İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/691 E. 2024/357 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/691
2024/357
9 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/691 Esas
KARAR NO : 2024/357
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/07/2018
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; 2011 yılında müvekkili ... ve ağabeyi ... , ... , .... ve ....'nın ... A.Ş.'nin ortakları olduğunu, şirketin aile şirketi olduğunu ve 540.000,00-₺ sermayesi bulunduğunu, müvekkilinin %6 hissedar olduğunu, süreç içerisinde şirketin satışının gündeme gelmesi ile birlikte müvekkilinin en az 4.000.000,00-USD bedel alacağı yönünde güven ilişkisi doğrultusunda anlaşıldığını, bu kapsamda düzenlenen belgenin ingilizce dilinde düzenlendiğini, müvekkilinin ingilizce bilmediğini, imzalanan belge doğrultusunda müvekkili hisselerinin ...A.Ş.'ye devir edildiğini, devir karşılığında müvekkilinin herhangi bir ödeme ya da para almadığını, müvekkiline devir alan şirketçe sözleşme örneği ya da ilgili evrak, bilgi ve belge verilmediğini, bilahare ... ve ... 'bnın müvekkili ve kızı ...'a ait ortak hesaba 1.000.000,00-USD gönderildiğini, davaya konu olayla ilgili müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, ilgili soruşturmanın ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, süreç neticesinde ... ve ... 'nın ödeme yapmadıklarını, ... 17. Noterliği'nin ... ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile şirket satış sözleşmesinin bir örneği ile satış bedellerinin ödenmesi ve konu hakkında bilgi verilmesi yönünde devir alan ...A.Ş. ve devir edilen ... A.Ş.'ye ihtarname gönderildiğini, cevabi ihtarnamelerden müvekkilinin kendisine yapılacak ödemelerin 4 ağabeye eşit oranda yapıldığının öğrenildiğini belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 60.000,00-₺'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, aksi halde kusurları oranında tahsili, gerçek zarar tam tespit edildiğinde ıslah dilekçesi tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte artırılmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen, mümkün olmaması halinde kusurları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 04/06/2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; ... hakkında 30.000-₺ maddi tazminatın 6.114.750-₺ tutarına, ... hakkında 30.000,00-₺ maddi tazminatın 6.114.750-₺ tutarına, davalı... A.Ş. hakkında 500.000,00-₺, ...Tic. A.Ş. hakkında 500.000,00-₺, davalı ... hakkında 500.000,00-₺, davalı ... hakkında 500.000,00-₺ manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve ıslah etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının haksız ve hukuka aykırı bir kazanç elde edebilmek gayesiyle dava dilekçesinde tamamiyle gerçek dışı ve kötü niyetli iddialarda bulunduğunu, davacının hisse alım satım sürecine ve sonrasına, hisse devrine konu kaç tane şirket olduğuna, bunların değerlerine ve hangi şirkette ne kadar hissesi olduğuna dair tüm beyanların gerçekten farklı olduğunu, davacı tarafından ihtarnamede ... ve ... tarafından kendisine 2.700.000,00-USD ödendiğini, işbu davanın 2.000.000,00-USD ödendiğini iddia etmesinin dahi kötü niyetle hareket ettiğinin açık göstergesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; işbu davanın belirsiz alacak talebiyle açılamayacağını, zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketlerin işbu davada taraf sıfatına haiz olmadıklarını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacı tarafın imzaladığı belgelerden habersiz olması iddiasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketlerin üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ... A.Ş.'nin davacı ... adına kayıtlı olan hissesinin diğer davalı ...A.Ş.ye devri neticesinde tahsil edilen hisse devir bedelinin, davacının kardeşleri olan diğer davalılar tarafından davacıya ödenmediği iddiasına ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için davacının davalılardan alacaklı olup olmadığının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 04.02.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Hisse satın alma sözleşmesi” içerisinde şirketlerin hisse değerlerinin belirlenme usul ve esaslarına yer verilmiş olmakla birlikte, dava dosyasında, her bir şirket için belirlenen değeri, ayrı ayrı ifade eden değerleme çalışmasının bulunmadığı görülmekle, bu anlamda hangi şirket için hissedarlara ne kadar ödeme yapılması gerektiğinin tespit edilemediği, Davacı yanın pay sahibi olduğu şirketin hisse değerine ilişkin olarak sözleşmede yer verilen usul ve esaslar çerçevesinde yapılmış herhangi bir değerleme çalışmasının dava dosyasına sunulu olmaması karşısında, yaklaşık şirket değerinin tespiti açısından rapor içerisinde yer verilen değerlendirmeler ışığında, davacı yanın hissedarı olduğu ... A.Ş. nin 31.12.2010 tarihi itibariyle ...'ne göre hesaplanan değerinin 906.170,42 TL, olduğu buna göre davacı ... 'nın %5,6 hisse payına isabet eden tutarın 906.170,42x0,56>50.745,54 TL olabileceği, Bununla birlikte şirketin aktifinde kayıtlı bazı maddi duran varlıkların cari piyasa değerleri hakkında, uzman bilirkişiler marifeti ile inceleme yaptırılarak bulunacak değerlerin, düzeltilmiş öz varlık yöntemi ile ilgili dönem bilançosunda yerine koyularak şirketin düzeltilmiş öz varlığa göre değeri tespit edilebilecek ise de, şirketin bilançosu incelendiğinde, aktifinde değerlemeye tabi tutulabilecek varlığın sadece 173.421,30 TL kaydi değer ifade eden “tesis makine ve cihazlar” dan ibaret olduğu anlaşıldığından, şirket değeri üzerinde çok farklı bir etki yaratmayacağı, ...A.Ş. nin ödenmiş sermayesinin öz varlık içerisinde %51 oranında korunduğu, bu anlamda da çok karlı ve efektif bir şirket olmadığı, nitekim gelir tablosu verilerine göre şirketin 2010 yılı net satışlarının 1.137.788,75 TL, vergi sonrası dönem net karının ise 89.358,38 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda, şirket değerinin, davacı yanın iddia ettiği gibi 4.000.000,00 USD olmasının mümkün olmadığı, Dava dilekçesi ekinde yer alan e-posta yazışmalarından, Dava dışı ... ve ... 'nın, davacı yana göndermiş oldukları meblağları, mütevetfa babalarının kardeşlerine verdiği 5 lik pay olarak ifade ettikleri anlaşılmakla, söz konusu pay tutarının, davacı yarın devir edilen şirketteki hisse payı olmadığı, bu payın, para gönderen kardeşlerin, hisse satışından kendi hisselerine düşen paylardan davacı yana göndermiş oldukları vefa payı olduğu kanaatine ulaşıldığı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları değerlendirilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 01.04.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunu sonuç kısmında "...Kök raporun düzenlenmesi aşamasında da Sayın Mahkemeye izah edildiği şekilde, dava konusu olay gerçek kişiden tüzel kişiye hisse devrine ilişkin olup söz konusu hisse devri ödemeleri, hisseleri devir alınan şirketin ticari defterlerinde yer almayacağından ayrıca şirket değerinin tespit edilmesinin şirket ticari defter kayıtlarıyla değil, hisselerin devir edildiği tarihe ait mali tablolar üzerinden irdelenebileceğinden, taraf şirket ticari defterleri üzerinde bir inceleme yapılmasının yerinde olmayacağı, Davacı yanın bilimsel olmadığını ileri sürdüğü ancak, bilimsel olarak kabul edilmiş değerleme yaklaşımlarından “düzeltilmiş öz varlık yöntemi” ile hesaplama yapıldığı hususunun kök raporda detayları ile izah edildiği, Davacı yanın ileri sürdüğü şekilde, bilimsel dayanağı olmayan oranlama yöntemi ile bir hesaplama yapılmasının yerinde olmayacağı, Genel değerlendirme sonucuna göre ise, davalıların hayatın olağan akışına, doşya kapsamına ve satım sözleşmesinde kararlaştırılan devir bedeline aykırı ekilde davacıya düştüğü iddia ettikleri cüzi devir bedelini ispatla yükümlü oldukları, devrin hemen ertesi günü davacı yana yapılan ödemeler karşısında devir bedelini alan her bir kardeşin 1'er milyon USD devir bedelini davacıya ödemesi gerektiği yönünde somut olayda fiili karine mevcut olduğu, aksi takdirde dosya kapsamına göre hesabı muhasip bilirkişilere bırakılmakla birlikte davacıya dava dışı kardeşler tarafından ödenen mevcut miktarlardan hareketle davacıya düşen devir bedelinin toplam 4 milyon USD olarak kabulü gerekeceği, böyle bir miktarı vefa bedeli adı altında hukuken karşılığı bulunmayan bir şekilde adlandırmanın mümkün olmadığı, davacıya düşen devir bedeli ve miktarının sözleşmeyle ve yapılan ödemelerle münasip bir şekilde tespiti gerekeceği, ancak bu tutardan davacıya yapılan ödemelerin mahsup edilerek davacının zarar miktarının tespit edileceği...kaydi mali veriler üzerinde, davacı yanın hisse payı dikkate alınarak yapılan tespit ve değerlendirmeler dışında, hukuki yaklaşımın sonucuna göre yapılan hesaplamanın aşağıdaki şekilde olacağı, bu yaklaşımın benimsenmesi halinde davacı yanın davalılardan toplamda 1.976.690,00 USD talep edebileceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Tarafların bilirkişi ek raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden 2. ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 01.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunun sonuç kısmında "...1) Alıcı satıcı taraflarca devir sözleşmesinde kararlaştırılan 106 milyon USD devir bedeli, bu devir için yapılan yaklaşık 94 milyon USD ödemeler toplamı, davacı ve kızı hesabına devirden hemen bir gün sonra yapılan 2 milyon USD tutarında ödeme; davalıların .... 19. Noterliğinin ... yevmiye ... yevmiye numarası ile keşide etmiş oldukları ihtarnamcde, hisse devir sözleşmesi uyarınca ödenecek olan bedelin satıcılardan yalnızca ... , ... , ... ve ...'nın hesaplarına ödeneceğinin kararlaştırılmış ve hisse alım bedellerinin bu hesaplara ödendiği yönündeki beyanlar ile ... Cumhuriyet Savcılığı'nın ... Soruşturma numarası ile yürütülen soruşturma dosyasına verdiği ifadede ... 'nın satış parası üzerinden kendi üzerine düşen 945'lik miktarı banka yoluyla ... 'in (davacı) hesabına yatırdığı, bu tutarın bir milyon dolara tekabül ettiği, diğer ağabeylerin niye ödeme yapmadığını bilmediği yönündeki beyanları nazara alındığında, davacının iddialarını destekler tüm bu olgular karşısında davalı yanın davacıya yapmış olduğu son ödemeye konu 35.124,00 USD gibi bahsedilen devir bedeline nazaran oldukça cüzi miktarda bakiye tutar iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine önceki heyet tarafından yapılan değer tespitinin de mevcut verilerden hareket etmekle birlikte devir bedeliyle uyumlu olmadığı, tüm bu olgular karşısında ispata ilişkin kaideler ve Yargıtay'ın müstakar içtihadına göre davalıların hayatın olağan akışına, dosya kapsamına ve satım sözleşmesinde kararlaştırılan devir bedeline aykırı şekilde davacıya düştüğü iddia ettikleri cüzi devir bedelini ispatla yükümlü oldukları, devrin hemen ertesi günü davacı yana yapılan ödemeler karşısında devir bedelini alan her bir kardeşin 1'er milyon USD devir bedelini davacıya ödemesi gerektiği yönünde somut olayda fiili karine mevcut olduğu, aksi takdirde dosya kapsamına göre hesabı muhasip bilirkişilere bırakılmakla birlikte davacıya dava dışı kardeşler tarafından ödenen mevcut miktarlardan hareketle davacıya düşen devir bedelinin toplam 4 milyon USD olarak kabulü gerekeceği, böyle bir miktarı vefa bedeli adı altında hukuken karşılığı bulunmayan bir şekilde adlandırmanın mümkün olmadığı, davacıya düşen devir bedeli ve miktarının sözleşmeyle ve yapılan ödemelerle orantılı bir şekilde tespiti gerekeceği, ancak bu tutardan davacıya yapılan ödemelerin mahsup edilerek davacının zarar miktarının tespit edileceği yönündeki ek rapordaki görüş ve kanaatlerimizin muhafaza edildiği; 2) Davacıya dava dışı kardeşler tarafından ödenen mevcut miktarlardan hareketle davacıya düşen devir bedelinin toplam 4 milyon USD olarak kabulü gerekeceği, buna dayalı olarak da yapılan hesaplama sonucu davacı yanın 1.976.690,00 USD alacak talep edebileceği hususunun mahkemece benimsenmesi halinde yapılan hesaplamaların takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; davacı ... 'nın aile şirketi olduğunu belirttiği ...A.Ş.'nin %6 hissedarı olduğu, 01.02.2011 tarihinde bizzat imzaladığı hisse devir sözleşmesi ile şirketteki payını ...A.Ş.ye devrettiği anlaşılmaktadır.
Davacı, söz konusu hisse devri sözleşmesinin İngilizce dilinde olması nedeniyle okumadan imzaladığını, zaten yabancı dil bilmediğini, hisse devri işleminden toplam 4.000.000 Amerikan Doları alma beklentisi ile sözleşmeyi imzaladığını ifade etmektedir. Nitekim, anılan sözleşme akdedildikten sonra devralan şirket tarafından kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödemeyi şirketin diğer hissedarları ve aynı zamanda kardeşleri olan ... , ... , ... ve... 'nın yapacağı konusunda mutabık kaldıklarını belirtmektedir. Nitekim, bu sözlü mutabakat neticesinde, dava dışı kardeşler ... ve ... 'nın her biri 1 Milyon Amerikan Doları olmak üzere toplam 2 Milyon Amerikan Dolarını davacıya ödediği, dava dilekçesi ve ekinde sunulan ödeme dekontlarından anlaşılmaktadır.
Davacı, dört kardeşi tarafından kendisine ödenmesi gereken 4 Milyon Amerikan Dolarının yarısının dava dışı kardeşleri tarafından ödendiğini, ancak davalılar ... ve ... 'nın paylarına düşen 2 Milyon Amerikan Doları hisse devri bedeli ödemediğini belirterek, isimleri geçen davalılara ve devir alan-eden şirketlere yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 60.000,00-₺'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, aksi halde kusurları oranında tahsili, gerçek zarar tam tespit edildiğinde ıslah dilekçesi tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte artırılmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen, mümkün olmaması halinde kusurları oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından , ... 17. Noterliği'nin ... ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile şirket satış sözleşmesinin bir örneği ile satış bedellerinin ödenmesi ve konu hakkında bilgi verilmesi yönünde devir alan...A.Ş. ve devir eden ... A.Ş.'ye ihtarname gönderildiği, cevap ihtarnamesiyle davacının imzasının da bulunduğu taraflar arasındaki sözleşme gereği ödemenin diğer kardeşlere yapıldığı, uyuşmazlığın davacı adına hisse devir bedelini tahsil eden kardeşler arasında kaldığı, davalı şirketlere husumet yöneltilmesini haklı kılacak hukuki bir sebep bulunmadığı, hisse devri işleminin geçersiz olduğuna dair bir iddianın da söz konusu olmadığı anlaşıldığından bu davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda esas uyuşmazlığın, davacı adına hisse devir bedelinin tahsil eden ancak bu bedeli davacıya ödemedikleri iddia edilen davalılar ... ve ... 'nın borçlu olup olmadıkları, borçlu olduklarının kabulü halinde borcun miktarının tespiti ile davalıların zamanaşımı itirazlarının yerinde olup olmadığının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde, davacının toplam 4.000.000 Amerikan Doları hisse devir bedeli alması gerekirken bu bedelin yarısını alamadığı, davalılar ... ve ... 'nın paylarına düşen 2.000.000 Amerikan Doları tutarındaki ödemeyi yapmadıkları belirtildikten sonra şimdilik 60.000 TL talep edilmiştir. Nitekim, dava dışı kardeşlerin yaptığı ödemeler ve bu yöndeki davacı beyanı dikkate alındığında, her bir davalı yönünden 1.000.000 Amerikan Doları alacak talep edildiği açıkça anlaşılmaktadır. O halde, davacı ile davalılar arasındaki hisse bedelinin likit ve miktar itibarıyla belli olması karşısında, her ne kadar davacı tarafından belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmiş olsa davanın kısmi dava olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu çerçevede, dava dilekçesi ekinde yer alan ve davalılar tarafından davacıya gönderilen ... 2. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesinde, şirketin 777.000 Amerikan Doları bedelle satıldığı bildirilmiş ve davacıya hisse payının ödenmesi için hesap numarası bildirmesi istenilmiştir. Davacı tarafından bu ihtarnameye cevap olarak gönderilen ... 26. Noterliğinin... tarihli ihtarnamesinde davalılardan alacağının 2.000.000 Amerikan Doları olduğu bildirilmiştir. Söz konusu ihtarnameler dava açılmadan önceki bir tarihte olup, dava dilekçesinde de davalılar tarafından söz verilen bedelin bu kadar olduğunun bir çok defa resmi kanallardan davalılara ihtar edildiği görülmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, mahkememizde görülen davanın davalılara müştereken ve müteselsilen yöneltilmiş 60.000 TL bedelli kısmi dava olduğunun kabulü ve davalı şirketler yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddedilmiş olması karşısında, her bir davalıya yöneltilen alacak miktarı belirtilmediğinden bunun eşit oranda talep edildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, dava tarihi 31/07/2018 olup davalılara yöneltilen kısmi alacak miktarı her biri yönünden 30.000 TL tutarındadır. Dava, 04/06/2022 tarihinde ıslah edilmiş; ... hakkındaki 30.000-₺ maddi tazminatın 6.114.750-₺ tutarına, ... hakkındaki 30.000,00-₺ maddi tazminatın 6.114.750-₺ tutarına çıkarılması talep edilmiştir. Buna ek olarak, davalı ...A.Ş. hakkında 500.000,00-₺,... A.Ş. hakkında 500.000,00-₺, davalı ... hakkında 500.000,00-₺, davalı ... hakkında 500.000,00-₺ manevi tazminat talep edilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekirse, 31/07/2018 tarihli dava dilekçesinde manevi tazminat talebi mevcut olmadığı için, bir başka ifadeyle manevi tazminat istemi bakımından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle, manevi tazminat yönünden ıslah talebinde bulunulması olanaklı değildir. Bu nedenle, manevi tazminat yönünden yapılan talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, maddi tazminat alacağının varlığı ve zamanaşımı itirazı yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. Davalılar tarafından davacıya gönderilen ... 2. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesinde, şirketin 777.000 Amerikan Doları bedelle satıldığı bildirilmiş ve davacının hissesine düşen bedelin ödenmesi için hesap numarası bildirmesi istenilmiştir. Söz konusu ihtarname dikkate alındığında, davalıların davacının hisse bedelini tahsil ettikleri ve bunu o tarih itibarıyla davacıya ödemediklerini kabul ettiklerinin kabulü gerekir. Dolayısıyla, davacıya ait hisselerin satış bedelinin davalılar ve dava dışı kardeşler tarafından tahsil edildiğinin, dava dışı kardeşlerin bu bedeli davacıya ödediğinin, davalıların ise bu bedeli ödemediklerinin kabulü ve davanın bu kabul üzerinden sonuçlandırılması gerektiği tartışmasızdır.
Somut olayda, hisselerin devir tarihi 14.12.2010, dava tarihi ise 31/07/2018'dir. Islah tarihi ise 04/06/2022'dir. Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca, genel alacak zamanaşımı süresi 10 yıldır. Her ne kadar, aynı Kanun'un 147. maddesinin (4) numaralı fıkrasında, ortaklık sözleşmesinden ve ortaklar arasındaki alacak ilişkisinden kaynaklanan alacaklar yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş ise de somut olaydaki uyuşmazlığın bu kapsamda olmadığı değerlendirilmiş ve zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu kabul edilmiştir. Davalılar tarafından davacıya gönderilen ... 2. Noterliğinin ...tarihli ihtarnamesinde, şirketin 777.000 Amerikan Doları bedelle devrinin yapıldığı ve davacının %6 hissesine denk gelen bedelin davacıya ödeneceğinin kabul etmeleri karşısında, davalıların kabul ettikleri miktarın dava dilekçesinde talep edilen 60.000 TL'yi karşıladığı nazara alınarak bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Islah dilekçesine konu edilen miktar yönünden ise yukarıda belirtildiği üzere 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmuş olması nazara alınarak davalıların zamanaşımı itirazlarının kabulü ile bu kısım yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davalılar ... Şirketi, ...Tic. A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,
Davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne,
Davalı ... yönünden 30.000-₺, davalı ... yönünden 30.000-₺ olmak üzere toplam 60.000-₺'nin 14.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
Manevi tazminat isteminin usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle usulden reddine,
Islah dilekçesine konu taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat yönünden kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 4.098,60. ₺ nispi harcın peşin alınan 244.028,94. ₺ harçtan mahsubu ile bakiye 239.930,34. ₺ harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan 6.150,00. ₺ bilirkişi ücreti, 762,50. ₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 6.912,50. ₺ üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 33,91. ₺ ile 4.526,20. ₺ harç gideri olmak üzere toplam 4.560,11. ₺ yargılama giderinin davalılar ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... tarafından yapılan 40,00. ₺ tebligat posta gideri üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 39,80. ₺ yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... 'ya verilmesine, kalan kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına,
-
Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 17.900,00. ₺ maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'dan ayrı ayrı tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat değeri üzerinden davalılar vekilleri lehine hesaplanan 17.900,00. ₺ maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara mütesaviyen verilmesine,
-
Manevi tazminat istemi yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu hususta yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/05/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32