İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/845 E. 2023/1091 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/845
2023/1091
19 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/845 Esas
KARAR NO : 2023/1091
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/10/2020
KARAR TARİHİ : 19/12/2023
Mahkememizin 2020/604 Esas, 2021/306 Karar sayılı görevsizlik kararı neticesinde İstanbul 6. Tüketici Mahkemesinin ... Esasına kaydedilen dava dosyasında mahkemece de ... Esas 2021/1543 Karar sayılı görevsizlik kararı verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 10/11/2022 tarih ve 2022/367 Esas, 2022/2743 Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin Yargı Yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş olmakla, Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davalı ..., müvekkili şirketin sigortalısı olup, davalıya ait ... plaka nolu araç ... poliçe no ile zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, davalıya ait araç 07.11.2018 tarihinde kazaya karışması neticesinde hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan dolayı hasar gören araç malikinin Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusu sonucu kendisine 35.194,34 TL hasar bedeli ödenmesine karar verildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunun kararı ... 17. İcra ... Es. Sayılı dosyası ile müvekkili şirketten tahsil edildiğini, 3. Şahıslara ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine de davalı tarafından haksız olarak itiraz ettiğini, davalının ...11. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davacı tarafın kazaya dair iddiaları gerçeği ortaya koymaktan uzak olduğunu, kaza olduğunda müvekkile ait ... plakalı aracı kullanan kişi belli olduğunu, müvekkili şirketinde şoför olarak yemek taşıma işini yapan... (T.C. No: ...) olduğunu, şoför...'ın trafik kazası tespit tutanağında adının olmamasının sebebi; tarafların anlaşamaması üzerine trafik kolluğunun tespit tutanağının tanzimi için kazanın vuku bulduğu mahalle de davet edilmelerine ve saatler geçmesine rağmen gelmemeleri olduğunu, kaza, şirketin bahsekonu aracı ile yemek taşınması esnasında gündüz mesai saatinin ortasında ve müvekkilin anlaşmalı olduğu firmalara öğle yemeği taşınırken, 07.11.2018 tarihinde saat 14:00 sularında gerçekleştiğini, davacı yanın, ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına itirazlarının iptali ile takibin devamı talebi ile açmış olduğu iş bu davanın reddini ve icra takibinin iptalini, müdeabihin % 20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememizin 2020/604 Esas, 2021/306 Karar sayılı 20/04/2021 tarihli kararı ile "Dava dilekçesinin HMK 114/1-c , 115/2 mad uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE" dair hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce verilen görevsizlik kararının ardından İstanbul 6. Tüketici Mahkemesinin ... Esasına kaydedilen dava dosyasında, 26/11/2021 tarihli kararı ile "Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna" dair hüküm kurulmuştur. Dosyanın görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 37. Hukuk Dairesinin 2022/367 E - 2022/2743 K sayılı 10/11/2022 tarihli kararı ile ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin Yargı Yeri Olarak belirlenmesine karar verilmiş ve Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, tanık beyanları, sigorta tahkim komisyonu dosyası, dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının, yaşanan maddi hasarlı trafik kazasında davalının olay yerini terk etmesi nedeniyle sigorta sözleşmesi kapsamında ... 11 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 35.194,34-TL asıl alacak, 2.594,74-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.789,08-TL 'lik takip talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 20/03/2020 tarihinde tebliğ olduğu ve davalı borçlu vekilinin 16/06/2020 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Davalıya ait aracın sürücüsünün olay yerini terk edip etmediği, etmiş ise haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususunda davalı tanığı dinlenilmiştir.
Eldeki davada taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacı sigorta ile yapılan sigorta sözleşmesine aykırılıktır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda, sigortacının rücu hakkı, KTK'nin 95/2 maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının B.4 maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.
Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca; tazminat yükümlüğünün azaltılmasına ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3.kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortasına dönebilmesi kuralından kaynaklanmaktadır.
Eldeki davada davacı, davalıya ait aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkı" başlığı taşıyan B.4 maddesi gereği ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye dair kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir. Rücu sebepleride belirtilmiş olmakla beraber somut olayda olduğu gibi sürücünün kaza mahallini terk etmesi tek başına rücu sebebi değildir. TTK'nın 1409.maddesine göre sigortacı sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur. Ayrıca sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat hakkı sigortacıya aittir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davacı vekili sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden sigortacının rücu hakkının doğduğu iddiasıyla dava açmış olup poliçe geçerlilik süresi içinde sigortalı aracın belirtilen yer ve şekilde kaza yaptığı sabittir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere ZMSS Genel Şartları'nda teminat dışı hallerin tahdidi olarak sayıldığı, sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılmasının tek başına hasarın teminat dışı kalmasına neden olmayacağı, davacı sigorta şirketinin hasarın teminat dışında kaldığını somut delillerle ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında yer alan bilgi, belge ve tanık beyanına göre, ZMMS Genel Şartlarında belirtilen koşullarının somut olayda gerçekleştiğinin ispat edilemediği, buna göre eldeki davada sigortacı yararına rücu hakkının gerçekleşmediği anlaşıldığından (Yargıtay 17. HD.'nin 2017/63 Esas ve 2018/1269 Karar sayılı ilamı ile İstanbul BAM 8. HD.'nin 2022/758 Esas ve 2022/648 Karar sayılı ilamı) davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
-
Davanın Reddine,
-
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
-
Karar tarihine göre alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 456,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 186,55 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana iadesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 100,00. TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 19/12/2023
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49