İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/459 E. 2023/788 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/459
2023/788
9 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/459 Esas
KARAR NO : 2023/788
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/08/2020
KARAR TARİHİ : 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı sigorta şirketi ile müvekkili şirket arasında 15.07.2016 tarihinde süresiz olarak Sözleşme Yapma ve Prim Tahsiline Yetkili Acentelik Sözleşmesi'nin imzalandığını ve ... 15.Noterliği ... tarihli, ... yevmiye nolu hususi acentelik vekaletnamesi ile müvekkili acenteye yetki ve vekillik verildiğini, müvekkili acentenin, kendisine yetki ve vekillik verildiği günden bu yana görevini yasal mevzuata, örf ve adet kurallarına uygun olarak ifa ettiğini ancak buna rağmen davalı sigorta şirketinin ... 10.Noterliği ...tarihli ve ... yevmiye nolu azilname ve fesih ihbarnamesi ile müvekkilinin verilen yetkilerden ve vekil sıfatından azledildiğini, 26.10.2019 tarihli azilname ve fesih ihbarnamesinde, müvekkili acentenin azil edilmesini haklı gösterecek tek bir hususun dahi belirtilmediğini, bu bağlamda acentelik sözleşmesinin haksız feshinden doğan portföy tazminatını davalı sigorta şirketinden talep etmek gereği hasıl olduğunu, müvekkili acentenin sözleşmede kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve sözleşmenin feshine ilişkin haklı bir nedenin mevcut olmadığını, sözleşmenin haksız feshi neticesinde müvekkili acentenin sigorta şirketine kazandırdığı müşteri çevresinden davalı sigorta şirketinin hala faydalanmaya devam ettiğini, müvekkili acentenin yarar elde edemediğini, bu anlamda müvekkiline TTK md.122 hükmü bağlamında denkleştirme tazminatı/portföy tazminatı ödenmesi gerektiğini, portföy tazminatına ilişkin talebin arabuluculuk nezdinde görüşüldüğünü ve davalı sigorta şirketi ile anlaşılamadığını beyanla haksız fesihten doğan 10.000,00-TL (fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla) portföy tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkili acenteye ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı sigorta şirketine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, davacı tarafından delillerde gösterilen sözleşmenin 22.maddesinde bir delil şartı akdedildiğini, işbu delil şartına göre müvekkili şirket defter, kayıt ve dökümanlarının münhasır delil olarak kabul edildiğini, bu kapsamda davacı yanın delillerinin kabulünün mümkün olmadığını, bu kapsamda davacı yanın defter ve kayıtlarının incelenmesine, sunulmasına muvafakat etmediklerini, Esasa ilişkin olarak, davacı tarafından sunulan sözleşmenin, ''Fesih ve Sonuçları'' başlıklı 12.maddesi gereğince müvekkili şirket tarafından sözleşme haklı sebeple feshedildiğini, acentelik sözleşmesinin davacının kusuru ile feshedildiğini, zira davacının tüm branşlarda üretim yapmadığını, yapmış olduğu üretimlerde ise hasar/prim oranının oldukça yüksek olduğunun tespit edildiğini, bu hususu düzeltmesi için defaatle uyarılmasına rağmen bu hususta bir düzelme göstermediği için sözleşmenin haklı sebeple feshedilmek zorunda kalındığını, davacı yan her ne kadar feshin haksız olduğu iddia etse de fesih işleminin gerek mevzuata gerek ise de taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacı yanın tazminat talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği prim kazancının gerçeği yansıtmadığını, gerçekteki prim kazancının oldukça üzerinde tutarların ileri sürüldüğünü, davacı yanın müvekkilinin sözleşmeden sonra önemli menfaatler elde ettiğini ve ödemenin hakkaniyet gereği olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacının TTK md.122/3 gereğince denkleştirme talebinde bulunamayacağının kabulü gerektiğini beyanla fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa teşmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin İTO kayıtları dosyamız arasına alınmış, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizin 29/04/2021 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile; "...davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi... tarafından tanzim edilen 11/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-İncelenen davacı şirkete ait 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
-İncelenen davalı şirkete ait 2015 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdikinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, davalı şirkete ait 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davalı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin sahibi tehine delil niteliği taşıdığı,
-Davacı şirketin poliçe dökümlerinden acentenin portföyünün %65'inin trafik poliçelerinden oluştuğu,
-Dosya incelemeleri neticesinde; Davalı tarafça dosyaya sunulan tüm tablo ve belgeler dikkat alındığında;
Davacı acenteliğin son 5 yıllık üretiminin toplam 4.455.283,95-TL olduğu, komisyon bedelinin 536.620,15 TL olduğu,
Davacı acenteliğin son 4 yıllık komisyon ortalamasının 134.155,04-TL olduğu,
Davalı sigorta şirketinin, fesihten sonra devam ettirdiği (davacı acenteliğe ait) poliçelere ait toplam prim bedelinin 18.686,88-TL olduğu, yine bu poliçelere ait komisyon miktarının 1.943,26-TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 26/01/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararının atfı ile 17/03/2022 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması, tüm dosya kapsamı ile ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli ve davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki SMMM bilirkişi.. ve Mahkememizce re'sen seçilecek olan iki sigorta konusunda uzman bilirkişisinden oluşacak üçlü bilirkişi heyetine tevdii edilmesine" karar verilmiş ve işbu doğrultuda sigorta konusunda uzman bilirkişiler ...ile ... ve SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 27/03/2023 teslim tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
-Davalı acentenin davalı Sigortalı namına acentelik yaptığı sürenin 928 gün olduğu, Ortalama yıllık üretimi 365 gün üzerinden net prim olarak 1.366.844,00-TL ve komisyon gelirinin 159.041,00-TL olduğu,
-Davalı Sigortacı, acentenin feshinden sonra ise aynı portföyden 1.032.067,11-TL net prim üretimi yaptığı ve farklı acentelere 127.983,88-TL komisyon ödemesi yaptığı,
Bu durumda Sigortacı, yaklaşık %75 oranında portföyden gelir elde ettiği, Yıllık %20 zam oranı indirgemesi ile bu oranın yaklaşık %60 olduğu,
Bunun 2019 acente komisyon gelirine isabet eden tutar açısından 159.041,00 x %60 = 95.425,00-TL'lik portföy denkleştirme tutarının hesap edilebildiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 18/05/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile: "Davalı vekilinin bilirkişi ek raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine'' karar verilmiş ve işbu doğrultuda sigorta konusunda uzman bilirkişiler ... ile ... ve SMMM bilirkişisi ...tarafından tanzim edilen 24/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Dosyaya sunulan başkaca yeni bir bilgi ve belge bulunmadığı görüldüğünden, yapılan itirazların mahiyeti ve içeriği önceki raporu değiştirecek nitelikte olmadığı görüldüğü görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Davacı vekili 16/10/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; yargılamada ispat edilen ve ek bilirkişi raporu ile sübut bulan davanın kabulüne, 10.000,00-TL olarak ikame ettikleri belirsiz alacak davasını 85.425,00-TL daha artırarak toplam oluşan 95.425,00-TL portföy tazminatının haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi raporları, teknik açıdan yeterli, denetime açık ve bilimsel verilere dayalı görülerek Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, maddi tazminat davasıdır.
HMK'nun 137.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasındaki 15/07/2016 tarihli acentelik sözleşmesinin feshinin haksız olup olmadığı, davacının TTK'nun 122.maddesi kapsamında denkleştirme/portföy tazminatı alacağının varlığı ve miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
6102 Sayılı TTK'nun acentelik sözleşmesinde denkleştirme istemine ilişkin 122.maddesi aşağıdaki şekildedir.
"(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra;
a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa,
b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve
c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.
(2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır.
(3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.
(4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.
(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır."
İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; taraflar arasında 15/09/2015 tarihinde bir acentelik sözleşmesinin yapıldığı, ticari ilişki devam ederken taraflar arasında 15/07/2016 tarihinde ve süresiz olarak Sözleşme Yapma ve Prim Tahsiline Yetkili Acentelik Sözleşmesinin sözleşmesinin yapıldığı, başka bir deyişle taraflar arasında 2015 yılından beri devam eden acentelik ilişkisi bulunduğu, sözleşmenin 12.maddesi ile taraflardan her birinin üç ay önceden ihtarname göndererek sözleşmeyi feshedebileceklerinin düzenlendiği, davalı yanın ... 10.Noterliği ... tarihli ve ... yevmiye nolu azilname ve fesih ihbarnamesi ile davacının verilen yetkilerden ve vekil sıfatından azledildiğini davacıya bildirdiği ve ... 10.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı azilname ve fesih ihbarnamesi ile taraflar arasındaki acentelik sözleşmelerini feshettiği, bunun üzerine davacının denkleştirme tazminat alacağının bulunduğu iddiası ile eldeki davayı açtığı görülmektedir.
Somut olayda 25/08/2020 dava tarihi itibariyle davanın TTK'nun 122/4 bendi uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Yine her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmelerde davacının, fesih halinde portföy tazminatı talep etmeyeceği kararlaştırılmış ise de, TTK'nun 122/4-birinci cümle maddesinin amir hükmü uyarınca denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemeyeceğinden, anılan sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasında 2015 yılından itibaren fesih tarihine dek devam eden acentelik ilişkisi bulunduğu, davalının taraflar arasındaki acentelik ilişkisini ... 10.Noterliği ... tarihli ve ... yevmiye nolu azilname ve fesih ihbarnamesi ile feshettiğini bildirdiği anlaşılmıştır. Denkleştirme isteminde bulunabilmenin ilk şartı TTK'nun 122/3 bendi uyarınca sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedilmemiş olmasıdır. Somut olayda, her ne kadar davalı sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirmişse de, kendisine verilen kesin süreler içerisinde taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin iddasını ispata yarar hiçbir delil sunmamış ve iddialarını ispatlayamamıştır. Denkleştirme isteminde bulunabilmenin ikinci şartı ise TTK'nun 122/1 bendinde düzenlenmiştir. Buna göre; davalı, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa veya acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir denkleştirme tazminatı isteyebilir. Somut olayda mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacı acentenin davalı sigorta şirketinden 95.425,00-TL denkleştirme (portföy) tazminatı talep hakkı olabileceği, bu durumda davacıya denkleştirme tazminatı ödenmesinin hakkaniyete uygun olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Yukarıda yapılan saptamalar ışığında davanın kabulüne, 95.425,00-TL maddi tazminatın haksız fesih tarihi olan 29/01/2019 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
-
Davanın KABULÜNE, 95.425,00. TL maddi tazminatın haksız fesih tarihi olan 29/01/2019 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 6.518,48. TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 170,78. TL ve 1.470,00. TL tamamlama harcı toplamı olan 1.640,78. TL harcın mahsubu ile bakiye 4.877,70. TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00. TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 2.950,00. TL bilirkişi ücreti, 54,40. TL başvuru harcı, 170,78. TL peşin harç, 1.470,00. TL tamamlama harcı ve 282,70. TL posta masrafları olmak üzere toplam 4.927,88. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/11/2023
Katip
¸
Hakim
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38