İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/801 E. 2024/288 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/801
2024/288
16 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/801 Esas
KARAR NO : 2024/288
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/12/2023
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA;
Dava dilekçesi özetle şöyledir :
"Davalı/borçlu ... tarafından 27.04.2022 tarihinde ... Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edilmiştir.Davalı/borçlu ... tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 6.707,85-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçluya ... ödeme emri gönderilmiştir. Davalılar/borçlular ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir. Borçlu itirazında takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep etmiştir.Borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunulmaktadır. Borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksızdır. Şöyle ki; davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumludur. Meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet vermiştir. Nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görülmüş ve müvekkil şirketin delilleri ışığında müvekkil şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verilmiştir.Söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçilmiştir. Borçlular, haksız fiilden kaynaklı müvekkil kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmemiş; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz etmişlerdir. Dilekçemiz ekinde sunduğumuz hasara ilişkin tutanaklar incelendiğinde huzurdaki davamızın haklılığı ve davalının itirazlarının haksızlığı ortaya çıkacaktır.
borçluların itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP;
Cevap dilekçesi özetle şöyledir;
"huzurdaki dava konusu hasar müvekkil idare eyleminden kaynaklı olarak meydana gelmemiştir. bu nedenle müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğinden, huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini talep ederiz. müvekkil idare açısından tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olması; tazminat talep edilen hasar ile fiili arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. oysa idaremiz iski’nin davacının iddia ettiği adreste meydana gelen hasara neden olan hiçbir eylemi söz konusu değildir.
- huzurdaki dava konusu hasar müvekkil idarenin eyleminden kaynaklanmamıştır. müvekkil idare söz konusu adreste yapılan işler bakımından yalnızca ihale makamı olup, çalışmalar yüklenici şirket eliyle yürütülmüştür. yerleşik içtihatlar gereğince müvekkil idareye, yüklenici eyleminden kaynaklanan hasarın sorumluluğu yüklenemez. huzurdaki davanın müvekkil idare yüklenicisi barankaya inşaat hafriyat taahhüt akaryakıt maden ... a.ş. + ... ltd. şti'ye yöneltilmesi gerekmektedir. bu nedenle davanın mezkur iş ortaklığına ihbarını talep etmekteyiz.2. davacı tarafından davasını destekler deliller ve hasar dosyası müvekkil idareye tebliğ edilmemiştir. sunulan delillerin ise savunmalarımıza esas teşkil etmesi mümkün değildir. davacı tarafın bu aşamadan sonra delil sunmasına muvafakatimiz bulunmamaktadır. müvekkil idarenin hasara neden olan herhangi bir eylemi söz konusu değildir. hasarın müvekkil idare yüklenicisi şirketin eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ise ibb altyapı koordinasyon müdürlüğüne müzekkere yazılarak hasar tarihi veya öncesinde hasarın meydana geldiği adreste herhangi bir kişi ya da kuruma kazı ruhsatı verilip verilmediğinin sorulması ile anlaşılabilecektir.
-davacı taraf hasara müvekkil idarenin haksız eyleminin sebebiyet verdiğinden bahsetmekte ise de, davacı tarafın hasara uğrayan altyapı tesislerini ihtiva eden kablolarını fen ve sanat kurallarına ve mevzuata uygun olarak tesis etmediği ortadadır. davacının altyapı tesislerini ihtiva eden kabloları fen ve sanat kuralları ile mevzuat hükümlerine uygun tesis edip etmediğinin ve hasara kendisinin sebebiyet verip vermediğinin tespiti için bilirkişi raporu alınmasını..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava davalı tarafından yapılan çalışma esnasında davacının kablolarına zarar verildiği iddiasıyla tazminat isteminden ibarettir.
Uyuşmazlık Mahkemesi 2023/545 E 2024/40 K sayılı ilamında özetle; "Raportör-Hâkim ...'nun davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... ile Danıştay Savcısı ...’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
-
Dava, adli yargı yerinde davacı şirkete ait alt yapı tesisine hasar verildiğinden bahisle meydana gelen maddi zararın tahsili maksadıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması üzerine, vaki itirazın iptali ile zararın hasar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle; idari yargı yerinde ise, uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
-
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz...(...) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
-
Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır.
-
Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle verdiği ileri sürülen zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
-
Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak; ... 4. İdare Mahkemesinin 02/10/2023 tarih ve ... sayılı başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarenin kamu hizmeti yürüttüğü esnada kusuru ile davacının kablolarına zarar verildiğinin iddia edilmiş olması ve Uyuşmazlık Mahkemesi'nin emsal mahiyetteki aynı davacı ve aynı davalı bakımından vermiş olduğu karar da dikkate alındığında kamu hizmetinin yürütüldüğü esnada idarenin kusuru nedeniyle açılacak davalarda idare hukuku ilkelerine göre inceleme yapılması gerektiği ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının tüm yargı mercilerini bağlayıcı nitelikte olması nedeniyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
-
HMK 114/1. b ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60. TL karar harcından, 269,85. TL peşin harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 157,75. TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 6.707,85. TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
-
6325 Sayılı Yasa'nın 18/A. 14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2024
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39