İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1146 E. 2024/392 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/1146
2024/392
16 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/1146 Esas
KARAR NO : 2024/392
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 02/12/2015
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin 1997 yılından bu yana sivil gemi inşa ve askeri amaçlı bot, gemi projelerinde titreşim ve akustik hesap işlerini yüklendiğini, faaliyet merkezinin ... olduğunu, 09/09/2015 tarihinde şirket hesaplarının geriye doğru incelenmesi sonucunda Mart 2012 ile 30/08/2015 tarihleri arasında şirketin ... Bankası nezdindeki hesabından usulsüz şekilde ... Bankası nezdindeki hesabına aktarılan 458.050,00-₺'nin anılan hesaba ait bankamatik kartı kullanılarak çekildiğinin tespit edildiğini, Nisan 2010 yılından beri müvekkili şirkette asistan olarak çalışan davalı ...'un sahte olarak davacı şirket adına ürettiği faks talimatları ile şirketin ... Bankası nezdindeki hesabından kendisine emanet edilmiş bulunan bankamatik kartının ait olduğu ... Bankası'ndaki şirket hesabına aktardığı tutarları bankamatikten çektiğinin anlaşıldığını, davalı gerçek kişinin müvekkili şirketin ... Bankası ... Şubesi nezdinde yer alan hesabından müvekkili şirketin günlük harcamalar için açtığı ve müvekkili şirket tarafından küçük miktarlar yatırılan ...Bankası ... Şubesi nezdindeki hesabına EFT yolu ile para çıkışı sağladığını, davalı ...'un kendisine emanet edilen bankamatik kartını kullanarak 458.050,00-₺'yi zimmetine geçirerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, bilahare müvekkili tarafından ihtarname gönderilerek iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ve aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı bankanın müşterisi şirket yetkilisinden teyit almayarak 135 defa EFT yaptığını, gerekli özeni göstermediğini, önlem almadığını, müvekkilini zarara uğrattığını belirterek davanın kabulü ile 458.050,00-₺'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; dava konusu tutarların davacıya ait başka bir banka nezdindeki hesaba gönderildiğinden davacının zararı bulunmadığını, davaya konu para çekim işlemlerinin davacı tarafından verilen yazılı talimata istinaden ve bankacılık işleyişine uygun şekilde gerçekleştiğini, ilgili işlemlerin şirket çalışanı ... tarafından gerçekleştirildiğini, davacının internet bankacılığını kullandığını ve ilgili işlem tarihlerinde ve sonrasında işlemlerden haberdar olduğunu, davacı şirketin hesap hareketleri ve bakiyelerinin ekstreler yolu ile aylık olarak posta aracılığı ile davacı şirkete gönderildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davaya konu bankacılık eylemi kapsamında davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının tespiti ile davalıların sorumluluk ve kusur durumlarının tespiti talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için davalı banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davalı tarafından davacı hesaplarında davacının bilgi ve onayı olmaksızın davalı ... tarafından para çekilip çekilmediği, yine davacı şirket hesabından davalıya ait ... Bankası nezdindeki hesaba aktarım yapılıp yapılmadığı, bu şekilde aktarım yapılmış ise ne kadar aktarım yapıldığı, yine anılan işlemlerde davalı banka çalışanları, davalı asil ve davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, müterafik kusur var ise miktarının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 08/06/2017 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...Davalı bankanın adam çalıştıran sıfatıyla davacıya karşı olan sorumlulukları nedeniyle zarardan sorumlu tutulması gerekeceği gibi, davacının da kendi şirketi elemanına kendi adına yapılan ödemeleri zimmetine geçiren bir eleman istihdam ediyor olması nedeniyle zararın oluşumunda mütefarik kusurlu olduğu kanaatiin hasıl olduğu, Ancak bu noktada davalı banka bir güven kurumu olup hükümetten izin alarak meslek icra eden bir tacir olması nedeniyle zararın 9670 inden, davacının 9630 undan sorumlu sayılmasının uygun olacağı, Bu ilkeler kabul gördüğü takdirde davacının iddia ettiği sahte talimatla ödemelere ilişkin 2012 yılı talimatlarının 274.830.00 TL olacağı, Rapor İçerisinde yer verilen nedenlerle, Davalı ...'un, oluşan zararın tümünden sorumlu olacağı, diğer yandan davacı yanın, davalı ... 'a şirketin ATM kartım teslim etmek sureti ile davalının hesaplardan usulsüz para çekme İşlemine icazet vermiş olduğu da dikkate alındığında, davah ... hakkında başlatılan Savcılık soruşturması neticesine göre, davacı yana sorumluluk oranı yüklenmesi hususunda, takdirin Mahkemeye ait olacağı, Davacı ile davalı arasındaki ilişki ticari olduğundan, davacı yanın 02.12.2015 dava tarihinden itibaren 274.830,00 TL alacğı için davalı barıkadan avans faizi talep edebileceği, Tarafların masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin mahkemenin takdirleri içinde kaldığı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazlarının incelenmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 14.02.2018 tarihli ek raporun sonuç kısmında "...Kök raporun tesliminden sonra dosyaya eklenen yeni DELğeler bulunmaktadır. Bu belgeler davacı şirket yetkilinin davalı bankada bulunan hesabına internet bankacılığı yoluyla devamlı giriş yaptığının belgeleridir. Bu belgeler ek raporun tarafımızdan istenmesi aşamasında tarafımıza ulaştırılmıştır. Ayrıca davacı vekilinin kök rapora itirazında ... nezdinde kullanılan hesap büyüklüğüyle ilgili bilgi paylaşılmıştır. Dosyada bulunan bu bilgiler ışığında inceleme ve sonuç değişmektedir. mahkemeniz kök rapordan sonra eklenen belgelerin geçerli olmadığını kabul ederse, kök rapordaki sonuçlarımızın aynen kabul edildiği, davacı ... davalının karşılıklı ve müteferrik sorumlu olduğu, kusur oranlarının takdirinin mahkemenizde olduğu, Sayın mahkemeniz kök rapordan sonra eklenen belgelerin geçerli olduğunu kabul ederse, davacının uzun seneden beri bankayla fax talimatıyla işlem yapması davacı tarafından da bu işlemlerin benimsenmiş olması nedeniyle, yapılan işlemlerin davacı şirketi bağladığının kabulü gerektiği, Davacının uzun süreden beri davalı bankaya gerçekleştirilen fax talimatları yapılan işlemleri benimsediğinden, davalı bankanın davacının yetkilendirdiği kişinin kötü niyetli hareketini kontrol edebilme ve/veya tespit edebilme imkanı bulunmadığından, davacı firma işlerinde özenli davranmayarak kendi egemenliğinde ve kontrolünde bulunan çalışanını denetlemeyerek yasanın kendisinden beklediği basiretli bir tacir gibi davranmamış böylelikle zararın doğumuna kendi sebep olduğundan, yapılan işlemler nedeniyle davalı bankanın bir kusurunun bulunmadığı, Hem kök raporda hem de ek raporda mütalaa edilen hususlar neticesinde Davacının banka ile olan işlemlerdeki kusurlar belirtilmiştir. Dolayısıyla davacının çalışanı ...'un bu konudaki sorumluluğu ve kusuru mahkemenizin takdirinde olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davalı banka kayıtları üzerinde Bankacı, Hukukçu ve Mali Müşavir bir bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak davalı tarafından davacı hesaplarında davacının bilgi ve onayı olmaksızın davalı ... tarafından para çekilip çekilmediği, yine davacı şirket hesabından davalıya ait ... Bankası nezdindeki hesaba aktarım yapılıp yapılmadığı, bu şekilde aktarım yapılmış ise ne kadar aktarım yapıldığı , yine söz konusu işlemlerde davalı banka çalışanları , davalı asil ve davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, müterafik kusur var ise oranının ve sorumlu oldukları miktarın tespiti hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. 02/09/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Davalı ... tarafından davacı şirket ...Şti'nin ... Bankası ... şubesi ... numaralı hesabından yine şirketin ... Bankası nezdindeki .... nolu hesabına 458,050.00 TL EFT işlemi yapıldığı, Dava konusu EFT işlemlerine ilişkin talimatların davalı banka tarafından dayacı şirket yetkilisinden herhangi bir teyit alınmadan davalı ... tarafından faksla davalı bankaya ulaştırıldığı, Davalı ... tarafından EFT talimatları ile 7 ... Bankası nezdindeki ... numaralı hesaba gönderilen ve Davalı ... tarafından çekilen paraların kendisi tarafından genellikle aynı gün veya çekildiği günü takip eden birkaç gün içerisinde çoğunlukla aynı tutar olmak üzere 7. ... Bankası nezdinde Davalı ...'a ait ... numaralı hesaba yatırıldığı, ...'un davaya konu olayda davacı şirkete ait paraları herhangi bir geçerli sebep yokken ve sunamamışken kendi hesaplarına aktarmak şeklinde gerçekleşen eyleminde tarnamen kusurlu olduğu, bu nedenle davacının oluşan zararının tamamından sorumlu olduğu, ancak davacı şirketin davalı ...'a şirket bankamatik kartını teslim etmek sureti ile davalı ...'un hesaplardan usulsüz para çekme işlemine sebebiyet vermiş olduğu da gözönüne alındığında, davacı şirkete sorumluluk oranı yüklenmesi konusunda takdirin mahkemeye ait olacağı, Davalı bankanın ve davacının olayda müterafik kusurlu olduğu ve kusur oranlarının %50'şer olduğu sonucuna varıldığı, Davacının talebi mümkün alacak tutarının 229,025.00 TL olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davacı ... davalı tarafın bilirkişi kurulu raporuna ilişkin itirazlarının tek tek incelenip değerlendirilmesi kaydı ile bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 29/06/2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "......'un davaya konu olayda gerçekleşen eyleminde tamamen kusurlu olduğu, bu nedenle davacının oluşan zararının tamamından sorumlu olduğu, ancak davacı şirketin davalı ...'a şirket bankamatik kartını teslim etmek sureti ile davalı ...'un hesaplardan usulsüz para çekme işlemine sebebiyet vermiş olduğu da göz önüne alındığında, davacı şirkete sorumluluk oranı yüklenmesi konusunda takdirin mahkemeye ait olacağı, Davalı bankanın ve davacının olayda müterafik kusurlu olduğu ve kusur oranlarının %50'şer olduğu sonucuna varıldığı ve Davacının talebi mümkün alacak tutarının 229,025.00 TL olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davalılardan ...'un davacı ... Müm. Ltd. Şti. bünyesinde yönetici asistanı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin diğer davalı ... Bankası ... Şubesi nezdinde bulunan ... numaralı hesabından aynı şirketin ... Bankası nezdindeki ... nolu hesabına 2012-2015 yılları arasında faks yoluyla şubeye gönderilen talimatlar neticesinde toplam 458.050,00 TL EFT yoluyla para aktarım işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır. Tarafların, söz konusu para transfer işlemlerinin tarihi, yöntemi ve miktarı konusunda aralarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Söz konusu transfer işlemi gerçekleştikten sonra, davalı ... tarafından, davacı şirkete ait bankamatik kartı kullanılarak bu bedellerin ... Bankası hesabından çekildiği ve davacı şirketin zarara uğratıldığı ileri sürülmektedir.
Davalılardan ... huzurdaki davaya cevap vermemiş; diğer davalı banka ise söz konusu para aktarımı işlemlerinin davacının hesapları arasında yapılması nedeniyle zarara sebebiyet verilmediğini, kaldı ki hesap ekstrelerinin davacıya tebliğ edildiği, davacının durumdan haberdar olduğu belirtilerek davanın reddinin gerektiği savunulmuştur.
Dava konusu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi, meydana gelen olayda bankanın sorumlu olup olmadığının tartışılabilmesi için öncelikle davalılardan ...'un söz konusu transfer işlemlerini gerçekleştirdiğinin ve bu bu bakiyeyi davacının rızası hilafında kendi uhdesine geçirdiğinin ispatlanması gerekmektedir. Davacı tarafından, söz konusu olaydan haberdar olunduğu tarihte davalının iş akdine son verildiği ve aynı zamanda olaya ilişkin suç duyurusunda bulunulduğu görülmektedir. Ceza soruşturmasının sonucunun mahkememizce verilecek kararı doğrudan etkileme ihtimali bulunduğundan bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş; davalı ... hakkında Türk Ceza Kanunu'nun Güveni Kötüye Kullanma başlıklı 155. maddesi kapsamında yürütülen soruşturma ve kovuşturma neticesinde ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın yargısal denetimden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza muhakemesi kararının fiili olaylar bakımından hukuk yargılamasında bağlayıcı etkisi karşısında, Davalı ...'un hukuka aykırı şekilde davacı şirkete ait parayı uhdesine geçirdiği sabittir. Bu durumda, davalının söz konusu zararın tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerekmiş ve 458.050,00-₺ alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Diğer taraftan, davalı ...'un davacının bilgisi ve muvafakati dışında ve onun imzasını taklit ederek diğer davalı ... Bankasına faks göndermek suretiyle para transferi işlemlerini sağladığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar banka tarafından, söz konusu transfer neticesinde paranın doğrudan davacının hesabından çıkmadığı ve yine kendisine ait bir başka banka hesabına aktarıldığı ileri sürülmüş ise de bu durum bankanın müşterisi ile arasındaki ilişkiden doğan müşterisini koruma ve ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Davalı bankanın, faks yoluyla kendisine iletilen ödeme talimatlarına ilişkin davacı şirketten onay aldığına dair yazılı delil ortaya koyamadığı gibi bu yönde tarafalar arasında önceden kararlaştırılmış bir sözleşeme de bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davalı bankanın meydana gelen zararda kusurunun bulunduğu ve sorumlu olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, tacir vasfını haiz olan davacının Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca bütün faaliyetlerinde basiretli davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Davacının yaklaşık üç yıllık süreçte meydana gelen toplam 135 farklı faks talimatı sonucu gerçekleşen hesap hareketini denetlemekte ve tespit etmekte yetersiz kaldığı, yine aynı şekilde dava dışı üçüncü bir bankaya ait kartın şifresini davalıyla paylaşarak ve bu hesabın hareketlerini denetlemeyerek zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurlu olduğu kabul edilmiş; hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ceza muhakemesi kararı da dikkate alınarak davacının davalı bankaya yönelttiği tazmin talebinden yarı oranında indirim yapılmasına karar verilmiş olup, sonuç olarak davalı ... yönünden davanın tam kabulüne, davalı banka yönünden ise yarı oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın kabulüne, 458.050,00. ₺ alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... Bankası A.Ş.'nin sorumluluğunun 229.025,00. ₺ ile sınırlı olmasına ve banka yönünden alacağa ticari avans faizi işletilmesine)
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 31.289,40. ₺ harçtan peşin alınan 7.822,35. ₺ harcın mahsubu ile bakiye 23.467,05. ₺ karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 6.900,00. ₺ bilirkişi ücreti, 764,00. ₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 7.664,00. ₺ ile 7.854,15. ₺ harç gideri olmak üzere toplam 15.518,15. ₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 70.127,00. ₺ nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (Davalı ... Bankasının sorumluluğunun 35.623,50 TL ile sınırlı olmasına),
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32