İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/819 E. 2023/1052 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/819
2023/1052
13 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/819 Esas
KARAR NO : 2023/1052
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/11/2022
KARAR TARİHİ : 13/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 29.11.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Borçlu şirketin 03.03.2020 tarihli ... fatura nolu 113.749,05 TL bedelli faturadan bakiye kalan 15.949,05 TL ve 30.03.2020 tarih ... fatura nolu 103.369,81 TL bedelli fatura bedeli olan toplam 119.318,86 TL borcunu müvekkile ödemediğini, bu sebeple borçluya ... 7. İcra Müdürlüğünün ... E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun kendisine ödeme emri tebliğ edildikten sonra süresi içerisinde ödeme emrine, borca, faize, faiz oranlarına ve takibe itiraz ederek böyle bir borcu bulunmadığını bildirdiğini, İ.İ.K ilgili hükümleri gereği icra takibinin durduğunu, taraflarınca Arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamamış olup, ... Arabuluculuk Bürosunun büro dosya no ... Arabuluculuk numarası ... olan dosyada anlaşmama son tutanağı düzenlenmiş olduğunu, borçlunun müvekkile olan borcunun gerçek olduğunu ve bu borcun ödenmediğini, buna rağmen borçlunun takibe itirazının haksız ve tamamen kötü niyetli olduğunu, alacağın likit olup, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan borçlu hakkında alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki itirazlarının iptalini ve takibin devamını arz ve talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı görüldü.
DELİLLER: Bilirkişi ek ve kök raporları, Gelir İdaresi Başkanlığı cevabi yazıları, Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazıları, tanık beyanları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
02.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya mevcudu, davacı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumun içinde açıklanan nedenlerle; 1-İncelenen davacı şirkete ait 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin sinde onaylandığı ve davacı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2-Davalı ...Şti.'nin inceleme günü olan 27.02.2023 günü saat 14:00'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, 3-Davalı şirket inceleme esnasında her ne kadar ticari defterlerini ibraz etmemiş olsa da, davalı şirketin tarafına düzenlenen tüm faturaları 2020 yılında bağlı bulunduğu Kasımpaşa Vergi Dairesi'ne BA Formunda bildirmesinden dolayı davalı yanın tarafına düzenlenen faturaları ticari defterlerinde kayıt altına aldığı görüş ve kanaatine varılmıştır. 4 Davacı ...Tic. Ltd. Şti.'nin düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 14.03.2022 tarihi itibariyle davalı ...Şti.'den 119.318,86 TL tutarında cari hesap alacağının bulunduğu, 5- Davalı ... Şti.'nin icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, Davacı yanın 119.318,86 TL asıl alacağı için icra takip tarihi olan 14.03.2022 tarihinden itibaren yıllık %15,75 oranında avans faiz talep edebileceği, .6 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
19.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Dosya mevcudu, davalı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterleri, kök rapor ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki Sonucunda ve raporumun içinde açıklanan nedenlerle; 1- İncelenen davalı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması n kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerini TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin 2022 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, ticari defterlerinden olan yevmiye defter kapanış tasdikinin kanuni sure sonrasında tasdik edilmesinden kaynaklı olarak davalı şirketin 2022 yılı ticari defterleri niteliği taşımadığı, 2- Kök raporda “Davacı şirket 31.07.2020 tarihinde “açılış fişi düzeltme kaydı” açıklamasıyla davalı şirketi 2.200,00 TL borçlandırdığı tespit edilmiştir. Davacı şirket bu işlem kaydını mali müşavirlerinin değişmesinden kaynaklı yapıldığına dair tarafıma açıklama yapmıştır.” Davacı şirketin ticari defterlerinde yapılan düzeltme kaydının sehven yapılan işlemlerden biri olduğu kanaatine varıldığından, Davacı şirketin ticari defterlerine işlediği kaydın davalı şirketin cari hesabına eklenmemesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle davacı şirketin icra takip tarihi olan 14.03.2022 tarihi itibariyle davalı ...Şti.'den 117.118,86 TL tutarında cari hesap alacağının bulunduğu, 3- Davalı ... Şti.'nin tarafına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 14.03.2022 tarihi itibariyle davacı ...Şti.'ye 117.118,86 TL tutarında cari hesap borcunun bulunduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
29.03.2023 tarihli celsede davacı tanığı İlhami ... özetle; "Davacı şirkette yaklaşık 11 yıldır proje sorumlusu olarak çalışırım. Davacı şirket talep üzerine çözüm üreten ve gerektiğinde talepler doğrultusunda üretim yapan şirkettir. Davalı şirket 2019 yılı sonu 2020 yılı başında ..'da üstlendikleri iş kapsamımda metal korkuluk imalatı talep ettiler. Davacı şirket üretimle birlikte montaj da yapmakta ancak davalı şirket yalnızca ürün temini istedi. Dava konusu edilen faturalar içeriğindeki ürünler davalı şirket temsilcisi tarafından bizzat fabrikaya gelinerek sandıklanmak suretiyle teslim alınmıştır. Hatta ürünler davalı tarafından kendi araçları ile taşındı. Normal şartlarda ürün teslimini bizler eğer ürün satın alan kişi gelmediği takdirde sevk irsaliyesi ile birlikte göndeririz ancak bana sormuş olduğunuz dava dosyasındaki ürünleri bizzat davalı şirket yetkilisi teslim aldığı için sevk irsaliyesi hazırlamadık, doğrudan fatura karşılığında kendilerine teslim ettik, davalı yan teslim aldığı ürünleri yurt dışında kullanacağı için kendisi tarafından sevk irsaliyesi hazırlanmıştır." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
29.03.2023 tarihli celsede davacı tanığı ... özetle; "Davacı şirkette yaklaşık 10 yıldır muhasebe biriminde ön muhasebeci olarak çalışmaktayım. Davalı şirket yurt dışında yapacakları iş kapsamında bizlerden metal korkuluk yapmamızı talep ettiler. Bu işlem 2020 yılı başında oldu diye hatırlıyorum. Biz davalı şirket ile cari hesap olarak çalıştığımızı hatırlıyorum. Kendileriyle cari hesap sözleşmesi hazırladığımızı hatırlamıyorum. Normal şartlarda cari hesap olarak çalıştığımız şirketlerle zaman zaman mutabakat işlemi yaparız. Bunu mail ya da telefon yoluyla yaparız. BA/BS formlarını da aylık olarak vergi dairesine bildiririz. Dava konusu olayda ürünlerin hazırlığını davalı yan fabrikadan almak üzere bizden talep etti. Ürün hazırlandıktan sonra usta başılarımız, ürünlerin tam olup olmadığı noktasında teslim alacak kişi ile birlikte inceleme ve sayımını yapar. Bu kapsamda hazırlanan e faturalar ilgilisine gönderilir. Davalı yanın talep ettiği ürünleri şirket yetkilisinin bizzat fabrikadan gelip aldığını biliyorum. Hazırlanan fatura bu haliyle açık fatura olarak hazırlanmıştır. Teslim anında herhangi bir tesellüm belgesi alınıp alınmadığını bilmiyorum " şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davalı şirkete mal verildiği, bu satış gereğince davacı şirket tarafından davalı firmaya gönderilen faturanın ödemediği ve uyuşmazlığın bu ilişkiden kaynaklı fatura alacağına dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesi ise sunmamıştır. Bu durumda ispat yükü malları teslim edip etmediği hususunda öncelikle davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı bedelin ödenip ödenmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmış, davalı yanın ticari kayıtlarını kök rapor ibrazından sonra sunduğu görülmüştür.
Dosyamıza sunulan 02.06.2023 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı ...Ltd. Şti.'nin inceleme günü olan 27.02.2023 günü saat 14:00'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davalı şirket inceleme esnasında her ne kadar ticari defterlerini ibraz etmemiş olsa da, davalı şirketin tarafına düzenlenen tüm faturaları 2020 yılında bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi'ne BA Formunda bildirmesinden dolayı davalı yanın tarafına düzenlenen faturaları ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, davacı ...Tic. Ltd. Şti.'nin düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 14.03.2022 tarihi itibariyle davalı ... Şti.'den 119.318,86 TL tutarında cari hesap alacağının bulunduğu, davalı ... Şti.'nin icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, davacı yanın 119.318,86 TL asıl alacağı için icra takip tarihi olan 14.03.2022 tarihinden itibaren yıllık %15,75 oranında avans faiz talep edebileceği, tespit edilmiştir.
Hazırlanan rapora davalı yanca; "Bilirkişi raporunda her ne kadar davalının ticari defter ve belgelerinin sunulmaması, yerinde inceleme talebinde de bulunulmamış olması nedeniyle iş bu durum aleyhe değerlendirilmiş ise de, defter ve belgelerin inceleme döneminde (27 Şubat 2023) 10 ilde meydana gelen ağır bir deprem faciası yaşanmıştır. Bu dönemde ...'lı olan müvekkilin kendi bölgesinde, ...'lı olan tarafımın da bu bölgede bulunması nedeniyle inceleme günü kaçırılmış olup mahkemece bir sonraki celseye kadar ara karar kurulması halinde defter ve belgeler istenilen tarihte mahkemede hazır edilecektir. " gerekçesiyle itiraz edilmesi üzerine, davalı vekilinin itirazlarının kabulü ile davalı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği 19.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; "davalı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması n kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerini TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin 2022 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, ticari defterlerinden olan yevmiye defter kapanış tasdikinin kanuni sure sonrasında tasdik edilmesinden kaynaklı olarak davalı şirketin 2022 yılı ticari defterleri niteliği taşımadığı, kök raporda “Davacı şirket 31.07.2020 tarihinde “açılış fişi düzeltme kaydı” açıklamasıyla davalı şirketi 2.200,00 TL borçlandırdığı tespit edilmiştir. Davacı şirket bu işlem kaydını mali müşavirlerinin değişmesinden kaynaklı yapıldığına dair tarafıma açıklama yapmıştır.” Davacı şirketin ticari defterlerinde yapılan düzeltme kaydının sehven yapılan işlemlerden biri olduğu kanaatine varıldığından, Davacı şirketin ticari defterlerine işlediği kaydın davalı şirketin cari hesabına eklenmemesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle davacı şirketin icra takip tarihi olan 14.03.2022 tarihi itibariyle davalı ... Ltd. Şti.'den 117.118,86 TL tutarında cari hesap alacağının bulunduğu, 3- Davalı ... Şti.'nin tarafına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 14.03.2022 tarihi itibariyle davacı ... Tic. Ltd. Şti.'ye 117.118,86 TL tutarında cari hesap borcunun bulunduğu, tespiti yapılmakla davanın kısmen kabulü gerekmiştir.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektici nedenlere göre;
- Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 117.118,86 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihi olan 12.03.2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
-
İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 117.118,86 TL alacağın %20'si olan 23.423,77 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gereken 8.000,39 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 1.441,08 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.559,31 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafından yatırılan 1.441,08 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560 TL arabuluculuk ücretinin kabul. red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.531,14 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 18.739,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 301,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.893,20 TL yargılama giderinin hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 1.858,29 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49