SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/916 E. 2024/305 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/916

Karar No

2024/305

Karar Tarihi

24 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/916 Esas

KARAR NO : 2024/305

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/12/2022

KARAR TARİHİ : 24/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin alacağı, davalı şirket ile 01.06.2022 ve 14.06.2022 tarihli faturalara dayanan bir alacaktır. Faturalardan da anlaşılacağı üzere; 01.06.2022 tarihli faturanın mahiyeti 14.700,00-TL (EK-2), 14.06.2022 tarihli faturanın mahiyeti ise 9.800,00-TL'dir. Davalı şirket tarafından Davacı müvekkil tarafına; 26.08.2022 tarihli 4.000,00-TL (EK-4), 30.11.2022 tarihli 8.000,00-TL (EK-5) tutarında ödemeler gerçekleştirilmiş, söz konusu ödemeler de takip açılış esnasında göz önünde bulundurularak takip tutarından düşülmüştür. Söz konusu tutarların düşümü sonrasında kalan 12.500,00-TL tutarında alacak hakkında davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemiştir. Bu sebeple de işbu davanın konusunu oluşturan icra takibi zaruri olarak başlatılmıştır. İcra İnkar Tazminatı Talebimiz: LİKİT ALACAK: Dava konusu icra takibi alacağı düzenlenmiş faturalara dayanmakta olup davalı/borçlu tarafından tek başına rahatlıkla belirlenen, gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmesi için tüm unsurları mevcut bir LİKİT ALACAKTIR. Bir başka ifadeyle, davalı/borçlu tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda olması nedeniyle işbu dava konusu alacak LİKİT VE MUAYYEN NİTELİKTEDİR. Dolayısıyla Sayın Mahkemenizden davalı/borçlu şirket aleyhine, takip alacağının %20'sinden az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmekteyiz. İşbu haklı davamızın KABULÜNE,

Davalı/borçlu şirketin yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz İTİRAZININ İPTALİNE,

... 19.icra Dairesi ...Esas sayılı İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA,

Davalı/borçlu şirket aleyhine takip alacağının %20’sinden az olmamak koşuluyla İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE,

Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; İİK 67. Madde uyarınca itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davalının tacir olup olmadığına ilişkin olarak İstanbul Vergi Dairesine, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, ... Vergi Dairesi'ne müzekkereler yazılarak, deliller toplanmış, gelen cevabı yazılarda davalının gerçek kişi tacir olmadığı belirtilmiş; vergi dairesinden gelen cevabı yazıda davalının Serbest Meslek Kazancı defteri tuttuğu, tacir sayılmadığı, mükellefiyetinin devam ettiği bildirilmiştir.

Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.

Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.

Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, davacının tacir olması davayı ticari iş haline getirmez.

19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.

Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ve her iki tarafın tacir olması gerekir.

HMK.nun 114.maddesi gereğince mahkemenin görevli bulunması dava şartı olup, HMK.nun 115.maddesi gereğince de davanın her aşamasında re'sen gözetilebileceğinden, mahkememizce yapılan araştırma neticesinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazıya göre davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, Vergi Dairesinden gelen cevabi yazıya göre davacının serbest meslek hesabına göre defter tuttuğunun belirtildiği ve davacının son gelen bilançolarındaki gelirlerinin VUK 177/1. Maddesinde bildirilen sınırı aşmadığı, davacının tacir olmaması nedeni ile tacirler arasında bir dava niteliğinde olmayan, münhasıran ticari davalardan da bulunmayan ve genel hükümlere dayalı olarak açılan işbu davanın ticari bir dava sayılamayacağı gözetilerek mahkememizin görevsizliğine, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

  1. Davanın, görev dava şartı eksikliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden REDDİNE,

  2. Davaya bakmaya görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,

  3. 6100 sayılı HMK nın 20. maddesi uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde davacılar tarafından yapılacak müracat halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

  4. Tarafların yukarıda belirtilen süre içerisinde başvarmamaları halinde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına,

  5. 6100 sayılı HMK nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve gider avansı gibi hususların görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda karar verildi. 24/04/2024

Katip

¸e-imza

Hakim

¸e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

takibininmuayyenalacaktazminatına(EserinkarKaynaklanan)niteliktediristanbulhükmedilmesineitirazınındevamınaSözleşmesindenhükümlikitİtirazınİptaliiptalinealacaktırkabulüne

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim