SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/329 E. 2024/390 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/329

Karar No

2024/390

Karar Tarihi

24 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/329 Esas

KARAR NO : 2024/390

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/06/2024

KARAR TARİHİ : 24/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili 03/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket, distribütör ve davalı arasında 01.01.2015 imza tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında sözleşmenin 2. maddesi gereği davalının, sözleşme süresince sözleşme adresinde yazılı işyerinde müvekkil şirketin pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerini düzenlilik ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, satmayı ve bulundurmayı, sözleşme’nin 8. maddesi gereği işletici işyerini faal olarak işletmeye açmayı ve ruhsat, izin, satış belgesi vs. gibi her türlü yasal zorunlulukları belirtilen süreye kadar yerine getirerek bira satışını sağlamayı, sözleşme’nin 9. maddesi gereği, sözleşme süresince süreklilik arzedecek şekilde ürün satış faaliyetlerini gerçekleştirmeyi, bira satışına ilişkin faaliyetlerini kısmamayı ve bira satışını azaltacak davranış ve eylem içerisine girmemeyi ve çeşitlice başkaca yükümlülükleri kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirket ve bayi/distribütör tarafından sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin tamamının eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen, karşı tarafın sözleşmeye aykırı olacak şekilde Sözleşme'nin ilgili maddelerine aykırı davrandığı, sözleşmeye aykırı şekilde düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde ürün alımı yapmadığını, ürün bulundurmadığını ve sözleşmeye konu ürünlerin ticaretini bıraktığı ve ruhsatının T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün Ve Alkol Dairesi Başkanlığı tarafından iptal edildiğinin öğrenildiğini, .bunun akabinde davalıya ... 1. Noterliğinin... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, davalı yanın sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ve gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığından ve yukarıda izah edildiği nedenlere dayalı olarak davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla katkı bedeli iadesi, cezai şart, ihtarname masraflarının ödenmesi talebiyle ikame ettiğimiz icra takibine davalının itiraz etmiş olması nedeniyle işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ilgili maddeleri uyarınca toplamda 21.875,74-TL nakit bazlı katkı bedeli davalıya ödendiğini, işleyiş itibariyle, davalı, satış desteğine ilişkin olarak ödenen genel katkı bedeline ilişkin bayi/distribütöre fatura kesmekte sonrasında bu tutar bayi/distribütör tarafından müvekkili şirkete fatura edildiğini, davalıya 21.875,74-TL nakit bazlı katkı bedeli yapıldığını, cari hesap ekstresi ve banka ödeme kayıtları ile bayi/distribütörün müvekkili şirkete kestiği faturadan tespit edildiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak işletmesini faal olarak kullanmadığını, litre dökümünden ve cari hesap ekstresi ile görüldüğü üzere düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde ürün alımı yapmadığını, ürün bulundurmadığını, sözleşmeye konu ürünlerin ticaretini bıraktığı ve ruhsatının T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün Ve Alkol Dairesi Başkanlığı tarafından iptal edildiği tespit edilmekle sözleşmenin ihlalinden doğan ilgili maddeler uyarınca davalı yana ödenen katkı bedelinin sözleşmenin 20. maddesi gereği ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren işlemiş ticari faizi de dahil olmak üzere T.C.M.B. tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte iadesini ve yargılama giderlerini de talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz etmesi neticesinde icra takibinin durduğunu, bu kapsamda Ticari Hukuk Uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk süreci başlatılmış ve dilekçemizin ekinde e-imzalı nüshası sunulmakta olan Ticari Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı ile sabit olduğu üzere son toplantıda davalının anlaşma sağlanamayacağını beyan etmiş olup; tarafların yapılan müzakereler sonucunda, .. 8.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile ilgili icra dosya alacağının tüm ferileriyle birlikte ödenmesi hususlarında anlaşmaya varılamadığından ilgili toplantı anlaşmama ile sonuçlandırıldığını ve işbu sebeplerle de huzurdaki itirazın iptali davasını açma zorunluluğunun doğduğunu beyan ederek, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %200'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalının üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını ve ... 1. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname masrafının da yargılama gideri olarak kabulü ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER: ... Vergi Dairesi, ...Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf Sanatkarlar Odaları Birliği, yazı cevapları ve tüm dosya ksapmı.

GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.

Usul kanunumuz gereğince açılan davalarda öncelikli işlem mahkemenin yargılamada görevli olmasıdır. Gerçek kişiler tarafından açılan davalarda; takibin ya da davanın açıldığı tarihte ilgili yıllarda bağlı olduğu vergi dairesinden, hangi esasa göre defter tuttuğu, ikinci sınıf tacir (esnaf) olup olmadığı, eğer ikinci sınıf tacir (esnaf) ise ve işletme defteri tutuyor ise; VUK'un 177/2 fıkrasında düzenlenen hadlere göre, faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırını aşıp aşmadığına yönelik bir araştırma yapılması gerektiği bilinmektedir (İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 06/04/2023 Tarih, 2023/608 Esas ve 2023/578 Karar sayılı kararı).

Anlatılan kapsamda davalının bağlı olduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak; hangi esasa göre defter tuttuğu, ikinci sınıf tacir olup olmadığı, eğer ikinci sınıf tacir ise ve işletme defteri tutuyor ise VUK'un 177/2 fıkrasında düzenlenen hadlere göre faaliyetlerinin esnaf faaliyeti sınırını aşıp aşmadığının sorulmuştur. Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesine yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda, tarafların gelir vergisi beyannamelerinden, işletme hesabı esasına göre defter tutmakla yükümlü ikinci sınıf tüccar olduğunun bildirildiği görülmüştür. Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtlarının sorgulmasında, tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarına göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı görülmüştür.

5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.

Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamaktadır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez (Ankara BAM 4.Hukuk Dairesinin 25/01/2023 Tarih, 2021/1268 Esas ve 2023/198 Karar sayılı kararı).

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.

Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.

TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.

19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;

  1. Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,

  2. Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.

Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.

Taraflar arasındaki ilişkinin mutlak ticari davalardan olmamasına, dava tarihi itibariyle Ticaret Sicili'nde kaydı bulunmayan davalının 11/06/2009 tarihinde başlayan ticari faaliyeti vergi kayıtlarına göre takip ve dava tarihinden önce 28/03/2019 tarihinde sona erdiği anlaşılmakla, davalının takip ve dava tarihi itibariyle tacir olmadığından ve taraflar arasında uyuşmazlığın nispi ticari davalardan da olmamasına göre davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan (İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 06/04/2023 Tarih, 2023/608 Esas ve 2023/578 Karar sayılı kararı, Ankara BAM 4.Hukuk Dairesinin 25/01/2023 Tarih, 2021/1268 Esas ve 2023/198 Karar sayılı kararı ile Samsun BAM 2.Hukuk Dairesinin 13/07/2023 Tarih, 2023/965 Esas ve 2023/782 Karar sayılı kararı) davanın görev nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;

  1. Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

  2. HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

  3. Harç, vekâlet ücreti, yargılama giderleri ve arabuluculuk ücreti konusunda görevli mahkemece karar verilmesine,

  4. Davacı tarafından, HMK 20/1 maddesi gereğince işlem yapılmaz ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilirse; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  5. Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/06/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbuldelillerİtirazınİptali(TicariSatımdanhükümKaynaklanan)gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim