SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/211 E. 2024/177 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2016/211

Karar No

2024/177

Karar Tarihi

20 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/211 Esas

KARAR NO : 2024/177

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 29/02/2016

KARAR TARİHİ : 20/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili 29.02.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09.11.2015 tarihinde ...'de davalı ...'in kullanmış olduğu ... plakalı toplu taşıma aracının ... hat numaralı ... hattında seyir halinde iken davacının yolcu olarak bulunduğu sırada "..." üzerinde aniden frene basılması neticesinde oturduğu yerden fırladığını, sert şekilde araç içi donanımına çarptığını, olay sonrası devlet hastanesine kaldırıldığını ancak bir şeyi yok denilerek eve gönderildiğini, ağrılarının devam etmesi sonrası yeniden hastaneye başvurduğunu ve kaburgalarının kırıl olduğu tanısı konulduğunu, davacının ameliyata alındığını ve kısmen sağlığına kavuştuğunu, davacının 25.000,00 TL üzerinden masraf yaptığını, ancak belgeleyebildikleri faturalar toplamının 17.662,07 TL olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; müvekkilinin olay nedeni ile maruz kaldığı maddi ve manevi zarara karşılık olmak üzere şimdilik 17.662,07 TL maddi zararları ile 20.000,00 TL manevi zararlarının hüküm altına alınmasını, hüküm altına alınacak tazminata kaza tarihi itibari ile yasal faiz yürütülmesini, davalılardan maddi tazminat bakımından tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarını, manevi tazminat bakımından ise sigorta şirketi haricindeki davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili 31.03.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin önüne çocuk çıktığı için fren önlemine başvurmak zorunda kaldığını, kazanın 09.11.2015 tarihinde 19:00 civarında müvekkilinin çarşı durağında yolcu almasından sonra meydana geldiğini, davacınında bu duraktan araca bindiğini, duraktan çıktıktan yaklaşık 10 metre sonra otobüsün önüne küçük denilebilecek yaşlarda bir çocuk çıktığını, müvekkilinin çarpmamak için frene basmak zorunda kaldığını, yapılan fren sonrasında yolcunun tutunmadığı için dengesini kaybettiğini, otobüsün bir bölümüne çarparak yaralandığını, bunun üzerine davalının yolcunun yanına gittiğini ve hastaneye sevkinin sağlandığını, kazanın meydana geldiği bölgede saat itibari ile trafiğin yavaş bir seviyede ilerlediğini, dava dilekçesinde ifade edildiğinin aksine oturmamakta ve ayakta yolculuk ettiğini, ayrıca otobüs içerisinde güvenli bir yolculuk için gerekli önlemleri almadığını, müvekkilinin kusur ve tazminat sorumluluğu bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davacının muhatabı müvekkilinin olmaması ve davaya konu olayda müvekkilinin kusurunun bulunmaması sebebiyle maddi ve manevi taleplerinin içeren haksız davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. Vekili 04.04.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talepten ilk olarak ilk olarak dava dilekçesinin tebliği ile haberdar olduklarını, davadan önce müvekkil şirkete herhangi bir müracaat ve başvuruda bulunulmadığını, müvekkil şirket temerrüdü söz konusu olmadığını, davacı yanın başvuruda ya da ihbarda bulunmadığını, davayı ve müvekkil şirketin sorumluluğu kabul etmemek kaydıyla ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numaralı 06.09.2015-2016 vade tarihleri olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği taktirde maddi zarardan sorumluluğu poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olarak söz konusu olabileceğini, tedavi giderlerine ilişkin müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumundan davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığını, maaş bağlanıp bağlanmadığı hususlarının sorulmasını talep ettiklerini, açıklanan bu nedenlerle; haksız, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili 18.04.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen ifadelerin gerçeğe aykırı olduğunu, davacının otobüs içerisinde yolculuk ettiği esnada oturduğunu ve oturduğu yerden fırlayarak yaralandığını beyan ettiğini, ancak 09.11.2015 tarihinde polise verdiği ifade de otobüs içerisinde ayakta yolculuk ederken ani fren sonucu otobüs içinde yere düştüğünü beyan ettiğini, davacının otobüs içerisinde özensiz ve dikkatsiz ve gerekli emniyet önlemlerini almadan yaptığı yolculuktan dolayı kendine atfedilecek kusuru gizlemek amacı taşıdığını, olay anında son derece yoğun bir trafik içerisinde seyretmekte olan müvekkil kurum aracının hızının oldukça düşük olduğunu, olay anına ilişkin GPS kayıtlarında aracın hızının 16km/s olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'in cevap dilekçesinde bahsettiği beyanda dikkate alınarak olayın üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını, davacının maddi tazminat taleplerinin tam olarak açıklanmadığını, müvekkil kurum araç içindeki yolcuların uğrayabilecekleri zararlara karşı yolcularını ferdi kaza sigortası ile sigorta ettirdiğini, davanın ferdi kaza sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye tebliğ edilmesi gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: ATK Kusur ve Maluliyet Raporu, Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, Islah dilekçesi, SGK yazı cevabı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, feragat dilekçesi taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

14.06.2019 tarihli ATK kusur raporunda özetle; "Davalı sürücü ...’in kusursuz olduğu, Davacı yolcu ...’ın %80(yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Kimliği tespit edilemeyen yola giren yayanın hatalı tutum ve davranışlarının olayın oluşu üzerinde %20(yüzde yirmi) oranında etken olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

16.12.2019 tarihli ATK kusur raporunda özetle; "Davalı sürücü ...'in kusursuz, B)-Davacı yolcu ...'ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu, C)-Kimliği tespit edilemeyen yayanın hatalı tutum ve davranışları kazanın oluşumunda %20 (yüzde yirmi) oranında etken olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

30.12.2020 tarihli ATK maluliyet raporunda özetle; ... kızı, 04/07/1944 doğumlu, ...’in 09/11/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:Gr1X (1Ab……….22)A %26 E cetveline göre %33,2 (otuzüçvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

06.07.2021 tarihli ATK maluliyet raporunda özetle; "1.... kızı 04.07.1944 doğumlu ...’ın 09.11.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği “Otelciler ve pansiyoncular” kabul olunup, Grup 23’e benzetilerek; Gr23 X (1Ab…… 22) F %37 E cetveline göre: %46,2 (yüzdekırkaltınoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

06.04.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; "Dava konusu olay tarihi 25/09/2018 olmakla, 01/06/2015 – 20/02/2019 tarihleri arasında meydana geldiğinden maluliyet tespitinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiği, Ancak dosyada Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapor bulunmaması nedeniyle işbu raporda nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere; Adli Tıp Kurumu’ nun 30/06/2021 tarihli son raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak tespit edilen %46,2 maluliyet oranına göre hesaplama yapıldığı, 4.4-) 25.12.2021 tarihli ve 31700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ un 3/b maddesi ile Asgari Geçim İndirimi kaldırılmış olup davacının işlemiş emeklilik/pasif devresi için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) tenzil edilmiş net asgari ücretlerin esas alındığı, işleyecek emeklilik/pasif devresi için ise 7349 sayılı Kanun kapsamında Asgari Geçim İndirimi> kaldırıldığından bilinen son net asgari ücret (2022 yılı için; 4.253,40 TL x 12 ay = 51.040,80 TL ) esas alınarak hesaplama yapıldığı, 4.5-) Davacı...’ in efor kaybına ait toplam maddi zararının 203.357,28 TL olduğu, 4.6-) ATK' nın 16/12/2019 tanzim tarihli kusur raporu ile Davalı ... Sigorta sorumluluğunda bulunan ... plakalı aracın davalı sürücüsüne kusur atfedilmediği, 4.7-) KTK ‘ da düzenlenen araç işleteninin sorumluluğunun bir tehlike sorumluluğu olup kusursuz sorumluluk halinin söz konusu olduğu, İşletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için KTK 86. Maddesine göre öncelikle kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmadığını ve araçtaki bir bozukluğun zarara neden olmadığını ispatlaması gerektiği, işletenin zararın bir mücbir sebepten veya zarar görenin yahut bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat etmesi gerekeceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

02.01.2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; "4.1) Davacının < Bakiye Ömür Süresi> ve < Kusur Durumu> Yönünden İtirazlarının takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, 4.2) Davacı hastanın tedavi giderleri bakımından, özel sağlık kurumlarında yapmış olduğu toplam 17.662,07 TL lik tedavi giderlerinden Memorial Hastanesinde yapılmış olan vertebra ameliyatının Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamına 6.600,00 TL olan bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanması gerekeceği, 4.3) Geriye kalan, yani toplam 17.662,07 TL lik tedavi giderlerinin 6.600,00 TL dışında kalan 11.062,07 TL tutarın Sosyal Güvenlik Kurumu SUT kapsamına girmediği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

23.01.2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; "5.1-) Ek ve kök raporun tanziminden sonra davacı tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçesi incelendiğinde; Davanın ihbar edildiği ... Sigorta A.Ş. tarafından 14.06.2016 tarihinde 4.600,00 TL ödeme yapıldığının beyan edildiği, ve yazı ekine ödeme dekontunun sunulduğu ancak yapılan ödemenin içeriğinin (işgöremezlik, tedavi gideri, fer’iler vb.) dosya kapsamından anlaşılamadığı, Detayları yukarı <2> nolu maddede yer aldığı üzere ... Sigorta tarafından yapılan 4.600,00 TL ödemenin 2.500-TL’ sinin poliçede kişi başı için belirlenen tedavi masrafları teminatı için yapıldığı, ancak geriye kalan 2.100-TL’ nin ise hangi kalem için ödendiğinin tespit edilemediği, nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere denetime elverişli bir değerlendirme yapılabilmesi için işbu 4.600-TL’ lik ödemenin içeriğinin ihbar olunan HDI Sigorta A.Ş.’ den sorulması gerektiği, 5.2-) Yargıtay’ ın yerleşik içtihatları, tazminat hesaplama ilkeleri ve Sayın Mahkemenin tarafıma verdiği görev kapsamında işbu 2. ek raporda 2024 yılı asgari ücret tutarları dikkate alınarak güncel hesaplama yapıldığı, 5.3-) Davacı ...’ in efor kaybına ait toplam maddi zararının 521.090,10 TL (514.479,27 TL SİG + 6.610,83 TL GİG) olduğu, Sayın Mahkemece ihbar olunan ... Sigorta tarafından yapılan 4.600-TL ödemenin 2.100-TL’ sinin sürekli sakatlık için ödendiğine kanaat getirilmesi halinde ise talep edebileceği bakiye zararının 518.990,10 TL (512.379,27 SİG + 6.610,83 TL GİG) olacağı, 5.4-) Heyet olarak sunduğumuz 02/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda detaylı olarak yer aldığı üzere; <17.662,07 TL lik tedavi giderlerinin 6.600,00 TL dışında kalan 11.062,07 TL tutarın Sosyal Güvenlik Kurumu SUT kapsamına girmediği> görüşü verildiğinden işbu tutardan ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. tarafından tedavi masrafları teminat limiti kapsamında 14.06.2016 tarihinde yapılan 2.500-TL ödemenin düşülmesi sonucunda SGK SUT kapsamına girmeyen bakiye tedavi masrafının 8.562,07 TL olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

ISLAH:

Davacı vekili 20.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçelerinde beyan ettikleri 17.662,07 TL maddi tazminatın 11.062,07 TL'sini tedavi giderlerine diğer kısmı olan 6.600,00 TL'yi işgöremezlik tazminatına yönelik talep ettiklerini, işgöremezlik tazminatının bakiye 196.757,28 TL kısmını dava değerini arttırmakla ıslah etmiştir.

FERAGAT:

Davacı 10.04.2017 tarihli feragat dilekçesi ile ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. ferdi kaza sigortası ile vuku bulacak maddi zararların 2.500,00 TL'lik kısmını teminat altına aldığını, ihbar olunanın lehine risk yüklendiği davalı hakkındaki taleplerinden teminat miktarınca ödeme sebebiyle kısmen feragat etmiştir.

GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davacının iş göremezliğinden kaynaklı maddi tazminat, manevi tazminat ile tedavi gideri talebine ilişkindir.

Davanın, 09.11.2015 tarihinde davalı sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı toplu taşıma aracının ... hattında seyir halinde aracın ani freni nedeniyle yolcu olarak bulunan davacının araç içi donanımına çarparak yaralanmasına sebebiyet verildiği, işbu davanın maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır.

Olay nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının açıldığı; 24/12/2015 tarihinde davacının şikayetçi olmadığını belirtmesi nedeniyle, taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçunun TCK md 89 da düzenlendiği, şikayete tabi olduğu, şikayet yokluğu nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılacak bir işlem kalmadığından, davalı sürücü hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Meydana gelen trafik kazasında kusur durumunun tespiti için hazırlanan 14.06.2019 tarihli ATK kusur raporunda; davalı sürücü ...’in kusursuz olduğu, davacı yolcu Ayper akın’ın %80(yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Kimliği tespit edilemeyen yola giren yayanın hatalı tutum ve davranışlarının olayın oluşu üzerinde %20(yüzde yirmi) oranında etken olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Hazırlanan rapora itiraz edilmesi üzerine 16.12.2019 tarihli ATK kusur raporunda; davalı sürücü ...'in kusursuz, davacı yolcu ...'ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu, C)-Kimliği tespit edilemeyen yayanın hatalı tutum ve davranışları kazanın oluşumunda %20 (yüzde yirmi) oranında etken olduğu, yönünde aynı kanaatle rapor tanzim edilmiş ve bu kapsamda yapılan itirazların reddine karar verilmiştir.

Meydana gelen trafik kazasında davacının geçici ve sürekli iş göremezliğinin tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş 06.07.2021 tarihli raporda; %46,2 (yüzdekırkaltınoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, bildirilmiştir.

Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ..., ... Üniversitesi ve ... Üniversitesi’nin çalışmaları ile "TRH 2010" adı verilen "..." hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin T:22/12/2020, E:2019/5206, K:2020/8874; T:14/01/2021, E:2020/2598, K:2021/34 Karar sayılı ilamları).

Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas - 2020/40 sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir." bölümündeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu'na göre belirlenmesi, zarar görenin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen kapsamda dosyamıza sunulan 06.04.2022 tarihli aktüerya hesabında; davacı ...’ in efor kaybına ait toplam maddi zararının 203.357,28 TL olduğu, ATK'nın 16/12/2019 tanzim tarihli kusur raporu ile davalı ... sorumluluğunda bulunan ... plakalı aracın davalı sürücüsüne kusur atfedilmediği, KTK'da düzenlenen araç işleteninin sorumluluğunun bir tehlike sorumluluğu olup kusursuz sorumluluk halinin söz konusu olduğu, işletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için KTK 86. Maddesine göre öncelikle kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmadığını ve araçtaki bir bozukluğun zarara neden olmadığını ispatlaması gerektiği, işletenin zararın bir mücbir sebepten veya zarar görenin yahut bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat etmesi gerekeceği, belirtilmiştir.

İtiraz üzerine hazırlanan 02.01.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı hastanın tedavi giderleri bakımından, özel sağlık kurumlarında yapmış olduğu toplam 17.662,07 TL'lik tedavi giderlerinden Memorial Hastanesinde yapılmış olan vertebra ameliyatının Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamına 6.600,00 TL olan bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanması gerekeceği, 4.3) Geriye kalan, yani toplam 17.662,07 TL lik tedavi giderlerinin 6.600,00 TL dışında kalan 11.062,07 TL tutarın Sosyal Güvenlik Kurumu SUT kapsamına girmediği, belirtilmiştir.

Davacı 10.04.2017 tarihli feragat dilekçesi ile ihbar olunan ...A.Ş. ferdi kaza sigortası ile vuku bulacak maddi zararların 2.500,00 TL'lik kısmını teminat altına aldığını, ihbar olunanın lehine risk yüklendiği davalı hakkındaki taleplerinden teminat miktarınca ödeme sebebiyle kısmen feragat etmiştir.

Yapılan ödeme nedeniyle ve yapılan itirazların değerlendirilmesi için hazırlanan 23.01.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; davanın ihbar edildiği ... Sigorta A.Ş. tarafından 14.06.2016 tarihinde 4.600,00 TL ödeme yapıldığının beyan edildiği, ve yazı ekine ödeme dekontunun sunulduğu ancak yapılan ödemenin içeriğinin (işgöremezlik, tedavi gideri, fer’iler vb.) dosya kapsamından anlaşılamadığı, Detayları yukarı <2> nolu maddede yer aldığı üzere ... Sigorta tarafından yapılan 4.600,00 TL ödemenin 2.500-TL’ sinin poliçede kişi başı için belirlenen tedavi masrafları teminatı için yapıldığı, ancak geriye kalan 2.100-TL’ nin ise hangi kalem için ödendiğinin tespit edilemediği, nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere denetime elverişli bir değerlendirme yapılabilmesi için işbu 4.600-TL’ lik ödemenin içeriğinin ihbar olunan ... Sigorta A.Ş.’ den sorulması gerektiği, Yargıtay’ ın yerleşik içtihatları, tazminat hesaplama ilkeleri ve Sayın Mahkemenin tarafıma verdiği görev kapsamında işbu 2. ek raporda 2024 yılı asgari ücret tutarları dikkate alınarak güncel hesaplama yapıldığı, Davacı ...’ in efor kaybına ait toplam maddi zararının 521.090,10 TL (514.479,27 TL SİG + 6.610,83 TL GİG) olduğu, Sayın Mahkemece ihbar olunan ... Sigorta tarafından yapılan 4.600-TL ödemenin 2.100-TL’ sinin sürekli sakatlık için ödendiğine kanaat getirilmesi halinde ise talep edebileceği bakiye zararının 518.990,10 TL (512.379,27 SİG + 6.610,83 TL GİG) olacağı, Heyet olarak sunduğumuz 02/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda detaylı olarak yer aldığı üzere; <17.662,07 TL lik tedavi giderlerinin 6.600,00 TL dışında kalan 11.062,07 TL tutarın Sosyal Güvenlik Kurumu SUT kapsamına girmediği> görüşü verildiğinden işbu tutardan ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. tarafından tedavi masrafları teminat limiti kapsamında 14.06.2016 tarihinde yapılan 2.500-TL ödemenin düşülmesi sonucunda SGK SUT kapsamına girmeyen bakiye tedavi masrafının 8.562,07 TL olduğu, belirtilmiştir.

Dava tarihi itibariyle sigorta şirketine başvuru zorunluluğu olmadığından bu hususta değerlendirme yapılmamıştır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." denilmiştir.

Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işleten zarara uğrayan 3. kişilere karşı tehlike sorumluluğu esasına göre, araç sürücüsü de haksız fiil sorumluluğu esasına göre sorumludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise; o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortasıdır.

2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. İşletenin tehlike ilkesi gereğince zarardan tam sorumlu olduğu, ancak kurtuluş beyyinesi getirmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği düzenlenmiştir.

Huzurdaki davada, davacı davalı sigorta şirketine zorunlu trafik sigortalı araçta yolcu konumunda olup, ATK raporlarında kazanın seyir halinde davalı araç sürücüsünün hiçbir kusuru ya da dahili olmaksızın aniden çıkan bir yaya nedeniyle ani fren yapması sonucu ve davacının otobüste ayakta yolculuk yaparken aracın kalkışı, frenlemesi ve manevra yapması sırasında dengesinin bozulmasını önlemek maksadıyla araçtaki tutamaç ve benzeri yerlere tutunması gerekirken belirtilen bu kurala riayet etmemiş, davalının yola giren yaya karşısında etkin fren tatbik etmesi sırasında dengesinin bozularak yere düşmesine sebebiyet verdiği ve olayda, asli kusurlu olarak kabul edilmiştir. Bu kapsamda sürücü ve işleten bakımından getirilen kurtuluş beyyinesi olayımızda olmakla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalı ... ve davalı ... yönünden ayrı ayrı reddi gerekmiştir.

İşletenin tehlike sorumluluğu ilkesi gereğince zarardan tam sorumlu olduğu ancak kurtuluş beyyinesi getirmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği, ancak işletenin KTK’nın 91/1 maddesi uyarınca sorumluluğunu üstlenen sigortanın genel ilke gereğince zararın tamamından sorumlu tutulması gerektiği ve kendileri için kurtuluş beyyinesi düzenlenmediğinden davalı sigorta şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne davacının 09.11.2015 tarihli kaza nedeniyle 8.562,07 TL tedavi gideri ve 200.857,28 TL iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2022 Tarih, 2021/13671 Esas ve 2022/9141 Karar sayılı kararı) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;

  1. Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalı ... ve davalı ... yönünden ayrı ayrı REDDİNE,

  2. Davacının maddi tazminat talebinin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden KISMEN KABULÜNE,

Davacının 09.11.2015 tarihli kaza nedeniyle 8.562,07 TL tedavi gideri ve 200.857,28 TL iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faiz isteminin REDDİNE,

MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;

  1. Alınması gereken 427,60 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 68,31 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 359,29 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,

  2. Davalı ... ve davalı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ve davalı ...'e tarafına verilmesine,

MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;

  1. Alınması gereken 14.305,44 TL nispi karar harcından peşin+ıslah yatırılan toplam 724,63 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 13.580,81 TL harcın davalı .... tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,

  2. Davacı tarafından yatırılan 724,63 TL peşin+ıslah harcın davalı... alınarak davacı tarafa verilmesine,

  3. Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 33.413,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... alınarak davacı tarafa verilmesine,

  4. Davalı ...vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... tarafa verilmesine,

  5. Davalı ... ve davalı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 36.788 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ve davalı ...'e tarafına verilmesine,

10-Davalı ... tarafından yapılan 130,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... tarafına verilmesine,

11-Davacı tarafından yapılan 4,30 TL başvuru harcı, 29,20 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.342,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.875,75 TL yargılama giderinin hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 3.462,41 TL'sinin davalı .... Sigorta'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

12-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ...vekilinin yüzüne karşı davalı ... Sigorta vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/03/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SebebiyleistanbulreddineVeTazminat)delillerCismani"pmf"ıslahZararAçılanferagatgerekçehükümTazminat(Ölüm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim