İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/708 E. 2024/70 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/708
2024/70
24 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/708 Esas
KARAR NO : 2024/70
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/10/2017
KARAR TARİHİ : 24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili ile davalı şirket arasında 15/02/2016 tarihli komisyonculuk sözleşmesi imzalandığını davalı ... ithal ettiği ... ürününün satışı karşılığı müvekkiline satış fiyatı üzerinden 10 USD CENT komisyon ödemeyi kabul ettiğini davalı şirketin 07/07/2017 tarihinde sözleşmeyi sebepsiz olarak feshettiğini taraflar arasındaki sözleşme gereğince 26 ay süreyle geçerli olmak üzere düzenlendiğini bu nedenle 15/01/2018 tarihine kadar yapılacak satışlardan müvekkiline ödemesi gereken komisyon miktarlarının düzenli olarak ödenmesine ilişkin ihtarname gönderildiğini ancak ödenmediğini bu nedenle 1.000 USD'nin eksik ödemeler nedeniyle tahsiline 500 USD'nin davalının haksız olarak sözleşmeyi feshetmesi sebebiyle sözleşme sonuna kadar ödenmesi gereken komisyon ücretini davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında müvekkili ile davacı arasında komisyon sözleşmesinin düzenlendiğini davacının sözleşmenin içeriğindeki edimlerini belirtilen şartlarda yerine getirmediğinden haklı olarak feshedildiğini sözleşmenin devamının müvekkili açısından çekilmez hale geldiğini, fesih bildiriminin usule uygun olarak yapıldığını taraflar arasındaki sözleşme hükmüne göre İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu taraflar arasındaki ilişkinin simsarlık niteliğinde bulunduğunu bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu davacının müvekkilinden alacağı olmamakla birlikte müvekkili şirkete borcu bulunduğunu bu nedenlerle davaya reddi karar verilmesini; karşı dava olarak verilmesi taraflar arasındaki sözleşme gereğince K... firmalarına yapılan ürün satışlarında karşı davalının eksik bilgilendirmesi nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zarara ilişkin davalıya fatura düzenleyip gönderdiklerini ancak ödenmeyen ... tarihli ... sıra nolu 2.373,94 TL ile 14/08/2017 tarihli ... sıra nolu 11.410,19 TL bedelli faturaların tanzim tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında davacının ticaret kaydının bulunmadığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na yazılan müzekkere cevabında davacının aktif sicil ve oda kaydının bulunduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin komisyonculuk sözleşmesi ile oluştuğu ve bu sözleşmeye tarafların karşı çıkmadıkları anlaşıldığından sözleşmenin hukuki niteliğinin hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği göz önüne alınarak sözleşmede sözleşmenin konusu "komisyoncu tarafından ... ürününün satışı amacıyla satıcı şirkete yerli yahut yabancı özel veya tüzel kişi alıcı bulunması ve bu aracılık hizmetlerinin karşılığı olarak satıcı şirket tarafından komisyoncuya ödenecek komisyon ücreti esaslarının belirlenmesidir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sözleşmenin konusunda anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki hukuki ilişki borçlar kanununda 520 ve davamı maddelerinde belirtilen simsarlık sözleşmesinin tanımı içerisinde yer almaktadır. TTK'nın 4. Maddesi gereğince her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen davalara bakmak ticaret mahkemesinin görevi dahilindedir.
Davacının tacir olmadığı ve TKK'da belirtilen istisnai ihtilaflara ilişkin bulunmadığı anlaşıldığından ihtilafın çözümü genel yetkili mahkeme tarafından çözümlenmesi gerektiği göz önüne alınarak yetki itirazından önce görev itirazının çözümlenmesi gerektiği değerlendirildiğinde mahkemenin görevsizliğine karar verildiği,
... 9 Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı nedeni ile dosyanın İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesine gnderilmiş 23/03/2020 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı yargı yeri belirleme kararı ile tarafların tacir olması ve her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili olması nedeni ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli mahkeme olarak belirlenmesine karar verdiği, dosya ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esasına kaydı yapılarak açık yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyaya sunulan 29.12.2020 tarihli bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen raporda davacı ticari defterlerinde sözleşme konusu komisyon alacaklarından dolayı bakiye 15.837,96 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki fesih geçersiz olması nedeniyle davacının kalan 7,5 aylık süre için daha önce satışına aracılık ettiği firmalara yapılan satışlar yönünden komisyon alacağını talep edebileceği, ancak davalı tarafından herhangi bir ticari defter ibraz edilmediğinden söz konusu firmalara 08.07.2017-.15.02.2018 tarihinde ne kadarlık satış yapıldığının tespit edilemediği, davacının daha önce hak ettiği komisyon ücretlerinin ortalaması üzerinden hesaplama yapıldığında ise, davacının kalan 7,5 aylık komisyon alacağının KDV hariç 161.057,10 TL olarak hesaplandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 17. maddesine göre "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."
Dosya tüm deliler ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki komisyon sözleşmesinin 12.1. Maddesinde bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin, sözleşme ile yetkili mahkemeyi belirleyebilecekleri öngörülmüştür. Dava konusu olayda tarafların ikisi de tacir olduğu takdirde yetki sözleşmesi geçerli olacaktır. Tarafların tacir olduğu hususunda Yargı Yeri belirleme kararından ve dosyadaki belgelerin tamamından anlaşıldığı gibi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki yetki sözleşmesinde, yetkili mahkemenin İstanbul Merkez (Çağlayan) mahkemeleri olduğu, davalının süresinde cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu; her ne kadar mahkememizce 26.12.2017 tarihli celsede davacının tacir olmadığından bahisle yetki itirazının reddine karar verilmiş ise de dosyanın geldiği aşama her iki tarafında tacir olması ve dava konusunun da her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmış olması nedeni ile bu hususta artık tereddüt kalmadığı anlaşılmakla bahsi geçen komisyon sözleşmesinin 12.1 maddesi ve HMK madde 17 uyarınca mahkememizin yetkisizliğine karar verildiği, dosyanın mahkememizin 2021/708 Esasına kaydı yapılarak açık yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin kararı gereği rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup, Davalı tarafından daha sonra gönderilen noter ihtarında fesih iradesini yenilediğinden ve aynı zamanda sözleşmeyi eylemli olarak sona erdirdiğinden, artık sözleşmenin feshinin şekle aykırık nedeniyle geçersiz olduğu, sözleşmenin geçerli olarak devam ettiği yönünde bir görüşe varılmasının mümkün olmayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede, davacının belirli bir satış hedefini gerçekleştirmesine veya aracılık ettiği müşterilerin borçlarını taahhüt ve garanti ettiğine ilişkin herhangi bir taahhüde rastlanmadığı, davalı tarafından da bu yönde bir somut delil sunulmadığı, bu bakımdan yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı, taraflar arasındaki sözleşme haklı nedenle feshedilmediğinden davacının uğramış olduğu zararların tazmin edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede açıkça, haksız fesih durumunda, “fesih tarihine kadar doğan alacaklar fesih tarihi itibariyle muaccel olur” hükmüne yer verildiğinden, davacının sözleşmenin sonuna kadar mahrum kaldığı kar kaybının hesaplanması gerektiği, davacının, sözleşme feshinden önce davalı ile mutabık oldukları chs. alacağı 15.837,96 TL ve mahrum kaldığı komisyon (kar) tutarı 268.897,34 TL. olmak üzere toplam; 284.735,30 TL talep edebileceği kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü.
Mahkememiz ara kararı gereği, Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, ticari defter ve kayıtları ve dosya incelenerek taraf itirazlarını karşılar şekilde ana dava ve karşı dava açısından davacıların varsa miktarının nelerden ibaret ve ne kadar olduğu konusunda USD cinsinden ve karşı dava açısından TL cinsinden olmak üzere ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Bilirkişiler ek raporlarında, Tarafların, bilirkişi kök raporumuza yaptığı itirazlar yukarıda değerlendirilmiş olup; kök raporda davacı karşı davalı'nın alacağında yapılan hesaplamayı değiştirecek hususa rastlanmadığı, davalı karşı davacı'nın tanzim ettiği ve davacı karşı davalının ticari ilişkiyi kurduğu ...'den bakiye alacağı olduğu (ihtarnamesinde belirttiği sebepleri) somutlaştıracak belge sunmadığı, faturanın tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmaması sebebiyle, dava dışı ...'a ait ticari defter incelemesi yapılmış ve ticari defter kayıtlarında davalı karşı davacıya borcu olmadığının tespiti yapılmıştır. Diğer dava dışı Mat İplik'e ait ticari defter kayıtları incelenemediği (İflas dairesinde ticari defterleri olmaması sebebiyle) dolayısıyla bu dava dışı şirketle yaptığı ticarette alacağının olup olmadığı tespit edilememiştir. Davalı karşı davacının bu iki şirkette alacağı olduğu iddiasıyla davacı karşı davalıya tanzim ettiği; ... için ... nolu ft ile 2.373,944 TL * Mat İptil için ... nolu ft. 13.464,02 TL alacağına rastlanmadığı” değerlendirmeleri sebebiyle 27.02.2023 tarihli kök raporumuzu değiştirecek hususa rastlanmadığından, kök raporda yapılan tespit, değerlendirme ve kanaatin aynen muhafaza edildiğini bildirdikleri görüldü.
Davacı vekili 10/11/2023 tarihli dilekçesi ile, Müvekkilin sözleşme feshinden önce davalı ile mutabık oldukları ( 15.837,96.-TL) CHS alacağı olarak, Müvekkilin mahrum kaldığı komisyon(kar) tutarı ( 268.897,34.-TL) olmak üzere, Toplam ( 284.735,30.-TL) alacağı olarak ıslah ettiklerini, harcı ikmal ettikleri görüldü.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda,
Davacı taraf, dava dilekçesinde davalı şirket ile davacı arasında 15 Şubat 2016 tarihli komisyonculuk sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin ithal ettiği ... ürününün satışı karışılığı satış fiyatı üzerinden 10 cent üzerinden anlaştıklarını, davalı şirketin 07/07/2017 tarihinde hiçbir ihlal olmaksızın davacı ile yollarını ayırma kararı aldığını, bu feshin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, bu sebepte sözleşmenin devam etmekte olması sebebiyle davacının doğmuş alacaklarından eksik ödenen komisyon bedeli olarak 1.000 USD ve sözleşmenin devam etmekte olması sebebiyle düzenli ödenmesi gereken komisyon ücreti olarak 500 USD olmak üzere 1.500 USD 'nin davalıdan tahsili ile taraflara ödenmesini istemiştir.
Davalı taraf, dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmamış olup, 10/10/2017 tarihli ek talebi ile bankaların USD ye uyguladığı en yüksek reeskont faizi üzerinden faiz talep etmiştir.
Davacı tarafın, ... 9. Noterliğinin ... tarih, ... numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa fesih usulüne aykırı olduğu ve sözleşmenin devam ettiğine ilişkin ihtar çektiği görülmüştür.
Davalı taraf ise sözleşmenin feshinin haklı olduğunu belirterek, davacının kendilerini zarara uğrattığı gerekçesi ile davacı karşı davalı aleyhine düzenlemiş oldukları .... sıra nolu 14/08/2017 tarihli faturalardan kaynaklı 13.784,13 TL'nin kendilerine ödenmesini talep eder karşı dava açmıştır.
Taraflar arasındaki 15/02/2016 tarihli komisyonculuk sözleşmesinin incelenmesinde, davacının davalı şirketin ürünlerinin satışını yapacağı bunun karşılığında da davalı tarafın davacıya komisyon ödeyeceğinin belirtildiği, sözleşmenin 5. Maddesinde, tarafların birbirlerine yapacakları diğer tarafı temerrrüde düşürmek veya işbu sözleşmeyi feshetmek maksadıyla yapılacak ihbar ve ihtarların muteber olması için noter vasıtasıyla veya iade-i taahhütlü mektupla tarafların tebligat adreslerine yapılması şartının sözleşmeye konulduğu, sözleşmenin 10. Maddesinde , sözleşmenin geçerlilik süresinin 24 ay olduğu ve taraflardan herhangi birinin sözleşmede belirtilen hususlardan birini veya daha fazlasını açıkça ihlal etmesi ve karşı tarafı zarara veya hak kaybına sokması halinde mağdur olan tarafın 30 gün önceden yazılı ihbarla ve gerekçesini bildirmek kaydı ile her zaman sözleşmeyi fesih etmek hakkına haiz olduğunun hüküm altına alınmış olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan bilgi belgeler ve tarafların ticari defterleri kapsamında dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiler 27/02/2023 tarihli raporlarında, davalı tarafından daha sonra gönderilen noter ihtarında fesih iradesini yenilediğinden ve aynı zamanda sözleşmeyi eylemli olarak sona erdirdiğinden, artık sözleşmenin feshinin şekle aykırılık nedeniyle geçersiz olduğu, sözleşmenin geçerli olarak devam ettiği yönünde bir görüşe varılmasının mümkün olmayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede, davacının belirli bir satış hedefini gerçekleştirmesine veya aracılık ettiği müşterilerin borçlarını taahhüt ve garanti ettiğine ilişkin herhangi bir taahhüde rastlanmadığı, davalı tarafından da bu yönde bir somut delil sunulmadığı, bu bakımdan yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı, taraflar arasındaki sözleşme haklı nedenle feshedilmediğinden davacının uğramış olduğu zararların tazmin edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede açıkça, haksız fesih durumunda, “fesih tarihine kadar doğan alacaklar fesih tarihi itibariyle muaccel olur” hükmüne yer verildiğinden, davacının sözleşmenin sonuna kadar mahrum kaldığı kar kaybının hesaplanması gerektiği, davacının, sözleşme feshinden önce davalı ile mutabık oldukları chs. alacağı 15.837,96 TL ve mahrum kaldığı komisyon (kar) tutarı 268.897,34 TL olmak üzere toplam; 284.735,30 TL talep edebileceğinin rapor edildiği, bilirkişilerin 02/08/2023 tarihli ek raporunda, davalı karşı davacının davacı karşı davalı aleyhine tanzim ettiği ... numaralı fatura ile 2.373,94 TL ve 29093 numaralı fatura ile 13.464,02 TL alacağına rastlanmadığı ve bu sebeple kök raporda ki görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını beyan etmeleri karşısında, davacı taraf mahkememize sunmuş olduğu 10/11/2023 havale tarihli dilekçesi ile alacağını toplam 284.785,30 TL'ye ıslah ettiği ve bu alacağına alacağın doğum tarihinden itibaren en yğksek banka reeoskont faizi talep ettiği ve ıslah harcını yatırdığı anlaşılmakla, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde yabancı para cinsinden alacağını talep etmiş ise de, ıslah dilekçesinde TL üzerinden talep de bulunduğundan , alacağa en yüksek banka reoskont banka faizi üzerinden faiz işletilmesini talep ettiğinden, hüküm kurulurken davacının ıslah talebi dikkate alınarak TL üzerinden hüküm kurulmuş, faiz başlangıç tarihi hususunda ise davacı taraf dava dilekçesi ile faiz talep etmediğinden, faiz başlangıç tarihi ıslah tarihi olan 10/10/2023 tarihi olarak kabul edilmiştir.
Davalı taraf, davacı tarafın ıslah dilekçesine karşı zaman aşımı itirazında bulunmuştur.
Taraflar arasındaki ilişkinin TBK 147/5 maddesi incelendiğinde, vekalet komisyon ve acentecilik sözleşmelerinden ticari simsarlık alacağı dışındaki simsarlık sözleşmesinden doğan alacakların 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu anlaşıldığından, taraflar arasındaki davacının simsarlık ücreti olan ücretin taraflar arasındaki sözleşmenin 15/02/2016 tarihinde yapılıp, sözleşme süresinin 2 yıl olduğu göz önüne alındığında davacının hak kazandığı son ücretin 15/02/2018 tarihi olduğu, davacının ıslahı ise 10/11/2023 tarihinde yaptığı anlaşıldığından davacı tarafın dava açarken dava değeri olarak belirttiği 5.352,75 TL 'lik alacak dışındaki alacakların zaman aşımına uğradığı ve davalı tarafın süresi içerisinde davacının bu alacağına ilişkin zaman aşımı itiraıznda bulunduğu anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 5.352,75 TL'nin davalı ... Şirketinden ıslah tarihi olan 10/10/2023 tarihinden işleyecek reoskont avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine, karşı dava yönünden ise karşı davacı ... Şirketinin davalı karşı davacı ... 'dan bir alacağının olmadığı bilirkişi raporundan da sabit olduğu anlaşıldığından, karşı davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Asıl dava yönünden,
Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 5.352,75 TL'nin davalı ... Şirketinden ıslah tarihi olan 10/10/2023 tarihinden işleyecek reoskont avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine,
-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 91,42-TL harç ve 4.593,00-TL ıslah harcından mahsubu ile fazla yatan 4.256,82-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı karşı davalıya iadesine,
-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL harç ile 31,40-TL başvuru harcından oluşan toplam 459,00-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacı karşı davalı tarafa verilmesine,
-Davacı karşı davalı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere, bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 3.086,00-TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 58,01-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
-Davacı karşı davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 5.352,75-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
-Davalı karşı davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 43.907,38-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine
Karşı dava yönünden,
Davalı-karşı davacı ... Şirketinin açtığı davanın reddine,
-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 271,40-TL karşı dava harcının mahsubu ile bakiye 156,20-TL harcın davalı karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-Davalı karşı davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere, bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 3.850,00-TL yargılama giderinin davalı karşı davalının davası reddedildiğinden, davalı karşı davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davacı karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 13.784,13 TL nin davalı karşı davacı ...'dan tahsili ile davacı karşı davalı ... Şirketine ödenmesine,
-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, asıl dava yönünden tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak, karşı dava yönünden HMK 341 maddesi gereğince KESİN olmak üzere karar verildi. 24/01/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29