SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/41 E. 2024/316 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2015/41

Karar No

2024/316

Karar Tarihi

9 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/41 Esas

KARAR NO : 2024/316

DAVA : Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 14/01/2015

KARAR TARİHİ : 09/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili 15/01/2015 tarihli dava dilekçesi ile, 09.05.2014 tarihinde ... adresinde bulunan sigortalı işyerinde davalı/borçlu ... A.Ş.'nin yeterli derinlikte ve yönetmeliklere uygun olmayacak şekilde enerji hattı döşemiş olması neticesinde meydana gelen yangın sonucu oluşan hasar dolayısıyla; 31.07.2013 tarihli ... nolu İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ve açılan ... nolu hasar dosyası kapsamında, 26.06.2014 tarihinde sigortalı ...'ya ödenen 666.629,73-TL sigorta tazminat bedelinin 666.629,73-TL asıl alacak, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 5.365,00-TL faiz olmak üzere toplam 671.994,73-TL tazminat bedelinin TTK.' nın 1472 hükmü gereğince rücuen tazmini için ... ile birlikte yangının meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğu bulunan bina malikleri diğer davalılar aleyhine ... 22. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosya ile icra takibine girişildiğini, sözü edilen takibe karşı davalı/borçlular tarafından “herhangi bir borcun bulunmadığı ve alacağın zamanaşımına uğradığı” iddiasıyla takibe itiraz edilmiş ve icra takibi durdurulduğunu, ...adresinde bulunan ...'ya ait işyeri, müvekkil sigorta şirketi tarafından, 31.07.2013 başlangıç tarihli ... nolu İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile poliçede belirlenen risklere karşı, poliçelerde yazılı teminat limitleri çerçevesinde sigortalandığını, sigortalı firma yetkilileri tarafından, anılan sigortalı işyerinde 09.05.2014 tarihinde, alevli yangın sonucu, binada ve içindeki çok sayıda ticari emtiada hasar meydana geldiği, müvekkil sigorta şirketine ihbar edilerek, zararın sigorta teminatı kapsamında tazmini talep edildiğini, bunun üzerine müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açılarak, sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın oluş şekli ve kapsamının belirlenmesi amacıyla, sigortalı işyerinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, konusunda uzman sigorta eksperi tarafından hasar mahallinde yapılan teknik ve mali incelemeler neticesinde (makine-tesisat, emtia, demirbaş, dekorasyon, enkaz kaldırma, iş durması) sigortalının uğramış olduğu hasar meblağı belirlenmiş ve bu doğrultuda sigortalı firmaya sözü edilen hasar dosyası kapsamında 26.06.2014 tarihinde toplam 666.629,73-TL sigorta tazminatı ödendiğini, Müvekkil sigorta şirketi, sigortalı işyerinde meydana gelen hasarı ödeyerek sigorta poliçeleri ile üstlendiği tazmin yükümlülüğünü yerine getirmiş bulunduğunu, müvekkil sigorta şirketi, yapmış olduğu tazminat ödemesi ile TTK 1472.maddesi gereği sigorta ettirenin rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle zarar veren üçüncü kişilere karşı sahip olduğu tazminat talep etme ve dava haklarının halefi olduğunu, dava konusu yangın olayına ilişkin olarak ... tarafından düzenlenen 12.05.2014 tarihli yangın raporuna göre, “bodrum üzeri 4 katlı betonarme binanın giriş katındaki takriben 50m2lik ev tekstili ürünlerinin toptan satışının yapıldığı mağazaya girişe göre sol tarafta kullanımı ... nolu binaya ait olan asansör kovasının mağazaya bakan duvarına monte edilmiş elektrik panosunda meydana gelen arıza sonucu oluşan şerarelerin kablo izolelerini tutuşturması ile yangın başlangıcının meydana geldiği, yanar vaziyetteki kablo eriyiklerinin altında bulunan ambalaj içerisindeki ev tekstil ürünlerinin üzerine düşerek bu ürünleri tutuşturduğu gelişerek mağaza dahiline yayıldığı kanaatine varılmış olup, yangının tamamen söndürülmesine müteakip soğutma çalışmalarının devam ettiği sırada 141/143/€ nolu binaya elektrik verilmesi sonucu elektrik sayaçlarında herhangi bir nedenle meydana gelen arıza sonucu yanma meydana geldiği, müdahale edilip söndürüldüğünün belirtildiğini, ayrıca itfaiye tarafından yapılan kontrolde, bina girişinde elektrik panosunda daire 7,8,9, dükkan 1, dükkan 2'ye ait elektrik sayaçlarının yandığı tespit edildiğini, olay yerine intikal eden Polis memurları tarafından düzenlenen Olay Yeri İnceleme Raporunda, işyeri sahibinin beyanıyla işyerinin karşı kısmında ... başında bulunan ve işyerinin olduğu binaya elektrik sağladığı belirtilen trafonun yeraltından geçen kablolarının yanmış olduğu, kabloların bulunduğu zeminin kazılı olduğu görüldüğünün ifade edildiğini, sigorta eksperi tarafından olay yerinde yapılan ekspertiz çalışması sırasında, sigortalı yetkilileri, sigortalı işyerinin bulunduğu binada ikamet edenlerin sigortalı işyerinin bulunduğu bloklarda sık aralıklarla elektrik kesintilerinin olduğu, 09.03.2014 tarihinde hasar meydana gelmeden önce de akşam saatlerinde de yine elektrik kesintisinin olduğu, ekspertiz çalışmasının yapıldığı 10.03.2014 tarihinde yolun karşı cephesinde yaklaşık 100-150m ileride kaldırım üzerinde ... tarafından elektrik tesisat onarım işinin yapıldığını beyan etmeleri üzerine, kazının yapıldığı yere gidilerek, iş yapanı taşeron firma çalışanlarıyla görüşülmüş, yangın hasarı sonrasında kaldırımda kazdıkları bölümde bulunan elektrik tesisatı kablolarının birbirine kaynamış ve patlamış olduğunu tespit ederek onarım işini yaptıklarını, hasarlanan kabloların yangının meydana geldiği mahallin olduğu bloklara enerji verdiğinin öğrenilmesi üzerine konunun uzmanı bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğinin bildirildiğini, bunun üzerine yangın ve patlayıcı uzmanı bilirkişi tarafından konu hakkında hazırlanan teknik rapora göre; yangının ...'ın kabloları yeterli derinlikte ve yönetmeliğe uygun bir şekilde döşemediğinden ve de kablonun yüzeye yakın olması nedeniyle bu bölgede önceden yapılmış olan kaldırım vs. çalışması esnasında kablonun hasarlatılması sonucu bu hasarlı bölgenin zamanla su alması yalıtkanlığının azalması veya bu bölgede sağlam ek yapılmadığından ...'ın kusurundan kaynaklandığı ve bu nedenle yangına sebebiyet verildiği” kanaati belirtildiğini, sigortalı işyerinin Elektrik panosundan başlayan yangının, sigortalı işyerindeki tekstil malzemelerini tutuşturması sonucu sigortalının ve sigortalı işyerinde bulunan emtianın uğradığı hasara karşılık, müvekkil sigorta şirketi tarafından ödenmiş olan tazminatların davalılardan tahsili için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı/borçlulardan ... firması, sigortalı işyerine ulaşan “kabloları yeterli derinlikte ve yönetmeliğe uygun bir şekilde döşemediğinden ve de kablonun yüzeye yakın olması nedeniyle bu bölgede önceden yapılmış olan kaldırım vs. çalışması esnasında kablonun hasarlatılması sonucu bu hasarlı bölgenin zamanla su alması yalıtkanlığının azalması veya bu bölgede sağlam ek yapılmadığından” yangının meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu, bu durumda da davalı firmanın sorumluluğu bulunduğunu, diğer yandan, yangının başlarıgıcı elektrik panosunda olduğundan, elektrik panosu tüm binaya ait olduğundan, bina maliklerinin de yangının çıkışında birlikte sorumluluğu bulunduğunu, işyerin de kiracı olarak bulunan sigortalının işyerini kiraladıktan sonra hasar tarihine kadar mevcut dekorasyona, elektrik ve aydınlatma tesisatında herhangi bir değişiklik veya ilave yapmadıkları tespit edildiğini, bu durumda elektrik panosundan başlayan yangının çıkışında bina maliklerinin sorumlu olduğunu, söz konusu hükümde ifade edilen yapı malikinin sorumluluğunu, objektif sorumluluk ve tehlike fikrine olduğu kadar yarar esasına, diğer bir söyleyişle “her nimetin bir külfeti bulunduğu” ilkesine dayandırmanın mümkün olacağını, Yapı malikinin sorumlu tutulabilmesi için, meydana gelen zarar ile yapı eserindeki bozukluk ya da bakımındaki eksiklik arasında uygun illiyet bağı bulunması gerektiğini, bütün bu eksikliklerin ve bozuklukların sorumluluğa esas olabilmesi için ayrıca kusura ihtiyaç olmadığını, diğer taraftan davalılardan ... tarafından alacağın zamanaşımına uğradığı yönündeki itirazının, herhangi bir hukuki mesnedi bulunmadığını, hasarın 09.05.2014 tarihinde meydana geldiği, itirazın iptaline konu icra takibinin ise 22.07.2014 tarihinde açılmış olduğu dikkate alınırsa, davalı/borçlurun zamanaşımı itirazının haksız ve mesnedsiz olduğunun anlaşıldığını, ayrıca davalı elektrik dağıtım firmasının, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan akdi sorumluluğu bulunduğu dikkatealındığında zaman, BK 146.maddede belirtilen on yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediğini, bu nedenlerle davalılar adına kayıtlı bulunan menkul ve gayrimenkuller üzerine yargılama sonuna kadar kötüniyetli devirlerin önlenmesi amacıyla HMK 389 ve devamı maddeleri gereği ihtiyati tedbir konulması, itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına, takip tarihi itibariyle ana rakam ve faiz alacağımızın hüküm altına alınmasına, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili 09/02/2015 tarihli cevap dilekçesi ile, Davanın, davacının halef olduğunu iddia ettiği kişinin geçirdiği yangın nedeniyle uğradığı zarar iddialarının yargılanmasına dair olmakla Ticaret Kanunundan değil Borçlar Kanunundan kaynaklanan bir dava olup bu tür davalara bakmaya görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan ve müvekkillerin de tacir kişiler olmadığından, bu davaya bakmaya görevli olmadığını, bu nedenle görev itirazında bulunduklarını, davacı taraf müvekkillere karşı kötüniyetle hareket etmekte ve gerek icra takibinde ve gerekse huzurdaki davada müvekkillerine usul ve yasaya uygun tebligat yapılamasına ilişkin görevlerini dahi yerine getirmekten imtina ettiklerini, davaya konu icra dosyasında daha önce itiraz dilekçelerinde belirtildiği üzere müvekkillere gönderilen tebligat zarflarında örnek 7 ödeme emri ve dayanak belge sureti vardır denilmiş ise de gelen zarflarda tek sayfadan ibaret örnek 7 ödeme emrinden başka hiçbir evrak ve hiçbir dayanak belge sureti gönderilmediğini, gönderilen zarfın şeklinden ve iade olan zarflardan da başkaca belgeyi ihtiva etmeye müsait olmadığı ve belge sureti gönderilmediği anlaşıldığını, ödeme emrine bu açıdan da itiraz edildiği halde davacı taraf öncelikle icra dosyasındaki bu eksikliği gidermek ve müvekkillere ödeme emrini tüm dayanaklarıyla birlikte yeniden göndermek zorunda olduğu halde zorunluluğa riayet etmediklerini, dolayısıyla davacının icra dosyasındaki tebligatları yasaya uygun şekilde ikmal etmeden ikame ettiği dava haksız ve yersiz olduğu, bu açıdan ve dava şartlarını taşımadığından davanın reddine karar verilmesini, müvekkiller adına huzurdaki dava dosyasından gönderilen tebligatlar da davacı tarafın yanlış ve hayali adresler bildirmesi nedeniyle usul ve yasaya aykırı olup tebligatı alan müvekkillere de tamamen tesadüfi olarak postacıyla kapı önünde karşılaşılması yoluyla ve müvekkillerin iyiniyetli kabulleriyle ulaştığını, zira tüm müvekkillerin adresi olarak gösterilen adresin hiçbir müvekkilin adresi olmadığını, binada 13 nolu daire dahi olmadığını, icra dosyasına itirazlarını ve bilgilerini sunmuş olan müvekkillere karşı yanlış adres vermekte ısrar edilerek bu şekilde usul ve yasaya aykırı bir tebligat gönderilmesine yol açılması ve takibe vekil aracılığıyla itiraz edildiği halde vekil yerine asillere, üstelik yanlış adres beyan edilerek, tebligat gönderilmesine yönelinmesi davacı tarafın iyiniyetli hareket etmediğinin bir göstergesi olduğunu, Müvekkillerin haklarına halel gelmemesi için itiraz ve cevap dilekçeleri sunulduğunu, davacı tarafın usule aykırı işlemlerini haklı hale getirmeyeceği gibi davacı tarafa hiçbir hak da bahşetmeyeceğini, davacı tarafın salt mesnetsiz bir alacak iddiasıyla müvekkiller aleyhine ikame ettiği huzurdaki davanın haksız ve yersiz olduğunu, alacak iddia eden davacı tarafa müvekkillerin hiçbir borcu olmadığını, sigorta poliçesinden dolayı sigortalısına ödeme yaptığını ve alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın alacak talebi her yönden yasal dayanaktan yoksun olduğunu, alacak iddiasında bulunan davacı tarafın sigorta poliçesi nedeniyle ödeme yaptığını ileri sürdüğü sigortalısı ile müvekkillerin hiçbir kiracı-kiraya veren ilişkisi olmadığı gibi müvekkiller mezkur sigortalıdan kira ya da başkaca hiçbir para almadıklarını, müvekkillerin kat karşılığı inşaat işini yapan ve buna karşılık mezkur taşınmaz kendisine tahsis edilmekle beraber henüz bir kısım işlemleri tamamlamadığından tapusunu üzerine alamamış olan müteahhit ... LTD. ŞTİ. unvanlı firmanın fiili kullanım ve tasarrufunda olup sigortalının kira ilişkisi de müvekkillerimle değil sözkonusu müteahhit firma ile olduğundan müvekkillerime dava yöneltilmesi haksız ve yersiz olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinin V. maddesinin 3. paragrafında her nimetin bir külfeti bulunduğu ilkesinden söz ettiği halde sigortalısı ile kira ilişkisi bulunmayan, sigortalısından kira almayan ve mezkur işyerine füli olarak müdahil bulunmayan ve dolayısıyla mezkur yerden hiçbir nimet elde etmeyen müvekkillere bu yerin külfetlerinin yükletilmek istenmesinin haksız olduğunu, söz konusu yangın nedeniyle ve bina ve meskenlerdeki hasarlar nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin olarak müvekkillerin davacıdan ve sigortalısından alacak hakları olup müvekkillerin bu haklarının mahfuz olduğunu, yangın hadisesinde müvekkillerin hiçbir kusur ve sorumluluğu olmadığını, bilakis zarar iddiasına konu yangın hadisesinde yangına karşı hiçbir tedbir almayan, elektrik tesisatında ve yerinde değişiklikler yapan, sık sık elektrikle ilgili problemler yaşanmasına sebep olan ve bu problemlere rağmen doğacak tehlikelerin önüne geçmek için gerekenleri yapmakta kasdi ya da ihmali kusur sergileyen, sık sık yangınların olduğu işyerinde hiçbir koruyucu önlem almayan ve elektrik sigortalarının bile çok yakınlarına yanıcı tekstil malzemesi yığan, kendisinden önce 5 yıl mobilya ve halı mağazası olan işyerinde ve komşu mağazalarda bu tür hiçbir hadise olmazken ilginç bir şekilde 2 yıl içinde 3 yangın yaşanmasına yol açan, son hadisede diğer 10'a yakın mağazada ve yaklaşık 36 dairede değil de sadece kendisinin mağazasında enteresan bir şekilde yangın çıkmasına mani olucu hiçbir çaba göstermeyen, arızalara rağmen akşamları elektrik sigorta ve şalterlerini dahi emniyetli biçimde kapatmayan, her nedense tam yangın saatlerinde güvenlik kameraları dahi kayıtta olmayan, yanıcı ve tehlikeli tekstil malzemesi satılan mağazada yangına karşı alarm ve söndürme sistemleri kurmayan ve çalıştırmayan, kendisinden başka hiç kimsenin müdahale etme imkanı olamayacak ve sadece kendi tasarrufu altındaki mağazada tehlikeye açıklığa rağmen gerekli tedbirleri almayan ve kusurlu davranan, işyeri güvenliği ile ilgili yasal gereklilikleri yerine getirmeyen, yasal mevzuata göre bulunmaması gereken bir yerde bulunan, işyeri çalışma ruhsatı ve ilgili kurumlardan diğer gerekli belgeleri olmaksızın yaşal mevzuata aykırı biçimde faaliyet gösteren, yangın sonrası müvekkillerin ve komşuların bina ve meskenlerindeki hasarları da gidermeyen davacı taraf sigortalısı bütünüyle kusurlu olup, hadisede ve iddia edilen zarar oluşumunda müvekkillerin hiçbir kusuru ve sorumluluğu olmadığını, davacı tarafın iddiasında yer almasından ötürü enerji hatlarının ya da kaldırımların düzenlenmesinin ve benzeri işlemlerin de hadisede kusur olarak söz konusu edilmesi halinde de enerji hatlarında ya da kaldırımların düzenlenmesinde ve benzeri işlemlerde ilgili kurum ve kuruluşların ve ilgili belediyelerin sorumluluğu olsa bile müvekkillerin hiçbir kusuru ve sorumluluğu olmadığını, bu nedenlerle de müvekkilleri açısından davanın reddine karar verilmesini, alacak iddiasında bulunan davacı tarafın daha önce iki kez yangın geçirmiş sigortalıya bu tür bir geçmişi bulunmasına, yasal mevzuata ve işyeri güvenlik ilkelerine uymamasına ve işyeri çalışma ruhsati olmamasına rağmen sigorta işlemi yapması ve sigortalının iddia ve talep ettiği zararın ve zarar kalemlerinin gerçek olup olmadığını yeterli ölçüde irdelemeden ödeme yapması, kusurlu olan sigortalısına yaptığı hatalı ödemeyi yangının mağduru olan, madden ve manen ciddi zarara uğramış olan müvekkillere haksız biçimde yansıtmaya çalışması hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, açılan davanın bu yönden de haksız olduğunu, reddine karar verilmesini, icra takibinde talep edilen faiz oranı fahiş ve yasaya aykırı olduğunu, davanın faiz talebine ilişkin olarak da reddine karar verilmesini, bu meyanda dava değerinin de iddia edilen asıl alacak miktarı yerine faiz ilave edildiğini, takip miktarı olarak gösterilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının ve ihtiyati tedbir talebi ile icra inkar tazminatı talebinin reddine, haksız ve kötüniyetli davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalı müvekkillerin kendi avukatı ile arasındaki vekalet ilişkisinden kaynaklanan ve asgari ücret tarifesine göre yapılacak hesaplamayla belirlenecek avukatlık ücretinin ve yargılama gideri olarak hesaplanacak avukatlık ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ŞTİ. 13/02/2015 tarihli cevap dilekçesi ile, Yangın sonucu oluşan hasar dolayısıyla ... Sigarta A.Ş. tarafından ... (...)'ya ödenen 666.629,73 TL sigorta tazminat bedelinin asıl alacak, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş olan 5.365,00 TL faizin rucuen tazmini için ..., Bina Malikleri ve diğer davalılar aleyhine ... 22. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyadan icra takibi yapıldığını, tarafıma yönelik olarak haksız İcra takibine itiraz ederek takibi durdurduklarını, ancak davacı tarafça itirazın iptali ve takibin devamı için huzurdaki dava açıldığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ve ...adresinde bulunan gayrimenkulleri ...ve ... kiraya verdiğini, bu yerlerin Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine göre şirkete düşen ancak tapuları henüz alamadıkları mülkleri olduğunu, yangın mahallinde bulunan gayrimenkullerin tümünün ve yangında zarar görmüş olan dükkan ve depoların yaklaşık 7-8 yıl kadar önce müteahhit tarafından bihakkın tamamlanmış ve sahiplerine teslim edildiğini, gayrimenkulde daireler, depolu dükkânlar bulunduğunu, ayrıca ayrı gayrimenkulün Otopark-Sığınağının da olduğunu, Yangının meydana geldiği blokun Elektrik temini trafodan direkt olarak yapıldığını, ayrıca yangın gününe kadar elektrikle ilgili bir sıkıntı meydana gelmediği gibi şikâyet de alınmadığını, hatta bu tarihe kadar elektrik arızası dahi meydana gelmediğini, yangının çıktığı dükkân ve zarar gören deponun yangına muhatap olacak kiracılardan önce başka bir firma tarafından mobilya mağazası olarak 5 yıl işletildiğini, bu dönemde elektrikle ilgili hiçbir arıza meydana gelmediğini, Mobilya Firmasının dükkânı boşaltmasına müteakip, giriş kat ..., bodrum kat ise ... tarafından ayrı ayrı kiralandığını, mobilyacının mezkür dükkânları terkinden sonra gelen yeni kiracılar, daha önce (tek kişi tarafından kullanıldığıncan) aynı olan ve tek saat olarak kullanılan elektrik tesisatlarını kendi inisiyatifleri ile ayırmışlar ve elektrik tesisatını ayrı 2 dükkan gibi işletmeye/kullanmaya başladıklarını, Yangının...'nın Mutfak, Muhasebe ve Sekretaryasının bulunduğu bölümde çıktığını, bu bölümlerin, sonradan ve ...tarafından yapıldığını, esasen binanın dükkânın orijinal halinde burada mutfak, muhasebe ve sekretarya olmadığını, sonradan ...ilgilileri tarafından inşa edildiğini, panonun ... tarafından bağlandığını, bu panoda ufak çaplı yangından sonra tekraren Elektrik tesisatı ve Pano tamiri... tarafından yaptırıldığını, Mobilya Mağazasının mutfağının bodrum katta olduğunu, hala da bodrum katta durduğunu, yangının çıktığı dükkânların bulunduğu caddede ... bir çalışması olduğunu, bu çalışma sebebiyle kaldırım seviyesinin ciddi manada düşürüldüğünü, kot düşürülünce de haliyle yer altında bulunan kablolara yaklaşıldığını, bundan dolayı da kaldırım çalışmasının hemen akabinde ve mutfak-sekreterya-muhasebe yapılan bölgede elektrik arızası meydana geldiğini, yine yangının çıktığı bina sakinleri ve kiracılarından edinilen bilgiye göre yangın gününden birkaç gün önce elektrik sağlayan fazlardan birinin bozulduğunu, bu sebeple mezkür binanın 3 Blok asansörlerinin çalışamadığını, şikâyet/müracaat üzerine ... arızayı gidermek için çalışma yaptığını, arızayı tespit edemeden tekrar elektrik verildiğini, bu sebebe binaen olsa gerek yangının çıkacağı zamandan bir kaç saat önce aynı akşam üzeri elektrikler birbiri ardınca /-8 kez kesildiğini, biraz zaman geçtikten sonra tekrar gelmiş ve nihayetinde gece yarısı bina sakinleri binada duman fark edince de yangın olduğunu anladığını, ihbarda bulunduklarını, ...'ın kusurları bununla da kalmamıştır: Yangın sabahı ... personeli, yan binanın vuku bulduğu binaya efektrik verildiğini, gereksiz ve hatalı olacak verilen bu elektrik sebebiyle 4 adet elektrik saati patladığını, bu gereksiz ve çok çok tehlikeli işlemlerden sonra, arıza bulunabildiğini ve patlayan/yanan kablolar değiştirilerek/onarılarak tekrar elektrik verildiğini, kablodaki patlama, kaldırım kotonun düşürüldüğü bölge de meydana geldiğini, yangın yerinde gerekli incelemeyi yapan bilirkişiler kaldırım kotunun düşürüldüğünü hiç dikkate almadıklarını ve kabloların yeterli derinlikte olmadığı kanaatine vardıklarını raporlarına yazdıklarını, yeni bilirkişilerle yapılacak incelemede bugün/hâlihazırda dahi kaldırım kotunun olması gerekenden çok düşük olduğu rahatlıkla tespit edilebileceğini, yangının kesinlikle ... kaynaklı, ...Kusuru ve İhmalinden olduğunu, her şey kaldırım çalışması akabinde, arıza vezen elektrik tesisatı sebebiyle başladığını, muhtemelen arızalı kablolara elektrik verilmiş ve bu sebeple de yangın oluştuğunu, kiracının ihmali de söz konusu olduğunu, gün içerisinde elektrikler 7-8 kez sık aralıklarla kesildiğini, iş yerini kapatırken sigortaları indirmediği anlaşıldığını, kiracı tarafından değişiklik yapılan ... peş peşe 2 yangin çıkması da düşündürücü olduğunu, zarar gördüğünü beyan eden kiracıların bizzat elektrik tesisatına müdahaleleri olduğunu,..., yangın bölgesine kendi inisiyatifi ile mutfak, muhasebe ve sekretarya yaptırmış, o bölgede olmayan bir elektrik tesisatı çektirdiğini, elektrik arızalarının da bu işlemlerden sonra başladığını, bundan önce binada bulunan onlarca daire ve/veya dükkânda hiçbir elektrik arızası meydana gelmemesi de bunun ayrı bir göstergesi olduğunu, dükkan ve deponun 5 yıl Mobilya Mağazası olarak işletildiğini, ayrıca da 3 blokta 10 Adet depolu dükkân ve 35 adet dairede elektrikle ilgili arıza meydana gelmediğini, yangınlar, üzerinde değişiklik yapılan panodan çıktığının anlaşıldığını, bu panoda çıkan yangınların, kaldırım çalışmasının akabinde meydana geldiğini, Elektrik panosu yangın çıkan dükkâna ait olduğunu, bina ile hiçbir alakası olmadığını, birinci muhatap ve sorumlunun, kaldırım çalışması sonrasında muhtemelen arızaların kablodan binalara elektrik veren ..., daha sonra ise iki kez yangının çıktığı panoda değişiklik yapan, gün içerisinde elektrikler 7-8 kez sık aralıklarla gidip gelmesine rağmen sigortaları kapatmadan dükkânı kapatan ve her iki yangının da bu panodan çıkması nedeniyle Dükkâna Ait Elektrik Panosunda değişiklik yapan-yaptıran... - ... ile kaldırım kotunu düşürttüren muhtemel kablolara arızaya sebebiyet veren ... olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini, haksız ve kötü niyetle icra takibi yaptıklarından taraflarına icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı ... 13/02/2015 tarihli cevap dilekçesi ile, Dava dilekçesinde bahsi geçen ve ...adresinde bulunan gayrimenkullerle hiçbir ilgisinin olmadığını, gayrimenkullerin maliki olduğum iddialarını kabul etmediğini, bu sebeple de herhangi bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını, davanın tarafına yöneltilmiş olması ve tarafınca sorumluluk sahibi gibi gösterilmiş olmasının tamamen yanıltıcı olduğunu, ayrıca, haksız ve kötü niyetle icra takibi yaptıkıarından tarafına %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yangın mahallinde bulunan gayrimenkullerin ve yangında zarar görmüş olan dükkan ve deponun yaklaşık 7-8 yıl kadar önce müteahhit tarafından bihakkın tamamlandığını ve sahiplerine teslim edildiğini, gayrimenkulde daireler, dükkânlar bulunduğunu, ayrıca aynı gayrimenkulün Otopark-Sığınağı da olduğunu, yangının meydana geldiği bloğun Elektrik temini trafodan direkt olarak yapıldığını, yangın gününe kadar elektrikle ilgili bir sıkıntı meydana gelmediği gibi şikâyet de alınmadığını, hatta bu tarihe kadar elektrik arızası dahi meydana gelmediğini, yangının çıktığı dükkân ve deponun yangına muhatap olan kiracılardan önce başka bir firma tarafından MOBİLYA MAĞAZASI olarak 5 YIL işletildiğini, bu dönemde elektrikle ilgili hiçbir arıza meydana gelmediğini, mobilya firmasının dükkânı boşaltmasını müteakip, giriş kat..., bodrum kat ... tarafından ayrı ayrı kiralandığını, mobilyacının mezkür dükkânları terkinden sonra gelen yeni kiracılar, daha önce (tek kişi tarafından kulfanıldığından) aynı olan ve tek saat olarak kullanılan elektrik tesisatlarını kendi inisiyatifleri ile ayırmışlar ve elektrik tesisatını ayrı 2 dükkân gibi işletmeye/kullanmaya başladığını, Yangın...'nın mutfak, muhasebe ve sekretaryasının bulunduğu bölümde çıktığını, bu her iki bölüm de sonradan ve... tarafından yapıldığını, esasen binanın dükkânın orijinal halinde burada mutfak, muhasebe ve sekretarya olmadığını, sonradan... ilgilileri tarafından inşa edildiğini, yangının çıktığı dükkânların bulunduğu caddede ...bir tretuvar çalışması yaptığını, bu çalışma sebebiyle kaldırım seviyesi ciddi manada düşürüldüğünü, burada kot düşürülünce de haliyle yer altında bulunan kablolara yaklaşıldığını, bundan dolayı da kaldırım çalışmasının hemen akabinde ve muffak, sekreterya ve muhasebe yapılan bölgede elektrik arızası meydana geldiğini, ilgililerce hemen müdahale edilerek “mutlak muhtemel” bir yangının önlendiğini, bu bölgede Elektrik Panosu ve tesisotı... tarafından yeniden onarılarak muffak, sekreterya ve muhasebe yenideri kullanılmaya başlanmıştır. İkinci Yangın da aynı panodan çıktığını, yangın yerinde gerekli incelemeyi yapan bilirkişiler kaldırım kotunun düşürüldüğünü hiç dikkate almamışlar ve kabloların yeterli derinlikte olmadığı kanaatine vardıklarını raporlarına yazdıklarını, yeni bilirkişilerle yapılacak incelemede bugün/hâlihazırda dahi kaldırım kotunun olması gerekenden çok düşük olduğu rahatlıkla tespit edilebileceğini, Büyükşehir Müteahhidi, 3-5 merdiven basamağı ilave ederek ancak dükkânlarını girilebilir hale getirildiğini, bu yangının akabinde ayrıca mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve bu manada da gerek Büyükşehir belediyesi gerekse ...'a surumluluk yüklendiği bilgisine sahip olduklarını, yine yangının çıktığı bina sakin ve kiracılarından edinilen bilgiye göre, yangıtı gününden birkaç gün önce elektrik sağlayan "faz”lardan biri gitmiş ve bu sebeple mezkür binanın 3 Blok asansörleri çalışamaz olduğunu, şikâyet/müracaat üzerine ... arızayı gidermek için çalışma yaptığını, arızayı tespit edemeden tekrar elektrik verdiğini, yangının çıkacağı zamandan birkaç saat önce aynı akşamüzeri- elektrikler birbiri ardınca 7-8 kez kesilmiş, biraz zaman geçtikten sonra tekrar geldiğini ve nihayetinde Bece yarısı bina sakin.cri binada duman fark edince de yangın olduğunu anlamış ve ihbarda bulunduklarını, maalesef ...'ırı kusurları bununla da kalmamıştır: Yangın sabahı ... personeli, yangının vuku bulduğu binaya elektrik verdiğini, gereksiz ve hatalı olarak verilen bu elektrik sebebiyle 4 adet elektrik saati patlamıştır. Ancak bu gereksiz ve çok çok tehlikeli iş/lemlerden sonra yapılan arıza bulunabilmiş ve patlayan/yanan kablolar değiştirilerek/onarılarak tekrar elektrik verildiğini, kablodaki patlamada kaldırım kotonun düşürüldüğü bölge meydana geldiğini, yangın ... kaynaklı olduğunu, her şey kaldırım çalışması akabinde, arıza veren elektrik tesisatı sebebiyle başlandığını, arızalı kablolara elektrik verildiği ve bu sebeple de yangın oluştuğunu, burada kiracının ihmalinin de söz konusu olduğunu, elektriklerin 7-8 kez sık aralıklarla kesildiğini, iş yerini kapatırken sigortaları indirmediği anlaşıldığını, ..., yangın bölgesine kendi inisiyatifi ile mutfak, muhasebe ve sekretarya yaptırdığını, dava konusu yangın ile ilgili olarak hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, şahsının muhatap alınmasının dahi yanlış olduğunu, birinci muhatap ve sorumlunun ... olduğunu, daha sonra ise zarar gördüğünü beyan eden kiracılar (...- ...) ile ... olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, haksız ve kötü niyetle icra takibi yaptıklarından tarafıma icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve mahkeme masratlarının davacıya yüklenmesini talep etmiştir.

Davalı ... ŞİRKETİ vekilinin 25/02/2015 tarihli cevap dilekçesi ile, Davacı tarafın, 09.05.2014 tarihinde ... adresinde bulunan sigortalı işyerinde müvekkil ... A.Ş.’nin yeterli derinlikte ve yönetmeliklere uygun olmayacak şekilde enerji hattı döşenmiş olması neticesinde meydana geldiği iddia olunan yangın sonucu oluşan hasar dolayısıyla; 31.07.2013 tarihli ... nolu İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ve açılan ... nolu hasar dosyası kapsamında, 26.06.2014 tarihinde sigortalı ...’ya ödenen (666.629,73-TL asıl alacak, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 5.365,00-TL faiz olmak üzere) toplam 671.994,73-TL tazminat bedelinin TTK’nın 1472.maddesi gereğince rücuen tazmini için ... ile birlikte yangının meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğu bulunan bina malikleri diğer davalılar aleyhinde ... 22.İcra Müdürlüğü’nün ...takip sayılı dosyası ile girişmiş olduğu takibe tarafımızca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği iddiası ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi ile huzura getirmiş olduğu işbu haksız ve mesnetsiz davanın müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesini, işbu dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, açıklanan nedenlerle, davanın, esasa girilmeksizin reddine karar verilmesini, davacı tarafın davası somut bir delile dayanmadığını, açıklanan nedenle, davacının varsayımlar üzerinden hareket ederek huzura getirmiş olduğu haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın, dava konusu yangının, müvekkil şirketin yeterli derinlikte ve yönetmeliklere uygun olmayacak şekilde enerji nakil hattı döşemesinden kaynaklandığını iddia etmiş ise de, söze konu iddiasını somut bir delile dayandıramadığını, somut bir dayanak olmadığı halde, varsayımların ve tesadüfler üzerinden hareket edilerek huzura getirildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, Müvekkil şirket tarafından yapılan araştırma neticesinde, dava konusu yangının meydana geldiği binanın, ...arasını besleyen 3x120/70 mm’lik kablodan 4x16 m kesitli şube kablosu ile enerji aldığı tespit edildiğini, dava konusu yangının meydana geldiği 09.05.2014 tarihinde, 13:30 sıralarında ana kabloda meydana gelmiş olan yer altı kablo arızası giderildiğini, saat 19:15 sıralarında kablolara tekrar enerji verildiğini, aynı gün saat 23:56’da gelen yangın ihbarı üzerine yangın mahalline giden müvekkil şirkete ait ekipler, herhangi bir olumsuzluğa mahal vermemek adına önlem olarak 31056 TM’den yangının meydana geldiği şubenin enerji aldığı sokağı besleyen kablonun deparını çektiğini, daha sonra, yangın mahallinde müvekkil şirket ekiplerince yapılan inceleme neticesinde, binada yer alan kofreden sonraki dağıtım panosunda kaçak akım koruma sigortalarının olmadığı, yangının panodan kaynaklandığı tespit edilerek, ilgili binayı besleyen kofrenin sigortaları çekildiği ve dağıtım panosunu tamir ettirmesi için abone bilgilendirildiğini, söze konu panodaki arızanın abone tarafından giderilmesinin arkasından, ilgili yeri besleyen kofrenin sigortaları takılarak sisteme enerji verildiğini, Elektrik İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Yönetmeliğin 4.bölümünün 13.maddesinin 1/b fıkrasına göre bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan kısımdaki tesis ve teçhizatın sorumluluğu müvekkil şirkete ait değildir. Yönetmeliğin 13.maddesinin 1/b fıkrasında “Dağıtım sistemine bağlı tüketiciler açısından, bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan tesis ve teçhizat (bağlantı hattı) tüketicinin mülkiyetindedir.” denildiğini, binanın elektrik kofra ve panosu ile bina içindeki kablolar, müşteri tarafından tesis edilmiş ve müşterinin mülkiyetinde yani sorumluluğunda olan kısımlar olduğunu, bu kısımlarda meydana gelen arıza ve yangın olaylarında müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayın gerçekleştiği iş yerindeki müşterinin sorumluluğunda bulunan elektrik iç tesisatının, yangının başladığı panoya bağlı kabloların, fiş, priz gibi bağlama aygıtlarının, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliğinin 52.maddesinde belirtilen standartlarda olup olmadığı ve yangının bu sebeple çıkmış olabileceği hususlarının irdelenmesi gerektiğini, dava konusu olay müşterinin kusurlu davranışlarından ve müşteri sorumluluğunda bulunan iç tesisattan kaynaklanmış olduğundan, müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, ilgili binada meydana gelen dava konusu yangın ile söze konu binaya elektrik veren müvekkil şirkete ait yer altı kablolarında meydana gelen arıza arasında nedensellik bağı bulunmadığı gibi söze konu hasarın tazmini hususunda müvekkil şirketin mevzuat gereği herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Müvekkil şirketin binanın girişindeki kofraya kadar sorumluluğu mevcut olup, kofradan sonra katlara giden kablo hattının sorumluluğu bina sakinlerine yani abonelere ait olduğunu, dava konusu olayın gerçekleştiği dairenin sayaç girişinde tesisatı besleyen hatta ve daire içine ya da sayaç girişine Kaçak Akım Rölesi (KAR) koyulması, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği gereği zorunlu olduğunu, bu önlemin alınmadığının tespit edildiğini, yangının da bu nedenle başladığını, İç tesisatta yapılan inceleme neticesinde, binanın iç tesisatının Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliğine uygun olmadığı, Yönetmeliğin 37.maddesinde belirtilen ve yapı sahipleri tarafından muhtemel yangın ve hasarları önlemek için yapılması gereken koruma rölelerinin yapıda bulunmadığının tespit edildiğini, davacı sigortacının, dava konusu ödemeyi yaparken, dava dışı sigortalının, dava konusu yangının meydana gelmesi hususundaki kusurunu araştırmadığını,...adresinde bulunan sigortalı işyerinde meydana gelen yangın sonucu oluşan hasar dolayısıyla, 3.07.2013 tarihli ... nolu İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ve açılan ... nolu hasar dosyası kapsamında, 26.06.2014 tarihinde dava dışı sigortalı ...’ya 666.629,73-TL ödendiğini, dava dışı sigortalı, yüksek voltajda elektrik yüklü olan elektrik tesisatının altına, gerekli dikkat ve özeni göstermeden tutuşma kabiliyeti yüksek olan ev tekstil ürünlerini yerleştirmiş ve yangının meydana gelmesine değilse de, yangının hızla yayılmasına ve dolayısı ile zararın büyümesine sebebiyet verdiğini, davacı sigortacının, dava dışı sigortalıya ödeme yaparken, dava dışı sigortalının zararın büyümesi hususundaki kusurunu dikkate almadığını, müvekkil şirketin, dava konusu zararın tazmini hususunda sorumlu olduğu düşünülse dahi, bilirkişi marifetiyle yapılacak kusur incelemesi esnasında, dava dışı sigortalının zararın meydana gelmesi/büyümesi hususundaki kusurunun araştırılması gerektiğini, dava konusu olayla ilgili olarak davacı sigorta şirketi tarafından müvekkil şirkete tazmin için bir başvuru yapılmadığını, söz konusu hasarın müvekkil şirketin dağıtım şebekesinden kaynaklanmadığının tespit edildiğini, meydana gelen hasarda müvekkil şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, sigorta şirketinin açtığı rücu davasının, hukuki niteliğinin tazminat davası olması sebebiyle davacı sigorta şirketinin müvekkil şirketin kusurlu olduğunu ve zarar miktarını ispat etmesi gerektiğini, müvekkil şirkete yükletilebilecek bir sorumluluk doğarsa, müvekkil şirket, hasardan ancak kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, davacı tarafın, işbu davaya konu ... 22.İcra Müdürlüğü’nün ... takip sayılı dosyası ile, müvekkil şirkete ait yer altı kablolarında meydana gelen arıza ve dava konusu yangının meydana geldiği binaya ait panodaki arıza neticesinde meydana geldiği iddia olunan zararı takibe koyduğunu, davacı tarafın, takibe koyduğu miktarın ne kadarından müvekkil şirketin, ne kadarından diğer davalıların sorumlu olduğu hususunu belirtmediğini, buna karşılık, davacı taraf, kusur oranlarının tespiti vs yönlerden yargılamayı gerektiren ve dolayısıyla likit olmayan dava konusu bedelin %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, davacının kabul anlamına gelmemekle birlikte yargılamayı gerektiren ve likit olmayan alacak için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali için huzura getirmiş olduğu davada ileri sürmüş olduğu icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu ihtiyati tedbir talebi, işbu davanın niteliğine ve hayatın olağan akışına aykırı olup, söze konu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak gösterdiği madde hükmü incelendiğinde ihtiyati tedbir kararının ancak ve ancak “uyuşmazlık konusu hakkında” verilebileceği tespit edileceğini, işbu davanın konusunu “davalılar adına kayıtlı bulunan menkul ve gayrimenkuller” oluşturmadığından, davacının “öncelikle davalılar adına kayıtlı bulunan menkul ve gayrimenkuller üzerine yargılama sonuna kadar kötüniyetli devirlerin önlenmesi amacıyla HMK 389 ve devamı maddeleri gereği ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi” yönündeki talebinin reddine karar verilmesini, bu nedenlerle davanın reddi ile, %20’den az olmayacak oranda hükmedilecek olan kötüniyet tazminatının davacı şirketten tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... mirasçıları ... , ... 29/02/2024 tarihli cevap dilekçesi ile, davacı taraf, murisin "mirasçılarının davaya dahil edilmesinden vazgeçiyoruz" beyanında bulunduğu halde, murisin mirasçılarını dava dahil edilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının mirasçı müvekkillerinin davaya dahil edilmesinden vazgeçtiğinden dolayı davadan vazgeçilmesi nedeniyle mirasçı müvekkillerim yönünden davanın reddine karar verilmesini, değilse davacının "mirasçıların davaya dahil edilmesinden vazgeçilmesi" beyanının davanın takip edilmemesi beyanı olarak kabulüyle müvekkilleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar karar verilmesini, davacının haksız iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, muris ve müvekkillerin tacir olmadıklarından dolayı Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olmadıklarını, dava davacının halef olduğunu iddia ettiği kişinin geçirdiği yangın nedeniyle uğradığı zarar iddialarının yargılanmasına dair olmakla Ticaret Kanunundan değil Borçlar Kanunundan kaynaklanan bir dava olduğunu, bu tür davalara bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan ve müvekkillerin de tacir kişiler olmadığından dolayı Ticaret Mahkemesi bu davaya bakmaya görevli olmadığını, bu nedenle görev itirazında bulunduklarını, icra dairesinden murise gönderilmiş olan tebligatın usulsüz olduğunu, davaya konu icra dosyasında daha önce itiraz dilekçesinde belirtildiği üzere murise gönderilen tebligat zarflarında örnek 7 ödeme emri ve dayanak belge sureti vardır denilmiş ise de, gelen zarflarda tek sayfadan ibaret örnek 7 ödeme emrinden başka hiçbir evrak ve hiçbir dayanak belge sureti gönderilmediğini, gönderilen zarfın şeklinden ve iade olan zarflardan da başkaca belgeyi ihtiva etmeye müsait olmadığı ve murise belge sureti gönderilmediğini, itiraz dilekçesinde dayanak belgelerin taraflarına tebliği sonucunda ortaya çıkabilecek itiraz hakları saklı olduğu da ayrıca belirtildiğini, dolayısıyla ödeme emrine bu açıdan da muris tarafından itiraz edildiği halde, ve davacı taraf öncelikle icra dosyasındaki bu eksikliği gidermek ve tarafımıza usule uygun bir ödeme emrini tüm dayanaklarıyla birlikte yeniden göndermek zorunda olduğu halde, bu zorunluluğa riayet etmediklerini, dolayısıyla davacının icra dosyasındaki tebligatları yasaya uygun şekilde ikmal etmeden ikame ettiği dava haksız ve yersiz olduğunu, bu açıdan ve dava şartlarını taşımadığından davanın reddine karar verilmesini, alacak iddia eden davacı tarafa müvekkillerin hiçbir borçları olmadığını, sigorta poliçesinden dolayı sigortalısına ödeme yaptığını ve alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın alacak talebi her yönden yasal dayanaktan yoksun olduğunu, alacak iddiasında bulunan davacı tarafın sigorta poliçesi nedeniyle ödeme yaptığını ileri sürdüğü sigortalısı ile müvekkillerin hiçbir kiracı-kiraya veren ilişkisi olmadığı gibi müvekkillerin mezkur sigortalıdan kira ya da başkaca hiçbir para almadıklarını, davacı tarafın dava dilekçesinin V. maddesinin 3. paragrafında her nimetin bir külfeti bulunduğu ilkesinden söz ettiği halde sigortalısı ile kira ilişkisi bulunmayan, sigortalısından kira almayan ve mezkur işyerine fiili olarak müdahil bulunmayan ve dolayısıyla mezkur yerden hiçbir nimet elde etmeyen müvekkillere bu yerin külfetlerinin yükletilmek istenmesinin haksız ve yersiz olduğunu, ayrıca sigorta ilişkisinin gereklerini ve sorumluluklarını yerine getirmeksizin sigortalama yapılması ve sigortacılığa uygun olmayan biçimde ve fuzûli nitelikte sigortalıya lûtuf ödemesi yapılması davacı tarafın yanlış ve mesnetsiz bir davranış olduğunu, bu hususlarda müvekkillere hiç bir sorumluluk yükletilemeyeceğini, davanın bu yönden reddine karar verilmesini, sözkonusu yangın nedeniyle ve bina ve meskenlerdeki hasarlar nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin olarak müvekkillerimin davacıdan ve sigortalısından alacak hakları olduğunu, davanın haksızlığının bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu, kusur ve sorumluluğun ...'a ait olduğundan ve müvekkillerin hiç bir kusuru olmadığından, müvekkiller aleyhine olan davanın reddine ve tüm yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi, bununla birlikte, raporlardaki aleyhe hususlara itiraz ettiklerini, binada kaçak akım röleleri takılı olduğu halde, ve zaten dışarıdan gelen aşırı yüksek voltlu elektrik karşısında kaçak akım rölesinin hiç bir önleyiciliği olamayacağı halde, bilirkişi raporunda gerçeklere dayanmaksızın ileri sürülen, kaçak akım rölesi olmadığı yönündeki bir yanlış bilgiden yola çıkılarak ...'ın kusurunda oranlamaya gidilmesi ve ...'ın aslında tam ve tek kusurlu olmasına rağmen kusurunun %70 ile sınırlandırılarak beyan edilmesinin yanlış olduğunu, bilakis olayda ... tek ve tam kusurlu olduğunu, ... tam ve tek kusurlu ve sorumlu olarak beyan edildiğini, bu raporlar muvacehesinde hadisede tam kusurlu ve sorumlu olan ... olduğunu, Müvekkillere ya da dolaylı olarak da olsa taraflarına etkileyecek şekilde ... dışındaki kişilere yüklenebilecek hiç bir kusur olmadığı gibi, anılan diğer raporlarda belirtildiği üzere, yangının ... dışındaki kişilerin sorumluluğunu engelleyici biçimde ve tarafımızın asla önleyemeyeceği şekilde çıkması karşısında, müvekkillerin ya da ... dışındaki kişilerin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, zarar iddiasına konu yangın hadisesinde, taraflarınca ve ... dışındaki kişilerin hiçbir kusur ve sorumluluğu olmadığını, anılan diğer dosyalardaki bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere tam ve tek sorumluluk ve tüm kusur ...'a ait olduğunu, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı dosyasındaki 24.10.2017 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda: arıza binadaki abonelerin kofra ve sayaçlarından önce cadde üzerinde bulunan kaldırım altındaki yer altı kablosunda meydana gelmiştir. Kaçak akımı koruma röleleri kendilerinden sonraki hat üzerinde meydana gelen hata akımlarını algılayarak devreyi açmak suretiyle elektriği kesme görevini üstlenirler. Halbuki huzurdaki davada arıza yeri kaçak akım rölelerinden önce cadde üzerinde bulunan yer altı kabloları üzerindedir. Açıklanan nedenle kaçak akım koruma röleleri tesisatta takılı olsalar dahi huzurdaki davaya konu yangının önüne geçilemeyeceğine kanaat getirilmiştir. " denildiği gibi, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasındaki 16.6.2014 tarihli bilirkişi raporunda: " Trafodan gelen ve yanan işyeri ve binayı besleyen ana besleme kablosunun binanın önündeki ana caddede binanın tam karşısında 50-60 metre transformatör tarafında kaldırımda arıza noktasındaki üzeri açılmış kabloların yüzeye 30-35 cm mesafede olduğu, oysa ki kablonun yüzeye 30-35 cm değil de yönetmelik gereği 60-80 cm mesafede bulunması gerektiği, muhtemelen, kablolar; yüzeyden 60-80 cm derinliğe döşenmediğinden, bu bölgede önceden herhangi bir nedenle kabloya yapılmış ekin zamanla yalıtkanlık özelliğini kaybetmesi ve de arızadan önce yağan yağmurlar nedeniyle; kablo ekinin su alması dolayısıyla bu kısımda fazlardan birisinin nötr hattına teması sonucu işyeri ve dairelere nötr hattı üzerinden çok kısa bir süre de olsa faz gittiği, yangının çıktığı binada daire malikleri yangının çıktığı esnada dairelerinde ampullerin patladığını ifade etmiş olduğunu, bunun da nötr hattına faz verildiğinin delili olduğu, Nötr hattına faz teması sonucu ampullere 220 volt yerine 380 volt verildiği, yüksek voltaja maruz kalan ampullerin patladığı,nötr hattına; faz temasının, cihaz kapalı olsa bile elektrikli cihazları patlatabileceği, kısa devreye sebep olabileceği, kısa devre anında meydana gelen arkın, kablo izolelerinin erimesine, tutuşmasına bunun da çevresinde bulunan kolay yanıcı, kumaş, battaniye, halı gibi malzemeleri tutuşturarak yangını meydana getirdiği kanaatine varıldığını, yangının elektrik dağıtım şirketi ...'ın hatasından kaynaklandığı mütalaa edilmiştir." denilerek taraflarınca ya da ... dışındaki kişilerin hiçbir kusur ve sorumluluğu olmadığını, kusur ve sorumluluğun tamamen ...'a ait olduğunun beyan edildiğini, yangının taraflarınca sorumluluğunu engelleyici biçimde ve taraflarınca asla önleyemeyeceği şekilde çıkması karşısında, taraflarınca ve ... dışındaki kişilerin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı , "kaçak akım koruma röleleri tesisatta takılı olsalar dahi (-ki zaten takılıdır-s.ş.-) huzurdaki davaya konu yangının önüne geçilemeyeceğine kanaat getirildiği", fazlardan birisinin nötr hattına teması sonucu işyeri ve dairelere nötr hattı üzerinden çok kısa bir süre de olsa faz gittiği, Nötr hattına faz temasının cihaz kapalı olsa bile elektrikli cihazları patlatabileceği, kısa devreye sebep olabileceği, kısa devre anında meydana gelen arkın, kablo izolelerinin erimesine, tutuşmasına bunun da çevresinde bulunan kolay yanıcı, kumaş, battaniye, halı gibi malzemeleri tutuşturarak yangını meydana getirdiği kanaatine varılmış olduğunu, yangının elektrik dağıtım şirketi ...'ın hatasından kaynaklandığı mütalaa edildiği" şeklinde beyanda bulunulduğunu, ayrıca kaçak akım röleleriyle ilgili olarak:"Oysa ki yangına sebebiyet veren hadise yüksek voltajdan kaynaklıdır, bu röleye 400 volt trifaze cereyan geldiğinde devreyi kesme gibi bir özellikleri yoktur. " denildiğini, bu husus açıklanırken de; "Bu tarz yüksek voltajdan tesisat ve cihazları, dolayısıyla yangın çıkmasını önleyecek tertibat voltaj koruma röleleridir ve ülkemizde kullanımı yoktur. Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliğinde kaim değildir. Kullanımı özel talebe bağlıdır. Burada ... netice itibariyle abonelerine ...volt cereyan vermekle mükelleftir. 220 volt olması gereken tesisatta nötre cereyan geçmesi suretiyle 380-400 volt bulunması tamamen ...'ın mükellefiyetindedir. Kofradan önceki şebeke tamamen ...'ın yetki ve sorumluluğundadır." denildiğini, "Kaldırım üzerindeki kablonun montaj işleri esnasındaki denetimi-gözetimi- geçici ve kesin kabul sorumluluğu ...'a ait olduğunu, dava konusu hasar ...'ın dağıtım şebekesinin işletilmesi kaynaklı olduğunu, arızalanan kablo dava konusu binaya enerji temin ettiğinden hasar sadece binada tahribata neden olduğunu, özellikle arızanın tespiti sonrasında yapılan çalışmalar ile yangının çıkış zamanı uyumlu olduğunu, bilirkişi raporunda ...'ın tam kusurlu olması gerekirken, ...'ın kusurunun %70 oranıyla yetinilerek beyan edilmesine sebep olarak, tesisatta kaçak akım rölesinin bulunmadığı beyan edilmekte ise de, bu beyanın yanlış ve dayanaksız olduğunu, Elektrik Aboneliğine müracaat esnasında kaçak akım rölesi olmayan tesisata zaten asla elektrik verilmediğini, abone olunduğuna göre tesisatta bir eksiklik ve özellikle kaçak akım rolesi eksikliği bulunmadığını, yani kaçak akım rölelerinin takılı olduğunu, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında mübrez 28.5.2018 tarihli Ek Bilirkişi Heyeti Raporunun 9. Sayfasında, fotoğrafla birlikte "kaçak akım koruma rölelerinin TESİS EDİLDİĞİNİN tespit edildiği" beyan edilerek açıkça ortaya konduğunu, anılan raporun 9. Sayfasında:"Yangına sebebiyet verdiğine kanaat getirilen yeraltı kablosunun sebep olacağı arızanın herhangi bir elektrik devre kesici donanımı ile önüne geçilemeyeceği kanaatine varılmıştır." "Kaçak akım koruma röleleri üzerinde değerlendirme yapılacak olur ise, arıza binadaki abonelerin kofra ve sayaçlarından önce cadde üzerinde bulunan kaldırım altındaki yer altı kablosunda meydana geldiğini, kaçak akım röleleri kendilerinden sonraki hat üzerinde meydana gelen hata akımlarını algılayarak devreyi açmak suretiyle elektriği kesme görevini üstlendiklerini, davada arıza yeri kaçak akım rölelerinden önce cadde üzerinde bulunan yer altı kablo üzerindedir. " Keşif mahallinde yapılan incelemelerde: (Fotoğraflanmak suretiyle) binaya ait dağıtım pano içerisinde Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği hükümleri gereği konumlandırılması gereken kaçak akım koruma rölelerinin tesis edildiği tespit edildiğini, "Sokak ortasında ...’a ait kablodaki arıza anında enerjili faz iletkenleri nötr iletkenine temas etmekle kablonun bağlı bulunduğu dairelere ait sayaç panosunda nötr üzerinden hasara sebep olduğunu, söz konusu binanın yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden bahsedilemeyeceğine kanaat getirilmiştir." denilerek, hem kaçak akım rölelerinin mevcut olduğu açıkça tespit ve beyan edilmekte, hem de ...'ın tek ve tam kusurlu olduğu ortaya konulduğunu, bu nedenlerle müvekkiller hakkındaki davanın tümüyle reddine karar verilmesini, bilirkişi raporunun aleyhe kısımlarına itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunda ...'ın kusurlu olduğu ve müvekkillerinin ise kusurlu olmadığının açıkça beyan edildiğini, tüm kusur ve sorumluluk ...'a ait olduğundan ve müvekkillerin hiç bir kusuru olmadığından müvekkiller aleyhine olan davanın ve inkar tazminatı talebi ile sair tüm taleplerinin tümüyle reddine, haksız ve kötüniyetli davacının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve tüm yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

.. 22 İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyası getirtilmiş yapılan incelemesinde dosyamız davacısı ... Sigorta tarafından dosyamız davalıları aleyhine 671.994,73-TL icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.

Mahkememizin 14/11/2019 tarihli celse ara kararı gereği,"...Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, davalı dışı sigortalının ticari defter ve kayıtları ve dosya incelenerek sayaçların bağlı olduğu pano ve iç teçhizat bağlantı noktasında kullanım yerine kadar olan kısmın kimin sorumluluğunda olduğu, bina girişinden trafoya kadar kurulu bulunan teçhizatın iç tesisler yönetmeliğine aykırı olup olmadığı, gerçekleşen yangın dolayısıyla bina maliklerinin kusursuz sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından mahalinde keşfen inceleme yapılmak sureti ile rapor hazırlanılmasına .." karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 31/01/2020 tarihli raporlarında özetle, ... Elektrik Kurumunun yüklenmiş olduğu ağır sorumluluk sonucunda, ... ve ... yönetmeliklerinde belirtilen Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği / Kablolar / madde 58 / 11'e dayanaktan kablo serme/döşeme koşullarına uyulmadan kabloların döşenmesinde kuralları uygulamadığı, kendi malı olan kabloda arızanın meydana gelmesinde taksirinin bulunduğu, elektrik piyasasında dağıtım sisteminde sunulan elektrik enerjisinin tedarik sürekliliği, ticari ve teknik kalitesi hakkında yönetmelik madde 22'ye göre enerji kalitesi yönetmeliğinde belirtilmiş enerji kalitesinin bozulmasına neden olduğu, haliyle kendi taksirli davranışlarından dolayı kablonun hasar görmesi ve yangına neden olmak koşullarını sağlamış olduğu ve olayda direkt illiyet bağının bulunmakta olduğu anlaşılmakta olduğundan %70 oranında kusurlu olduğu, dükkanında yangın çıkan ... isimli dükkan sahibinin kendi can ve mal güvenliğini sağlamak için kullanması gereken, Elektrik Tesisleri Genel Teknik Şartnamesinde belirtilen 24.23.2 maddesinde belirtilmiş olan 300 mA ve 30 mA Kaçak Akım Rölelerini kullanmamış olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabit olduğundan, kendisinin dükkanını yangından karumak için almış olduğu önlemlerde yetersiz kaldığı, EİT Yönetmeliğinde bulunan hükümler kapsamında hareket etmediği anlaşılmakta olduğundan yangının meydana gelmesinde 96 30 oranında kusurlu olduğu, yangının oluşmasında diğer ismi geçen davalılara atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, dükkan mahallinin konumlandığı binanın mimarisi ve statiğinin yangının oluşmasında herhangi bir etkisinin olmadığı görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.

Mahkememizin 19/11/2020 tarihli celse ara kararı gereği, ".. Tarafların bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazların değerlendirilmesi, 9 ATM raporunda kaçak akım koruma rönelerinin tesis edildiğinin tespit edildiği, bu yönüyle mahkememize sunulan rapor ile ... 9 ATM de sunulan rapor arasında çelişki doğduğu, çelişkinin giderilmesi açzısından bilirkişilerden ek rapor alınmasına .." karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 25/12/2020 tarihli ek raporda; dosyada, dosyaya girmiş olan itirazlar kapsamında yeniden yapmış olduğumuz inceleme ve değerlendirmelerde Kök Raparda belirtilmiş olan sonuçları değiştirebilecek mahiyette herhangi bir belgenin, bilginin bulunmadığı, yapılan itirazların da yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve kök raporumuzda belirtilmiş olan kusur oranlarının değişmesine mahal olmadığı, hakkaniyetle verilmiş oldukları görüş ve kanaatine yeniden erişildiğini bildirmişlerdir.

... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E ... Karar sayılı dosyası getirtilmiş yapılan incelemesinde; ... tarafından ... Elektrik... ve ... aleyhine 09/05/2014 tarihinde çıkan yangın sonucu oluşan hasar dolayısıyla sigortalısına ödediği bedelin rücuen tazmininin talep edildiği, yapılan yargılama sonucunda aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda gerçekleşen kazada ... ın tam kusurlu bulunduğu Mülkiyet sahibinin kusursuz olduğu, davalı ...' ün de yangın sırasında yapı maliki olmadığı gerekçesi ile tazminatın davalı ... Elektrik ... Aş den tahsiline Cemal Göngör aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verildiği, verilen kararın BAM 45 HD nni 2020/1304 E 2023/294 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, onama ilamında; "... yangının çıkış nedeninin tespiti bakımından dosyaya sunulan yangın raporu, ekspertiz raporu, alınan bilirkişi kök ve ek raporu, hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, itfaiye yangın raporu ile ekspertiz raporundaki tespitlerin, yangın çıkış sebebi ile uyumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre, arızanın binadaki abonelerin kofra ve sayaçlarından önce davalı ...'a ait cadde üzerindeki kaldırım altında bulunan pano ve binayı besleyen elektrik kablosunda meydana gelen kısa devre-gerilim nedeniyle aşırı ısı ile kablonun bağlı bulunduğu dairelere ait sayaç panosunda hasara sebebiyet vermesi nedeniyle yangının başladığı, binaya ait dağıtım pano içerisinde kaçak akım rölesi bulunmasına rağmen, kaçak akım koruma röleleri kendilerinden sonraki hat üzerinde meydana gelen hata akımlarını algılayarak devreyi açmak suretiyle elektriği kesme görevini üstlendiğinden yangının engellenmesi mümkün gözükmediği, dolayısıyla söz konusu binanın yapındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden bahsedilemeyeceğinden üçüncü kişilere atfedilecek müterafik kusur bulunmadığı kanaatine varılmakla davalı yapı maliki ...'ın söz konusu yangının çıkmasında kusursuz sorumluluğu bulunduğundan davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir..." şeklinde hüküm oluşturulduğu görülmüştür.

... 9 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E ...Karar sayılı ilamı BAM 45. Hukuk Dairesi'nin incelemesinden geçerek kesinleşmiş olup kesinleşen ilama göre Mahkememizde de dava konusu olan yangının çıkmasına davalı ...'a ait cadde üzerindeki kaldırım altında bulunan pano ve binayı besleyen elektrik kablosunda meydana gelen kısa devre gerilim nedeni ile aşırı ısı nedeniyle kablonun bağlı bulunduğu dairelerin sayaç panosunda hasar oluşturulmasının sebep olduğu yangının başladığı binaya ait dağıtım pano içerisinde kaçak akım rölesi bulunmasına rağmen kaçak akım koruma röleleri kendiliğinden sonraki hat üzerinde meydana gelen hata akımlarını algılayarak devreyi açmak sureti ile elektriği kesme görevini üstlendiğinden yangının engellenmesinin mümkün gözükmediği meydana gelen hasardan ... ın %100 oranında kusurlu olduğu, bina maliklerine yüklenebilecek her hangi bir kusurun bulunmadığı anlaşılmış olduğundan somut olayda davalı ... ın %100 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.

Davacı Sigorta şirketinin 09/05/2014 tarihinde meydana gelen yangın sebebi ile sigortalısı ... hasar dosyası kapsamında 26/06/2014 tarihinde 666.629,73-TL ödeme yaptığı, yapılan ödeme ile birlikte davacı sigorta şirketinin sigortacısına halef olduğu, davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğu tespit edilmiştir.

TTK.1472.maddesinde, Sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceği düzenleme konusu yapılmıştır. Sigortacının, Sigorta ettirenin halefi sıfatıyla açacağı davanın zamanaşımının, sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhine sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhinde açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı da yerleşik Yargıtay İçtihatları ile kabul edilmiştir. Dava konusu edilen hasar 09.05.2014 tarihinde gerçekleşmiş davacı tarafından davamıza konu icra takibi iptaline konu icra takibi zamanaşımı süresi içerisinde 22.07.2014 tarihinde başlatılmış olduğundan zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.

Tüm Dosya kapsamının ve değerlendirilmesi sonucunda;. 09/05/2014 tarihinde meydana gelen yangın olayında; davalı ... ın %100 oranında kusurlu olduğu, bina maliklerine yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen 666.994,73-TL nin gerçekleşen hasar durumuna göre kadru maruf olduğu, davacının 26/06/2014 tarihinde bu bedeli sigortalısına ödediği, ödeme tarihinden takip tarihi 22/07/2014 tarihine kadar işlemiş faizin 5.365-TL olduğu, alacağın likit olmadığı mahkememizce hesaplandığı bu nedenle davacının %20 tazminat talebinin reddi gerektiği, davalılar ... ve ... Ltd şirketinin bina maliki olmadıkları, bu sebep ile kendilerine husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından; Davalı ... yönünden itirazın iptaline, takibin ... açısından 671.994,73-TL üzerinden devamına, Asıl alacak 666.629,73-TL ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, %20 tazminat talebinin reddine, ... ve ... Ltd aleyhine açılan davanın pasif husumetten reddine, Diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... Mirasçıları; ..., ... aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

  1. Davalı ... yönünden itirazın iptaline, takibin ... açısından 671.994,73. TL üzerinden devamına, Asıl alacak 666.629,73. TL ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, %20 tazminat talebinin reddine,

  2. ... ve ... Ltd aleyhine açılan davanın pasif husumetten reddine,

  3. Diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... Mirasçıları; ..., ... aleyhine açılan davanın reddine,

  4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 45.903,96. TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 8.116,10. TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 3.359,90. TL olmak üzere toplam 11.475,10. TL nin mahsubu ile bakiye 34.428,86. TL nispi karar ve ilam harcının davalı ... Şirketi 'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  5. Davacı tarafından yatırılan 384,90. TL keşif harcı ile, yine davacı tarafından yapılan 6.644,9‬0. TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.029,8‬0. TL yargılama giderinin davalı ... Şirketi'den tahsili ile davacıya verilmesine,

  6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 100.079,26. TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Şirketi''nden alınarak davacıya verilmesine,

  7. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... Mirasçıları; ..., ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesince hesap edilen 100.079,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,

  8. Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair davacı vekili, bir kısım davalılar vekili davalı ... vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/05/2024

Başkan

E-imzalıdır.

Üye

E-imzalıdır.

Üye

E-imzalıdır.

Katip

E-imzalıdır.

HARÇ BEYANI

K.H. 45.903,96

P.H 11.475,10-TL

B.H. 34.428,86-TL

Davacı yargılama gideri

Bilirkişi ücreti : 4.800-TL.

Posta masrafı : 1.695,10-TL

Toplam : 6495,10-TL

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

mobilyaistanbul(YangınİtirazınKaynaklı),İptaliSigortası(HizmetedildiğinintesisSigortamağazasışirketiSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim