahkemesinin... esas ...karar sayılı dosyası, ... 1. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası, ... 10.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... 3. İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyası, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 23. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, tapu kayıtları ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Dosyanın finansal kiralama konusunda uzman, mali müşavir ve icra alanında uzman 3 bilirkişiye tevdi ile dosyanın mevcut durunu, iddia, savunma ve toplanan deliller kapsamında hazırlanan 26/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının Alacaklı Olmamasının Kabulü Halinde; davacı tarafından icra takiplerine konu borcun haricen ödendiğine ilişkin dava dosyasında herhangi bir ödeme belgesi olmadığı ve davalının cevap dilekçesinde belirttiği üzere “sehven 150/c şerhinin fekki talep edildiğini, bu talepten alacağın tahsil edildiği sonucu çıkmadığı” beyanının kabulü halinde; Davacıdan davalıların mükerrer tahsilatlarının olmadığına Mahkeme'ce kanaat getirilmesi halinde davacının davalılardan alacaklı olmadığının söylenebileceği, Davacının Alacaklı Olduğunun Kabulü Halinde; Mahkemece iş bu menfi tespit davası olarak açılan davanın davacı yönünden istirdat davası olarak devamına ve davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde ise; Davacı vekili tarafından 23.05.2018 tarihli dilekçe ile davanın söz konusu taşınmazın satılması ve icra dairesine 251.356,59 TL tutarın 09.02.2018 tarihinde ödendi beyanla davalılardan alınarak davacıya iadesinin talep edildiği, davacı ve davalıların gerçek kişiler oldukları görülmekle Mahkemece davacının 251.356,59 TL alacaklı olduğunun kabulü halinde faiz hususunda, Davacının yasal faiz talep edebileceğinin kabulü halinde; davacının 251.356,59 TL asıl alacağına 09.02.2018 ödeme tarihinden itibaren takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan %9 ve değişen oranlarda (infaz aşamasında değişiklik olması ihtimaline binaen) kademeli olarak Yasal Faiz yürütülebileceği, Davacının avans faizi talep edebileceğinin kabulü halinde; Dava konusu borcun ticari ilişkiden ve finansal kiralama sözleşmesine dayandığı, bu nedenle davacının avans faizi talep edebileceği hususunda Mahkemece kanaatte olunması halinde ise; TCMB verilerinden 09.02.2018 ödeme tarihi itibariyle avans faizi oranının %9,75 olduğu görüldüğünden, davacının 251.356,59 TL asıl alacağına ödeme tarihinden itibaren %9,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği bildirilmiştir.
TMK'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nın 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit ve istirdat davalarında ispat yükü, kural olarak davalı tarafa (alacaklıya) düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372). 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve...E., ...K. sayılı ilamı).
Somut olayda yukarıda değinilen usul hükümleri ile içtihatlar ışığında davacı tarafça davalıların 150/c şerhini fek ve ipoteği terkin ettikleri bu sebeple alacaklarını tahsil ettikleri vakıasına isnat edildiği anlaşılmakla dayanılan vakıaya göre ispat külfeti davacı tarafta olup davacı taraf alacağın devri sözleşmesine konu ipotekli takip dosyasında İİK 150/c şerhinin kaldırılması yönündeki talep uyarınca borcun tahsil edildiği vakıasını ispatla mükelleftir. Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış ve alacağın varlığı iddiasına ilişkin olarak 26/06/2022 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına alınmıştır. İİK'nın 150/c maddesinde; "İcra memuru, ipoteğin paraya çevrilmesi hakkındaki takibin başladığını tapu idaresine haber vermeye mecburdur. Tapu memuru, keyfiyeti taşınmazın siciline şerh verir. Taşınmazı bu şerh tarihinden sonra iktisap edenlere icra veya ödeme emri tebliğ olunmaz." hükmü havi olup; takip dosyasında yer alan İİK 150/c şerhinin terkini talebi borcun tahsil edildiği anlamına gelmediği gibi iddia olunan bu husus az yukarıda detaylarıyle izah olunduğu üzere davacı tarafça ispat edilmelidir. Dosya kapsamında toplanan tüm delillerin tetkikinden; dava konusu icra takip dosyalarında tahsilat kaydı olmadığı, alacakların haricen tahsiline dair beyan dilekçesi sunulmadığı tespit edilmekle birlikte yalnızca İİK 150/c şerhinin kaldırılması talebinin alacağın tahsil edildiği ve borcun ödendiği şeklinde yorumlanamayacağı ve dosya kapsamında davacı tarafın alacak iddiasına ilişkin ispata elverişli yeter derecede delil sunulmadığı kanaatiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.( Emsal Nitelikte İçtihat Metinleri: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2022 tarihli .. E. ... K. sayılı ilamı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 03/05/2023 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamı, İstanbul 45. Hukuk Dairesi'nin 27/03/2024 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamı )
İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca, istirdat davasının kabulü halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötüniyet tazminatı olup, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse, aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilemez. Davanın reddine karar verilmekle yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafların kötüniyet tazminatı talebi yönünden ise İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için davanın alacaklı konumunda olan davalı lehine reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması gerekmektir. Dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmemesi sebebiyle İİK'nın 72/4. maddesindeki koşullar oluşmadığından davalıların tazminat taleplerinin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Tarafların kötü niyet tazminat taleplerinin İİK'nın 72/4. 5. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından ayrı ayrı REDDİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.797,01. TL peşin harç ile 1.495,54. TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.292,55. TL harcın mahsubu ile artan 3.864,95. TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
Davalı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 39.703,49 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
-
Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58