SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/848 E. 2023/643 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/848

Karar No

2023/643

Karar Tarihi

21 Eylül 2023

T.C.

İSTANBUL

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/848 Esas

KARAR NO : 2023/643

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)

DAVA TARİHİ : 29/11/2022

KARAR TARİHİ : 21/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinden özetle; davalı ... Şirketinin ... Limited Şirketi'nin ... 2. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı Şirket Ana Sözleşmesi'nin Türkiye Sicil Gazetesi'nin ... tarihli ve ... sayılı nüshasının 209. ve 210. sayfalarında ilan edilmesiyle kurulduğunu, kuruluşundaki ortaklarının, ... ve ... şeklinde olduğunu, Türkiye Sicil Gazetesi'nin 06.09.2002 tarihli, 5629 sayılı nüshasının 104. sayfasında ilan edildiği üzere, yapılan devir ile ... Limited Şirketi'nin şirket pay sahipleri ..., ..., ..., ... şeklinde olduğunu, Türkiye Sicil Gazetesi'nin 23.07.2003 tarihli, 5847 sayılı nüshasının 334. sayfasında ilan edildiğini, şirket merkezinin "..." adresine taşınmasına karar verildiğini, Türkiye Sicil Gazetesi'nin 02.04.2008 tarihli, 7033 sayılı nüshasının 957. sayfasında şirket unvanının ... Şirketi olarak değiştiğini, şirketin sermayesi 500.000,00- TL olup, şirketin ortaklık yapısının 125.000,00- TL sermaye ile ..., 125.000,00- TL sermaye ile ..., 125.000,00- TL sermaye ile ..., 125.000,00- TL sermaye ile ... olduğunu, ortaklardan ... ve ... yurt dışına yerleşme kararı almış olduğunu, bu sebeple, şirket ortaklar genel kurulu sunulan sicil gazete örneklerinin devamında hiçbir şekilde toplanamadığını, davalı şirketin devamının sürdürülebilirliğini imkansız kıldığını, davaya konu şirketin bankalarda hiçbir hesabı bulunmamakta olup, Tapu Sicil Müdürlüğü'nde şirket adına kayıtlı hiçbir gayrimenkul bulunmadığını, anılan tarih itibarıyla davalı şirket gayri faal olup, ana sözleşmede yazılı bulunan faaliyetlerinden hiçbirini yerine getirmediğinden dolayı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 636. maddesi uyarınca feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup, davalı her hangi bir cevap vermemiştir.

Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup; ibraz edilen 23/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin 31/12/2022 tarihi itibari ile 500.000-TL tutarındaki sermayesi 2.021.056,08 TL. Olarak aktifleri arasında koruduğu, 31/12/2022 tarihi itibari ile 2.021.056,08-TL tutarındaki öz kaynaklarını şirket ortaklarına ödemeyebilmesi için gerekli likiditeye sahip olmaması sebebi ile şirket ortaklarına öz kaynak hesaplarından mütevellit borcunu ödeyebilmesini aktifinde mevcut alacaklarını tahsil etmesine bağlı olduğu, şirketin fiilen alacaklarının tahsili ve borçlarını ödenmesi için fesih ve tasfiye yoluna gidilmesi gerektiği, 15/01/2015 tarihinden itibaren yıllık genel kurul toplantılarının yapılmadığı, ortakların bir araya gelmediği, davalı şirketin ortaklarından 2.596.432,56-TL alacaklı avanslarından dolayı da piyasaya 1.732.988,60-TL borçlu olduğu, aldığı avanslardan kaynaklanan borçlarının ödemesinin ortaklarındaki alacağını veya 1.334.556,13-TL tutarındaki şüpheli alacaklarını tahsil etmesi ile mümkün olabileceğini, davalı şirketin 2018 -2022 yılları arasında hiç bir mal ve hizmet satışı bulunmadığı, buna karşılık faaliyet giderlerini ödemeye devam ettiği, 5 yıldan bu yana gayri faal olduğu, şirket amaçlarını gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı, fesih dışında duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir çözüm bulunmadığı sabit olmakla davalı şirketin feshi için gerekli koşulların oluştuğunu bildirmiştir.

... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin kuruluştan bu yana ticaret sicil özetinin gönderilmesi istenilmiş, yapılan incelemesinde; 100.000-TL sermayeli şirketin 4 ortaklı olduğu,%25 oranındaki paya ..., %25 oranındaki paya ..., %25 oranındaki paya ..., %25 oranındaki paya ...'un sahip olduğu, 14/03/2008 tarih, 1 nolu ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürlüğüne münferit imza yetkilisi olarak ... ve diğer ortaklarla ayrı ayrı müdür sıfatı ile müşterek imzaları ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere 10 yıl süre ile atandıkları, 2008 tarihinden itibaren 10 yıllık görev sürelerinin dolduğu, bu tarihten itibaren de şirkette organ değişikliğine ilişkin her hangi bir ortaklar kurulu kararı alınmadığı, şirketin organsız kaldığı anlaşıldığından TMK 426/2 maddesi uyarınca mahkememizde görülmekte olan davada davalı şirketi temsil etmek üzere mali müşavir Türkan Yılmaz'ın temsil kayyumu olarak atanmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2021/2226 E 2022/582 karar sayılı ilamında da "... genel kurul iptali davasına bakan mahkemece oluşturulacak bir ara karar ile de, şirketin temsili için temsil kayyumu atanmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Zira taraf teşkili, mahkemece re'sen gözönüne alınması gereken hususlardan olup,TMK 426/2 maddesinde düzenlenen temsil kayyumu şirketi sadece görülmekte olan davada temsil edecektir. Bu tür bir karar, sicile tescil ve ilanı gerekmeyen münhasıran o davada taraf teşkilinin sağlanması için verilmektedir.Açılan davada, kayyum edilmesi gereken gerçek veya tüzel kişinin taraf gösterilmesi gerekli ve yeterlidir. Niteliği gereği 6100 sayılı HMK 382. maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işidir. HMK 382/1-3 bendinde, hakimin re'sen harekete geçmesi gereken haller çekişmesiz yargı işi olarak tanımlanmıştır..." şeklinde karar oluşturularak HMK 382 maddesi uyarınca hakimin re'sen harekete geçerek açılan davada temsil kayyumu atayabileceği sonucuna varılmıştır.

6102 sayılı TTK'nın 636/3. Maddesinde; “Haklı sebeplerin varlığı halinde, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.

Şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup; düzenleme uyarınca, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunlu kılınmıştır. Hakim şirketi feshetmek yerine fesih talebinde buluna pay sahiplerinin paylarının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmalarına karar verilebilir. Bunun yerine duruma uygun düşen ve sadece davacının değil, diğer pay sahiplerinin ve hatta işçiler gibi bu karardan etkilenebilecek üçüncü kişilerin de kabul edebileceği başka bir çözüme de karar verebilir. Şirketin sona ermesi dışında duruma uygun düşen alternatif bir çözümün bulunması gereklidir. Bu alternatif çözüm, pay sahiplerinin menfaatlerini yeterli bir şekilde koruyacak bir çözüm olmalıdır. Duruma uygun olma şartı yanısıra bu çözümün ilgili tüm taraflarca kabul edilebilir bir çözüm olması gerekir. Burada temel esas, ölçülülük (orantılılık) ilkesidir. Bu alternatif çözüm, feshi talep eden azlık pay sahiplerinin menfaatleri ile şirket tüzel kişiliği ve diğer pay sahiplerinin çıkarlarının korunması arasında bir denge kurmalıdır. Duruma uygun düşen alternatif bir çözüme karar verme konusunda takdir hakkı hakimde olduğundan bu çözüm resen uygulanır. Alternatif çözümlere; kâr dağıtma zorunluluğu, davacı azlık pay sahipleri arasından birinin yönetim kuruluna alınması, sermaye azaltma yolu ile kısmi tasfiye, şirketin işlev görmesini tekrar tesis edecekse, fesih yerine esas sözleşmede daha hafif değişiklikler yapılabilmesi ve hatta dava esnasında tespit edilen ve geçersiz kabul edilen esas sözleşmedeki bir hükmün esas sözleşmeden çıkarılması, şirketin işletmesinin ayrılarak bir yavru şirket kurulması ve bu şirketin paylarının satılmasına karar verilmesi, şirketin bölünmesi vb. Örnekler verilebilir (Prof.Dr Sami Karahan- Şirketler Hukuku, 2.Baskı, Aralık 2013, sf.759 vd).

Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davalı şirketin 2015 yılından buyana gayri faal olduğu, şirket amaçlarını gerçekleştirmesinin mümkün bulunmadığı en son genel kurulunun 15/01/2015 tarihinde yapıldığı, bu tarihten itibaren şirket ortaklarının bir araya gelmediği, mal ve hizmet satışı bulunmayan şirketin ortaklara ve piyasa olan borcunu ödemesinin mümkün olmadığı, şirketin fesih ve tasfiyesinin sağlanmaması durumunda faaliyet giderlerinin artacağı, fesih ve tasfiye dışında duruma uygun düşen kabul edilebilir bir çözüm yolunun bulunmadığı hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından; davanın Kabulüne, ... Ltd şirketinin fesih ve tasfiyesine, Tasfiye memuru olarak ... nın atanmasına, İlk tasfiye işlemleri için 15.000-TL nin davacı yanca 1 haftalık KESİN süre içinde Mahkeme veznesine depo edilmesine, Tasfiye memuruna aylık 3.000-TL ücret takdirine, 3 aylık ücret olan 9.000-TL nin davacı yanca 1 haftalık KESİN süre içinde mahkeme veznesine depo edilmesine, karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Memurluğunda tescil ve ilanına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle

  1. Davanın Kabulüne, ...Tic. Ltd şirketinin fesih ve tasfiyesine,

  2. Tasfiye Memuru olarak ...'nın atanmasına,

  3. İlk tasfiye işlemleri için 15.000. TL nin davacı yanca 1 haftalık KESİN süre içinde Mahkeme veznesine depo edilmesine, daha sonradan davalı şirketten tahsil edilmek üzere,

  4. Tasfiye memuruna aylık 3.000. TL ücret takdirine, daha sonradan davalı şirketten tahsil edilmek üzere,

  5. 3 aylık ücret olan 9.000. TL nin davacı yanca 1 haftalık KESİN süre içinde mahkeme veznesine depo edilmesine, daha sonradan davalı şirketten tahsil edilmek üzere,

  6. Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Memurluğunda tescil ve ilanına,

  7. Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 269,85. TL'nin peşin alınan 80,70. TL harçtan mahsubu ile eksik harç olan 189,15‬. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  8. Davacı tarafından yapılan toplam 5.187,00. TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,

  9. Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900- TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/09/2023

Başkan

E-imzalıdır.

Üye

E-imzalıdır.

Üye

E-imzalıdır.

Katip

E-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulŞirketTicariİstemli)(Fesihkesin

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim