İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/808 E. 2024/158 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/808
2024/158
27 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/808 Esas
KARAR NO : 2024/158
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : 06/12/2023
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 06/12/2023 tarihli dava dilekçesinde; ... Şirketinin müvekkili ... ve davalı ...' in %50'şer paya sahip olduğu, iki ortaklı bir ticari şirket olduğu, hırdavat ve yapı malzemeleri alanında faaliyet gösterdiğini, iş bu şirketin 13/08/1993 tarihinde TTSG'ye tescil edildiğini, şirketin kuruluş tarihinden bu yana müdürlük yetkisinin ve belirlenmiş çeşitli süreler ile ...'e verildiğini, son olarak şirketin, ... 25. Noterliği onaylı ... tarih ve ... Yev. No'lu genel kurul kararı ile; ...'in 50 yıl süre ile müdür olarak seçilmesine, şirket kaşesi altında münferit imzası ile şirketi temsil ve ilzam etmesine oy birliği ile karar verildiğini, işbu kararın 07/02/2018 tarihinde tescil edildiğini, ancak davalının müdürlük yetkisinin gerekli kıldığı görev ve sorumlulukları yerine getirmediğini, işleri aksattığını ve elde edilen kazançları kendi menfaatleri için kullandığını, şirkete zarar verecek düzeye ulaştığını, bu nedenle ...'in müdürlük görevine son verilmesini, müvekkilinin müdür olarak tayin edilmesini, bu talepleri kabul edilmez ise, somut olaya ilişkin kanun hükümlerinin uygulanmasına, dava kesinleşene kadar tedbiren müdürlük yetkisinin müvekkiline verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise, müdürlük ve imza yetkisinin her iki ortak olan davalı ve davacıya verilerek iş ve işlemlerin her ikisinin imzası ile yapılmasına, bu mahkemece kabul görülmez ise tedbir bakımından da kanun hükümlerinin uygulanmasına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olup, davalı vekili tarafından ibraz edilen 16/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkilinin ...Limited Şirketini 30 yıl önce 1993 yılında tek başına kurduğunu, şirketi aralıksız yönetmekte olduğunu, davacının çok sonradan bu şirkete ortak edilmiş hisse payı verildiğini, ortak olduğunu, halende müvekkilinin münferit tek yetkili müdür olduğunu, davalı müvekkili ... yetkilisi ve ortağı olduğu şirketi kanun ve nizamlara mali, muhasebe mevzuatına iş gerekliliklerine, piyasa koşullarına , yerel ve global ekonomik gelişmelere göre yönettiğini, bütün iş ve işlemleri yetkisi dahilinde yaptığını, şirket hesabından şahsi hesabına yapılmış bir eft, havale var ise bunlarda yasal ve meşru olduğunu, şirket ortaklar hesabı (331 hesap)'tan kaynaklı alacaklar olduğunu, müvekkilinin kendi hesabına hukuka aykırı yada haksız bir para transferi söz konusu dahi olmadığını, yapılan tüm iş ve işlemlerin mevzuata uygun ve kayıtları muhasebe ilkelerine uygun olduğunu, tüm banka kayıtları geldiğinde hangi ortağın hesabına para aktardığı ortaya çıkacağını, davacının dava dilekçesinde her birini birden fazla kez yinelediği tüm beyan ve iddialarının gerçek dışı olduğunu, yerinde olmayan sübut bulmayan, kanun ortaklık sözleşmesi hukuk ve hakkaniyete, yargıtay içtihatlarına aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 27/02/2024 tarihli dilekçesi ile tarafların anlaştığını ve uyuşmazlığı çözdüklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, davadan feragat ettiğini bildirerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan 27/02/2024 tarihli dilekçesi ile tarafların haricen sulh olduklarını, bu anlaşma gereği davacının davadan feragat edeceğini, feragat halinde davalı taraf olarak yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
Davadan feragat HMK. nun 307 ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde, davadan feragate yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de HMK. nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Feragat nedeniyle davanın reddine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesince hesaplanan 427,60. TL maktu karar harcının başlangıçta mahkeme veznesine yatırılan 269,85. TL harçtan mahsubu ile eksik harç olan 157,75. TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Taraf vekillerince vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmediğinden bu konuda bir karar oluşturulmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/02/2024
Başkan ...
E-imzalıdır.
Üye ...
E-imzalıdır.
Üye ...
E-imzalıdır.
Katip ...
E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12