SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/869 E. 2024/247 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/869

Karar No

2024/247

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/869 Esas

KARAR NO : 2024/247

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 30/12/2021

KARAR TARİHİ : 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka tarafından müvekkiline karşı 14/03/2020 tanzim ve 06/01/2020 vade tarihli 28.500,00-TL'lik senede ilişkin ... 34. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasınca kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, müvekkilin davalı/alacaklı bankaya karşı söz konusu senetten kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu senet üzerinde herhangi bir imzanın bulunmadığını, senet aslı üzerinden herhangi bir imzanın tespiti halinde davalı banka tarafından bu imzanın müvekkiline ait olduğunun ispatı gerektiğini, müvekkilinin davalı bankaya söz konusu senetten dolayı herhangi bir borcunun olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından davacı ve dava dışı borçlu...A.Ş. aleyhlerine 14.03.2018 tanzim, 06.01.2020 vade tarihli ve 28.500,00-TL bedelli senet ile icra takibine başlandığını, borçlular hakkındaki takibin kesinleştiğini, davacının eksik olduğunu iddia ettiği hususların takibe konu senette yer aldığını, senet aslı incelendiğinde keşideci imzasının, tanzim yerinin ve diğer tüm zorunlu unsurlarının bono üzerinde olduğunu, davacının senet geçerli olsa bile imzasının kendisine ait olmadığının iddia ettiğini, davacının imzasını görmeden imza inkarında bulunmasının dahi kötüniyetli olduğunu, yapılacak olan bilirkişi incelemesinde imzanın davacıya ait olduğunun ortaya çıkacağını bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış olan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, İ.İ.K 72. Maddesi uyarınca bonoda yer alan imzaların davacıya ait olmaması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Tarafların anlaşamadıkları hususların; ... 34. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasındaki takip dayanağı 14/03/2018 düzenleme, 06/01/2020 ödeme tarihli, 28.500,00 TL bedelli borçluları ...A. Ş. Ltd. Şti. İle ...olan bono altındaki imzanın davacıya atfen atılı imzanın davacıya olup olmadığı, bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkin olduğu tespit edildi.

Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi cevabi yazısı, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...dosyasında bulunan evrak aslı, Adli Tıp Raporu ve her türlü yasal delile delil olarak değerlendirilmiştir.

.. 34. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosya aslı celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.

Davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen 15/12/2022 tarihli duruşmaya katılmaması ve mazeret dilekçesini de belgelendirmemesi nedeniyle dosyanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca 1. kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin yenileme dilekçesi sunması üzerine 04/01/2023 tarihinde yenile tensip tutanağı hazırlanarak yargılamaya devam edildiği, duruşma günü ve saatini bildirir yenileme tensip tutanağı davacı vekiline 17/01/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Davacı vekilinin 18/09/2023 tarihli dilekçesi ile 14/09/2023 tarihli celse 2 nolu ara kararından rücu edilmesini, bilirkişi ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği, mahkememiz 21/09/2023 tarihli ara kararında delil avansı ücretinin davacı üzerine bırakılmasının usul ile yasaya uygun olduğu ve ara karardan rücu edilmesini gerektirecek bir husus bulunmadığı kanaatine varılmakla davacı vekilinin 18/09/2023 tarihli dilekçesindeki talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkememiz 14/09/2023 tarihli duruşması (2) numaralı ara kararda belirtilen "14/03/2018 düzenleme, 06/01/2020 ödeme tarihli 28.500,00 TL bedelli bononun ön yüzündeki davacıya atfen atılı bulunan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı" hususunda dosyasının İstanbul Fizik İhtisas Kurulu'na sevki ile hazırlanan 02/01/2024 tarihli raporda; İnceleme konusu senetteki borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu bildirilmiştir.

02/01/2024 tarihli ATK raporunun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle ATK raporuna karşı itirazların reddi ile tekrar bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddine karar verilmiştir.

TMK'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."

Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun 2011/19-473 Esas 2011/607 Karar 2003/19-781 Esas 2003/768 Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.

Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.

Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun 2017/19-821 E-2019/58 K sayılı kararı)

Somut olayda yukarıda değinilen usul hükümleri ile içtihatlar ışığında dayanılan vakıalara göre ispat külfeti davalı alacaklı tarafta olup davalı alacaklı 14/03/2018 düzenleme, 06/01/2020 ödeme tarihli 28.500,00 TL bedelli bonoya dayalı alacağının varlığını ispatla mükelleftir. Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış ve bono üzerindeki imzanın sahte olduğu iddiasına ilişkin olarak düzenlenen 02/01/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi raporu ile 14/03/2018 düzenleme, 06/01/2020 ödeme tarihli 28.500,00 TL bedelli bono üzerindeki imzanın...'in eli ürünü olduğu olduğu tespit edilmiş ve davalı alacaklı tarafça imza inkarının haksız olduğu dolayısıyla alacak iddiası ispat edilmiş olmasına karşın davacı borçlu tarafça aksi ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60. TL karar ve ilam harcının peşin alınan 469,94. TL harçtan mahsubu ile artan 42,34. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  3. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  6. HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04/04/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdeğerlendirilmesidelillerinistanbulMenfi(KambiyoSenetlerindenTespithükümKaynaklanan)gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim