İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/281 E. 2024/304 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/281
2024/304
15 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/281 Esas
KARAR NO : 2024/304
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/01/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı yanın 01/02/2016 - 04/07/2023 tarihleri arasında müvekkili şirkette satış müdürü olarak çalıştığını, davalının istifa dilekçesinde açıkça iş değişikliği yapacağını ifade ettiğini, davalının aynı departmanda çalışan 2 iş arkadaşı ile toplu olarak çalışma etik ve ahlakına uygun olmayan ve rekabet hükümlerine aykırı davranışlarda bulunarak müvekkili şirketten istifa ettikten hemen sonra rakip bir firmada işe başladığının tespit edildiğini, davalının, müvekkili şirkette halen çalışmaya devam ederken, müvekkili şirket ile aynı faaliyet kolunda çalışan ve rakip bir firma olan ''...'' unvanı altındaki grup şirketlerden ...A.Ş ile iş görüşmesi yaptığını ve ilgili şirketin iş teklifini kabul ederek sonrasında bu durumu sosyal medya hesaplarında paylaştığını, akabinde davalının, müvekkili şirketin müşterilerine, rakip bir firmada çalışmaya başladığını söylediğini ve ilgili rakip firmaya ait teklifleri müvekkili şirketin müşterilerine sunduğunun tespit edildiğini, ayrıca müvekkil işyerinde davalı ile birlikte çalışan .. ve ... isimli mesai arkadaşları birlikte hareket etmek suretiyle toplu olarak rakip firmaya geçtiğini, yaşanan tüm bu olaylardan davalı istifa etmek suretiyle ayrıldıktan sonra müvekkili şirketin haberdar olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak sürecin anlaşamama olarak sona erdiğini, bu nedenle davalı aleyhine işbu alacak davasını ikame etme zorunluluğunun doğduğunu, bilindiği üzere iş akdinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülük olduğunu, buna karşılık taraflar iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş akdine konulmasını veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılmasını kararlaştırılabileceğini, Türk Borçlar Kanunu 444 vd. maddelerine göre yapılan rekabet yasağı sözleşmesine rağmen davalı işçi iş sözleşmesi henüz sona erdikten hemen sonra aynı alanda iştigal eden rakip işyerinde işe başlayarak, rekabet yasağına aykırı davrandığını, bu nedenlerle, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmüne göre rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etme gereği doğduğunu, davalının müvekkili şirketten istifa ettikten hemen sonra işe girdiği dava dışı ilgili şirketin, müvekkili şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip bir firma olduğunu, davalı yan ile müvekkili şirket arasında akdedilen iş sözleşmesinde de rekabet hükümlerinin açıkça yer aldığını, dolayısıyla davalı yanın, dava dışı rakip bir firmada müvekkili şirket ile iş ilişkisi halen devam ederken görüşmelere başlamış olması ve müvekkili şirket müşterilerini yeni işe başladığı şirkette çalışmak üzere yönlendirmesi ve en önemlisi davalı ile birlikte iki çalışanın daha toplu olarak hareket etmek suretiyle rakip firmada birlikte işe başlaması açıkça rekabet hükümlerine aykırılık içerdiğini beyanla fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, kısmi davalarının kabulü ile şimdilik 1.000,00-TL cezai şartın arabuluculuk anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarih olan 26/10/2023 tarihinde başlamak üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, davacı taraf iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra müvekkilinin rekabet yasağına aykırı davrandığından bahisle davayı İş Mahkemesinde ikame etmiş ise de görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Esasa ilişkin olarak, davacı şirketin zararı bulunduğunu ispatlayamadığını, öncelikle davacı firmanın, TTK m.917 kapsamında taşıma işleri komisyonculuğu yaptığını, söz konusu madde hükmüne göre ''taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi ile komisyoncu eşya taşıtmayı üstlenir. Bu sözleşme ile gönderen, kararlaştırılan ücreti ödeme borcu altına girer'' olarak taşıma işleri komisyonculuğunun tanımının yapıldığını, bu minvalde davacı firma ürününü/malını taşıtmak isteyen bir firma ile fiili taşıyan arasındaki irtibatı sağlamakta ve fiili taşıma yapan firmanın vermiş olduğu fiyatın üzerine kendi karını/komisyonunu koyarak kar ettiğini, bir diğer deyişle ''...''lık yaptığını, dolayısıyla davacı firmada satın alma departmanı bir de müvekkilinin görev aldığı satış departmanı mevcut olduğunu, satın alam departmanı, fiili taşımayı yapacak olan firmalardan taşıma bedeline ilişkin rakam alır ve bu rakamların üzerine kendi kazanç oranlarını koyarak satış departmanına iletildiğini, satış departmanı ise fiili taşıyanların araçlarında yüklerini taşıtacak müşteri bulduğunu, her ne kadar müvekkili satış müdürü pozisyonunda çalışsa da dava dilekçesinin ekinde sunulan belirsiz süreli iş sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin görev tanımının açıkça yapılmadığını, müvekkilinin satış müdürü olarak davacı şirketten almış olduğu bilgilere dayalı olarak müşterilere teklif bilgi vermesinin mümkün olmadığını, davacı şirket bünyesinde müşterilere verilen satış fiyatları şirket ortaklarından ...'nın da direktörü olduğu satın alma departmanı tarafından belirlenip, müvekkiline bildirildiğini, bununla birlikte müşterilerin bir indirim talebi var ise müvekkilinin satış bedelleri üzerinde herhangi bir insiyatif alma yetkisine yetkisine de sahip olmadığından müşterilere de indirime ilişkin fiyat veremediğini, müvekkilinin işten ayrılmasının ertesi günü davacı şirketin, çalışanlarına müvekkiline çalışması için tahsis edilen bilgisayarı açtırdığını, müvekkili adına gelen mailleri diğer çalışanlarının maillerine yönlendirdiğini, müvekkilinin bu bilgilere erişiminin olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin iddia edildiği gibi sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ya da rekabet yasağına aykırılık teşkil edecek herhangi bir eyleminin bulunması dahi söz konusu olmayacağını, rekabet yasağı hükümlerini içeren sözleşmenin davacı tarafça imzalanmadığını, davacı şirkette birden fazla kişinin başka bir iş yerinde çalışmaya başlamasının haksız rekabet oluştuğunu ve sır saklama yükümlülüğünün ihlal edildiğini ispatlayamadığını, davaya konu edilen sözleşmenin genel İşlem koşullarına aykırılık içerdiğini beyanla davanın öncelikle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 444.maddesinde (818 Sayılı BK'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen sözleşmeye aykırılık iddiasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 6098 sayılı TBK'nın 444-447.maddeleri arasında yer almaktadır.
Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1.maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 4/1-c maddesinde ise, Türk Borçlar Kanununun rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447 maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olarak kabul edilmiş ve TTK'nın 5/1. Maddesinde de aksine hüküm bulunmadıkça, tüm ticari davaların asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir.
HMK'nun 320 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davalının davacıya yönelik, mahkemece tespiti ve men'i gereken, haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin ve davacının bu eylemler nedeniyle maddi tazminat alacağının varlığı ve miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça ''...Davalı yan, müvekkil şirkette halen çalışmaya devam ederken, müvekkil şirket ile aynı faaliyet kolunda çalışan ve rakip bir firma olan "..." unyanı altındaki grup şirketlerden ... Anonim Şirketi ile iş görüşmesi yapmış ve ilgili şirketin iş teklifini kabul ederek sonrasında bu durumu sosyal medya hesaplarında paylaşmıştır...."belirttiği ve yine ''...davalı yanın, dava dışı rakip bir firmada müvekkili şirket ile iş ilişkisi halen devam ederken görüşmelere başlamış olması ve müvekkili şirket müşterilerini yeni işe başladığı şirkette çalışmak üzere yönlendirmesi ve en önemlisi davalı ile birlikte iki çalışanın daha toplu olarak hareket etmek suretiyle rakip firmada birlikte işe başlaması açıkça rekabet hükümlerine aykırılık içerdiği..." şeklinde davalının iş akdinin devamı sırasında davacı şirketin ticari ilişkide bulunduğu şirketlerle ticari ilişkiye girmek ve şirkete ilişkin bilgilerin ele geçirilmesi ve kullanılması suretiyle haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiklerini belirtilerek, davalı aleyhine eldeki davayı yönelttiği anlaşılmaktadır.
HMK nun 1. Maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, HMK nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır. Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle davalı işçilerin iddia edilen rekabet yasağına aykırı fiil/faaliyetlerinin iş akdi devam ederken başlayıp başlamadığı hususu tespit edilmelidir. Davacı tarafça, haksız rekabet teşkil ettiği belirtilen ve iddia edilen eylemlerin, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında başladığı ileri sürülmektedir. Bu hali ile, iş akti sona erdikten sonraki döneme ilişkin eylemler, aktin devamı sırasında başlayan eylemlerin devamı niteliğinde olup, iş aktinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir. Bu haliyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın İş Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 07/02/2019 tarih, 2015/33389 Esas ve 2019/2979 Karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesinin 26/11/2020 tarih, 2020/1610 Esas ve 2020/1370 Karar sayılı ilamı)
Mahkemelerin görevi davanın açıldığı durum ve koşullara göre belirlenir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesine göre işçinin rekabet yasağının da yer aldığı TBK'nın İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine ilişkin işçi ve işveren arasındaki ilişkiden kaynaklanan davalarda iş mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda da somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin vasıflandırılması gerekecektir. Taraflar arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşmenin davalı işçinin istifa ederek davacı şirketten ayrıldığı tarihe kadar devam ettiği ileri sürülmüştür. Bir başka deyişle, davalı işçi davacı şirkette taraflar arasında akdedilen belirsiz süreli iş akdine bağlı olarak istifa ettiği tarihe kadar işçi olarak çalışmıştır. Taraflar arasındaki hukuki ilişki hizmet sözleşmesi mahiyetindedir. O halde yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde; 7036 sayılı yasanın, 6102 sayılı TTK'dan sonra yürürlüğe girdiği ve TTK'nın 4/1-c maddesindeki düzenlemeyi değiştirdiği, özel nitelikte olan ve daha sonra yürürlüğe giren 7036 sayılı yasada, iş sözleşmesinin devamı veya sona ermesinden sonra açılan davalar yönünden herhangi bir ayırım yapılmadığı, aksine iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden doğan her türlü uyuşmazlığın iş mahkemelerinde görüleceğinin belirtildiği, bu haliyle de, somut olayda 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1-a maddesine göre, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, yine Mahkememiz görevsiz İş Mahkemeleri görevli olacaktır.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
-
HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1. (c). maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
HMK'nun 21/1. (c). maddesi gereğince iş bu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ... 10.İş Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle merci tayini için HMK'nun 22/2. Maddesi uyarınca dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,
-
HMK'nun 20/1.maddesi gereğince ... 10.İş Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin merci tayini kararı verilmesi halinde, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istemesi halinde dosyanın görevli ... 10.İş Mahkemesi'ne gönderilmesine, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 331/2. maddesi gereğince talep halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
HMK'nun 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderinin görevli mahkemede değerlendirilerek hüküm altına alınmasına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1.maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 15/05/2024
Katip
¸
Hakim
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32