İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/747 E. 2023/791 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/747
2023/791
14 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/747 Esas
KARAR NO : 2023/791
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/11/2015
KARAR TARİHİ : 14/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 18/09/2010'dan itibaren 5 yıl süre bayii olarak faaliyette bulunmak üzere 14/09/2010 tarihinde protokol bağıtlandığını ayrıca dava dışı taşınmaz maliki ile taraflar arasında üçlü bir protokol bağıtlanarak bu protokolün 6. Maddesi gereğince davalı şirkete 750.000,00 USD+ KDV tutarında "Peşin Satış Destek Primi" ödemesi kararlaştırıldığını, bir kısmının banka havalesi bir kısmının da cari hesaptan mahsup yoluyla ödendiğini, davalının bayiilik sözleşmesini süresinden önce 26/06/2013 tarihinde feshettiğini bu nedenle davalıya yapılan ödemenin bu tarihten sonraki döneme isabet eden kısmının karşılıksız kaldığını ve iade edilmesi gerektiğini belirterek kıstelyevm usulünce hesaplanan 628.692,90 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek %10.50 ve bu orandan az olmamak üzere değişken avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA /
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle; bağıtlanan protokol içeriğini doğrulamış, davacının protokol kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Rekabet Kurumu kararları uyarınca; protokol süresinin 5 yıl olarak belirlendiğini, müvekkilinin sözleşmenin ayakta kaldığı 2 yıl 10 ay sürede kararlaştırılan miktarın üzerinde alım yaptığını, sözleşmenin davacı tarafından tek yanlı ve haksız fesholunduğunu, ödenen destek priminin karşılığının davacı tarafından alındığını bu nedenle davanın haksız olduğunu ileri sürerek reddine karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; taraflar arasındaki bayiilik sözleşmesinin davacı tarafından haklı feshi iddiasına dayalı, ödenen destek primi bedelinden sözleşmenin karşılıksız kaldığı süresine denk gelen kısmının istirdatı istemine ilişkindir.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış protokol ve taahütname örnekleri, destek primi ödeme belgesi örneği, carii hesap dökümü, davalının fesih ihtarnamesinin örneği getirtilerek dosya içine alınmış, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak rapor düzenlenmiştir.
02/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2010-2013 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun düzenlendiği, taraf şirketler ile davalının işlettiği bayiinin bulunduğu taşınmaz maliki arasında bağıtlanan 14/09/2010 tarihli protokolün 26/06/2013 tarihinde davacı tarafından fesholunduğu, davalı tarafça düzenlenen faturalar karşılığında davacı tarafından davalıya peşin satış destek primi olarak 1.410.312,40 ödenmiş olduğu, davacı tarafın iddiasının kabulü halinde fesihten kalan sözleşme süresine isabet eden tutarın 628.693,48 TL olduğu davacının ise 628.692,90 TL talepte bulunduğu, diğer davalı ...'ın ise 750.000,00 USD limitle davalı şirkete müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu belirtilmiştir.
İtirazlar üzerine düzenlenen 20/06/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacının sözleşmeyi "ticari koşullarda anlaşma sağlanamadığından" feshettiği, ödenen destek priminin miktarı konusunda taraflar arasında çekişme olmadığı, davalının finansal zorluk içine girdiğinden satın aldığı ürün bedellerini ödemediği, davacı tarafından davalı hakkında yasal takibe geçildiği ve itirazı üzerine iptal davası açıldığı, 12/11/2012 tarihi itibariyle davacının 1.210.095,00 TL tutarlı çek alacağının her iki tarafın ticari defterlerinde birbirini doğruladığı buna göre davacının ileri sürdüğü fesih sebebinin haklılığının mahkemenin taktirinde olduğu, davalının satın alma opsiyonunun 5 yılda 14.400,00 litre olduğu, davalının sözleşmenin ayakta kaldığı 2 yıl 10 ayda bu tutardan fazla satış yaptığı savunmasını kanıtlayamadığı belirtilmiştir.
Mahkememizin 13/11/2018 tarih ...esas ... karar sayılı kararı ile davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... Ltd. Şti yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince verilen karar istinaf edilmiştir.
Mahkememizden verilen 13/11/2018 tarih ve 2015/1101 Esas, 2018/1119 karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi' nin 23/09/2021 tarih 2020/442 Esas, 2021/1064 Karar sayılı ilamı ile ; "... dava konusu protokol çerçevesinde peşin satış destek primi 01.07.2012 tarihinden önce bayiye ödenmiş olduğundan o tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uyuşmazlığa uygulanması gerekecektir. Davalı ...'ın imzaladığı bila tarihli taahhütnamede kefalet limiti 750.000,00 USD olarak belirtilmiştir. 818 sayılı BK'nın 484. maddesi hükmü uyarınca kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet miktarının ve kefalet limitinin yazılı olması yeterlidir. Bu kapsamda kefalet miktarı açıkça belli olduğuna ve kefalet yazılı olarak verildiğine göre davalı ...'ın anılan taahhütnamedeki kefaletinin geçersiz olduğu kabul edilemez. Bu nedenle mahkemece davalıların müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda taahhütnamede tarih bulunmadığından bahisle davalının lehine olan TBK'nun 583 maddesi hükmünün uygulanması ve buna göre de kefaletin geçerli olmadığı kabul edilerek davalı-kefil ... yönünden davanın reddine karar vermesi doğru görülmemiştir.
Ancak, davalı vekili 22/05/2018 tarihli 6. Celsede müvekkili ... yönünden sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını bu nedenle borçtan sorumlu tutulamayacağını beyanla imza incelemesi yapılması talep edilmiş olup davalı vekilinin bu talebi Mahkemece 13/11/2018 tarihli celse de imzaya ilişkin itirazın savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu ve davacı tarafça da muvafakat edilmediğinden itirazın incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir. İmza inkarı hukuki niteliği itibariyle bir itiraz olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da resen nazara alınır. Zira itirazlar savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmadığı gibi davacının muvafakatine de gerek yoktur.
Bu kapsamda, kefalet sözleşmesindeki imzasının davalı ...'a ait olup olmadığının tespiti gerekir. Bu doğrultuda, sözleşme asılları celbedilerek davalı ... isticvap edilip sözleşmedeki imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulduktan sonra, imzanın inkar edilmesi halinde usulünce imza incelemesi yapılarak sonuca gidilmesi gerekir" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış dosya Mahkememizin 2021/747 esas sayısını alarak yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı ... tarafından imza inkarı yapılması nedeni ile imza incelemesi yapılmak üzere bilirkişi incelemesine tevdi edilmiş Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; inceleme konusu belgede ...'a atfen atılmış imza ile ...'a ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde ve ara gramalarda kısmi benzerlikler, bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgedeki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla inceleme konusu taahhütnamedeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı, takliden atılmış imza niteliğinde olduğu belirtmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davacı , davalı şirket ve dava dışı taşınmaz maliki ... arasında mevcut 14/09/2010 tarihli protokol uyarınca davalının 5 yıl süre ile davacı bayiiliğini üstlendiği, Sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca davacının davalıya toplam 750.000,00 USD tutarında peşin satış destek primi ödemeyi üslendiği , protokolün 15/c maddesi uyarınca bayiilik sözleşmesinin her ne suretle olursa olsun feshi halinde davacı tarafından yapılan ödemelerin kullanılmayan sözleşme süresine karşılık gelen kısmının avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte ödeneceği hususu davalı bayii tarafından taahhüt edilmiştir.
Taraflar arasındaki bayiilik sözleşmesi davacı tarafça keşide edilen ... tarihli ... 41. Noterliği'nden gönderilen ... Yevmiye numaralı ihtarname ile haklı nedenle fesih olunduğu , sözleşmenin 5 yıl ayakta kalacağı düşünülerek davacı tarafından da davalıya Peşin Satış Destek Primi olarak toplam 1.410.312,40.-TL 1.410.312,40 TL prim ödemesi yapıldığı taraflar arasında çekişmesiz olup, Fesih sonrası kalan süreye isabet eden kısım davacı talebi ile bağlı kalınarak 628.692,90 TL olup bayiilik protokolünün 15/c maddesi uyarınca davalı bayii tarafından avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davacıya iadesi gerektiği anlaşılmış, diğer davalı ... tarafından sözleşmedeki imzanın inkar edilmesi üzerine alınan bilirkişi raporu ile taahhütnamedeki imzanın davalı ...'a ait olmadığı bu kapsamda geçerli bir kefalet ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı İrfanın müştereken müteselsilen sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden davalı ... yönünden davanın reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı ... aleyhine açılan davanın REDDİNE,
-
Davalı ... Ltd Şti yönünden davanın KABULÜ ile 628.692,90 TL nin dava tarihi olan 19/11/2015 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile faizin KDV si ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 42.946,02. TL nispi karar ve ilam harcından 10.736,51. TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 32.209,51. TL nispi karar ve ilam harcının davalı ... Ltd Şti'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 94.017,01. TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Ltd Şti'nden alınarak davacıya verilmesine,
-
Davası reddedilen davalı yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 94.017,01. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 13.206,94. TL yargılama giderinin davalı ... Ltd Şti'nden alınarak davacıya verilmesine,
-
HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davalı ... Ltd. Şti tarafından yatırılan gider avansından bakiye avans kalmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
Davalı ... arafından yatırılan gider avansı olmadığından ve yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair,taraf vekillerinin yüzlerine karşı,tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/11/2023
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
HARÇ BEYANI /
42.946,02-TL. KARAR HARCI
10.736,51-TL. PEŞİN HARÇ
32.209,51-TL. KALAN HARÇ
DAVACI GİDERİ /
10.768,31-TL İLK GİDER
1.700,00-TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
738,63-TL POSTA MAS.
13.206,94-TL TOPLAM
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38