İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/899 E. 2024/149 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/899
2024/149
29 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/899 Esas
KARAR NO : 2024/149
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ : 29/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili banka ile davalı/borçlu ... Şirketi arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca borçluya kredi kullandırıldığını, davalı ...'ün ise asıl borçluya kullandırılan krediden kefil sıfatıyla sorumlu bulunduğunu, davalının ödemelerini zamanında yapmaması üzerine müvekkili banka tarafından .... 1.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiğini ve işbu kat ihtarının davalılar/borçlulara ihtar edildiğini, ihtara rağmen davalılar/borçlular tarafından ödeme yapılmayınca davalılar/borçlular aleyhine ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takip işlemi yapıldığını, davalının, takibe, borca ve tüm fer'ilere itirazı neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğe çıkarılmadığını, UYAP sistemi üzerinden haricen öğrenildiğinden yasal süresi içerisinde işbu davayı Mahkememiz nezdinde ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, bunun üzerine taraflarınca Hukuk Uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve fakat olumlu sonuç alınamadığını ve anlaşmama ile sonuçlandığını beyanla haklı davalarının kabulü ile davalılar/borçluların alacaklarını semeresiz bırakmak gayesiyle haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazının iptaline ve ... 28.İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takibin devamına, alacağı semeresiz bırakmak maksadı ile yapılan haksız itiraza istinaden kötü niyetli davalı/borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, işbu davanın yetkili mahkemelerde açılmadığını, işbu dava konusu icra takibine karşı gerçekleştirilen itirazları doğrultusunda işbu dava hakkında yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazları saklı kalmak kaydıyla, dava dilekçesi ve delil listesinin HMK'nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, yasaların emredici hükmü gereği davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu, delillerini sunması gerektiği halde dava dilekçesi ile, dava konusu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakların sunulmadığını, Esasa ilişkin olarak, müvekkillerinin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde, takibe konu kredi sözleşmeleri ve kat ihtarı içeriğinden/dayanağından dolayı takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı bankaya hiçbir borcunun mevcut olmadığını, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, ayrıca faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı ve hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıklanmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, tüm itirazları tekrarla takip dayanağı olarak belirtilen sözleşmede yer alan imzalar müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığından imzaya itiraz ettiklerini, her ne kadar tebligat zarfıyla beraber takibe konu kredi sözleşmesi müvekkillerine tebliğ edilmemiş olsa da müvekkillerinin davacı banka nezdinde imzalanmış hiçbir kredi sözleşmesinin bulunmadığını, taraflar arasında imzalandığı iddia edilen sözleşmede yer alan imzaya itirazları saklı kalmak üzere, ilgili sözleşmenin faize ya da müvekkilleri aleyhine ilişkin maddeler Genel İşlem Koşullarından olup yazılmamış sayılması gerektiğini, hesap kat ihtarının usulüne uygun gönderilmediğini ve verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki, dava konusu sözleşmede yer alan kefalet hükümleri geçersiz olup müvekkillerinin dava konusu borca ilişkin hiçbir yükümlülüğünün bulunmadığını beyanla davacı tarafından ispat edilemeyen işbu haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, davacı taraf aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı bankanın İTO kaydının bir kısmı, davalı ... Şirketi'nin ise İTO kaydının tamamı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı ...'ün nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 28.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davacı bankanın ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizin 13/04/2023 tarihli duruşmasında; "Davacı banka ile davalı şirket arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ...'ün de işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davanın bir miktar para alacağının tahsili talebine ilişkin başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olması HMK'nun 10. ve TBK'nun 89.maddeleri gereğince davacı alacaklının bulunduğu yer icra müdürlüklerinin ve mahkemelerinin de yetkili olması nedeniyle davacının yerleşim yerinin de ... İli ... İlçesi olması gözetilerek ... İcra Dairelerinin icra takibinde yetkili olması nedenleriyle davalı tarafların icra dairesinin ve Mahkememizin yetkisine yönelik itirazlarının ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.
Mahkememizin 13/04/2023 tarihli duruşmasının (5) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için davacı bankanın Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda bankacı bilirkişi ...tarafından tanzim edilen 07/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-Dava konusu alacak tutarının, davacı ...A.Ş. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden, davalı şirkete kullandırılan ...no.-lu Taksitli Ticari Kredi (Yapılandırma Kredisi) borcundan kaynaklandığı,
-Kat ihtarnamesi noter tebliğ şerhlerine göre; davalı asıl borçluya gönderilen ihtarnamenin, 19.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği,
-Davalı asıl borçluya gönderilen kat ihtarnamesi, muhatabın adresine ulaşmadan (19.11.2020 tarihinde ulaşmıştır) ve verilen 1 günlük süre dolmadan, davacı banka tarafından 14.11.2020 tarihinde icra takibinin açıldığı, bu durumda davalı asıl borçlunun takiple temerrüde düştüğü,
-Takip Tarihi itibariyle temerrüde düşen davalı asıl borçlu bakımından, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda, davacı bankanın 244.137,25 TL tutarında talep edilebilir alacak tutarının bulunduğu,
-Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde, diğer davalı ...'ün 550.000,00 TL tutarında geçerli kefaletinin bulunduğu, davalı asıl borçluya gönderilen kat ihtarnamesi muhataba tebliğ edilmeden, İcra takibinin 14.11.2020 tarihinde açıldığının anlaşıldığı, Yargıtay'ın, yerleşik içtihatlarında borçlulara gönderilen ihtarnamede verilen sürenin sonuna kadar muacceliyetinin ertelendiği görüşünde olduğu, bu durumda, dava konusu kredinin vadesi geçmiş taksitlerinin muaccel olduğu, kalan anapara borcunun ise takip tarihi itibariyle henüz muaccel olmadığının anlaşıldığı, bu sebeple davalı kefilden takip tarihi itibariyle sadece muaccel olan alacakların talep edilebileceğinin değerlendirildiği, Sayın Mahkeme tarafından;
Davalı kefilden sadece muaccel olan taksit tutarları ile bu tutarla işletilen temerrüt faizinin talep edilebileceği görüşünün benimsenmesi durumunda, davalı kefilin 14.11.2020 takip tarihi itibariyle toplam 47.088,21 TL borçtan sorumlu tutulabileceği,
Ancak, söz konusu görüşlerinin benimsenmemesi halinde ise, adı geçen kefilin de davalı asıl borçlu ile birlikte takiple temerrüde düştüğünden, davalı asıl borçlu için hesaplanan ve davalı kefilin kefalet limiti içinde kalan toplam 244.137,25 TL borçtan, kefil ...'ün de sorumlu tutulabileceği,
-Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12.2.maddesi uyarınca, davacı banka tarafından dava konusu taksitli krediden kaynaklanan asıl alacak tutarına yıllık %27,60 oranından temerrüt faizi talep edilebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Mahkememizin 29/02/2024 tarihli duruşmasında zapta ''Davalı ... adına yapılan meşruhatlı isticvab davetiyesinin usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü, okundu dosyasına konuldu. Davalı .../davalı şirket yetkilisinin yapılan yoklamada isticvap için hazır olmadığı görüldü.'' ibaresinin geçtiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Davanın, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır.
... 28.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalılar/borçlular hakkında toplam 244.937,53-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalılar/borçlular tarafından yasal süresi içinde vaki itirazları sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazların davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının davaya konu davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında davalı/kredi lehdarına kullandırılan ticari krediler nedeniyle davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı, temerrüt, işlemiş faiz ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı, talep edilen ve uygulanan temerrüt faizi oranının genel kredi sözleşmesi ve kanuna uygun olup olmadığı ile işbu sözleşme altında yer alan imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı, davalıların icra takibine vaki itirazlarının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Davacı ...A.Ş. ile davalı ... Ltd. Şti. Arasında 17/03/2017 tarihinde 550.000,00-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup, diğer davalı ...'ün işbu sözleşmede 550.000,00-TL bedelle kefalet imzasının bulunduğu, kefalet sözleşmesinin TBK'nın 583.maddesinde belirtilen şartlara göre düzenlendiği, ayrıca ticaret sicil kayıtlarına göre davalı ...'ün, davalı asıl borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi olduğu anlaşıldığından TBK'nın 584.maddesinin 3.fıkrası gereğince şirket ortakları ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili verilecek kefalet için eşin rızasının aranmadığı, bu durumda TBK'nın 584.maddesinde belirtilen şartın da yerine getirildiği, davacı banka ile davalı asıl borçlu/kredi lehdarı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden davalı asıl borçluya, ... A.Ş. kefaleti ile 06.04.2017 tarihinde, ... kredi hesap no.su ile 340.000,00-TL Taksitli Kredi kullandırıldığı, akabinde söz konusu kredinin 06.10.2019 tarihinde yapılandırıldığı ve düzenlenen yeni ödeme planında davalıların imzalarının mevcut olduğu, davalı asıl borçluya ait mevduat hesap hareketleri ve kredi hesap ekstresi incelendiğinde, dava konusu taksitli ticari kredinin yapılandırma sonrası ilk taksiti olan 02.05.2020 tarihli taksit dahil, krediye herhangi bir ödeme yapılmadığı ve davacı bankaca 05.11.2020 tarihinde kredi hesabının kat edildiği, davalı asıl borçlu şirkete ve davalı ...'e ... 1.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin/kat ihtarının tebliğe çıkartıldığı, kat tarihi itibariyle; toplam 243.380,20-TL borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 gün içinde ödenmesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarname tebliğ şerhi incelendiğinde; davalı asıl borçluya gönderilen ihtarnamenin 19.11.2020 tarihinde asıl borçlunun daimi işçisine tebliğ edildiği, kefil ...'e gönderilen ihtarnamenin ise tebliğ edilemediği ve 12.11.2020 tarihinde iade olduğu bu durumda, ihtarnamede verilen 1 günlük sürenin dolmasıyla, davalı asıl borçlunun 21.11.2020 tarihinde, davalı kefilin ise takiple temerrüde düştüğü tespit edilmiştir. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporundaki denetime açık şekilde yapılan hesaplamalara itibar edilmiş davacı bankanın davalı asıl borçludan -her bir alacak kalemi yönünden talebe bağlılık ilkesi de gözetilerek- takip tarihi itibariyle toplam 244.137,25-TL, davalı kefil ...'den ise, Mahkememizce davaya konu kredi hesabı incelendiğinde 14/11/2020 takip tarihi itibariyle ödeme planındaki 02/05/2020, 02/06/2020, 02/07/2020, 02/08/2020, 02/09/2020, 02/10/2020 ve 12/11/2020 tarihli taksitler ödenmedikleri için muaccel oldukları, kalan anapara tutarının ise kat ihtarnamesinde verilen süre dolmadan icra takibinin açılmış olması nedeniyle, takip tarihinde muaccel olmadığı, bu durumda, davacının takip tarihi itibariyle, sadece muaccel olan taksit tutarları ile bu alacaklara işletilen gecikme faizi ve BSMV tutarlarının talep edilebileceği kanaatine varıldığından toplam 47.088,21-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. İşbu tutardan (47.088,21-TL) davalı ...'ün de müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesinde geçerli kefaletinin bulunması ve kefalet limiti içerisinde kalması nedeniyle borçtan sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 12.2. maddesi uyarınca, davacı banka tarafından dava konusu taksitli ticari krediden kaynaklanan asıl alacak tutarına yıllık %27,60 faiz oranından temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Davalılar imza inkarında bulunmuş ise de, davalı şirket yetkilisi olan ve aynı zamanda taraflar arasında akdedilen GKS'de müteselsil kefil sıfatı ile imzası bulunan davalı ...'e meşruhatlı isticvap davetiyesi usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın duruşmada isticvap için hazır olmadığı anlaşıldığından Mahkememizce isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılmıştır. Yine davalılar davaya konu sözleşmenin faize ya da kendileri aleyhine ilişkin maddelerinin Genel İşlem Koşullarından olup yazılmamış sayılması gerektiğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte Genel işlem koşulları, 6098 Sayılı TBK'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeler çerçevesinde, TBK'nun yürürlük tarihinden sonra yapılan sözleşmelerde genel işlem koşullarının bulunmasının kural olarak mümkün olduğu, bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu içermesinin tek başına o hükmün geçersizliğini gerektirmediği, ancak sözleşmenin niteliğine uygun düşmeyen şartların yazılmamış sayılacağı, genel işlem koşullarının geçersiz sayılmasının ise dürüstlük kuralına aykırı olarak bir taraf aleyhine ve onun durumunu ağırlaştıracak hükümler içermesi halinde söz konusu olacağı açıktır. Somut olayda davalılar vekilince, davaya konu sözleşmenin faize ya da kendileri aleyhine ilişkin maddelerinin genel işlem koşulu içeren maddelerinin yazılmamış sayılması gerektiğinin savunulduğu anlaşılmaktadır. Tacir olan davalı kredi lehdarı, TTK 18/2 fıkrası uyarınca basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlüdür. Genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemeler, tüketici hukuku alanından farklı olarak, tacirler yönünden çok daha dar kapsamlı uygulanacaktır. Sözleşmenin önceden hazırlanmış olması tek başına, TBK 20 vd. maddeleri kapsamında sözleşmenin geçersiz olduğu sonucunu doğurmayacağı gibi, muacceliyete ve temerrüt faiz oranlarına ilişkin hükümler, tacir olan davalı tarafından sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde kabul edilmiştir. Anılan savunma açıklanan nedenlerle Mahkememizce yerinde görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle; Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile; davanın kısmen kabulü, ... 28.İcra Dairesi'nin... esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazların;
A)Davalı ... Şirketi yönünden; 208.786,15-TL Asıl Alacak, 34.868,69-TL İşlemiş Faiz ve 482,41-TL Masraf olmak üzere toplam 244.137,25-TL alacak yönünden iptali ile, takibin asıl alacak olan 208.786,15-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %27,60 oranında işletilecek temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanması suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine,
B)Davalı ... yönünden; 43.227,19-TL Asıl Alacak, 3.413,44-TL İşlemiş Faiz ve 447,58-TL Masraf olmak üzere toplam 47.088,21-TL alacak yönünden iptali ile, takibin asıl alacak olan 43.227,19-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %27,60 oranında işletilecek temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanması suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, karar verilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.İİK'nın 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalıların haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kısmen kabulüne karar verilen alacak miktarının banka kayıtlarına dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2.maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 244.137,25-TL'nin (davalı ...'ün bu tutarın 47.088,21-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin ise, davacının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla yasal koşulları oluşmadığından reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
- Davanın KISMEN KABULÜ İLE, ... 28.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazların;
A)Davalı ... Şirketi yönünden; 208.786,15-TL Asıl Alacak, 34.868,69-TL İşlemiş Faiz ve 482,41-TL Masraf olmak üzere toplam 244.137,25-TL alacak yönünden iptali ile, takibin asıl alacak olan 208.786,15-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %27,60 oranında işletilecek temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanması suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin ise reddine,
B)Davalı ... yönünden; 43.227,19-TL Asıl Alacak, 3.413,44-TL İşlemiş Faiz ve 447,58-TL Masraf olmak üzere toplam 47.088,21-TL alacak yönünden iptali ile, takibin asıl alacak olan 43.227,19-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %27,60 oranında işletilecek temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanması suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin ise reddine,
-
İİK'nun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilen 244.137,25. TL'nin (davalı ...'ün bu tutarın 47.088,21. TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) taktiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalıların kötü niyet tazminatı istemlerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 16.677,01. TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 2.958,24. TL harcın mahsubu ile bakiye 13.718,77. TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, (davalı ...'ün bu tutarın sadece 258,35. TL'sinden sorumlu olması kaydıyla)
-
Kabul edilen miktar üzerinden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 38.620,59. TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... 'ün bu tutarın sadece 17.900,00. TL'sinden sorumlu olması kaydıyla)
-
Red edilen miktar üzerinden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 800,28. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70. TL başvuru harcı, 2.958,24. TL peşin harç, 3.500,00. TL bilirkişi ücreti ve 647,50. TL posta masrafları olmak üzere toplam 7.186,44. TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına (%99) göre 7.114,57. TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ...'ün bu tutarın sadece 1.422,91. TL'sinden sorumlu olması kaydıyla)
-
... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00. TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul ve red oranına (%99) 1.544,40. TL'sinin davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,(davalı ...'ün bu tutarın sadece 312,00. TL'sinden sorumlu olması kaydıyla)
-
... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00. TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul ve red oranına (%1) 15,60. TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
10-Davalılar tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
11-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/02/2024
Katip
¸
Hakim
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57