SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/698 E. 2024/356 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/698

Karar No

2024/356

Karar Tarihi

4 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/599 Esas

KARAR NO : 2024/341

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 15/09/2021

KARAR TARİHİ : 28/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacılar vekili 15.09.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; ...'de bulunan davalı ...'ya ait konutun inşaatı için davalı şirketinin İstanbul firmasından seramik, banyo, wc aksesuarları, duş kabini ve benzeri inşaat malzemeleri alımı, konut inşaatı imalatları ve işçilikleri de kapsayan 02.04.2018 tarihinde bir sözleşme imzalandığını, davalının bu sözleşmeye uygun davranmadığını, davalının işi teslim etmemesi üzerine davacı şirketin görevlendirmiş olduğu vekilin sözleşme konusu mezkur eseri görmeye gittiğini, eserin sözleşme ve eklerindeki teknik sözleşmeye uygun olmadığı ve eserin ifasındaki ayıplarının açıklığına kavuşturulması için tespit yaptırma gereği duyduğunu, incelemeler neticesinde hazırlanan 27.07.2020 tarihli uzman görüşü sonucunda iş sürecince davacı şirketin aleyhine oluşan toplam zararın 15.580,69 Euro asıl tazminat alacağı olarak belirlendiğini, davacının davalı tarafından Kıbrıs'ta borçlandırılarak sözleşmede olması gereken malzemeleri baika firmadan temin ederek davacı şirkete fatura edildiğini, davalının davacı şirket adına kestirdiği 6.080,00 ve 6.080,00 TL'lik faturalarında taraflarına ödenmesi gerektiğini, davalının sözleşme haricinde davacı şirkete 7.500,00 Euro'luk fazlaca bir fatura tanzim ettiğini, tanzim edilen fatura bedelinin de iadesinin gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulünü, davalı şirketin edimlerini gereği gibi yerine getirmemesinden, eksik ve hatalı imalatlardan kaynaklı ayıplı işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların tamamının tanzimini, davacı şirket tarafından yapılan giderler ile uğranılan maddi zarara karşılık asıl tazminat alacağı olarak belirlenen 15.580,69 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davacıya iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, 05.04.2018 tarihli sözleşme harici fazla tanzim edilen fatura bedeli olan 7.500,00 Euro'nun davacıya iadesini,...Ltd. Şti'den 9.123,84 TL, 6.080,00 LT ve 6.080,00 TL'lik toplam 21.283,84 TL'nin davacı adına fatura kestirilen faturanın ödenmesini, davalı şirketin üzerine varsa kayıtlı taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 04.10.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen yapının Kıbrıs'ta bulunduğunu, davacının iddialarının araştırılmasının ve teyidinin yapılmasının mümkün olmadığını, yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş olan 6 sayfadan oluşan "Satış Sözleşmesi"ne göre sözleşme konusu işin yalnızca malzeme temini olduğunu, sözleşme ekinde malzemelerin yüklenicinin İstanbul ... de ki deposundan Kıbrıs'ta bulunan inşaat sahasına nakline ilişkin sorumluluğun işveren ait olduğunu, davacı tarafın ...'ta bulunan evinin inşaatını ve işçiliğini tamamen kendisinin yaptırdığını, davalı tarafın bu konuda hiçbir sorumluluk ve yükümlülük üstlenmediğini, bu nedenle inşaat montaj işinde çalışan işçilerin sigorta bordrolarının getirtilerek kimin işçisi olduğunun ve montajın kim tarafından yapıldığının tespiti gerektiğini, inşaat işinde montajda çalışan işçilerin hiçbirinin davalı şirkete sigortalı olamayacağını, davalı şirketin böyle bir montaj yapmadığını, davacının malzemeleri inşaat alanında ambalajlarını açtıktan sonra davalıya hiçbir şekilde sözleşme koşullarına uygun olmadıklarına dair bir geri bildirimde bulunmadığını, davalıya ödeme yaptığını, bu malzemelerin montajlarını da kendi işçilerine yaptırdığını, seramik malzemelerin döşenmesi sırasında metrajlarda oluşan farklılıklar nedeni ile ilave malzemeler istendiğini, bu ilave malzemelerinde sevk edildiğini, sadece gönderilen malzemelerin hesap ekstresinin 01.10.2018 tarihinde davacı firma çalışanı ... Hanıma gönderildiğini, bakiye 10.748 Euro istendiğini, ancak bu ödemenin yapılmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın öncelikle usulden reddini, aksi halde davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, Ticaret Sicil Kayıtları, İhtarname, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

15.02.2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dosya mevcudu, Davacı yana ait cari hesap estreleri, daval yana ait tivari defterler, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle; 5.1 Davacı yan vekili 30.12.2021 tarihli dilekçesi ile yerinde inceleme talep etmiş, ancak işlemlerin ... yapılmış olması sebebiyle yasa gereği ...'de şubelerine ait defter tutulmadığı beyanı ile tarafıma defter belge sunmamışlardır. Davacı şirketin ...'de işlemlerine yürüten Yeminli Mali Müşavir ... tarafından imzalanan dilekçe dava dosyası üçerisinde mevcuttur. 5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2018-2019-2020 ve 2021 yılları ticari defterinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde ve usulüne uygun olarak tasdik edildiği, 5.3 Bütün anlatımlar ışığında; Sayın Mahkemenin takdirlerinde olmak üzere tarafımızdan iki olasılık üzerinde değerlendirme yapılmıştır. Bunlar; Birinci olasılık ; Davalı yan tarafından düzenlenen davalı kayıtlarında olan davacı kayıtlarında olmayan toplam 36.921,00 TL tutarlı faturanın Sayın Mahkemece haklı yere düzenlendiğinin benimsenmesi halinde davalı şirketin davacı şirketten 22.307,20 TL talep edebileceği, İkinci olasılık ; Sayın Mahkemece davalının düzenleyip kayıtlarına aldığı davacının kayıtlarına olmayan 36.921,00 TL tutarlı faturanın haksız yere düzenlendiğine dair karar verir ise davacı şirketin davalı şirketten 16.176,28 TL (2.424,32 EUR) alacaklı olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

13.01.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "1-Taraflar arasında imzalanan 02.04.2018 tarihli sözleşmeye göre, Davalı firmanın işin Yüklenicisi olduğu, 2-Yüklenicinin yaptığı ayıplı imalatlar nedeni ile zarara sebep olduğu anlaşılan 15.580,69 Euro ile Davacının bilgisi ve onayı olmadan adına kesilen Toplam : 21.283,84 TL. fatura bedelinin Davacıya ödenmesini, 3-Ayıplı yapılan imalatlar için yerinde inceleme ve ölçüm yapılarak, Kıbrıs’taki fiyatlara ve kullanılan para birimine göre firmalardan alınacak tekliflerin değerlendirilmesi ve tespit edilen ödemenin Davalı tarafından karşılanması, 4-Yüklenicinin işi teslim ettiği tarihten sonra, işverenin kendisi tarafından yaptırıldığını ve düzeltildiğini beyan ettiği işlerin de belgelerle, faturalarla ispatlandığı taktirde tutarlarının Davalıdan tahsil edilmesinin gerekeceği, 5-Konut inşaatında artmış ve bodrum katta stoklanmış olan seramik ürünleri ile ilgili bir ödeme talep edilmesinin gerekmeyeceği, Davacıya ödenmesi gereken bedeller ve bu bedellere faiz uygulanması ile ilgili takdirin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

25.03.2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Bilirkişi incelemesinin, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren konularda hâkimin uzmanlardan bilgi alması, keşfin yeri, gün ve saatinin mahkeme tarafından tespit edilmesi olduğu, Dolayısıyla, Sayın Mahkemeniz tarafında... Esas No.lu Dosyanın ara kararı gereğince, keşif mahalli olan Müvekkile ait ... kazasında bulunan konut inşaatında kullanılan ya da kullanılmayan malzemelere ilişkin inceleme yapıldığı, Madde 2.’de işin konusu ve kapsamının; işverenin ...’de ihtiyacı olan ve sözleşme ekinde yer alan malzemelerin yüklenici firma (... Ticaret A.Ş) tarafından temin edilmesi işi olduğu, Buna ilaveten, satış sözleşmesinin 8. maddesinde yüklenicinin diğer yükümlülüklerinin bulunduğu; yüklenicinin proje alanında çalışan personelden de sorumlu olduğu ve bu proje içeriğinde tüm gerekliliklerini yerine getireceği, temin edilen malzemelerin kullanılma şekli konusunda da sorumluluğunun bulunduğu, Eğer davalı yüklenicinin iddia ettiği gibi, şirketin tek yükümlülüğü sözleşmeye konu malların teminini sağlamak ise, söz konusu sözleşmede yüklenicinin diğer yükümlülüklerine ilişkin ayrıntılara yer verilmesinin ve yüklenici açısından da imzalanmasının gerekçesinin açık ve net anlaşılmadığı, Yüklenici şirkete, teslim alınan mallara ilişkin süresi içerisinde herhangi bir ayıp bildiriminde bulunulmadığı, çünkü ayıpların malzemelerin uygulanmasına, montaj işlemleri ve sonradan kullanılmakla ortaya çıkan duruma ilişkin olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesi kapsamında yapılan ayıplı imalat nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.

Davacıya ait ...'de bulunan konut inşaatı için davaludan seramik, banyo, wc aksesuarları, duş kabin ve benzeri inşaat malzemeleri alımı, konut inşaatları ve işçilikleri de kapsayan 02.04.2018 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, davalının müvekkili ile arasında imzalanan sözleşmeye göre işe başladığını, işe başlama tarihinden itibaren sözleşme hükümlerine uygun davranmadığını, sözleşme devamı süresince ifanın gereği gibi yapılması hususunda uyarıların yapıldığı, yapılan kontrollerde sözleşme ve eklerindeki teknik sözleşmeye uygun olmadığını, davacı yanca çekilen ihtarnameye rağmen ayıpların giderilmemesi üzerine ...' ye müracaat ettiğini, bilirkişi raporu hazırlanarak taraflarına tebliğ edildiğini, Hazırlanan 27.07.2020 tarihli uzman görüşü 15.580,69 Euro tazminat, fazla ödenen bedelin iadesi ve yapılan masrafların tazmini talebinde bulunduğu görülmektedir. Davalı yan savunmasında ise taraflar arasında eser sözleşmesi olmadığını, yalnızca malzeme temin sözleşmesi olduğunu, sözleşme ekindeki malzemelerin yüklenicinin İstanbul Sancaktepe deki deposundan Kıbrıs'ta bulunan inşaat sahasına nakline ilişkin sorumluluğun İşverene ait olduğunun beyan edildiği görülmektedir.

Taraflar arasında imzalanan 02.04.2018 tarihli Satış Sözleşmesinin "İşin konusu ve kapsamı" başlıklı 2.maddesinde; "Sözleşme ekinde yer alan malzemelerin, Sözleşme ekinde yer alan ekli projeler, keşif özeti ve teknik şartnameler doğrultusunda yüklenici firma tarafından temin edilmesi işi," olduğu belirtilmiştir.

Sözleşmenin 4.maddesinde; "Tüm malzemelerin teslim yeri, Yüklenicinin ...'deki deposu olduğu," belirtilmiştir.

Sözleşmenin 8.2.maddesinde; "Yüklenici, Sözleşme ve Eklerini, ilgili şartname ve çizimlerini incelediğini, hüküm ve şartlarına vakıf olduğunu kabul ve beyan ettiği," 8.3.maddesinde; "Yüklenici, Sözleşme konusu işi, sözleşme şartlarına uygun şekilde ve işveren tarafından onaylanmış teknik usullere göre, Sözleşmeye ekli veya bunlara atıfta bulunan şartnameler ve resimlere, işveren tarafından sonradan verilecek belgelere ve talimatlara uyarak ifa edeceği," 8.7.maddesinde; "Yüklenicinin süresi içinde kusursuz ve noksansız olarak yapmayı kabul ve taahhüt ettiği, yapılan işin kalitesinin işveren tarafından beğenilmediği taktirde işverenin yükleniciyi yazılı olarak uyararak eksikliğin ayıbın belirtilen sürede yapılmasını ihtar edeceği," kararlaştırılmıştır.

Sözleşmenin hangi şartlarda uygulanacağını gösterir 8.9.maddesinde; "Yüklenicinin istihdam ettiği ve iş bu sözleşme kapsamındaki iş tanımları çerçevesinde fiilen proje alanında çalışan personel için iş bu proje içeriğinde tüm fiziki ve mali gerekliliklerini yerine getirecek olduğu ve gerekliliklerini yerine getirecek olup, bu gerekliliklere ait her türlü masraflar, ücretler ve işçilik haklarının, Sosyal güvenlik primleri, ihtiyat primleri, ücretler üzerinden kesilen vergileri, ödenmesi halinde kıdem ve ihbar tazminatları, izin paraları,....v.s. ve burada sayılmayan diğer her türlü gider, masraf, harç vergi v.s nin tamamına ilişkin ödeme yükümlülüğü ile bu konudaki her türlü hukuki ve cezai sorumluluğun Yükleniciye ait olduğu," sözleşmenin 8.11.maddesinde; "Yüklenicinin üstlenmiş olduğu işin devamı süresince, iş yerinde bulunmasının esas olduğu," belirtilmiştir.

Dolayısıyla sözleşme ve ekinde yer alan şartnamenin bu aşamadan sonra yalnızca malzeme temini olarak adlandırılması dürüstlük kuralına uygun düşmeyeceği anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.

Dava konusu uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dosyası üzerinden rapor hazırlanamayacağı ve eserin Kıbrıs’ta olduğu anlaşılmakla, ... ilgili yasaları gereğince taraflara uyuşmazlık hususunda rapor hazırlayabilecek 1 mimar ve 1 inşaat mühendisi üzerinde anlaşmaları ve bu hususta isimleri mahkememize bildirmeleri için süre verilmiş ve yalnızca davacı yanca beyanda bulunulmuş, ancak davalı vekilince sunulan beyan dilekçesi ile ara karardan dönülmesi talep edilmiştir.

Mahkememizin 13/03/2023 tarihli ara kararı ile; "Benzer mahiyette Mahkememizde yargılaması yapılan ... Esas sayılı dosyasında, ...'de istenilecek istinabeye bağlı bilirkişi incelemesine yönelik, ... Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi'nin ...tarih ve ...sayılı yazısında; "Adalet Bakanlığı Dış ilişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün ...tarih ve... sayılı yazıları ve ekinde alınan ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan ... esas sayılı dava nedeniyle bilirkişi atanması talebinin, mahkemeleri tarafından bilirkişi atanmasına ilişkin bir usul bulunmadığından, bilirkişi atamasının davacı ile davalı tarafların mutabakatı ile sağlanabilmekte olduğunu, bilirkişi atamasının ancak her iki tarafın mutabakatı ile atanacak olan bilirkişinin kabulü ile olabildiğinin" bildirildiği görülmekle yapılan itiraz kabul edilmemiştir.

Uyuşmazlık kapsamında taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilmek sureti ile işin niteliğinin tam olarak tespiti, davacı yanca dosyaya ibraz edilen harici tespit raporu da dikkate alınarak, eksik ve ayıplı işlerin olup olmadığı, işin eksik ya da kusurlu yapılmasında tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa eksik ve hatalı işlerden kaynaklı davacının talep edebileceği alacak miktarının (TL ve EURO) belirlenerek ve bilirkişilerce gerekli görülmesi halinde yerinde inceleme de yapılarak rapor tanzimi istenilmiştir.

Bu kapsamda hazırlanan 13.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 1. Maddesinde Davalı firmanın işin Yüklenicisi olduğu belirtilmektedir. Dolayısı ile Davalının yalnızca sözleşme konusu işin malzeme temini olmadığı, aynı zamanda yapımını da üstlendiği anlaşılmaktadır. Nitekim, sözleşmenin 8.9 Maddesinde “Yüklenicinin istihdam ettiği ve iş bu sözleşme kapsamındaki iş tanımları çerçevesinde fiilen proje alanında çalışan personel için her türlü masraflar, ücretler işçilik hakları...” gibi çalışanlardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca da 8.11 maddesinde “Yüklenicinin üstlenmiş olduğu işin devamı süresince, iş yerinde bulunmasının esas olduğu” belirtildiği görülmektedir. Gerek sözleşmenin diğer maddeleri, gerekse yukarıda belirtilen maddelere göre Davalının yüklenici sıfatı ile Dava konusu taşınmazın yapımını üstlendiği, dolayısıyla yapılan uygulamalardan da sorumlu olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Sözleşmeye göre İşveren konumunda olan Davacının da, gerek taşınmazda yapılan ayıplı ve yanlış yapıldığını iddia ettiği imalatlardan, gerekse de projeye uygun olmayan malzemelerin alımından sorumlu olduğu görülmektedir. Bu nedenlerle “kusurlu işlerden sadece Yükleniciyi sorumlu tutamayacağı, yetkili teknik personeli işin başında bulundurması, işin kontrolünü sağlaması gerekecektir. Yukarıda belirtildiği gibi tarafların sorumluluklarını tam olarak yerine getirmedikleri ve yanlış, eksik işlerin yapılmasına sebep oldukları anlaşılmıştır.

Taraflar arasında imzalanan 02.04.2018 tarihli Satış Sözleşmesi'nin "Yüklenici Yükümlülükleri" başlıklı 8.3 maddesinde; “Yüklenici işbu Sözleşme konusu İş'i, Sözleşme şartlarına uygun şekilde ve İşveren tarafından onaylanmış teknik usullere, Sözleşme'ye ekli ve/veya bunlarda atıfta bulunan şartnameler ile proje ve resimlere, İşveren tarafından sonradan verilebilecek belge ve talimatları uyarak olarak ifa edecektir.” denildiği, işlerin yerinde incelemeler neticesinde bu hükümlere göre yapılmadığı anlaşılmıştır. Sözleşme'de ayrıntılı bilgileri yer alan bazı seramiklerin model, renk ve ebatlarının değiştiği, fakat bu değişiklikleri talep eden İşveren Onay Belgesi'nin görülmediği değerlendirilmiştir. Mimari yapılarda renk unsurunun, estetik amaçla kullanılmasının yanında mekânın bölümlerini belirginleştirme ya da kişinin davranışlarını kontrol altına almak gibi psikolojik amaçlarla kullanıldığı belirtilmektedir. Renkler, kullanıldıkları mekânların atmosferini değiştirme gücüne sahiptir, bu nedenle iç mekân tasarımında renk seçimi önemlidir. Dolayısıyla, renk seçimi zemin kaplamaları ve diğer dekoratif öğelerle uyumlu olmalıdır. İyi bir renk seçimi, mekânda uyumlu bir his yaratarak tasarımın tamamlanmasına yardımcı olabilir ya da renk seçiminin iyi olmaması tam tersi bir durum yaratabilir.

O halde, konutun farklı mekânlarına ilişkin kullanılan, kullanılmayan ya da farklı renginin kullanıldığı malzemeler ve inşaattaki detay uygulamalara ilişkin bilgiler ışığında, sözleşme kapsamındaki İş'in yapımı süresince bazı işlerin hatalı yapıldığı, bu hatalı işlerin de işveren tarafından tadil edildiği bilgisinin beyan edildiği görülmektedir.

Bu hususlar göz önüne alınarak yapılan incelemede; Uzman görüşü sonunda, yapılan hesaplamalara göre belirlenen 15.580,69 Euro nun Davacının zararına sebep olduğu, Yüklenicinin kendinin temin etmesi gerekirken, Davacının bilgisi ve onayı olmadan adına fatura kesilen, ... LTD den temin edilen 9.123,84 *TL.6.080,00 TL. * 6.080,00 TL. Toplam : 21.283,84 TL. nin Davacının zararına sebep olduğu, İnceleme sırasında yanlış uygulama neticesinde ayıplı yapılan imalatlar için yerinde metraj çıkarılması — gerektiğinden — ve teknik şartname — olmadığından — bedel belirlenmediği, ancak söz konusu belgeler dosyaya sunulduğu taktirde hesap yapılabileceği, ancak bu hesabın Kıbrıs'taki fiyatlara göre ve firmalardan teklif almak suretiyle belirlenmesi, daha sonra Davalı firmadan talep edilebileceği, Yüklenicinin işi teslim ettiği tarihten sonra, işverenin kendisi tarafından yaptırıldığını ve düzeltildiğini — beyan ettiği, işlerin de belgelerle, faturalarla ispatlandığı taktirde tutarlarının Davalıdan tahsil edilmesinin gerekeceği, Konut inşaatında artmış ve bodrum katta stoklanmış olan seramik ürünlerin, binanın eksik ve ayıplı imalatlarının yapılması sırasında kullanılabileceğinden, Davalı tarafından da alınmadığı, el koyulmadığı görüldüğünden, herhangi bir ödeme de istenemeyeceği, bu nedenle ayrıca söz konusu stok malzemeler için bedel hesabı yapılmasının gerekmeyeceği, Taraflar arasında imzalanan 02.04.2018 tarihli sözleşmeye göre, Davalı firmanın işin Yüklenicisi olduğu, Yüklenicinin yaptığı ayıplı imalatlar nedeni ile zarara sebep olduğu anlaşılan 15.580,69 Euro ile Davacının bilgisi ve onayı olmadan adına kesilen Toplam : 21.283,84 TL. fatura bedelinin Davacıya ödenmesini, Ayıplı yapılan imalatlar için yerinde inceleme ve ölçüm yapılarak, Kıbrıs’taki fiyatlara ve kullanılan para birimine göre firmalardan alınacak tekliflerin değerlendirilmesi ve tespit edilen ödemenin Davalı tarafından karşılanması, Yüklenicinin işi teslim ettiği tarihten sonra, işverenin kendisi tarafından yaptırıldığını ve düzeltildiğini beyan ettiği işlerin de belgelerle, faturalarla ispatlandığı taktirde tutarlarının Davalıdan tahsil edilmesinin gerekeceği, Konut inşaatında artmış ve bodrum katta stoklanmış olan seramik ürünleri ile ilgili bir ödeme talep edilmesinin gerekmeyeceği," rapor edilmiştir.

Davalı yanca bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ve bu kapsamda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Hazırlanan 25.03.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Madde 2.’de işin konusu ve kapsamının; işverenin ...’de ihtiyacı olan ve sözleşme ekinde yer alan malzemelerin yüklenici firma (... A.Ş) tarafından temin edilmesi işi olduğu, Buna ilaveten, satış sözleşmesinin 8. maddesinde yüklenicinin diğer yükümlülüklerinin bulunduğu; yüklenicinin proje alanında çalışan personelden de sorumlu olduğu ve bu proje içeriğinde tüm gerekliliklerini yerine getireceği, temin edilen malzemelerin kullanılma şekli konusunda da sorumluluğunun bulunduğu, Eğer davalı yüklenicinin iddia ettiği gibi, şirketin tek yükümlülüğü sözleşmeye konu malların teminini sağlamak ise, söz konusu sözleşmede yüklenicinin diğer yükümlülüklerine ilişkin ayrıntılara yer verilmesinin ve yüklenici açısından da imzalanmasının gerekçesinin açık ve net anlaşılmadığı, Yüklenici şirkete, teslim alınan mallara ilişkin süresi içerisinde herhangi bir ayıp bildiriminde bulunulmadığı, çünkü ayıpların malzemelerin uygulanmasına, montaj işlemleri ve sonradan kullanılmakla ortaya çıkan duruma ilişkin olduğu," belirtilmekle sözleşme gereğince ifanın ayıplı olarak yapıldığı Mahkememizce kabul edilmiştir.

İfanın ayıplı olduğu kabul edilmekle ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmiştir. Davacı tarafından Davalıya gönderilen ... 9. Noterliğinin... tarih ... nolu ihtarnamesinde; 02.04.2018 tarihli sözleşme hükümlerine uyulmamasından kaynaklı tazminat talebi olduğu, davacı ile ...A.Ş. arasında 02.04.2018 tarihli sözleşme akdedildiğini,... de yer alan konut ile ilgili 27.08.2020 tarihli Bilirkişi raporunda görüleceği üzere yapılan imalatlarda eksik ve ayıpların olduğunu, muhatabın sözleşmeye göre işe başlamış olduğunu, işe başlamasından itibaren sözleşme hükümlerine uygun davranmadığını, Sözleşme hükümlerini yerine getirmemesinden dolayı, uğradıkları ve uğrayacakları her türlü zarar ile müvekkili şirketçe kendi personeline veya diğer taşeronlara yaptırılmış olan işlerin bedellerinin, hak ve alacaklarından veya teminatlarından mahsup ile zararın tamamının tazminini talep etme veya sözleşmeyi fesih hakları saklı kalmak kaydı ile zararın tazminini ve ayıpların giderilmesi, talep edilmiştir.

Akdî ilişkinin kurulduğu tarih ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi hükmünce açık ayıplarda iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, 477/son maddesi hükmüne göre de gizli ayıplarda iş sahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, ihbarda ve bildirimde bulunmazsa eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacaktır. Ayıpların varlığı ve süresinde ayıp ihbar ve bildiriminde bulunulması halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılmıştır.

Huzurdaki davada, davacı verilen hizmete karşı ödemenin yapılmadığından bahisle ihtar talebi ile alacak talebinde bulunmuş ve davalı tarafın süresinde kendileri tarafından çekilen ihtarda bahsedilen ayıpların süresinde ihbarının yapılmadığı iddia edilmiştir. Bilirkişi raporunda ayıbın gözle görülebilir olduğu belirtildiği ve taraflarca da bu hususun ihtilaflı olmadığı anlaşılmaktadır. Öyleyse ayıbın açık ayıp olduğu anlaşılmakta olup, bu durumda ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı teslim tarihine göre saptanmalıdır. Teslim ve ayıp ihbarı tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabileceğinden bu hususta tarafların tanıkları dinlenilmiştir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı)

Dolayısıyla esasen taraflar arasında kurulan akdi ilişki neticesinde TBK 474. maddesi hükmünce açık ayıp bulunduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının teslim tarihine göre saptanması gerektiği, teslim ve ayıp ihbarı tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabileceği ve uyuşmazlığın bu kapsamda çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

TBK'nın 474. Maddesinde göre; gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 tarih, ... E. ... K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).

Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işlerin bedeli, teslim tarihine bu işlerin ikmâl edilebileceği sürenin ilavesiyle bulunan tarihteki rayiç bedellerle talep edilebilir. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek yoktur. Eksik işler yönünden TBK 474-478. maddelerindeki hükümler uygulanmaz (Yargıtay 6. H.D. 20.04.2022 tarih, ... E. ... K. sayılı ilamı).

Uyuşmazlık kapsamında, davalı yanca yüklenilen işin yapımı aşamasında ayıplar ortaya çıkmış, bu ayıpların açık ayıp olduğu hususunda bilirkişi raporu kapsamında herhangi bir çekince bulunmamaktadır. Nitekim eserin yapımı aşamasında davalının ayıplar yönünden bilgilendirildiği ve davalı yanca ayıpların giderilmesi yönünde de herhangi bir girişimin olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla işin sonunda da teslimin ayıplı yapıldığı görülmektedir.

TBK 474-478. maddelerine göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekmektedir. TBK 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin varsa açık ayıpları tespit etmesi ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Bu kapsamda ayıp ihbarının zorunlu bir şekil şartına bağlanmadığını da görmekteyiz.

Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde, aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dâhi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir (Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2022 Tarih, ... E. ve ... K. sayılı kararı).

Davaya konu işin devamı ve teslimi sonrasında ayıp ihbarının noter kanalıyla yapıldığı, eserin ayıplı olduğu ve düzeltilmesi gerektiği hususunda görüşmelerin yapıldığı, ancak ayıpların giderilmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla garanti süresi içinde taraflar arasında müzakerelerin devam ettiği, ayıp ihbarının sözlü olarak yapım aşamasında, teslimden kısa süre sonra da ihtarname yoluyla yapıldığı, ayıbın davalı yanca giderilmediği, ayıbın süresinde ihbar edildiği ve bu kapsamda bilirkişi raporunda belirtilen ayıplı imalattan kaynaklı 15.580,69 EURO ile 21.283,84 TL alacağın dava tarihi olan 15.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Ancak temerrüt olgusunun ihtardan sonra olacağı bilinmekle davacı yanın faiz talebi ve ispatlanamayan bedeller yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin 14-16. fıkralarında; tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik arabuluculuk ücreti tutarının Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı, yine bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderlerin anlaşmaya varılamaması halinde ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağı düzenlendiği, bununda tarafların haklılık durumuna göre belirleneceği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;

  1. Davanın KISMEN KABULÜNE,

Ayıplı imalattan kaynaklı 15.580,69 EURO ile 21.283,84 TL alacağın dava tarihi olan 15.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faiz talebin REDDİNE,

  1. Alınması gereken 12.091,21 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 4.323,73 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.767,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  2. Davacı tarafından yatırılan 4.323,73 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  3. Davacı vekili lehine dava tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 28.321,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  4. Davalı vekili lehine dava tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

  5. Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 924,00 TL'sinin davalıdan 396,00 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,

  6. Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 18.250,00 TL bilirkişi ücreti, 20.153,10 TL keşif masrafı ve 159,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 38.630,40 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 27.137,93 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. Davalı tarafından yapılan 8,50 TL vekalet harcı, 250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 258,50 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 77,55 TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,

  8. Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/05/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

NiteliktekiistanbulreddineHizmetdeliller(TicariSözleşmesindenhükümKaynaklanan)gerekçeAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim