SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/856 E. 2024/181 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/856

Karar No

2024/181

Karar Tarihi

6 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/338 Esas

KARAR NO : 2024/178

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 16/05/2023

KARAR TARİHİ : 06/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili 16/05/2023 tarihli dava dilekçesinde, ...LTD. ŞTİ'nin 1959 yılında ...'de kurulduğunu, bir akaryakıt işletmesi olduğunu, 06.02.2023 tarihinde ülkede meydana gelen ... merkezli deprem dolayısıyla konum itibarı ile deprem bölgesine gidiş-geliş güzergahında bulunan işletmelere sahip olan müvekkilin, firmaya ait ...'de bulunan ... isimli işletmenin, felaketin ilk gününden itibaren tamamen ücretsiz olarak deprem mağduru vatandaşların kullanımına açıldığını, 12.06.2023 tarihinde çeşitli sosyal medya mecralarında, tamamen gerçeğe aykırı olarak, müvekkilin bir bisküvinin fiyatını 40 TL'ye arttırdığı, depremi bir fırsata çevirdiği gibi açıklamalar ile birlikte çeşitli gıda ürünlerini fahiş fiyata sattığını ifade eden paylaşımlar yapıldığını, mevcut muhasebe kayıtlarında benzer şekilde binlerce fiş bulunduğunu, firmaya ait tüm kayıtların her türlü incelemeye hazır olduğunu, anılan paylaşımların yapılması üzerine müvekkil firmaya ait işletmelerde ... Valiliğince 12.02.2023 tarihinde yapılan haksız fiyat denetiminde de ürünlerin fahiş bir fiyat ile satılmadığı ve bisküvilerin satış fiyatının 8 TL olduğunun tespit edildiğini, resmi kayıtlarla sabit olduğu üzere, müvekkil firma tarafından hiçbir tarihte ve herhangi bir şekilde standart fiyatın üzerinde tek bir satış dahi yapılmadığını, müvekkilin deprem tarihi olan 06.02.2023 tarihinden öncesi ve sonrası fiyatlarında hiçbir farklılık bulunmadığını, anılan paylaşımların çeşitli sosyal medya platformlarında, doğruluğu hiçbir şekilde araştırılmaksızın özellikle davalı gibi basın organları aracılığı ile yayılması neticesinde hakikatin bir öneminin kalmadığını, yaratılan bu algı nedeniyle müvekkil firma hakkında binlerce hakaret ve tehdit içeren paylaşım yapıldığını, hatta çeşitli taraftarın grupları tarafından müvekkil firmaya ait işletmelerin basıldığını, müvekkilin ticari itibarının zedelendiğini, yayınlanan habere ilişkin ... 23. Noterliği marifetiyle ... tarih ... yevmiye numarası ile elektronik tespitte bulunulduğunu, haberin tam metninde “... arasında bulunan ...tesisinde, 5 liralık bisküvi fiyatlarının 40 liraya çıkarıldığı görüldü. ... Valiliği, fahiş fiyata bisküvi satan dinlenme tesisine ceza kesildiğini açıkladı.” ibaresi yer aldığını, hiçbir şekilde gerçeği yansıtmayan bu bilgi doğrudan müvekkil hedef gösterilerek ve kesin ifadeler ile yayınlandığını, bu haber sosyal medya platformlarında milyonlarca kişiye ulaştığını, “deprem güzergahında fahiş fiyatlandırma” başlığıyla verilmesi de müvekkile yönelik “deprem fırsatçısı” algısı yaratıldığını, davalı tarafından haberin müvekkile ilgili kısmının “deprem güzergahında fahiş fiyatlandırma” başlığı ile servis edildiği, haber içeriğinde ise “... arasında bulunan ... tesisinde, 5 liralık bisküvi fiyatlarının 40 liraya çıkarıldığı görüldü. ... Valiliği, fahiş fiyata bisküvi satan dinlenme tesisine ceza kesildiğini açıkladı.” ibarelerinin yer aldığını, anılan haberde yer alan ifadelerin “kötüleme” vasfını haiz olduğu izahtan vareste olduğunu, müvekkilin fahiş fiyat uyguladığı vurgulanmakta, fahiş fiyat uygulamasının nedeni olarak ise dolaylı olarak “deprem fırsatçılığı” gösterilmektedir. Anılan ibarelerin müvekkilin maddede belirtilen şekli ile müvekkilin “faaliyetlerini ve fiyatlarını” hedef aldığı ve ticari itibarına geri dönülemez şekilde zarar verecek mahiyette olduğunu, müvekkil firmaya yöneltildiği hususunda da bir şüphe bulunmadığını, haberde müvekkilin işletme adı doğrudan kullanıldığını, ek olarak işletmenin lokasyonu hakkında da bilgi kullanıldığını, ek olarak işletmenin lokasyonu hakkında da bilgi verildiğini, müvekkilin fiyat politikasında depreme bağlı bir değişim olmadığı, bir bisküvinin satış bedelinin 8 TL olduğu hususlarının resmi kayıtlarla sabit olması karşısında anılan beyanların hiçbir suretle gerçeği yansıtmadığını, müvekkil firmaya ait tüm kasa kayıtlarının incelemeye açık olduğunu, bunun yanı sıra, haber içeriğinde ... Valiliği'nce müvekkile fahiş fiyat nedeniyle ceza kesildiği belirtilmişse de bu yönde müvekkil aleyhine düzenlenmiş fahiş fiyat ile alakalı herhangi bir yaptırım bulunmadığını, bu noktada davalının açıklanan beyanlarının basın özgürlüğü içerisinde değerlendirilemeyeceği hususunun da açıklanması gerektiğini, her ne kadar basın özgürlüğü Anayasa'nın 28. Maddesinde güvence altına alınmış olsa da bu sınırsız bir özgürlük olmadığını, nitekim basının haber verme fonksiyonunu yerine getirirken ilettiği bilginin objektif ve gerçek olması gerektiğini, dava konusu haber metninde yer alan bilgilerin ise hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, haber metninde yer alan “deprem güzergahında fahiş fiyatlandırma” ibaresi, doğrudan müvekkil firmanın itibarına saldırı niteliğinde, gerçek dışı bir yorumdan ibaret olduğunu, bu nedenle, herhangi bir kaynağa veya haberin gerçekliğine ilişkin en ufak bir araştırma dahi yapılmaksızın hazırlanmış olan metnin haber verme hakkı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, eldeki davanın TTK 55 vd. düzenlenmiş olan haksız rekabete dayanmakta olduğunu, mezkur kanunun 4/1-a,c maddeleri gereğince ticari dava hükmünde olduğunu, bu nedenle davanın görevli asliye ticaret mahkemesinde ikame edildiğini, aynı şekilde davalı internet sitesinde kendisi tarafından yayınlanan künye içeriği incelendiğinde, davalı şirketin ... Şubesi, internet sitesinden yayınlanan haberlerle ilgilendiğinin görüldüğünü, buna göre yürürlükteki HMK'nın 14. maddesi “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. ” hükmününün havi olduğunu, bununla birlikte, arabuluculuk yoluna da başvurulduğunu, davalı yanın arabulucunun tüm çabalarına rağmen kasten arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını ve sürecin “görüşemeden anlaşamama"” olarak sonuçlandığını, haksız rekabetin gerçekleşmesi için kusurun bir önemi olmadığını, bu nedenle haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve ortadan kaldırılması talepleri bakımından incelenmesi gereken tek hususun; davalının web sitesinde yayınlanan 10.02.2023 tarihli .... uzantılı ve dava tarihinde hala aktif haberin TTK 55/1-a anlamında kötüleme teşkil edip etmediği olduğunu, TTK Md 56/1-a hükmünde, haksız rekabet eyleminden zarar gören kimseye bu eylemin haksız rekabet olup olmadığını dava yolu ile talep etme hakkı tanındığını, açıkça kanun hükmünden doğan bu hak, eda davası açılabileceği yerde tespit davası açılamaz kuralının bir istisnası niteliğinde olduğunu, zira kanun koyucu açık düzenleme ile hukuki yararın varlığını karine olarak kabul ettiğini, bu nedenle davalıya ait haber sitesinde ekor-ceza uzantısı ile yayınlanan ve dilekçemiz ekinde sunulan haber metninin haksız rekabet teşkil edip etmediği hususunun tespit edilmesi gerektiğini, yer alan web sitesi bağlantısına işbu dava tarihi itibarı ile halen ulaşılabilmekte, bu nedenle davalının haksız fiili temadi ettiğini, kötüleme niteliğindeki bu haksız ve gerçek dışı ifadelerin yarattığı tehlikenin sonlandırılması gerektiğini, bu nedenlerle davalıya ait haber sitesinde yayımlanan açıklamaların, TTK Md 55/1-a hükmü uyarınca “yanlış ve kötüleyici açıklama” ve dolayısıyla haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalıya ait haber sitesinde yayımlanan açıklamaların ve bu habere ilişkin olarak davalıya ait sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımların kaldırılmasına ve davalının benzer şekilde yanlış ve açıklamalar yapmaktan men'ine, davalıya ait haber sitesinde yapılan ve müvekkilin deprem nedeniyle fahiş fiyat uyguladığı içeriğine sahip haberin gerçeği yansıtmadığı, müvekkilin fiyat politikasında depremden kaynaklı bir değişimin olmadığı ve bu hususun resmi kayıtlarla sabit olduğu belirtilerek kalıcı olarak tekzip metni yayınlanarak haksız rekabetin yarattığı maddi durumun ref'ine, TTK Md 59 hükmü uyarınca, işbu davaya ilişkin karar kesinleştiğinde kararın bir özetinin masrafı davalıdan karşılanmak üzere Türkiye genelinde yayınlanan ve en yüksek tiraja sahip üç gazeteden birisinde yayımlanmasına, davalının gazetecilik ilkelerine ve araştırma yükümlülüğüne aykırı şekilde kusurlu olarak yayınlamış olduğu haber nedeniyle müvekkilin ticari itibarının zedelendiğinin kabulü ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL manevi tazminatın haber tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, TTK Md 61 hükmü uyarınca, tedbir talebimizin kabulü ile işbu dava kesinleşene kadar, davalıya ait haber sitesinde ... uzantısı ile yayınlanmış olan haberin; haber içeriğinin gerçeği yansıtmadığı ve müvekkilin fiyat politikasında depreme bağlı bir değişim olmadığı belirtilerek, bu hususu açıklayan fatura ve fişlerin de yayınlanması suretiyle tedbiren düzeltilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 26/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde, söz konusu haberin ... isimli internet sitesinde yayınlandığı ve haksız rekabet oluşturduğu varsayımında dahi davalı olarak muhatabın müvekkil şirket olmadığını, Müvekkil şirket ... Tic. A.Ş., uzun yıllardır ... ilinde ... olarak faaliyet gösterdiğini, bahsi edilen internet haber sitesi ile herhangi bir maddi, dolaylı, hukuki veya fiili bir bağlantısı bulunmadığını, bu hususta; somut olaya ilişkin olarak davanın neden maddi hukuk kaynaklı husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini ifade edilmeden önce konuya ilişkin temel hukuki kavramların izah edilmesi gerektiğini, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişki olduğunu, taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusu sübjektif hakka ilişkin olduğunu, dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen (nitelendirilen) kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın tarafları olduğunu, ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerektiğini, bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemeyeceğini, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilmesi gerektiğini, bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu tamamen maddî hukuka göre belirlenebileceğini, bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğunu, sıfatın usul hukuku bakımından önemi (usul hukukunu ilgilendiren yönü)'nin bir davanın tarafları o davada gerçekten taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, dava konusu hakkın esası hakkında inceleme yapıp karar veremeyeceğini, mahkemenin, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar vereceğini, bu kararın, davanın mesmu olmadığına (dinlenemeyeceğine) ilişkin bir karar olmadığını, gene davanın esasına ilişkin bir karar olduğunu, sıfat yokluğunun, bir def’i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz olduğunu, Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu re'sen gözetir. İşte bu nedenle, hâkim, sıfat yokluğunu kendiliğinden gözettiğini, nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu’nun 18.04.2007 gün ve 2007/5-233 E., 2007/221 K.; 04.03.2009 gün ve 2009/10-34 E. 2009/104 K.; 03.02.2010 gün ve 2010/4-4 E., 4 K.; 08.02.2012 gün ve E:2011/21-789, K:2012/62 sayılı kararlarında da benimsendiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle Sıfat (Husumet) yoksunluğu nedeniyle ve diğer usuli ve esas yönlerden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Bilirkişi raporu. ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısı. ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısı. ... Valiliği/Ticaret İl Müdürlüğünün cevabi yazısı.

GEREKÇE; Dava TTK'nun 55 ve 56. Maddeleri gereği, haksız rekabet eylemi sebebiyle davacının uğradığını iddia ettiği manevi zararların tazminine yönelik tazminat davasıdır.

Davacı taraf, ... isimli haber sitesinde 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketinden sonra müvekkilinin bisküvileri fahiş fiyata sattığına yönelik haberler yapıldığını ve bu haberlerin yayılmasında davalı Nadide İletişim ... Şirketi gibi basın organları ile yayılması neticesinde gerçeğin bir öneminin kalmadığını, müvekkili firmanın ticari itibarının zedelendiğini belirtip, haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, zarar ziyanının tazminini ve manevi tazminat talep etmiştir.

Davacı taraf, ... internet sitesinin imtiyaz sahibi ... Anonim Şirketinin olduğunu belirterek, bu sebeple davayı ... Şirketine yönelttiğini belirtmiştir.

Davalı taraf ise ... internet sitesinin imtiyaz sahiplerinin kendileri olmadığını belirterek, kendilerinin özel eğitim kurumu olarak faaliyet gösterdiklerini, internet haber sitesi ile maddi, dolaylı, hukuki ve fiili bir bağlantısını olmadığını belirtmiştir.

Davacı taraf, dava açarken internet sitesinin künyesinde ... Anonim Şirketi'nin yazdığını ama daha sonra künyenin ... Şti. olarak değiştirildiğini belirtmiş ve mahkemece husumet itirazı haklı görülse dahi kendilerinin kusurları olmadığını ve aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.

Dosya kapsamında davalı tarafın husumet itirazının değerlendirilmesi açısında, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, davacı taraf ile ilgili haberi ... internet sitesinde 13/02/2023 tarihinde saat 12:02'de yayınlandığı, davalı tarafa ait ... in sahibinin ...Şirketi olduğu, şirket adresinin ise ... şeklinde olduğu, www. ... sitesinin “...” sorumlusu olarak ... bilgisinin yayınlandığı, ...'a ait ... adresli internet sitesinde ünvanın ... HİZMETLERİ LTD. ŞTİ olarak yayınlandığı ...'ın internet haberciliği web tasarım, sosyal medya desteği , görsel iletişim danışmanlığı ve — yazılım desteği sağladığı, adres bilgisinin yayınlanmadığı, iletişim için ... numarasının yayınlandığı, ... sorumlusu olarak ise ... bilgisinin yayınlandığı ...'e ait adres bilgisi ... adresli internet Sesinde yayınlandığı haliyle ... olduğu ve haber yazılımı hizmeti verdiği, davaya konu haberin yayınlandığı ... adresli internet sitesinde yer alan bilgilerle içerik sağlayıcısı olarak sorumlu olabilecek: ... Genel Koordinatörünün ... olduğu, sorumlu Yazı İşleri Müdürü olarak ...'ın sorumlu olduğu, şef Editör olarak ... olduğu, editör olarak ..., ... veya... isimlerinin beyan edildiği tespit edilmiştir.

Bilirkişi raporundan sonra davacı taraf, husumetin ... Limited Şirketine yönetilmesi kanaatinde ise HMK 124/3 maddesi gereğince, mahkemece tarafta iradi değişiklik yapılmasına izin verilerek, husumetin... Ticaret Limited Şirketine yöneltilmesini talep etmiştir.

Maddi hata, olayın gelişinden ve dosyanın incelenmesinden, bir maddi hata olduğu kolayca anlaşılabilen ad, soyad, ünvan, harf, rakam eksiklikleri ve yazımsal yanlışlıklardan kaynaklanan hatalardır.

Davacı tarafın, 29/05/2023 havale tarihli davalı yanın husumet itirazlarına yönelik sunmuş olduğu dilekçede de, davayı ... Anonim Şirketine açtığını, bunun sebebinin ise davaya konu internet sitesi künye bilgilerinden ileri geldiğini belirttiği görülmüştür.

HMK 124/3 maddesinde, "(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir." hükmü yer almakta olup, davacı tarafın dava dilekçesi incelendiğinde, davacının davalı olarak ... Ticaret Anonim Şirketine dava açtığı ve 29/05/2023 tarihli dilekçesinde de açık bir şekilde davayı ... Ticaret Anonim Şirketine karşı açtığını beyan ettiği görülmüştür.

Davacı tarafın maddi hata sebebiyle ... Şirketine yerine davalı ...Anonim Şirketi'ni davalı olarak gösterdiğine ilişkin iddiasının maddi hatadan kaynaklanmadığı aksine davacı tarafın üzerine düşen gerekli araştırmayı yapmaksızın internet sitesinden bulmuş olduğu bilgi neticesinde davayı davalı ...Ticaret Anonim Şirketi'ne yöneltmiş olduğu anlaşılmıştır.

Dava hakkı, hak sahibinin talebi sonuç vermediğinde veya talepte bulunmasının kendisine fayda sağlamayacağını düşündüğü durumda haklarının korunması için yargı yoluna başvurma yetkisini ifade etmekte olup, gerek bireyler gerekse tüzel kişiliğe sahip şirketler dava hakkını kullanırken hukuken hakkının olduğunu düşündüğü kişilere ve şirketlere dava yöneltmekte özgür olup, davacı tarafta davasını açarken kendi özgür iradesi ile davalı olarak ...Anonim Şirketi'ni göstermiştir.

Davacı konumunda bulunan taraf ile dava açarken davasını yönelteceği davalıları araştırarak dava açma yükümlülüğündedirler.

Bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere ... sitesinin imtiyaz sahibinin ...Şirketi olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın davasının ... Şirketine yöneltmesi gerekirken, davacı tarafın davasını dava ile ilgisi olmayan ...Anonim Şirketi'ne yönelttiğinden, dosyamızda davalı olarak gözüken ... Ticaret Anonim Şirketine yöneltilecek bir husumetin bulunmaması sebebiyle davanın HMK madde 114/1-d ve 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve her ne kadar davacı taraf HMK 327/2 maddesi gereğince, kendileri aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiş ise de, davacı tarafın üzerine düşen araştırma yükümlülüğünü yerine getirmeden davayı dosyamızda davalı olarak gözüken esasen kendisine husumet yöneltilmesinin mümkün olmayan ... Şirketine yönelttiği ve bu davanın açılmasında ...Ticaret Anonim Şirketinin bir kusuru olmadığından, yargılama giderlerinden davacının sorumlu olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

  1. Davanın HMK madde 114/1. d ve 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

  2. Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 341,55. TL harçtan mahsubu ile bakiye ‬86,05. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin gereğince davalı vekiline takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/03/2024

Katip

E-imzalıdır.

Hakim

E-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbuldelillerhizmeeri(HaksızRekabettengerekçehükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim