SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/680 E. 2024/75 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/680

Karar No

2024/75

Karar Tarihi

14 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/680 Esas

KARAR NO : 2024/75

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 15/05/2017

KARAR TARİHİ : 14/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA VE TALEP :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 14/08/2015 tarihli Asansör Yapım ve Montaj Sözleşmesi'nin imzalandığını, işbu sözleşmeye istinaden yapılacak hizmetin bedelinin 34.000,00 TL+KDV olacağının ve bu ödemelerin nasıl gerçekleştirileceğinin imza altına alındığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesi sonucu asansörün montajının gerçekleştirildiğini, davalının adına ... tarihinde ... seri numaralı toplam 40.120,00 TL'lik fatura düzenlendiğini, borçlunun sözleşmede bildirdiği adresine gönderildiğini, ancak borçlunun kararlaştırılan sözleşme bedellerinin bir kısmını zamanı geçmiş olmasına rağmen ödediğini, fakat takibe konu olan 15.620,00 TL borcu müvekkili şirketin tüm talep ve isteklerine rağmen ödemediğini, borcun tüm uyarılara rağmen ödenmemesi üzerine vadesi dolmuş olan 15.620,00 TL üzerinden ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyası ile takibe başlandığını, ancak davalının sadece zaman kazanmak adına borcun bakiye kısmı için başlatılan icra takibine yaptığı itirazın davalı tarafın kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, zira davalı tarafın borcun 24.500 TL'lik kısmını ödedikten sonra kalan bakiyeyi bir türlü ödemeyip sürekli müvekkili şirketi oyaladığını, yapmış olduğu itirazda ise bu sefer sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı gibi bir iddia ortaya attığını, sözleşmede belirlenen adrese asansörün montajı yapıldıktan ve ödemenin büyük bir kısmı gerçekleştirildikten ve halen daha asansörü kullanırken borçlunun böyle bir itirazda bulunmasının hukuken kabul görmesi ve savunulabilmesinin mümkün olmadığını, nitekim huzurdaki davanın alacaklı müvekkili ile borçlu arasındaki hizmet ilişkisine istinaden düzenlenen fatura bedelinin alacağı olduğunu, davalı borçlunun işbu itirazı zaman kazanmak adına yaptığını ve kabul edip büyük bir kısmını bizzat kendisi ödediği borcunu inkar etmeye çalışmanın hiçbir mantıklı açılmasının bulunmadığını, biran için itirazın değerlendirilmesi gibi bir durum söz konusu olacak ise de ek olarak sundukları yapı ruhsatında da anlaşıldığı üzere davalı ile birlikte vekaleti kendisinde olan oğlu ...'ın ( ... ) da babası adına imza atmış olabilme ihtimalinin kuvvetli olması nedeniyle imza incelemesinin yapılması gerektiğini, davalının sözleşme bedelini talep edilen kalan kısmını tüm talep ve isteklerine rağmen ödemediğinden ve haksız olarak icra takibine itiraz edip icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğinden işbu itirazın iptali davasının açılmasının lüzumunun hasıl olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine takip alacağının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu haksız icra takibine itiraz ettiğini, itiraz neticesinde açılan itirazın iptali davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın itiraza konu icra takibine dayanak olarak asansör yapım ve montaj sözleşmesinden doğan alacağını gösterdiğini, fakat müvekkilinin davacı tarafla bu yönde akdettiği bir sözleşme bulunmadığını, zira müvekkilinin davaya konu icra takibine itirazda bulunurken bu hususa da dikkat çekerek sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını belirttiğini, dolayısıyla müvekkilinin imzalamadığı bir sözleşmeden ötürü borç altına girmesinin söz konusu olamayacağını, davacı tarafın davaya konu icra takibine dayanak olarak asansör yapım ve montaj sözleşmesini gösterdiğini ve sözleşmeye istinaden kesildiği iddia edilen faturanın da delil olarak sunulduğunu, ancak dava dilekçesinde bahsi geçen 14/08/2015 tarihli faturanın hiçbir şekilde müvekkiline ulaşmadığını, her ne kadar davacı tarafından faturanın sözleşme adresine gönderildiği belirtilmişse de müvekkilinin karşı tarafla bir sözleşme akdetmediğinden kendisine ulaşmış bir faturanın da söz konusu olmadığını, netice itibariyle tarafı olmadığı bir sözleşme ve kendisine gönderilmemiş bir fatura nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin oğlu ... da dahil olmak üzere hiçbir şahsa davacı tarafın belirttiği asansör yapımına cevaz veren ilzamı havi bir vekaletname vermediğini, dolayısıyla müvekkilinin kendisinin imza altına almadığı ve kimseye de bu yönde geçerli bir sözleşme yapma veya borç altına sokma yetkisi vermediği durumda bahse konu sözleşmeyle bağlı tutulmasının beklenemeyeceğini, davacı tarafın icra takibine yapılan itirazı da gözönünde bulundurarak müvekkiline ait olmayan imzanın oğlu ...'a ait olabileceğini iddia ederek imza incelemesi talep ettiğini, müvekkili tarafından imzanın kendisine ait olmadığı açıkça beyan edilmesi karşısında karşı tarafın hiçbir dayanak göstermeksizin dava dışı üçüncü şahıslar aleyhinde bir takım iddialarda bulunduğunu ve imzaların onlara ait olabileceği soyut iddiasını ileri sürdüğünü, aslında bu durumun dahi karşı tarafın söz konusu sözleşmeyi müvekkili ile akdetmediğini gösterdiğini zira karşılıklı olarak tanzim edilip birlikte imza altına alınan sözleşmenin taraflarının birbirlerini tanır ve imza edenin kim olduğunu bilmek durumunda olduğunu, müvekkilinin oğlu ... da dahil olmak üzere daha önce vermiş olduğu vekaletnamelerde davacının bahsettiği asansör sözleşmesini yapma konusunda kimseyi yetkilendirmediğini, bu hususta ilzamı havi bir vekalet vermediğini, daha önce vermiş olduğu yetkilerin tamamının şuan faaliyette olmayan ' ... ' adına yalnızca bina inşası ve bu yapıların elektrik, su ve doğalgaz gibi zorunlu alt yapı çalışmalarının yapılabilmesi adına olduğunu, müvekkilinin zaten ' ... ' olarak ticari faaliyetine son verdiğini, müvekkilinin firmasının sicil kaydının İTO kayıtlarında 01/02/2017 tarihi itibariyle kapalı göründüğünü beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan 14/08/2015 tarihli Asansör Yapım ve Montaj Sözleşmesi, vekaletname, ticari kayıt ve belgeler, ihtarname, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:

Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki asansör yapım ve montaj sözleşmesi nedeniyle davacının davalıdan faturaya dayalı alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususlarındadır.

İlgili ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 27/03/2017 tarihinde 14/08/2015 tarihli Asansör Yapım ve Montaj Sözleşmesinden kaynaklanan 15.620,00 TL cari hesap, 674,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.294,01 TL alacağın asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranda işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun tarihli itiraz dilekçesinde özetle; İmzanın kendisine ait olmadığını bu nedenle borcunun bulunmadığını ileri sürdüğü, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.

İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.

Somut olayda, davalı tarafça sözleşmedeki imzanın kendine ve oğlu ...'a ait olmadığını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü davalıya aittir. Davacı ise sözleşmeye dayalı olarak davalıdan faturaya dayalı alacağı bulunduğunu ispat ile yükümlüdür.

Davaya konu sözleşme ve davalının imzalarının bulunduğu mukayese evrakları celp edilerek davaya konu sözleşmedeki imzanın davalı ...'a ait olup olmadığı yönünde grafolog ...'dan bilirkişi raporu düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 28 Eylül 2020 tarihli raporunda özetle; İnceleme konusu, Yüklenicisi ... Şti., İşvereni ... olan, 14.08.2014 tarihli, 4 sayfadan oluşan, Asansör Yapım ve Montaj Sözleşmesinde ...-... adına atılmış ve yukarıda özellikleri belirtilen imzalar ile ...'a ait mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hiz ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın Eli Ürünü Olmadığı kanaatinde olduğunu bildirmiştir.

İmzanın davacının oğlu ...'a ait olduğu iddiası yönünden davaya konu sözleşmedeki imzanın dava dışı ...'a ait olup olmadığı yönünde grafolog ...'dan bilirkişi raporu düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 28/08/2023 tarihli raporunda özetle; İnceleme konusu, Yüklenicisi ...Ltd. Şti., İşvereni ...olan, 14.08.2014 tarihli, 4 sayfadan oluşan, Asansör Yapım ve Montaj Sözleşmesinde ...-... adına atılmış ve yukarıda özellikleri belirtilen imzalar ile ...'a ait mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın Eli Ürünü Olduğu kanaatinde olduğunu bildirmiştir.

Davacı tanığı ... yeminli beyanında: Taraflar arasında yapılan sözleşmeden haberim yoktur, ancak asansör montajını yapan ustalardan biriyim, ... firmasında 2009 yılından itibaren çalışmaktayım, asansörler eksiksiz yapıldı, zaten herhangi bir kusuru olsaydı belediye tarafından teslim alınmazdı, ... firmasının yeşil etiketle söz konusu asansörleri teslim ettiğini biliyorum, yeşil etiket alınıncaya kadar bütün işlemler Hasel firması tarafından yapılmıştır ve bu asansör işlemlerini yapmaya ... firmasının yetkisi vardır demiştir.

Davacı tanığı ... yeminli beyanında: Ben ... Asansörde taraflar arasındaki asansör montajı yapıldığı zaman çalışmaktaydım, yeşil etiket alındığında benim imzam olması gerekir, yanlış hatırlamıyorsam asansörler yapıldığında yeşil etiketleri belediyeden alıp asansörlere yapıştırıp teslim eden kişi benim, asansörlerin çalışmasında bir kusur yoktu, öyle bir şey olsaydı zaten yeşil etiket alınması söz konusu olmazdı, işlemleri başından sonuna kadar ... yürüttü, asansörün malzemesinin alınması ve asansörlerin montajı ... tarafından karşılandı, başka bir firmanın bu süreçte herhangi bir katkısı olup olmadığı hakkında bilgim yoktur, ... firması yeşil etiket alma ve tüm montaj işlemlerini yapma konusunda yetki sahibi idi demiştir.

Tanık beyanları, grafolog bilirkişi raporları ve dosya kapsamı incelenerek mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır.

Taraflar arasında 14.08.2015 tarihli 1 adet “asansör yapım ve montaj sözleşmesi” imzalanmıştır.

Sözleşmenin somut olay açısından önem arz eden hükümleri, Sözleşmenin 13. İşin bedeli maddesi " 1 adet 5 kat 5 duraklı, 320 kg, tam otomatik asansör bedeli 34.000 + KDV dir. "

Davacı tarafından davalıya... tarihinde ... seri numaralı fatura ile 40.120,00 TL bedelli asansör ve montaj bedeli faturası kesilmiştir. Fatura içeriği ise "…1 adet 5 ... asansör paket malz + montaj bedeli ( 14.08.2015 tarihli sözleşmeye istinaden.." olarak belirtilmiştir.

Davacıya ait ticari defter kayıtlarının bulunduğu bilgisayarlar programında yapılan incelemede davalı tarafın davacıya 24.500,00 TL ödeme yaptığı ve davacı kayıtlarında 15.620,00 TL bakiye bulunduğu tespit edilmiştir.

Davacı alacaklı takip talebinde takip tarihi itibariyle 674,01 TL işlemiş faiz talep etmektedir. Taraflar arasında asansör yapımı konusunda yazılı bir sözleşme bulunmaktadır. Sözleşmede temerrüt konusunda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı alacaklı tarafça, davalı temerrüde düşürülmediğinden takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği kabul edilmiştir.

2016 yılı Davacı nezdinde Davalı için tutulan cari hesap dökümüne göre takip tarihi 27.03.2017 tarihi itibariyle davacı ticari defter kayıtlarında, davalıdan 15.620 TL alacaklıdır. Davalı taraf ticari defterlerini sunmadığından cari hesap özeti anlamında tarafların kayıtlarını karşılaştırma olanağı bulunamamıştır.

Sonuç olarak, davacıya ait ticari defterlerin bulunduğu bilgisayar kayıtlarında yapılan incelemede davacının, davalıdan 15.620,00 TL alacağının ticari defterlerde işli olduğu, davacı tanığı ...’un ancak asansör montajını yapanlardan birisi olduğunu ve davacının yeşil etiketi alana kadar tüm bütün işlemlerin davacı ... firması tarafından yapıldığına dair tanıklık ettiği, davacının diğer tanığı ...'ın davacı ... Asansörde taraflar arasındaki asansör montajı yapıldığı zaman çalıştığını, yeşil etiket alındığında kendisinin imzasının da bulunduğunu ve asansörler yapıldığında yeşil etiketleri belediyeden alıp asansörlere yapıştırıp teslim eden kişinin kendisi olduğunu, davacı ... firmasının yeşil etiket alma ve tüm montaj işlemlerini yapma konusunda yetki sahibi olduğuna dair tanıklık yaptığı, Grafolog Bilirkişi ...28.08.2023 tarihli raporda sözleşmedeki imzaların ...'ın oğlu olan ...’ın el ürünü olduğuna dair kanaat bildirdiği, davalının oğlunun davalıya ait vekaletnamesi bulunduğu, davacının 674,01 TL işlemiş faiz talebinin fazla ve yersiz olduğu, davacının, davalıdan 15.620,00 TL alacaklı olduğu, bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %9 oranından başlayacak değişen oranlarda yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle,

Davalı tarafından ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin 15.620,00 TL asıl alacak yönünden devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;

Davanın kabulü ile davalı tarafından ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin 15.620,00 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Harçlar Kanununca alınması gerekli 1.067,00 TL ilam harcından peşin yatırılan 278,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 788,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

Davacı tarafından yatırılan 278,27 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 15.620,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 674,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvuru harcı, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 482,18 TL tebligat ve müzekkere giderlerinden oluşan toplam 6.013,58 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 5.764,82 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/02/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulİtirazınİptali(HizmetSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim