İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/884 E. 2024/229 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/884
2024/229
20 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/495 Esas
KARAR NO : 2024/196
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2022
KARAR TARİHİ : 13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 01/07/2022 tarihli dilekçesinde, Davalı borçlu şirket ile davacı alacaklı müvekkil arasında 20/02/2021 tarihinde sipariş formu adı altında 8.000 bisiklet ön ve arka jant üretimi için anlaştıklarını, bu anlaşmaya göre ilk 4.000 bisiklet ön jant üretimi işçiliğinin 1.300 adeti birim fiyatı olarak, 0,97$+KDV bundan sonra gelen 2.700 adet için ise 1,27$+KDV , bundan sonra gelen 4.000 adet bisiklet jant üretiminin 1.300 adet arka jant için birim fiyatı 1,27$+KDV,2.700 adeti için ise birim fiyatı olarak 1,65$+KDV olarak kabul ile fatura tutarının %50'si nakit kalan kısmın ise fatura tarihinden 60 gün sonrasında ödeneceği hususunda anlaşıldığını, bu sipariş formunda belirtilen ve teslim edilen ön jantların 16/03/2021 tarihinde 120 adet, 17/03/2021 tarihinde 200 adet, 19/03/2021 tarihinde 300 adet, 24/03/2021 tarihinde 625 adet, 31/03/2021 tarihinde 55 adet, 02/04/2021 tarihinde 97 adet, 07/04/2021 tarihinde 80 adet, 13/04/2021 tarihinde 346 adet, 04/05/2021 tarihinde 335 adet, 04/05/2021 tarihinde 335 adet, 10/05/2021 tarihinde 310 adet, 19/05/2021 tarihinde 470 adet, 12/08/2021 tarihinde 192 adet, 16/08/2021 tarihinde 221 adet ve 06/10/2021 tarihinde ise 57 adet toplam 4429 adet ön jant imal ve teslim edildiğini, sipariş formunda geçen arka jant adetleri , teslim ve fatura tarihlerinin, 19/03/2021 tarihinde 300 adet, 24/03/2021 tarihinde 86 adet, 31/03/2021 tarihinde 544 adet, 02/04/2021 tarihinde 370 adet, 07/04/2021 tarihinde 260 adet, 09/04/2021 tarihinde 390 adet, 28/04/2021 tarihinde 210 adet, 19/05/2021 tarihinde 202 adet, 24/05/2021 tarihinde 220 adet, 28/05/2021 tarihinde 200 adet, 04/06/2021 tarihinde 260 adet, 09/06/2021 tarihinde 250 adet, 16/06/2021 tarihinde 200 adet, 23/06/2021 tarihinde 292 adet, 16/09/2021 tarihinde 139 adet ve 06/10/2021 tarihinde 110 adet arka jant toplamı 4.249 adet imal ve teslim edildiğini, 16/03/2021 ile 06/10/2021 tarihleri arasında kesilen 26 adet faturanın KDV dahil toplam miktarının 115.490,19 TL olduğunu, davalı borçlu şirket tarafından 09/04/2021 tarihinde 20.000,00 TL , 21/05/2021 tarihinde 20.000,00 TL , 11/06/2021 tarihinde 20.000,00 TL, 02/07/2021 tarihinde 20.000,00 TL ve 17/09/2021 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 95.000,00 TL ödeme yaptığını, bu durumda alacağın 115.490,79 TL -95.000,00 TL = 20.490,79 TL olduğunu, davacı alacaklı müvekkil tarafından borcun ödenmesi konusunda davalı yana birden çok sözlü ve 03/11/2021 ve 07/12/2021 tarihlerinde mail yolu ile müracaatta bulunmuş ise de olumlu bir yanıt alınamadığını, ürün teslim tarihinden itibaren yaklaşık 6 ay geçmesine rağmen ödeme yapılmadığını, son çare olarak alacağın tahsili için 02/03/2022 tarihinde ... 26.İcra Müdürlüğünün (... Esas sayılı icra dosyası faturaya dayalı asıl alacak miktarı olan 20.490,79 TL icra takibi başlatmak zorunda bıraktırıldığını, davalı borçluya ... ilamsız takipletde ödeme emri gönderildiğini, borçlu vekili tarafından 04/03/2022 tarihinde takibe itiraz ile borçlarının olmadığı aksine 43.412,00 TL alacaklı olduklarını takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, bu talep üzerine İcra Müdürlüğü 07/03/2022 tarihinde karar tensip tutanağı tanzim ederek takibin süresinde ise durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu şirketin 15/11/2021 tarih ve ... nolu 63.902,00 TL tutarlı fatura incelendiğinde Mal Hizmet lümünde FİYAT FARKI Miktar bölümünde 89 Birim Fiyat bölümünde 608,47 TL ibarelerinden luştuğu,mal hizmet Tutarının 54.154,24-TL , 9.747,76-TL KDV tutarı olmak üzere 63.902,0 TL tutarlı olduğunun görüldüğünü, bu faturanın müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, dava ön şartı olan arabuluculuğa bavurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle davalının icra müdürlüğüne yaptığı itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, asıl alacak miktarının %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmesine, asıl alacağa takip tarihinden geçerli olmak üzere %15,75 (Reeskont Avans) faizi uygulanmasına, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 18/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde, Müvekkil firma tarafından yerli ve milli ürünler üretip bunları gerek yurt içinde gerekse başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere yurt dışında satışlar yaptığını, davacı firma ile ticari iş ilişkisi kurmalarına nedeni ise müvekkil firmanın üreticisi olduğu bazı ürünlere ait parçalara veya aksesuarlara ilişkin hizmet verdiğini, davacı tarafın vermiş olduğu adet ve tarihleri genellikle gerçeği yansıtmadığını, ek olarak sunulmuş bulunan irsaliyeler ile de açıkça sabit olarak diğer ürün ve/veya parçalar hariç davacı tarafa farklı tarih ve seferlerde olmak üzere toplam 4.406 adet Volta Marka ... Model ürünün arka tekerlek motoru teslim edildiğini, gerekli hizmetin sağlanması için teslim edilen ürünlerden 89 adet .... arka tekerlek motoru davacı tarafından kaybedildiğini, müvekkil firmaya teslim edilmemiş birçok bahaneler ile durum geçiştirilmeye çalışıldığını, müvekkil firmanın tamamen iyi niyetli bir yaklaşım sergileyerek yoksun kalınan kazanç, ürün sevk veya navlun bedeli vs. Hiçbir fark gözetmeden yalnızca bahis konusu ürünü ithal etmiş olduğu fiyat farkını davacı firmaya yansıttığını, bu süreci ispat eder elektronik posta konuşma görüntü kayıtları yine ek olarak sayın mahkemenin takdir ve görüşlerine sunulduğunu, bunun akabinde 89 adet olan ... modelin motoru için müvekkil firma maliyeti olan KDV dahil 718 Türk Lirası birim fiyatı üzerinden fiyatlandırma yaparak fatura tertip ettiğini, yine ek olarak 15/11/2021 tarihli .... fatura numaralı fatura ile bahis konusu durum tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıkça sabit olduğunu, yine dava dilekçesinde bahis konusu faturadan 06/06/2022 tarihinde haberdar oldukları beyanı haksız, mesnetsiz, yersiz ve gerçeğe tamamen aykırı olup kötü niyetli bir beyan olduğunu, Müvekkil firma ve hatta davacı taraf da e-fatura mükellefi olduğunu, bahis konusu ... numaralı fatura düzenlenme tarihi olan 15.11.2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiğini, aksi bir durumun kabul görmesinin mümkün olmadığını, aksi yönde kanaat oluşacağı düşünülecek olsa dahi; Konuya ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı'nın ilgili resmi dokuman kayıtları da tüm faturanın içerikliyle birlikte davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğunu tereddüde yer bırakmayacak şekilde ispat edeceğini, zira fatura, 23.11.2021 tarihine kadar itiraz edilmemek suretiyle kanunun tanıdığı karine gereği artık yazılı bir delil halini aldığını, 11.05.2021 ve 19.05.2021 tarihlerinde teslim edilen toplam 600 adet ... model ürünün motorunun 89 adedi davacı tarafından kaybedilmiş olduğunu, geri iade edilmediğini,11.05.2021 ve 19.05.2021 tarihli teslim edilen ürünlerin irsaliyeleri teslim alan davacı ilgili personeli tarafından hiçbir itirazi şart konulmadan imzalanmış olup açıkça kabul beyanını ortaya koyduğunu, davacı tarafça, davalı müvekkile karşı bir ticari ilişkinin konusu ürünlere talep edilen hizmetin sağlanması ile mülkiyeti müvekkil firmaya ait ürünlerin teslim edildiği şekliyle tam ve eksiksiz olarak müvekkil firmaya geri teslim edilmesi olan bir borcun vadesinde ödenmediği, fiyat farkı ile kararlaştırılan bedelim toplam ticari ilişki konusu malın değeri halinde gelmiş olduğu ve bu vade farkı alınmadan borç bedelinin tamamen ödenmemiş olacağı hem yerleşik Yargıtay içtihatları hem tüm pozitif hukuk kuralları hem de ticari örf ve adet kuralları ile açıkça sabit olduğunu, davalı tarafça düzenlenmiş olan faturalar ile sabit olmak üzere dava dilekçesinden farklı olarak 16/08/2021 tarihli ... fatura numaralı da 221 adet değil 261 adet birim ürün üzerinden fatura keşide edildiğini, 19/04/2021 tarihli ... fatura numaralı fatura 261 birim ürün hizmetine göre keşide edildiğini, 27/04/2021 tarihli ... fatura numaralı fatura 390 birim ürün hizmetine göre keşide edildiğini, 11/05/2021 tarihli ... fatura numaralı fatura 575 birim ürün hizmetine göre keşide edildiğini, 27/09/2021 tarihli ... fatura numaralı fatura 406 birim ürün hizmetine göre keşide edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilen ürün hizmet birim adedi ile gerçek ürün hizmet birim adedi arasında fark olduğunu, davacı tarafından düzenlenmiş olan faturalarda ürün adının aynı olmasına rağmen birim fiyatların farklı olması da fatura düzenleme konusundaki özensizliğin ve basiretli bir tacir tarafından ticari işletmesinin faaliyetlerinde göstermesi gereken objektif özen ve dikkat sorumluluğuna aykırı hareketlerin açıkça göstergesi olduğunu, davacının sunmuş olduğu cari hesap ekstresinin gerçek muavin defter kayıtlarını yansıtmadığını, usulüne uygun olarak tutulan 01/01/2021 - 31/12/2021 dönem Muavin Defter kayıtları ile yine usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları incelendiğince açıkça ve sabitçe görüleceği üzere ticari ilişkinin sonunda taraflar arasındaki cari hesap sonucunda davalı müvekkil firma 43.410,98 Türk Lirası alacaklı olduğunu, bu nedenlerle Müvekkil firma aleyhinde açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu. .... 26. İcra Müdürlüğünün.... Esas sayılı dosyası. ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün cevabi yazısı. ... Vergi Dairesi müdürlüğünün cevabi yazısı. ... Kaymakamlığı/ Mal müdürlüğünün cevabi yazısı.
GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davalı ile davacı arasında 20/02/2021 tarihinde Sipariş Formu adı altında 8.000 bisiklet ön ve arka jant üretimi hususunda anlaşma yapılmış, sipariş formuna göre ilk 4.000 Jant için 1.300 adedinin birim fiyatı 0.97 dolar +KDV diğer 2.700 adedinin ise 1.27 dolar+ KDV , bundan sonra gelen 4.000 bisiklet jantının ise 1.300 adedi 1.27 dolar +KDV , 2.700 adedi ise 1.65 dolar +KDV olarak sipariş formu düzenlenmiş, taraflar bu tutarın %50'sinin nakit kalan kısmının ise fatura tarihinden sonra 60 gün içerisinde ödeneceği hususunda anlaşmışlardır.
Davacı taraf, davalıya 4.429 adet ön jant ve 4.229 adet arka jant imal ve teslim ettiğini, buna ilişkin fatura düzenlediğini, davalının 95.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının 20.490,79 TL bakiyesinin olmasına rağmen buna ilişkin ödeme yapmadığını belirterek, bu cari hesaptan kaynaklı alacağı olduğu iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı ve davalının bu takibe itiraz etmesi sebebiyle uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağına dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesinde, davacı şirketten alınan hizmete ilişkin olarak tüm yasal hak edişlerin ödendiğini, davalının davacıya takibe konu nam ve tutarda borcu bulunmadığı belirterek davanın reddini etmiştir. Bu durumda ispat yükü malları teslim edip etmediği hususunda öncelikle davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı bedelin ödenip ödenmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmıştır.
Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için .... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, alınan raporda, ibraz edilen ticari defter ve belgelere göre ...ŞİRKETİ 'nin davalı ...ŞİRKETİ 21.491,02 TL alacaklı olduğu, davacının davalı ... ŞİRKETİ 'nin kendisine düzenlediği 15/11/2021 tarihli KDV hariç 54.154,24 TL fiyat farkı faturasının 27/12/2022 tarihinde, 2021-11 dönemine ait BA formunda bildirimini yaptığının rapor edildiği anlaşılmış, davacının ticari defterleri üzerinden yapılan inceleme de ise, bilirkişi heyetinden davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde dosyaya ibraz edilen raporu ve bu rapora tarafların itirazlarını karşılar şekilde rapor tanzim edilmesi bilirkişi heyetinden istenilmiş, bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu raporda, davacının yasal defterlerinde davalıdan 20.490,79 TL alacaklı olarak gözüktüğü, davalının defterlerinin incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporunda ise davacının davalıdan 20.491,02 TL alacaklı olduğu bu durumun maddi hatadan kaynaklandığı dolayısıyla taraf defterlerinin birbirlerini doğruladığı, taraflar arasındaki ihtilafa konu eksik olduğu iddia edilen 89 adet mal bedeli için tanzim edilen 15/11/2021 tarih, ... numaralı, 63.902,00 TL tutarlı fiyat farkı faturasının dayanağını teşkil eden sevk irsaliyesinde yer alan açıklamalar ve söz konusu bilirkişi raporu ile yapılan tespitler sonucunda fatura tanziminin söz konusu olmaması gerektiği anlaşıldığı, fiyat farkı hariç tutulduğunda, normal mal teslimi ile yapılan tahsilat ve ödemelerde bir ihtilafın söz konusu olmadığı, bu faturanın davacının BA formunda olmasının tek başına delil mahiyetinde olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari işlemler neticesinde tarafların defterlerinin birbirlerini doğrular mahiyette olduğu, davalı tarafından tanzim edilen 63.902,00 TL lik fiyat farkı faturasının mesnet teşkil eden hususların somut olarak kanıtlanamaması ve davacı tarafın yasal defterlerinde de yer almaması neticesinde, davacı aleyhine bu faturanın borç doğurucu bir işlem koşulunu oluşturmadığı ve davacının davalıdan 20.490,79 TL alacaklı olduğuna yönelik rapor ibraz edilmesi karşısında, davacı tarafın davalıdan olan alacağının ticari defterleri ve davalının ticari defterleri ile ispatladığı kanaatine varılmış, davacının davasının kabulü ile ... 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 20.490,79 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş, taleple bağlılık ilkesi gereği, davacının icra takibinde %15,75 oranında ticari faiz istediği göz önüne alınarak, asıl alacak 20.490,79 TL'ye takip tarihinden itibaren %15,75'i geçmemek kaydıyla reoskont avans faizi işletilmesine ve taraflar arasındaki alacağın likit olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın %20 oranındaki 4.098,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
-
Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 20.490,79 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 20.490,79 TL'ye takip tarihinden itibaren %15,75'i geçmemek kaydıyla reoskont avans faizi işletilmesine, %20 oranındaki 4.098,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.399,72. TL karar ve ilam harcından peşin alınan 247,49. TL harcın ve icra takip dosyasında alınan 102,45. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.049,78. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70. TL başvurma harcının ve 102,45. TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen toplam 7.449,50. TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Arabuluculuk ücreti olan 1.560.00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle HMK 341 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. 13/03/2024
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57