SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/364 E. 2023/1083 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2014/364

Karar No

2023/1083

Karar Tarihi

15 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/364 Esas

KARAR NO : 2023/1083

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 29/06/2011

KARAR TARİHİ : 15/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili 18.09.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yüksek ısıya dayanıklı tuğla ve sair malzemeler üreten bir şirket olduğunu, davalının ise demir çelik sektöründe faaliyet gösteren bir ... şirketi olduğunu, davalıya ürettiği ürünleri satmakta ve ihraç ettiğini, davalının davacıya ilettiği 25.05.2010 tarihli sipariş formunda toplam 82ç610 Euro meblağlı bir sipariş verdiğini, bunun üzerine sipariş edilen malların 32.450 ve 50.160 Euroluk iki ayrı sevkiyat halinde gönderildiğini, 50.160 Euro'luk sevkiyat karşılığı ödeme 09.08.2010 tarihli iki ayrı faturayla gerçekleştiğini, davalı yanın satın aldığı ürünlerin 32.450 Euroluk kısmına ilişkin bedelleri gecikmeli ve eksik ödediğini, 16.06.2011 tarihinde havale olunan 19.507,62 Euroda fatura bedelleri gecikmeli ve eksik ödediğini, 16.06.2011 tarihinde havale olunan 19.507,62 Euro bedellerinden mahsuğ edildiğinde davacının bakiye 12.942,38 Euro alacağının kaldığını, açıklanan bu nedenlerle; 12.942,38 Euro asıl alacak ile bu alacağa fatura tarihinden işletilecek en yüksek yabancı para faizinin fiili ödeme tarihindeki TCBM Euro satış kuru dikkate alınarak hesaplanacak TL karşılığının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı yana dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı görüldü.

DELİLLER: Bilirkişi Raporu, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü yazı cevabı, Davacı yanın BA/BS formları, Ticaret Sicil Kayıtları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

20.11.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Mahkemenizde görülen 2014/364 E. Sayılı davanın 03/10/2023 tarihli Yerinde inceleme yetkisi ile Dava konusu alacağın tespitine ilişkin Davacı ... A.Ş. 'nin Davacının ticari defter ve kayıtlarının mali müşavir tarafından gerekli görülmesi halinde yerinde de incelenerek rapor tanzimi için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına; davalının ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, ilgili alacak kalemlerinin ticari kayıtlara işlenip işlenmediği ve sözleşmesi kapsamında davacının alacak talebinde bulunup bulunmayacağı hususunda rapor hazırlanması için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdiine, defter ve muhasebe kayıtları ile dava konusu alacağa ilişkin ticari belgeler üzerinden inceleme yapılarak borç - alacak miktarının belirlemesi istemine istinaden aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. 1- Davacı ... A.Ş. 'nin Davacının ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmek ve rapor tanzimi için 02.11.2023 Saat: 10:00'da ... adresine gidilerek Davacı Şirket MAli İşler Müdürü ... , Şirket Avukatı ... ile ekte sunulan Tutanak ile Dava konusu Firmaya ait ilgili dönemler ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, ilgili alacak kalemlerinin ticari kayıtlara işlenip işlenmediği ve sözleşmesi kapsamında davacının alacak talebinde bulunup bulunmayacağı hususunda rapor hazırlanması için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdiine, defter ve muhasebe kayıtları ile dava konusu alacağa ilişkin ticari belgeler üzerinden inceleme yapılarak asılları görülerek birer sureti ve depolama aygıtı ile ilgili belge ve bilgiler alınmıştır. 2- Davacı Firma Yasal Defterlerinin yasal süreler içinde usulüne uygun olarak Noter Açılış ve (görüldü) kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ; Muhasebe ilke tekniklerine uygun olarak tutulduğu , zamanında ve doğru olarak muhasebe kayıtları yapılarak , belgelerin aslına uygun kayıt edildiği anlaşılmıştır. 3- Toplam Fatura Tutarı : 82.610,00 EURO 4 adet 2 Gümrük Beyananmesi ile 09/06/2010 Gelen :50.160,00 EURO 16/06/2010 Gelen:19.507,62 EURO KALAN:12.942,38 EURO Borç Bakiyesinin olduğu Davacı...A.Ş. muhasebe kayıtları ve Resmi Defterlerinden anlaşılmıştır. Başkaca bir ödeme belgesi ve kaydına rastlanılmamıştır. 4- Yukarıda detaylı açıklamaları bulunan Davacı ... Tic. A.Ş. 'nin Davalı Firma... (...) 'dan Ticari Mal tesliminden kaynaklı 4 Adet faturadan kaynaklı 2 adet ödemeden kalan 12.942,38 EURO alacaklı olduğu anlaşılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacak davasıdır.

Huzurdaki davada taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davalı şirkete mal verildiği, bu satış gereğince davacı şirket tarafından davalı firmaya gönderilen fatura bedellerinin bir kısmının ödenmediği ve uyuşmazlığın bu ilişkiden kaynaklı fatura alacağına dayandığı anlaşılmaktadır.

Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.

Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.

İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.

Somut olayda davalının 25.05.2010 tarihinde toplam bedeli 82.610 Euro olan sipariş talebinde bulunduğu, teslim edilen malların bedellerinin bir kısmının ödendiği, kalan 12.942,38 Euro alacağın ödenmediği belirtilmekle, ispat yükü malları teslim edip etmediği hususunda öncelikle davacı yanda olduğu görülmüş, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı bedelin ödenip ödenmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.

HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.

Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, davalı yan ise davaya cevap vermediği gibi hiçbir duruşmaya da katılmamıştır.

Dosyamıza sunulan 20.11.2023 tarihli bilirkişi raporu ile; "Davacı firma yasal defterlerinin yasal süreler içinde usulüne uygun olarak noter açılış ve (görüldü) kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, muhasebe ilke tekniklerine uygun olarak tutulduğu, zamanında ve doğru olarak muhasebe kayıtları yapılarak, belgelerin aslına uygun kayıt edildiği, Toplam Fatura Tutarı: 82.610,00 EURO 4 adet 2 Gümrük Beyananmesi ile 09/06/2010 Gelen: 50.160,00 EURO 16/06/2010 Gelen: 19.507,62 EURO KALAN: 12.942,38 EURO Borç Bakiyesinin olduğu Davacı ... A.Ş. muhasebe kayıtları ve Resmi Defterlerinden anlaşıldığı, başkaca bir ödeme belgesi ve kaydına rastlanılmadığı, Davacı ...Tic. A.Ş. 'nin Davalı Firma ... LTD. (...) 'dan Ticari Mal tesliminden kaynaklı 4 Adet faturadan kaynaklı 2 adet ödemeden kalan 12.942,38 EURO alacaklı olduğu," tespit edilmiştir.

Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu malların davalıya teslim edildiği, bir kısım alacağın ise ödenmediği görülmekle davanın bilirkişi raporunda tespit edilen alacak yönünden kabulü gerekmiştir.

Dava konusu uyuşmazlık kapsamında alacak EURO cinsinden talep edilmiş, bu kapsamda kabul edilen alacağın hangi tarihteki döviz kuru üzerinden karar bağlanacağı hususunun öncelikle açıklanması gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları kapsamında kabul edilen toplam tutarının 12.942,38 EURO olduğu görülmekle, dava tarihi olan 29/06/2011 tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 1 EURO 1.6406 TL olacak şekilde TL'ye çevrilerek hesaplanan 21.233,27 TL üzerinden vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 11/05/2023 tarih, 2022/741 Esas ve 2023/1784 Karar sayılı güncel ilamı ve yerleşik uygulamaları) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;

  1. Davanın KISMEN KABULÜNE,

12.942,38 EURO alacağın dava tarihi olan 29/04/2011 tarihinden itibaren devlet bankalarının EURO cinsinden 1 yıllık döviz mevduatına uyguladıkları faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temerrüt olmadığından fazlaya ilişkin faiz isteminin REDDİNE,

  1. Alınması gereken 1.450,44 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 450,05 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.000,39 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  2. Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  3. Davacı tarafından yapılan 450,05 TL peşin harç, 18,40 TL başvuru harcı, 2,90 TL vekalet harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 601,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.073,01 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,

  4. Bilirkişi raporunun, gerekçeli kararın tebliğinin talep edilmesi halinde karar ile birlikte bir bütün halinde davalıya tebliğine,

  5. Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2023

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddineistanbuldelillerkalanhükümgerekçeAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim