Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/580
2024/570
1 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/305 Esas
KARAR NO : 2024/557
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 17/05/2024
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 06/01/2014 sürücüsü ... sevkinin ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... istikametinden ... istikametine seyir halindeyken ... mevkiine geldiği esnada aracının direksiyonunun hakimiyetini kaybetmesinin sonucu kontrolden çıkan aracın önce karşı şeride geçtiğini yolun buzlu olmasının nedeni ile kayan aracın gidişe göre yolun sonundaki uçuruma taklalar atarak girdiğini ve yoldan 40 metre uzakta aracının sol yanı üzerine durmasının neticesinde tek taraflı, yaralanmalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin başvuru konusu kazada YOLCU konumunda olduğunu, başvurunun konusu trafik kazasının neticesinde tutulan Kaza Tespit Tutanağı'na göre ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... 'in 2918 Sayılı KTK Madde 52/1b kuralına göre: "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerek-tirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar " kuralını ihlal ettiğinden tam ve asli kusurlu bulunduğunu, müvekkili ...'nin söz konusu kaza dolayısıyla yaralanmış olduğunu, ... Devlet Hastanesi ve ...Üniversitesi ... Hastanesi'nde tedavi altına alındığını, müvekkili ...'nin, uzun süredir ... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğunu, müvekkiline sigorta şirketine başvuru ile sunmaları gereken Sağlık Kurulu Raporu taraflarınca sunulamadığını, ...T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda mahkum olarak bulunan müvekkilinin muayene işlemlerinin yapılabilmesinin, sürekli iş göremezlik oranının, geçici iş göremezlik ve bakıcı süresinin belirlenmesi adına ...T Tipi Kapalı Cezaevi Savcılığından izin alınarak en yakın Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu alınmasına yönelik müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, başvuruya konu kaza sebebi ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... Soruşturma Numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, kusurlu olan aracının sürücüsü şüpheli ...'in kaza sonucunda vefat etmesi nedeni ile söz konusu dosyada ''Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar'' verildiğini, ... plaka sayılı aracın, başvurulan ... Sigorta Anonim Şirketi'nin .... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunmakta olduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın başvurulan ... Sigorta Anonim Şirketi'nden karşılanmasının amacıyla doğrudan doğruya ... Sigorta Anonim Şirketi'ne ödeme yapılması için 18.07.2023 tarihinde mail üzerinden başvurulduğunu, başvuru dilekçelerinde 15 gün içinde cevap verilmediği veya verilen cevabının talebi karşılamaması halinde tahkim ya da dava yoluna başvurulacağı ihtaren bildirildiğini, sigorta şirketi tarafımıza talebin karşılanmadığını, sigorta şirketinin 15 günlük yasal süreç içinde tazminatın taleplerini karşılayacak bir dönüş yapmadığı için başvuruyu yapma zarureti hasıl olduğunu, Tazminat talebimiz reddedildiğinden dolayı daimi maluliyet sakatlık, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının tahsili talebiyle dava açtıklarını, Arabuluculuğa başvurulduğunu, bu görüşmeden de bir sonuç alınamadığını, trafik kazası neticesinde ölüm veya yaralama gerçekleşmişse, ceza kanununun bu fiil için öngördüğü dava zamanaşımı süresi daha fazla ise, bu durumda dava zamanaşımı süresi ceza hukuku dava zamanaşımı ilkelerine ve sürelerine göre belirlendiğini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığından başvurunun reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığının ve maluliyet oranının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi'ne gönderilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri sigorta teminatı dışında olduğundan taleplerin reddinin gerekmekte olduğunu, kaza nedeni ile bakıma ihtiyacının bulunup bulunmadığı hususu maluliyet raporu haricinde hekim bilirkişiden alınacak ayrı bir rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının bakımı ihtiyacının aile içerisinden karşılanıyor olması halinde tazminattan %50 oranında indirim yapılmalı olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin ceza dosyasının celbi gerekmekte olduğunu, davacının kaza sırasında koruyucu tertibat kullanmadığının açık olduğundan müterafik kusur sabit olup tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini,
somut olayda hatır taşımacılığı söz konusu olduğundan her durumda tazminat hesabından uygun bir indirim yapılması gerektiğini, somut olayda davacı ile sigortalı aracının sürücüsünün arkadaş olduğunu ve davacının bir menfaat karşılığı olmadan hatır için taşındığının dosya kapsamıyla sabit olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esasa alınmasını talep ettiklerini, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olduğundan her halükarda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, 06/01/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının bakıcı gideri ile sürekli ve geçici maluliyet zararlarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... Cumhuriyet Başsavcılığına, ... Devlet Hastanesi ve...Hastanesine yazılan müzekkerelere yanıt verilmiş incelenerek dosya arasına alınmıştır.
2918 sayılı KTK'nun “Zamanaşımı” başlıklı 109. Maddesi; “...Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır.” hükmünü içermektedir.
Vurgulamakta yarar vardır ki, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/II. maddesine göre, ceza kanununda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalarda uygulanabilmesi için, sadece eylemin “cezayı gerektiren fiilden” doğmuş olması gerekli ve yeterlidir. Diğer bir ifade ile tazminat davalarına daha uzun süreli ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması için fail hakkında bir ceza davası açılması; mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı veya zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması aranmamaktadır. Sadece cezalandırılması kabil bir eylemin işlenmiş olması, bir diğer söyleyişle, haksız fiilin suç niteliğini taşıması yeterlidir. Anılan madde uyarınca “eylemin” suç teşkil etmesi; cezai nitelik taşımasından hareketle mahkumiyet veya takipsizlik kararı aranmaksızın ceza zamanaşımı uygulanacaktır.
"...Olayın meydana geliş şekli itibariyle ölen sürücünün eylemi bir bütün olarak ele alındığında, murisin işleteni olmadığı aracı kullanırken tek taraflı ve kendisinin tam kusuru ile meydana gelen eylem aracın frenlerinin arızalı olması nedeniyle TCK 179/2 maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturmaktadır. " "..Buna göre davacının desteğinin tam kusuru ile neden olduğu ve kendisinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nun 179/2. maddesinde düzenlenen ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nun 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; 2918 sayılı KTK'nun 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması; davanın olay tarihi üzerinden sekiz yıl geçmeden açılmış olması karşısında, somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği açıktır." (Bkz. Yargıtay H.G.K.'nun ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı)
Somut olayda, davacı tarafça 06/01/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini talep edilmektedir. Davalı tarafça ise cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Trafik kazasının meydana gelişine ilişkin dosyadaki mevcut deliller irdelendiğinde, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı trafik kazası gerçekleştirdiği, davacının yaralandığı, sürücünün ise vefat ettiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından, kazada ölüm de meydana geldiğinden zamanaşımı süresinin 15 yıl olarak değerlendirilmesi gerektiği iddia edilmiştir. Ancak, yukarıda emsal olarak değinilen H.G.K kararında da, ölen murisin mirasçıları tarafından açılan davada meydana gelen olayda TCK 179 maddesi gereği trafik güvenliğinin tehlikeye sokulması suçu gerçekleştiği kabul edilerek zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Somut olayımızda ise, davacının yolcu olarak bulunduğu araçta kaza nedeniyle yaralanması nedeniyle davacı açısından taksirle yaralama suçu oluşmuştur. Ceza hukukunun genel prensibi gereği tehlike suçu ile zarar suçu birlikte oluşamayacağından, zarar suçunun nazara alınması gerekmektedir. Bu nedenle davacı yönünden gerçekleşen taksirle yaralama eylemi açısından TCK'da 8 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, davaya konu taleplerin ilk olarak 18.07.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine karşı ileri sürüldüğü ve sonrasında işbu davaya konu edildiği anlaşılmakla, zamanaşımı süresinin dolduğu kanaatine varılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
-
Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
-
Adli Yardım Ödeneğinden karşılanan 195,00. TL tebligat giderinin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
-
Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 300,00. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
-
Arabuluculuk ücreti olan 3.120. TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
-
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.24/09/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59