SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1198 E. 2024/564 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2015/1198

Karar No

2024/564

Karar Tarihi

9 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/1198 Esas

KARAR NO : 2024/564

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 16/12/2015

KARAR TARİHİ : 09/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA:

Dava dilekçesi özetle şöyledir:

"Davacı vekili Av. ... 'in Sayın Mahkemeye sunduğu 16.12.2015 tarihli dava dilekçesinde; Davacı ile davalı taraf, ... İlçesi, ... Belediyesi, ... Cad.636 Ada, 2 Parsel taşınmaz üzerindeki inşaata fabrikanın dış cephelerinin hafif çelik ile konstrüksiyon oluşturup dış cephede tepe betopan, iç cephede Hekimbort ile kaplanıp boyandıktan sonra yönetimde silikon cam cephe, fabrikada ısı izolasyonlu doğrama yapılıp fabrikada bulunan demir kapıların yapılıp çatıda bulunan ışıklıkların kapatılması ve sözleşme detaylı olarak yazılı olan işlerin yapımı için 30/09/2010 tarihinde yazılı bir sözleşme ile anlaştıkları, Davacının ayrıca sözleşmede yazılı işler dışında davalıya ilave işler de yaptığını, Sözleşme ile yapılan imalatların toplam tutarı 1.520.000,00 TL*KDV'dir. Davalı yan, sözleşme kapsamında yapılan işbu işlere ilişkin olarak büyük oranda ödemede bulunmuşsa da borcun tamamen ödenmediğini, Müvekkilinin işbu alacağına karşılık şimdilik 50.000 TL'nin ödenmesini talep ettiklerini, Sözleşmede olmayan ancak ilave olarak yapılan işlerin toplam tutan 205.347,80 TL olduğunu. Davalı yan, ilave bu işlere karşılık ise hiçbir ödeme yapmadığını. İşbu alacakları için de şimdilik 50.000 TL'nin ticari avans faiziyle beraber ödenmesini talep ettikleri davacı akdedilen sözleşme gereğince yüklendiği edimlerin tamamını eksiksiz olarak yerine getirdiğini, mükellefiyetlerine uyarak sözleşmeye konu işleri tamamladığını, Davalı tarafın ise ödeme edimini yerine getirmediğini, Davalı tarafın işin devamı esnasında işin tamamlanmasını engellediğini, ödeme yapmamak adına davacıyı sürekli oyaladığını, Bunun üzerine davalıya ... 40.Noterliğinin ... tarih ve ... yev.nolu ihtarnamesi gönderildiğini. Davacı, davalı taraf ile alacaklarını almak adına müteaddit kereler görüştüğünü, davalı taraf ödeme yapmamak adına 3 sene önce bitirilen işi teslim almaktan kaçındığını. Davalı tarafa ... 40. Noterliğinin ... tarih ve ... yev. nolu ihtarnamesi keşide edildiğini, Buna rağmen davalı tarafın ödeme yapmadığını. Bunun üzerine ... 1. Sulh. Huk. Mahkemesince alınan ... D. İş. Sayılı bilirkişi raporunda müvekkilinin edimlerini tümünü eksiksiz ifa ettiğini, sözleşme konusu işlerin tamamının yapıldığını ortaya koyduğunu. Davalı tarafın, delil tespiti raporuna bir hafta içinde itiraz etmediğinden raporun kesinleştiğini, rapora itiraz | aydan sonra yapıldığını. Davalı yan, müvekkiline karşı ... 2. Sulh.Huk.Mahkemesi'nin ... Dİş. Sayılı dosyasından delil tespiti yoluna gittiğini, İş bu delil tespiti ve bilirkişi raporuna karşı yasal süresi içerisinde taraflarınca itiraz edildiğini. Müvekkilinin davalıya sözleşme ve dışı ilave işlerden kaynaklı yaptığı imalat bedelinden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL'nin ticari avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.

02/05/2016 tarihli cevap dilekçesi özetle şöyledir:

" davacı yan sözleşme gereği müvekkil tarafından yüklenen işin süresinde tamamlanmadığı iddiası ile gecikmeden kaynaklı tazminat ve cezai şart talebinde bulunmuştur. oysaki işin teslimindeki gecikmeye bizatihi davalı yan sebep olmuş olup, davalıya rağmen iş yapıp bitirilip süresinde teslim edilmiştir. bu nedenle karşı yan gecikmeden kaynaklı tazminat ve cezai şart talep edemez. karşı yanın yapılan işin ayıplı oldğu iddiasıyla tazminat talebinde bulunması hukuken mümkün değildir. zira davalı yanca yapılan ayıp ihbarı teslimden seneler sonra olup süresinde bulunmamakla dinlenilmesi mümkün değildir. müvekkilin davaya konu asıl ve ilave işi yapıp bitirdiği ücrete hak kazandığı yanlar arasındaki sözleşme ve ... 1. sulh hukuk mahkemesinin ... d.iş sayılı dosyasından alınan bilirkişi heyet raporuyla sabit olup karşı davacının tazminat talepleri redde mahkumdur. bu nedenle huzurdaki davada esas alınması gereken rapor, tarafımızca ... 1. sulh hukuk mahkemesinin ...d.iş sayılı dosyasından 05/09/2014 tarihinde delil tespiti yoluyla yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporudur. bu bilirkişi raporuna karşı yanca yasal süresinde itiraz edilmemiş olduğundan rapor kesinleşmiş olup anılan tespit raporu sayın mahkemeniz dosyasının eki ve hükme esas alınacak bilirkişi raporudur.

yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, açılan karşı davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmilini..." talep etmiştir.

CEVAP:

16/02/2016 tarihli cevap dilekçesi özetle şöyledir:

"Davacının davasının dayanağı olan sözleşmede, davacı ile birlikte iki yüklenici daha bulunmaktadır. Sözkonusu sözleşme incelendiğinde yükleniciler arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğu görülmektedir. Bu bakımdan davacının mevcut davayı tek başına açması mümkün değildir. Bu bakımdan ilk itirazda bulunuyoruz ve davanın bu nedenle usulden reddini talep ediyoruz.

Müvekkil ile yüklenici olarak; davacı ... İnşaat ..., ... ve ...'un olduğu, müvekkile ait ... - ...- ... Cad 636 Ada 2 Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki inşaatta, sözleşme ve ekindeki yer alan işlerin yapılması bakımından, 30/09/2010 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Davacının da, yükleniciler arasında yer aldığı söz konusu sözleşmenin 8 maddesine göre, üslenilmiş olan işler 30.06.2011 tarihi itibariyle tamamlanarak anahtar teslimi müvekkile teslim edilmesi gerekmektedir.

Ancak davacının da yüklenici olduğu sözleşme gereği yapılması gereken işler 30.06.2011 tarihi itibariyle tamamlanıp teslim edilmemiştir. Bu nedenle sözleşme teslim tarihinden itibaren uzun bir süre işlerinin tamamlanıp teslim edilmesi beklenmiş, ancak teslim yapılmayınca, ... 10. Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiyeli ihtar gönderilmiştir.

İhtara rağmen işin bitirilip, teslimin gerçekleşmemesi ve ayıplı durum nedeniyle; 19. Şubat 2014 tarihinde, ... 10. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek; işin geç tesliminden kaynaklı tazminat, yine bu nedenden kaynaklı cezai şart, ayıplı ifa edeniyle indirim yapılması, bunlardan kaynaklı olarak fazladan yapılan ödeme ile birlikte 1.496.000-TL müvekkil alacağının ödenmesi istenmiştir. Ancak davacı ve diğer yükleniciler tarafından herhangi bir ödeme yapılmamıştır.

Uzun süre davacı ile birlikte diğer yüklenicilerin sözkonusu ayıpları gidermesi beklenmiş, bu durum gerçekleşmeyince; mevcut ayıpları ortaya koyabilecek, konusunda uzman olan kişilerden 18.06.2014 tarihli uzman görüş raporu alınmıştır.

5.Akabinde; ... 2 Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Değ. İş dosyası kapsamında tespit yaptırılmıştır. Yapılan tespit sonucunda bilirkişiler; Sözleşme ve sözleşme eki olan teknik şartname gereği yapılması gereken yukarıda belirtilen imalatların, fen ve teknik kurallara uygun yapmapılmadığı, heyetimizce kusur ve ayıplı imalatlar oldukları kanaatine varılmış olup, ayıp ve kusurlu imalatların yenileme veya iyileştirmeleri gerektiği,

a-Betopan imalatlanın iyileştirilmesi için 229.500.00T.L.

b-Teras yağmur borularımın cepheye alınması için 40.000.00T.L.

c-İdari bina çatı fenerlerinin tamiri için 10.000.00T.L.

d-Parepet duvar üzeri kompozit levhaların yenilenmesi için 40.000.00T.L.

e-Giydirme ve alüminyum pencere açılırlarının tamiri için 30.000.00T.L.

Toplam 349.500.00-TL gider yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

  1. Davacı ve diğer yükleniciler, sözleşme gereği ödemeleri gereken damga vergisini ödemediklerinden, vergi dairesi tarafından müvekkile damga vergisi ve cezası tarh ve tahakkuk ettirilmiştir. Bu vergi ödenerek akabinde, davacının da dahi olduğu yüklenicilerden talep edilmek zorunda kalmıştır. Yapılan takibe itiraz edilmesi nedeniyle bununla ilgili açılan dava hala derdesttir.

  2. Tüm bu durumlardan;

7.1. Çekilen ihtarlardan, yapılan tespitlerden işin süresinde yapılmadığı, yine işin ayıplı olduğu kesin ve sabittir. Yine bunlardan kaynaklı olarak, müvekkilin davacının da içinde bulunduğu yüklenicileri temerrüde düşürdüğü ve sözleşmeden kaynaklanan haklarını istediği de açıktır.

7.2. Yine çekilen bu ihtarnameler ile, ayıp dolayısı ile davacı ve diğer yüklenicilerin alacaklarından ıskonto yapıldığı, süresinde teslim yapılmaması nedeniyle sözleşmeden kaynaklı alacakların mahsup edildiği ve bunlar sonucunda müvekkilin alacaklı olduğu ve bu alacağın davacı dahil yüklenicilerden istendiği sabit olup, bu durum karşısında davacı sözleşmeden dolayı (takas ve masup iskontodan dolayı) alacağının kalmadığı sabittir. Bu noktada davacının sözleşmeden kaynaklı ücret talebi maddi dayanaktan yoksun olup, reddini talep ediyoruz.

7.3. Davacının ilave ve sözleşemeye dahil olmayan işler yaptığı yönündeki iddialarını da kabul etmiyoruz. Bu iddialarında maddi dayanağı olmadığından, bu taleplerin reddini talep ediyoruz. Şöyle ki;

7.3.1 Mevcut ihtar ve tespitlerden davacı ve diğer yüklenicilerin sözleşme gereği yapması gereken edimleri dahi yerine getirmediği sabittir. Sözleşme gereği edimleri yerine getirmeyen davacının, ilave imalat yaptığının kabul edilmesi mümkün değildir.

7.3.2. İmzalanmış olan sözleşmenin 2 maddesinde açıkça belirtildiği üzere iş anahtar teslimi olarak yüklenicilere verilmiştir. Dolayısı ile anahtar teslimi olarak binanın giydirilme belirtilerek işin verilmiş olduğu noktada, davacının ilave iş yaptığı yönünde iddiasının dinlenmesi mümkün değildir. Bu bakımdan anahtar teslimi olarak alınan iş bakımından ek malzeme kullanıldığı veya hatalı yapılan işlerin ortadan kaldırıldığı iddia edilmekte olup, kabul edilse bile bunların istenmesi mümkün değildir.

7.3.3. Özellikle işin yapılması sırasında, yapılan işin tekniğe ve fenne uygun olmaması karşısında, fenne ve tekniğe uygun hale getirilmesi işi, anahtar teslimi işinin dışında kabul edilemez. Bu bakımdan kabul etmemekle birlikte, bir an için hesaplanandan daha fazla profil kullanılması durumu ortaya çıkmış ise, bu davacı ve yüklenicilerin projeyi fen ve tekniğe uygun hazırlamamalarından kaynaklanmış olur ki; bu noktada projenin fen ve tekniğe uygun hale getirilmesinin anahtar teslimi içinde olacağı aşikardır.

7.3.4 Nitekim sözleşmenin 18. maddesinde mal sahibinin bu hakkı açıkça ifade edildiği gibi, sözlemenin 15. maddesinde de bu durum bakımından ek bedel talebinde bulunulmayacağı düzenlenmişştir.

7.3.5 Yüklenicilerin götürü iş aldıkları yerde, malzeme ve ürünlerinin korunması bakımından bulundurdukları bekçinin SGK'sını istemeleri mümkün değildir. Bu nedenle bu talebin kabul edilmesi mümkün değildir.

7.3.6 Davacının renk değişimi vs konular bakımından iddiasını kabul etmiyoruz. Kaldı ki, mevcut iddia doğru olsa bile önceki veya sonraki rengin müvekkil tarafından talep edildiğine dair yazılı talimat olmuş olması gerekir. Ancak dosyaya sunulmuş böyle bir talimat bulunmamaktadır. Bu bakımdan maddi dayanağı olmayan iddiaları kabul etmiyoruz.

7.3.7 Çatı imalatı ve diğer hususların anahtar teslimi işi kapsamında olduğu sabittir. Yapılması gereken bu işlerinde gereği gibi yapılıp teslim edilmediği açıktır.

7.3.8.Aynı şekilde, davacı ve yüklenicilerin sözleşme gereği yüklendikleri işin yapıldığı yerde yapılmış bir inşaat mevcuttur. Dolayısı ile sözleşme yer almadığını iddia ettikleri işler daha önceden başkaları tarafından yapılmış işlerdir. Bu bakımdan davacının sözleşme kapsamı dışındaki işleri kendilerinin yaptığı yönündeki iddiası maddi dayanaktan yoksundur.

7.3.9. Davacı ile diğer yükleniciler sözleşme kapsamında daha önce yapılan inşaatta bulunan eksik ve hataları gidermeyi üslenmiş olup, bu bakımdan ilave iş yaptıkları yönündeki iddialarının maddi dayanaktan yoksun olduğu açıktır. Bu nedenle davacının sözleşeme dışı yaptığı işlere dair iddiaları maddi dayanaktan yoksundur.

7.3.10.Bu noktada davacının yapmış olduğu tespitin kabul edilmediği, tespit dosyasına verilen dilekçe ile sabittir. Kaldı ki, tespit dosyası, tespit dosyasındaki belirtilen işlerin davacı tarafından yapıldığını ortaya koymamaktadır. Bu bakımdan davacının tespit dosyası ve tespit dosyasındaki belirtilen hususları kabul etmiyoruz.

7.3.11.Kaldı ki, yukarıdaki ihtarlar ve taraflar arasında imzalanan belgelerden mevcut tespit dosyasının maddi dayanaktan yoksun olduğu sabit olup, bu bakımdan davalının ek ve ilave iş yaptığı iddiası ile ortaya koyduğu talep maddi dayanaktan yoksun olup, davacının maddi dayanaktan yoksun taleplerinin reddini talep ediyoruz.

Tüm bu nedenlerle davacının maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini..." talep etmiştir.

19/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi özetle şöyledir:

"Bilirkişi raporlarına yaptığımız tüm itirazlar ile fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla gelinen aşamada bilirkişi raporları ile kısmen tespit edilen alacaklarımızı, ıslah ediyoruz. Dava ve ıslah dilekçemiz doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz. Öncelikle ıslaha konu alacaklar bakımından Müvekkil ... 10. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi göndermiş ve bu alacaklar bakımından asıl davada davacı ile birleşen davada davalılar temerrüte düşürülmüştür. Bu bağlamda fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla 16.03.2016 tarihinde açmış olduğumuz birleşen davadaki alacaklarını ıslah ettiğini..." beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememizde görülmekte olan esas dava taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafın borcunu ifa etmiş olmasına rağmen davalının ödemelerini tamamlamamış olması hasebiyle ödenmeyen alacağın tahsili ve sözleşmeye ek olarak yapılan imalat bedellerinin tahsili isteminden ibaret olup mahkememiz dosyası ile birleşen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası bakımından ise davacı tarafından davalının sözleşme edimlerini süresinde yerine getirmemiş olması nedeniyle gecikme tazminatı ile cezai şart ve ayrıca ayıplı ifa gerçekleştirilmiş olması nedeniyle ayıp onarım bedelinin tahsili isteminden ibarettir.

12/07/2017 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:

"davacı ile davalı taraf, ... ilçesi, ... belediyesi,... cad.636 ada, 2 parsel taşınmaz üzerindeki inşaatta yapılacak imalat kalemleri ile ilgili 30.09.2010 tarihinde, anahtar teslimi/götürü olarak, 1.520.000,00 tl4*kdv bedelli yazılı bir sözleşme ile anlaşmışlar olup, ancak, sözleşme gereği yüklenilen işin yaklaşık *» 98' zi tamamlandığı kanaatine varıldığından, davacı yükleniciye ödenecek meblağı .489.600,00 tl olarak hesap edildiği, yukarıda izahı yapıldığı üzere davacının yaptığı ilave işler bedelinin 205.387,45 tl. * kdv olduğu, heyetimizce, mahallinde taşınmazın gerek iç mahallinde ve gerekse dış cerhesinde sözleşme ve teknik şarfname çerevesinde yapılması öngörülen bir takım işlerin hatalı ve ayıplı yapıldığı tespit edilmiş olup, bu imalat kalemlerinin 105.000,00 tl. olup, davacı yükleniciye, gerek sözleşme kapsamında ve gerekse sözleşme dışı yaptığı ilave imalatlar çerçevesinde, hatalı ve imalatlar bedeli dildir en sonra ödenecek tutar 1.589.98745 tl *tkdv olarak hesap edildiği, davacı tarafın ticari defterlerinde davalı taraftan toplam 1.205.000,00tl tahsilat yapmış olduğu, davacı tarafın, davalı taraftan dava tarihi itibari ile kdv hariç 1.589.987,45 tl — 1.205.000,00tl 384.987,45 tl alacaklı olduğu, davacı tarafın 1.589.987,45 toplam iş bedeli için fatura düzenlemesi halinde 286.1987,74 tl ayrıca kdv alacağının doğacağı..." rapor edilmiştir.

01/08/2018 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:

"Davacı Yüklenicinin bu talebinin teknik yönden incelemesi yapılmış olup, yapılan işin fen ve sanat kurallarına ve tekniğine aykırı olarak ikmal edildiği anlaşılmaktadır. Ancak işin gruplar göz önüne alındığında 95 inin bitirilmiş olarak değerlendirilmesi durumunda davacı yüklenicinin talep edebileceği bedelin 1.520.000,00TL x (1-0,95) - FR ELT Olacağı, Davacının bu bedeli talep edebileceği, Sözleşmede olmayan ancak ilave olarak yapılan işlerin toplam tutarının 205.347,80 TL, Olduğunu beyan Davacı yüklenici anılan işin proje ve proje hesaplarını yaparak ve detay çizimlerini yaparak işe teklif verdiği tartışmasızdır. Projeyi yapan kendi ortakları da olan ve sözleşmeyi imzalayan Şirket ortağı Mimar ..." tur. Ayrıca taraflar arsında yapılan sözleşme Md. 15. Yüklenici, evvelce tahmin olunamayan veya tahmin olunup da iki tarafça nazara alınmayan halleri ve özellikle malzeme fiyatları ve işçi ücretlerindeki artışları gerekçe göstererek bedelin artırılmasını veya sözleşmenin feshini veyahut şartlarda bir değişiklik yapılmasını İsteyemez. Yüklenici, her ne olursa olsun işi kararlaştırılan bedelle ve süresinde yapmağa mecburdur. Şeklinde bağlayıcı hükümde bulunduğunda böyle bir uygulama yapmış olsa dahi Kendi kusurundan kaynaklandığı anlaşılan bu ilave iş bedelini talep edemeyeceği değerlendirilmektedir. Davacı yanın bu aşamaya kadar davalı yana KDV dahil 1.205.000,00 TL fatura keşide ettiği, toplamda da 1.205.000,00 TL tahsil ettiği görülmektedir. Bu durumda davacı yanın talep edebileceği tutar 1.444 000,00 iş bedeli * 259.920,00 TL KDV - 1.205.000,00 TL (daha önce kesilen KDV dahil fatura tutarı) - 498.920,00 TL olup, davacı yanın bu bedeli talep edebilmesi için davalı yana KDV dahil 498.920,00 TL daha fatura düzenlemesi gerekmektedir. Aksi halde 76.106,44 TL KDV nin talep edilmesi mümkün olmayacaktır. Taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre, Dava konusu işin bitirilmesi gereken tarih “Md.9. Yüklenici bu sözleşmeyle yüklendiği İşleri 30.06.2011 tarihinde tamamen bitirip teslim etmediği taktirde 30.06.2011 tarihinden İtibaren başlayarak, geçecek her gün için tazminat olarak günlük 2.600 TL.' ra Mal Sahibine ödeyecektir. Bunun için Mal Sahibi' nin istekte bulunmasına veya ihtara gerek olmayıp, kendiliğinden tahakkuk edecektir. Kanunların kendisine tanıdığı sair her türlü olanakla birlikte veya ayrı olarak Mal sahibinin bu tazminatı almak hakkı bulunmaktadır. İmalatın ihtirazi kayıt konulmadan iş sahibi tarafından teslim alınması veya kabul edilmesi bu tazminatı talep edilmesini engellemez.” Bu durumda işin öncelikle ihratlaşma ve dosyaya sunulan belgeler babında değertendirildiğinde işin 12.10.2011 tarihinde ayıplı ve kusurluda olsa henüz bitiremediği anlaşılmaktadır. Hakkaniyet ölçülerini de göz önüne alan heyetimiz. Fotoğraflarda görüldüğü kadarıyla ve Yüklenicinin ... 40. NOTERLİĞİ NE TARAFINDAN GÖNDERİLEN ... TARİH ...Y. NOLU, İHTARNAME deki beyanları da dikkate alınarak kalan işlerin Yüklenicinin kalan işlerini 30 gün içinde bitirebileceği değerlendirilmektedir. Bu durumda İşin testim tarihinin 13.11.2011 tarihinin işin ayıplı ve kusurlu olarak bitirildiği baz alınması durumunda; İşin gecikme «üresinin 133 elin olduğu kabul edilmektedir. Taraflar arasında imzalanmış sözleşme “Md. 10. Yüklenici bu sözleşmeyle yüklendiği İşleri 30.06.2011 tarihinde tamamen bitirip testim etmediği taktirde yukarıda 9. maddede yazılı günlük tazminat haricinde ve ilaveten 100.000,00 TL. Cezai şart olarak Mal Sahibine ödeyecektir. Bunun İçin Mal Sahibi' nin istekte bulunmasına veya ihtara gerek olmayıp, anılan süre sonunda kendiliğinden tahakkuk edecektir. Kanunların kendisine tanıdığı sair her türlü olanaklar (örneğin Mal sahibinin haklı sebeple akdi feshetmesi veya aynen İfayı talep etmesi halleri de dahil olmak üzere) ile yukarıda 9. maddede yazılı tazminatla birlikte veya ayrı olarak Mal sahibinin cezai şartı talep etme hakkı bulunmaktadır. İmalatın ihtirazi kayıt konulmadan iş sahibi tarafından teslim alınması veya kabul edilmesi bu cezai şartın talep edilmesini engellemez.” İşin zamanında bitirilmediği ve Davalı yüklenicinin temerrüde düştüğü aşikardır. Bu durumda 100.000,00TL lik, cezai şart alacağını talep edebileceği değerlendirilmektedir. Davacı Yüklenicinin bu talebinin teknik yönden incelemesi yapılmış olup, yapılan işin fen ve sanat kurallarına ve tekniğine aykırı olarak ikmal edildiği anlaşılmaktadır. Ayıplı ve kusurlu İmalatlar bedelinin: 310.830,00TL * KDV Olacağı ..." rapor edilmiştir.

14/10/2019 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir:

"Tarafların itirazlarının tek tek değerlendirilmesi nihai olarak, asıl davada davacının dava dilekçesinde yer alan sözleşme ve sözleşme dışı iş bedeli talep edip edemeyeceği, edebilir ise her bir kalemin miktarının ne olduğu ve her bir kalem yönünden temerrüdün ne zaman gerçekleştiği, Davacı ve davalının itirazları rapora itiraz dilekçeleri bünyesinde tektek değerlendirilmiştir. Davacının sözleşme içi talep edebileceği işe karşılık bakiye alacağı hesaplarımış olup, KDV hariç alacağının 1.444.000,00TL olacağı, * 259.920,001L KOY dahil Toplam alacağının 1.703. 920,007. Olacağı hesap edilmektedir. Yüklenici tarafından yapılan ancak ayıplı olduğu anlaşılan imalatların izole bedelinin 310.830,00TL olarak belirlendiği, Bu bedeli işverenin yükleniciden talep edebileceği, Davalı Yüklenicinin kök raporumuzda açıkkıdığımız gerekçeler ve hür iradeleri ile yaptıkları sözleşmeler dikkate alındığında sözleşme dışı iş bedelini talep edemeyeceği değerlendirilmektedir. Birleşen davada davacının sözleşmenin süresinde teslim edilmesinden kaynaklı tazminat alacağı, Davalı-Birteşen dava davacısının işi süresinde testim edememesi dolayısıyla GECİKME CEZASI HESABI: 133 Gün x 2.600,00 TU/Gün - 345.B00.00TL, Olacağı, Hesap edilmektedir. Cezai şart alacağı. Davalı-Birleşen dava davacısının işi süresinde teslim edememesi dolayısıyla Cezai şart alacağının İşin zamanında bitirilmediği ve Davalı yüklenicinin temerrüde düştüğü aşikardır. Bu durumda 100.000 00TL lik, cezai şart alacağını talep edebileceği değerlendirilmektedir. Ayıplı ifadan dolayı tazminat alacağı talep edip edemeyeceği, edebilir ise her bir kalem yönünden miktarın ne olduğu ve her bir kalem yönünden temerrüdün ne zaman gerçekleştiği yönünde ek rapor aldırılmasına, Davalı-Birleşen dava davacısının işi süresinde teslim edememesi dolayısıyla Yüklenicinin ayıp ve eksik iş imalatları nedeniyle Anılan işlerin her kaleminde ayrı ayrı çalışılabileceği de göz önüne alındığından zaman yönünden tefrik edilmesine gerek olmadığı değerlerdirilerek, Davacı ve Birteşen dava davclışının temerrüde düştüğü tarihin 13.11.2011 tarihi olarak değerlendirilmesi gerekeceği, Yorafların Bilirkişi raporumuza karşı beyanları dilekçeler bazında cevaplandırıldığı..." rapor edilmiştir.

14/07/2021 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:

" Sözleşme kapsamında yapılan işlerin, tamamlanmamış bölümleri ile ilgili değerlendirme, Eksik Davaya konu işin dosya kapsamında mevcut belgeleri ve evvelki bilirkişi raporları dikkate alınmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirme, işin bitirildiği tarihteki durum baz alınarak, 9695 oranında tamamlanmış olduğu değerlendirilmiştir. Davacı vekilinin sözleşme dışı yapılan işler ile ilgili talep konusunun değerlendirilmesi; İşin sözleşmesi açık ve sarihtir. Dava konusu iş anahtar teslimi olarak Yükleniciye verilmiş olup, Verilen işin grupları dışına çıkılarak yeni ilave iş yaptırılmamış olduğu, yapım esnasında oluşan hataların izolesinin ilave iş olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemektedir Davacının sözleşme içi talep edebileceği işe karşılık bakiye alacağı, 1.520.000,00 TL sözleşme bedeli 9495 sözleşme kapsamında tamamlanan işler — 1.444.000,00 olacağı, buna göre, 259.920,00 TL KDV dahil toplam alacağının, 1.703.920,00TL Olacağı hesap edilmiştir. Davacı Daha önce kesilen kdv dahil fatura tutarı: 1.205.000,00 TL'dir. Buna göre davacı yanın; 1.703.920,00TL — 1.205.000,00 TL — 498.920,00 TL'yi talep edebilmesi için, davalı yana kdv dahil 422.813,56 TL * 76.106,44 ( kdv ) - 498.920,00 TL'lik fatura düzenlemesi gerekeceği hesap edilmiştir. Yüklenici tarafından yapılan ancak ayıplı olduğu anlaşılan imalatların izole bedelinin 310.830,00TL olarak belirlendiği, bu bedeli işverenin yükleniciden talep edebileceği, Taraflar arasında sözleşme dışı iş bedeli, yapılan sözleşmeler dikkate alındığında, davacının sözleşme maddeleri kapsamında, talep edemeyeceği değerlendirilmektedir. Birleşen davada davacının sözleşmenin süresinde teslim edilmesinden kaynaklı tazminat alacağı, Davalı-Birleşen dava davacısının işi süresinde teslim edememesi dolayısıyla GECİKME CEZASI HESABI: 133 Gün x 2.600,00 TL/Gün > 345.800,00TL, olacağı hesap edilmektedir. Davalı-Birleşen dava davacısının işi süresinde teslim edememesi dolayısıyla Cezai şart alacağının İşin zamanında bitirilmediği ve Davalı yüklenicinin temerrüde düştüğü aşikardır. Bu durumda 100.000,00TL lik, cezai şart alacağını talep edebileceği..." rapor edilmiştir.

31/03/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:

"Dosyaya sunulan ödeme belgelerinin incelenmesi neticesinde takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 11.000 TL'lik ödemenin mal sahibi tarafından şirketin hesabına banka kanalıyla gönderildiği tespit edildiğinden bu ödemenin kabulünün gerektiği; Diğer ödeme belgelerinin ise suret olması ve ayrıca söz konusu makbuzların üzerindeki imzaların şirketin para tahsilatı yapmakta yükümlü olan kişilere ait olup olmadığına ilişkin dosyada herhangi bir tespit yapılmadığı görüldüğünden bu yöndeki hukuki değerlendirme ve nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte ödemelerin kabul edilmesinin gerektiği, buna göre: Mal sahibi tarafından sunulan para makbuzlarının kabulü halinde mal sahibi tarafından yapılan ödeme toplamının (1.205.000 TL * 363.605 TL<) 1.568.605,00 TL olabileceği, Sayın Mahkemenin, yalnızca banka kanalıyla gönderilen ödemeyi kabul etmesi halinde, yapılan ödeme toplamının (1.205.000 TL * 11.000,00 TL) olabileceği, Sayın Mahkemenin, söz konusu belgelerin hiçbirini kabul etmemesi halinde ise yapılan ödeme toplamının 1.205.000,00 TL olabileceği..." rapor edilmiştir.

A-) Mahkememizde açılan esas dava bakımından yapılan değerlendirme;

A-1-) Davalı tarafın davacı gerçek kişilerin aktif husumeti olmadığı iddiası bakımından yapılan değerlendirmede;

Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin incelenmesinde; 1. Maddeye göre davacılar ... ve ... ile davacı şirketin yüklenici olduklarının belirtildiği, sözleşmenin imza kısmında da yüklenici sıfatıyla imza ettikleri anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı vekilinin davacı gerçek kişilerin aktif husumeti bulunmadığı iddiasına itibar edilmemiştir.

A-2-)Taraflar arasında akdedilen sözleşme nedeniyle davacının hak ettiği alacağın tahsili istemi yönünden yapılan değerlendirmede;

Mahkememizce dava konusu taşınmaz başında yapılan keşif neticesinde alınan 12/04/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre eser sözleşmesinin %98 oranında tamamlandığı belirtilmiştir. Akabinde taraf itirazları doğrultusunda dava konusu taşınmaz başında yapılan ikinci keşif neticesinde alınan 01/08/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre eser sözleşmesinin %95 oranında tamamlandığı belirtilmiştir. Daha sonra raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle alınan üçüncü ve dördüncü bilirkişi raporlarında da dava konusu taşınmazın %95 oranında tamamlanmış olduğu bildirilmiştir. Bu sebeple alınan ikinci, üçüncü ve dördüncü bilirkişi raporları arasında dava konusu taşınmazın %95 oranında tamamlandığı hususunda ittifak bulunması nedeniyle dava konusu eser sözleşmesinin %95 oranında tamamlandığı mahkememizce kabul edilmiştir. Bu doğrultuda taraflar arasındaki sözleşme bedeli olarak 1.520.000,00 TL belirlenmiş olduğu da dikkate alınarak davacı tarafın bahse konu eser sözleşmesi kapsamında hak kazandığı alacak miktarının 1.444.000,00 TL olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bilirkişilerce yapılan inceleme doğrultusunda davacı tarafın ticari defterinde davalı taraftan 1.205.000,00 TL tahsilat yapıldığının kaydedilmiş olduğu da dikkate alınarak toplam davacılar alacağının 239.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Ancak davacı tarafça davası 50.000,00 TL üzerinden açılmış olup tahkikat sonuna kadar davasını ıslah etmemiş olduğu da nazara alınarak taleple bağlılık ilkesi gereğince 50.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiştir.

A-3-) Davacı tarafın ilave imalat bedeli talebine ilişkin yapılan değerlendirmede;

Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 15. Maddesinde; "Yüklenici, evvelce tahmin olunamayan veya tahmin olunup da iki tarafça nazara alınmayan halleri ve özellikle malzeme fiyatları ve işçi ücretlerindeki artışları gerekçe göstererek bedelin arttırılmasını veya sözleşmenin feshini veyahut şartlarda bir değişiklik yapılmasını isteyemez. Yüklenici, her ne olursa olsun işi kararlaştırılan bedelle ve süresinde yapmağa mecburdur." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her iki tarafın basiretli tacir olması ve TBK 26 uyarınca sözleşme serbestisi ilkesi de dikkate alındığında söz konusu sözleşme hükmünün her iki taraf için de bağlayıcı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından ilave yapılan işlerin bedeli talep edilmiş olsa da bahse konu sözleşme hükmünün geçersizliğinin ileri sürülmemiş olması veya sözleşmenin hata, hile, yanılma sebebiyle geçersizliğine ilişkin bir dava da açılmamış olduğu da göz önüne alınarak ilave yapılan işlerin sözleşmenin 15. Maddesi uyarınca taraflarca anlaşılan bedel içerisinde değerlendirilmesi gerektiği kanaati hâsıl olduğundan davacının bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

A-4-) Davalı tarafın takas ve mahsup talebi bakımından yapılan değerlendirmede;

Davalı vekili tarafından esas davaya karşı cevap dilekçesinin 7.2 maddesinde takas ve mahsup iddiası ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Ancak davalı vekili tarafından hangi alacakları bakımından kalem kalem bir açıklama yapılmaması nedeniyle mahkememizin 09/07/2024 tarihli celsesinde davalı vekilinin bu yöndeki beyanları sorulmuş ve "dava açılmadan evvel müvekkilim tarafından gönderilen ihtarnameler nazara alınarak takas mahsup talebimiz gecikme tazminatından ve ayıplı işlerin giderilmesi alacağımızdan şayet karşı tarafın bir alacağı var ise uygulanmasını talep ediyoruz" şeklinde talepleri açıklanmıştır. Bu doğrultuda ilerleyen aşamalarda da izah edeceğimiz üzere davalı tarafın ikame etmiş olduğu birleşen dava bakımından gecikme tazminatı ve ayıplı işlerin giderilmesi alacağı bakımından eşit oranda davacı lehine hükmedilen 50.000,00 TL'nin takas ve mahsubuna karar vermek gerekmiştir. İnfazda tereddüt oluşmaması açısında mahkememizce taraflar lehine ya da aleyhine hükmedilen tazminat ve alacak bakımından re'sen herhangi bir mahsup yapılmamış olup mahkememiz hükmünün A-3. Maddesinde hangi alacaklardan ne miktarda takas ve mahsup yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmiştir.

B-) Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ... Karar sayılı dosyası bakımından yapılan değerlendirmede;

B-1) Ayıplı işlerin giderilmesi talebi bakımından yapılan değerlendirmede;

Mahkememizce alınan 01/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda cephe ve harpuştanın, alüminyum doğramanın, giydirmenin ve ışıklığın ayıplı olarak imal edildiği tespit edilmiş olup her bir kalem bakımından ayıpların giderilmesi bedeli ayrı ayrı hesap edilmiş olup toplam ayıpların giderilmesi bedelinin ise 310.830,00 TL olacağı belirtilmiştir. Bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirme ve hesaba ilişkin görüşleri ek raporda da muhafaza edilmiştir. Nitekim bilirkişiler tarafından yapılan hesaplama ve tespitler daha sonra farklı heyetlerden alınan üçüncü ve dördüncü bilirkişi raporunda da muhafaza edilmiştir. Bu sebeple dava konusu eser sözleşmesinde davalı yükleniciler tarafından cephe ve harpuştanın, alüminyum doğramanın, giydirmenin ve ışıklığın ayıplı olarak imal edildiği ve toplam ayıp onarım bedelinin ise 310.830,00 TL olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.

Davacı-birleşen davalının ise ıslaha karşı zamanaşımı itirazı bulunmakta olup davacı tarafın ayıp onarım bedeli bakımından davasının HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde olması ve belirsiz alacak davalarında yapılan ıslahın esasen iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına takılmadan aynı maddenin ikinci fıkrası doğrultusunda neticei talebi tamamlama işlemi olması nedeniyle zamanaşımının davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davanın açıldığı tarih itibariyle ayıplı işlerin giderilmesi talebi bakımından zamanaşımının dolmamış olması nedeniyle yüklenicilerin bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.

B-2) Cezai şart bakımından yapılan değerlendirmede;

Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10. Maddesinde yüklenicinin 30/06/2011 tarihi itibariyle yüklendiği işi tamamen bitirip teslim etmemesi hâlinde 8. Madde de düzenlenen gecikme tazminatı dışında 100.000,00 TL cezai şartı iş sahibine ödeyeceği düzenlenmiştir. Bu bağlamda ilerleyen aşamada da izah edileceği üzere taraflar arasında bahse konu inşaatın 30/06/2011 tarihinde bitirilip teslim edilmediği hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamakta olup yükleniciler tarafından geçerli bir mazeret olmaksızın sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde bahse konu yükümlülüklerin ifa edilmemiş olması nedeniyle sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca 100.000,00 TL cezai şartın davacı-birleşen davalılardan tahsili ile davalı-birleşen davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

B-3-)Gecikme tazminatı talebi bakımından yapılan değerlendirmede;

Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. Maddesinde yüklenicinin 30/06/2011 tarihi itibariyle bahse konu işi tamamen bitirip teslim etmesi öngörülmüştür. Belirlenen sürede bahse konu sözleşmenin teslim edilmemesi hâlinde ise tazminat olarak günlük 2.600,00 TL ödeneceği belirlenmiştir.

İş sahibi tarafından keşide edilen 11/10/2011 tarihi itibariyle iş sahibi tarafından keşide edilen ihtarnamede hâli hazırda bahse konu eser sözleşmesinin tamamlanmadığı ihtar edilmiştir.

Yüklenici tarafından keşide edilen 13/10/2011 tarihi itibariyle bahse konu eser sözleşmesinin hâli hazırda iş sahibi yüzünden bitirilemediği ifade edilerek eksikliklerin giderilmesi istenilmiştir.

İş sahibi tarafından keşide edilen 19/02/2014 tarihli ihtarnamede de işin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle tazminat ve cezai şart taleplerinin ileri sürüldüğü ayrıca yapılan işlerin ayıplı olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.

Bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirmede ise işin kesin olarak hangi tarihte teslim edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı ancak karşılıklı keşide edilen ihtarnameler dikkate alındığında; özellikle 13/10/2011 tarihli yüklenici ihtarnamesinde bahsedilen eksikliklerin 13/11/2011 tarihi itibariyle tamamlanarak eser sözleşmesinin teslim edilmiş olabileceği değerlendirilmiştir.

Somut uyuşmazlık bakımından; yüklenici tarafından sözleşmede kararlaştırılan tarih itibariyle eser sözleşmesinin tamamlanıp teslim edilmediği sabit olup yüklenici tarafından bu durumun iş sahibinin bir takım eksiklikleri gidermemesinden kaynaklandığı iddia edilmiştir. Ancak tüm dosya kapsamında bilirkişilerce yapılan incelemede yüklenicinin iddiasını ispata yarar herhangi bir bilgi, belge bulunmadığı tespit edildiğinden yüklenicinin bu yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir.

Ayrıca her ne kadar davalı-birleşen davacı tarafından 345.800,00 TL gecikme tazminatı talep edilmiş olsa da yerleşik Yargıtay içtihatlarında gecikme tazminatının belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığı, işin hangi tarihte tesliminin yapıldığının taraflarca bilinebilecek nitelikte olması nedeniyle gecikme tazminatı davalarının kısmi alacak davası olduğu bildirilmektedir. Somut olay bakımından da davalı-birleşen davacı tarafça 10.000,00 TL bedel üzerinden gecikme tazminatı talebi ileri sürülmüş olup 19/02/2024 tarihi itibariyle ıslah edilerek talep toplam 345.800,00 TL'ye çıkarılmıştır. Davacı-birleşen davalı tarafça ise ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı defii ileri sürülmüştür.

Tüm bu sebepler ile TBK 147/6 uyarınca eser sözleşmesinden kaynaklanan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olacağı, gecikme tazminatı bakımından açılan davanın kısmi dava niteliğinde olduğu ve dava açılması ile zamanaşımı süresinin kesilmediği anlaşılmakla davacı-birleşen davalının zamanaşımı itirazının kabulü ile 10.000,00 TL'nin davacı-birleşen davalılardan alınarak davalı-birleşen davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin ise zamanaşımı nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiştir.

B-4-)Gizli ayıp, ayıp ihbarı ve garanti süresi bakımından yapılan değerlendirmede;

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/3900 E 2017/3624 K sayılı ilamında özetle; "Taraflar arasında imzalandığı 19.04.2011 tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 365. maddesinde öngörülen "götürü bedel" eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık eserin tekniğine ve amacına uygun edilip edilmediği, diğer bir anlatımla eserin kabule elverişli nitelikte olup olmadığı konusunda toplanmaktadır. Sözleşme uyarınca eserin teslim tarihi 90 gün olup, bedel 52.000 euro olarak kararlaştırılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında çelişki bulunduğu gibi, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın sonuçlandırılması da doğru değildir. Zira sözleşme haline gelen teklifin 4. maddesinde imalât ve montaj hatalarına karşı bir yıllık garanti süresi öngörülmüştür. Bu durumda ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı aranmaz. Sözleşmede garanti şartı bulunduğundan ve garanti süresi içerisinde tespit de yaptırıldığından zamanaşımı süresi içinde dava açılabilir." şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/704 E 2016/4388 K sayılı ilamında özetle; "Uyuşmazlık niteliği itibariyle imzalandığı 17.06.2013 tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen "eser sözleşmesi" niteliğindedir. Sözleşme götürü bedelle düzenlenmiş olup, KDV hariç 50.000 euro olarak anlaşma yapılmıştır. Sözleşmede imalât ve malzeme hatalarına karşı 2 yıllık garanti de bulunmaktadır. Davalı yan ayıp iddiasında bulunmuş, bu konuda tespit yaptırmış, ancak bilirkişi raporu davacı yükleniciye tebliğ edilememiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere sözleşmede garanti hükmü bulunduğundan ayıp ihbarına gerek bulunmadan garanti süresi içerisinde sorumluluk yükleniciye aittir." şeklinde karar verilmiştir.

Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 17. Maddesinde yapılan imalatların yüklenicinin 10 yıllık garantisi altında olduğu düzenlenmiştir. Bu sebeplerle taraflar arasında garanti süresi öngörüldüğünden süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığının bir önemi bulunmamakta olup davacı-birleşen davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.

HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

A-1) Açılan esas dava bakımından taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda sözleşme bedeli olan 50.000,00 TL'nin davalı-birleşen davacıdan alınarak davacılar-birleşen davalılar ..., ... ve ...Ltd. Şti'e VERİLMESİNE,

A-2) Davacılar-birleşen davalılar ..., ... ve ... Ltd. Şti tarafından davalı-birleşen davacı aleyhine açılan ilave işler bedeli isteminin REDDİNE,

A-3) Davalı-birleşen davacı tarafından takas mahsup defii ileri sürülmüş olmakla davacı-birleşen davalılar ..., ... ve ... Ltd. Şti lehine hükmedilen 50.000,00 TL'nin davalı-birleşen davacı tarafından açılan ve mahkememiz dosyası ile birleşen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ... Karar sayılı davasındaki gecikme tazminatı ve ayıplı işlerin giderilmesi alacağından eşit oranda TAKAS VE MAHSUBUNA,

B-1) Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas ... Karar sayılı davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,

B-2) Gecikme tazminatı olarak 10.000,00 TL'nin 13/11/2011 tarihinden başlayacak ticari faizi ile birliktebirleşen davalılar ..., ... ve ... Ltd. Şti'den alınarak birleşen davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine,

B-3) Cezai şart olarak 100.000,00 TL'nin 13/11/2011 tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte birleşen davalılar ..., ... ve ...Tic. Ltd. Şti'den alınarak birleşen davacı ...'a verilmesine,

B-4) Ayıplı işlerin giderilmesi bedeli olarak 310.830,00 TL'nin taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda 19/02/2014 tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte birleşen davalılar ..., ... ve ... Tic. Ltd. Şti'den alınarak birleşen davacı ...'a verilmesine,

Asıl dava yönünden;

  1. Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50TL karar harcından, 1.707,75TL peşin harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 1.707,75TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,

  2. Davacı tarafından yatırılan 1.707,75 TL peşin harcın ve 27,70Tl başvuru harcının davalıdan alınıp davacılara verilmesine,

  3. Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00. TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine,

  4. Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00. TL nisbi vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan 9.800,00TL bilirkişi ücreti, 1.092,00TL tebligat ve posta ücreti, 221,80TL keşif harcı olmak üzere toplam 11.113,80 TL'nin kabul ve red oranına göre 5.556,90 TL'sinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,

Birleşen dava yönünden;

  1. Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.746,90TL karar harcından, 12.921,30TL peşin ve ıslah harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 15.826,60TL'nin davalılardan müştereken ve mütesilsilen alınarak hazineye irat kaydına,

  2. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 64.916,20. TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,

  3. Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 52.370,00. TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,

  4. Davacı tarafından yatırılan 12.921,30 TL peşin harcın ve 29,20TL başvuru harcının davalılardan alınıp davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan 10.000,00TL bilirkişi ücreti, 650,00TL tebligat ve posta ücreti ve 221,80 TL olmak üzere toplam 10.871,80 kabul ve red oranına göre 5.979,49 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/07/2024

Katip ...

E-imzalıdır

Hakim ...

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Hizmetgecikmecezasınoterliğimahsubunakabulhesabıihtarnametakas(TicariKaynaklanan)tarihistanbulSözleşmesindenhükümgönderilentarafındanNiteliktekicevapreddinekısmenverilmesineAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim