İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/294 E. 2024/553 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/294
2024/553
5 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/294 Esas
KARAR NO : 2024/553
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/ 2024
KARAR TARİHİ : 05/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 09/05/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle : "....Müvekkil davacı şirket tekstil ürünlerinin imalatı ve satışı işi ile iştigaldir. Bu kapsamda, davalı ile aralarında ticari ilişki kurulmuştur. Yapılan ticaret kapsamında, müvekkil davacı şirket tarafından, davalı tarafın talebi doğrultusunda imalatı yapılan ürünlerin satışı yapılmıştır. Ve bu çerçevede aşağıda detaylandırılan faturalar tanzim edilmiştir; A-) 26.10.2021 Tarih, ... numaralı,17.014,32 USD tutarlı fatura, B-) 01.11.2021 Tarih, ... numaralı,1.813,99 USD tutarlı fatura, C-) 05.11.2021 Tarih, ... numaralı, 10.700,37 USD tutarlı fatura, D-) 09.11.2021 Tarih, ... numaralı, 14.162,58 USD tutarlı fatura, E-) 15.11.2021 Tarih, ... numaralı, 5.956,42 USD tutarlı fatura tanzim edilerek davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı taraf, bahse konu faturalar nedeni ile oluşan cari hesap bakiyesini ödememiştir. Müvekkil davacı şirket, bir müddet ödeme yapmasını beklemiş ve davalı taraf da ödeme yapacağını beyan ederek müvekkil oyalamıştır. Netice olarak ödeme yapılmayınca yasal yollara başvurulmuştur. Tarafımızdan bahse konu 5 adet fatura toplamı 49.647,88 USD- (Takip tarihi USD kuru 29.98 TL, Harca Esas Değer 1.488.488 TL) için ... 14. İcra Müdürlüğü'nün, ...Esas sayılı icra dosyası ikame edilmiştir. Davalı taraf, vekili aracılığı ile icra takibine itiraz etmiştir. vaki itirazın iptalini gerektirdiğinden sayın mahkemeye işbu sebeple müracaat etme zarureti hasıl olmuştur. Arz ve izah edilen gerekçelerle ve 26.10.2021 Tarih, ... numaralı ve 17.014,32 USD tutarlı faturaya dair haklarımızı saklı tutarak; ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasına (Takip çıkışı 49.647,88 USD- Takip tarihi USD kuru 29.98 TL, Harca Esas Değer 1.488.488 TL) yapılan itirazın, 32.633,36 USD- Takip tarihi USD kuru 29.98 TL, Harca Esas Değer 978.348 TL kısmı için iptali ile takibin belirtilen miktar üzerinden devamına, alacağın faiziyle birlikte hüküm altına alınmasına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının malvarlığı üzerinde borca yetecek oranda ihtiyati tedbir uygulanmasına, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini...." talep ve dava etmiştir.
Davalı 31/05/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "...Müvekkil ... genç bir iş kadını olarak ...adresinde ... güzellik merkezini açmış ve işletmiştir. Müvekkil tacir olmadığından huzurdaki davanın ticari dava olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/14514 Esas dosyasında vermiş olduğu 13.02.2017 tarihli 2017/1097 Karar sayılı kararında ''Dosya kapsamında ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabında davacının gerçek kişi tacir kaydı bulunmadığı ve ... Vergi Dairesinin cevabında davacının gerçek kişi mükellefiyet kaydının bulunmadığı, potansisyel vergi numarası aldığı belirtilmiş olup davacı; mesleki amaçla hareket ettiğinden tüketici ve tacir sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki ilişki ... ve ... sayılı kanunların kapsamı dışında kalmaktadır.Yukarıda belirtilen nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin Yargı yeri olarak belirlenmesine 13/02/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.'' dosya taraflarından birisinin tacir olmadığı halde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kararına varılmıştır. İşbu sebeple davanın görevsizlik kararı verilerek usul yönünden reddi gerekmektedir. Davacı yan dosyaya müvekkile yapıldığı iddia olunan ürün satışlarına ilişkin e-Arşiv Faturalar sunmuştur. Davacı taraf müvekkil ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerin yazışmaları ile müvekkili suçlamaktadır. Kanaatimizce davacı yan başkasından tahsil edemediği alacağını müvekkilden talep etme gafletinde bulunmaktadır. Dava konusu ... 14. İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyasındaki icra takibinde müvekkilin borçlu olduğu iddia edilen meblağ 49.647,68 USD olup HMK madde 200/1 de düzenlenen senetle ispat zorunluluğu sınırının üzerindedir. Davacı yanın tarafımızın aleyhine derdest etmiş olduğu haksız davada tanık dinletmesine muvafakat etmemiz mümkün değildir. Açıklanan ve sayın mahkemenizce re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davanın görevsizlik kararı verilerek usulden reddine, müvekkilin, davacı şirkete iddia edildiği şekilde cari hesap borcu bulunmaması sebebiyle davanın hem usulden hem de esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve mahkeme avukatlık ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini..." talep etmiştir.
Dava; İİK 67. Madde uyarınca itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalının tacir olup olmadığına ilişkin olarak ... Vergi Dairesine, ... Vergi Dairesi'ne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... Esnaf ve sanatkarlar Odasına müzekkereler yazılarak, deliller toplanmış, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabında davacının gerçek kişi tacir kaydı bulunmadığı ve ... Vergi Dairesinin cevabında davacının gerçek kişi mükellefiyet kaydının bulunmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu, Esnaf odasından gelen cevabi yazıda ise esnaf kaydının bulunduğu bildirilmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, davacının tacir olması davayı ticari iş haline getirmez.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ve her iki tarafın tacir olması gerekir.
HMK.nun 114.maddesi gereğince mahkemenin görevli bulunması dava şartı olup, HMK.nun 115.maddesi gereğince de davanın her aşamasında re'sen gözetilebileceğinden, mahkememizce yapılan araştırma neticesinde davacının gerçek kişi tacir olmadığı, Vergi Dairelerinden gelen cevabi yazıya göre işletme hesabına göre defter tuttuğu ancak faaliyetinin esnaf sınırlarını aşmadığı, davalının tacir olmadığı, dolayısıyla tacirler arasında bir davanın söz konusu olmadığı, iş bu davanın münhasıran ticari davalar arasında da yer almadığı, genel hükümlere dayalı olarak açılan işbu davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
-
Davanın, görev dava şartı eksikliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden REDDİNE,
-
Davaya bakmaya görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
-
6100 sayılı HMK nın 20. maddesi uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde davacılar tarafından yapılacak müracat halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
Tarafların yukarıda belirtilen süre içerisinde başvarmamaları halinde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına,
-
6100 sayılı HMK nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve gider avansı gibi hususların görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/07/2024
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01