İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/440 E. 2023/1062 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2014/440
2023/1062
15 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/440 Esas
KARAR NO : 2023/1062
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/09/2014
KARAR TARİHİ : 15/12/2023
İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/485 Esas 2011/1081 Karar sayılı Görevsizlik Kararı ile dosyanın İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edildiği, İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/488 Esas 2013/14 Karar sayılı görevsizlik kararı ile ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sırasına kaydının yapıldığı ve kapatılan 48. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Mahkememiz ile birleşmesi sonucu Mahkememiz esasına kaydı yapılan ve Mahkememize tevzi edildiği ve esas sırasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili 13.05.2011 tarihli dava dilekçesinde özetle; 2010 yılı içerisinde müvekkillerinin... şubesinden her birinin 150,000 YTL kredi kullandıklarını, ilgili banka nezdinde kullanılan kredinin 3.500,00 TL miktara çıktığını, müvekkillerimin imzasının bulunduğu 150,000 YTL'lik kredi hesabının ödenmemiş göründüğünü, ... ve ...'in imzası ve onayı olmadan hesabın esas alınarak kullanılan 3.500,00 TL'lık kredinin kimler tarafından ve ne suretle kullanıma açıldığının tespit olunamadığını, banka şubesi çalışanları tarafından müvekkillerinden ...'na 150,000 TL, ...'e 150,000 TL. ödeyecekleri hususunda senet verdiklerini, haksız yere müvekkilleri tarafından haksız olarak ödenen 300,000 TL'nin ... 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını bildirerek müvekkileri tarafından bankaya haksız olarak ödenen 150,000 YTL'nin tespiti ile şimdilik 1.000 TL müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bank A.Ş 12.08.2011 tarihli vekili cevap dilekçesinde özetle; HUMK 9.maddesi ve müvekkili bankanın merkezinin bulunduğu yer itibariyle yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, banka şubesinin adresinin ... olup, her iki halde de mahkemenin yetkisiz olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş, esasa verdiği cevapta da banka şubelerinin davada aktif ve pasif dava ehliyeti olmadığını, tarafların tacir olmaları nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacıların oluşan zarar, zararı meydana getiren olay ve olası sorumluluk sahipleri arasında illiyet rabıtası hakkında hiçbir açıklama yapılmadığını, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası, ... CBS ... soruşturma sayılı dosyası, Bilirkişi Raporu, Taraf Beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
22.05.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Detayları yukarıda verilen inceleme neticesinde tüm delillerin takdiri tamamen sayın Mahkemeye ait olmak üzere, sunulan belgeler ve mevzuat koşulları incelendiğinde; Davacı ... ve ... in kredi işlmeleri hususunda bilgilerinin ne zaman olduğu hususu davacı dilekçesinde takibe düşen krediler sonrası olduğu, Ancak kendilerini korumak adına ... den 150.000 TL lik senet temin edildiği, bu işlem sonrası bankaya konunun iletilip iletilmediği hususunun net bir şekilde bilinmemesi sebebiyle bu konuda bankanın ne drece sorumlu olabileceğinin kestirilemediği, Ancak aşağıdaki hususlar da Davacı ... in senet tahsili sonrası, hesaplarından bilgisi dahilinde olmadan 25.600 TL tutarında işlem gerçekleştiği banka teftiş raporlarında da tespit edildiği dolayısıyla tazminata konu edilmesi gerektiği, Takdiri sayın mahkmenin bilgilerine arz edilerek davacı ... ’ nun kredi sicilinin olumsuz etkilendiği göz önünde bulundurulması koşuluyla maddi-manevi tazminat hakedebileceği, Tüm işlemler hususunda hem ... in yetkisini kötüye kullarak sorumlu olduğu, takdiri mahkemenin olmak üzere ricaret Kanunun da yer alan Basiretlü Tacir sıfatıyla ve Bankacılık etik ilkeleri gereği ... bank ın da sorumlu tutulabileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
20.07.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Tarafların İddia ve savunmaları, C.Savcılık Soruşturama dosyası, Ceza Davası, İcra Dosyası, dosya alınan bilirkişi Rapor, Taraflarca dosyaya sunulan deliller, GKS ve Kredi hesap ekstreleri ve tüm dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere Detayları yukarıda verilen inceleme tespit ve değerlendirmeler sonucunda;
a) Davacı, ... yönünden : Açılan davanın bir tazminat davası maliyetli olduğu görülmekle söz konusu davanın kabulü için öncelikle bir zararın hukuka aykırı bir fiil neticesinde ortaya çıkmış olmasının gerektiği izahtan varestedir. Yukarıda mali yönden yapılan incelemelerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, kurulmuş olan kredi ilişkilerinden kaynaklı davacılar lehine doğmuş bir alacak hakkını gündeme getirecek zararın ortaya ... 4. ATM ...Esas Sayılı Tazminat çıkmamış olduğu mütalaa edilmektedir. Kuşkusuz davalılardan ...'in hukuka aykırı iş ve işlemleri sebebiyle açılmış olan kredi hesaplarından başkaları adına bazı ödemeler gerçekleştirilmiş ise de, söz konusu ödemelerin bankaya yapılmış olduğu ve dolayısıyla gerçek kredi ilişkisinin sahipleri tarafından başkasına kullandırılmış olan krediler sebebi ile yapılmış Bir ödemeden söz edilemeyeceği, bunun sonucu olarak da ortaya çıkmış bir zarardan bahsedilemeyeceği anlaşılmaktadır. Davacı ...’in işbu kredi işlemlerinden dolayı, davacı her ne kadar kendisine ait kredi hesaplarından kredi kullandırıldığı hususunu sonradan öğrendiği beyanında bulunmuş ise de; Davacı adına açılan, kullandırılan tüm kredilerin kapatılmış olması karşısında, Davacı aleyhine oluşan her hangi bir maddi zararının varlığına ilişkin tespit yapılamadığı ve bu hususta kanaat oluşmadığı, Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davacılardan ... bakımından banka ile tesis edilmiş olan kredi ilişkilerinden kaynaklı herhangi bir zararın doğmuş olduğundan söz edilemeyeceği, bunun da sebebinin Davacı adına açılan, kullandırılan tüm kredilerin kapatılmış olması Şeklinde karşımıza çıktığı görülmektedir. Söz konusu davacının talebinin kendisine diğer davacı ... tarafından ciro edilen senede dayanmakta olduğu , bu bağlamda rapğor içinde izah edilen gerekçelerle; Eğer sayın mahkeme tarafından davacılardan ...’in de aynı banka nezdinde kredi müşterisi olduğu, dolayısıyla yukarıda detaylı olarak anlatılan ve davalılardan ... tarafından ika edilen hukuka aykırı olduğu açık olan iş ve işlemlere vakıf olduğu/olabileceği, senedin gerçek bir borç ilişkisi için düzenlenmeyip bu hukuka aykırı iş ve işlemlerin üstünün kapatılması için Tanzim edilen bir senet mahiyetinde olduğunu bildiğini ya da bilebilecek durumda olduğu kanaati hasıl olacak ise senedin üçüncü kişi ... tarafından bile bile borçlu zararına iktisap edilmiş olacağı gerçeği ortaya çıkmış olacağından davalılardan ...’un anılan senetten kaynaklı ve ciranta sıfatı ile herhangi bir alacak hakkından söz edilemeyeceği sonucuna varılabileceği, bu sonuca varılırken senedi devreden ferit ile devralan ... arasında senedin ciro edilmesini haklı kılacak muvazaadan ari bir ticari borcun bulunup bulunmadığının da araştırılmasının öne taşımakta olduğu, bu bakımdan davacıların senedin ciro edimesini haklı kılacak biçimde hangi ticari ilişki içinde olduklarını, bu ilişkiden senette gösterilen kadar bir borcun doğmuş olduğunu da ispat etmesini aramanın mümkün olabileceği, Eğer sayın mahkeme tarafından davacılardan ...’in de aynı banka nezdinde kredi müşterisi olduğu, dolayısıyla yukarıda detaylı olarak anlatılan ve davalılardan ... tarafından ika edilen hukuka aykırı olduğu açık olan iş ve işlemlere vakıf olduğu/olabileceği, senedin gerçek bir borç ilişkisi için düzenlenmeyip bu hukuka aykırı iş ve işlemlerin üstünün kapatılması için Tanzim edilen bir senet mahiyetinde olduğunu bildiğini ya da bilebilecek durumda olduğu kanaati oluşmayacak ise senedin üçüncü kişi ... tarafından bile bile borçlu zararına iktisap edilmiş sayılamayacağı, dolayısyla davalılardan ...’un anılan senetten kaynaklı ve ciranta sıfatı ile alacak hakkına sahip olduğu sonucuna varılabileceği, ancak bu halde de, senedi devreden ferit ile devralan ... arasında senedin ciro edilmesini haklı kılacak muvazaadan ari bir ticari borcun bulunup bulunmadığının da araştırılmasının önem taşımakta olduğu, bu bakımdan davacıların senedin ciro edimesini haklı kılacak biçimde hangi ticari ilişki içinde olduklarını, bu ilişkiden senette gösterilen kadar bir borcun doğmuş olduğunu da ispat etmesini aramanın isabetli olacağı Mütalaa edilmektedir. b) Davacı ... Yönünden :davalılardan ...'in hukuka aykırı iş ve işlemleri sebebiyle dava dışı ...Ltd Şti adına açılmış olan kredi hesaplarından başkaları adına bazı ödemeler gerçekleştirilmiş ise de, söz konusu ödemelerin bankaya yapılmış olduğu ve dolayısıyla gerçek kredi ilişkisinin sahipleri tarafından başkasına kullandırılmış olan krediler sebebi ile yapılmış Bir ödemeden söz edilemeyeceği, bunun sonucu olarak da ortaya çıkmış bir zarardan bahsedilemeyeceği mütalaa edilmektedir. ... 4. ATM ...Esas Sayılı Tazminat Tarafların diğer taleplerinin Sayın Mahkemeniz takdirleri içinde kaldığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, banka dışındaki diğer kredi kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Davanın, davacıların 2010 yılında davalı ...-Bank Kocaeli şubesinden her birinin 150.000 TL kredi kullandıklarını, davalı banka nezdinde kullanılan kredinin 3.500.000 TL miktara çıktığını, kullanılan 150.000 TL'lik kredinin ödenmediği, davacıların bilgisi dışında kullanılan kredilerin kapatılması için de banka çalışanları tarafından davacılardan ayrı ayrı 150.000 TL olamka üzere toplam 300.000 TL bedelli senetler alındığı ve bu senetler nedeniyle ... 8. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, uğranılan zarar nedeniyle işbu tazminat davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı banka yaptığı savunmada, davacıların oluşan zarar, zararı meydana getiren olay ve olası sorumluluk sahipleri arasında illiyet bağı olmadığından reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Uyuşmazlık kapsamında ... 2 Ağır Ceza Mahkemesinin .... E. ...K sayılı yargılamasında; "Sanıklar, ..., ..., .... ve ...'a hakkında 28.09.2012 tarihli İddianame ile ....nitelikli zimmet suçu işlediklerinden bahisle 5411 sayılı bankacılık kanunu 160/2 ve TCK 43/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Kamu davası açılmış ise de Sanıkların isnat edilen suçu işlediklerine dair savunmalarının aksini ispatlayan yeterli ve açık, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlerine, ...'in ise 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 160/1 maddesi gereğince takdiren 6 yıl hapis ve 5 gün adili para cezası ile cezalandırılmasın," karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Uyuşmazlık kapsamında hazırlanan 22.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda; "davacı ... ve ... in kredi işlemleri hususunda bilgilerinin ne zaman olduğu hususu davacı dilekçesinde takibe düşen krediler sonrası olduğu, ancak kendilerini korumak adına ... den 150.000 TL lik senet temin edildiği, bu işlem sonrası bankaya konunun iletilip iletilmediği hususunun net bir şekilde bilinmemesi sebebiyle bu konuda bankanın ne derece sorumlu olabileceğinin kestirilemediği, ancak aşağıdaki hususlar da Davacı ... in senet tahsili sonrası, hesaplarından bilgisi dahilinde olmadan 25.600 TL tutarında işlem gerçekleştiği banka teftiş raporlarında da tespit edildiği dolayısıyla tazminata konu edilmesi gerektiği, takdiri sayın mahkmenin bilgilerine arz edilerek davacı ... ’ nun kredi sicilinin olumsuz etkilendiği göz önünde bulundurulması koşuluyla maddi-manevi tazminat hakedebileceği, Tüm işlemler hususunda hem ... in yetkisini kötüye kullarak sorumlu olduğu, takdiri mahkemenin olmak üzere ricaret Kanunun da yer alan Basiretlü Tacir sıfatıyla ve Bankacılık etik ilkeleri gereği ... bank ın da sorumlu tutulabileceği," belirtilmiş ise de raporun bilimsellikten uzak ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli olmadığı anlaşılmakla, alanında uzman bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiş ve işbu rapor hükme esas alınmamıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 20.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda; "a) Davacı, ... yönünden : Açılan davanın bir tazminat davası maliyetli olduğu görülmekle söz konusu davanın kabulü için öncelikle bir zararın hukuka aykırı bir fiil neticesinde ortaya çıkmış olmasının gerektiği izahtan varestedir. Yukarıda mali yönden yapılan incelemelerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, kurulmuş olan kredi ilişkilerinden kaynaklı davacılar lehine doğmuş bir alacak hakkını gündeme getirecek zararın ortaya ... 4. ATM ... Esas Sayılı Tazminat çıkmamış olduğu mütalaa edilmektedir. Kuşkusuz davalılardan ...'in hukuka aykırı iş ve işlemleri sebebiyle açılmış olan kredi hesaplarından başkaları adına bazı ödemeler gerçekleştirilmiş ise de, söz konusu ödemelerin bankaya yapılmış olduğu ve dolayısıyla gerçek kredi ilişkisinin sahipleri tarafından başkasına kullandırılmış olan krediler sebebi ile yapılmış Bir ödemeden söz edilemeyeceği, bunun sonucu olarak da ortaya çıkmış bir zarardan bahsedilemeyeceği anlaşılmaktadır. Davacı ...’in işbu kredi işlemlerinden dolayı, davacı her ne kadar kendisine ait kredi hesaplarından kredi kullandırıldığı hususunu sonradan öğrendiği beyanında bulunmuş ise de; Davacı adına açılan, kullandırılan tüm kredilerin kapatılmış olması karşısında, Davacı aleyhine oluşan her hangi bir maddi zararının varlığına ilişkin tespit yapılamadığı ve bu hususta kanaat oluşmadığı, Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davacılardan ... bakımından banka ile tesis edilmiş olan kredi ilişkilerinden kaynaklı herhangi bir zararın doğmuş olduğundan söz edilemeyeceği, bunun da sebebinin Davacı adına açılan, kullandırılan tüm kredilerin kapatılmış olması Şeklinde karşımıza çıktığı görülmektedir. Söz konusu davacının talebinin kendisine diğer davacı ... tarafından ciro edilen senede dayanmakta olduğu , bu bağlamda rapğor içinde izah edilen gerekçelerle; Eğer sayın mahkeme tarafından davacılardan ...’in de aynı banka nezdinde kredi müşterisi olduğu, dolayısıyla yukarıda detaylı olarak anlatılan ve davalılardan ... tarafından ika edilen hukuka aykırı olduğu açık olan iş ve işlemlere vakıf olduğu/olabileceği, senedin gerçek bir borç ilişkisi için düzenlenmeyip bu hukuka aykırı iş ve işlemlerin üstünün kapatılması için Tanzim edilen bir senet mahiyetinde olduğunu bildiğini ya da bilebilecek durumda olduğu kanaati hasıl olacak ise senedin üçüncü kişi ... tarafından bile bile borçlu zararına iktisap edilmiş olacağı gerçeği ortaya çıkmış olacağından davalılardan ...’un anılan senetten kaynaklı ve ciranta sıfatı ile herhangi bir alacak hakkından söz edilemeyeceği sonucuna varılabileceği, bu sonuca varılırken senedi devreden ferit ile devralan ... arasında senedin ciro edilmesini haklı kılacak muvazaadan ari bir ticari borcun bulunup bulunmadığının da araştırılmasının öne taşımakta olduğu, bu bakımdan davacıların senedin ciro edimesini haklı kılacak biçimde hangi ticari ilişki içinde olduklarını, bu ilişkiden senette gösterilen kadar bir borcun doğmuş olduğunu da ispat etmesini aramanın mümkün olabileceği, Eğer sayın mahkeme tarafından davacılardan ...’in de aynı banka nezdinde kredi müşterisi olduğu, dolayısıyla yukarıda detaylı olarak anlatılan ve davalılardan Oğuzhan tarafından ika edilen hukuka aykırı olduğu açık olan iş ve işlemlere vakıf olduğu/olabileceği, senedin gerçek bir borç ilişkisi için düzenlenmeyip bu hukuka aykırı iş ve işlemlerin üstünün kapatılması için Tanzim edilen bir senet mahiyetinde olduğunu bildiğini ya da bilebilecek durumda olduğu kanaati oluşmayacak ise senedin üçüncü kişi ... tarafından bile bile borçlu zararına iktisap edilmiş sayılamayacağı, dolayısyla davalılardan ...’un anılan senetten kaynaklı ve ciranta sıfatı ile alacak hakkına sahip olduğu sonucuna varılabileceği, ancak bu halde de, senedi devreden ferit ile devralan ... arasında senedin ciro edilmesini haklı kılacak muvazaadan ari bir ticari borcun bulunup bulunmadığının da araştırılmasının önem taşımakta olduğu, bu bakımdan davacıların senedin ciro edimesini haklı kılacak biçimde hangi ticari ilişki içinde olduklarını, bu ilişkiden senette gösterilen kadar bir borcun doğmuş olduğunu da ispat etmesini aramanın isabetli olacağı Mütalaa edilmektedir. b) Davacı ... Yönünden :davalılardan ...'in hukuka aykırı iş ve işlemleri sebebiyle dava dışı ...Ltd Şti adına açılmış olan kredi hesaplarından başkaları adına bazı ödemeler gerçekleştirilmiş ise de, söz konusu ödemelerin bankaya yapılmış olduğu ve dolayısıyla gerçek kredi ilişkisinin sahipleri tarafından başkasına kullandırılmış olan krediler sebebi ile yapılmış Bir ödemeden söz edilemeyeceği, bunun sonucu olarak da ortaya çıkmış bir zarardan bahsedilemeyeceği mütalaa edilmektedir. ... 4. ATM ...Esas Sayılı Tazminat Tarafların diğer taleplerinin Sayın Mahkemeniz takdirleri içinde kaldığı," olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, davalı bankaya ait teftiş kurulu raporlarında davacıların da aralarında bulunduğu pek çok kişinin hesapları kullanılmak suretiyle şube yetkilileri tarafından kredi işlemlerinin yapıldığı görülmektedir. Ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacılar tarafından bankaya ödenen hiçbir bedel bulunmamakla kredi işlemleri yönünden zarara uğramadıkları anlaşılmaktadır.
Davaya konu edilen bonolar yönünde ise bilirkişi raporunda detayıyla anlatıldığı üzere; davacılardan ...'in de aynı banka nezdinde kredi müşterisi olduğu, dolayısıyla yukarıda detaylı olarak anlatılan ve davalılardan ... tarafından ika edilen hukuka aykırı olduğu açık olan iş ve işlemlere vakıf olduğu/olabileceği, senedin gerçek bir borç ilişkisi için düzenlenmeyip bu hukuka aykırı iş ve işlemlerin ün kapatılması için Tanzim edilen bir senet mahiyetinde olduğunu bildiğini ya da bilebilecek durumda olduğu kanaati hasıl olacak ise senedin üçüncü kişi ... tarafından bile bile borçlu zararına iktisap edilmiş olacağı gerçeği ortaya çıkmış olacağından davalılardan ...'un anılan senetten kaynaklı ve ciranta sıfatı ile herhangi bir alacak hakkından söz edilemeyeceği sonucuna varılabileceği, bu sonuca varılırken senedi devreden ferit ile devralan ... arasında senedin ciro edilmesini haklı kılacak muvazaadan ari bir ticari borcun bulunup bulunmadığının da araştırılmasının öne taşımakta olduğu, bu bakımdan davacıların senedin ciro edimesini haklı kılacak biçimde hangi ticari ilişki içinde olduklarını, bu ilişkiden senette gösterilen kadar bir borcun doğmuş olduğunu da ispat etmesini aramanın mümkün olabileceği, belirtilmiştir. Ancak bu hususta davacılarca ortaya konan somut bir delilin olmadığı anlaşılmaktadır.
Yine dava konusu edilen senedin; gerçek bir borç ilişkisi için düzenlenmeyip bu hukuka aykırı iş ve işlemlerin üstünün kapatılması için tanzim edilen bir senet mahiyetinde olduğunu bildiğini ya da bilebilecek durumda olduğu kanaati oluşmayacak ise senedin üçüncü kişi ... tarafından bile bile borçlu zararına iktisap edilmiş sayılamayacağı, dolayısyla davalılardan ...'un anılan senetten kaynaklı ve ciranta sıfatı ile alacak hakkına sahip olduğu sonucuna varılabileceği, ancak bu halde de, senedi devreden ferit ile devralan ... arasında senedin ciro edilmesini haklı kılacak muvazaadan ari bir ticari borcun bulunup bulunmadığının da araştırılmasının önem taşımakta olduğu, bu bakımdan davacıların senedin ciro edimesini haklı kılıcı senette gösterilen kadar bir borcun doğmuş olduğunu da ispat etmesini aramanın isabetli olacağı, belirtilmiştir. Ancak yine hususların davacılarca ortaya konulamadığı gibi, ceza yargılamasında da belirlenemediğinden bu yöndeki talebin de reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gereken 269,85 TL peşin harçtan alınan 29,50 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 240,35 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı banka ve davalı ... vekiline verilmesine,
-
Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.15/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49