İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/832 E. 2024/119 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/832
2024/119
15 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/832 Esas
KARAR NO : 2024/119
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ : 10/08/2022
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı bankanın, müvekkilinin ticari hesabından TBK md.20 vd. Genel İşlem Koşullarına ve sözleşmeye aykırı kesintiler yaptığını, şöyle ki; davalı bankanın, müvekkilinin ticari hesabından kredi kullanmadığı halde farklı tarihlerde toplam 1.837,50-TL Limit Tahsis Ücreti adı altında kesinti yaptığını ancak Limit Tahsis Ücreti bankanın limiti arttırması veya herhangi bir kredi kullanmasında alınacak bir ücret olduğunu, müvekkilinin davalı bankadan kesinti tarihlerinde herhangi bir limit arttırımında bulunmadığı gibi herhangi bir kredi de kullanmadığını beyanla müvekkilinden haksız alınan fazlaya dair hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 50,00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren Ticari Avans Faizi ile iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, ikame edilen davanın, yetkili mahkemede açılmadığından davanın öncelikle yetki yönünden usulden reddi gerektiğini, zira eldeki davanın alacak davası olduğunu, müvekkili bankanın şirket merkezinin adresinin '... Caddesi. ... Mahallesi. No: ... /İstanbul'' olduğundan yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Adliyesi olduğunu, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacı/borçlu tarafın müvekkili bankadan kullandığı kredileri geri ödemediğini ve işbu krediler kapsamında temerrüde düştüğünü, bu sebeple kendisi hakkında icra takibi yapıldığını ve takip işlemlerinin devam ettiğini, bu kapsamda davacı tarafından müvekkili bankaya karşı ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını ve söz konusu davanın huzurdaki davaya konu kredilerden kaynaklandığını, görülen işbu menfi tespit davasının da huzurdaki davaya konu kredilerden kaynaklandığını, borçlu/davacının menfi tespit davası devam ederken aynı alacağa ilişkin alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, Esasa ilişkin olarak, davacının ticari hesabından kredi kullanmadığı halde farklı tarihlerde limit tahsis ücreti adı altında 1.837,50-TL kesinti yapıldığı iddiasıyla huzurdaki dosyayı ikame ettiğini, Kredi tahsis ücreti, kredi riski oluşturabilecek tüm nakdi ve gayrinakdi krediler için ticari Müşteriye, limit tahsisi yapılması, tahsis edilen limitlerin yenilenmesi ve güncellenmesi durumlarında yapılan istihbarat, mali analiz ve değerlendirme çalışmalarına istinaden alınan ücret olduğunu, davacı taraf ile müvekkili kurum arasında, 12.05.2015 tarih 200.000,00-TL limitli, 19.07.2016 tarih 400.000,00-TL limitli, 03.04.2017 tarih 750.000,00 TL limitli, genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, bu kredi sözleşmeleri kapsamından davacıya; 200.000,00 TL ana para tutarlı, 04.05.2017 - 06.04.2020 arası 36 ay vadeli, 80.000,00 TL ana para tutarlı, 26.10.2016 - 26.09.2019 arası 36 ay vadeli, 20.000,00 TL ana para tutarlı, 12.06.2015 - 12.05.2017 arası 24 ay vadeli, 192.960,00 TL ana para tutarlı, 19.08.2016 - 19.07.2019 arası 36 ay vadeli ve 13.300,00 TL ana para tutarlı, 27.02.2017 - 26.01.2018 arası 12 ay vadeli krediler kullandırıldığını, yerleşik yargıtay içtihatlarına göre bankaların müşterilerine sunduğu bankacılık hizmetlerine karşılık hizmet bedeli, komisyon, masraf gibi harcamaları uygun bir ücret karşılığında müşterilerine yansıtmaları karşısında yasal bir engel bulunmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın öncelikli olarak, yetki yönünden ve/veya hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, esasına girilmesi halinde ise hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı ... 'nın nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davalı ... A.Ş.'nin ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2022 tarih, 2022/... Esas ve 2022/... Karar sayılı ilamı ile; ''1-Yetki itirazının kabulüne, Mahkememizin yetkisizliğine, 2-Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi gönderilmesine...'' karar verilerek dosyanın Mahkememize gönderildiği ve Mahkememizin 2022/... Esas sayılı sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 28/09/2023 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için davalı bankanın Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Bankacı bilirkişi Şefik Çelik tarafından tanzim edilen 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-Davalı banka ile davacı arasında imzalanan 3 adet Genel Kredi Sözleşmesine istinaden, davacıya 12.05.2015-04.04.2017 tarihleri arasında 5 adette toplam 506.260,00 TL tutarında kredi kullandırıldığı,
-Kullandırılan söz konusu kredilerden dolayı davalı banka tarafından 3.701,25-TL tutarında Kredi Tahsis Ücreti tahsil edildiği, bahse konu kredi tahsis ücreti tutarlarının, davalı bankaca T.C. Merkez Bankası'na bildirimi yapılan kredi tahsis ücreti limitleri içinde kaldığı,
-Davacının mevduat hesabı ve davalı banka kayıtları incelendiğinde, hemen yukarıda belirtilen kredi tahsisleri dışında yeni bir kredi tahsisi/kullandırımı bulunmadığı halde, davacının hesabından, 15.04.2016-20.11.2017 tarihleri arasında, Kredi Tahsis/Kullanım Komisyonu açıklaması ile 10 adette toplam 2.047,50 TL'lık fazladan tahsilat yapıldığı, bu durumda söz konusu tutarların davacı tarafından iadesinin talep edilebileceği,
-Davacının hesabından fazladan tahsil edildiği tespit edilen kredi tahsis ücretleri için tahsilatların yapıldığı tarihlerden dava tarihine kadar, tarafların tacir olmaları nedeniyle, T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen Avans Faiz Oranları üzerinden faiz hesaplandığında, davacının davalı bankadan, 2.047,50 TL anapara ve 1.685,88 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 3.733,38 TL talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, davacının talebinin ise 50,00 TL olduğu, bu durumda taleple bağlı kalınmasının uygun olacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili 13/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; müvekkilinin kredi kullanmadığı halde 15.04.2016 - 20.11.2017 Yılları arasında Limit Tahsis Ücreti (Kredi Kullandırım Komisyonu) adı altında 2.047,50 TL haksız kesinti yapıldığının bilirkişi raporu ile kanıtlandığını, dava değerini 2.047,50-TL olarak ıslah ettiklerini, haksız alınan bu ücretin TTK 9.Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava, alacak davasıdır.
HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının davalı tarafından kredi tahsis ücreti adı altında kesilen ücretleri iadesini isteme şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının ne olduğu noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davacı taraf, davalı bankanın, kendisinin ticari hesabından TBK md.20 vd. Genel İşlem Koşullarına ve sözleşmeye aykırı kesintiler yaptığını, kendisinin kredi kullanmadığı halde farklı tarihlerde toplam 1.837,50-TL Limit Tahsis Ücreti adı altında kesinti yaptığını ancak Limit Tahsis Ücreti bankanın limiti arttırması veya herhangi bir kredi kullanmasında alınacak bir ücret olduğunu, kendisinin davalı bankadan kesinti tarihlerinde herhangi bir limit arttırımında bulunmadığı gibi herhangi bir kredi de kullanmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise, davacının eldeki davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, Kredi tahsis ücreti, kredi riski oluşturabilecek tüm nakdi ve gayrinakdi krediler için ticari Müşteriye, limit tahsisi yapılması, tahsis edilen limitlerin yenilenmesi ve güncellenmesi durumlarında yapılan istihbarat, mali analiz ve değerlendirme çalışmalarına istinaden alınan ücret olduğunu, davacı taraf ile kendileri arasında, 12.05.2015 tarih 200.000,00-TL limitli, 19.07.2016 tarih 400.000,00-TL limitli, 03.04.2017 tarih 750.000,00 TL limitli, genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, bu kredi sözleşmeleri kapsamından davacıya; 200.000,00 TL ana para tutarlı, 04.05.2017 - 06.04.2020 arası 36 ay vadeli, 80.000,00 TL ana para tutarlı, 26.10.2016 - 26.09.2019 arası 36 ay vadeli, 20.000,00 TL ana para tutarlı, 12.06.2015 - 12.05.2017 arası 24 ay vadeli, 192.960,00 TL ana para tutarlı, 19.08.2016 - 19.07.2019 arası 36 ay vadeli ve 13.300,00 TL ana para tutarlı, 27.02.2017 - 26.01.2018 arası 12 ay vadeli krediler kullandırıldığını, yerleşik yargıtay içtihatlarına göre bankaların müşterilerine sunduğu bankacılık hizmetlerine karşılık hizmet bedeli, komisyon, masraf gibi harcamaları uygun bir ücret karşılığında müşterilerine yansıtmaları karşısında yasal bir engel bulunmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacı kredi tahsisleri dışında yeni bir kredi tahsisi/kullandırımı bulunmadığı halde, davacının hesabından, 15.04.2016-20.11.2017 tarihleri arasında, Kredi Tahsis/Kullanım Komisyonu açıklaması ile 10 adette toplam 2.047,50 TL'lık fazladan tahsilat yapıldığı, bu durumda söz konusu tutarların davacı tarafından iadesinin talep edilebileceği kanaatine Mahkememizce de varılmakla davacı vekilinin 13/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi de nazara alınarak davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği anlaşılmakla Mahkememizce davanın, davacının sunduğu 13/12/2023 harçlandırma tarihli dilekçe ile talep edilen tutar üzerinden kabulüne, 2.047,50-TL'nin;
-315,00-TL'sine 15/04/2016,
-315,00-TL'sine 28/04/2016,
-105,00-TL'sine 26/05/2016,
-105,00-TL'sine 10/10/2016,
-105,00-TL'sine 11/11/2016,
-105,00-TL'sine 03/02/2017,
-525,00-TL'sine 20/03/2017,
-105,00-TL'sine 05/07/2017,
-105,00-TL'sine 28/07/2017,
-262,50-TL'sine 20/11/2017,
Tarihlerinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Zira her ne kadar davalı taraf, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını iddia etmişse de, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde dava konuları nazara alınarak davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
- Davanın, davacının sunduğu 13/12/2023 harçlandırma tarihli dilekçe ile talep edilen tutar üzerinden KABULÜNE, 2.047,50. TL'nin;
-315,00-TL'sine 15/04/2016,
-315,00-TL'sine 28/04/2016,
-105,00-TL'sine 26/05/2016,
-105,00-TL'sine 10/10/2016,
-105,00-TL'sine 11/11/2016,
-105,00-TL'sine 03/02/2017,
-525,00-TL'sine 20/03/2017,
-105,00-TL'sine 05/07/2017,
-105,00-TL'sine 28/07/2017,
-262,50-TL'sine 20/11/2017,
Tarihlerinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 80,70. TL harcın ve 35,00. TL ıslah harcının toplamı 115,70. TL'nin mahsubu ile bakiye 311,90. TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.047,50. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70. TL başvuru harcı, 80,70. TL peşin harç , 35,00. TL ıslah harcı, 2.400,00. TL bilirkişi ücreti ve 149,00. TL posta gideri olmak üzere toplam 2.745,40. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00. TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davalı vekilinin huzurunda, davacının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/02/2024
Katip ...¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12