İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/779 E. 2024/37 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/779
2024/37
16 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/779 Esas
KARAR NO : 2024/37
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2020
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle tahakkuk eden fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla 30.543,50 .-TL tutarındaki müspet zararın davalının temerrüde düştüğü 03.11.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine göre işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Açık hesap bakiyesine ilişkin olarak ödenmeyen 5.247,00.-TL’nin, davalının temerrüde düştüğü 03.11.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine göre işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Sözleşmenin haksız feshi sebebiyle fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL tutarındaki cezai şartın davalının temerrüde düştüğü 3.11.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine göre işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Noter masrafının yargılama giderlerine dâhil edilerek davalı tarafa yüklenmesine, Sözleşmenin haksız feshi sebebiyle fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL tutarındaki cezai şartın davalının temerrüde düştüğü 3.11.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine göre işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, Noter masrafının yargılama giderlerine dahil edilerek davalı tarafa yüklenmesini, Kanuni vekâlet ücreti ile arabuluculuk vekalet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı arasında franchise sözleşmesi imzalanmış olup; bu sözleşme kapsamında, davacının sahip olduğu; ad, marka gibi gayri maddi malların kullanımı müvekkile devredilmiştir. Sözleşmede belirlenen yükümlülükler kapsamında; müvekkil giriş bedeli ile birlikte her ay düzenli olarak royalty, reklam ve cari ödemelerini yerine getirmiş, davacıya karşı ifa yükümlülüklerini eksiksiz tamamlamıştır. Müvekkil 2017 yılı Şubat ayında sıfırdan muzipo merkezini açmış; toplam 135.000,00 + KDV (159.300 TL) bedeli davacıya bankadan transfer yoluyla ödemiştir. 09.01.2017 tarihinde 11.800,00 TL sisteme giriş ödemesi şeklinde , 14.02.2017 tarihinde 90.00,00 TL franchise bedeli şeklinde ödemelerini göndermiş, devamında 14.375,00 TL olarak 4 taksit ile kalan tüm franchise ödemelerini tamamlamıştır. 2017 yılı için her ay kesilen reklam - royalty faturalarını aylık 1.770,00 TL olarak, 2018 yılında reklam royalty faturalarının zamlanması nedeniyle aylık 1.969,00 TL olarak, Haziran 2019 yılından itibaren ise aylık 2.247,90 TL olarak ödemeye devam etmiştir. Müvekkilin süreli üyelikler dışında hafta sonu atölyeleri ile gelirini arttırma çabası ve yapılan tüm işlemler; gelir-gider tablosunda ve muhasebe kayıtlarında yer almaktadır. Müvekkil markayı ve işletmeyi basiretli bir tacir olarak kendi gayret ve çabası ile devam ettirmesine rağmen; davacı-franchise verenin yerine getirmesi gereken sorumluluklar her zaman eksik kalmıştır. Davacı(franchise veren) tarafından; reklam ve tanıtım yapma, franchise alan müvekkile eğitimler verme personellere sertifika verme, markanın bir bütün olarak temsili adına gerekli yükümlülüklerin yapılması kararlaştırılmışsa da; sözleşme kurulduğu andan itibaren başlamak üzere, pandemi dönemi süresince de hiçbir edim ifa edilmemiştir. Müvekkil sözleşmenin kurulduğu andan itibaren devam eden tüm bu olumsuzluklar ve pandemi nedeniyle çıkarılan genelgeler doğrultusunda müvekkilin işletmesi de etkilenmiştir. Türkiye’de COVİD-19’un hızla bulaşmasının oluşturduğu risk karşısında İçişleri Bakanlığı 16.03.2020 tarihinde 81 İlin valiliğine gönderdiği genelgesi ile “81 ilde, tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, nişan/düğün salonu, çalgılı/müzikli lokanta/kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kır bahçesi, nargile salonu, nargile kafe, internet salonu, internet kafe, her türlü oyun salonları, her türlü kapalı çocuk oyun alanları (AVM ve lokanta içindekiler dâhil), çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca, masaj salonu, SPA ve spor merkezlerinin faaliyetleri geçici bir süreliğine durdurulacağını” duyurmuş, devamında kapsamı genişletmiştir. Buna göre 16 Mart 2020 - 15 Haziran 2020 döneminde ve 2020 EYLÜL ayında tekrar vaka sayılarının yükselmesi nedeniyle getirilen sınırlamalar yüzünden müvekkil işletmesini aylarca faaliyete geçirememiştir. İşletmeye kayıtlı üyelerin bu süreçte ödeme yapmayıp, üyelik ilişkilerini de bitirmesi nedeniyle davacı ile görüşmeler yapılmaya çalışılmış ancak neticesiz kalmıştır. Sözleşme kurulduğu andan itibaren, edimlerini hiç yerine getirmeyen ve özellikle pandemi döneminde, müvekkilden haksız kazanç sağlamaya çalışan; davacıya karşı, ... 5. Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek; taraflar arasında ki tüm ilişki haklı nedenle feshedilmiştir. Cevap dilekçemizde belirtilen hususlar çerçevesinde kanuna ve hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın tüm talepler yönünden öncelikle usulden ve nihayetinde de davanın esastan reddine, müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin tespitini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL 20. ATM 2020/687 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
Davacı ... Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında franchise sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ile müvekkili sahip olduğu ad, marka gibi gayri maddi malları'nın kullanımı fanchise alan davalıya devredildiğini, sözleşme kapsamında müvekkile ait marka, know-how iş görme ve teknik yöntemleri, iş görme sistemleri dahil olmak üzere işletme ve pazarlama sistemini oluşturan her türlü fikri ve sınai haklar üzerinde davalı franchise alana münhasır olmayan kullanma hakkı tanındığını, franchise alan tarafından müvekkilince belirlenen ilkelere uymak ve verilen fikri sınai haklardan faydalanmak suretiyle kendi nam ve hesabına olacak şekilde iş yapılmakla ve karşılığında franchise verene ücret ödemesi gerektiğini, müvekkili tarafından reklam ve tanıtım yapma franchise alana eğitimler verme personellere sertfika verme, markanın bir bütün olarak temsili adına gerekli yükümlülüklerin yerine getirildiğini, davalı tarafça franchise sözleşmesinden kaynaklanan reklam royalty bedeli ile cari hesap bakiyesinin ödenmediğini, alınan alacakların tahsili amacıyla ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, Davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak yapılan ödeme emrine itirazın iptali ile ... 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı ilamsız icra takibinin devamını, davalının takip çıkışı bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davacının salip olduğu ad, marka gibi gayri maddi malların kullanımının müvekkile devredildiğini, sözleşme doğrultusunda marka, know-how, iş görme ve teknik yöntemleri, iş görme sistemleri dahil olmak üzere işletme ve pazarlama sistemini oluşturan her türlü fikri ve sınai haklar üzerinde müvekkiline franchise alana münhasır olmayan kullanma hakkı tanındığını, sözleşmede belirtilen yükümlülükler kapsamında müvekkili giriş bedeli ile birlikte her ay düzenli olraak royalty, reklam ve cari ödemelerini yerine getirdiğini, Müvekkili pandemi döneminde haksız kazanç sağlana davacıya karşı ... 5. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, Dosyanın ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, kanuna ve hukuka aykırı açılan davanın usulden ve nihayetinde de davanın esastan reddini, ... 7. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin iptalini, davacının haksız ve kötü niyetli icra takibinden dolayı %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine kara verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizin 19/04/2021 tarihli celse ara kararı gereği, ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak; tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, davalının ticari defter ve kayıtları, frenchise sözleşmesi, ihtarname ve dosya incelenerek davacının sözleşme süresine göre alacağının tespiti, pandemi döneminde oluşan alacağının tespiti, davalının kapalı kaldığı sürenin tespiti, davalı ile davacının ticari ve akdi ilişkisinin tespiti, borç ve alacak durumunun tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya Bilirkişi ...'ün sunmuş olduğu 27/12/2021 tarihli raporunda, davalının 2017 ve 2018 yıllarında işletme defteri tuttuğunu ve bu yıllardaki işletme defterlerini 213 sayılı VUK’un 220.maddesi, 6102 sayılı TTK’nın ilgili 64.maddesine hükmüne göre açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırdığı, buna istinaden ilgili yılların yasal defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı kanaatine varılmış, davalının 2019 ve 2020 yıllarında işletme defterini Gelir İdaresi Başkanlığına ait Defter Beyan sisteminde tuttuğu tespit edilmiş, işletme defterinde borç/alacak takibi yapılamaz. Yani faturanın ödenip ödenmediğine bakılmadan işlenir. Bu yüzden işletme defterinde kime borcu var kimden alacağı var tespit edilemeyeceği, 2017-2020 arası ...A.Ş.’nin ...’ya kestiği ve... A.Ş.’ye kestiği ve ...’nun ... A.Ş.’ye yaptığı ödemeler tablo haline getirildiğinde 20.546,06.-TL fazla ödeme yapılmış gibi gözüktüğü, franchise sözleşmesindeki cezai şartların oluşup oluşmadığı hukuki bir değerlendirme olup, mahkemenin takdirinde olduğu için bu konuda bir hesaplama yapılmadığı kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 04/03/2022 tarihli duruşma ara kararı gereği, ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak; davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak sureti ile aldırılan bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, davacının ticari defter ve kayıtları, frenchise sözleşmesi, ihtarname ve dosya incelenerek davacının sözleşme süresine göre alacağının tespiti, pandemi döneminde oluşan alacağının tespiti, davalının kapalı kaldığı sürenin tespiti, davalı ile davacının ticari ve akdi ilişkisinin tespiti, borç ve alacak durumunun tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilerek, Bilirkişiler ... ve ...'ın sunmuş oldukları 07/11/2022 tarihli raporda; Dava dosyası ve ekleri ile davacıdan temin edilen mali veriler üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, aksi delil ve belgelerle ispat edilmediği sürece aşağıdaki görüşlere ulaşılmıştır; Davacının yasal defter ve belgeleri üzerinden yapılan tespit ve incelemeler sonucunda; 2017-2018-2019 yılları Yevmiye, Defter-i Kebir, Envanter defterlerinin açılış ve 2017- 2018-2019 yılları Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, 2020 yılı Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, Davacının 2020 takvim yılında E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup, Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı, Davacının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirip getirmediğinin tespitinin yapılamadığı; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2'ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme'nize aittir. Davacının 2017-2018-2019 yıllarında düzenlemiş olduğu ve davalı tarafından adına düzenlenen faturalardan bildirim zorunluluğunu aşan faturaları BA ve BS formlarında yasal sürelerinde beyan ettiği tespit edilmekle birlikte, ilgili faturalar ve faturalara ait "“yevmiye defteri örnekleri tarafımıza ibraz edilmediğinden teyidinin yapılamadığı, Ekim-2020 dönemine ait olarak Davacının Davalı adına düzenlediği | adet belge sayısı ile K.D.V. hariç 30.543,50 TL tutarındaki satış faturasının davacı tarafından, .... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne 30/1 1/2020 tarihinde (6. Satırda) beyan edildiği, Davacı şirketin beyan ettiği inceleme adresine gidildiğinde tarafımıza ibrazı istenen evrakların hazır olmadığının tespiti üzerine tekrar süre verilerek aynı adrese inceleme için ikinci kez gidildiği, ancak an itibariyle şirketin anlaşmalı Mali Müşavirinin olmadığı gerekçesiyle tarafımızdan istenen evrakların tamamlanamadığı, üçüncü ve son kez aynı adrese firmanın bilgisi dahilinde gidildiğinde ise tarafımıza ibraz edilen defter ve belgeler üzerinden yapılan incelemede aşağıdaki eksikliklerin tespit edildiği, 2017-2018 yıllarına ait yevmiye defterlerinde yevmiye numaralarının bulunmadığı, dolayısıyla defter kayıtlarına alınan belgelerin yevmiye numaralarının tespitinin mümkün olmadığı,2017-2018 yıllarına ilişkin muavin hesap dökümlerinin bulunmadığı, 2017-2018-2019 yıllarına ait defteri kebir defterlerinin yazdırılmadığı, 2017 Yılı yevmiye defteri kapanış fişinde borç bakiyesi ile alacak bakiyesinin eşit olması gerekirken eşit olmadığı, 2017 Yılında davalı adına düzenlenen faturaların okunaklı olmadığı, 2018 yılında davalı adına düzenlenen faturaların hiçbirinin incelemeye ibraz edilmediği, 2017-2018-2019-2020 yıllarına ait davalının davacı adına düzenlediği faturalar ve davalının davacı adına yaptığı ödemelere ait tevsik edici belgelerin incelemeye ibraz edilmediği,
Yukarıda tespit edilen hususlardan dolayı davacının yasal ticari defterlerinin denetime elverişli olmadığı kanaatiyle, tarafımıza ibraz edilen defter ve belgeler üzerinden aşağıdaki tespitlerin yapıldığı ve Takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı, davalı adına düzenlemiş olduğu 15/10/2020 tarihli 30.543,50 TL tutarındaki Sözleşmeden Cayma bedelini yevmiye defterine ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla işlediğinin tespit edildiği, Davacının 2017 yılı açılış fişinde davalı adına herhangi bir kayıt olmadığı, Yevmiye Defterinin Kapanış fişinde, davalının 120 ALICILAR HESABI adı altında iki farklı alt hesapta izlendiği ve toplamda 1.757,11 TL alacak bakiyesi verdiği, (Hesap sahibinin borçlu olduğu) Davacının 2018 yılı Yevmiye Defterinin 1. sayfasındaki Açılış fişinde, 2017 yılı kapanış fişinden gelen toplam 1.757,11 TL alacak bakiyesinin aynen yer aldığı, davalının 2018 yılında da iki farklı cari hesapta izlendiği, Yevmiye Defterinin 759. Sayfasındaki kapanış fişinde toplamda (iki farklı hesaptaki cari toplamı) 1.964,10 TL alacak bakiyesi verdiği, (Hesap sahibinin borçlu olduğu) Davacının 2019 yılı Yevmiye Defterinin 1. sayfasındaki Açılış fişinde, davalının 120 ALICILAR hesabına bağlı “120.09.001” ... cari kodu ile 2.021,64 TL borç bakiyesi (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU) verdiği, 2018 yılından devreden iki ayrı cari hesabın 2019 yılında tek cari kodla takip edildiği (120.09.001), ancak iki ayrı cari hesap bakiyesinin toplamı 1.964,10 TL olması gerekirken ilgili yıl açılış fişinde bu rakam yerine 2.021,64 TL olarak dikkate alındığı, aradaki farkın nedeninin tespit edilemediği, Yevmiye Defterinin Kapanış fişine ait olan 367. Sayfada davalıya ait cari hesap bakiyesinin 912,40 TL alacak bakiyesi verdiği, (Hesap sahibinin borçlu olduğu), 2020 Yılı Defter Berat açılış fişi içerisinde; Davalının cari hesap bakiyesinin 912,40 TL borç bakiyesi verdiği, 31.12.2020 tarihli Defter Berat kapanış fişinde ise davalının cari hesap bakiyesinin 30.699,12 TL alacak bakiyesi (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU) verdiği, Davacının davalı adına ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile başlattığı takip tutarı olan 3.747,80 TL alacağını 128- ŞÜPHELİ ALACAKLAR hesabına virmanladığı ve karşılık ayırdığı, 31.12.2020 tarihi itibariyle; davalı firmanın cari hesap bakiyesi 34.446,92 TL (30.699,12 TL cari hesapt3.747,80 TL şüpheli alacak) borç bakiyesi (hesap sahibinin borçlu olduğu) verdiği, DAVALI HAKKINDA DÜZENLENEN BİLİRKİŞİ RAPORU İLE DAVACININ DEFTER VE BELGELERİ ÜZERİNDEN YAPILAN TESPİTLERİN KARŞILAŞTIRMA, Davacı icra takibini cari hesap bakiyesi üzerinden başlattığı için, davacı hesaplarının incelenmesine 2017 yılından itibaren başlanmıştır. Ancak raporun ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere tarafımıza ibraz edilen belgelerin yeterli olmaması ve yasal defterlerin eksik ve düzensiz olması nedeniyle yıl sonları itibariyle cari hesap bakiyelerinin doğruluğu teyit edilememiştir. 31.12.2020 tarihinde davacının davalıya ilişkin cari hesap bakiyesinin 30.543,50 TL sözleşmeden cayma bedeli faturası da dahil olmak üzere 30.699,12 TL olduğu, ayrıca 3.747,80 TL tutarındaki alacağı şüpheli ticari alacaklar hesabına devrettiği ve toplam 34.446,92 TL davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalının yasal defter ve belgeleri üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda dosyada bulunan Bilirkişi raporu incelendiğinde; davalının 15/10/2020 tarihli 30.543,50 TL tutarlı sözleşmeden cayma bedeli faturasını ve 30.09.2020 tarihli 2.247,90 TL tutarlı ... ve reklam satışları faturasını yasal defterlerine işlemediği tespit edilmiştir. Ayrıca davalı hakkında düzenlenen bilirkişi raporu ve ekleri incelendiğinde; davacının düzenlemiş olduğu faturalar açısından en son işlem tarihinin 28.08.2020 tarihi olduğu, davalının davacı adına düzenlediği faturalar açısından en son işlem tarihinin 24.09.2020 tarihli 749,30 TL tutarlı ağustos ayı fiyat farkı faturası olduğu tespit edilmiştir. Açıklamalar doğrultusunda seçenekli değerlendirme yapılmıştır.
-
Davacının kayıtlarının kabulü halinde 31.12.2020 tarihi itibariyle toplamda 34.446,92 TL (sözleşmeden cayma bedeli dahil) davacının alacaklı olduğu,
-
Davalının kayıtlarının kabulü halinde davalının 20.546,06 TL fazla ödemede bulunduğu,
davacının alacaklı olmadığı,
- Davacının düzenlemiş olduğu 15/10/2020 tarihli 30.543,50 TL tutarlı sözleşmeden cayma bedeli ve davalının kayıtlarına almadığı 30/09/2020 tarihli 2.247,90 TL TL tutarlı ... ve reklam satışları faturasının kabul edilmemesi halinde yani 24.09.2022 tarihi itibariyle davacı cari hesap kayıtlarına göre şüpheli alacaklar da dahil olmak üzere davacının toplam 5.084,31 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 19/04/2021 tarihli celse ara kararı gereği, taraflar arasındaki dava dilekçesine ekli sözleşmenin, sunulan belgelerin, mahkememizce mali hesap uzmanlarından alınan raporların irdelenerek taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tespiti, davalı tarafın sözleşmenin feshi konusunda haklı olup olmadığı, haksız fesih olması halinde öncelikle davalı ticari defterlerinde yer almayan reklam ve royalty bedelinin hesaplanması bunun yanı sıra cezai şart ve fatura alacakları talepleri yönünden rapor alınmasına karar verilerek, Bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu 24/04/2023 tarihli raporda;
taraflar arasında 5 yıl süreli bir Franchise Sözleşmesi akdedildiği, her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere, bahse konu sözleşmedeki edimlerin, Covid-19 Pandemisi süresince yer yer kısmen ve/veya tamamen ifa edilemediği, Covid-19 Pandemisi'nin tarafların kontrolü dışında gerçekleştiği ve sözleşmenin kurulduğu esnada öngörülmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte, sözleşmenin 5 yıllık bir süre zarfını kapsadığı düşünüldüğünde, sokağa çıkma yasağı vb kısıtlamaların geçerli olduğu Mart-Haziran 2020 dönemleri arasında yaşanan kapanmaların, sözleşmenin feshi için kanımızca haklı bir gerekçe olmadığı, Bir başka deyişle, 60 ay süreli bir sözleşmenin, sokağa çıkma yasağı sebebiyle yalnızca 3 aylık bir kısmının ifa edilememiş olmasının, sözleşmeyi fesih için haklı bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, Bu gibi durumlarda TBK md.138 gereğince sözleşmenin uyarlanması şartlarının oluştuğu düşünülebilse de tarafların bu yönde bir talebi olmaması sebebiyle bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11.5.maddesi gereğince, davalı tarafın 10.000 TL cezai şart ödeme yükümü altında olduğu, Davacı tarafın, davalıdan diğer zararlarının tazminini de talep ettiği, ancak meydana gelen zararını ispatlayamadığı, ispata yarar bilgi/belgeleri dosyaya sunmadığı, dilekçelerde yer alan zarar taleplerinin bu anlamda yalnızca birer iddiadan ibaret olduğu, bu yönüyle cezai şartın üzerinde bir zararın varlığından bahsedebilmenin mümkün olmadığı, Sayın mahkeme atama kararında; "haksız fesih olması halinde öncelikle davalı ticari defterlerinde yer almayan reklam ve royalty bedelinin hesaplanması bunun yanı sıra cezai şart ve fatura alacakları talepleri yönünden rapor tanzim edilmesinin istenilmesine" karar vermişse de "reklam ve royalty" bedelini hesaplamak uzmanlık alanımız dışında kalmaktadır. Bu hususta ancak bir sektör uzmanı doğru ve net bilgiyi verebilecektir. Bununla birlikte ek raporda muhasip üyeler tarafından faturalar özelinde bir inceleme yapılmıştır. Buna göre; "...davalının kayıtlarına almadığı 30/09/2020 tarihli 2.247,90 TL TL tutarlı...ve reklam satışları faturasının kabul edilmemesi halinde yani 24.09.2022 tarihi itibariyle davacı cari hesap kayıtlarına göre şüpheli alacaklar da dahil olmak üzere davacının toplam 5.084,31 TL alacaklı olduğu,..." tespit edilmiştir. Her türlü hukuki değerlendirme ve takdiri münhasıran mahkemede olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Taraflar arasında, 01/02/2017 - 01/02/2022 tarihlerini kapsayacak şekilde beş yıllık franchise sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşme ile davacının, sahip olduğu ad, marka gibi gayri maddi malların kullanımını franchise alan davalıya devrettiği, sözleşme doğrultusunda davacıya ait marka, know-how, iş görme ve teknik yöntemleri, iş görme sistemleri dahil olmak üzere işletme ve pazarlama sistemini oluşturan her türlü fikri ve sınai haklar üzerinde davalı franchise alana münhasır olmayan kullanma (lisans) hakkı tanındığı, franchise alan tarafından ise, davacı tarafça belirlenen ilkelere uyulmak ve verilen fikri sınai haklardan faydalanmak suretiyle kendi nam ve hesabına olacak şekilde iş yapıldığı ve karşılığında franchise verene ücret (reklam ve royalty bedeli) ödendiği, taraflar arasındaki 01.02.2022 tarihinde sona erecek olan sözleşme ilişkisinin, davalı tarafça ... 5. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile covid-19 salgını gerekçe gösterilerek feshedildiği anlaşılmıştır.
Fesih, bozucu yenilik doğuran bir irade beyanı olması nedeniyle muhatabına ulaştığı anda hüküm ve sonuçlarını doğurur. Feshin haklı ve haksız olmasına göre somut olaydaki talepler açısından farklı sonuçlara ulaşılacağından, öncelikle feshin haklı olup olmadığını tespit etmek gerekmektedir.
Somut uyuşmazlık bakımından yapılan değerlendirmede, davalı tarafından ... 5. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Covid-19 Pandemisi gerekçe gösterilerek sözleşmenin feshedildiği, covid-19 pandemisinin tarafların kontrolü dışında gerçekleştiği ve sözleşmenin kurulduğu esnada öngörülmesinin mümkün olmadığı söylenebilir ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 yıllık bir süre zarfını kapsadığı, sokağa çıkma yasağı vb. kısıtlamaların geçerli olduğu Mart-Haziran 2020 dönemleri arasında yaşanan kapanmaların, sözleşmenin feshi için haklı bir gerekçe olmadığı, sokağa çıkma yasağı sebebiyle yalnızca 3 aylık bir kısmının ifa edilememiş olmasının, sözleşmeyi fesih için haklı bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki bilirkişi kanaatine iştirak edilmekle feshin haksız olduğunu kabul etmek gerekmiştir.
Davacı tarafça, feshin haksız olduğu belirtilerek reklam ve ...bedeli, cezai şart ve cari hesap bedelinin 3 gün içinde ödenmesine yönelik olarak ... 27. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, anılan ihtarnamenin 31/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen sürenin geçmesi ile 03/11/2020 tarihinde temerrüt olgusunun oluştuğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedilmiş olduğu tespit edilmekle, talep edilen alacak kalemleri açısından bir bütün olarak değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Asıl Davada, franchise sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle reklam ve royalty bedeli ile, cezai şart ve cari hesap alacaklarının davalıdan tahsili talep edilmektedir.
Birleşen Dava; taraflar arasındaki Frenchise Sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağına yönelik itirazın iptali talep edilmektedir.
Buna göre ilk olarak reklam ve royalty bedeli yönünden dosya incelendiğinde, davacının işbu talebinin taraflar arasındaki sözleşmenin 11.3 maddesine dayandırıldığı, Taraflar arasındaki franchise sözleşmesi’nin Sözleşmenin feshi ve sona ermesi başlıklı 11.3. Maddesinde; "(1) Franchise alan, franchise verenin işbu sözleşmeden kaynaklanan tüm borç ve yükümlülüklerini yerine getirdiği sürece karşılıklı mutabakat sağlanmadan tek taraflı olarak hiçbir şekil ve surette işbu sözleşmeyi feshetmeye veya sona erdirme hakkı olmadığını kabul ve beyan eder. (2) Franchise alanın işbu hükme rağmen sözleşmeyi feshetmesi veya sona erdirmesi halinde franchise alan madde 11.1de sayılan yükümlülüklerin yanı sıra ve ayrıca sözleşmenin sona erme tarihine ne kadar kalmış olursa olsun, işbu sözleşme nedeniyle her ne nam altında olursa olsun ödemiş olduğu bedellerin iadesini talep edemeyeceğini, işbu sözleşme süresince ödemeyi taahhüt ettiği tüm bedellerin muaccel olacağını, franchise verenin bu nedenle doğmuş veya doğacak her türlü zarar ve ziyanını talep etmek hakkının olduğunu kabul ve beyan eder. " düzenlemesinin mevcut olduğu, sözleşmenin "Royalty Bedelleri" başlıklı 7.3. Maddesinde Royalty Bedelinin, aylık 1000 TL + KDV olduğu, "Reklam-Tanıtım Bedeli" başlıklı 7.4. Maddesinde Reklam-Tanıtım Bedelinin, aylık 500-TL + KDV olduğu, buna göre sözleşmenin haksız feshedildiği 13.10.2020 tarihi ile sözleşmenin sona ereceği 01.02.2022 tarihine kadar 16 aylık reklam ve royalty bedelinin talep edilebileceği, sözleşmenin 7.3 ve 7.4 maddeleri uyarınca yapılan hesaplama sonucunda royalty bedelinin 18.880 TL, reklam ve tanıtım bedelinin 9.440 TL olarak hesaplanarak toplam bedelin 28.320 TL olduğu kanaatine varılarak 28.320-TL reklam ve royalty bedelinin temerrüt tarihi olan 03/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının, talep etmiş olduğu cezai şart alacak kalemi açısından yapılan incelemede, taraflar arasındaki sözleşmenin 11.5. Maddesinde "Franchise alan, işbu madde hükmüne aykırı davranması halinde Franchise verenin doğmuş/doğacak her türlü zarar ve ziyanının yanı sıra ve ayrıca 10.000 TL cezai şart bedelini derhal nakden ve defaten ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." düzenlemesinin mevcut olduğu , sözleşmenin haksız feshi tespit edildiği nazara alındığında bu alacak kalemi yönünden davanın ispat edildiği kanaatine varılmakla 10.000-TL cezai şartın temerrüt tarihi olan 03/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Asıl davada ve birleşen davada cari hesap ilişkisinden kaynaklı fatura alacağı yönünden yapılan incelemede, alınan bilirkişi raporlarında tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığı, davalı ticari defterlerine göre davalı tarafça fazla ödeme yapıldığı anlaşıldığından bu alacak kalemleri yönünden davacı tarafın davasını ispat edemediği kanaatine varılmakla asıl davadaki bu talebin ve birleşen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Asıl davada davanın kısmen kabulüne,
28.320-TL reklam ve royalty bedelinin 03/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000-TL cezai şartın 03/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.617,63 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 781,99 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.835,64 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
Davacı tarafından yatırılan 781,99 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcından oluşan toplam 836,39 TL bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 4.746,88 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 3.972,44 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 7.470,50 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 1014,64 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
Arabuluculuk ücreti olan 215,35 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
- Birleşen ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas . ...Karar sayılı dosyasına konu davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 3.796,48 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 1.320 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.16/01/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29