İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/751 E. 2024/104 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/751
2024/104
7 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/751 Esas
KARAR NO : 2024/104
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2022
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 26/10/2022 tarihli dava dilekçesinde, 18.02.2022 tarihinde, müvekkile ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Müvekkile ait araç kazada %0 ve ... plakalı araç ise %100 kusurlu olduğunu, Müvekkilin aracında davaya konu kaza sebebiyle reel değer kaybı oluştuğunu, sigorta şirketine reel değer kaybı talebi için 13.06.2022 tarihinde başvuru yapıldığını, herhangi bir dönüş olmadığını, dava şartı arabuluculuk kapsamında ... BÜROSUNDA ... BAŞVURU NUMARALI VE... dosya numaralı arabuluculuk dosya başlatıldığını, anlaşamama olarak sonuçlandığını, davaya konu 18.02.2022 tarihli trafik kazası neticesinde müvekkile ait ... plakalı araçtaki reel değer kaybı tazminatının belirlenmesinin mümkün olmadığını, kendisinden böyle bir kalem belirlemesinin beklenemeyeceğini, kusur oranına göre değer kaybı hesaplanmasında; hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hesaplanan aracın hasar miktarı belirlenerek hesaplanması gerektiğini, kaza sonucunda müvekkil araç hasara uğramış bunun sonucunda değer kaybı meydana gelmiştir. Buna göre Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli 31269 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... E. Ve ...K. Sayılı kararı uyarınca müvekkilin aracının uğradığı reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle Müvekkile ait araçta meydana gelen 100,00-TL Reel Değer Kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 10/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde, dava konusu trafik kazasının zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, Müvekkil şirket’in poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Müvekkil şirketin, azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araç hasarına ilişkin olarak, tedarikçi ve davacıya ve araç hasarı için toplamda 5127.38 TL tazminatı ödendiğini, müvekkil şirkete hasar aşamasında başvuru yapıldığını, trafik kazası sonucu müvekkil şirket tarafından söz konusu kazaya ilişkin 5127.38 tl ödediğini, anılan ödemeler ile müvekkil şirket sigorta poliçesi hükümlerini tamemen yerine getirdiğini, hal böyle iken başvurunun reddi gerektiğini, başvuran tarafın, her ne kadar vuku bulan trafik kazası sonucu uğramış olduğunu iddia ettiği zararlara karşılık olmak üzere maddi tazminat talebinde bulunmaktaysa da, esasen müvekkil şirket tarafından başvuranın zararlarına ilişkin ödeme yapıldığını ve sigorta poliçesi hükümleri uyarınca müvekkil şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, Müvekkili şirket kaza sonucu ödemesi gereken araç hasarına ilişkin tazminat miktarını başvurana ödediğini, Müvekkil Şirket’in; Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. kişilere verdiği zararı, yine poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğu da göz önüne alındığında, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi heyeti marifetiyle ifade tutanakları, ceza dosyası vb. belgeler üzerinde detaylı inceleme yapılarak kusur tespitinin yapılmasını, öte yandan başvuruya konu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin araştırılması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen araç mahrumiyet bedeli Trafik Sigortası Genel Şartları "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.3. maddesinin (m) bendi uyarınca; "Dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri" teminat dışında yer aldığını, anılan düzenlemeye göre aracın kullanılmamasından kaynaklanan ikame araç bedeli olaylı zarar olduğunu, poliçe teminatı kapsamına girmediğini, işbu sebeple anılan tazminat kaleminden müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Müvekkil şirket nezdinde tanzim edilen poliçe, trafik poliçesi olduğunu, bu poliçe ile şartların yerine gelmesi halinde, sigortalı aracın neden olduğu doğrudan zararlar karşılandığını, bunun tipik örneğinin araç hasarı olduğunu, araçta meydana gelen hasarların, şartlar dahilinde karşılandığını, değer kaybının ise bir hasar olmadığını, Müvekkil şirket’in araç mahrumiyet talebine yönelik herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından yapılan hesabı kabul etmediklerini, bu nedenlerle davanın reddine, ödeme yapılmış olması nedeniyle başvurunun reddine, kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, değer kaybına ilişkin tazminat hesabının Uzman Sigorta Eksperleri tarafından yapılmasına, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmalarına, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden gelen cevabi yazı. ...Birliğinden gelen cevabi yazı. ... Sigorta A.Ş.'den gelen müzekkere cevabı. Bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, 18/02/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluştuğunu iddia ettiği değer kaybı bedelinin tazminine ilişkin açılan tazminat davasıdır.
Mahkememizce 01/03/2023 tarihli celse ara kararı gereği, Makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 09/10/2023 tarihli raporunda, ... plakalı hususi otomobilin sürücüsü ...'ın 96100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, aracın trafik sigortacısı davalı ... A.Ş.'nin aynı oranda ve azami 50.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, ... plaka numaralı ticari otomobilin sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, olay tarihinde davacı ...'a ait ... plaka ve (...) şasi numaralı ticari otomobilin üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının gerçek zarar ilkesi ve Yargıtay'ın müstakar içtihatlarına göre 8.000,00 TL mertebesinde olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporun uyuşmazlığı çözmeye yeterli olduğu, tarafların itiraz ve beyanlarını da kapsar teknik değerlendirmeler olmakla hükme esas alınmıştır.
GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybının tazmini için açılan tazminat davasıdır.
Davacı adına kayıtlı ... plakalı araca, davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, mevcut kazada davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğunu ve araçta meydana gelen değer kaybının tahsili amacıyla açıldığı görülmüş, davalının ise davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.
Haksız fiillere dayalı tazminat davalarında mahkemece araştırılması ve hükme esas alınması gereken zarar "gerçek" zarardır. Bu tip kazalarda hasara uğrayan araç işleteni değer kaybı talebinde bulunabileceği gibi aracın pert olması durumunda da buna yönelik tazmin talebinde bulunabilir. Aracın değer kaybının hesaplanması yöntemi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik ve istikrara kazanan içtihatlarında ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Buna göre aracın kazadan önceki 2. el değeri ile kazalı halindeki 2. el değeri arasındaki fark değer kaybına esas alınacaktır.
Dava konusu trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle araçta varsa oluşan değer kaybının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş, İTÜ Otomotiv Kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişi (ya da Otomotiv alanında uzman Makine Mühendisi bilirkişiye) ve trafik kazalarında uzman (kusur durumunun değerlendirilmesi için) bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 07/04/2023 tarihli raporda, ... plakalı hususi otomobilin sürücüsü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, aracın trafik sigortacısı davalı ... A.Ş.'nin aynı oranda ve azami 50.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, ... plaka numaralı ticari otomobilin sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, olay tarihinde davacı ...'a ait ... plaka ve (...) şasi numaralı ticari otomobilin üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının gerçek zarar ilkesi ve Yargıtay'ın müstakar içtihatlarına göre 8.000,00-TL mertebesinde olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporundan sonra davacı vekiline davasını HMK madde 107/2 kapsamında belirli hale getirmek ve buna ilişkin dilekçesini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu sürenin kanuni süre olduğu hatırlatılarak belirli hale getirme işlemi yapılmadığı veya harcın ikmal edilmediği takdirde dava dosyasının mevcut bedel üzerinden karara bağlanacağının ihtarı yapılmış ve davacı vekilince, 07/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile açmış bulundukları 100,00-TL tutarındaki taleplerinin, bilirkişi raporu doğrultusunda değer kaybı bedellerinin 7.900,00-TL artırarak davanın 8.000,00-TL üzerinden devam etmesini talep etmiştir.
Mahkememizce hazırlanan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkememiz denetimine elverişli rapor kapsamında yapılan belirli hale getirme dilekçesi doğrultusunda davanın bu bedel yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı yan açılan davada faiz talep etmiştir. İşbu davada avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davalı araç, ticari araç olmadığından ve davanın TTK madde 4'te sayılan ticari ilerden ve nispi ticari dava olmadığı da görülmekle yasal faize hükmedilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, E: 2020/(17)4-170, K: 2022/698 ve T:18.05.2022 ilamı).
Davacı tarafça, dava açılmadan önce usulüne uygun olarak davalı sigorta şirketine 13/06/2022 tarihinde başvuru yapıldığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinin 8 iş gününün bitim tarihi olan 24/06/2022 tarihi itibariyle dava açılmadan önce temerrüte düştüğü anlaşılmış ve davacının alacağına 24/06/2022 tarihinden itibaren kanuni temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir.
7036 sayılı Yasa ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesi gereği aynı yasanın 3/14, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
-
Davanın kabulü ile 8.000,00. TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 24/06/2022 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 546,48. TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70. TL harcın ve ıslah harcı olan 134,91. TL'nin mahsubu ile bakiye 330,87. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70. TL peşin harç, 80,70. TL başvurma harcı ve 134,91 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 8.000,00. TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen toplam 2.097,75. TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsilli ile hazineye gelir kaydına,
-
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle HMK 341/3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.. 07/02/2024
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12