SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/645 E. 2023/1100 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/645

Karar No

2023/1100

Karar Tarihi

26 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/645 Esas

KARAR NO : 2023/1100

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 21/11/2019

KARAR TARİHİ : 26/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirketin muhatap ... Sigorta firması ile ... 18. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdikli hususi acentelik vekaletnamesi kapsamında o tarihten beri acentelik işlemlerini yürüttüğünü, müvekkili şirketin, acentelik hizmeti verdiği süre boyunca muhatap firmanın portföyünün geliştirilmesine büyük katkıda bulunduğunu, yeni müşteriler sağladığını ve kazancın arttırılmasına doğrudan katkıda bulunduğunu, bu süreç içerisinde müvekkili şirketin hiç bir hatalı, usulsüz veya eksik bir işlemi olmamakla, süreç boyunca tüm müşteriler memnuniyetle hizmetlerini aldığını, Muhatap sigorta şirketinin 28.12.2018 tarihinde ... 15. Noterliğinden göndermiş olduğu ... yevmiye nolu ihbarname ile acentelik sözleşmesinin feshedildiğini beyan ettiğini, fesih için hiç bir haklı gerekçe bulunmamakla birlikte, anılan fesih sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, Sigorta şirketine kazandırmış olduğu bir portföyün mevcut olduğunu, fesih nedeniyle bu portföyden edineceği kazançtan mahrum kaldığını, muhatap sigorta şirketi bu feshi önceden planlamış olmakla, fesih öncesinde müvekkili şirket tarafından muhatap sigorta şirketine kazandırılan firmaların, başka acentelere aktarılmak suretiyle müvekkili şirket ile ilişiği kesildiğini, Müvekkili şirketin sözleşmesinin sona erdirilmese ve tabi olarak bu portföylerin müvekkili şirketten alınmasa idi bu müşterilerle yapmış olduğu ve yapacağı işler için ücret ve kazanç elde etme imkanı olacağını, ancak daha acentelik sözleşmesi feshedilmeden müvekkilinden alınarak başka acentelere kaydırılan portföy nedeniyle müvekkilinin kazanç kaybına uğradığı gibi, davalı şirketin halen bu portföy sayesinde kazanç elde ettiğini, bu dorum denkleştirme (portföy) tazminatına hak kazanmak adına en önemli kriter olduğunu, denkleştirme talebi, acentelik sözleşmesinin sona ermesinin sonuçlarından biri olduğunu, TTK 122. maddede anılan koşullar ve Borçlar Kanunu genel hükümleri doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketin son beş yıllık komisyon bedelinin ve diğer ödemelerinin, ortalaması tutarı olan denkleştirme (portföy) tazminatının, uğramış olduğu zararlar ve tüm ferilerin ödenmesini talep ettiklerini, Müvekkili şirket sözleşmesinin haksız ve geçersiz olarak feshedilmesi nedeniyle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ücretin ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davacı tarafın iddia ve taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa TTK 121/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren üç ay sonra hüküm doğurmak üzere sözleşmenin feshedildiğini bildirildiğini, belirtilen sürenin geçmesi sonucunda ise azilnam keşide ve tebliğ edilerek sözleşme sonlandırıldığını, davacı tarafça ileri sürülen taleplerin haklı olarak değerlendirilebilmesi için feshin yasal şartlara uygun olarak yapılmamış olması gerektiğini, dava konusu olayda ise kanun hükümlerine uygun hareket edilmiş belirlenen ihbar sürelerine uyularak işlem yapıldığını, haksız fesihten bahsedilmesi mümkün bulunmadığını, bir an için davacı tarafın feshe ilişkin iddialarının, kabul edilerek sözleşmenin haksız olarak feshedildiği kabul edilecek olsa dahi davacı tarafın taleplerinin kabulü mümkün bulunmadığını, davacı taraf aracılığı ile tanzim edilen sigorta poliçeleri ile ilgili olarak tahakkuk eden tüm acentelik komisyonlarının fesih tarihi ile ilişkilendirilmeksizin tüm poliçe vadelerini kapsayacak şekilde ödendiğini, sözleşme ilişkisinin bitmesinden bir gün önce dahi tanzim edilmiş poliçelerin komisyonlarının tamamen ödendiğini, bu nedenle davacı tarafın mahrum kaldığı herhangi bir komisyon alacağından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça müvekkili şirkete bir müşteri portföyü kazandırılması ve bu portföy sayesinde gelir elde edilmesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın poliçe tanzim etmiş olduğu müşteri çevresi ve portföyünün davacı tarafa ait olduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir portföy devri söz konusu olmadığını, poliçe tanzim edilen müşterilere ilişkin olarak poliçe vadesinin bitimi ile müvekkili şirketle olan ilişkisinin sona ermekte olduğunu, davacının sadece müvekkili şirketin acentesi olmayıp birden fazla şirket acenteliği yaptığını, poliçe vadelerinin bitmesi ile başka sigorta şirketlerinden poliçe tanzim etmesi ve komisyon kazanmasının normal olduğunu, bu nedenle davacı tarafın kaybetmiş olduğu herhangi bir portföyden söz edilemeyeceği gibi buna bağlı olarak portföy tazminatı talebinin de bir mesnedi bulunmadığını, sigortacılık uygulamasında genel geçer bir komisyon oranı belirlenmesinin söz konusu olmadığını, branş bazında önemli değişiklikler gösterdiğini, bu da karlılıkla ilgili olup sigorta şirketlerinin zarar ettiği branşlarda yüksek komisyon ödenmesini beklemenin ise hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, davacı tarafın komisyonları da branş bazında üretim rakamlarına göre tahakkuk ettirilerek ödendiğini, komisyon gelirinin eksik olduğu iddiasında ise bu durumun davacı acentenin üretim portföyünün zararlı branşlarla (trafik sigortası gibi) sınırlı kaldığı ve dengeli bir üretim yapamadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, tanık beyanları, bilirkişi raporları dosyamız arasına alınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki acentecilik sözleşmesi nedeni ile davacının davalıdan portföy tazminatı vs. gider/zarar talebinde bulunup bulunamayacağı, davalının acentelik ilişkisinin sonlandırmakla haklı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.

Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından Mahkememizin 19/11/2020 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir, akit uzmanı ve sigortacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 25/02/2021 tarihli raporda özetle;

"a) Davacı şirketin ibraz edilen 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılların ticari defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdikleri süresinde yapıldığı ve birbirini teyit ettiği tespit ile, davacı defterlerinin delil vasfı taşıdığı kanaatine varıldığı,

  • Davalı şirket e-defterlerinin GİB onayları süresinde yapıldığı, e-defter kapsamında olmayan Envanter defterinin noter açılış tasdiki süresinde yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği ve defterlerin delil niteliği taşıdığı,

b) Denkleştirme (portföy) tazminatının toplam kazanımların yıllık ortalaması esas alındığında, Portföy tazminatı oranının %5 olarak kabulü halinde;

68.062,33.- TL. x %5 =3.403,11.- TL.

Portföy tazminatı tutarının %20 olarak kabulü halinde;

68.062,33.- TL. x %20 = 13.612,46.- TL. ola

c) Davacının, davalı ... Sigorta A.Ş. nin diğer acentelerinde devam ettirilen işlerine ilişkin komisyon tutarının toplamı 11.597,06.- TL. olduğu,

d) TTK ve Sigortacılık Kanunu kapsamında davacının portföy tazminatı talep edebileceği" sonuç ve kanaatine varıldığı, hukukçu bilirkişi tarafından ayrık rapor düzenlendiği görülmüştür.

Tarafların rapora yönelik itirazlarını bildirmeleri üzerine Mahkememizin 18/01/2022 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 30/06/2022 tarihli raporda özetle;

"1. Davalı şirketlerce sunulan listelere göre; davacı şirket müşterilerinden olup, 03.02.2015 fesih tarihinden sonra davalı şirketlerin diğer acentelerinden poliçe düzenlendiği belirtilen müşteriler adına düzenlenen poliçelere ait net prim tutarının fesihten 1 yıl sonra 33.434,28 TL, 05.01.2021 tarihine kadar 60.136,53 TL, komisyon tutarı ise 11.597,06.- TL. olduğu,

  1. Bilgileri müşterilere ilişkin kazanımların davalılar açısından “önemli menfaat” sayılıp sayılmayacağının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,

  2. Sayın Mahkemece portföy tazminatı talebinin kabulü halinde talep edebileceği tazminat tutarının %5 olarak kabulü halinde 3.403,11.- TL., %20 olarak kabulü halinde 13.612,46.-TL. olacağı,

  3. TIK ve Sigortacılık Kanunu kapsamında davacının portföy tazminatı talep edebileceği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.

Tarafların rapora yönelik itirazlarının devam etmesi üzerine hukukçu bilirkişinin ayrık rapor düzenlediği nazara alınarak heyete yeni seçilen sigortacı-aktüerya bilirkişi ... da katılımı ile mali müşavir ve sigortacılık alanında uzman bilirkişilerden; taraflarca sunulan belgeler, davacının dayandığı ...portföyüne ait poliçeler ve davalı sigorta şirketinin sistem kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak, yasada aranan önemli menfaat elde etme koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususu ile fesihten sonra yenilenen poliçeler hesaplanarak davalının portföyüne ne kadar müşteri geçtiğinin, somut, denetime açık ve nihai bir şekilde tespit edilip, davacının 17/11/2020 tarihli beyan dilekçesinde talep edilen tazminat kalemleri göz önünde bulundurularak var ise talep edilebilecek her bir tazminat miktarı hesaplanarak tarafların itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 31/03/2023 tarihli heyet 2. Ek raporda özetle;

"1. Davalı şirketce sunulan listelere göre; davacı şirket müşterilerinden olup, 03.02.2015 fesih tarihinden sonra davalı şirketlerin diğer acentelerinden poliçe düzenlendiği belirtilen müşteriler adına düzenlenen poliçelere ait net prim tutarının fesihten 1 yıl sonra 33.434,28 TL, 05.01.2021 tarihine kadar 60.136,53 TL, komisyon tutarı ise 11.597.06.- TL. olduğu,

2.Bilgileri müşterilere ilişkin kazanımların davalı açısından “önemli menfaat” sayılıp sayılmayacağının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,

3.Son 5 yılın toplam komisyon gideri ortalaması alındığında (ham hesap) 68.062,33.-TL.ortalama komisyon gelirinin bulunduğu,

-Sayın Mahkemece portföy tazminatı talebinin kabulü halinde talep edebileceği tazminat tutarının %5 olarak kabulü halinde 3.403.11.- TL.,

-%20 olarak kabulü halinde 13.612,46.- TL. olacağı,

  1. Davacı sigorta acentesinin farklı acentelik sözleşmelerinin olduğu ve portföy üretimine devam ettiği,

  2. TTK ve Sigortacılık Kanunu kapsamında davacının portföy tazminatı talep edebileceği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.

Dosya kapsamında alınan raporların eksik incelemeye dayalı olduğu, uyuşmazlığı aydınlatır ve hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, her iki tarafın da alınan raporlara yönelik itirazlarının devam ettiği anlaşılmakla, dosyanın S. Mali Müşavir ..., Aktüeryal hesaplama konusunda uzman nitelikli hesaplama uzmanı ...'a verilerek taraflar arasındaki acentelik ilişkisini sonlandırmakta davalının haklı olup olmadığı, sözleşme nedeniyle davacının denkleştirme tazminatı ve sair gider/zarar taleplerinde bulunup bulunamayacağı, taraflarca sunulan belgeler, davacının dayandığı ...portföyüne ait poliçeler incelenmek suretiyle yasada aranan önemli menfaat elde etme koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususu ile fesihten sonra yenilenen poliçeler hesaplanarak davalının portföyüne ne kadar müşteri geçtiği tespit edilip davacının 17/11/2020 tarihli beyan dilekçesinde talep edilen tazminat kalemleri göz önünde bulundurularak var ise talep edilebilecek her bir tazminat miktarı hesaplanarak dosya kapsamında yer alan raporları irdeler ve tarafların itirazlarını karşılar şekilde rapor düzenlenmesi için Mahkememizce 04/08/2023 tarihli bilirkişi incelemesine ilişkin ara karar kurulduğu ve taraflara tebliğe çıkarıldığı, 29/09/2023 tarihli inceleme günü ve sonrasında davacı tarafça 09/08/2023 tarihinde yapılan ihtaratlı tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi incelemesine hazır edilmemesi ve delil avansının yatırılmaması nedeniyle bilirkişi incelemesinin yapılamadığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilince 19/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde 500,00-TL talep edilen denkleştirme (portföy) tazminatının 13.112,46-TL ıslah edilerek 13.612,46- TL Şeklinde asıl alacağa ve ıslah edilen tutara ilgili tarihlerden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsiline, 200,00-TL olarak talep edilen fesih tarihinden sonrasına denk gelen dönemlere dair dönüşüm komisyon (prim) alacağının 11.397,06-TL ıslah edilerek 11.597,06-TL şeklinde asıl alacağa ve ıslah edilen tutara ilgili tarihlerden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Somut olayda, tarafların bildirmiş olduğu delillerin toplanmasının ardından uyuşmazlığın çözümü için tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ilgili belgeler de karşılaştırılarak değerlendirme yapılması özel uzmanlık gerektirdiğinden ve dosya kapsamında alınan raporların eksik incelemeye dayalı olduğu, uyuşmazlığı aydınlatır ve hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, her iki tarafın da alınan raporlara yönelik itirazlarının devam ettiği nazara alınarak yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması yönünde 04/08/2023 tarihli ara karar kurulmuş, bu doğrultuda davacı vekili adına çıkartılan ihtaratlı tebligat ile bilirkişi incelemesi ve tebligat giderlerine esas olmak üzere ek delil avansını yatırması ve ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine hazır etmesi için kesin süre verilmiş, aksi halde bu hakkından vazgeçmiş sayılacağı 09/08/2023 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiş olmasına rağmen 29/09/2023 tarihli inceleme günü ve sonrasında ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi incelemesine hazır edilmemesi ve ek delil avansının yatırılmaması nedeniyle bilirkişi incelemesinin yapılamadığı anlaşılmış, eldeki davadaki talepler asçısından ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, ispat için bilirkişi incelemesinin zorunlu olmasına rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, ticari defter ve kayıtların belirlenen inceleme gününe hazır edilmediği, dosya kapsamında yer alan raporların uyuşmazlığı aydınlatır ve hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, bu nedenle mevcut dosya kapsamına göre davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;

  1. Davanın reddine,

  2. Karar tarihine göre alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin ve ıslah olarak alınan toplam 462,96 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭ 193,11 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  4. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 26/12/2023

Katip Hakim

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbul(AcentelikSözleşmesindenhükümKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim