SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/359 E. 2024/520 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/359

Karar No

2024/520

Karar Tarihi

27 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/359 Esas

KARAR NO : 2024/520

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 13/04/2017

KARAR TARİHİ : 27/06/2024

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ...'nde düzenlenecek etkinlikler için kapsamlı biletleme sistemi hizmetleri çözümü oluşturmak amacı ile 06/08/2013 tarihli ön protokol akdedildiğini, protokolde 16/08/2013 tarihinde geniş kapsamlı sözleşme imzalanacağının belirtildiğini ancak sözleşme imzalanmadığından faaliyetlerin ön protokol üzerinden yürütüldüğünü, müvekkili şirketin protokolden kaynaklanan teknik ve donanımsal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı şirketin işlettiği ...'nde sergilenen faaliyetler için protokol konusu hizmetlerin verilmeye başlandığını, tarafların protokol kapsamlı ilişkisinin 2013-2014 sezonundan itibaren başladığını, müvekkili şirket gelirinin 350.000,00-USD altında kaldığından sezon sonu minimum garanti faturası kesildiğini, 2014-2015 sezonunda müvekkili şirket tarafından sezonda elde edilen gelir minimum garanti miktarının üstünde olduğundan ayrıca fatura edilmediğini, 2015-2016 sezonu sonuna yaklaşıldığında müvekkili şirketin davalı şirkete sezonun son ayı olan Temmuz-Ağustos aylarına ilişkin komisyon ödemesinin hesaplanarak minimum gelir tutarının netleştirilmesini ve ödeme yapması yönünde bildirimde bulunduğunu, davalı şirketçe minimum garanti ödemesi miktarına ilişkin hesaplamaların geciktirildiğini, 06/10/2016 tarihli mail ekinde Temmuz Ağustos ayı komisyon ve yansıtma faturalarının detaylarını mutabakat yapmak üzere müvekkili şirkete gönderdiğini, hesap edilen 232.072,03-USD bedelin ödenmesi yönünde talepte bulunulduğunu ancak karşı tarafça geciktirme mahiyetli davranışlar sergilenmesi sonucunda protokolün "Finansal Konular" başlıklı 3. maddesi kapsamında 12/10/2016 tarihli ... numaralı 232.072,03-USD tutarlı minimum garanti faturasının tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, davalı şirketin... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz ettiğini, davalı şirketin 24/11/2016 tarihinde müvekkili şirkete gönderdiği mail ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin Aralık 2016 itibariyle sona erdirilmesini ve 3 ve 4. sezon için toplam 300.000,00-TL ödeme yapılması teklifinde bulunduğunu, müvekkili şirketçe cevabi mail ile protokolün geçerliliğini koruduğu, 2015-2016 yılına ait minimum garanti ödemesinin yapılması ve haksız olarak müvekkili şirkete ödetilmiş personel giderlerinin iade edilmesi gerektiği, sözleşmenin feshi halinde sair tazminat taleplerinin saklı tutulduğu hususunun davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirketin protokole aykırı tutumları nedeni ile müvekkili tarafından ... 40. Noterliği'nce tanzim edilen ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameyi davalı tarafa keşide ettirdiğini, ihtarname gereği 3 günlük süre içerisinde davalı tarafça yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından verilen hizmetin durdurulduğunu, müvekkili şirket tarafından personel gideri faturalarına ... 20. Noterliği'nce tanzim edilen ... tarihli ve ... numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini ve davalı şirket tarafından ... 48. Noterliği'nce tanzim edilen ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verildiğini, cevabi ihtarname ile ... 48. Noterliği'nce tanzim edilen ... tarihli ... numaralı ihtarname gönderildiği ve 06/08/2013 tarihli protokolün 12/12/2016 tarihi itibari ile feshedildiğinin bildirildiğini, ilgili ihtarname müvekkiline tebliğ edilmediğinden fesih beyanından 06/01/2017 tarihinde haberdar olduğunu, sözleşmenin davalı tarafça feshinin haksız olduğunu belirterek müvekkili şirketin sözleşmenin haksız feshi nedeni ile uğradığı zararın tazmini amacı ile şimdilik 30.000,00-USD'nin ödeme gününde cari kur üzerinden ve dava tarihinden itibaren hesaplanacak yabancı paraya uygulanan faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, protokole aykırı olarak ilişkinin başladığı 2013 yılından itibaren müvekkili şirkete haksız olarak yansıtılan fazla personel bedelinin tespiti ile karşı taraftan şimdilik 20.000,00-₺'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça talep edilen alacak miktarı belirlenebilir olduğundan işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ön protokol uyarınca sözleşme süresinin 3+2 yıl olarak belirlendiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında nihai sözleşme imzalanmadığını, ilişkinin ön protokol aşamasında kaldığını, ön protokol hükümlerinin tam olarak uygulanmadığını, davacının müvekkili şirketin başka bir biletleme şirketi ile çalışmasını kabul ettiğini, davacının yıllık asgari tutarın tamamlatılmasını müvekkili şirketten haksız olarak talep ettiğini, müvekkili şirketin ön protokolden kaynaklanan ticari ilişkisini haklı olarak sona erdirdiğini, davacı tarafın çalıştırılan personel ile ilgili iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, kendi bordrolu personelinin maliyetini müvekkili şirkete ödetmeye çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Karşı dava dilekçesinde özetle; karşı davalı tarafın biletleme sistemini tamamen kapatarak müvekkili şirketi ciddi bir şekilde maddi ve manevi zarara uğrattığını, karşı davalının Ekim-Kasım 2016 aylarına ilişkin personel maliyeti olan 86.261,06-₺ tutarı ödemekle yükümlü olduğunu belirterek karşı davanın kabulü ile karşı davalının biletleme sistemini kapatmasından dolayı uğradığı zararı ve karşı davalının müvekkili şirkete ait verileri teslim etmemesi nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararı tazmin etmek amacıyla şimdilik 21.000,00-₺'sinin cari faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline, ödemekle yükümlü olduğu Ekim-Kasım 2016 ayları personel maliyeti tutarı olan 86.261,06-₺'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak fesih edilmesi nedeni ile müvekkili şirketin uğradığı zarar tazmini bakımından indirim miktarı da dikkate alınarak toplam 525.000,00-USD tazminatın ödeme günündeki cari kur üzerinden TL karşılığını 30.000,00-USD bakımından dava tarihinden itibaren, 495.000,00-USD bakımından ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak yabancı paraya uygulanan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili şirkete haksız olarak yansıtılan fazla personel maliyeti olan 426.053,00-₺'nin, 20.000,00-TL'lik bölümünün dava tarihinden 406.053,00-TL'lik bölümünün ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve ıslah etmiştir.

Asıl dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasıyla uğranılan zararın ve fazla personel bedelinin tahsili; karşı dava ise sunulan hizmetin kesildiği iddiasıyla uğranılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Uyuşmazlığın çözümü için tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 05.01.2019 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında "...Davacı (karşı davacı) yan vekili tarafından incelemeye sunulan 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne Uygun tutulmuş olduğu kanaatine varıldığı, 7.2 Davalı (karşı davacı) yan vekili tarafından incelemeye sunulan 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TİK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varıldığı, belirsiz alacak davası, kısmi dava vs. Hususların usule yönelik hususlar olması hasebiyle sayın Mahkemenin münhasır değerlendirmesi içinde kaldığı, 7.3 Netice-i Talep İle Bağlılık İlkesi doğrultusunda, çekişmeli 3. Sezonun yanında ayrıca feshe konu 2 yıl gözetilerek ve davada bu evrede İleri sürülen rakamlar nazara alınmak kaydı ile, sair hususlar sürecin İşleyişine göre yüce Mahkemece ayrıca irdelenmek kaydı ile davacının (karşı davalı) davadaki savlarının ve karşı davaya yönelik anlatımlarının yüce Mahkemece somut durum açısından ve delillerle vaki temasa göre yerinde görülmesi seçeneğinde/ durumunda/ varsayımında; — sözleşmenin (Protokol) süresinden önce ve davalı (karşı davacı) haksız feshinin olduğunun kabul edilmesi halinde davacının (karşı davalı) 2 dönem (sezon) için uğradığı zarar miktarının giderilmesini talep hakkının bulunduğu, tazminat miktarının sayın Mahkemenizin takdirlerine bağlı olmak Üzere, her bir dönem için asgari 350.000,- USD ve nihayetinde azami 1.050.000,- USD arasında belirlenmesinin rakamsal açıdan uygun olduğu, ancak; davacının (karşı davalı) zararı azaltma yükümü karşısında (TBK. md. 114/1I yollaması ile TBK md. 51 ve 52) belirlenecek tazminatın %25 oranında indirilmesinin de sayın Mahkemenin takdiri içinde kalacağı; davacı (karşı davalı) yan yararına bu alanda hüküm kurulursa, istem bu alanda o yönde olduğundan, dava tarihi 13.04.2017 itibariyle ticari faiz üzerinden (kısa vadeli avans faizi) davalıdan tahsili gerekeceği, davacının fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutularak zararın şimdilik 30.000, USD'lik bölümünün dava ve talep konusu yapıldığı, 7.4 Davacıdanikarşı davalı) yanın ikinci İstem kalemi yönünden ise, davacının (karşı davalı) bu alandaki savlarının sayın Mahkemece benimsendiği varsayımda, mali tetkikat ve hesaplamaya göre 2013, 2014 döneminden başlayarak, 2014, 2015 ve 2015, 2016 dönemlerinde sözleşmeye aykırı olarak tahsil edilen personel maliyeti raporumuz içerisinde değerlendirildiği, buna göre davalının (karşı davacı) davacıdan (karşı davalı) 426.053 TL'sı fazla tahsilat yaptığı, bu rakamın davalıdan (karşı davacı), 13.04.2017 dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilinin gerektiği, davacının fazlaya ilikin dava ve talep haklarının saklı tutularak bu İstem kaleminin şimdilik 20.000.TL.'lık kısmının dava ve talep konusu yapıldığı, 7.5 Davalı/karşı davacının istemleri yönünde yapılan incelemelerde; Raporumuz içerisinde açıklandığı Üzere davacı /karşı davalının hizmeti durdurmasında herhangi bir. hukuki sakınca bulunmadığı sayın Mahkemece belirlenecek olursa ve hatta buna bizzat davalı/karşı davacının direnim ve sonrasındaki eylemleri ile sebep olunduğu yorumu yüce Mahkemece yapılırsa, davalı/karşı davacının İstemlerinin haklı bulunmadığı kanaatine varılması -bu seçenekte- gündeme geleceği, Karşı davacının (davalı), 20.12.2016 tarihli 42.580,79 TL tutarlı ve 20.12.2016 tarihli 43.680,27 TL tutarlı iki adet personel maliyet faturası tutarı olan toplam 86.261,06 TL'lik talebi İle ilgili olarak ise, eğer davacının (karşı davalı) bu alandaki savları sayın mahkemece yerinde görülürse; Rapor içerinde açıklanan gerekçelerden yola çıkılarak davalı/karşı davacının sorumlu olacağı miktar belirlenmesinin ve bu miktar üzerinden karşı davalının sorumluluğu cihetine gidilmesinin gerekeceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Taraf itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, ek raporun sonuç kısmında kök rapordaki kanaatlerin değişmediği yönünde görüş belirtilmiş, tarafların talepleri üzerine yeni bilirkişi heyeti atanarak 11.12.2019 tarihli raporun sonuç kısmında "...Davacı tarafından düzenlenip davalıya gönderilen 232.072,26 USD tutarındaki gelir farkı faturasından, davalının kayıtlarında görülen davacının döviz cinsinden Hesaplanan 64.609,26 USD tutarındaki borcunun mahsup edilmesiyle (232.072,93 USD- 64.609,26 USD) davacının, kalan 167.462,77 USD tutar kadar takip tarihi itibariyle davalı şirketten alacaklı olduğu, Davacı 64,609,26 USD olarak hesapladığı borcun içerisinde davalının karşı davacı olarak talepte bulunduğu iki fatura toplamı olan 86.261,00TL'nin hesaplamaya dâhil edilip edilmediğinin mevcut belgeler çerçevesinde anlaşılamadığı, şayet bu iki fatura toplamı davacının hesapladığı 64.609,26 USD borç tutarı içerisinde bulunmuyorsa, o zaman davalı/karşı davacı, Protokolün Sorumluluklar Başlığı Altındaki 4. Madde kapsamında iki yansıtma faturası toplamı olan 86.261,06 TL'yi talep edebileceği, ama davacının hesapladığı borç tutarı içerisinde söz konusu iki fatura tutarı da dikkate alınmışsa, bu durumda davalının karşı dava konusu olarak ileri sürdüğü 86.26,06 TL tutarındaki talebinin dayanaksız kalacağı, Davalının takip tarihinden önce temerrüdünün oluşmadığı, Davalı temerrüdü icra takip ödeme emrinin davalıya tebliği ile söz konusu olabileceği, bu çerçevede davacı ancak icra takip ödeme emrinin davalıya tebliği tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden (dövize uygulanan faiz oranı esas alınarak) faiz talebinde bulunabileceği..." şeklinde görüş belirtilmiş, taraf itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 24.02.2020 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Davacı tarafından düzenlenip davalıya gönderilen 232.072,26 USD tutarındaki gelir farkı faturasından, davalının kayıtlarında görülen davacının döviz cinsinden hesaplanan 64.609,26 USD tutarındaki borcunun mahsup edilmesiyle (232.072,93 USD- 64.609,26 USD) davacının, kalan 167.462,77 USD tutar kadar takip tarihi itibariyle davalı şirketten alacaklı olduğu, Davacı 64.609,26 USD olarak hesapladığı borcun içerisinde davalının karşı davacı olarak talepte bulunduğu iki fatura toplamı olan 86.261,00TL'nin hesaplamaya dâhil edilip edilmediğinin mevcut belgeler çerçevesinde anlaşılamadığı, şayet bu iki fatura toplamı davacının hesapladığı 64.609,26 USD borç tutarı içerisinde bulunmuyorsa, davalı/karşı davacı, Protokolün Sorumluluklar Başlığı Altındaki 4. Madde kapsamında iki yansıtma faturası toplamı olan 86.261,06 TL'yi talep edebileceği, ama davacının hesapladığı börç tutarı içerisinde söz konusu iki fatura tutarı da dikkate alınmışsa, bu durumda davalının karşı dava konusu olarak ileri sürdüğü 86.26,06 TL tutarındaki talebinin dayanaksız katacağı, Davalının takip tarihinden önce temerrüdünün oluşmadığı, Davalı temerrüdü icra takip ödeme emrinin davalıya tebliği ile söz konusu olabileceği, bu çerçevede davacı ancak icra takip ödeme emrinin davalıya tebliği tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden (dövize uygulanan faiz oranı esas alınarak) faiz talebinde bulunabileceği..." şeklinde görüş belirtilmiş, taraf itirazları kapsamında dosyada yeni bilirkişi heyeti görevlendirilerek rapor tanzimi istenmiştir. 14.09.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunun sonuç kısmında "...Taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında Davacı / Karşı Davalı tarafından Davalı / Karşı Davacının hizmetine, biletleme sistemi alt yapısı sunulmuş olduğunun her iki tarafın kabulünde olduğu, Davacı / Karşı Davalı tarafından Davalı / Karşı Davacının hizmetine sunulan biletleme sistemi üzerinden gerçekleştirilen işlemler online (çevrimiçi) nitelik barındırdığından dolayı zaman zaman teknik aksaklıklar yaşanmasının muhtemel olduğu, buna karşın yaşanan bu teknik aksaklıkların Davacı / Karşı Davalı tarafından sunulan biletleme sisteminin genel işleyişine engel olacak bir durum teşkil etmeyeceği, Davalı / Karşı Davacının protokol döneminde Davacı / Karşı Davalı tarafından sunulan bilet satış sistemine ek olarak aynı etkinlik için başka bir bilet satış şirketi olan Biletix üzerinden bilet satışı sağlaması işleminin; Davacı / Karşı Davalı tarafından sunulan hizmetin teknik yetersizliği ile açıklanamayacağı , işlemin Biletix platformunun popülaritesinden kaynaklı olarak daha geniş bir kullanıcı ağına erişim sağlamak amacıyla; satış etkinliğinin arttırılmasına yönelik gerçekleştirilmiş olmasının muhtemel olduğu, Bu durumda Davacı / Karşı Davalı tarafından sunulan biletleme sistemi hizmetinin eksik ve yetersiz ifa edildiğinden bahsedilemeyeceği, Davacı karşı Davalı şirketin 2013-2014-2015-2016 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı Karşı Davacı ... AŞ.'nin Merkez ve Şube olarak 2014-2015-2016-2017- 2018 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı şirketin delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre Davalı şirketten 818.284,33 TL alacaklı olarak görüldüğü, Davalı şirketin delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı şirkete ait cari hesap kayıtlarını merkez ve şube olarak ayrı ayrı takip ettiği ve Davalı şirkete 214.595,14 TL ve 20.720,24 USD borçlu olduğu, Taraflar arasındaki cari hesap farklılığının tarafımızdan tespitinin yapılmasının imkanının bulunmadığı, davalı şirket cari hesabında virman kayıtlarının mevcut olduğu, bu kayıtların detayının bilinemediği, taraflar arasında TTK. Madde 94/2 hükmüne göre yazılı bir mutabakatın bulunmadığı, dosya kapsamında bu kapsamda belge görülmediği, Davacı ve Davalı şirketin muhasebe departmanlarınca yapılacak çalışmalar sonucunda cari hesap farklılığının somut olarak dosyaya sunulması gerektiği Takdiri Mahkemenize ait olduğu, Taraflar arasındaki akdedilen sözleşmenin Finansal Koşullar başlıklı 3.Maddesinde “Nihai Anlaşma, yıllık minimum 350.000 USD garantili ödeme (KDV) sağlayacaktır.” Şeklinde tanzim edildiği ve taraflar arasındaki ihtilafın 3. Sezonda olduğu, protokolün 5 sezonluk akdedildiği ve bu kapsamda Davalı şirketin kalan 2 sezon için garanti olarak belirlenen 350.000 USD'nin Davacı şirkete ödeneceği hususunda takdirin mahkemenin olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davalı karşı davacı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, ek raporun sonuç kısmında kök rapordaki kanaatlerin değişmediği yönünde görüş belirtilmiştir. Taraf itirazları ve uyuşmazlığın çözümü için dosyanın 1 mali müşavir , 1 borçlar mevzuatı alanında uzman nitelikte hesaplama uzmanı, 1 bilgisayar mühendisi,1 işçilik alacak uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile tüm dosya kapsamı, dosyada mevcut raporlar, tarafların ticari kayıtları, bilgisayarları ve web siteleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor hazırlanılmasının istenilmesine karar verilmiştir. 24.11.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...1. Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: a. Tarafların beyanlarından da anlaşıldığı üzere (sonradan sözleşmenin imzalanmamasına rağmen) 06.08.2013 tarihinde “ön protokol” adı verilen belgede yer alan irade beyanlarına göre tarafların arasında ilişkinin sürdürüldüğü; bu sebeple de bu belgenin TBK m. 1 hükmünce “karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının varlığı ile “sözleşme”nin kurulduğu anlamına gelebileceği; sözleşmenin, borçlar mevzuatı kapsamında “isimsiz sözleşme"lerden olduğu; sözleşmede davacının lisans hakkına sahip olduğu biletleme sistemini ve altyapısını davalı için kurmayı, sistemin entegrasyonunu, bakımını yönetimini üstlendiği; davalının ise buna ivaz olarak ne bilet fiyatları üzerinden %3 ile %6,75 *KDV aralığındaki ücreti yıllık 950.000USD'yi geçmemek üzere (minimum ise 350.0000USD olmak üzere) ödemeyi üstlendiği, b. Davacı ... tarafından davalı ...'ya gönderilen, ... 40, Noterliği'nde ... tarihinde düzenlenen ... yevmiye numaralı ihtarnamede ihtarnamenin tebliğini takiben üç gün içinde davalının yükümlülüklerini yerinde getirmesi, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde protokol gereği verilen hizmetin askıya alınacağının ve yasal yollara müracaat edileceğinin bildirildiği, c. Davalı ...'nun davacı ...'ya gönderdiği, ... 48. Noterliği'nde sözleşmenin feshedildiğini beyan ettiği ve fakat bu ihtarnamenin muhatabına (davacıya) tebliğ edilmediği; dolayısıyla bozucu yenilik doğuran hak olarak sözleşmenin feshi hakkının, bu ihtarname gereğince hüküm ve sonuç doğurmadığı kanaatine varılabileceği; d. Davalı ...'nun davacı ...'ya gönderdiği, ... 48. Noterliği'nde ... tarihinde düzenlenen, ... yevmiye numaralı ihtarname gönderdiği ve bunun tebliğ edildiği, bu ihtarname ile davalı ... tarafından 06.08.2013 tarihli sözleşmenin feshedildiği, e. Davalı ... tarafından 06.08.2013 tarihli sözleşmenin haklı nedene dayanmaksızın feshedildiği iddia edilmiş olup Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. ..., K. ..., T. 22.2.2012 kararına göre sözleşmenin sonlandırılması için haklı nedene dayanmanın gerekmediği; sözleşme özgülüğü çerçevesinde bozucu yenilik doğuran hakkın sözleşmenin sonlandırılması yönünde kullanılması ve bunun muhataba varmasıyla hüküm ve sonuç doğuracağı; ancak yine aynı kararda “.. feshin haksız olması halinde, karşı tarafın bundan doğan zararlarından sorumluluğunun da bulunacağı tabiidir.” şeklinde belirtildiği üzere haklı nedene dayanmadan fesih halinde karşı tarafın zararının giderilmesinin istenebileceği; 2. Davacı... tarafından dava dilekçesinde a. “Davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini amacı ile şimdilik 30.000USD'nin ödeme gününde cari kur üzerinden ve dava tarihinden itibaren hesaplanacak yabancı paraya uygulanan faiz ile birlikte davalıdan tahsili” talep edilmiş olup (4). Sözleşmenin “Finansal Koşullar” başlıklı 2. maddesine göre o döneme ait cari yüzdelik oranı tatbik edilmek suretiyle o ay, ...'ya ödenecek miktarın tespit edileceği; cari dönemin 1 Eylül'de başlayıp 31 Ağustos'ta sona erdiği; davacı ... tarafından düzenlenen faturaların toplamının, (2. maddeye göre) 350.000USD.nin altında kalması halinde...'nın aradaki minimum gelir farkı için fatura düzenleyebileceği; bu kapsamda 2013-2014 cari yılında ...'nın geliri, minimum garanti tutarının altında kaldığından gelir farkı faturasının düzenlendiği (bu noktada uyuşmazlığın olmadığı); 2014-2015 cari yılında ise ...'nın geliri minimum garanti tutarının üstünde kaldığından fark faturasının da düzenlenmediği; uyuşmazlığın doğduğu 2015-2016 cari yılında ise ...'nın bu cari yılın sonu olan Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin olarak mutabakatın yapılması amacıyla taraflar arasında Eylül ayının başından itibaren yazışmaların yapıldığı; davacı ...'nın 232,072USD'lik, 12.10.2016 tarihli, ... numaralı faturayı davalıya gönderdiği; davalı ...'nun ... 48. Noterliği'nde...tarihinde düzenlenen, ... yevmiye numaralı ihtarname ile faturaya itiraz ettiği (2). Davacı ...'nın borçlandığı edimleri yerine getirmede yetersiz olup olmadığı; borcunu gereği gibi ifa edip etmediği; borçların yerine getirilmemesinde kimin kusurlu sayılabileceği; davacı ..... tarafından davalı ...'ya ... 40. Noterliği'nde ... tarihinde düzenlenerek gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede, ihtarnamenin tebliğini takiben 3 gün içinde davalının yükümlülüklerini yerinde getirmesi, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde protokol gereği verilen hizmetin askıya alınacağını ve yasal yollara müracaat edileceğinin bildirilmesi karşısında davacının bu ihtarnamedeki beyanlarının değerlendirilmesi, teknik aksaklıkların yaşanıp yaşanmadığı, buna kimin sebebiyet verdiği hususlarında teknik inceleme yapıldığında gişe gün sonları, Sap datalara ilişkin sorunlar verdiği, bu sorunların yazılım ve sistemlerde meydana gelebilecek hatalar olduğu, (3). Eğer Sayın Mahkemece davalı ... tarafından sözleşmenin haklı nedene dayanmaksızın feshedildiği ve fesihten itibaren sözleşmenin yürürlük süresinin 2 cari hesap yılı daha süreceği ve buna göre hesaplama yapılması gerekeceği kabul edilir ise bu halde sözleşmede davacı ...'ya 1 cari yıl için asgari 350.000USD ödeneceği kararlaştırılmış olduğundan 2 cari yıl için mali inceleme yapıldığında (350.000 USD x 2-) 700.000,00 USD olabileceği, ancak davacı talebi 30.000USD olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği bu tutarın dikkate alınması gerektiği, takdirin Mahkemeye ait olduğu...sözleşmenin “...'nın Sorumlulukları” başlıklı maddesinin 4. Hükmünde ...'nın 5 gişe çalışanı, 2 çağrı merkezi çalışanı, 1 biletleme koordinatörü, tüm sunucu ve barındırma ihtiyaçları, bilet yazıcıları, PC bilgisayar ihtiyaçları, lisans ve bağlantılı tüm yönetim ve personel maliyetleri dahil olmak üzere tüm operasyonel maliyetlerden sorumlu olduğu kararlaştırılmış olup bu hüküm gereğince dosya kapsamında yapılan mali incelemeler sonucunda davalının gerçekten bazı dönemlerde grataktlde belirtilen gayların üzerinde işçilik yansıtmasına... faturaları defterlerine kaydettiği tespit edilmiş olup davacının talebinin Mahkemece davacı talebinin kabulü halinde talı debileceği tutarın ilk bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplama sonucunda 426.530,00-₺ olabileceği ancak davacı talebi 20.000TL olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği bu tutarın dikkate alınması gerekeceği 3. Karşı dava dilekçesinde davalı ... tarafından a. “Karşı davalı ...'nın karşı davacı ...'ya ait verileri teslim etmemesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini için şimdilik 21.000TL'nin cari faizi ile birlikte tahsili” talep edilmiş olup (4). Karşı davacı ...'ya verilerin verilip verilmediği hususunda teknik inceleme yapıldığında dosyaya sunulan veriler ve belgeler incelendiğinde verilerin verildiğine dair bir ibareye rastlanmadığı, (2). Maddi zararın hesaplanmasına yönelik olarak: Cevap-karşı dava dilekçesinin 8. sayfasında sayılan maddi zarar kalemlerine ilişkin olarak dosya kapsamında bunu somutlaştıran delile rastlanmadığı; maddi zararın tam olarak kapsamının ve bunu hesaplamaya yarayan belgelerin tespit edilemediği; dolayısıyla bu kapsamda mali, teknik ve işçilik alacakları açısından hesaplama yapmanın bu aşamada mümkün olmadığı; (3). Manevi zararın hesaplanmasına yönelik olarak: Cevap-karşı dava dilekçesinin 7. ve 8. sayfasında manevi zararın doğduğu iddia edilmiş olup borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: Manevi zararın, malvarlığındaki azalmayı değil, kişilik haklarına ilişkin tecavüz sebebiyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acıyı, ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde ortaya çıkan azalmayı ifade ettiği, - borcun gereği gibi ifa edilememesi halinde TBK m. 114/11 hükmünün TBK m. 58/1 hükmüne atfı dolayısıyla manevi zararın tazmini talebinde bulunulabilecekse de Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere üzüntünün Manevi tazminat gerektirebilmesi için kişilik hakkının ihlali sonucu oluşması gerektiği; dolayısıyla somut olayda üzüntü, acı, ızdırap, kişilik hakkının ihlali sonucu değil, malvarlığı hakkının ihlali sonucu doğduğundan ve TBK m. 58/1 hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun irdeleneceği, Manevi tazminat talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle, yani borca aykırı bir davranışla manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap, imaj-ticari itibar kaybı vs.) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği; - tüm bu açıklamalar çerçevesinde kanun ve doktrin uyarınca sözleşme ihlali dolayısıyla manevi tazminata hükmedilmesi için kişilik haklarına saldırının olması zorunlu olduğundan huzurdaki davada bu unsurun gerçekleşip gerçekleşmediği; HMK m. 194(1) hükmünce karşı davacının (cevap- karşı dava dilekçesinin 7. ve 8. sayfasında manevi zararın doğduğu iddia edilen) iddia ettiği olayların kişilik hakkını ihlal ettiği hususunu somutlaştırıp somutlaştırmadığı hususunu takdirin, münhasıran Sayın Mahkeme") git personel maliyeti olan 86.26L.06TL'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili” talep edilmiş olup sözleşmenin “...'nın Sorumlulukları” başlıklı maddesinin 4. hükmünde ....' 5 gişe çalışanı, 2 çağrı merkezi çalışanı, 1 biletleme koordinatörü, tüm sunucu ve barındırma ihtiyaçları, bilet yazıcıları, PC bilgisayar ihtiyaçları, lisans ve bağlantılı tüm yönetim ve personel maliyetleri dahil olmak üzere tüm operasyonel maliyetlerden sorumlu olduğu kararlaştırılmış olup bu hüküm gereğince davacı-karşı davalı ...'nın Eki-Kasım 2016 aylarına ait bilet satış operasyonlarında görevli personel maliyeti bakımından mali ve işçilik alacağı yönünden inceleme yapıldığında bunun toplamının ekim 2016 dönemi için 42.580,79 TL ve kasım 2016 dönemi için 43.680,27 TL olmak üzere toplam 86.261,06 TL olarak hesaplanabileceği; ancak dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemede; ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görevlendirilen Bilirkişi ... ve Bilirkişi ... tarafından hazırlanana raporda bu bedelin “Davalının Ekim ve Kasım 2016 dönemine ilişkin maliyeti bedellerinin de dava tarihi değerlendirilerek alacaktan düşülmek suretiyle...” açıklaması ile kalan alacağın hesaplandığı, şayet ilgili mahkemenin bu tutar düşülerek davacı alacağına hükmetmiş ise davalı karşı davacının bu talebinin mümkün olamayacağı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davalı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 09.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Teknik yönden yapılan inceleme neticesinde: Davacı/karşı davalı tarafından davalı/karşı davacının hizmetine sunulan etkinlik biletleme sistemi üzerinden gerçekleştirilen işlemler online (çevrimiçi) nitelik barındırdığından dolayı zaman zaman teknik aksaklıklar yaşanmasının olağan olduğu, buna karşın yaşanan teknik aksaklık ve sorunların biletleme sisteminin genel işleyişine engel olabilecek bir durum teşkil etmeyeceği, Teknik yönden yapılan inceleme neticesinde: Davalının protokol döneminde bilet satış yazılım sistemine ek olarak aynı etkinlik için başka bir bilet satış şirketi olan Biletix üzerinden bilet satışı sağlamasının davacı tarafından verilen hizmetin teknik yetersizliği ile açıklanamayacağı, işlemin Biletix platformunun popülaritesinden kaynaklı olarak daha geniş bir kullanıcı ağına erişim sağlamak amacıyla gerçekleştirilmiş olabileceği, İşçilik alacağı yönünden yapılan inceleme neticesinde: İşçilik alacağı yönünden kök raporda belirtilen görüşte değişiklik yapılmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Manevi zararın hesaplanmasına yönelik olarak, cevap-karşı dava dilekçesinin 7. ve 8. sayfasında manevi zararın doğduğu iddia edilmiş olup borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: manevi zararın, malvarlığındaki azalmayı değil, kişilik haklarına ilişkin tecavüz sebebiyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acıyı, ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde ortaya çıkan azalmayı ifade ettiği, - borcun gereği gibi ifa edilememesi halinde TBK m. 114/11 hükmünün TBK m. 58/1 hükmüne atfı dolayısıyla manevi zararın tazmini talebinde bulunulabilecekse de Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere üzüntünün manevi tazminat gerektirebilmesi için kişilik hakkının ihlali sonucu oluşması gerektiği; dolayısıyla somut olayda üzüntü, acı, ızdırap, kişilik hakkının ihlali sonucu değil, malvarlığı hakkının ihlali sonucu doğduğundan ve TBK m. 58/1 hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun irdeleneceği, - her ne kadar bilirkişi raporuna itirazlarda “davalının tüzel kişilik olduğu ve doğal olarak manevi zarar oluşması açısından elem, izdirap oluşmasının beklenemeyeceği, sunulan kararların ilgisiz olduğu” beyan edilmiş ise de tüzel kişilerin de manevi zarar talep edebilmesi için gereken kriterlerin sadece insana özgü acı, elem, ızdırap ile sınırlı olmadığı; şöyle ki manevi tazminatı talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüz ile, yani borca aykırı bir davranış ile, manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap, imaj-ticari itibar kaybı! vs.) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının olması gerekti tüm bu açıklamalar çerçevesinde kanun ve doktrin uyarınca sözleşme ihlali dolayısıyla manevi tazminata talep edebilmek için bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz olması, bir manevi zararın bulunması, tecavüz ile zarar arasında illiyet bağı olması gerektiği; Yargıtay 9. HD. E...., K. ..., T. 19.10.2015 kararında da belirtildiği üzere “kişilik haklarına ne tür saldırıda bulunulduğunun açıkça ortaya” konulması gerektiği; huzurdaki davada sayılan zorunlu unsurların bulunup bulunmadığı; HMK m. 194(1) hükmünce karşı davacının (cevap-karşı dava dilekçesinin 7. ve 8. Sayfasında manevi zararın doğduğu iddia edilen) iddia ettiği olayların kişilik hakkını ihlal ettiği hususunu somutlaştırıp somutlaştırmadığı hususunu takdirin, münhasıran TMK m. 4 hükmünce Mahkeme'ye ait olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir.

Somut olayda taraflarca biletleme hizmeti sağlanması için 06/08/2013 tarihinde ön protokol yapılmış; ancak devamında esas sözleşme imzalanmamıştır. Dolayısıyla, uyuşmazlığın çözümünde anılan ön sözleşmede belirlenen kurallar ve fiili uygulama dikkate alınmıştır.

Asıl davada uyuşmazlığın çözümü için öncelikle taraflar arasındaki biletleme sistemi hizmetlerine ilişkin 06/08/2013 tarihli ön protokol üzerinden devam eden sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak fesih edilip edilmediği, protokole aykırı olarak davacı şirkete fazla personel bedeli yansıtılıp yansıtılmadığı hususlarının aydınlatılması gerekmektedir. Karşı davada ise .. A.Ş'nin, davalı ...A.Ş'ye ait verileri teslim etmemesi nedeniyle ...A.Ş'nin zararının oluşup oluşmadığı, Ekim-Kasım 2016 aylarına ilişkin personel maliyetinden ... A.Ş'nin sorumlu olup olmadığı hususlarının tespiti gerekmektedir.

Tarafların 06/08/2013 tarihli protokol ile 5 dönem boyunca davalı ... A.Ş.nin işletiminde olan ...'nde sergilenen faaliyetlere ilişkin olarak ... A.Ş. tarafından biletme hizmeti verilmesi hususunda anlaşmaya varıldığı, taraflarca ön protokolde 16/08/2013 tarihine kadar sözleşme imzalanacağı belirtilmesine rağmen ticari ilişkinin ön protokol üzerinden devam ettiği, sözleşme hükümlerine göre ...A.Ş'nin verilen hizmete ilişkin olarak yıllık minimum 350.000 USD + KDV ödeme yapılacağının garanti edildiği ve sözleşme doğrultusunda 2023-2014 ve 2014-2015 sezonlarına ilişkin olarak hizmetin verilerek ... A.Ş tarafından bu sezonlara ilişkin ödeme yapıldığı hususları dosya kapsamı itibariyle sabittir. ... A.Ş tarafından ... 48. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin 12/12/2016 tarihi itibari ile feshedildiği, davalı/karşı davacı ... A.Ş'nin taraflar arasındaki sözleşme devam ederken aynı organizasyonlara ilişkin olarak biletleri ... ( ...) üzerinden de satışa çıkardığı, her ne kadar davalı/karşı davacı tarafça ...A.Ş tarafından verilen hizmetin teknik yetersizliği nedeniyle Biletix üzerinden de bilet satışı yapıldığı beyan edilmişse de, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere yaşanan teknik aksaklıkların genel işleyişe ve bilet satışına engel olmadığı, hizmetin eksik ve yeteksiz ifasının söz konusu olmadığı, bu sebeple davalı/karşı davacı yanın feshinin haksız olduğu ve davacı şirketin kalan 2 sezona ilişkin asgari ödeme garantisi doğrultusunda her bir yıl için 350.000 USD talebinin yerinde olduğu, davacı tarafça ıslah dilekçesinde bu alacak kalemine ilişkin olarak 525.000 USD talep edildiği anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak bu alacak kalemi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı yanın protokole aykırı olarak personel bedeli yansıtılmasına ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; sözleşmenin “...'nın Sorumlulukları” başlıklı maddesinin 4. Hükmünde "...'nın 5 gişe çalışanı, 2 çağrı merkezi çalışanı, 1 biletleme koordinatörü, tüm sunucu ve barındırma ihtiyaçları, bilet yazıcıları, PC bilgisayar ihtiyaçları, lisans ve bağlantılı tüm yönetim ve personel maliyetleri dahil olmak üzere tüm operasyonel maliyetlerden sorumlu olduğu" nun kararlaştırıldığı ancak davalı/karşı davacı... A.Ş tarafında bazı dönemlerde protokolde belirtilen sayıların üzerinde işçilik yansıtmasına ilişkin faturalar düzenlendiği, bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamalar doğrultusunda davacı yana yansıtılan fazla personel ücretinin 426.053,00 TL olduğu anlaşılmakla davacı yanın bu talebinin de kabulüne karar verilmiştir. Karşı davada ise , davalı karşı davacı ... A.Ş tarafından verilerin teslim edilmemesinden kaynaklı olarak tazminat talep edilmişse de, ... A.Ş tarafından verilerin teslim edilmemesinden kaynaklı olarak zarar oluştuğuna ilişkin dosyaya delil ibraz edilemediği, dolayısıyla ispat edilemeyen alacak kaleminin reddinin gerektiği, yine karşı davada ... A.Ş tarafından sözleşmenin 4. Maddesi kapsamında 2016 yılı Ekim ve Kasım aylarına ilişkin olarak personel ücretlerinin ödenmesi talebinin yerinde olduğu ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda 86.261,06-₺'nin talep edilebileceği anlaşılmakla karşı davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)1-Asıl davanın KABULÜ ile;

A.525.000,00-USD'nin (30.000,00-USD'lik kısmının dava tarihinden; 495.000 USD'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 06/11/2023 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince T.C. Merkez Bankasının 1 yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

B.Asıl davada 426.053,00-TL'nin (20.000,00-TL'lik kısımının dava tarihinden itibaren, 406.053,00-TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 06/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  1. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 999.742,94. ₺ harçtan peşin alınan 248.630,26. ₺ harcın mahsubu ile bakiye 751.112,68. ₺ karar harcının davalı ... Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  2. Davacı tarafından yapılan 2.850,00. ₺ bilirkişi ücreti, 345,00. ₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 3.195,00. ₺ ile 248.666,26‬. ₺ harç gideri olmak üzere toplam 251.861,26. ₺ yargılama giderinin davalı ... Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine,

  3. Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 450.353,82. ₺ nispi vekalet ücretinin davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine,

B)1-Karşı davanın KISMEN KABULÜ ile; 86.261,06-₺'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

  1. Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 5.892,49. ₺ nispi karar harcı ile 427,60. ₺ başvuru harcı olmak üzere toplam 6.320,09. ₺ harçtan peşin alınan 2.228,19. ₺ harcın mahsubu ile bakiye 4.091,90. ₺ nispi karar harcının karşı davalı ... Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  2. Karşı davacı tarafından yapılan 14.350,00. ₺ bilirkişi ücreti, 50,04. ₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 14.400,04. ₺ üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 11.580,74. ₺ ile 2.259,59. ₺ harç gideri olmak üzere toplam 13.840,33. ₺ yargılama giderinin karşı davalı ... Şirketi'nden tahsili ile karşı davacı ...Şirketi'ne verilmesine, kalan kısmın karşı davacı üzerinde bırakılmasına,

  3. Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 17.900,00. ₺ maktu vekalet ücretinin karşı davalı ...Anonim Şirketi'nden tahsili ile karşı davacı ... Şirketi'ne verilmesine,

  4. Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden karşı davalı ... Şirketi vekili lehine hesaplanan 17.900,00. ₺ nispi vekalet ücretinin karşı davacı ... Şirketi'nden tahsili ile karşı davalı ... Şirketi' verilmesine,

  5. Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,

Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/06/2024

Başkan

e-imza

Üye

e-imza

Üye

e-imza

Katip

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulreddinekısmenkabulühükümAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim