İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/939 E. 2023/844 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2014/939
2023/844
7 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/939 Esas
KARAR NO : 2023/844
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/01/2014
KARAR TARİHİ : 07/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA: Davayı konu icra takibinin dayanağı olan senedin düzenlendiği tarihte ... karakolunda vatani görevini yaptığını, dolayısıyla İcra dosya dayanağı senet üzerindeki imzanın tarafına ait olmadığını, mağduriyete sebebiyet vermemesi açısından takibin tedbiren durdurulmasını, takibin nihayetinde haksız ve yersiz iş bu davanın kabulü ile ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının iptalini, davalı tarafa %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davacının takibe konu senette yer alan imzaların kendisine ait olmadığından bahisle imza inkarında bulunduğunu, imzanın kendisine ait olmadığının bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, takibe konu senette yer alan imzalar ile davacının senet tarihinden kamu kurum ve kuruluşlarına vermiş olduğu imza asılları ve sayın Mahkeme huzurunda alınacak tatbike medar imzaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespitinin gerektiğini, borçlu ... aleyhine ... 36. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının takibe konu 20/12/2012 keşide, 20/06/2013 vade tarihli 6.000,00-TL bedelli senet ile borçlu olduğunu, borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle usulüne uygun düzenlenmiş olan kambiyo senedi vasfını taşıyan bononun icra takibine konu edildiğini, davacının icra dosyasına herhangi bir itirazda bulunmadığını, alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli olarak iş bu davayı açtığını, haksız açılan davanın reddini, dava sonucunda davacı tarafın haksız çıkması halinde %20 den aşağı olamam üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karış tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibine konu bonoda davacıya ait keşideci imzasının bulunup bulunmadığı olarak tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Dava konusu icra takibine konu bonoda davacıya ait keşideci imzasının bulunup bulunmadığı, Davanın davacı lehine sonuçlanması halinde kötü niyet tazminatı, davalı lehine sonuçlanması halinde alacağın geç alınmasından kaynaklanan tazminat taleplerinin talep koşullarının oluşup olmadığı olarak tespit edilmiştir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 36.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyası, Tarafların ıslak imzalı evrak asılları, davaya konu senet aslı, bilirkişi raporu, delil olarak değerlendirilmiştir.
... 36.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyanın dosyamız arasına alındığı ve takip dosyası kapsamından; davalı tarafın davacı hakkında toplam 6.404,63-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu tespit olunmuştur.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde; davacının icra dosyası dayanağı olan 20/12/2012 tanzim tarihli, 20/06/2013 vade tarihli ve 6.000,00 TL meblağlı senedin üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı, imzaya itirazı olduğu, senedin düzenlendiği tarihte ...vatani görevini yaptığı bu nedenle böyle bir senedi düzenlemediği, bu nedenlerle öncelikle mağduriyetine sebebiyet vermemesi açısından takibin tedbiren durdurulmasını talep ettiği, Mahkememiz 31/01/2014 tarihli ara kararında davacı ...'ın talebinin kabulü ile; Dava itirazın iptali davası olup, icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi talep edildiğinden; İİK.72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra, ihtiyati tedbir yolu ile takibin durmasına karar verilemeyeceğinden, "Çoğun içinde aza ilişkin talebinde bulunduğuna " ilişkin evrensel hukuk uygulaması dikkate alınarak davacının ihtiyati tedbir isteminin İİK.nun 72/3 ncü maddesine uygun olarak kabulu ile; davacı tarafından % 20 oranında 1.200,00 TL nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde; davacı tarafından ... 36.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilgili icra veznesine yatırılacak paranın alacaklısına ödenmesinin İİK.nun 72/3 ncü maddesi gereğince ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesine dair karar verilmiştir.
Mahkememiz 01/04/2014 tarihli talimat yazısı ile ... Nöbetçi Asliye Hukuk ( Ticaret) Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasının 07/11/2014 tarihli celsesinde davacı ...'ın imza örnekleri alınmıştır.
Mahkememiz 15/03/2018 tarihli 1 nolu ara karar gereğince, davacı asil ...'ın imza ve yazı örneklerinin alınmasına karar verildiği, davacı vekilince 22/03/2018 tarihli beyan dilekçesi ile davacı asilin ... İlçesinde ikamet ettiğini belirttiği anlaşılmakla talimat yazılmasına karar verilmiş olmakla; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyasının 29/05/2018 tarihli celsesinde imza ve yazı örnekleri alınmıştır.
Mahkememiz 01/04/2022 tarihli talimat yazısı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyasının 19/07/2022 tarihli celsesinde davacı ...'ın imza örnekleri alınmıştır.
Mahkememiz 27/09/2018 tarihli celsesinin (2) numaralı ara kararında; dosyanın mevcut durumu ile iddia, savunma ve toplanan deliller kapsamında değerlendirilebilmesi açısından imza incelemesi yönünden konusunda uzman özel ve teknik bilgi sahibi bir bilirkişiye tevdine dair karar verilmiş olmakla,15/12/18 tarihli bilirkişi raporunda; inceleme konusu senet üzerindeki ... adına atılı 2 adet borçlu imzası ve yazılar, davacı ...'ın dosyada mevcut, şüpheli belgenin sonrası yıllara ait, samimi ve istiktap imzalarıyla, uluslararası imza ve yazı inceleme kriterleri olan, imzanın başlangıç ve bitiriliş çizgi ve hareketi, iç orantılar, imzanın hızı, basınç ve kişisel baskı izleri ve tüm bunların oluşturduğu form ve ritm ile ritm/form dengesi özellikleri bakımından, karşılaştırılarak incelendiğini, senet metnindeki yazılar da ...'a ait huzurda alınmış yazı örnekleriyle karşılaştırıldığını, dava konusu olan senet üzerindeki ... adına atılı şüpheli imzalar ...'a ait mevcut imza örnekleriyle farklılık göstermektedir. Ancak şüpheli senet üzerindeki yazılarla ...'ın yazı örnekleri arasında bazı kuvvetli benzerlikler saptanmıştır. Ayrıca mukayeseye esas imza örneklerinin tümü şüpheli belgenin tanziminden sonraya aittir. Bu örnekler de kendi aralarında farklılıklar göstermektedir. Yargıtay'ın da kararların da belirttiğ üzere, imza değiştirme ya da değişme ihtimalini bertaraf etmek için incelemenin şüpheli imzadan öncesine ait ve yakın tarihli imzalarla yapılması gerekmektedir. Bu nedenlerle, kesin sonuca varılabilmesi için senedin düzenleme tarihi olan 20/12/2012 den öncesine ait resmi belgeler üzerinde atılmış imza örneklerinin toplanarak, bunlarla karşılaştırma yapılması gerekmektedir şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce bekletici mesele yapılan ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas, ... Karar sayılı dosyasında 10/11/2014 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; "İnceleme konusu borçlusu “...” ve kefili “...”, alacaklısı “...” olan, 20.12.2012 düzenleme ve 20.06.2013 vade tarihli, 6.000 TL bedelli senette müşteki ... adına atılı imzaların ...'a ait mukayese imzalarıyla yapılan karşılaştırmalarda aralarında “grafolojik” tanı unsurları bakımından farklılıklar tespit edilmesi nedeniyle söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla samk ...'UN ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI kanaatine varıldığı" bildirilmiş ve ilgili bilirkişi raporuna isnat edilerek verilen karar 21/02/2023 tarihinde kesinleşmiştir.
TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun 2011/19-473 Esas 2011/607 Karar 2003/19-781 Esas 2003/768 Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun 2017/19-821 E-2019/58 K sayılı kararı)
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü imza itirazı ve dolayısıyla sahteciliğe ilişkin itiraz mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu 20/12/2012 tanzim tarihli, 20/06/2013 vade tarihli ve 6.000,00 TL meblağlı senedin üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda çek aslı üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 10/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda çekteki imzanında davacının eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce bekletici mesele yapılan ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması ile itibar edilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı vekilinin teknik nitelikte olmayan HMK'nın 281/1. Maddesi uyarınca süresinden sonra sunulan itirazlarının da dosya kapsamı ile de örtüşmemesi de dikkate alınarak itibar edilmemiştir.
Davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, dava konusu edilen çekin altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığını ispat ettiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle davanın kabulü ile, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasının davacı yönünden iptaline, karar verilmiştir.
Davacı tarafın tazminat talebi yönünden ise davalının davacıya atfen atılı bulunan imzanın sahte olduğunu çeki iktisab ettiğinde bilebilecek durumda değildir. Dosya kapsamında davalının kötüniyetli olduğuna dair bir belge veya delil de bulunmamaktadır. Bu nedenlerle de davacı tarafın davalı hakkındaki tazminat talebinin İİK'nun 72/5. maddesindeki koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
-
Davanın KABULÜ ile, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra takip dosyasının davacı yönünden İPTALİNE,
-
Davacının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4. 5. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından reddine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 409,86. TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline, peşin alınan 102,50 TL harcın mahsubuna, eksik kalan 307,36 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 102,50 TL peşin harç, 25,20 TL başvurma harcı, 500,00 TL bilirkişi ücreti, 430,20 TL posta ve tebliğat masrafları olmak üzere toplam 1.057,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
-
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 07/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03