İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/548 E. 2023/985 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/548
2023/985
30 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/548 Esas
KARAR NO : 2023/985
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/08/2022
KARAR TARİHİ : 30/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın dava dışı ... A.Ş.'nin yatırımcısı, dava dışı ... A.Ş.'nin üst işvereni ve davalının işvereni bulunduğu ...'da yapımına devam edilen nükleer santral işinde bir kısım işleri bakımından davalının taşeronu firmalardan oluştuğunu, davalı ile müvekkili arasında 06.08.2019 tarihinde sözleşme akdedildiğini ve aynı tarihte yer teslimi gerçekleştirilerek müvekkili firmanın çalışmasına başladığını, müvekkili kendi oluşturduğu kadrosuyla çalışmasına devam etmekteyken davalı firma tarafından keşide edilen 22.06.2020 tarihli bildirimle karşılaştığını, bu bildirimle davalının müvekkilinin uhdesinde bulunan ve yapımı devam eden işlerin kalan kısmının kendileri tarafından devralındığını, müvekkilinin sahadaki tüm iş ve eylemlerini en geç 25.06.2020 tarihine kadar durdurması en geç 25.06.2020 tarihine kadar sahadan demobilize olması, mülkiyeti müvekkiline ait olmayan teçhizat makine ve ekipmanın teslim edilmesi, çalıştırılan işçilerin ücretsiz izne çıkarılması, fesih yasağı bitiminde icra edilmek üzere tüm işçilerin ihtiyari arabuluculuk yoluyla işçilik alacaklarının ödenmesi ve ödeme dekontlarının sunulmasının bildirildiği, kurduğu kadro ve yaptığı planlama ile kendini salt bu işle ilgili çalışmaya odaklandığını ve bu doğrultuda işçilerle muhatap olan müvekkili firmanın bu nedensiz ve haksız fesih sonrası işyerinden çıktığını ve davalı tarafından bildirilen ihtiyari arabuluculuk aşamasında ödemeleri planlayabilmek uğruna davalıdan alacaklarının ödenmesini beklediğini, davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmamasına rağmen bir kısım işçilerle ihtiyari arabuluculuk aşamasında uzlaşıldığını ve ödemeleri yapılmış olmasına rağmen gerek davalıdan yeterli ödemenin alınamaması ve gerekse bir kısım işçilerin hakkı olmadığı halde ya da hakkından fazlasını talep etmiş olmaları sebebiyle bir kısım işçilerle anlaşma sağlanamadığını, müvekkili tarafından davalıdan şifahen alacaklarının ödenmesi talep edilmesine rağmen davalı tarafından hesap çalışmalarının devam ettiği gerekçeleriyle alacakları ödenmediğini, 2020 senesi sonuna gelindiğinde davalı tarafından müvekkiline 22.12.2020 tarihli hesap mutabakat formu gönderilerek müvekkilinin davalıdan 31.10.2020 tarihi itibarıyla 5.506.954,58 TL alacaklı olduğu belirtilerek mutabakat istendiğini, müvekkili tarafından mutabakatta belirtilen bu rakamda mutabık olunduğunun belirtildiğini ve karşılıklı imzalandığını, bu mutabakata rağmen davalı tarafından herhangi bir ödemede bulunulmadığını ve müvekkili oyalanmaya devam edildiğini, bu süreçte bir kısım işçiler tarafından İstanbul'da sadece davalı hasım gösterilerek ve ...'da gerek davalı ve gerekse müvekkilinin hasım gösterildiği işçilik davaları açıldığını, esas itibarıyla işçi alacaklarının ortaya çıkmasının ve uzlaşma sağlanamamasının yegane sebebinin davalının haksız feshi ve müvekkiline ödemelerini yapmaması olduğu halde davalı bu kez işbu davaları gerekçe göstererek müvekkilinin ödemesini yapmadığını, buna rağmen davalı tarafından bu kez 05.04.2021 tarihinde e-mail ile gönderilen hesap mutabakatında müvekkilinin 31.12.2020 tarihi itibarıyla 5.159.871,51-TL alacaklı olduğunu bildirdiğini, müvekkili tarafından bu bildirime verilen yanıtla 22.12.2020 tarihli önceki mutabakat sonrasında müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığı halde alacak bakiyesinin düşürülmüş olması dolayısıyla bunun sebeplerinin bildirilmesi istenildiğini fakat davalı tarafından buna herhangi bir yanıt verilmediğini, davalı firmaya ve dava dışı ... A.Ş. Firmasına gönderilen ... 77. Noterliğinin ... tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ile alacakların ödenmesi ihtar edildiğini, davalı tarafından verilen yanıtla müvekkiline bir borçlarının bulunmadığını ve müvekkilinden alacaklı oldukları iddiasında bulunduklarını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin ödenmeyen hakkediş alacakları ile iade edilmeyen nakit teminatı da dahil olmak üzere müvekkilinin davaya konu iş sebebiyle davalıdan talepte haklı olduğu alacağının fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak üzere şimdilik 150.000-TL'sinin davalıya keşide edilen ihtarnamede belirtilen süre sonundan itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, davalının haksız ve hukuka aykırı feshi sebebiyle müvekkilinin uğradığı zarar bakımından fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak üzere şimdilik 50.000-TL'nin davalıya keşide edilen ihtarnamede belirtilen süre sonundan itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, dava dilekçesinde iddia olunan 5.506.954,58 TL tutarında bir alacağa ilişkin müvekkili şirket tarafından yapılan incelemeler sonucu böyle bir alacağın bulunmadığının tespit edildiğini, böyle bir alacaklarının bulunmadığını, davacı şirkete gönderilen ... 3. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameye cevap ile açıkça bildirildiğini, bu anlamda davacının böyle bir alacağının müvekkili şirket kabulünde de olduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, söz konusu ihtarnamede davacının iddiasının tam aksine gelinen noktada o güne dek yapılan arabuluculuk anlaşmaları uyarınca davacı şirket için müvekkili tarafından yapılmış ödemeler nedeniyle müvekkili şirketin davacıdan alacaklı hale geldiğini de bildirildiğini, davalı müvekkili gerek doğrudan gerekse iştiraklerdeki ortaklıkları sebebi ile dolaylı olarak ... yapımı kapsamında yüklenici olarak yer aldığını, projenin işvereni konumundaki ...A.Ş. İle davalı müvekkilin %50 hissedarı olduğu ... A.Ş. arasındaki sözleşmenin ... A.Ş. tarafından gönderilen 26.07.2022 tarihli fesih bildirimi ile sona erdirildiğini, proje kapsamında mevcut bilgi ve belgelerin saklandığı programlara herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın erişim tamamen engellendiğini, açıklanan sebeplerle davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; huzurdaki dava ile müvekkilinin hesap mutabakatına bağlandığı halde ödenmemiş olan 5.506.954,58-TL alacağı olduğunu ve mutabakata rağmen ödenmemiş bu alacak dışında davalının, müvekkilli ile arasındaki sözleşmeyi haksız feshetmiş olması dolayısıyla müvekkilin zarara uğramasından kaynaklı tazminata hakkı olduğu ve bu sebeple ödenmemiş alacakları bakımından 150.000-TL ve haksız fesihten kaynaklı tazminat talepleri bakımından da 50.000-TL talep edildiğini, yapılan yargılamada dosyaya kazandırılan raporlar neticesinde müvekkilinin davalıdan 5.506.954,58-TL alacaklı olduğunu, bu alacağın müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi davalı ticari defterlerinde de kayıtlı bulunduğunu, hesap mutabakatının da bu alacağı doğruladığını ve ancak tazminat bakımından ise haksız fesih sonrası uğranılan zarara ilişkin somut verinin bulunmadığının değerlendirildiğini, davalının sözleşmeyi haksız feshi sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zarar, rapora beyan dilekçemizde belirtildiği üzere icra dosyaları ve vergi dairesi kayıtları ile sabitse de bu hususta delillerin toplanması ve bu yönden bilirkişi incelemesi yaptırılması, davalı tarafından çeşitli sebep ve gerekçelerle oyalanarak ödenmemiş olan müvekkilinin alacağı olan 5.506.954,58-TL'nin kabulüne karar verilmesini ve tahsili sürecini uzatacak olması dolayısıyla davanın geri alınacağının bildirildiğini ve ancak davalı tarafça buna muvafakat edilmediğini, bu sebeple dosya kapsamındaki mevcut deliller ve kazandırılan bilirkişi raporları ile müvekkilinin davalıdan 5.506.954,58-TL alacağı olduğunun ispat edildiğini, günümüz ekonomik koşulları da dikkate alınarak bu alacağın tahsilinin daha fazla gecikmemesi adına işbu davadaki haksız fesihten kaynaklı ve şimdilik 50.000-TL olarak talep edilen tazminat talebinden feragat ettiklerini, müvekkilinin dosya kapsamı itibarıyla ispat edilmiş olan alacağı olarak başlangıçta 150.000-TL olan taleplerini ıslah ederek 5.506.954,58-TL 'nin, davalıya keşide edilen ihtarnamede verilen süre sonu olan 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini, talebimizin miktarı itibarıyla dosyanın heyete tevdiini talep etmiştir.
DELİLLER:
Bilirkişi raporları, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği 14.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda;
"Mevcut durum itibari ile tarafların mutabık olmadığı, ancak taraflar arasında mutabakat mektubu dikkate alındığında davacının,5.506.954,58 TL tutarında alacağı bulunduğunun kabul edilebileceği, dava konusu uyuşmazlık kapsamında feshin haklı olup olmadığı ve davacının fesih kapsamında kusurunun bulunup bulunmadığı,Yönünden ise teknik inceleme gerektirmesi ve uzmanlık alanım olmaması nedeni ile bir değerlendirme yapılmadığı," belirtilmiştir.
Davalı yanın ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya üzerinden inceleme yapılan 14.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda;
"Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde; davacı yana 31.10.2020 tarihi itibariyle 5.506.954,58 TL bakiye borcunun bulunduğu tarafımızdan görülmüştür.
Davalı yanın 22.06.2020 tarihli yazısında ... A.Ş. ('İşveren) ile ...Sti. ('Yüklenici') arasındaki Sözleşme* kapsamında Yüklenici tarafından yükümlenen 1 nolu türbinin betonarme imalatı islerinin kabul ve hakediş belgelerinde detaylı olarak ifade edilecek bölümü Yüklenici tarafından yapılmış ve sonraki kısımları İşveren tarafından devralınmış olup, geçici kabul islemlerinin yapılması için tamamlanan islere iliskin tüm belge ve bilgilerin Yüklenici tarafından 10 (on) gün icinde İşveren'e sunulması gerekmektedir. “ şeklinde bir beyanda bulunduğu görülmektedir.
Bu yazıda ...’ın yükleniciye verilen işi devraldığı belirtilmektedir. Davacı yanın kendisine verilen işi İş Sahibine devrettiğine dair ortada bir irade açıklaması bulunmamaktadır. Bu durumda bu yazının yorumundan davalı iş sahibinin (...) davacı yükleniciye verdiği işi tamamlatmayacağını, gerisini kendisinin yapacağını belirterek aralarındaki sözleşmeden döndüğü anlaşılmaktadır. TBK m. 484 hükmüne göre, “İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir”. Bundan dolayı davalı sözleşmeyi sona erdirmekte serbest olup, sözleşme ilişkisini sonlandırma haklı bir nedene dayanmadığı takdirde yüklenici davacının zararlarının giderilmesi gerekecektir. Somut olayda davacıya yüklenebilir bir kusurdan dolayı sözleşmenin sona erdirildiğine dair bir veri bulunmadığından davalının sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın sonlandırdığı ve bundan doğacak zararları gidermesi gerektiği düşünülmektedir.
Davacı ...Şti.’nin 31.10.2020 tarihi itibariyle davalı ...Tic. A.Ş.’den 5.506.954,58 TL tutarında alacağı bulunduğu mutabakat mektubuyla ve ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğu," değerlendirmelerinde bulunulmuştur.
GEREKÇE:
Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili ve haksız fesih iddiasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ...Şti. ile davalı... A.Ş. arasında ...Adası ... Binaları Betonarme İmalatlarının Yapılması ile ilgili olarak 06.08.2019 tarihinde sözleşme akdedilmiştir.
Davacı sözleşme kapsamında yapılan işler nedeni ile taraflar arasında imzalanan mutabakat mektubu uyarınca davalıdan 5.506.954,58 TL tutarında alacağı bulunduğu iddiasında bulunmuştur.
Davalı ...A.Ş. tarafından 22.12.2020 tarihinde davacı şirkete gönderilen hesap mutabakat formunda, 31.10.2020 tarihi itibariyle 5.506.954,58 TL borçlarının bulunduğu belirtilerek hesapta mutabık olunup olunmadığı sorulmuş, davacı şirket tarafından da mutabık oldukları belirtilerek mutabakat formunun karşılıklı imzalandığı görülmüştür.
Davalı taraf ticari defterlerinde mutabakat formu ile kabul ettiği ticari defter kayıtlarında yer alan 31.10.2020 tarihli işlem kaydında 5.506.954,58 TL tutarındaki borç miktarının “...” açıklamasıyla adi ortaklığa devir etmiş ise de, dava dosyası içerisinde devir işlemi ile ilgili olarak herhangi bir belge (Adi Ortaklık Sözleşmesi) bulunmadığı gibi borcun nakli ancak borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşme ile mümkün olabileceğinden ve böyle bir sözleşme bulunmadığından davalının tek taraflı olarak ticari defterlerinde yapmış olduğu borcun devri işlemi lehine delil olarak kabul edilmemiştir.
Davacı ... 77. Noterliğinin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıdan 5.506.954,58 TL alacağı bulunduğunu ve bu alacağın ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi ihtarında bulunmuştur. Anılan ihtarname 02.09.2021 günü davalının e tebliğ hesabına konulmuştur. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinde elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır. KEP adresine 02.09.2021 günü ulaşan ihtarname, bu tarihi izleyen beşinci günün sonu olan 07.09.2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmıştır. İhtarname ile verilen 7 günlük sürenin bitimi ile davalı 13.09.2021 günü temerrüde düşmüştür. Islah 08.11.2023 tarihinde yapılmış ise de davalı dava tarihinden önce tüm alacak yönünden temerrüde düşürüldüğünden faiz başlangıç tarihi 13.09.2021 olarak kabul edilmiştir.
Davacı taraf, ticari defter ve kayıtları, davalının ticari defterleri ve davalı tarafından imzalanan 22.12.2020 tarihli mutabakat formu ile yapılan iş karşılığı ödenmemiş 5.506.954,58 TL alacağını ispatlamıştır. Davalı borcu kabul ettiği mutabakat formundan sonra ödeme yaptığına dair yazılı bir delil sunamadığından 5.506.954,58 TL'nin 13/09/2021 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Haksız fesih iddiasından kaynaklı talep edilen şimdilik 50.000 TL tazminat talebinden davacı feragat etmiştir. Davacının bu talebinden feragat etmesi nedeni ile feshin haklı nedenle yapılıp yapılmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadan bu talep yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;
-
Davacının alacak talebinin kabulü ile 5.506.954,58 TL'nin 13/09/2021 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Haksız fesih iddiasından kaynaklı talep edilen şimdilik 50.000 TL tazminat talebinin feragat nedeni ile reddine,
-
Alınması gereken 376.180,06 TL nispi karar harcından peşin harç + ıslah harcı olarak yatırılan toplam 94.915,50 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 281.264,56 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre15,60 TL sinin davacıdan bakiye 1.544,40 TL sinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 356.139 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince red olunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 428,26 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 1.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 317,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.087,96 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 2.077,09 TL nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/11/2023
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20