SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/558 E. 2024/31 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/558

Karar No

2024/31

Karar Tarihi

16 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/558 Esas

KARAR NO : 2024/31

DAVA : Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 01/08/2022

KARAR TARİHİ : 16/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davaya konu vade farkı faturasının içeriğini kabul etmediklerini, teslimi gerçekleşmeyen faturayı iade etmek ve teminat mektubuna konu bedelin kendilerine iadesinin gerçekleştirilmesi amacıyla davalı tarafa 13.01.2022 tarihinde ihtarname gönderildiğini, vade farkı faturasının düzenlenerek tahsil edilebilmesi için şirketin temerrüde düşmüş olması gerekmesine rağmen kendilerinin davalı tarafından temerrüde de düşürmediğini, davaya konu fatura içeriğinde, hangi satış faturasının/faturalarının ne zaman ödendiği ve dolayısıyla ne zamana kadar ve ne tutarda vade farkına hak kazanıldığı belirtilmediğini, teminat mektubu haksız şekilde tazmin edilerek davalı tarafça tahsilat yapıldığını, zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, buradan da sonuç alınamadığını, Davalının bu eylem ile sebepsiz zenginleşmesinin gerçekleşmesi için gerekli şartları ortaya koyduğunu, taraflar arasında faturaya esas olacak satım, hizmet, istisna gibi bir akdi ilişki bulunmadığını, davalı şirket tarafından herhangi bir haklı sebebe dayanmadan, vade farkı adı altında fatura düzenlenerek, kendilerinden haklı bir sebebe dayanmaksızın tahsil edilen bedelin, davalı tarafın kötü niyetli olması sebebiyle, zenginleşmenin gerçekleşmiş olduğu 23.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiziyle birlikte, sebepsiz zenginleşen davalı şirketten tazmini amacıyla bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olması sebebiyle, zenginleşmenin gerçekleşmiş olduğunu 23.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiziyle birlikte, davalı taraftan tazminine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ürün bedellerini ödeyemediğini, davacının, konkordato mühleti talep etmiş olması nedeniyle de alacaklarının ipotekle temin edilmiş olmasına karşın tahsili amacıyla icra takibine geçilmesi için iki yıl beklediklerini, davacı taraf iddialarının temelini evvelce temerrüdün gerçekleşmediğini dolayısıyla vade farkı talep edilemeyeceğine dayandırdığını, vade farkı ile, para borcunun ifasındaki gecikmeden zarar gören alacaklının korunması amaçlandığını, vade farkının alacağın gecikmesi nedeniyle mal ve hizmetin yeni fiyatını temsil ettiğini, vade farkı faiz niteliğinde olmayıp, geç ödemeden doğan fiyat farkı olduğunu, temerrüt faizi ise, borçlunun ifası mümkün ve muaccel olan bir borcu zamanında ifa etmemesi ile birlikte, gecikmiş duruma düşmesi halinde talep edilebilen bir faiz çeşidi olduğunu, temerrüt faizinin borçlunun ifada nitelikli bir gecikmesi halinde, zamanında ödenmeyen borç için ödenmesi gereken faiz olduğunu, temerrüt faizinin hukuki varlığı doğrudan kanun hükümlerine dayandığını, vade farkının teamüllerle oluştuğunu, davacı ile aralarında vade farkı faturası düzenleme ve tahsiline ilişkin teamül bulunduğunu, en son düzenlenen vade farkı faturası bedelinin tahsilini doğru olmadığının ileri sürülmesi ve iadesinin istenilmesi taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve bu ilişki, içerisinde oluşan teamüllere ve tarafların defterleri ile ortaya konulan sürece aykırılık teşkil ettiğinden açılan davanın reddi gerektiğini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, vade farkı faturasına istinaden tahsil edilen teminat bedelinin sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde tazmini istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizin 29/11/2022 tarihli celse ara kararı gereği, ... ATM'ye dava dosyasının Uyap ortamından bir sureti ekli talimat yazılmasına karar verilerek, davacı şirket ticari defter ve kayıtları ile tarafların iddia ve savunmaları incelenerek, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında vade farkı faturası uygulaması olup olmadığı, davaya konu vade farkı faturasının davacı ticari defterlerinde yer alıp almadığı, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası da incelenerek konkordato dosyasında davalı şirketin davacıdan alacağı olan miktarın ne kadar olduğu, borcun ne zaman ödendiği, geç ödenen bir borç var ise vade farkı borcunun ne kadar olabileceği konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya Talimat Mahkemesince alınmasına karar verilen Bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu 12/01/2023 tarihli raporunda, dava konusu alacak miktarı 60.000,00-TL teminat mektubu ile ilgili bulunduğundan davalı şirketten 62.041,73-TL alacaklı olduğu, davacı şirketin dava konusu ettiği sebepsiz zenginleşme davasının miktar yönünden davaya konu edilen 62.041,73-TL olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.

Mahkememizin 28/03/2023 tarihli ara kararı gereği, dosyada davalı şirket ticari defter ve kayıtları ile tarafların iddia ve savunmaları incelenerek, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında vade farkı faturası uygulaması olup olmadığı, davaya konu vade farkı faturasının davacı ticari defterlerinde yer alıp almadığı, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası da incelenerek konkordato dosyasında davalı şirketin davacıdan alacağı olan miktarın ne kadar olduğu, borcun ne zaman ödendiği, geç ödenen bir borç var ise vade farkı borcunun ne kadar olabileceği , konusunda rapor alınmasına karar verilerek, Bilirkişi Yeminli Mali Müşavir...'nun 18/10/2023 tarihli raporunda, davalı tarafın 2021 yılı defter tasdiklerinin usulüne uygun tasdik edilmiş olduğu, dava konusu 22.11.2021 tarihli 61.321,66 TL bedelli vade farkı faturasının davalı kayıtlarında yer aldığı, davalı yanın davacı yandan talep etmesinin mümkün olması durumunda hesaplanan vade farkının 724.187,68 TL olabileceği, konkordato Komiserlerinin belirlediği davalının konkordatoya tabi rehinli alacağının 5.374.459,74 TL olduğu, buna mukabil davalı ticari defterlerine göre yine davalı alacağının 5.149.428,34 TL tutarında olduğu, davalının konkordatoya tabi tüm alacaklarını tahsil ettiği, 16.11.2021 tarihi itibariyle davalının davacıdan herhangi bir cari hesap alacağının kalmadığı, davalının düzenlediği 22.11.2021 tarihli 236.000 TL tutarlı vade farkı faturasının bedelini davacının ödediği, davacı yanın bu faturaya herhangi bir itirazının bulunmadığı, davalı yanın borçlü davacıyı temerrüde düşürmeden vade farkı ” hesaplayıp hesaplayamayacağı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, mahkeme vade farkı hesaplamasının yerinde olduğu kanaatinde ise davalının hesapladığı 61.321,66 TL bedelli vade farkı faturasının 2021 yılı için bilirkişiliğimce hesaplanan vade farkının altında kaldığı, Sayın Mahkeme tersi kanaatte ise sözkonusu vade farkı faturasının yersiz düzenlendiği, hukuki takdirin mahkemede olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların ticari defterleri ve belgelerinin incelenmesi neticesinde davalı şirketin, davacı şirketten olan olacağının 31.12.2020 tarihinde 4.946.961,15-TL olduğu, davalı tarafın söz konusu alacağına 16.11.2021 tarihinde protestolu senet bedeli olarak 202.467,19-TL ekleme yapıldığı, bu şekilde 16.11.2021 tarihli alacağın 5.149.428,34-TL olduğu, davacı şirketin 16.11.2021 tarihinde iki adet havale ile toplamda 5.151.000,00-TL tutarında ödeme yaptığı, taraflar arasında kurulan mutabakat neticesinde davalı şirketin 18.11.2021 tarihli 236.000,00-TL tutarlı vade farkı faturası düzenlediği ve bu fatura bedelinin 22.11.2021 tarihinde tahsil edildiği, davalı şirketin elinde bulunan 60.000,00-TL tutarlı teminat mektubunu iade etmeyerek 22.11.2021 tarihinde düzenlediği 61.321,66-TL bedelli vade farkı faturasına karşılık 23.11.2021 tarihinde nakde çevirdiğinin anlaşıldığı, davacı tarafça işbu dava ile sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu iddiası ile nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.

Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 24.02.2015 tarih 2014/19447 Esas 2015/2480 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu yönde yazılı bir sözleşme ya da teamül olması gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 tarih 2013/19-2366 Esas 2015/1533 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi Yargıtay uygulamasına göre, teamülün mevcut olduğunun kabulü için en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafça itirazsız ödenmiş olması gerekeceği, somut olayda taraflar arasında vade farkı istenebileceğine dair yazılı bir sözleşme bulunmadığı, yalnızca davalı tarafça 18.11.2021 tarihli 236.000,00-TL tutarlı vade farkı faturası düzenlediği ve bu fatura bedelinin 22.11.2021 tarihinde itirazsız tahsil edildiği, buna göre Yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde taraflar arasında teamülün oluşmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın teminat mektubunu nakde çevirmesi ile sebepsiz zenginleştiği kanaatine varılarak davanın kabulüne, 60.000-TL'nin 23/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın kabulüne,

  2. 60.000. TL'nin 23/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 4.098,6‬0. TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.024,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.073,95. TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,

  4. Davacı tarafından yatırılan 1.024,65. TL peşin harç ile 80,70. TL başvuru harcından oluşan toplam 1.105,35. TL bedelin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 3.633,50. TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,

  6. Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,

  7. Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00. TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,

  8. Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,

Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.16/01/2024

Katip

e-imzalı

Hakim

e-imzalı

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulFarkından(VadeKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim