İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/569 E. 2023/556 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/569
2023/556
7 Temmuz 2023
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/569 Esas
KARAR NO : 2023/556
DAVA :İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/10/2020
KARAR TARİHİ : 07/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 13/10/2020
tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... sayılı İnşaat/Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile ... Şirketi adına sigortalı, ...Projesi 858 Ada 3-4 Parsel ...adresinde bulunan inşaat projesi şantiyesinde, 14/06/2018 tarihinde davalı ...Limited Şirketi'nin gözetim hizmetlerini yerine getirdiği esnada gerçekleşen hırsızlık hadisesi neticesinde, maddi zarar meydana geldiğini, Müvekkil şirketin, zarara uğrayan sigortalısı için, 04/04/2019 tarihinde 9.558,25 TL ve 3.042,48 TL olmak üzere toplamda 12.600,73 TL hasar tazminatı ödediğini ve T.T.K’nın 1472. maddesinde yer alan halefiyet hükmü uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin, poliçe kapsamında sigortalısına yapmış olduğu tazminat ödemesi ile hukuken sigortalısının yerine geçtiğini ve sigortalısının sahip olduğu tüm hak ve yetkilere sahip olduğunu, davalı şirketin hasarın gerçekleştiği şantiyenin güvenlik hizmetlerini üstlendiğini, bu sözleşme kapsamında şantiye alanının hırsızlara karşı korunması, davalı tarafın asli edimi ve borcu olduğunu, ancak davalı taraf hırsızların şantiye alanına gelmesi, kilidi kırması ve içerideki eşyaları çalması aşamalarının hiçbirinde üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirmediğini ve borca aykırı davranışları ile zarara sebebiyet verdiğini, bu bağlamda; borcunu sözleşmeye uygun ifa etmeyen davalı güvenlik şirketinin, zararın tamamından sorumlu olduğunu, davalı şirketin borca aykırılık hükümlerinin yanı sıra; istihdam ettiği güvenlik personelinin de olaya müdahale etmemiş olması, hiçbir tedbir ve önlem de alınmamış olması sebebiyle ihmalinden dolayı da kusursuz sorumlu olduğunu, müvekkil şirket tarafından sigortalısına ödenmiş olan hasar tazminatının sorumlu davalıdan rücuen tahsili amacıyla, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, fakat borçlunun itirazı üzerine takiplerin durduğunu, davaya konu alacağa ilişkin taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu; ancak...dosya numaralı başvurularının karşı tarafın toplantıya katılmaması sebebiyle anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve...Esas sayılı icra dosyalarına davalı tarafından yapılmış haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın miktarı likit olduğundan dava değerinin %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER: Bilirkişi raporları, Arabuluculuk anlaşamama son tutanağı dosyada mevcuttur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
23/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''a)-Davalı şirketin yetkisi olmamasına rağmen koruma görevini üstlendiği ve birçok inşaat malzemesinin bulunduğu inşaat alanında, hırsızlık olayını gerçekleştiren şahısların ” içinde bulunduğu aracın danışma personelinin görevli olduğu kapılardan inşaat alanına giriş ve çıkış yaptığının değerlendirildiği dolayısıyla, dava dışı sigortalıya ait inşaat alanında meydana gelen hırsızlık olayında ...Şti.'nin sözleşmede belirtilen hususlar bakımından hırsızlık olayının gerçekleşmesi nedeniyle, %50 oranında kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu kanaati hasıl olmuştur. b)- Diğer yandan dava dışı işveren ...Şirketi yönetimi bakımından; İnşaat şantiye alanında, 5188 sayılı özel güvenlik kanunu ve uygulama yönetmeliği çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca verilmiş özel güvenlik faaliyet izin belgesi bulunan bir özel güvenlik şirketi ile sözleşme dahilinde, özel güvenlik hizmeti alması gerekirken bunu yapmadığı, esasen koruma kollama alanında yetkili güvenlik şirketleri dururken bu huşlarda hiçbir yetkisi bulunmayan temizlik ve danışmanlık şirketinden adeta güvenlik şirketinin yetkilerini kullanan bu huşularla ilgili yetkisiz şirketten hizmet aldığı tespit edildiğinden dava dışı sigortalı şirketin de olayın oluşmasında müteselsilen ve müştereken %50 oranında kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu, sigortalının özel şartlarda yer alan edimini gerektiği şekilde ifa etmediği tespit edilmiş olmakla, hırsızlık hasarının Hırsızlık Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat dışı kaldığı, buna göre Davacı ... Sigorta tarafından sigortalısına < ... nolu dosya tazminat ödemesi> açıklaması ile yapılan 04/04/2019 günlü 3.042,48 TL bedelli EFT ödemesi ile < ... nolu dosya tazminat ödemesi > açıklaması ile yapılan 04/04/2019 günlü 9.558,25 TL bedelli EFT ödemesinin hatır ödemesi niteliğinde olduğu'' yönündes sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
03/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''Kişi ve kuruluşlar, özel güvenlik izni için valiliğe yapacakları başvuruda özel güvenlik hizmetinin konusunu, özel güvenlik hizmetinin ne şekilde yerine getirileceğini, hizmetin azami olarak kaç personele eliyle yürütüleceğini, ihtiyaç duyulacak silah ve teçhizatın miktar ve niteliğini belirtir. Valilik tarafından özel güvenlik talebine ilişkin gerekli inceleme yapıldıktan sonra Komisyon, özel güvenlik izninin verilip verilmemesine, özel güvenliğin sağlanmasına ilişkin yönteme ve özel güvenlik hizmetini yerine getirecek azami personel sayısına, bu amaçla bulundurulacak veya taşınacak silahların azami sayısına karar verir. Özel güvenlik izni verilen kurum veya kuruluşun talebi olması halinde; özel güvenlik görevlilerinin izin veya istirahat gibi durumlarda yerine geçici personel görevlendirilebilmesi, hizmette aksama veya zafiyete düşülmesinin önüne geçilebilmesini temin etmek ve geçici özel güvenlik hizmetleri de dahil olmak üzere ihtiyaç duyulan yerlerde görevlendirmek amacıyla, Komisyonca il genelinde verilen özel güvenlik görevlisi kadrosunun 9610'unu aşmayacak şekilde personel istihdam etme izni verilebilir. Faaliyet İzni ve Sona Erdirilmesi Madde 10 - Şirketler, üçüncü kişilere koruma ve güvenlik hizmeti verebilmek için Bakanlıktan faaliyet izni alır. Faaliyet izni verilebilmesi için şirket hisselerinin nama yazılı olması ve şirketin faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti olması gerekir. Yukarıdaki ilgili yönetmelik maddeleri de dikkate alınarak; Dosyasının, bilirkişi raporunun ve itirazların incelenmesi sonucu; Dava dışı ... A.Ş. nin davalı şirketin faaliyet alanında güvenlik hizmetinin yer almadığını bilerek, faaliyet belgesi bulunmayan şirkete güvenlik hizmeti sorumluluğunu yükleyemeyeceği, bunun yanı sıra davalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin de şirketin faaliyet izin belgesi olmadan mevzuata aykırı olarak güvenlik görevini üstlendiği ve zaafiyete sebep verdiği de göz önüne alınarak; Davalı ...Tic. Ltd.Şti. Açısından; Özel güvenlik şirketi olmadığı, yasal özel güvenlik izin belgesinin bulunmadığı ve faaliyet alanının münhasıran özel güvenlik hizmeti olmadığı, koruma ve güvenlik hizmeti verme yetkisinin bulunmadığı, bunun yanı sıra, davalı şirketin 5188 sayılı yasa ve uygulama yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak, danışmanlık ve gözetim hizmetleri görüntüsü altında dava dışı sigortalıya ait inşaat sahasının koruma (giriş çıkışların kontrolü vb.) işini üstlendiği, dava dışı sigortalı şirket ile yapmış olduğu sözleşmede özel güvenlik hizmetlerini çağrıştıracak bir takım hususlara yer verildiği, davalı personelinin gözetim ve danışmanlık adı altında sahada fiilen özel güvenlik hizmeti görüntüsü verdiği şeklinde kanaat oluştuğu, davalı şirketin yetkisi olmamasına rağmen koruma görevini üstlendiği ve birçok inşaat malzemesinin bulunduğu inşaat alanında, hırsızlık olayını gerçekleştiren şahısların içinde bulunduğu aracın danışma personelinin görevli olduğu kapılardan inşaat alanına giriş ve çıkış yaptığının değerlendirildiği dolayısıyla, dava dışı sigortalıya ait inşaat alanında meydana gelen hırsızlık olayında ...Tic. Ltd. Şti.'nin sözleşmede belirtilen hususlar bakımından hırsızlık olayının gerçekleşmesi nedeniyle, %50 oranında kusuru olduğu, dava dışı ... A.Ş. Açısından; İnşaat alanında, 5188 sayılı özel güvenlik kanunu ve uygulama yönetmeliği çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca verilmiş özel güvenlik faaliyet izin belgesi bulunan bir özel güvenlik şirketi ile sözleşme dahilinde, özel güvenlik hizmeti alması gerekirken bunu yapmadığı, Özel güvenlik hizmeti verme yetkisi bulunmayan davalı şirket ile danışmanlık ve gözetim hizmeti sözleşmesi dahilinde, özel güvenlik hizmeti görüntüsü altında inşaat alanının korunmasına çalışıldığı, yine dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığına göre hırsızlık olayının olduğu depoda herhangi bir alarm sisteminin bulunmadığı, dava dışı sigortalı şirketin koruma ve güvenlik ile ilgili alması gereken fiziki ve teknolojik güvenlik tedbirlerini eksik aldığı, denetim ve kontrol görevini tam olarak yapmadığı, dava dışı sigortalı şirketin de hırsızlık olayının meydana gelmesinde zafiyetinin olduğu, basiretli bir tacir gibi hareket etmediği, hırsızlık olayının yaşanmasında sorumluluğunun olduğu, dava dışı ... A.Ş. nin de olayda müştereken ve müteselsilen %50 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bu bağlamda yukarıda da belirtildiği üzere; kök rapor, raporun kanaat ve sonuç bölümü incelenmiş olup, heyetimize sonradan eklenen inşaat mühendisi ve iş güvenliği uzmanı bilirkişice de kök rapordaki değerlendirme ve sonuç isabetli bulunmuş olup, Heyetçe; kök rapordaki kusur oranlarında bir değişiklik olmayacağı'' yönünde sonuç kanaatine varıldığı görülmüştür.
02/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''Teknik açıdan; kök raporda tespit edilen ve belirtilen ve izah edilen itirazın iptaline konu emtia ve bedellerde bir değişiklik olmayacağı, kök raporumuzun sonuç bölümünde varılan görüş aşağıdaki gibidir. Bu görüşün aynen korunduğu, ancak kararın tamamen Sayın Mahkemenize ait olduğu anlaşılmakla; a)- Davalı şirketin yetkisi olmamasına rağmen koruma görevini üstlendiği ve birçok inşaat malzemesinin bulunduğu inşaat alanında, hırsızlık olayını gerçekleştiren şahısların içinde bulunduğu aracın danışma personelinin görevli olduğu kapılardan inşaat alanına giriş ve çıkış yaptığının değerlendirildiği dolayısıyla, dava dışı sigortalıya ait inşaat alanında meydana gelen hırsızlık olayında ...Tic. Ltd. Şti.'nin sözleşmede belirtilen hususlar bakımından hırsızlık olayının gerçekleşmesi nedeniyle, %50 oranında kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu, b)- Diğer yandan dava dışı işveren ... Şirketi bakımından; İnşaat şantiye alanında, 5188 sayılı özel güvenlik kanunu ve uygulama yönetmeliği çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca verilmiş özel güvenlik faaliyet izin belgesi bulunan bir özel güvenlik şirketi ile sözleşme dahilinde, özel güvenlik hizmeti alması gerekirken bunu yapmadığı, esasen koruma kollama alanında yetkili güvenlik şirketleri dururken bu huşlarda hiçbir yetkisi bulunmayan temizlik ve danışmanlık şirketinden adeta güvenlik şirketinin yetkilerini kullanan bu huşularla ilgili yetkisiz şirketten hizmet aldığı tespit edildiğinden dava dışı sigortalı şirketin de olayın oluşmasında müteselsilen ve müştereken 9650 oranında kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu, kök ve 1. K raporda ayrıntılı olarak yapılan değerlendirmeler sonucunda gerek teknik gerek sigorta mevzuatı yönünden görüş değişikliğine gidilebilecek bir husus bulunmadığı'' yönünde sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
04/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;''Dosyasında mevcut ekspertiz raporu ve okunabilen fatura suretleri incelenmiş olup; Ekpertiz raporunda da belirtildiği üzere; çalındığı beyan olunan malzeme ile okunabilen ürün fatura suretleri ve ilgili dönem için piyasa araştırması da yapılarak malzeme ve faturalar arasında uyum olduğu'' yönünde sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
GEREKÇE: Dava, "İşyeri Sigorta Poliçesi" kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.
Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ...arasında sigorta poliçesi düzenlendiği, emtia hırsızlığın teminat kapsamına alındığı, 14/06/2018 günü sigortalı iş yerinde (depoda) meydana gelen hırsızlık olayında dava dışı sigortalıya ait malların çalındığı, hasar bedeli olarak davacı sigorta şirketi tarafından 04/04/2019 tarihinde 9.558,25 TL ve 3.042,48 TL ödemenin yapıldığı, davalı şirketçe gerekli güvenlik tedbirleri alınmadığı, malların çalınmasında kusuru olduğu iddiası ile hasarın rücuen tahsili amacı ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup hazırlanan kök ve ek raporlarda; Teknik açıdan; kök raporda tespit edilen ve belirtilen ve izah edilen itirazın iptaline konu emtia ve bedellerde bir değişiklik olmayacağı, kök raporumuzun sonuç bölümünde varılan görüş aşağıdaki gibidir. Bu görüşün aynen korunduğu, ancak kararın tamamen Sayın Mahkemenize ait olduğu anlaşılmakla; a)- Davalı şirketin yetkisi olmamasına rağmen koruma görevini üstlendiği ve birçok inşaat malzemesinin bulunduğu inşaat alanında, hırsızlık olayını gerçekleştiren şahısların içinde bulunduğu aracın danışma personelinin görevli olduğu kapılardan inşaat alanına giriş ve çıkış yaptığının değerlendirildiği dolayısıyla, dava dışı sigortalıya ait inşaat alanında meydana gelen hırsızlık olayında ... Tic. Ltd. Şti.'nin sözleşmede belirtilen hususlar bakımından hırsızlık olayının gerçekleşmesi nedeniyle, %50 oranında kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu, b)- Diğer yandan dava dışı işveren ... Şirketi bakımından; İnşaat şantiye alanında, 5188 sayılı özel güvenlik kanunu ve uygulama yönetmeliği çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca verilmiş özel güvenlik faaliyet izin belgesi bulunan bir özel güvenlik şirketi ile sözleşme dahilinde, özel güvenlik hizmeti alması gerekirken bunu yapmadığı, esasen koruma kollama alanında yetkili güvenlik şirketleri dururken bu huşlarda hiçbir yetkisi bulunmayan temizlik ve danışmanlık şirketinden adeta güvenlik şirketinin yetkilerini kullanan bu huşularla ilgili yetkisiz şirketten hizmet aldığı tespit edildiğinden dava dışı sigortalı şirketin de olayın oluşmasında müteselsilen ve müştereken 9650 oranında kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu, kök ve 1. K raporda ayrıntılı olarak yapılan değerlendirmeler sonucunda gerek teknik gerek sigorta mevzuatı yönünden görüş değişikliğine gidilebilecek bir husus bulunmadığı, belirtilmiştir.
Huzurdaki davada, 14/06/2018 günü sigortalı iş yerinin depo binasının kapı kilidinin kırılarak hırsızlık olayının gerçekleştiği, çalınan emtialar nedeniyle hasar bedeli olarak davacı sigorta şirketi tarafından sigortalı ...'a 04/04/2019 tarihinde 9.558,25 TL ve 3.042,48 TL ödemenin yapıldığı, sigortalı iş yerinde güvenlik hizmeti veren davalı şirketin güvenlik ve gözetim hizmetini yerine getirmediği, hizmet sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği, hırsızlık olayından sorumlu olduğu iddiası ile hasarın rücuen tahsili amacı ile iş bu davanın açıldığı, davalı şirket ile işveren şirket arasında 02/01/2018 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığı dosya kapsamı ile sabittir.
Davalı vekili, müvekkil şirket tarafından sunulan hizmetin güvenlik hizmeti olmadığını, müvekkil şirket çalışanları ilgili iş merkezinde danışman ve temizlik hizmeti verdiğini, iş merkezi güvenliğinin, iş merkezini idare eden yönetimde olduğunu iddia etmiş ise de sözleşmenin konusu başlıklı 3. Maddede davalı, danışman personelleri ile danışmanlık hizmeti vermesi dışında ayrıca "işverenin sabotaj hırsızlık, soygun, yağma, yıkıma, yangına vb...." konularda güvenliği koruması ve işyerine giren her türlü araç ve kişilerin kayıtlarının tutulmasına ve kontrolünü sağlaması konusunda" hizmet vermeyi taahhüt ettiği, davalı çalışanın polise verdiği 19/06/2018 tarihli ifadede; hırsızlık olayına şahit olmadığını, ancak güvenlik önlemleri aldıklarını yönündeki beyanından anlaşıldığı üzere davalının, hırsızlığa karşı işyerinin güvenliğini üstlendiği, davalının meydana gelen olayda gerekli dikkat ve özeni göstermediği, yükümlülüklerini yerine getirmediğinden olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu anlaşılmakla, bu hususta bilirkişi heyet raporuna iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2021 tarih 2019/2740 Esas 2021/65 Karar sayılı ilamında ifade edildiği şekilde; "Kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak, sigortalı da rizikonun meydana geldiğini ve riziko sonucu oluşan zarar miktarını ispatlamalıdır. Özellikle ticarethanelerde ticari defterler, fatura, irsaliye gibi belgeler ve diğer kanıtlarla ispat külfeti yerine getirilmelidir. Ayrıca, çalınan emtiaların değeri de Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi uyarınca, rizikonun gerçekleşmesinden bir önceki iş günü piyasa alım fiyatının esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigorta ettirenin olayın hemen sonrasında işyerinde bulunan mallarının mevcudiyetini mahkemece veya zabıtaca veyahut sigorta şirketine tespit ettirmek gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Buna rağmen, işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu zararın ne olduğunun belirlenmesi için hırsızlık öncesi işyerindeki mal mevcudunun ve hırsızlık sonrası işyerinde kalan mal mevcudunun ne olduğunun da bilinmesi gerekmektedir."
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dayanak yapılan ekspertiz raporunda, çalındığı beyan edilen tüm emtialara ilişkin faturalar ibraz edildiği, davalı tarafça faturalara yönelik sahtelik iddiasında bulunulmadığından faturaların gerçek ve yasal olduğu konusunda mahkememizce ayrıca bir araştırma yapılmasına gerek bulunmamıştır.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması ve alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalılardan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Açıklanan yasal gerektici nedenlere göre;
- Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,
A-Davalının ... 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
B-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan ... 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kabul edilen 10.609,73 TL alacağın %20'si olan 2.121,95 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C-Davalının ... 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
D-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan ... 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kabul edilen 3.377,17 TL alacağın %20'si olan 675,43 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
... 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kabul edilen alacak yönünden alınması gereken 724,75 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 185,82 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 538,93 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
... 12.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında kabul edilen alacak yönünden alınması gereken 230,69 TL nispi karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince ... 12.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası için hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince ... 12.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası için hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 3.377,17 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 185,82 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı, 7,80 TL vekalet harcı, 2.750,00 TL bilirkişi ücreti 185,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.183,52 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı. 07/07/2023
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:01:15