Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/529
2024/520
4 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/529 Esas
KARAR NO : 2024/520
DAVA : Tasaffun İptali
DAVA TARİHİ : 01/08/2024
KARAR TARİHİ : 04/10/2024
Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/08/2024 tarih, 2024/510 Esas 2024/563 Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosyası yukarıdaki esasa kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen kambiyo senetleri gerçek bir alacağa dayanmadığını, devredilen müvekkil şirketi zarara sokma amacıyla yapılmış olup tafarrufun iptali gerektiği, Müvekkili olan ... Şirketi 25.10.2022 tarihinde tarihinde devreden ... tarafından ...’e devredildiğini, devirden sonra yeni yetkililer olan ... (...) tarafından müvekkil şirket üzerine ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 45733 ada 10 parsel 3. Kat 8 Numaralı bağımsız bölüm alındığını, Şirketin herhangi bir borcu olduğunun bilinmemesi ve şirketin matrahsız olması nedeniyle de şirket adına taşınmaz alındığını, bunu öğrenen davalılar devrettikleri şirketten mal almak için ve haciz prosedürünü işletebilmek için tasarrufunun iptali talep edilen 01.09.2022 tanzim 13.09.2022 vade tarihli 10.000.000,00 TL bedelli ve 01.09.2022 tanzim 13.09.2022 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli iki adet bonoyu keşide ettiklerini, senetlerdeki alacaklar müvekkili olan şirketin yeni devralanlarını zarara uğratmak için yapıldığını, iptali gerektiğini, senette imzası olan ... Şirketinin yetkilisinin ... olduğunu, müvekkile ...şirketini devreden ...'nın babası olduğunu, davalı ...'nin sözde alacaklı olduğu senetleri ... 4.İcra Müdürlüğü ... numara ile icra takibine koyduğunu, icra takibine konu senetlerdeki borcu hiçbir şekilde kabul etmediklerini, senetler incelendiğinde düzenleme tarihlerinin 01.09.2022 tarihli olduğunu, şirket devredildiğinde de matrahsız olarak devralındığını, devredenler de şirketin bir borcu olmadığını yazılı taahhüt ettiklerini, devralanın bu borcun varlığından haberi olmadığını, şirket devralınırken hiçbir borcu olmadığı ve bu borçlardan devredenin sorumlu olduğu yönünde devralanlar tarafından yazılı taahhüt verildiğini ve devir sözleşmesi yapıldığını, şirket devralınırken hiçbir borcu olmadığı ve bu borçlardan devredenin sorumlu olduğu yönünde devralanlardan yazılı taahhüt alındığını, icra dosyası incelenir ise senetlerde borçlu gözüken ... Ltd. Şirketi’ne karşı alacağı tahsil işlemlerine girişilmediği görüldüğünü, bonolarda asıl borçlu gözüken şirkete yönelik yapılan haciz tutanağı da bulunmadığını, borcun iptale tabi bir borç olduğunu, devirden sonra devralanlar tarafından şirket üzerine alınan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 45733 ada 10 parsel 3. Kat 8 Numaralı bağımsız bölüm satışının iptaline ilişkin Sözde alacaklı ... tarafından müvekkil şirkete ve diğer davalılara satışın iptaline ilişkin tasarrufun iptali davasının ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esaslı dosyası ile açıldığını, bu dosyada davacı ... borca ilişkin hiçbir belge sunamamış olup bu paranın elden borç olarak verildiğini iddia ettiğini, bonolardaki yüksek tutarlı paranın elden borç verildiği yönündeki iddialar olağan hayatın akışına da aykırı olup müvekkil şirketin yeni devralanlarını zor duruma sokmak için senetlerin düzenlendiğinin açık olduğunu, ... Şirketi’nin yetkilisi ... olduğunu, müvekkil şirket de...’dan 25.10.2022 tarihinde devralındığını, müvekkilin şirketin devralanları dava konusu muvazaalı borç nedeniyle hiçbir şekilde ticari kayıtlarda yer almayan, gerçek bir alacağa dayanmayan senetlerle zor durumda bırakılmak istendiğini, müvekkil şirkete karşı ... 4.İcra Müdürlüğü ... esaslı icra takibi başlatıldığını ve şirket üzerine kayıtlı taşınmazın satışına ilişkin de tasarrufun iptali davası açıldığını, devam eden dava süresinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması adına öncelikli olarak teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi halde uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini 01.09.2022 tanzim 13.09.2022 vade tarihli 10.000.000,00 TL bedelli ve 01.09.2022 tanzim 13.09.2022 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli iki adet bono işleminin TBK 19 ve İİK 277, 280 ve devamı maddeleri gereği tasarrufun iptaline, aksi halde yapılan işlemin muvazaalı olduğunun tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; TBK'nın 19.maddesi kapsamında muvazaa hukuksal nedenine dayalı İİK'nın 277 ve devamı maddelerinin kıyasen uygulanması talebini içeren tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
... 4. İcra Müdürlüğü ... esaslı icra takibine konu edilen 01.09.2022 tanzim 13.09.2022 vade tarihli 10.000.000,00 TL bedelli ve 01.09.2022 tanzim 13.09.2022 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli iki adet bononun gerçek bir alacağa dayanmadığı, davacı şirketi zarar uğratma amacıyla devirlerinin gerçekleştiği belirtilerek TBK 19 ve İİK 277, 280 ve devamı maddeleri gereği tasarrufun iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Tasarrufun iptali davaları, tasarruf konusunun aynı ile ilgili olmayıp, alacaklıya alacağının temini imkanı sağlayan nispi nitelikteki bir dava türüdür.
Muvazaaya dayanan (TBK.m.19) davalar ile İİK'nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davaları için gerek HMK, gerek TBK, gerekse İİK'da görevli mahkemeye ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmediğinden genel hükümlere göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekecektir.
Yargıtay HGK'nun 10.02.2016 gün, ... Esas ve ...Karar sayılı kararında "... tasarrufun iptali davasında ya da somut olayda olduğu gibi TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nın kıyasen uygulanması istemli olarak açılan davalarda alacaklı ile borçlu taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım ya da banka alacağını oluşturan ticari ya da genel kredi sözleşmeleri görevin belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır. Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. Maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır." şeklinde karar verilerek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirlenmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile;
"... Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tarafların şirket ortağı ve şirket olması alacağın kambiyo senedine dayanmasının görev hususunun belirlenmesine doğrudan bir etkisi yoktur."
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamı ile;
"... Davanın TTK.na göre düzenlenen kambiyo senedinin iptaline ilişkin ve ticari dava olduğu, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu yönündeki hatalı hukuki nitelendirme ve gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmayıp..."
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin ... E. ve ... K. sayılı kararında da " ... Dava, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali, davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevine girmektedir." şeklinde karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde TBK Md. 19 ve İİK'nın 277 ve devamı maddeleri hükümlerine göre tasarrufun iptali talep edildiğine göre, açılan dava TTK'nın 4/1. maddesi kapsamında mutlak ticari dava değildir. Davacının alacağının kambiyo senedine dayanması da davayı mutlak ticari dava haline getirmeyecektir. Yukarıya aktarılan emsal Yargıtay içtihatlarında da açıklandığı üzere uyuşmazlığın görülmesinde asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
-
HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1. (c). Maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden REDDİNE, Görevli mahkemenin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
-
HMK'nun 21/1. (c). Maddesi gereğince iş bu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde Gaziosmanpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle merci tayini için HMK'nun 22/2. Maddesi uyarınca dava dosyasının görev uyuşmazlığının çözümlenmesi ve yargı yerinin belirlenmesi için RESEN İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Dairesine gönderilmesine,
-
HMK'nun 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin görevli mahkemede değerlendirilerek hüküm altına alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/10/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59